Medyanın oluşturmak istediği 3 insan tipi var:
1)Aptal insan
2)Daha aptal insan
3)Müthiş Aptal
Bu aptal etmeye çalıştıkları ve büyük oranda muvaffak oldukları insanlar; normal insan zekası seviyesinde. Bunu söyleyeyim deme sıfır alırsın :)
Bu vesileyle medya hakkında ki görüşlerimi belirteyim. Önce gazetelere bakalım.
Zaman AKP'nin yaptığı her hamleyi doğruymuş gibi gösteriyor, diğer gazetelere nispetle ''iyi'' olsa da sağ partilere aynı uzaklıkta olması lazım. Zaman gazetesinin asıl amacı AKP'yi yanlışsız anlatmak.
Cumhuriyet'i bir kaç kez aldım, iyice göz gezdirdim, gazete değil ''Küfür Yuvası''. Zaten Genel Yayın Yönetmeni Ergenekon'a karışmış. Yaparlar adamların vaziyeti herşeye müsait.
Hürriyet, çok sinsi gazete, onlarında vaziyeti herşeye müsait, Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan bedava adamlar.
Posta, ''Müthiş Aptal'' insan tipini oluşturmada ki en başarılı gazete. Hatırlıyorum ülkemizin Genel Kurmay Başkanı seçilecekken manşetleri eften püften birşeydi. Genel Kurmay Başkanı seçimini arka sayfalarda kısaca yer vermişler. Posta gazetesi Temmuzda ki seçimden sonra önemli gündem maddeleri var birtane ''Cehennem Zebanisi Kadın'' eski Rektör mü neymiş, başörtüsü Üniversiteye gelirse erkekler başı açık kızlara manken mi oldunuz dermiş? Bu gazete çok okunuyor ve bu tür haberlere inanan, başörtüsü düşmanı olmayan ''Müthiş Aptal'' insan tipi de azımsanamaz. Bu ülkede en çok satan gazete bu. Bu gazeteyi alanların aklından şüphe ediyorum(Sürekli alanlar için söylüyorum)
Bizim Ortaddoğu gazetesine bakalım, MHP şöyle böyle, AKP hakkında asılsız söylemler, CHP'ye ne desek doğru zaten :P
Vakit gazetesi çok abartıyor, muhafazakar değerleri bilinçsizce koruyor ''yangına körükle gidiyorlar'' desek yeridir. Ama kalitesi çoğu gazeteden bir beden fazla. Ahmet Necdet Sezer'e devamlı olarak koydukları fotoğraf ''tosbağa''ya benziyordu :P ve benim çok hoşuma gidiyordu.
Yeni Şafak ve Tercüman gerçekten kaliteli gazeteler.
Televizyona ve Televizyon Kanallarına geçelim, Televizyonlar muhabbet düşmanı, aile bağlarını zayıflatan, insan beynini ''boşlarla'' dolduran. Ev hanımlarını lüzumsuz dizilerle evden barktan habersiz koyan, dostluk ve aile bağlarına kökten saldıran azılı katil.
Genel olarak T. kanallarına bakarsak vermek istedikleri ne diye düşünüyorum, vermek istediklerine direk şu diyemeyiz ama benim farkettiklerim derin yaralar ve her yere mikrop gibi dağılmış. Bir dizi var o dizide abi, abla, baba, anne yok, ecnebiler gibi babasına ismiyle hitap ediyor çocuk. Buna RTÜK nasıl göz yumuyor anlamıyorum. Bunu izleyen ufak çocuklar da yarın babasına ismiyle konuşursa şaşılmasın.
Televizyonun ev hanımları üzerinde ki etkisi, yıldırımın ağaca etkisinden daha fazla. Bizim Anadolunun ev hanımlarını bilirsiniz, yemeğini yapar çocuklarına ''Kurban Olurum'' lafını hiç esirgemez. Ama dizi vakti gelmişse ne kocaya bakarlar, ne ev işine, ne de televizyonun çerçevesinden dışarısında bulunan bir nesneye. O diziyle sevinirler, o diziyle ağlarlar, kadınlarla konuşurken o dizinin akabinde dedikodu yaparlar. ''He gııı şunun şu herifide onu doğyomuş'' '' Vıııı boyu devrilesice'' falan. Arkadaşımın teyzesini acıklı bir sahnenin ardından hastaneye kaldırmışlar, bu gerçek.
T. kanallarında Stv, Mehtap gibi kanallar hariç. Dizilerde, kontrolun Kanal'da olduğu için söylüyorum. Herhangi bir evde ''Allah'' yazısı olsun. Yaşlı kadınlar bari başörtülü olsun. Bir birine yardım edince ''Allah razı olsun'' desin. Ülkemizin genelinde evlerde ''Allah'' yazısı var, toplumumuzda biri birine yardım edince ''Allah razı olsun'' dillerden düşmez, Annelerimizin, kardeşlerimizin başı kapalı. Ama kanalların istediği halk, modern, çağdaş, laik olacağı için bunlar yakışmaz!
Televizyonda Hac'dan gelenleri gösteriyolar. 7 8 yaşlarında ki kız çocuğuna başörtüsü takmışlar, çocuk Hac'dan gelirken onla gelmiş. Haber kanalında ki adam böğrüyor, 21. yüzyıl Türkiyesin de bunlar mı olacaktı, çok üzücü vesaire vesaire. E bu çocuk heves edip giyemez mi, mukaddes diyardan gelmiş, anne babası o halle dönmesini isteyemez mi, hepsinden öncesi sanane. 21. yy Türkiyesi başörtüsüyle mi gerileyecek ... Hac'dan dönen insanlara mikrofonu uzatıyorlar, dikkat ettim mikrofon uzattıkları insanlar hep bizim saf Anadolu İnsanı. Hiç mi belagetli, şık giyimli, kültürlü, örnek insan tiplerinden hiç mi Hac'a giden yok? Elbette var ama bu kanı bozuklar göstermez.
Çizgi filmlere bile bakın. Çocuk izliyor, gülüyor, seviniyor tamam harika. Ama bunlarla beraber çocuğa birşeyler katsana. Bu Batı'nın masalları, masallarından uyarlanan çizgifilmler sadece hayal dünyası, çocuğa ne katıyor hiç. Kırmızı başlıklı kız, kurt, pamuk prenses, bari sonunda iyiler kazanır, sizde iyilik yapın çocuklar mesajı verilse o da yok.
Diziler canımı çok sıkıyor. Bir yakışıklı züppe, birde güzel bayan, biraz duygusallık biraz, biraz heyecan, milyonlarca ''Aptal İnsan'' tipi ekran başında.
Birde kutu falan açıyorlar, ismi ne hatırlamadım programın, hepsi kazanılacak para helalmiş gibi bastıra bastıra ''İnşallah'' diyor. Ne ''İnşallah''ı sana ''İnşallah'' dedirten Allah'a kurban ol, haram para için köşede biri dua ediyo, sağolsunlar, istedikleri insan tipleri bir bir zuhur ediyor. Bu aptal insan tipleri zuhur ettikçe ötekiler en iyi okullarda okur, biz uyuruz, böylece sürer gider.
Kısacası medya Reyhan Ablanın söylediği gibi medya İslam davasına'' hizmet edenlerin eline geçmedikçe bizde böyle yanar yakılırız.
Sabahlarını Seda Sayanla açan, akşamlarını ... dizisiyle kapatan toplumdan.(Aklıma Üstad'ın şu mısrları geldi)
Allahım sen acı bu saf millete,
Akşam yatar sabah kalkar başı boş.
Hele ki çocuklarını geleceğe hazırlayan annelerin böyle olduğu toplumdan, nereye kadar bir şey bekleyebilirsin. Bu söylediklerimin hepsine Aydın Doğan denen herifin katkısı var. Böylelerini adam eden, bu kadar etkili olmalarını sağlayanlar utansın.