Yaptıgı bilimsel çalışmalarla ve ameliyatlarla tanınan ünlü Beyin-Omirilik-Sinir cerrahı Doç.Dr Ahmet Yıldızhan muheşem beynimizi şöyle anlatıyor :

 

Gözlerinizi önce kendi vucudunuzda yer alan milyarlarca hücreden herhengi bir tanesinin içerisindeki harika aleme ve onun akıllara durgunluk veren muazzam işleyişine ,daha sonra da kainatı oluşturan gezegenlere,dünyaya olan uzaklıgından dolayı henüz ışığı bizlere ulaşmamış yıldızlara,güneş sistamlarine ve dev galaksilere çevirelim..

Görürüz ki,hiç bir şey tesadüfi değildir ve her şey insanı hayran bırakan muhteşem bir sanat eseridir.Kainatta hiç şaşmayan öyle mükemmel bir nizam vardır ki, bu nizamın tesadüfler sonucu ortaya çıktıgını iddia etmek ve bu muazzam sanat eserinin arkasındaki sanatkarı görmemek en azından zavallılıktır...

 

Yaratılmışların en şereflisi olan insan da başlı başına bir sanat eseridir ve adeta bır kainattır..Beyin ise insanın en degerli organıdır. Eğer bir kimsede beyin ,fonksiyonlarını icra edemez duruma düşerse ,kalp ve diger organlar normal çalışsa bile o kişinin bir bitkiden farkı yoktur..Çünki beş duyuyla ilgili fonksiyonlarımızın yanında bizi şuurlu vaziyette tutan,düşünme ve muhakeme yapmamızı , okuma yazma ve problem çözmemizi ,iyiyi kötüden ayırt etmemizi sağlayan ,hafızayı temin eden,sanatla ilgili faaliyetlerimize,aile yaşantımıza,yemek ve hayatın diğer alanlarındaki zevklerimize,aşk ve adalet gibi biçok duygumuza yön veren,yani bizi biz yapan organımız Beynimizdir...

 

Bu değerli uzvumuzun kapasitesi o derece geniştir ki ,kırk yıl önce dünyanın herhangi bir yerinde duydugumuz küçük bir ses ,hece veya kelimeyi kırk yıl sonra tekrer işittiğimizde bize koskoca bir roman mesabesindeki hadiseler zincirini baştan sona hatırlatabilir..İnsan zekası süper bilgisayarları icat ediyor,uzay yolculuklarını gercekleştiriyor ve yıldızlara seyahati tasarlıyor;Kainatın sırlarını ,fizik kanunlarını araştırıyor.. Beynimiz bütün bu faaliyetlerini sahip olduğu 100 milyar civarındaki sinir hücresi ile yürütmektedir..

 

Her bir sinir hücresi(nöron) diğeriyle sinaps adı verilen ortalama 10.000 kadar bağlantı yapmaktadır.Hücre içinde meydana gelen mesaj çok küçük bir elektrik akımı şeklinde hücre gövdesinden akson adı verilen uzun kısma,oradan sinaps lar vasıtasıyla diğer sinir hücrelerine ulaştırılmaktadır..Böylece bi sonraki hücreye geçen mesaj orada tekrar değerlendirilmektedir..

 

Bir hücre gövdesi sahip olduğu yaklaşık 10.000 kadar sinaps sayesinde diğer milyarlarca hücreden de bir çok mesajlar almakta ,bunları değerlendirmekte ve bir karar oluşturarak tek bir emir şeklinde cevap ortaya koymaktadır.. Yani Beyin dediğimiz muazzam organımızda ortalama 100 milyar sinir hücresi ,dolayısıyla muhtemelen 100 milyar minikarar merkezi bulunmaktadır..

 

Yapılan hesaplamalara göre beynimizde bulunan ortalama 100 milyar hücre ile en az 2/100.000.000.000 adet mesajı aktarmak imkan dahilindedir..Bu öylesine büyük bir rakamdır ki 2/64 adet buğday tanesi yeryüzünde varmıdır diye araştırırsanız ,olmadığını göreceksiniz !..

 

2/64 rakamının ne kadar büyük oldugunu eski bir hikaye ile özet olarak anlatmak istiyorum :

 

Bir zamanlar dünyanın bir ülkesinde satranç meraklısı bir hükümdar yaşarmış.Kendisini satrançta hiç kimse yenemezmiş.Bir gün çok uzak diyarlardan fakir görünüşlü,mütevazi,yaşlı bir kişi saraya gelerek satranç ta çok usta olduğunu ,hükümdarı yenebileceğini söylemiş.. Derhal oyun başlamış ve neticede hükümdar ömründe ilk kez satrançta mağlub olmuş..İhtiyara '' dile benden ne dilersen '' demiş. O da '' Efendim ,şu satranç tahtasının ilk karesine bir buğday tanesini koyuyorum,ikinci karede bu iki katına çıkacak ,üçüncüde dört,dördüncüde sekiz,beşincide onaltı adet buğday tanesi olacak ve böylece hep ikiye katlanacak 64 kare boyunca gidecek.Ben fakir bir kişiyim,64 kareye ulaşıldığı anda ne kadar buğday tanesi varsa bana onu verin yeter.Verirmisiniz? '' diyince ,hükümdar '' Benim gibi büyük bir hükümdardan neden bu kadar küçük birşey istedin '' diye memnunuyetsizliğini belirtmiş ve hiç düşünmeden derhal verilmesini emretmiş..

 

Daha sonra iş buğdayları bu bilge kişiye teslim etmeye gelince anlaşılmış ki sarayın anbarlarında bu kadar buğday yoktur,hatta o ülkede yoktur,dünyada bile yoktur..

 

Birçok yönüyle ibret dolu olan bu hikayeden anlıyoruz ki 2/64 bile çok muazzam bir rakamdır.

Biz bu muhteşem kapasitenın büyük bir kısmını pasif vaziyette tutmakta ve belkide sadece % 20-30u ile yetinmekteyiz.Azami kapasiteye doğru yol aldıkca insanın ortaya koyabileceği harika buluşları varın siz düşünün..

 

Ancak insan beyni ve kainattaki bu muazzam sanatı görüp de '' Yüce sanatkarı '' göremeyenlerin durumu ne kadar acıklıdır '' ...