TAKDİM
"Kutlu" bildiğimiz değerler, her geçen gün içleri boşaltılmak suretiyle ve bir kavram kargaşası yaratılılarak yok edilmeye çalışılırken...
Milletimizi bütünleştiren, "bir" yapan unsurlar tartışma konusu haline dönüştürülerek, binlerce yıllık kardeşlik bağları koparılmak istenirken...
Al-i İmran Suresi'nde belirtilen "Allah nezdinde Hak din İslam'dır" ; Bakara Suresi'nde bulunan " Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar...Eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır." ve Maide Suresi'ndeki "Ey inananlarYahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır." Ayet-i Kerimeleri, sözde muhafazakarlık(!) kılıfı altında ılımlı(?) islam, dinler (?) arası diyalog gibi saçmalıklarla bulandırılırken...
Milletimiz için "hayırsız evlatlar" doğurmaya gebe bu gelişmeler karşısında, Türk Milleti'nin sözcülüğüne soyunmuş olan Yeniden SERDENGEÇTİ'nin tavrı nettir:
Yolumuz Allah yoludur.
Dinimiz, tek din, Hak din İslam'dır.
Peygamberimiz, İki cihan güneşi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'dır.
İsmimiz, Yaradan Allah'ın takdiri üzerine Türk'tür.
Bütün Mü'minler, İnanlar kardeşimizdir.
Nereden bir Mü'minin, nereden bir soydaşımızın ahı duyulsa oraya yardıma koşmak görevimizdir.
Fikriyatımız Türk Milliyetçiliği, davamız Nizam-ı Alem davasıdır.
***
Hani bir kıssa anlatılır hep: Nemrut, kendisine tapınmayan, Allah(cc) yolunu seçen Hz. İbrahim'i yakmak için yığınla odun taşıttırır ve neredeyse küçük bir dağ büyüklüğünde ateş yaktırır. Bir karınca, ağzına aldığı su damlacığı ile alevlere doğru yol alırken bir deveyle karşılaşır. Deve, şaşkın bakışlarla karıncaya dönüp sorar; "hayrola, ne yapacaksın o ağzındaki su ile, nereye gidiyorsun böyle acele acele?", karınca, "Nemrut'un Hz. İbrahim'i öldürmek için bir ateş hazırlattığını, bu ateşi söndürebilmek için su taşıdığını" söyler... Bu cevaba bir hayli gülen deve, "senin götüreceğin bir damla su neye yarar, görmüyor musun alevlerin büyüklüğünü, yolu yarılayamadan kavrulup yok olursun!" der. Bu alaycı sözler karşısında, karıncanın verdiği cevap bir hayli ders vericidir, "evet, taşıdığım bir damla suyun, o ateşi söndüremeyeceğini biliyorum, ancak hiç olmazsa özümüz belli olsun!"
Üniversite öğrencisi, Türk-İslam gençleri tarafından hazırlanan dergimiz, "develerin" suskunluğuna ve alaycı gülümsemelerine inat, en azından "özünü" ortaya koyabilmek, "karınca" olabilmek derdindedir.
Dinin, imanın, ahlakın, velhasılı gençliğin içine sürüklendiği büyük yangınları söndürebilmek gayretiyle "Yeniden SERDENGEÇTİ" yoluna devam ediyor...
(YENİDEN SERDENGEÇTİ DERGİSİ 2. SAYISI ÖNSÖZÜNDEN BİR KESİT)
Dergi irtibat: yenidenserdengecti@hotmail.com,yenidenserdengecti@mynet.com