Mustafa kemal Paşa'nın kongreye hitab ettiği nutuk şu cümlelerle son bulmaktadır.:

''En son olarak niyazım şudur ki: Cenab-ı Vacib'ülamal Hazretleri, Habib-i Ekrem'i hürmetine bu mübarek vatanın sahib ve müdafii ve Diyanet-i Celile-i Ahmediye'nin ilayevmülkıyam (kıyamet gününe kadar) haris-i esdakı (sadık bekçisi) olan millet-i necibimizi (soylu milletimizi) ve Makam-ı Saltanat ve hialafet-i Kübra'yı masun ve mukaddesatımızı düşünmekle mükellef olan hey'etimizi muvaffak buyursun. Amin!..''

 

İlk evvel Paşa kağıdın üzerine bir besmele yazmaklığımı söyledi. Ben de alelusul kısa besmele işareti olan şu şekli (Bu işareti buraya yapamadım. Hacegan) yazdım.

''Yok, yok Zeki Bey. Doğrudan doğruya bir 'Bismillahirramanirrahim' yazmanızı rica ederim. Zira çok mukaddes ve hayırlı bir işe başlıyoruz.'' dedi.

Bu sefer Servet Bey:

''Paşam bu gençler öyle şeylere pek alışık değillerdir.'' diyerek kağıfı elimden alarak yerdeki demir kalemle bir Besmele-i Şerife yazarak önüme sürdü. Ben gayr-i ihtiyari güldüm.

Mustafa Kemal Paşa:

''Niçin güldün?'' dedi.

''Güldüğüm cihet şu ki, başta zatı alileri olduğu halde Rıfat efendi dahi bu kelime ile pek alakadar görünmezken bu kadar meşgül olmanızdır. Servet Bey'e gelince o da özene bezene besmeleyi yazarak Şeyh Servet efendi lakabına mazhar oldu.

Mustafa Kemal Paşa:

''Yok, yok ben bazı şeylere mu'tekidim (inamaktayım)'' diyerek meseleyi kapadı.

 

Erzurum Kongresi...

Kadirbeyoğlu Zeki Bey'in Hatıraları...

 

Ha bu arada, o tarih kitaplarında ne yazıyordu Yavuzlenk kardeşim... Hani şu malum tarih kitapları canım... Şu İslam tarihini anlatan...