insanımızı anlamakta güçlük çekiyorum. daha birkaç sene önce içme suyu barajlarının, göllerin günlük su seviyelerini santim santim ölçüyorduk. yok 60 günlük suyumuz kaldı, kuraklık kapıda, aman suyu tasarruflu kullanalım,vs,..
bu nasıl bir şükürsüzlüktür ki her kar yağdığında ağzımızdan "beyaz afet" , "hayat felç" , "kar çilesi" tarzı söylemler eksik olmamaktadır. elhamdulillah ki çocukluğumuzdan beri kış hakikaten kış gibi geçiyor(konya için konuşuyorum). bu şikayet edilecek bir durum mu? adı üstünde kış, elbette üşüyeceğiz, donacağız, bata çıka karda yürüyeceğiz, düşme tehlikeleri geçireceğiz,...
"nimete şükür o nimetin zevaline emandır" , "şükrederseniz ziyadeleştiririm" ölçülerini unutmayalım, bunları bize unutturmaya çalışanların oyunlarına gelmeyelim...