Aleyküm Selam...
Hazreti Musa dan Hazreti İbrahime ( Cümlesine selam olsun ) tasvir edilmeyen peygamber kaldı mı ki ?
Hazreti Ömer ( Allah ondan razı olsun ) in tasvir edilmesine itiraz eden cenah, peygamberlerin tasvirlerine acaba ses çıkardı mı ?
Malesef hristiyanlaşma ve dünyevileşmenin tezahürü bunlar. Biz gaybe inanıyoruz, melekleri peygamberleri görmeden onlara iman ediyoruz.
Uzağa gitmeye gerek yok, bugün bir kaç kanalımızda melekler, ahiret sorgusu bile tasvir ediliyor. İnsanların gaibe olan inançlarını bu şekilde enforme etmek yani bilinebilir, gözlemlenebilir hale getirmek bi'dattir. Yoksa H.z İsa yı ( Allah ın selamı üzerine olsun ) çarmıhta tasvir eden Hristiyanlardan ne farkımız kalır.
Netice itibariyle sahabe efendilerimiz de dahil olmak üzere tüm Peygamberlerin ve İslami varlıkların, mefhumların tasvir edilmesi yanlıştır.
( Konu ile detaylı bilgi için tıklayınız - İman Esaslarını Dünyevileştirme )
Şimdi, animasyon ve filmlerle îmâna dâir haberlerin müşahhaslaştırılması, bilgiyi te’kid eder lâkin îmânı öldürür. Îmân bilgiye dönüştüğü an îmân olmaktan çıkar. Zira îmân, gaybe hürmetten, bilinmeyene saygıdan ibarettir. Bir şey bilindikten sonra saygısı, cazibesi kaybolur. Bir şey elle tutulur, gözle görülür, burunla koklanır, kulakla duyulur, dille tadılır ve kalble yorumlanır durumdaysa, o şey bilgidir. Îmân, perde arkasında var olan, bilgi ve bilinçten uzak hakîkatlerdir ki, bilindikten sonra bilgiye döner.
Bilgi,-ilim- perdeleri aralayan, gâibdekini şuhûda döken kuvvedir. Bir şey gâibden şuhûda döküldüğü an, îmândan çıkıp bilgiye döner. O şey, îmândan değil, bilgiden olur. Kelime-i şehâdet şuhûdî bilginin son noktası, îmânın ilk basamağıdır. Aklî ve naklî delillerle Allah’ın var ve bir olduğuna, peygamberin elçi olduğuna şehadet edilir. Bundan sonra îmân hakîkati sînelerde inkişâf eder ki, o tanınamaz, tanımlanamaz. Tanınan ve tanımlanan bilgidir ki, îmân dâima ötelerdedir.
Îmân ile ilim birbirine karıştırıldığında kalbin inkişâfı durur. İnkişâfı duran kalb, bilgiyi dünyevîleştirir. Bilgiyi maddî cihete, sanal âleme döker. Hıristiyanların haçı, Mûsevîlerin sembol ve idolleri îmânın bilgileştirilmesinden doğmuştur. Bugün, İslâm âlemi, Hıristiyan ve Mûsevîlerin anlayışıyla donatılmak istenmektedir. Îmân esasları görselliğe dökülerek îmân olmaktan çıkarılmaktadır. Hikmeti kaybolan îmân bilgi kategorisine girer. Hikmet, eşya ve olayların bilinmeyen, ilk etapta bilinemeyecek yönlerini ifade eder. Hikmet, esrarıyla birlikte hikmettir. Esrarı çözülen hikmet bilgidir. Bilgiler dünyalıktır.
Sizin verdiğiniz sitede okuduğum birkaç satırdan paylaşmak istedim.İlgilendiğiniz için teşekkürler.
Kaynak : http://idrisyilmaz.blogspot.com/2012/08/iman-esaslarn-dunyevilestirme-11-mektup.html
Saygılarımla.
Vesselam.