harikaydı))))
Beğenmedim.
Sizi zeytinburnu-bakırköy sahiline davet ediyorum. Tersinden görüntüleri görürsünüz.
Selametle...
Tamam, resim güzel de, Ali NFK'nın da dediği gibi iş biraz fena...
Hani şu bilmem ne konserde kapalı kızlarımızın o çok fena hllaerini bu malum medya nasıl kullanmıştı günlerce...
Ama, gerçekten bu işin hakkını veren tesettürlü hanımlarımız her şeyin üstündedir.
Hemen şunu da belirtmek istiyorum, bu resimden başı açık samimi hanımlarımız alınabilirler. Hani böyle başlarına sinek konuyor filan... Ama onlarda bizden... Alınmasınlar...
tabi bunun derceleri de var yani resim güzel ama bu durumda tesettürlü olup 2.resim gibi olanlar da var açık olup sadece başı açık olan kardeşlerimiz var bazı nedenlerden dolayı.bir şeye bağlamak olmaz tabi rabbim gönülleri temiz kılıp güzel eylesin
Bir resim ancak bukadar anlatabilir! Fikir harika
Tesettürlü diğer hanım kardeşlerimize gelirsek ben şöyle görüyorum emin olunki gerçek manada Tesettürü kavrayan bacılarımız asla taviz vermiyor lakin örf adet anne baba baskısı için kapanan hanım kardeşlerimiz ise biraz işin cılkını çıkarıyor. bence tam anlamıyla tesettürü uyguluyan hanım kardeşlerimiz bu kardeşlerimize yardımcı olmalı ..
Hidayet nasip etsin tüm Bacılarımıza ve Ümmeti Muhammed'e ..
Bir resim ancak bukadar anlatabilir! Fikir harika
Tesettürlü diğer hanım kardeşlerimize gelirsek ben şöyle görüyorum emin olunki gerçek manada Tesettürü kavrayan bacılarımız asla taviz vermiyor lakin örf adet anne baba baskısı için kapanan hanım kardeşlerimiz ise biraz işin cılkını çıkarıyor. bence tam anlamıyla tesettürü uyguluyan hanım kardeşlerimiz bu kardeşlerimize yardımcı olmalı ..
Hidayet nasip etsin tüm Bacılarımıza ve Ümmeti Muhammed'e ..
düşüncelerinize katılıyorum.fakat,erkeklerde hanımlara bu hususta(tesettür) yardım etmeli değilmi...
Tesettür konusu, türlü türlü demogojilerin kaynağı haline geldi. Tartışmalar tıkandı, çünkü art niyet var. O yüzden emrin hikmeti yerine illetine bakmak gerek.
Bu Allah'ın emri güzel kardeşim, kadın-erkek herkese belirtilen ölçüler içersinde örtünme farz. Bu kadar... Niyesini boşver...
Eğer uymazsan da fiil kötüdür, fail hakkında hüküm Allah'a ait. Dilerse rahmetiyle dilerse adaletiyle hükmeder.
anka gadam tabiki erkeklerde yardım etmeli ana, baba, eş, dost, yakınakraba kim varsa yardım etmeli. Allah'ın (c.c.) Rızasını kazanmak isteyen herkez yardım etmeli aklı baki olmayana (ahmak'a) sözüm tabikide yok
muhabbetle ..
eeyvallahya ali kardeşim. seviyorum senin pencereni..Beğenmedim.Sizi zeytinburnu-bakırköy sahiline davet ediyorum. Tersinden görüntüleri görürsünüz.
Selametle...
Meyveler cevherini gömerde kabuğuna
İnsan kadını soyar, başından topuğuna
üstad necip fazıl (Allahtan ona sonsuz rahmet ve mağfiret....) herkes bikoysun bakalım kantara cevheri kaç basıyor!!
yada cevherden anşayışı nedir o kişinin! nekadar köfte okadar ekmek..... sevgiyle kalın
Gerçekler neden bukadar insanların içini acıtır anlamam? Halbuki özeleştiri olarak pay çıkarabilirsiniz.
Gerçekleri Kur'an ve Sünnet'ten görüyoruz dimi ... daha kimin ne söylediği önemlimi ?
"Minareyi çal, kılıfını hazırla" bu mantıkla bir adım ilerlenmez..
Fikir gerçekten çok müthiş !
Fakat şunuda belirtmek gerekir, tesettür hakkıyla idrak edilip,uygulandığı zaman ancak değer kazanır. İçi tarumar edilmiş bir tesettürdende kimseye hayır gelmez. Yani sadece şekilcilikten öte, ilahi emrin hikmetine varabilmek gerektiğini ifade ediyorum.
Ayrıca arkadaşın belirttiği gibi, tesettür noktasında noksanlıkları olupda birçok tesettürlü bayandan daha tesettürlü tavırları olan kardeşlerimde var, bunuda göz ardı etmeyelim.
Ama her ne olursa olsun, anlayabilen için bu resim, tesettürün muhafaza boyutunu bir nebzede olsa apaçık ortaya koyuyor.
Bir resim ancak bukadar anlatabilir! Fikir harika
Tesettürlü diğer hanım kardeşlerimize gelirsek ben şöyle görüyorum emin olunki gerçek manada Tesettürü kavrayan bacılarımız asla taviz vermiyor lakin örf adet anne baba baskısı için kapanan hanım kardeşlerimiz ise biraz işin cılkını çıkarıyor. bence tam anlamıyla tesettürü uyguluyan hanım kardeşlerimiz bu kardeşlerimize yardımcı olmalı ..
Hidayet nasip etsin tüm Bacılarımıza ve Ümmeti Muhammed'e ..

Bu kitapta da asla başörtüsünden taviz vermeyen bir bacımızın hikayesi anlatılıyor.
Öyle kapalılar görüyorum ki,açıkları mumla aratır.
Ne her kapalı dindar,ne de her açık küffar...
Sizi Gülhane Parkına davet ediyorum,Bakırköy,yanına bile yaklaşamaz...
Merhum (Şehit) Büyük Bir Hocaefendi diyor ki,
"Türban çeyrek kapalılıkdır."
Tamam, resim güzel de, Ali NFK'nın da dediği gibi iş biraz fena...Hani şu bilmem ne konserde kapalı kızlarımızın o çok fena hllaerini bu malum medya nasıl kullanmıştı günlerce...
Ama, gerçekten bu işin hakkını veren tesettürlü hanımlarımız her şeyin üstündedir.
Hemen şunu da belirtmek istiyorum, bu resimden başı açık samimi hanımlarımız alınabilirler. Hani böyle başlarına sinek konuyor filan... Ama onlarda bizden... Alınmasınlar...
Bir dînî kıyâfetin modernize edilmesinden ve İslâma feminzm sokulup "Elbetteki Akıl dini olan dinimizde kadınlar...." şeklinde başta Bediuzzemandan tutunda onca âlimin savunmak için cânını koyduğu Şer'i Şerîfe taban tabana zıt konuşmalar sebeb olmuş olabilir mi?
O bayanların bizzat fetvası var.İki konuyada!Flörte fetvaları dahi var kimisinin!
Dînî bir kıyafet nasıl modernize edilebilir?Fosforlu takke takmak gibi birşey değil midir bu?Üzerinede grafiti atalım haşa.
Bu resmide eleştiriyorum, resim tek başı kastettiyse yanlış.
Tesettür emrinden önce ve eğer tesettür emri şeriatinde olmayan bir nebînin ümmetinden kadına hakarete kaçar gibi geliyor.
Ama islâmda tesettür bellidir, baştan ayağa gizlenmek, açalım; genelde ev içinde bulunmak(âyet-i kerime vardır aksi söylenirse batınilik olur) karşı cinsle aynı binada bile olmamak, süse ait hiçbirşeyin olmaması, isteğe bağlı olarakta(koca isterse farz olur) sünnet olan(bazı alimlere göre vacibdir) peçeyi kullanmak.
Hz.Öer evinde def çalıp şarkı söylediğini sokaktan duyduğu için bir kadının evine yeterli şlahidle girip kadına kamçı vurdu.Kadının başı açıldı,"Arı gitmiştir artık câriye hükmündedir zarûreten görülmesi haram olmaz" dedi.
Umarım birşey anlatabildim.
Peki ya bu siteye üşüşen sinekleri ne yapacağız...
Kaynaklarımız Delillerimiz Fi Sebilillahi Tekaddes
"Ümmü Seleme radıyallahu anha dedi ki; "Ahzab suresi 59. ayetinin nüzulünden sonra Ensar kadınları siyah çarşaflarına büründüler. Sanki hepsinin başlarında birer karga vardı." [Ebu Davud(4101-4); Beyhaki(2/234); Cessas(3/372); İbnu Katan, Kitabun Nazar(s175); Cemül Fevaid(5730); Mecmaut Tefasir(5/138); Tac(4/315); Hakim(2/397); Suyuti, Dürü Mensur(5/221); Ahkamul Avret(48); Razi, Tefsiri Kebir(17/48); Nihaye(3/352); Taberi(22/29); İbni Kesir(3/1610); Kayrevani, Cami(210); Beyhaki(7/88); Hamidullah, İslam Peygamberi(1857); Ahmed(6/30);Belazuri(1/574)]
Aişe radıyallahu anha’dan gelen rivayette; “ALLAH ilk muhacir hanımlara rahmet eylesin. Hicab emri gelince elbiselerinin bir parçası ile yüzlerini örttüler.” [İbnu Katan, Kitabun Nazar(s173); Buhari(6/13); Fethul Bari(8/489); Ebu Davud(4102); Taberi(18/94); İbni Habib, Gaye ve Nihaye(s213)]
Müslüman bir kadın Beni Kaynuka pazarında örtülü bir halde zaruri alışverişini yaparken Yahudilerden biri kadının örtüsü ile alay ederek yüzünü açmaya çalıştı. Kadın yüzünü açmayınca elbisesinin eteğini bir yere tutturdular ve avretini açtılar.
"yüzünü örtüyor, avretini açıyor" diye alay ettiler. Duruma şahit olan bir Müslüman o yahudiyi öldürdü. Yahudiler de toplanıp bu müslüman'ı öldürdüler. Bu olay üzerine Beni Kaynuka savaşı çıkmıştır"
[belazuri, Ensab(309); Süheyli, Ravdul Ünf(5/392); El Buti, Fıkhus Siyra(240); İbni Hişam(2/47); Taberi Tarih(2/480); Mahmud Şakir, Siyer(264); Muinüddin Nedvi, Asrı Seadet(1/87); İbni İshak(295); Kastalani, Mevahibu Ledüniye(1/102); İbni Esir, Kamil(2/65); Cevad Ali, Tarihu Kablel İslam(6/144); İbni Kesir, Bidaye(4/11); İbni Sa'd(8/321); Kettani, Teratibul İdariyye(2/4); Üsdül Gabe(7/245); Vakıdi(3/67)]
Aişe radıyallahu anha der ki; "Peygamber aleyhis selam’ın hanımları sabah namazını mescidde kılarlar, sonra da karanlık sebebiyle tanınmadan önce çarşaflarına bürünmüş olarak evlerine dönerlerdi" [buhari(6/13); Müslim(mesacid 230); Malik(1/5); Beyhaki(7/88); Şafii, El-Ümm(7/170); Humeydi(174); Nesei(1/271); İbni Huzeyme(350); Tahavi(1/176); İbni Hibban(1496); Ebu Davud(423); Tirmizi(153); İbni Mace(669); Darimi(1219); Ahmed(6/33); Cemül Fevaid(1014)]
İfk hadisesi de yüzü örtmenin vacip oluşuna delildir; "Aişe ra dedi ki; "Safvan'ın istirca'ı ile uyandım. Hemen çarşafım ile yüzümü örttüm. Safvan, hicab emredilmezden önce beni gördüğü için tanıdı…" [buhari(megazi 34); Müslim(tevbe 58); Tirmizi(3180); İbni Kesir(3/1584); Cemül Fevaid(7104); Taberi(2/111); İbni Hişam(4/10); Vakıdi(2/426); Dürrü Mensur(190); İbni Seyyidin Nas, Uyunül Eser(2/128); Zadul Mead(3/1223); İbni Mace(1970); Beyhaki, Delail(4/64); İbni Sad(2/65)]
"Halbuki çarşaf dafi [def'eden] olacak calib [celbeden,çekici] olmayacak ki çarşaftan maksat hasıl olsun."
Konyalı Mehmed Vehbi,Hulasat-ül Beyan Tefsiri,Syf:4427
Bediüzzaman Hazretleri 24. Lem’anın 1. hikmetinde, kadının tesettüründen bahsederken, ‘Ve bir siperi ve kalesi, çarşafı olduğunu gösteriyor’
buyuruyor.O zaman için söylendi diyenlere deriz ki:
Üstad yeni gelişen örfe itibar etmeksizin evvelki örfün yani çarşafın muhafazasına itina etmişdir, "örfe bağlı kalarak çarşaf dedi" görüşü kanaatimizce yanlışdır. zira Üstadın hayatının son otuzbeş yılı zorba hükümetlerce bu çarşafa ilişilip mantonun yaygınlaştırılmaya çalışıldığı zamandır. Onun zamanında biri kadim ve aslî, diğeri yeni ve sûnî her iki örfde mevcuttu. Yani Üstad manto ile çarşafı birlikde idrak etti. Risalelerde radyo şimendifer gibi çok yeni şeylerden bahseden O Zat, kadının örtüsünde çarşafı ba husus ala ilmin tercih etmesi gerekdir. Risalenin kelimelerinin özenle seçlildiği ve bu sebeple sadeleştirilmeye gidilmediği hususu bu manayı destekler.
Mantoya çendan bazı hocalar fetva verdiler, ancak isabet edemediklerini şurdan anlamalıdır: Çarşafa mukabil giyilen bu pardösü ve mantonun zaman içinde uğradığı değişiklikler neticesi bugün kadın tesettüründe gelinen nokta vahimdir; setrin ruhuna aykırı dar kısa ve gösterişli.. Ve Cilbab olacağı iddasıyla giyilen manto ve pardösü setri avret ve setri zinete hizmet etmekten ziyade, modacıların elinde kadını daha müzeyyen ve alımlı kılmanın, yani fitnenin aleti olma durumuna düşmüşdür.
Manto ve pardesünün avrupalı gayrimüslim kadınların kıyafeti olması ise meselenin diğer vahim tarafıdır, malum bu uğursuz mantolar çarşafa taarruz edildiği ilk yıllarda avrupadan vagon vagon ithal edilerek haremimizin bağrına sokulmuşdur. Ne acıdırki aradan daha yüz sene geçmeden İslam Şeriatına yapılan bunca hakaret ve taarruzlar unutulmuş ve bir zaman cebren giyidirilen bu asbap şimdilerde vazgeçilmez görülüyor ve hatta ecdadının nurlu kıyafeti çarşafa cephe alınıyor, el insaf.
Gerçekler neden bukadar insanların içini acıtır anlamam? Halbuki özeleştiri olarak pay çıkarabilirsiniz.
Gerçekleri Kur'an ve Sünnet'ten görüyoruz dimi ... daha kimin ne söylediği önemlimi ?
"Minareyi çal, kılıfını hazırla" bu mantıkla bir adım ilerlenmez..
Ah o Kur'an ve Sünnetin gerçeklerinden kadının konumu gerçeğinin âyet olmasına rağmen kabûl etseler.
Hep bu bâtınî teviller işte, ümmeti bu hâle getiren.
Peki ya bu siteye üşüşen sinekleri ne yapacağız...
Neyi kasdediyorsunuz :)
Neyi kasdediyorsunuz :)
Arkadaşla 2.5 senelik bir sürtüşmemiz varda.Ecdadının yolunda olanlarını eleştirir böyle, ben ona laf atmıyacam.Zaten girişteki amacım, ecdâdın akaidinin delillerini sunmak.Yorum falan yok bundan sonra.
Bir dînî kıyâfetin modernize edilmesinden ve İslâma feminzm sokulup "Elbetteki Akıl dini olan dinimizde kadınlar...." şeklinde başta Bediuzzemandan tutunda onca âlimin savunmak için cânını koyduğu Şer'i Şerîfe taban tabana zıt konuşmalar sebeb olmuş olabilir mi?O bayanların bizzat fetvası var.İki konuyada!Flörte fetvaları dahi var kimisinin!
Dînî bir kıyafet nasıl modernize edilebilir?Fosforlu takke takmak gibi birşey değil midir bu?Üzerinede grafiti atalım haşa.
Bu resmide eleştiriyorum, resim tek başı kastettiyse yanlış.
Tesettür emrinden önce ve eğer tesettür emri şeriatinde olmayan bir nebînin ümmetinden kadına hakarete kaçar gibi geliyor.
Ama islâmda tesettür bellidir, baştan ayağa gizlenmek, açalım; genelde ev içinde bulunmak(âyet-i kerime vardır aksi söylenirse batınilik olur) karşı cinsle aynı binada bile olmamak, süse ait hiçbirşeyin olmaması, isteğe bağlı olarakta(koca isterse farz olur) sünnet olan(bazı alimlere göre vacibdir) peçeyi kullanmak.
Hz.Öer evinde def çalıp şarkı söylediğini sokaktan duyduğu için bir kadının evine yeterli şlahidle girip kadına kamçı vurdu.Kadının başı açıldı,"Arı gitmiştir artık câriye hükmündedir zarûreten görülmesi haram olmaz" dedi.
Umarım birşey anlatabildim.
Yok, yok... Biz tesettür deyince sadece başının kapanmasından bahsediyoruz. Diğer yerleri açık olabilir, efendim...
''Tesettür emri şeriatinde olmayan bir nebinin ümmeti'' derken?..
''Koca isterse farz olur'' Yani şimdi bir konuda bir ayet varsa, o zaten mesüllerine farzdır. Bizde istek üzerine farz bulunmuyor, efendim...
Esasında tesettür meselesi Kuran'da sabittir. Orada bir hanımın nerelerinin açıkta olacağını ve nerelerinin kapalı kalacağını söyler... Bunlara izah etmeye gerek yok. Bir insan edebine uygun kapandıktan sonra işin şekliyle pek alakam yok... Hatta bu şekil kültürlere göre de değişebilir. Her müslüman ülkedeki cami mimarilerinin değişik olması gibi. Önemli olan işin gayeye vasıl olması.
Başı açık kardeşlerimize gelince...
Kuzum, siz hiç günahkar olmadınız mı? İçlerinde samimi olan, Peygamberini seven nice hanımlarımız var. Bunlar müslüman ama, günahkar... Senin ve benim günahkar müslüman olduğumuz gibi. İşin dini boyutunu anlatır, tebliğini yaparsın... Sonra Allah'a tevekkül edersin.
Not: Lütfen baştaki yazdığım cümleyi dikkate almayın.
Ayrıca arkadaşın yazdıklarından pek birşey anlamadım. Anlayabildiklerim üzerine bir şeyler yazdım. Yanlış anladıysam bilahare telafi ederiz.
Bir defa demiştim yine diyeyim. Ne anlama geldiğini ve yorumları şahıslara bırakarak:
Önce ruhunu örtmeli kadın, ruhunu. Ümit ediyoruz ki, örtünen kadınlarımız da zaten örtmüşlerdir ruhunu.
Konuya paralel olarak; Başörtü konusunda biz müslüman erkekler, müslüman kadınlar kadar asla ve katta mücadele vermedik. Kimse, kimseyi aldatmasın ve slogana dayalı kahraman edasında söylemlerde bulunmasın. Bunu Üniversite'lerin önünde de gördük, eylem alanlarında da.
Fakat başörtüsü konusunda kadınlardan/kadınlarımızdan çok konuştuk, çok söz ettik. Başörtüsünün biçiminden, renginden, ebatından tutunda bilmem neyine kadar hep mertçe ve erkekçe (!) tepki verdik.
Evet bazen kızabiliriz, kızmalıyız. Fakat yapıcılıktan ve çözüme yönelik olmayan çok uzak yorumlar yapılıyor ve bakış açıları görülüyor. Nihayetinde açığıda kapalısıda bu toplumun fertleri ve bir şekilde bizle alakalılar. Başı açık olanları da teşhir edip, onlar hakkında ölçüsüz yorumlar yapmaktan da kaçınalım.
Ayrıca;
Başörtüsü yasağı öncesi ve sonrası duruma bakarsak, manzaranın ne noktaya geldiğini anlayabiliriz.
İlaveten:
1- Başörtüsünün bağlanma biçimleri vs. gibi konularda yazdığım ikinci mesajımdır (ilkinde biraz tepkiseldim), çünkü yazmamın gereği ve hakkının olmadığı kanısındayım.
2- Lütfen türban, türbanlı gibi kavramları kullanmayalım. Bu kavramlar bizden değildir ve bize yabancıdır. Başörtüsü ve türban çok ama çok farklı şeylerdir.
''2- Lütfen türban, türbanlı gibi kavramları kullanmayalım. Bu kavramlar bizden değildir ve bize yabancıdır. Başörtüsü ve türban çok ama çok farklı şeylerdir.''
Büyükdoğu kardeşim, şu türban meselesi de bir alem...
Yahu ilk önce tesettürü yasaklıyorlar, yasaklayanlar türbanı serbest bırakıyorlar. İşte bu türban kavramı da yine bu yasakçıların dilinden çıkıyor. E sonra türbanı da yasaklıyorlar.
Şimdi bu neye benziyor, Biliyor musunuz?
Açalım...
İmamhatibleri niye açtı bu devlet? Dini kendi kontrollerine almak ve eğitimini kendi esaslarına göre vermek. Sonra bu okullara yoğunluk fazla olunca, okullar kendi kontrollerinden çıktı ve bu seferde bu okulların önünü kesmeye başladılar. İlk önce kendileri kurdu, sonra iş değişince yine kendileri önünü almaya çalıştı okulun. okullar sadece imam yetiştirmiyor, onların da hesaplayamadıkları bir şekilde başarı sağladılar. Aynı tesettür olayı gibi...
Bir başka örnek...
Atatürk'ün kontrolünde bir muhalefet partisi kuruldu. Partinin başına da lideri bizzat Atatürk koydu. Sonra bu partiye akın olunca ülkenin her köşesinden, ne oldu? Parti bir bahaneyle kapatıldı. Kendileri açtılar, kendileri kapattılar...
Yani ben de bir şeyler anlatmaya çalışıyorum.
Yahu bu yasakcıların türbanı sümer bilmem nelerine benzetmeleri var ya, tam bi vicdansızlık. Çünkü bu kavramı tesettürü yasaklamak için kendileri ürettiler. Siz tavşan kulağına türban deyin, bu yasakçıların türban dediğine de tesettür deyin. Çünkü bu adamlar hangi şekle türban diyorsa, bilin ki, o tesettürdür. Yoksa türban derler mi ona?
Doğrudur Hacegan kardaşım. Örneklerine gelince; senle şimdi yazmaya başlasak, ta Sened-i İttifak'a gider, ordan Kılıç'lı zevatların icraatlarına ve idamların şakşaklandığı sözde İstiklal Mahkemelerinden çıkarız. Yani yine başa dönüş, yine sözlerin pervasızlığı durumu.
Biz yine de hassasiyet derdinde olalım.
Tesettür Allah'ın emri,inanıyoruz ve itaat ediyoruz. Resimde tesettürün önemine dikkat çekmesi açısından güzel olmuş. Ancak bende buradaki birçok yorum gibi "başı birkaç metrelik bezle" örtmekle Allahın emrini yerine getirildiğine kani değilim. Bir örnekle açmak istiyorum,müsaadenizle.
Sahilde bir tesettürlü(!) bayan ile hoyrat tipli bir genç adam gördüm,buraya kadar her şey normal (!) belki, genç adamın elinde bir bira şişesi görünce, şaşkınlığımı en azından kendimden gizleyemedim. Bu bayan tesettürlü(!) ya hu hiç mi rahatsız olmaz yanında -ki belli kendine yakın gördüğü biri- bira içilmesine diye düşünürken, o halde olduğu tesettürlü(!) bayan,yanındaki genç adamdan şişeyi alıp,ağzına götürünce...
aman Allahım..ya Rabbim...kınamıyorum,kınamıyorum da... bu kadar da olur mu? gözlerime inanamadım...inanamadım... ARkadaslarıma göstermek mecburiyetinde kaldım. Çünkü gözlerime inanmıyorum. Kesin yanlıs gördüm diye düşünüyorum. Maalesef yanıldım...
O güne kadar bütün başörtülü arkadaslar hakkında iyi düşünürdüm!
İyi niyetleri de tüketiyorlar ve birileri bu manzarayı görüp,eleştirdiklerinde "şu kız" demiyorlar, "tesettürlülerde söyle böyle yapıyo,hepsi fadime şahin diyorlar" ve ben bu sözleri duymaktan bıktım...
Hakkımı helal etmeyerekten ayrıldım ve yuvama kaçtım. Görmemek için bu kötü manzaraları...
"Örtünmek,kişiliğini dişiliğinin üstüne koymaktır.Kendini sonsuza saklamaktır.Kadınsı merhameti,kadınsı inceliği,kadınsı zerafeti ipekten tüller ardına saklayıp inci gibi büyütmektir örtünmek."Tesettürsüzlük" nedir? diye sorsaydınız bana,"Kadının dişiliğini kişiliğinin önüne geçiren her haldir" derdim...Bir "kişilik tutulması"...Bir "kadınlık eklipsi"...Ay tutulur ya hani dünyanın gölgesi üzerine düştü diye.Dişiliğin kişiliği gölgede bırakıp kadın ruhunu gözden kaçırdığı bir tür eklips hali bu...Saçları kapatmaktan fazlası;kadın ruhunun bedenle kapatılması..." Senai Demirci
Böyle bir şuurla nasiplenebiliriz inşallah...
Resim için iki kelimeyle; güzel değil.
Evvela.. tesettürün türbanla aynı anlama gelmediğini bilmemiz gerekecektir..
Başı kapalı, lakin yarım kollu, ya da diz altından biraz altında etek boyu olan bizim için tesettürlü oluyor ve onun bir hatasını gördüğümüzde işte tesettürlüler böyle diyoruz....
başı kapalı bir kız kardeşimiz benim nazarımda 'kapalı' değildir... bu yüzden onun hatalarını 'İşte canım kapalıda bunu yapıyorsa...' gibi cümlelerle açığa vuranlara ilk cevabım.. o kapalı değil ki oluyor...
önce şapla şekeri ayırmak gerekir...
Evvela.. tesettürün türbanla aynı anlama gelmediğini bilmemiz gerekecektir..
Başı kapalı, lakin yarım kollu, ya da diz altından biraz altında etek boyu olan bizim için tesettürlü oluyor ve onun bir hatasını gördüğümüzde işte tesettürlüler böyle diyoruz....
başı kapalı bir kız kardeşimiz benim nazarımda 'kapalı' değildir... bu yüzden onun hatalarını 'İşte canım kapalıda bunu yapıyorsa...' gibi cümlelerle açığa vuranlara ilk cevabım.. o kapalı değil ki oluyor...
önce şapla şekeri ayırmak gereki
aynen katılıyorum
teşekkür ederim kardeşim paylaşımına... bir konu bu kadar anlatılabilir ancak...
İnsanları dış görünüşüne göre nitelendiremeyiz,önemli olan özdür.Özünde ne barındırıyor bir insan neyi ne niyetle yapıyor bu çok önemli!ne şekilde tarif edildiğide mühim deil; türban desen ne tesettür desen ne başörtüsü desen ne???ülkemizdeki bazı cahil insanların nitelendirmeleride umrumda deil,türbanlılar şunu yapmış bunla gezmiş bilmemne ,açık olan fahişelerde var, diomuyuz açıklar hep fahişe ???hayır bir kişinin açık olsun kapalı olsun yaptığı günahta sevapta kendini bağlar ,genelleyemeyiz artı kimse sonunun ne olacağını bilmiyor,son nefeste iman üzere gidip gidemeyeceğimizin garantisi yok!nasıl namaz kılıoruz ,namazda ve her halimizde Allahın huzurunda olmanın bilincindemiyiz,kalp kırmanın kabeyi yıkmaktan daha fena olduğunun bilincindemiyiz birazda bunları tartışalım.kabukta dolanmaktan öze varamıyoruz.İbrahim ethem hz. gece namazına kalkar oğluda onunla beraberdir,camdan dışarı bakarken oğlu derki 'herkes uykuda keşke onlarda kalksa ibadet etse'İbrahim ethem hz.lerinin cevabı şöyledir;'keşke sende uykuda olsaydında böyle söylemesydin' bu bir menkıbedir sahihmidir bilemem ama bence konuya son noktayı koyacak cinsten.selametle...
Selamun Aleyküm değerli gönüldasşlar bu konuya azcık tekrardan bir yorum daha belirtmek istiyorum müsadenizle ;
Başlıktada açıldığı gibi tesettürlü bayan
Peki Tesettür diyince ilk akla gelen nedir tabiki ilk başta başörtüsü (türban) ama bunlar yeterlimidir ? bana göre hayır misal veriyorum başörtüsü var ama altında kot pantolun giymiş bu hanım kardeşimiz şimdi sadece başörtülüdür tesettürlü değildir. aynı şekil başka açıdan misal veriyorum başı açık ama altında (afedersiniz) güzel uzunca bir eteği mevcut bu hanım kardeşimiz tesettürlümüdür yine hayır.
Tesettür şı demektir baştan aşağı edeb yerlerini muhafaza etmesi demektir. bunu yapmadıktan sonra tesettür asla bir bayanda vuku bulmaz.
ilk mesajımdada belirttim bazı başörtülü hanım kardeşlerimiz var ama bunlar gerçek anlamda tesettürü kavramamış sağdece örf, adet, aile baskısı sonucu başını örtenlerdir. bunları göz önüne alarak yok şu parkta yok şu ilçede gelinde görün gibi söylemleri kınıyorum!!!!!!!!!!!!!!!!!
onlara bakarakda tesettürü burada izah edemezsiniz.
sizde aksi görüşte olanlar gibi burada beyanda bulunuyorsunuz bu ağrıma gidiyor hele hele üstadın İSLAM davasına dilini hiç çekinmeden kullanan bir zatın formunda ..
EDEB YAHU Diyorum !!!
alın size bir kaç örnek tesettürlü diyebileceğimiz bi kaç kare


bu yertlidir sanırım başka söze hacet varmı? bence yok ...
Bazı cemaatlar var örnek veriyorum Fetullah hocanın Nur cemaati ;
bu cemaat bir hizmet peşindedir hizmet için diyorki başı açık kapalı sorun değildir önemli olan hedefimize ulaşmaktır. ben bu görüşede saygı duyorum neden saygı duyoruma gelirsek ülkenin durumu malum bu durum karşısında yapacak pekde alternatif bir yol yok sanırım bu yüzden fetullah hocanın taktiğini benimsiyorum ha bunu ben yaparmıyım asla ama yapanlarada bişi diyemem
lakin sakın sokakta edebden mahrum kız müsvetteleriyle azda olsa başını kapamış kızlarımızı bir biri ile aynı eş değerde bırakmayınız. eğer çevrenizde öyle bir kişi mevcut ise onla diyaloğa geçp "tebliğ"de bulunabilirsiniz.
bunu ben yaptım dolaylı bir şekilde sanıyorumki benim o hanım kardeşimize dolaylı yol ile söylemlerm sonucu hanım kardeşim makyaj yapmaktan vazgeçti ve daha uzun etekler giymeye başladı . (umuyorumki benim sayemde olmuştur İnşallah)
sizde deneyiniz ...
Birde Allah aşkına bırakın şu türban yok başörtüsü muhabbetini birilerinin tuzağı bu başörtüsü = türban = yazma = çit yapmayın arkadaşlar o başörtüsünü hakkıyla taktıktan sonra adın ne önemi var bunu bana izah edin lütfen ..
muhabbetle ..
Tesettür aracı olan "Başörtümüz", çağımızda (örtünmenin çağa göre izafi olması ayrı muallakdır ya!) aksesuar niyetli taşınıyor kof kafalarda. Örtülü mü değil mi ? Neydüğü belli olmayan nevai insan geziyor sokaklarda. Örtünme, birilerinin eğlenme aracı hâline geldi.
Bunu gerçek mânada yaşayan insanların hakkına riayet edin lütfen.
Ayşeler, Fatımalar, Haticeler, Esmalar şikâyetçi olmaz mı bizden ? Ya Sümeyyeler...
"Ölüm hak, mekân toprak".
Doğru diyorsunuz sayın dafne, lâkin Mü'min kardeşlerimizi de göz göre göre suizana teşvik etmemeliyiz, eğer ki bir şeylerin bilincindeysek illa tokat gibi yüzümüze inmesini beklemeden bunu düzeltebilmeliyiz.
baş örtüsü Türkiye'de bir adet anane halini almış bazı yerlerde, keşke daha iyi anlaşılıp idrak edilebilseydi erkekler ve kadınlar mahrem yerlerine daha çok dikkat edebilseydi. bu konuda taviz vermeyenler yokmu elbet var ama sanki başını örtüp kurtuldum sorumluluktan zannedenler de var. burda baş örtüsünü ahlakına, yüreğine, imanına, ibadetlerine ve hayatındaki herşeye örtebilenlerle sadece başını örtenleri ayırmak lazım ve tavsiyeler bu yönde olmalı... bir kişi namaz kılmalı ama aynı anda hırsızlık yapmamalı, yalan söylememeli, haram yememeli vs.. ancak bu şekilde sağlıklı bir dini yaşam olur. diye düşünüyorum bir sürü yazı yazılmış konuyla ilgili belki bunların aynısınıda yazan olmuş olabilir okumadım
Bir keresinde Semerkant dergisinde üniversitelerde başörtü hususunda bir yazı ilişmişti gözüme.
Yazar, eğer yasak kalkarsa başörtülülerin tesettürün manasından uzklaşacaklarını ve hatta; baskının azalması neticesinde, sayılarının artması yerine bilakis azalacağını iddia ediyordu...
Sokakları, taşıtları, okulları, çarşı-pazarı gördükçe hak veriyorum. Sahiller, tenhalar hak getire! Sokaklarda, caddelerde, kaldırımlarda atılan kahkahaları, İmamhatiplerde vuku bulan iğrençlikleri, internet başında -affınıza sığınarak- İslami chat/cihad-tebliğ(!) yaptıklarını iddia eden dindar(!) bay/bayanları duydukça iğreniyorum!
Nerede takvayı kuşananlar? Nerede iffet sancağını iman burcuna çakanlar? Nerede müslüman kadının iffeti, izzeti? Nerede müslüman erkeğin haysiyeti, şerefi? Nerede Meryemler, Yusuflar? Sütçü İmam, Nene Hatunlar?
Azizim, niceliği arttıkça niteliği o nisbette yerin dibine giren bu nesil mi ümidlerimizi yeşertecek?
vesselam.
Modern Müslüman
Eşarbı vakkodan alınmış bone,
İnanması çok zor Allahım bu ne,
Altında pantolon modaymış gene,
Giyinmek manası örtünmek inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Kısa pardüsüler dizden yukarı,
Renk renk başı örtüler kırmızı sarı,
Yüz metre öteden parlar jakarı,
İslamı kıyafet bu değil inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Daracık pardüse yırtmaç yarısı,
Tamamem ortada vücut yarısı,
Başları döndürür parfüm kokusu,
İnsanın zihniyeti hayadır inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Ten rengi çoraplar görmez setreni,
Madada geçecek alman ketreni,
Eli kolu kuyumcu vitrini,
İslamı yaşayış bu değil inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Moda diye bizi soydular,
Örtümüzü alıp bir kenara koydular,
Bizi böyle görüp sevinç duydular,
Bizim dinimizde bu yoktur inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Modern müslümanın işi pratik,
Evinde eşyası hep otomatik,
Dokun parmagını bütün işler bitik,
Bu rahatlık bizi bizden aldı,
Sadece mutluluk bu değil inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Sabah gezmesi kahveler fallar,
Çarşı pazarda aşındı yollar,
Oglum kızım diye yığıldı mallar,
Hayatın gayesi bu değil inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Kimisi avamdan kimisi derviş,
Gözleri sürmeli topuk bir karış,
Modern müslüman böyle giyermiş,
İslamın özünde bu yok inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Üstünde pantolon kılarsın namaz,
Ne olur sözümü dinlesen biraz,
Resululllah seni tanımaz böyle,
Sünneti yaşamaz olmazsın inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Zamanı çaldı dizi filimler,
Rafları süsledi cilt cilt ilimler,
Bizi görse kahrolurdu alimler,
İslamı yaşayış bu değil inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Süslenir püslenir gezer düğünde,
Yeri baş köşedir paralı günde,
Allah için nefes tüket bir günde,
İslamı yaşayış bu değil inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Birde deriz hepimiz müslümanız,
Kötülük düşünmem kalbim temiz,
Namaz borcumuzdur elbet bir gün öderiz,
Gerçek müslümanlık bu değil inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Sen böyle değildin ne oldu sana,
Kaygı duymuyormusun dininden yana,
Sıyrıldın özünden döndün yabana,
Gerçek hassasiyet bu değil inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
Sormayın dertliyim bunlardan yana,
Şanlı tarihe dönüp bir baksana,
Üzülmezmi görse fatıma ana,
Allah seni konu yaptı kur'ana,
Nisa suresinde geçiyor inan,
Neden açıp okumuyorsun Modern Müslüman ?
(şiir alıntıdır)
Bir keresinde Semerkant dergisinde üniversitelerde başörtü hususunda bir yazı ilişmişti gözüme.Yazar, eğer yasak kalkarsa başörtülülerin tesettürün manasından uzklaşacaklarını ve hatta; baskının azalması neticesinde, sayılarının artması yerine bilakis azalacağını iddia ediyordu...
Sokakları, taşıtları, okulları, çarşı-pazarı gördükçe hak veriyorum. Sahiller, tenhalar hak getire! Sokaklarda, caddelerde, kaldırımlarda atılan kahkahaları, İmamhatiplerde vuku bulan iğrençlikleri, internet başında -affınıza sığınarak- İslami chat/cihad-tebliğ(!) yaptıklarını iddia eden dindar(!) bay/bayanları duydukça iğreniyorum!
Nerede takvayı kuşananlar? Nerede iffet sancağını iman burcuna çakanlar? Nerede müslüman kadının iffeti, izzeti? Nerede müslüman erkeğin haysiyeti, şerefi? Nerede Meryemler, Yusuflar? Sütçü İmam, Nene Hatunlar?
Bir yazar ilemi bu fikir ortaya çıktı yada sokaktaki imamhatipteki kızlarımız yüzündenmi efendim. niye bir pencereden bakarsınız anlamıyorum? o bacılarımızın suçu varmı var elbet, peki onu o hale sokan bu devletin hiç suçu yokmu, bu çevrenin, bu toplumun, yazılı ve görsel neşriyatın hiç suçu yokmu efendi ??????? yapmayın be gönüldaşım bukadar öfke ve hiciv dolu sözlerle bu iş yürümez sen diyosunki gemide onlar olmasın ee kimle bu gemi yürüyecek ..
ha bu arada emin ol buna ..
Nerede takvayı kuşananlar? Nerede iffet sancağını iman burcuna çakanlar? Nerede müslüman kadının iffeti, izzeti? Nerede müslüman erkeğin haysiyeti, şerefi? Nerede Meryemler, Yusuflar? Sütçü İmam, Nene Hatunlar?
hepsi ülkemde var hemde çokca var onlar asımın nesli, onlar sakarya gençleri, onlar osmanlı torunları, onlar Ümmeti Muhammed. efendim gün bekliyorlar fetih için fatih'lerini bekliyorlar.
zaman efendi zaman ..
hangi sapık yazdı bilmiyorum bu modern müslüman isimli şiiri bi ara fotokopileri dolaşıodu milletin elinde,hiç sevmediğim bir üsluptur ve bence nfk gibi bi kalemin fanlarının toplandığı bi forumda yersiz olmuş paylaşılması..
Bence kadınların başörtüsü rengiyle bilmemneyiyle uğraşcağınıza birazda (erkeklere söylüyorum)kendinize batırın iğneyi.Bugüne kadar davanız için ne yaptınız?(yapanlara sözüm yok ki azınlıktadırlar)
Üniversitede hoca beni amfiden başörtülü olduğum için attığında bana destek olmak için kimse gelmedi arkamdan,bir tek mini etekli bir arkadaşım ve bir başörtülü arkadaşım amfiyi terketti!Herkes korktu pıstı kendinden!sözde dindar erkek arkadaşlarımızdan yapılcak bişey varmı diye soran olmadı,ama solcu hatta ramazanda dahi içki içen bi arkadaş(hidayete ermesi için duacıyım) 'bir mücadele verecekseniz biz arkanızdayız 'dedi.Bu sözü duymak bile o kadar önemli ki! Başörtüsü davası için aranızda mücadele vermişler olabilir onları tenzih ediyorum kılını kıpırdatmamış insanların oturup sanal ortamda ahkam kesmesini anlayamıyorum. üstad ne güzel söylemiş;'Bu dava hor,bu dava öksüz,bu dava büyük....
Son olarak yine kalıptan sıyrılıp insanların özüne bakmak gerektiğini söylemek istiyorum,eleştirerek bir yere varamayız,ben iğneyi önce kendime batırmalıyım,önce kendi yanlışlarımı düzeltmeliyim,herkes böyle bakarsa olaya sanırım sorunumuz kalmaz...selamlar
çarşaf gösteren kardeşim....
sahabe hanımları ki onlar da sahabeydi, ve validelerimizin hiç biri çarşaf giymemiştir.
çarşaf bidattır.. yani dinde olmayan bir şeyin dinde imiş gibi österilmesi.....
lakin adette bidat olduğu için günah sayılmaz... çünkü giyim tarzı müslümanın yaşadığı toplumun adetlerine bırakılmıştır...
şeriatın izin verdiği boyutta tabi..
hatta ikinci abdülhamit han.. çarşafı yasaklamıştır zamanında...
herhangi bir kıyafet ile, eel yüz ve ayaklar dışında vücudunu teşhir etmeycek bir şekilde örtmek tesettürdür..
ister etek, türban, ve bir (ne dendiğini bilemiyeceğim) bluz tarzında olsun, ister iki parça kıyafetle olsun...
çarşaf gösteren kardeşim....
sahabe hanımları ki onlar da sahabeydi, ve validelerimizin hiç biri çarşaf giymemiştir.
çarşaf bidattır.. yani dinde olmayan bir şeyin dinde imiş gibi österilmesi.....
lakin adette bidat olduğu için günah sayılmaz... çünkü giyim tarzı müslümanın yaşadığı toplumun adetlerine bırakılmıştır...
şeriatın izin verdiği boyutta tabi..
hatta ikinci abdülhamit han.. çarşafı yasaklamıştır zamanında...
herhangi bir kıyafet ile, eel yüz ve ayaklar dışında vücudunu teşhir etmeycek bir şekilde örtmek tesettürdür..
ister etek, türban, ve bir (ne dendiğini bilemiyeceğim) bluz tarzında olsun, ister iki parça kıyafetle olsun...
Evet Dediğiniz gibi farz tesettür böyledir.Benimde eskiden bulunduğum cemaat bunun dışındakine karşıydı.Ama onların kaynak olarak bildirdikleri İmam-ı Birgivi Radıyallahu Anh'ın Vasiyetnamesinde Peçenin vacib olduğu yazıyor.Bunu görünce akıllandık.Evet Osmanlıda şuanki Çarşaf önceleri kullanılmıyordu.
Ne kullanılıyordu?Çarşaf gibi belin altına inmeyen fakat bele kadar inen beyaz renkli bir örtü ve yine beyaz bir peçe...Ferace yani.Bizim burdada neneler atkı denilen örtü kullanılır.Ferace gibi bel altına kadar iner.
Cilbâba giren herşey yani.
Çarşaf Arap Yarımadasının cilbabıdır.Burka Afganların.Asla bid'at değildir.Cilbaba girmesi önemlidir.Harameynden gelmiştir bize zâten.İlk zamanlarda Anadoluda bid'at denmesinin sebebi Anadolu halkının o zamanki şartlardan hacca pek gidemediğinden tek cilbâbı giydikleri ferace sanmasıdır.Abdulhamid Hanın yasaklama sebebide açıkça yazıyor etrafta dolaşan ajanlar sebebiyle olduğu.Deminki yazımda delilleriyle mevcût sahabe annelerimiz zamanındaki tesettürün nasıl olduğu.
Okursanız sevinirim.
Siteden ayrılma sebebimde emek verip 15 sayfa yazdığım yazımıjn yine okunmaması direk olmaz-yalandır denmesiydi.
Napalım.
efendim yüzün görünmesinin mekruh olduğu hüküm.. şafi mezhebindedir.. o yüzden onlarda peçe vardır.. imam ı hanifi hazretlerini yüzün görünmesinde bir beyis yktur hükmü vermiştir.. o yüzden peçe kullanmaz hanifi bayanları
efendim yüzün görünmesinin mekruh olduğu hüküm.. şafi mezhebindedir.. o yüzden onlarda peçe vardır.. imam ı hanifi hazretlerini yüzün görünmesinde bir beyis yktur hükmü vermiştir.. o yüzden peçe kullanmaz hanifi bayanları
Sevgili kardeşim, delilinizi sorabilir miyim?Bende böyle delillsiz bana söyliyen ne derse kabul ediyordum.Deliliniz nedir?
İmam-ı Birgivi Radıyallahu Teala anh hangi mezhebtedir?Hanefi.
Vasıyyetnamesinde vâcib yazıyor ama.Üstelik bir mezhebte vâcib bir mezhebteyse asla kullanılmaz nasıl bir hüküm oluyor?Fıkıhta böyle birşey var mı?4 mezhebten birinde haram olan şeyi yapmamak esas değil midir?
Birşeyin vâcib olması için icmâ gerekmektedir.Buharide bile Hz.Ayşe validemizin Aleyharrıdvan peçe taktığı hakkında rivâyet var.Bunun için vâcib demişlerdir.İslâm tarihine bakalım, 250 sene evvel Mısır'ın ingiliz işgalinden önce Peçesiz bir bayan varmıdır?
Yazımı okursanız iyi olur.
Allah razı olsun cümlemizden.
şu an çıkmak zorunda olduğumdan sadece şunu söyleyeyim.. bir mezhepteki bir farz dahi başka mezhepte sünnet olabiliyor.. örnek vereyim.. maliki de başın tamamını mesh farz iken, hanifi de sünnet olmaktadır..
vehbe zuhayli nin, islam fıkhı ansiklopedisini inceleyiniz.. kaynaklarla birlikte göreceksinz..
şu an çıkmak zorunda olduğumdan sadece şunu söyleyeyim.. bir mezhepteki bir farz dahi başka mezhepte sünnet olabiliyor.. örnek vereyim.. maliki de başın tamamını mesh farz iken, hanifi de sünnet olmaktadır..
vehbe zuhayli nin, islam fıkhı ansiklopedisini inceleyiniz.. kaynaklarla birlikte göreceksinz..
yok karşılaştırmam öyle değildi kardeşim, yani birinde vacib diğerindeyse yapımamalı, yani birinde emirken birinde yapılmaması gerekiyor.
İkinciside sen beni yanlış anladın.Çarşafın üzerine fitne fesad diyerek gidilmemesi gerektiğini anlatmak için onun bid'at olmadığını tam tersi olduğunu anlatmaya çalıştım.Çarşaf şuan örtüler gibi 2 satte kuşanılmıyor.bir kıyafetin üzerine 5 snde atılıyor.İslamın istediği üssüz ve dâfî(def' eden) tesettür gerçekleşiyor.Böyle pratik ve her tür bozulmaya mani olan bir örtüye karşı olmayı anlıyamıyorum.Tamam uzunluğundan ötürüyse ferace kullanılsın.
Gerçi o zmanda bizim bayanlar altına pantalon giymeğe kalkarlar.
Neyse Allah Razı olsun.
yok efendim.. çarşafı.. din büyükleri adette bidat görürler.. www.dinimizislam.com a giriniz görünüz... abdulhakim arvasi ahzretlerinin talebesi hüseyin hilmi ışık efendi nin kitabı nın net halidir...
yok efendim.. çarşafı.. din büyükleri adette bidat görürler.. www.dinimizislam.com a giriniz görünüz... abdulhakim arvasi ahzretlerinin talebesi hüseyin hilmi ışık efendi nin kitabı nın net halidir...
Hayır Efendim, Tam İlmihal başucu kitaplarımdandır.
Orada çarşafa bid'at denmiyor.Tek yer var çarşaf hakkında.Abdullah-ı Dehlevi hzlerinin İngiliz işgali sonrası yazdığı bir yazı.
Orada Eskiden İslam memleketlerinde Cübbe-Sarık-Şalvar ve Çarşaf-Peçe kkulanılır bunlar islam milletinin remzi olarak bilinirdi, bu devirde çarşaf kullanılırsa islâm remzine hakarete neden olucağından kullanmamalıdır yazıyor.Burunuz bakınız tam ilmihale.
Mehmet Ali hoca geçenki yazısında belli kesime çatıcam diye işi abarttı.
Allah Huseyin Hilmi Efendiden Razı Olsun.
Çarşaf giyilmemelidir lafzını onun İslâm remzi olduğu eğer giyilirse islâm remzine hakarete neden olucağından söylediğini Tam İlmihalde açıkça belirtiyor.
Fakat ben diyorumki zaman Tam İlmihalin yazıldığı zaman değil.Ozaman Çarşaf giyene tecavüz dahi ediliyordu.Celal Bayar müzesinde bir ganimet edasında çarşaflı nenenin zorla alınmış çarşafı gururla sergileniyor, ankaranın son çarşafı diye.
Artık devir değişti.Çarşaf-Ferace-Atkı her türü yaygınca kullanılabilir.
buradan gerisi, naciz fikriyatımıza girer ki ben yokum.. daha fazla bir şey yazamam...
allah bilginizi, ilminizi daim ve sabit eylesin..
vesselam
buradan gerisi, naciz fikriyatımıza girer ki ben yokum.. daha fazla bir şey yazamam...
allah bilginizi, ilminizi daim ve sabit eylesin..
vesselam
Amin kardeşim,
Selametle.
Anlatmak istediğim bunun bid'at falan olmadığı en pratik ve en doğru örtü olduğu, Hüseyin Hilmi Işık hocanın ifadesiyle İslâmın Remzi olduğu(bkz:Tam İlmihal)
çarşaf gösteren kardeşim....
sahabe hanımları ki onlar da sahabeydi, ve validelerimizin hiç biri çarşaf giymemiştir.
çarşaf bidattır.. yani dinde olmayan bir şeyin dinde imiş gibi österilmesi.....
lakin adette bidat olduğu için günah sayılmaz... çünkü giyim tarzı müslümanın yaşadığı toplumun adetlerine bırakılmıştır...
şeriatın izin verdiği boyutta tabi..
hatta ikinci abdülhamit han.. çarşafı yasaklamıştır zamanında...
herhangi bir kıyafet ile, eel yüz ve ayaklar dışında vücudunu teşhir etmeycek bir şekilde örtmek tesettürdür..
ister etek, türban, ve bir (ne dendiğini bilemiyeceğim) bluz tarzında olsun, ister iki parça kıyafetle olsun...
Ben dini konulara hiç girmeden bir düzeltme yapmak istiyorum izninizle.
2.Abdülhamit han çarşafı yasaklamıştır demişsiniz,evet yasaklamıştır lakin sizin sandığınız sebepten ötürü değil,kendisine yapılması muhtemel bir suikastin,dışarıda böyle bir kılıkla çok rahat yapılabileceğini düşünmesinden ötürüdür.
Selametle..
teşekkür ederim kardeşim paylaşımına... bir konu bu kadar anlatılabilir ancak...
Ben dini konulara hiç girmeden bir düzeltme yapmak istiyorum izninizle.2.Abdülhamit han çarşafı yasaklamıştır demişsiniz,evet yasaklamıştır lakin sizin sandığınız sebepten ötürü değil,kendisine yapılması muhtemel bir suikastin,dışarıda böyle bir kılıkla çok rahat yapılabileceğini düşünmesinden ötürüdür.
Selametle..
Sağol Kardeşim.
Çarşaf bir zorluk değil tam tersi bir kolaylıktır, pardesü yarım saatte kuşanılır.
Mesela şuan hangi bayan kardeşimizin nefsi bu sıcakta pardesü giymek isterki?Tek bir üzere geçirmeyle çarşaf giyilmiş olur.Üstelik her tür şartı yerine getirir.Hanım kardeşimiz süslü mü giyinmek istiyor, evinde mahreminin yanında bu caiz, çarşafta bunada kolaylık var, o bir buçuk metrelik örtü tek geçirmeyle her tür süsü kapatıyor.Ama pardesüde öylemi, süslü eteği herşeyi meydanda oluyor.Ha uzunsa birşey demem yalnız.
Bizim burda neneler hala Çarşafın mensub olduğu Cilbab ailesinden atkıyı kuşanırlar.
Bu Modern Müslüman rezaletiyle ilgili 1 yıl önce şurada arkadaşla tartışmıştık fakat eleman şiiri pek sevmiş, ne yapalım? Gönül bu, neye konacağını bilmez ki. Herkes kendi anlayışını yansıtıyor diyeceğim de, arkadaşın seviyesini olduğundan düşük gösteriyor bu aslında. Neyse, atılan taşın peşine tekrar düşmeyelim.
'Bayanlar başörtüsü için mücadele verirken erkekler koyun gibi otluyordu' yaklaşımına ancak kısmen katılıyorum. Başörtüsü meselesi ilk basamakta bayanları ilgilendirdiği için onların mücadele içerisinde daha aktif olmaları normal. Ayrıca içtimai bir marazımız da, menfi hadiseler bir zincir halinde gelişip can evimize dokunacak hale gelene kadar, oluşan şartlara tepki gösterme basiretinden bizi alıkoyuyor. Canımıza, maddi hayatımıza dokunulmadığı sürece kendimizi kral zannediyoruz. Ancak bu, bizi millet olarak ayırt eden genel zaaflarımızdan birisi.
'Erkekler elini taşın altına koymuyor' gibi bir genelleme yapılacaksa bunun sonuna kadar karşısındayım. Eller genel manada taşın altına konsaydı bugün bu halde olmazdık, doğru fakat bu hususta cinsiyet ayrımına kesinlikle katılamam. Kadınlar aslan amazon da, erkekler sınır kaçağı yeniçeri mi? Şapka mevzuu yüzünden rejimin katlettikleri kısa saçlıydı. Hapishane hapishane süründürülen Üstad olsun, memleket memleket gezdirilen Said Nursi ve talebeleri olsun, hastahanelerde zehirlenen Esad Erbili'ler, sürgünde vefat eden Hz. Arvasi'ler, boy boy sallandırılan Atıf hocalar olsun; komünist tehlike karşısında, her ne kadar zaman zaman maşa olarak da kullanılsalar karşı duruş gösteren sağcılar ve 40'larda sakalları yolunan hocalar olsun hep müzekker kimlikliydi. 'Bayanlar savaşır, erkekler çene yapar' yaklaşımı genelleniyorsa, aleyhte bir yığın örnek daha sayarım. Cemiyet halinde, 100 yıldır, hatta 300-400 yıldır vukuu bulanlara karşı kafi kuvvette tepki konamadı evet fakat burada cinsiyetleri ayırmak doğru değil. Sonra laf dönüp dolaşıp 'Başörtüsü kadınların meselesidir, bırakın da onlar konuşsun' zırvalamasına geliyor ki böyle bir zevzekliğin saçmalığını tartışmam bile. Bizzat yaşamadığı haksızlığa tepki koyamayan laf idealistleriyiz, derdimiz bu.
Milletimiz erkeklerinin başörtüsü hususunda yeterince mücadele etmemesi ve kendilerine doğrudan dokunan bir hal olmadığı için altından yavaşça ısıtılın kurbağalar gibi haşlanmayı beklemesi kabul edilemez tabii.
Demek istediğimi üç kalemde özetleyeyim: Bayanların bu hususta öne çıkması aslında çok da garipsenecek bir hal değil, erkekler de yeterli olmamakla beraber mücadele içerisine giriyor ve başörtüsü mevzuunda özelde erkekler, genel manada milletimiz gereken performansı gösteremedi. Bu hal, dayanışma ruhuna ve akıllıca davranabilme yeteneğine sahip olmayışımızdan kaynaklanıyor. Biz müslüman yığınları kadar aptalca davrananı, akılsızı, meselesizi, idealsizi, pısırığı, vesairesi zor bulunur! Bir iş becermekten geçtim, elimizdekini kaybedegelişimiz bile bizi adam etmeye yetmiyor. Bu nasıl bir ruh pörsüklüğüdür, mana vermek imkansız. Öyle esirleştirilmişiz ki, en temel meselemizi bile ha deyince çözemeyecek bir haldeyiz. Boş aceleciliğimizin bize verdiği zarara ve amacı kestiremeyen sulanmış, basiretsiz beyinlerimize ne kadar ağlasak, bu durumu düzeltmek için ne kadar çaba harcasak, yine de az...
Solculardan gelen desteğin de aslında, kusura bakmayın ama, kendi inandıklarına karşı gösterdikleri veya göstereceklerini söyledikleri bağlılıktan başka hiçbir manası yok. İslam'a yardım etmek gibi bir dertten hareketle söylemiyor ki bunu onlar. Farklı bir amaca ulaşmak için bizimle beraber olup davamızı mezeleştirenleri azizleştirmek değil, gerekiyorsa köprüyü geçene kadar refakatlerinde bulunup, onların dava dirayetleri ve geniş vizyonlarından istifade ederek kendimize ibret çıkarmak elzemdir. Bu desteği biz veremediğimiz için utanmalıyız.
Bu arada, ... Neyse, şimdi tesettürün hakkıyla uygulanması için yapılan tartışmaların da gerekli olduğuna ve 'mühim olan kalp temizliği canım, insanın özüne bakmalı di mi?' geyiğine sallamaya girersem, bu mesaj zor biter. :) En iyisi, bismillah, alt+s!
Öncelikle fotoğraf hakkında şunu söylemek istiyorum.
Açıkcası hem anlamlı ve de doğru bir fotoğraf hem de yakışık değil.
Hoş bir resim çünkü gerekten de (en azından kendim ve çevremödeki erkek arkadaşlarım adına konuşursam) gerçekten de dekolte diye adlandırılar şekilde giyinmöiş bayanlara ne kadar istemesek de gözümüz kayıyor. Burada ben mi haksızım o mu öyle giyinerek haksız tartışmasına hiç girmek istemiyorum ama bakmıyor da değiliz.
Ha türbanlı bir bayana bakmıyor değil miyiz. Elbette ona da bakıyoruz. lakin ona bakmamız onun (dekolteli bayana olduğu gibi) dikkat çekiciliğinden değil yüz güzelliği yahut (yine kendi adıma) türbanlı bir eş öncelikli tercihim olacağı için belki de bir tane beğenirim de bir şeyler düşünebilirim anlamında bakıyoruz.
Öyle saçı kapalılar var ki başı açıkları mumla aratır sözüne tamamen katılıyorum. Ama bu sebepten dolayı tüm saçı kapalıları ahlaksızlıkla suçlayan, bu durumu tüm saçı kapalılara mal eden malum kesimi kınıyorum.
Modern müslüman şiiri için keisnlikle katılmadığımı ve beğenmediğim bir şiir olduğunu belirtmek istiyorum.
Ve son olarak Hz. Ali'nin "Çocuklarınızı onların zamanlarına göre yetiştiriniz" sözünü hatırlatmak istiyorum.
buradan gerisi, naciz fikriyatımıza girer ki ben yokum.. daha fazla bir şey yazamam...
allah bilginizi, ilminizi daim ve sabit eylesin..
vesselam
arkadaşlar hiç kimseyi kalıplara sokmaya hakkımız yok, tesettürü yerine getirsin ne isterse giysin.
İster çarşaf ister pardesü.fakat burda önemli olan, zarfın mazrufa yada mazrufun zarfa uymasıdır..
bende zaten fikrinizi doğrulamaktayım, lakin çarşafın gerekli görülmesine karşı olduğumdan sürekli çarşaftaa dem vurdum.. gösterilen fotoğraf gerekli olan değil, tercih edilendir...
ibniss kardeşim çarşaf bid'at tır demişsiniz lakin tesetür biçiminide sizde bizde biliyoruz siz bi kitapla yada bir alimin söylemiyla yola çıkmışsınız öncelikle şunu size ifade etmek isterim
Geçenlerde bir büyğüm bana dediki sen Necip fazıl hayranısın bunu anladım ama onun hocası yani arvasi hz. leri "türk islam birliğini" savunurdu ama sen "islam birliği" diyorsun. bende dedimki arvasi hz.lerinin en ufacık bir kitabını dahi okumadım bu konuda cahilim ama şunu yorumlamak isterimki eğer arvasi hz.leri "türk islam" birliği demişse bence o yanlış demiştir dedim. bu konuda aynı böyledir hüseyin hilmi efendi den bahsetmişsiniz islam dini bukadar kıtmıdırki derya varken ufacık bir dere yatağına akan göze suyundan (burada kişiye hakaret v.s etmiyorum ama kul beşer şaşardır herkez her doğruyu bilemeyebilir) örnek veriyorsunuz. deryaya her noktadan su akar bi noktadan değil her noktadan faydalanınız. ..
Peçeye gelince Sütçü İmam yeterli değilmidir. biz daha kendi içimizde çatışıyoruz dışımızdakiler bizi altta eder rezilde eder.
2.Abdulhamit han neden çarşafı yasaklamıştır v.s konusuda malum olarak biliniyor. bid'at gözüyle bakacağımız bir şey varsa eğer oda asıl olan şule baş modelidir yani bone ve üstüne türban (başörtüsü) şeklidir. ama kanımca çağa ayak uydurma diyebiliriz yani güzel bid'at olarak adlandırabiliriz. (ha buda modacıların eline geçti resmen pazarlanıyor tesettür. bacılarımız burada çok dikkatli olması gerek)
"Tesettür sade ve şıklığa bakar." gökkuşağını andıran bir tesettüre ben tesettüre demem ..
adette bidat demek, zaten yapılmasında bir beis yok demektir, lütfen konu ile yazdığım tüm yazıları okuyunuz...
giyim, kuşam tarzı, müminin yaşadığı topluma bırakılmıştır, sahabe zamanında çarşaf giyilmediği için günümüzde bidat sayılmış, lakin adedi bir konu olduğundan beis görülmemiştir..
benim tüm öfkem şu noktadır... bir kardeşimiz, tesettürü sade ve sadece çarşaftan gördüğü için tepki gösterdim... çarşaf giyen de tesettür ehlidir, bir başka şey de...
Tesettür Çarşafdır denilemez...
Nur Suresi'nde Allah c.c nasıl kapanması gerektiğini açıkça bildiriyor (Nur/31)...Bunlara bağlı kalarak her örtünme,tesettürdür...İlle Çarşaf diye birşey yok..
Selam ile...
Tesettür Çarşafdır denilemez...Nur Suresi'nde Allah c.c nasıl kapanması gerektiğini açıkça bildiriyor (Nur/31)...Bunlara bağlı kalarak her örtünme,tesettürdür...İlle Çarşaf diye birşey yok..
Selam ile...
Elbetteki.
Benim belirtmek istediğim çarşafın çok pratik ve basit olmasına rağmen tesettürün tüm şartlarını sağladığıdır.Meselâ yazmıştım, tesettürün bir şartıda dâfî' olmasıdır.Hatta Hz.Ayşe Aleyharrıdvan validemiz yeni bir örtü giymiş bir tanıdğının örtüsünü almış, eski bir örtü vermiştir.Üstelik o örtüde şimdikiler gibi süsde yoktur.
Elbetteki tesettürün şartlarını yerine getiren her örtüye dinimiz izin vermiştir.
ibness kardeşim çarşaf'ın sahabe annelerimiz aleyharrıdvan tarafından giyilip giyilmediğini bir incele istersen.Arap yarımadasında giysiler çabuk değişmiyor.Şuan Bedevîler ta 5000 sene evvelki Sâmî lerin kullandığı ifâdeleri kullanıyorlar.Meselâ Efendimizinde nâdir Cubbe-i Rûmî dediğimiz şuanki cübbeyi giydiği ma'lum.Genelde giydiği cübbe şuan Arab yarımadasında giyilen entariye benziyordu.Topuğa kadardı ve önü kapalıydı.
Bence bu konu gereksiz dallanıp budaklanıyor. İş türbanda çarşafta onda bunda değil. İş gerekeni bilmek ve gerektiği gibi örtünmekte. Bunu hakkıyla yerine getiren bayan arkadaşlar vardır (Allah onlardan razı olsun) Söz sahibi onlardır.
İbniss kardeşe:
Sevgili kardeşim kimse çarşafa zorlamıyor.Ama çarşafın pratik ve hiç bir uğraşı gerektirmeden tesettürün her şartını yerine getirdiğini söylüyor.
Meselâ şuan pardesüyü hangi hanımımızın bu yaz sıcağında nefsi ister?
Mesela ben mensûb olduğunuz cemaatteki hocalardanda tesettürdeki dafi'lik şartını duydum.Ama şuan o örtü haricinde başka ötü varmı bu şartı sağlayan?Bid'at olduğunuda bizim bid'at olmadığını isbât için yazdığımız yazıdaki gibi Hadis-i Şerif ve Sahabe-i Kiram "Aleyhimurrıdvan" zamanından gelen nakillerle isbât ediniz.
VeliAhd kardeşe:
Sevgili kardeşim size diyen yanlış demiş.Arvasi Kuddise Sirruh zamanında Türk-İslâm ülküsü düye birşey yoktu.O Ahmet Arvasi Rahımehullahu Tealayla karıştırmış Hz.Pîri.Ayrıyetten yazımdada var herhalde, tesettürde dâfîlik(uzaklaştırma) şartıda vardır.
Modern Müslüman şiirine gelicek olursak, bazı noktalarını beğenmesemde zenginlerin ve okumuşların bayanlarının çoğunun olmasada zahiri bir kısmının muhafazakar olamadığı bir gerçek.
Belki Eski büyüklerde bundan terk-i dünyâyı bizzat amelî olarak işliyorlardı.
İlk sayfadaki resme ve ona atıfen yazılan '' İşte tesettür budur '' sözüne karşı oldğumuzu tüm öfkemizi bu üç kelimeye doğrultuğumuzu belirttik...
Sahabe zmanında yapılmayan çoğu işin şu zamanda bidat olduğu aşikar... Mesala ibadetlerde mikrofon kullanmak ta bidattir. Lakin özellikle kalabalık cemat nazmanlarında mikrofon gereklidir görüşü ve mikrofonu kulanmayı adet haline getirmek, sahabe zamanında ki ibadetlere ek oldğundan günah sayılan bidatlerdendir.
Allah Resulunün '' Namazı benden aldğınız gibi kılınız '' hadisleri bize ayan...
Şimdi tekrardan çarşafın giyilmesinde giyinene bir günahı olmaması ile birlikte bidat oldğunu yineliyor son oalrak şunu ekliyorum.
Bizler on dört asır evvel ne yaşanmıssa bugün aynılarını yapmak durumundayız. Yapmamamızda bir beis olmamasıyla birlikte...
Bence kadınların başörtüsü rengiyle bilmemneyiyle uğraşcağınıza birazda (erkeklere söylüyorum)kendinize batırın iğneyi.Bugüne kadar davanız için ne yaptınız?
Üniversitede hoca beni amfiden başörtülü olduğum için attığında bana destek olmak için kimse gelmedi arkamdan,bir tek mini etekli bir arkadaşım ve bir başörtülü arkadaşım amfiyi terketti!Herkes korktu pıstı kendinden!sözde dindar erkek arkadaşlarımızdan yapılcak bişey varmı diye soran olmadı
Öncelikle efendim, şiiri hangi "sapık"(!) yazdı bilemiyorum ya, başörtülerinin renkleriyle, pardüsölerinin yırtmaçlarıyla 'uğraş'ılmasına tahammül edemeyen kardeşimin, sanki siz 'ne yaptınız' ulen 'davanız için' tipi taarruzuna -haklı bulmakla beraber- 'ben varya ben..' gibisinden bir cevap yetiştirmekle 'seviye'mi trra rumuzlu Yüksek Şahsiyet'in ağızlarına lastik etmeyeyim.
Efendim, yazmayacaktım ya, huyum kurusun. Ama artık rica ederim, yorumları yarım yamalak okuyup farklı manalar tevil ederek gereksiz tartışmalara sebep olmayalım.
"Sokaktaki imamhatipteki kızlarımız" değil efendim meselenin müsebibleri.. Böyle birşey iddia etmedik.
Evet bunun müsebbibi -zaten herkesçe malumdur- yazılı ve görsel medyadır. Müslümanın temel dinamiklerinden olan ahlakını, ona önce küçümsetip, sonra tiksindirten, Batının mide bulandırıcı gayrı meşru özgürlük(!)lerine özendiren diziler, sinemaler, radyolar, gazeteler, romanlar, hikayeler, okul kitapları vesair vesair... Ve ayrıca, her nedense bu sapkınlıklara yıllarca izin veren devlet bunlarla değil, başını örten kızlara müdahale etmekle meşkul! Çünkü onlar vatandaşının ar damarı çatlatılmış çağdaş bir namus yoksunu olmasından çok, çağdışı(!) bir müslüman olmasından korkuyorlar!
'Erkekler elini taşın altına koymuyor' gibi bir genelleme yapılacaksa bunun sonuna kadar karşısındayım. Eller genel manada taşın altına konsaydı bugün bu halde olmazdık, doğru fakat bu hususta cinsiyet ayrımına kesinlikle katılamam. Kadınlar aslan amazon da, erkekler sınır kaçağı yeniçeri mi? Şapka mevzuu yüzünden rejimin katlettikleri kısa saçlıydı. Hapishane hapishane süründürülen Üstad olsun, memleket memleket gezdirilen Said Nursi ve talebeleri olsun, hastahanelerde zehirlenen Esad Erbili'ler, sürgünde vefat eden Hz. Arvasi'ler, boy boy sallandırılan Atıf hocalar olsun; komünist tehlike karşısında, her ne kadar zaman zaman maşa olarak da kullanılsalar karşı duruş gösteren sağcılar ve 40'larda sakalları yolunan hocalar olsun hep müzekker kimlikliydi. 'Bayanlar savaşır, erkekler çene yapar' yaklaşımı genelleniyorsa, aleyhte bir yığın örnek daha sayarım. Cemiyet halinde, 100 yıldır, hatta 300-400 yıldır vukuu bulanlara karşı kafi kuvvette tepki konamadı evet fakat burada cinsiyetleri ayırmak doğru değil. Sonra laf dönüp dolaşıp 'Başörtüsü kadınların meselesidir, bırakın da onlar konuşsun' zırvalamasına geliyor ki böyle bir zevzekliğin saçmalığını tartışmam bile. Bizzat yaşamadığı haksızlığa tepki koyamayan laf idealistleriyiz, derdimiz bu.
söz ettiğim erkekler tabiki Said nursi,üstad ,atıf hoca deildi.bu sitede ahkam kesen bazı arkadaşların ne yaptıklarını merak ettim dava için!son zamanda merve kavakçıyı seçtiren fakat sonra mecliste arkasında duramayan bi zihniyet vardı hatırlarsanız,kitabında bahseder merve kavakçı nazlı ılıcaktan gayrı kendini koruyan kollayan olmadığını ve nasıl yanlız bırakıldığını arkadaşları tarafından ve böylece nasıl tarihi bir fırsatın elimizden uçtuğunu...
Biz müslüman yığınları kadar aptalca davrananı, akılsızı, meselesizi, idealsizi, pısırığı, vesairesi zor bulunur! Bir iş becermekten geçtim, elimizdekini kaybedegelişimiz bile bizi adam etmeye yetmiyor. Bu nasıl bir ruh pörsüklüğüdür, mana vermek imkansız. Öyle esirleştirilmişiz ki, en temel meselemizi bile ha deyince çözemeyecek bir haldeyiz. Boş aceleciliğimizin bize verdiği zarara ve amacı kestiremeyen sulanmış, basiretsiz beyinlerimize ne kadar ağlasak, bu durumu düzeltmek için ne kadar çaba harcasak, yine de az..
bu paragrafın altınada imzamı atarım söylenebilcek herşey özetlenmiş vesselam..
Tesettür şeriatte varsa neyi tartışıyorsunuz...
Banane açığın güzel huyundan.
Abdest almadan namaz kılınmaz... İsteyen istediği kadar temiz olsun.
Tesettür şeriatte varsa neyi tartışıyorsunuz...
Banane açığın güzel huyundan.
Abdest almadan namaz kılınmaz... İsteyen istediği kadar temiz olsun.
bu güne kadar okuduğum en güzel yorumdu ,süperrr,
Savulun ulan tesettür fedaileri geliyor tarzında beyanatlara bak sen. Peh peh peh (!) Bu moda mı oldu, yoksa yeni bir tarz mı ortaya çıkıyor?
Sen şu tebliğ metoduna bak, irşadın mükemmeliyetine şahit ol ey gözlerim (!)
Başörtüsünün ne olduğunumu anlatıyoruz, yoksa başı açık olanlar üzerinden hücum mu geliştiriyoruz? Sadece soruyorum, vallahi de başka bir niyetim yok. Açıktan, saçıktan, kaçıktan bize ne. Vay be, ne de güzel misilleme yapılmış. Tam da, azgın azınlığına prim verecek türden konuşmalar. Hakikaten merak ediyorum; Din nasihat mıdır, yoksa nasihatçıların dini ayrı mıdır?
Haşiye: Burada, başı açık arkadaşına ''bana ne senin güzel huyundan'' diyebilecek cesarette ve yiğitlikte (!) insanlar yoktur sanırım.
Savulun ulan tesettür fedaileri geliyor tarzında beyanatlara bak sen. Peh peh peh (!) Bu moda mı oldu, yoksa yeni bir tarz mı ortaya çıkıyor?
Sen şu tebliğ metoduna bak, irşadın mükemmeliyetine şahit ol ey gözlerim (!)
Başörtüsünün ne olduğunumu anlatıyoruz, yoksa başı açık olanlar üzerinden hücum mu geliştiriyoruz? Sadece soruyorum, vallahi de başka bir niyetim yok.
Açıktan, saçıktan, kaçıktan bize ne. Vay be, ne de güzel misilleme yapılmış. Tam da, azgın azınlığına prim verecek türden konuşmalar.
Hakikaten merak ediyorum; Din nasihat mıdır, yoksa nasihatçıların dini ayrı mıdır?
Haşiye: Burada, başı açık arkadaşına ''bana ne senin güzel huyundan'' diyebilecek cesarette ve yiğitlikte (!) insanlar yoktur sanırım.
Yahu kardeşim, biz günahkarız ama, ne yaparsın ki bu günahkarlığımız tesettürden değil... E erkeğiz... Bizim de kendimize göre bir günah yönümüz var. Var mı, ben günahsızım diyen? Farz-ı muhal ya, namaz deyince gözlerimden pınarlar boşalıyor ama işte nefs... o lanete yenik düşüyorum. E o zaman size ne benim güzel huyumdan! Ben kendi kendime bu dini tebliğ ederim, ne de olsa...
Valla ben o cesaret ve yiğitlikte (Parantez içinde ünlem) değilim, kardeşim...
Peygamber ahlakından ayrılık sinyalleri...Allah c.c selamet,basiret versin..Bu kuru idrakle nereye?
Selam ile...
Hüdayi hz.lerinin hocası Üftade hz.lerinin dergahının kapısı önünde bir şarhoş sızmış. Bir mürid gelmiş ve sarhoşu yaka baca kapının önünden uzaklaştırmaya çalışmış ama tam o esnada Üftade hoca gelmiş, manzarayı görmüş ve müridine ne yaptığını sormuş. Müridden adamın sarhoş ve dergahın kapısında sızmış olduğunu öğrenmiş. Üftade hocanın mukabelesi ne olmuş biliyor musunuz? Adamı içeri almış, doyurmuş ve bir müridiyle evine bıraktırmış... Yani, işte bu Allah dostundaki hassasiyet...
Yahu kardeşim, biz günahkarız ama, ne yaparsın ki bu günahkarlığımız tesettürden değil... E erkeğiz... Bizim de kendimize göre bir günah yönümüz var. Var mı, ben günahsızım diyen? Farz-ı muhal ya, namaz deyince gözlerimden pınarlar boşalıyor ama işte nefs... o lanete yenik düşüyorum. E o zaman size ne benim güzel huyumdan! Ben kendi kendime bu dini tebliğ ederim, ne de olsa...
Valla ben o cesaret ve yiğitlikte (Parantez içinde ünlem) değilim, kardeşim...
Niyet ettim, ama yazmadım. Fakat sen niyet etmiş ve yazmışsın. Niyetler bir olmuş, eyvallah.
Diyecektim ki: 'Bu konu hakkında daha da olsa konuşmam, gidin derdinizi Hacegan kardaşıma'' anlatın. Neyse, herkesin metodu, usulü, yaklaşımı, günahı ve sevabı kendine diyelim ve muhabbetlerimizi sunalım dostlara/arkadaşlara/kardaşlara.
ben erkeğim bakarım napıyım mantığı çok ironik,tesettür kadına farzsa erkeğede harama bakmamak farz..yabancı bir ülkede de yaşıyor olabilirdiniz bütün dünya kadınlarını çarşafa sokamazsınız..iş yine sizde bitiyor vesselam..
Ah bu bayan arkadaşlar... Bütün yükü yine bizim omuzlarımıza yüklediler :) E sizde biraz yardımcı olun bir kıyısından tutuverin yükün. Şaka bir tarafa söyledikleriniz yanlış değil. Zaman dünyayı, üst üste konulmuş taşların bir yükseklik kazandığında dengesizleşen, her an yıkılacakmış izlenimi veren bir bina görünümüne bürüdü. Bu binada yaşayan biz ahir zaman insanları için de yapacak çok şey varken kesin hükmü verilmiş konuları tartışmak kaldı malesef...
ben erkeğim bakarım napıyım mantığı çok ironik,tesettür kadına farzsa erkeğede harama bakmamak farz..yabancı bir ülkede de yaşıyor olabilirdiniz bütün dünya kadınlarını çarşafa sokamazsınız..iş yine sizde bitiyor vesselam..
Konunun tamamını okumadığım için bu konuya yönelik şimdilik yorum yapmıyorum. Dafne kardeşimin yazısı dikkatimi çekti. İşin mantıki buudunu dışarda tutarak konuyla alakasız da olsa birşeyler iliştirme zarureti hissettim.
"Tesettür kadına farzsa erkeğe de harama bakmamak farz.." Şunu hemen belirtmek gerekir ki yasaklara riayetin kıymeti emirlere itaate nispeten faziletli görülmüştür. Nihai olarak her ikisi de emir olarak telakki edilseler de, birinin yapılması ötekinin de yapılmaması yasaksa da, birbirlerine mukabil olarak mütaala edilebileceklerse de kıymet hükmü olarak tasnifi de göz ardı etmek olmaz. Biri "yapacaklarınız!" emri, diğeri "yapmayacaklarınız!" fermanı...
Tesettür şeriatte varsa neyi tartışıyorsunuz...
Banane açığın güzel huyundan.
Abdest almadan namaz kılınmaz... İsteyen istediği kadar temiz olsun.
Bahsettiğiniz tesettür insana sirayet edebiliyor mu? Abdestle aldığı namaz kişiyi kötülüklerden muhafaza edebiliyor mu?
Bunlar işin zahir tarafları... bir de iç vardır ki o iç...
güzel huy,güzel ahlak demektir ki bu da Allahın emridir.
"ee ben erkeğim" anlayışına bende katılmıyorum. Erkeklere de tesettür farzdır,bayanlardan daha esnek olsada.
Aslında bayan-erkek ayrımı yapmadan en büyük tesettürün "göz"de olduğunu dile getirebiliriz.
İnsan gözüne tesettürünü çekebiliyorsa,eyvallah...
Kim verdiyse kadın-erkek konuşmaya fetvayı, kim verdiysde kadın erkek karışık okullarda tesettür olunca okunulabileceğine fetvayı....
Hayallerinizle mutluluklar, fıkıhtan şeriatten haberi olan arkadaşlar kahkahalar atıyordur bu mesajları görünce....
Geçen Sİtanbula gittim, belki burası düzgündür diye, Eyup Sultanın bahçesinde kadınlar namaz kılıyordu, perde yok birşey yok.ordanda binlerce erkek geçiyordu.
Bu namazda birilerinin fetvasınca oluyordu.Tabiiki fukahanın değil....
Bahsettiğiniz tesettür insana sirayet edebiliyor mu? Abdestle aldığı namaz kişiyi kötülüklerden muhafaza edebiliyor mu?Bunlar işin zahir tarafları... bir de iç vardır ki o iç...
güzel huy,güzel ahlak demektir ki bu da Allahın emridir.
"ee ben erkeğim" anlayışına bende katılmıyorum. Erkeklere de tesettür farzdır,bayanlardan daha esnek olsada.
Aslında bayan-erkek ayrımı yapmadan en büyük tesettürün "göz"de olduğunu dile getirebiliriz.
İnsan gözüne tesettürünü çekebiliyorsa,eyvallah...
E ben erkeğim... derken tesettürlü bir hanıma veya bir hanıma bakmayı kastetmedim. Yani demem şu ki, bir bayan tesetürün farz olduğunu kabul ediyor da, nefsine yenik düşüp kapanamıyorsa, bu bacımız günahkardır. Biz erkeğiz derkende anlatmak istediğim, bizim de günahlarımız olabilir... Mesela namazın farz olduğunu kabullenip, nefsi yola getiremeyen günahkar müslümanların vaziyeti... Evet, bunların huyları güzeldir ama, neyaparsın ki, günahkarlar... O halde hepimiz günahsız değiliz... Herbirimizin günahta olduğu bir saha vardır. Bu durumda tesettürsüz bir müslüman da günahkar, emir ve yasakları yerine getirmeyen erkekler ve hanımlar da günahkardır. 'Bana ne senin güzel huyundan' diyen arkadaşın bu ifadesine göre, kendisi de illaki günahkar olacağından, o zaman biz de deriz ki, bana ne senin güzel huyundan. İş bundan ibaret. Yoksa biz bir bayana bakmaktan filan bahsetmedik. Hani bu eleştiri banaysa kardeşim, bu açıklamayı yapayım dedim. Yanlış anlaşıldım...
''ben erkeğim bakarım napıyım mantığı çok ironik,tesettür kadına farzsa erkeğede harama bakmamak farz..yabancı bir ülkede de yaşıyor olabilirdiniz bütün dünya kadınlarını çarşafa sokamazsınız..iş yine sizde bitiyor vesselam.. ''
Hedef bensem açıklama yukarıda, kardeşim...
Büyükdoğu kardeşim, yazdıklarımla senin niyet birliği içinde olduğumuzu düşünüyorum. 'Bu konu hakkında daha da olsa konuşmam, gidin derdinizi Hacegan kardaşıma'' yapma kardeşim, yapma böyle... Yahu ben kayalara haykırıyorum, bana başka sesler geliyor... Sen hariç beni yanlış anladılar, iyi mi? Yoksa sende mi beni yanlış anladın?
ya hu!! konu başlığı, tesettürün küçük bir bölümünü anlatmak için harika idi.. Lakin, tesettürün farz oluşunun tek amacı, haram bakışları çekmeye set çekmek değil.
bu konuda da resim, eksik kalmış.. (şekerli ve sinekli olandan bahsediyorum..)
lakin tek hata, tesettürün sadece çarşaftan ibaret olduğunun belirtilmesidir..
biz bunu fikirlerden kazımak için uğraşırken, sizler birbirinize laf yetiştirmek için konuyu, tesettür gerekli mi gereksiz mi noktasına getireceksiniz mazaallah...
ya hu!! konu başlığı, tesettürün küçük bir bölümünü anlatmak için harika idi.. Lakin, tesettürün farz oluşunun tek amacı, haram bakışları çekmeye set çekmek değil.
bu konuda da resim, eksik kalmış.. (şekerli ve sinekli olandan bahsediyorum..)
lakin tek hata, tesettürün sadece çarşaftan ibaret olduğunun belirtilmesidir..
biz bunu fikirlerden kazımak için uğraşırken, sizler birbirinize laf yetiştirmek için konuyu, tesettür gerekli mi gereksiz mi noktasına getireceksiniz mazaallah...
bu form üyelerinin huyu zahirki ,ne vakit bi konu açılsa konudan ziyade laf yetiştirmekle uğraşılıyo
bu form üyelerinin huyu zahirki ,ne vakit bi konu açılsa konudan ziyade laf yetiştirmekle uğraşılıyo
ve bu yüzden ki terakki gösteremiyoruz milllet olarak.. bizler, bir kardeimizden iyi bir şey zuhur etse.. niye bizden olmadı diye dövünürken.. tek millet olan küfür, koşarcasına ilerlemekte...
ve bu yüzden ki terakki gösteremiyoruz milllet olarak.. bizler, bir kardeimizden iyi bir şey zuhur etse.. niye bizden olmadı diye dövünürken.. tek millet olan küfür, koşarcasına ilerlemekte...
eyvallah işte bu
ya hu!! konu başlığı, tesettürün küçük bir bölümünü anlatmak için harika idi.. Lakin, tesettürün farz oluşunun tek amacı, haram bakışları çekmeye set çekmek değil.
bu konuda da resim, eksik kalmış.. (şekerli ve sinekli olandan bahsediyorum..)
lakin tek hata, tesettürün sadece çarşaftan ibaret olduğunun belirtilmesidir..
biz bunu fikirlerden kazımak için uğraşırken, sizler birbirinize laf yetiştirmek için konuyu, tesettür gerekli mi gereksiz mi noktasına getireceksiniz mazaallah...
Kızmıyayım diyorum olmuyor, ya Evliya gibi dinlenir mi Mehmet Ali hocanın sözü birader!
Açık açık düşmanlık ediyorsunuz o mübarek örtüye! Bide millete tesettürü tek çarşaftan ibaret görüyor diye iftira ediyorsunuz.E herkesin şuanki durumdanda görüceği üzere çarşafın daha kolay ve daha düzgün bir tesettür olduğu söyleniyor sadece.nerdeyse Celal Bayar gibi Çarşaf Avları düzenliyeceksin.
Tesettürün farzıyet sebebini Allahu Azze ve Celle bilir.Bize düşen onu hakkıyle yaptırmaktır.
Yakınen sende biliyorsun kadınlar okuyamıyacağını, yakınen sende biliyorsun hiçbir karşı cinsle konuşamıyacağını, yakınen sende biliyorsun adabının evde olmak olduğunu ver bunun hakkında ayet-i kerime olduğunu, ama kalkmış burada hizipçilik yapıyorsun...
Aklı olan bir vatandaş Mehmet Ali Hocanın Çarşaf modaydı yayıldı iddiasını kabul etmez.Hangi kadının nefsi çarşaf giymek ister?
Sende biliyorsun bu başörtüsü davasının ehli sünnete zıd olgunu kadın erkek karışık mektebte kadının okumasının asla caiz olmadığını, ama işte illa biyere dokunacan.Sende biliyorsun pardesü olmadan tesettür olmuyacagını.Bu sıcakta pardesü kuşlanmak o kadının nefsine nasıl gelir?Ama çarşafta kuşanamaz fitne fesad çıkıcak, sonmra görüyoruz olanları...
Bu arada HAcegan isimli Beğefendiye;
şer'an Tesettürsüz-Hicabsız bir kadın donsuz erkekle birdir.
''Bu arada HAcegan isimli Beğefendiye;
şer'an Tesettürsüz-Hicabsız bir kadın donsuz erkekle birdir.''
Sen bana şunu söyle kardeşim:
''Tesettürsüz bir kadın'' günahkar mı, yoksa dinden mi çıkmış?
''Bu arada HAcegan isimli Beğefendiye;şer'an Tesettürsüz-Hicabsız bir kadın donsuz erkekle birdir.''
Sen bana şunu söyle kardeşim:
''Tesettürsüz bir kadın'' günahkar mı, yoksa dinden mi çıkmış?
Donsuz gezinen erkek nasıl bir günah işliyorsa oda öyledir.
Devamlı bir günahtadır.Bir seferlik değil.Tesettürsüzlük
1.Devamlı günah
2.Açıktan günahtır.
Açıktan günah islâmiyyette bizzat cezâî işlem gerektirir.
Anlatabildim büyüklüğünü herhalde?
Ayrıyetten hadis-i şeriflerden anlıyoruzki Alamettir imâna.
Ayrıyetten islâmiyyette arın gitmesi diye birşeyde vardır.Farklı hükümleri vardır.
ibniss kardeşte bilir Hz.ömer Aleyhirrıdvanın tef çalan kadını kırbaçladığı sonra başının açıldıgı sonra"arı gitmiştir cariye hükmündedir zarureten bakmak günah olmaz" dediğini...
Donsuz gezinen erkek nasıl bir günah işliyorsa oda öyledir.Devamlı bir günahtadır.Bir seferlik değil.Tesettürsüzlük
1.Devamlı günah
2.Açıktan günahtır.
Açıktan günah islâmiyyette bizzat cezâî işlem gerektirir.
Anlatabildim büyüklüğünü herhalde?
Ayrıyetten hadis-i şeriflerden anlıyoruzki Alamettir imâna.
Ben ne diyorum sabahtan beri? Günahkar demiyor muyum?
Hani günahları da sınıflandırıyorsun bakıyorum. Benim bildiğim, büyük günahla küçük günah vardır. Devamlı günaha para cezası mı var?
Her neyse...
Sen hiç günah işlememişsin herhalde...
Ne kadar katısın sen öyle...
Tesettür gereklidir ve ayetle sabittir. Bunu yerine gitirmeyen günahtadır. Biz aciz ve günahkar kullarız...
Ha bu arada, ben sence cennete gidebilir miyim?
Bu arada HAcegan isimli Beğefendiye;
şer'an Tesettürsüz-Hicabsız bir kadın donsuz erkekle birdir.
Birader,bu fetvayı kim verdi,ya da sen nasıl verebiliyorsun?
İtidal ve aklıselimden taviz vermeden tartışmanın devam etmesi gerektiğini, aksi halde konunun kilitlenebileceğini belirtiyorum. Lütfen muhatabınıza itina ile hitapta bulununuz.
Saygı ve selamlarımla.
Ben ne diyorum sabahtan beri? Günahkar demiyor muyum?Hani günahları da sınıflandırıyorsun bakıyorum. Benim bildiğim, büyük günahla küçük günah vardır. Devamlı günaha para cezası mı var?
Her neyse...
Sen hiç günah işlememişsin herhalde...
Ne kadar katısın sen öyle...
Tesettür gereklidir ve ayetle sabittir. Bunu yerine gitirmeyen günahtadır. Biz aciz ve günahkar kullarız...
Katılmamak elde değil.
Ya arkadaşlar burada herkes olmasada çoğu üyeler bu konuyla ilgili ayeti bilirler. Kapanmanın nasıl olduğunuda bilirler. Buna uyan da vardır uymayanda... Uymayanlar içinde belki Allah rızasını kazanmış olan da vardır olmayanda. Uyanlar içinde de Allah rızasını kazanamamış olan da olabilir... Allah (c.c.) bilir... Neyi tartışıyoruz?
Önce biz uymaya çalışalım da sonra uydurmaya gayret edelim...
Yahu ben kayalara haykırıyorum, bana başka sesler geliyor... Sen hariç beni yanlış anladılar, iyi mi?[/color][/b][/color] Yoksa sende mi beni yanlış anladın?
Hâcegân kardeşim benim iletim size hitaben değildi,geçmiş sayfalarda bir arkadaş "açığada kapalıyada bakıyoruz "der gibi bir msj atmıştı,bu msj gerçekten dokundu bana,sizi yanlış anlamadım. Çok güzel açıklamışsınız sağolun. Sanırım biraz karıştı. Sebebiyet verdiğim için kusura bakmayın
Hâcegân kardeşim benim iletim size hitaben değildi,geçmiş sayfalarda bir arkadaş "açığada kapalıyada bakıyoruz "der gibi bir msj atmıştı,bu msj gerçekten dokundu bana,sizi yanlış anlamadım. Çok güzel açıklamışsınız sağolun. Sanırım biraz karıştı. Sebebiyet verdiğim için kusura bakmayın
Aman efendim, o halde ben özürdilerim...
Ha türbanlı bir bayana bakmıyor değil miyiz. Elbette ona da bakıyoruz. lakin ona bakmamız onun (dekolteli bayana olduğu gibi) dikkat çekiciliğinden değil yüz güzelliği yahut (yine kendi adıma) türbanlı bir eş öncelikli tercihim olacağı için belki de bir tane beğenirim de bir şeyler düşünebilirim anlamında bakıyoruz..
Cevap verdiğim msj bu idi. Kusura bakmayın yahut bakın cok fütursuzca buldum msjınızı.
Hitaben birşeyler yazmıştım zaten,yanlış anlaşılmış. Bİr daha yazmayacağım,bir kac msj yukarsında yazmıştım
işte muhatabın softa olunca gelde çileden çıkma.. kalemini, onun alnının ortasına saplayamamanın verdiği huzursuzlukla birlikte karın ağrısı çek...
yahu ben anti çarşaf değilim.. madem ki bana karşı bir yazı yazacaksın.. sayfada belki ondan fazla yazım var, hepsini oku!
çarşaf giyilmesinde, bir beis olmamakla birlikte... sözünü kaç kere yazmışım say.. adette bidat, olayını araştır...
gel gelelim.. yok efendim bu sıcakta, pardesü ile uğraşmak, onu iliklemekte harcayacağın zaman yerine çarşafı dolasan... gibi, sadece bizim kıt mantığımızdan çıkmış sözler ne yanlış..
din akıl ile değil, nakil ile yürür.. akıl ile yürüse idi, hazreti ali nin dediği gibi, mestin altını mesh gerekirdi...
o halde sizin fikriyatınız ile, efendim kalabalık cemaat namazlarında mikrofon kullanalım, yahut cuma namazlarında hutbe türkçe olsun herks anlasın.. oysa ki tüm islam alimleri, hutbe arabi dilden başka bir dile yapılamaz demiştir...
buyrun size bizim kıt mantığımız...
Kimse yanlış anlamasın sözüm direkt olarak kimseye değil. Artık bu konu başlığı insanların fikir birliğine varma noktası değilde, atışma, kalp kırma noktası haline geldi. Hepimiz tetikte bu konuya yapılacak yorumu bekliyor ve birisi buraya birşey yazar yazmaz hemen üşüşüyoruz... Gereğinden fazla uzadı bu konu...
Kimse yanlış anlamasın sözüm direkt olarak kimseye değil. Artık bu konu başlığı insanların fikir birliğine varma noktası değilde, atışma, kalp kırma noktası haline geldi. Hepimiz tetikte bu konuya yapılacak yorumu bekliyor ve birisi buraya birşey yazar yazmaz hemen üşüşüyoruz... Gereğinden fazla uzadı bu konu...
haklısın...
Bu arada HAcegan isimli Beğefendiye;şer'an Tesettürsüz-Hicabsız bir kadın donsuz erkekle birdir.
Birader,bu fetvayı kim verdi,ya da sen nasıl verebiliyorsun?
Sevgili kardeşim Avret mahalli nedir?
Erkeğin Hanefide Diz Kapağı dahil olmak üzere göbeğe kadar bölüm.
Şafiide bunun göbek dahil olanı.
Hanbelide sadece Kaba Avret.
E ozaman dediğim yanlış mı oluyor?
Evet usluben çok koyu gözüküyor ama yanlış mıdır?Baktığımızda Pantolonsuz erkekle tesettürsüz kadın bir olmuyor mu?
Hacegan Beğefendiye;
Bir zahmet 4 mezheb kitaplarından kısas, tazir, gibi cezâî konuları okuyunuz!
Devamlı günahla tek seferde işlenen günah farklıdır.
Günahını bırakmayanın duası bile kabul olmaz diye okumuştum yanlış hatırlamıyorsam muteber kaynaklarda.
Kimse yanlış anlamasın sözüm direkt olarak kimseye değil. Artık bu konu başlığı insanların fikir birliğine varma noktası değilde, atışma, kalp kırma noktası haline geldi. Hepimiz tetikte bu konuya yapılacak yorumu bekliyor ve birisi buraya birşey yazar yazmaz hemen üşüşüyoruz... Gereğinden fazla uzadı bu konu...
Yani bizde resimdeki sineklere döndük. Farzı muhal, bu link açık şeker, biz de sinek... Onur1 kardeşim, hakkın var...
Selamlar,
Değerli arkadaşlar, uzaktan bakıldığında boşluğa yumruk sallıyor gibi durduğunuzun farkında mısınız acaba?
Lütfen tartışmayı, ne olduğu gayet açık konular üzerinde, neredeyse aynı iddiaları savunan kişiler arasındaki bir gereksiz atışma olmaktan kurtarın ve mecraına oturtun. Aksi halde konuyu kilitlemek veya bundan sonra yazılan gereksiz mesajları silmek durumunda kalacağım. Bir başlığa iki uyarıdan fazlası lüzumsuzdur.
Saygı ve selamlarımla
''Mukaddes İslam Şeriatı, kadını, her noktası ile kocasının nazarlarına helal olarak teslim ettikten sonra, onun cemiyet hayatını, mahremi bulunduğu veya bulunmadığı insanlara karşı ayrı ayrı görünüş şekilleriyle ve son derece sarahatla tanzim etmiştir. İslam cemiyet ve beldesinin büyük meydanında ve bütün nazarlara karşı kadın, yüzünden, el ve ayaklarından başka hiç bir noktasını çıplak olarak gösteremeyecek haya ve hicap ifade eder.
(...)
Kadını kafes arkalarına ve hareme hapsetmek, hiç kimsenin karşısına çıkarmamak ve topuğundan saçına kadar simsiyah torba içine sokup öylece ve bir an için cemiyet koridorlarından geçirivermek, İslami ölçü ve gereklerin emrettiği bir iş değildir.'' İdeolocya Örgüsü'nden...
' Günahta derin bir sır vardır. Allah'ın affına ve rahmetine vesile olmaktan başka, mümin gönüllere verdiği acı bakımından ihlas ile nedamet ve ibatede yapışmaya da vesile... Fakat bu ölçü, günah işlemek için sebep ve teselli teşkil etmez; ve günah her işleyen için Allah'tan uzaklık manasında devam eder. Günaha ve günahkara hor gözle bakmaktan ve ibadet gururundan da büyük günah olamaz. Günah işleyince kendini küçültebiliyor ve Allah'a sığınabilyor musun; kurtuldun!
(...)
Nice büyükler, nice büyük günahlardan dönüp uçurumu zirveye çevirmeyi bilmişlerdir.' İman ve İslam Atlası'ndan...
Üstad aynı eserinde Peygamberimizden şu hadis mealini bildiriyor: '' O günah ki, insana küçülme ve sığınma hissi verir; insana kibir ve büyüklük veren ibatetten daha hayırlıdır.''
Evet, fikrim bundan ibarettir...
''Mukaddes İslam Şeriatı, kadını, her noktası ile kocasının nazarlarına helal olarak teslim ettikten sonra, onun cemiyet hayatını, mahremi bulunduğu veya bulunmadığı insanlara karşı ayrı ayrı görünüş şekilleriyle ve son derece sarahatla tanzim etmiştir. İslam cemiyet ve beldesinin büyük meydanında ve bütün nazarlara karşı kadın, yüzünden, el ve ayaklarından başka hiç bir noktasını çıplak olarak gösteremeyecek haya ve hicap ifade eder.(...)
Kadını kafes arkalarına ve hareme hapsetmek, hiç kimsenin karşısına çıkarmamak ve topuğundan saçına kadar simsiyah torba içine sokup öylece ve bir an için cemiyet koridorlarından geçirivermek, İslami ölçü ve gereklerin emrettiği bir iş değildir.'' İdeolocya Örgüsü'nden...
' Günahta derin bir sır vardır. Allah'ın affına ve rahmetine vesile olmaktan başka, mümin gönüllere verdiği acı bakımından ihlas ile nedamet ve ibatede yapışmaya da vesile... Fakat bu ölçü, günah işlemek için sebep ve teselli teşkil etmez; ve günah her işleyen için Allah'tan uzaklık manasında devam eder. Günaha ve günahkara hor gözle bakmaktan ve ibadet gururundan da büyük günah olamaz. Günah işleyince kendini küçültebiliyor ve Allah'a sığınabilyor musun; kurtuldun!
(...)
Nice büyükler, nice büyük günahlardan dönüp uçurumu zirveye çevirmeyi bilmişlerdir.' İman ve İslam Atlası'ndan...
Üstad aynı eserinde Peygamberimizden şu hadis mealini bildiriyor: '' O günah ki, insana küçülme ve sığınma hissi verir; insana kibir ve büyüklük veren ibatetten daha hayırlıdır.''
Evet, fikrim bundan ibarettir...
Bin seneden beri çarşaf altında bulunan muhadderat-ı İslâmiye şimdi de çarşaflarını muhafaza ediyorlar.» (Osmanlıca Lem'alar sh: 586)
Ve tesettür ile namahremin iştihasını açmamak ve tecavüzüne meydan vermemek, zaif hilkatı emreder ve kuvvetli ihtar eder. Ve bir siperi ve kal’ası çarşafı olduğunu gösteriyor.Mesmuatıma göre: Merkez ve payitaht-ı hükümette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gayet adi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayasız yüzlerine bir şamar vuruyor!..
«Elhasıl; nasılki kadınlar kahramanlıkta, ihlasta, şefkat itibariyle erkeklere benzemedikleri gibi, erkekler de o kahramanlıkta onlara yetişemiyorlar. Öyle de; o masum hanımlar dahi, sefahette hiç bir vecihle erkeklere yetişemezler. Onun için fıtratlarıyla ve zayıf hilkatleriyle namahremlerden şiddetli korkarlar veçarşaf altında saklanmağa kendilerini mecbur bilirler.» (Lem'alar sh: 202)
Said Nursi(r.h)
Kur’an (Ahzab Suresi 33:59) âyetinde geçen «“cilbab”, baştan aşağı örten çarşaf, ferace, car gibi dış kisvesinin adıdır. ...Çarşaf ve peçe…» demektir. (Elmalılı Tefsiri 3927)
İbn-i Cerir-i Taberi, İbn-i Sirin’den şöyle dediğini rivayet etmiştir. İbn-i Sirin demiştir ki:
«Ubeyd-es Selmanî’den cilbablarını üzerlerine örtsünler mealindeki âyet hakkında sordum. Hicabın şeklini şöyle tarif etti: “Üzerindeki milhafeyi (car ve çarşaf dedikleri kaftanı) kaldırıp, onunla -baştan aşağıya kadar- bütün vücudunu örttü.Ve çarşafla bütün başını, ta kaşlarına kadar kapattı ve yüzünü de örttü.Yalnız yüzünün sol tarafındaki yerden sol gözünü tek açık bıraktı.»(Taberi Tefsiri, Hazin, Cemel)
Kadınlar tekeşşüften ve tebezzülden ve ricalin (erkeklerin) iştihalı gözlerine, dar örtülerle arz-ı endam etmekten memnu’durlar. Yüzlerini ve ellerini hatta ayaklarını, namazda açık bulundurabilirler. Velâkin zaruret olmadıkça mahrem olmıyana bunları (yani yüzlerini, ellerini ve ayaklarını) dahi gösteremezler. Sokakta yüz açmak ve libasın (yani evde giydiği elbisenin) kolunu veya eteğini örtüden (yani cilbabdan ve çarşaftan) çıkarmak, şeriatın emrine muhaliftir. İhticab (tam örtünmek) emr-i Kur’anîdir. Onda (örtünmede) tehavünün (yani, örtünmede lâkaydlık ile hassasiyet göstermemenin) vebali büyüktür. Yüz namahrem değildir tabiri, salât (namaz) hakkında olmaktan gayride galattır. (Yani: Yüz, namaz dışında örtülmelidir.)
Sure-i Celile-i Ahzab ile inen hicab (örtünme) âyetinde: Açık-saçıklık, nehiy (haram) ve kadınlar erkekle ihtilattan (karışık bulunmaktan) men’ olunarak örtü altında siyanet kılındılar (yani, muhafaza altına alındılar). Zinetlerinden madud olan libasları (yani, süs eşyası kabul edilen evde giydikleri elbiseleri) dahi erkeklerden örtünmeye mecbur olarak (yani kadınlara emredilerek) bürgü veçarşaf içinde bulundular ve yüzlerine peçe çekip yalnız gözlerini açık bulundurdular.» (Nimet-ül İslâm III. Kısım 71)
Ömer Nasuhi Efendi, Büyük İslâm İlmihali’nde, kadınların tesettürü hakkında:
«Hürre olanların yüzleri ile ellerinden başka bütün bedenleri avrettir. Yüzleri ile elleri ise, ne namazda, ne de bir fitne korkusu bulunmadıkça, namaz dışında avret değildir» der.(Büyük İslâm İlmihali sh: 99)
Yani, fitne ihtimali ya da fitne varsa, yüz ve elin açılması yasaklanır. İşte Nimet-ül İslâm’dan alınan bir önceki parçada, bu şer’î kaidenin tatbikini gösterip yüz ve elleri de örtmeyi kaydediyor. Büyük İslâm İlmihali’nden alınan parçada ise, “fitne ihtimali” kaydını koymakla, bu mevzuda ikisi de “örtme” hükmünde birleşiyorlar.
Zamanımızda ise, “fitne ihtimali”nin en dehşetli derecede bulunduğu apaçık meydandadır.
«Hasbel’icab taşraya çıkan kadında çarşaf olmayınca süfeha güruhu onları açık görüp tamaa düştükleri gibi şüpheli ve iffetini ihlal eden kadınlardan oldukları zannıyla arkalarına düşerek rahatsız edeceklerine binaenCenab-ı Hak, kadınların çarşafa bürünüp mesture olmalarını emretmişve hikmeti de bürgülü olan kadının kim olduğu bilinmemekle suizandan ve süfehanın takibinden kurtulmaları olduğunu beyan etmiştir.
Hülasa, hatunların bürgü bürünmeleri vacib olduğu ve bürgülü olunca ecanibin o kadının kim olduğunu bilemediklerinden dolayı, taarruzdan vareste olup ezadan kurtuldukları ve hatunların mesture olmalarıyla fitne kapılarının kapanacağı, bu âyetten müstefad olan fevaid cümlesindendir.» (Hülasat-ül Beyan, ci:11, sh:4467-4470, Konyalı Mehmed Vehbi, Üçdal Neşriyat, İstanbul)
"Ümmü Seleme radıyallahu anha dedi ki; "Ahzab suresi 59. ayetinin nüzulünden sonra Ensar kadınları siyah çarşaflarına büründüler. Sanki hepsinin başlarında birer karga vardı." [Ebu Davud(4101-4); Beyhaki(2/234); Cessas(3/372); İbnu Katan, Kitabun Nazar(s175); Cemül Fevaid(5730); Mecmaut Tefasir(5/138); Tac(4/315); Hakim(2/397); Suyuti, Dürü Mensur(5/221); Ahkamul Avret(48); Razi, Tefsiri Kebir(17/48); Nihaye(3/352); Taberi(22/29); İbni Kesir(3/1610); Kayrevani, Cami(210); Beyhaki(7/88);Ahmed(6/30);Belazuri(1/574)]
Buyur burdan yak.Ben o İdeolocya örgüsündeki ta'lihsiz yazıyı senelerdir biliyorum.Kaynaklarda açıkça rengiyle ifade edilen o torba dediği örtüyüde biliyorum.Ama tevbe ihtimalinden kimseye birşey demiyorum.
ÜStelik bunlar kaynaklardaki delillerin yarısı bile değil.
''İslâm'da kadının tesettürü, el hariç bilekten, ayak bileğinden ayak hariç, yüz hariç her tarafını örtmek tarzında olmalıdır. Fıkıh kitaplarında, fitne bahis konusu olduğunda yüzüne de peçe takarsa iyi olur diye de bir hüküm vardır. Orası mecbur değil ama, fitne olacaksa, bakılacak, sataşılacak vs. gibi durumlar olursa örtmesi iyi olur denmiş.
Örtü bol olacak; el hariç, ayak hariç, yüz hariç bütün vücudunu örtecek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek!..'' Mahmud Es'ad COŞAN Hoca...
Evet, senin verdiğin örneklerde yüzün kapanması, bir şarta bağlı. Üstad'ın tarifi ise o şartların dışında kalarak yapılmış bir tarif. Yani fitne dışındaki tesettür tarifi... Bu anlamda da talihsiz olmuyor bu açıklama yani, doğru oluyor... Kaldı ki bu şartı sen de belirtiyorsun.
topuğundan saçına kadar simsiyah torba içine sokup öylece ve bir an için cemiyet koridorlarından geçirivermek
burda peçe mi kasdediliyor?
Neyin kasdedildiği belli.Ayet-i Kerime olduğu için ve onlarca hadis-i şerif olduğu için kadının evde olması ev ehli olması gerektiğini söyliyen emreden eski ulemaya ve çarşafa çatmak.
Kadın cemiyette değildir.Cemiyetin dışındadır.Evdedir.
Breh Breh! Konu nereye gelmiş :)
Üstadın sevgili hanımı nasılmış bilen var mı?
Bu arada bazı pembe kıçlı maymunlar sanki 'tesettür İslam da yoktur' dedim de deliller getirmeye kalkmış. Bak sen konuşana...
Ayıp ayıp! Peygamber Efendimi (SAV) ''çocuklarınızın dilini kesin!'' deseydi çare yok kesecektik! Böylesine bir teslimiyet... Kaldı ki Kuran'da farzı sabit bir mesele...
Ancak saygı çemberini aşmamak lazım.
Selametle...
topuğundan saçına kadar simsiyah torba içine sokup öylece ve bir an için cemiyet koridorlarından geçirivermek
burda peçe mi kasdediliyor?
Neyin kasdedildiği belli.Ayet-i Kerime olduğu için ve onlarca hadis-i şerif olduğu için kadının evde olması ev ehli olması gerektiğini söyliyen emreden eski ulemaya ve çarşafa çatmak.
Kadın cemiyette değildir.Cemiyetin dışındadır.Evdedir.
Bakınız,toplum hayatı,zamana göre değişir...
Şimdi,bir kadının kendini cemiyetten soyutlaması,eve kapanması mümkün müdür?
Kaldı ki ev dediklerimiz de kibrit kutusu,fare kapanı apartman daireleri...
Bu,adeta ruhi intihardır efendim.Biz ne hakla kadını hapsetme cüretinde bulunabiliriz...
Emredilen tesettüre riayet ettiği sürece,bulunmaması gereken ortamlara girmediği sürece her kadın hürdür...
Selametle...
Rahat ol Hacegan kardaşım, seni yanlış anlamadım. Anladığım şu oldu bu konudan: Günahsız (!) erkeklerin, günahlı ve tesettürsüz ve odak haline gelmiş ve güzel huylarının bir önemi olmayan bayanlar hakkındaki müthiş yorumları ve tesbitleri oldu.
Neyi konuşuyoruz, neden konuşuyoruz ve nasıl konuşuyoruz? Aslında örtünme ve örtünmeme konusunda Şule Yüksel ablaya bir makale yazmak düşerdi burada. Hani imkansız gibi ya, yine de kısmet diyelim.
Muhabbetle.
topuğundan saçına kadar simsiyah torba içine sokup öylece ve bir an için cemiyet koridorlarından geçirivermek
burda peçe mi kasdediliyor?
Neyin kasdedildiği belli.Ayet-i Kerime olduğu için ve onlarca hadis-i şerif olduğu için kadının evde olması ev ehli olması gerektiğini söyliyen emreden eski ulemaya ve çarşafa çatmak.
Kadın cemiyette değildir.Cemiyetin dışındadır.Evdedir.
kadının yeri evdir bunu neye dayanarak söylüyorsunuz anlayamadım,ben okuduğum hiçbir kitapta başta kur'anı kerim bu sonucu veren bi ifade görmedim.yavuzlenk benden önce yazmış aynen katılıyorum,kadın kuranın emrettiği şartlara uyduğu sürece cemiyette yer alabilir ve hatta almalıdırda;kadına içinde mutlaka olması gereken bir sürü meslek dalı vardır.çok uzatmak istemiyorum çünkü zaten herkes neyi savunuyosa onun peşinden gidiyor,değişen bişey olmuyor...
Kadının cemiyetteki yeri bilhassa şu ahir zamanda asla evi değildir,olamazda...
Dışarıda modern dünyanın dayatması,baskısı mevcutken,bir çok genç hezeyan içindeyken, islami bir kimlik ile yetişmiş bir bayanın evde sadece kendisiyle ve ailesiyle ilgilenmesini "nemelazımcılık" olarak görüyorum. Kelimei tevhid getirmeyi bilmeyenler var. Durum böyleyken evimde rahatça(!) oturmayı,islamın mukaddes ruhuna ters, kutsi emanete ihanet olarak görüyorum. Tesettürde en mühim mesele vücud hatlarını belli etmemesidir. Giyilen her neyse bunun ismi toplumdan topluma değişiklik arz edebilir,riayet edebildikten sonra türü,markası kimseyi ilgilendirmez. Herkes kendi sosyolojik ve psikolojik haline göre istediği markayı secebilir. Şu markalarla uğrasan siire bu sözlerimde.
Tabi efendim, 'RAHAT RAHAT' COCACOLA mızı yudumlar, ALGİDA mızı yalar, evlatlarımıza CRUNCH larla besler, ARİEL le çamaşırımızı yıkar, VAKKO larımızla da - bir de caka sata sata- tesettürümüzü tamamlar; sonra da SAMİMİYETLE bir güzel tebliğ yaparız!
"Nemelazımcılık"tan mı dem vuruyoruz? Yuh be kardeşim!
topuğundan saçına kadar simsiyah torba içine sokup öylece ve bir an için cemiyet koridorlarından geçirivermek
burda peçe mi kasdediliyor?
Neyin kasdedildiği belli.Ayet-i Kerime olduğu için ve onlarca hadis-i şerif olduğu için kadının evde olması ev ehli olması gerektiğini söyliyen emreden eski ulemaya ve çarşafa çatmak.
Kadın cemiyette değildir.Cemiyetin dışındadır.Evdedir.
En basidinden evdeki bu kadın rahatsızlanıp, hemşirelik hizmeti almak mecburunda kalırsa bunu yine bir bayandan talep etmesi icab edecektir. Şu halde bir de bu bayan hemşireyi yetiştirecek bayan öğretmenlere de ihtiyaç duyulacak......ve..ve..ve....
Hal böyle olunca da, kadının ictimai faaliyetlerde bulunamayacağını söylemek hiçbir anlam ifade etmez.
Bir başka noktadan ise Üstadımın ideolocya örgüsünden;
İslamiyet, kadının en yüksek ve ulvi mevkiini, onun ve erkeğinin yuvası olarak göstermiştir.
yinede en güzel hayvan fil :)
Tabi efendim, 'RAHAT RAHAT' COCACOLA mızı yudumlar, ALGİDA mızı yalar, evlatlarımıza CRUNCH larımızdan kocaman kocaman ısırttırır, ARİEL le çamaşırımızı yıkar, VAKKO larımızla da - bir de caka sata sata- tesettürümüzü tamamlar; sonra da SAMİMİYETLE bir güzel tebliğ yaparız!
"Nemelazımcılık"tan mı dem vuruyoruz? Yuh be kardeşim!
Sanırım iletimi düzgün okumadınız. Yok diğer tahmini yapmak bile istemiyorumda... anlayış meselesine girmek istemiyorum. Şu an bana google'yi,
microsoftu kullanmadığınızı söyleyin. Olabilir hani türk programlarını kullananlarda oluyo. Peki Bilgisayarınız markası nedir acaba? bunları yürekten dile getirirseniz,eyvallah. Ancak biliyo musunuz ki bir tek markalarla değil, meyve,sebze,kuruyemiş ticaretinden haberiniz var mı?
Bunların hepsini geçelim,benim iletimde bahsi geçen mevzu sadece "giyim ve tesettür alanıyla" sınırlıdır ki, bunda da herhangi bir marka ismi vermedim. Siz nereden cıkardınız yukarıda yazdığınz markaları ima ettiğimi burasıda ayrı. Hani dedim ya hüsnü zan yapıyorum ve iletimi okumadınız varsayıyorum...
Sanırım iletimi düzgün okumadınız. Yok diğer tahmini yapmak bile istemiyorumda... anlayış meselesine girmek istemiyorum. Şu an bana google'yi,microsoftu kullanmadığınızı söyleyin. Olabilir hani türk programlarını kullananlarda oluyo. Peki Bilgisayarınız markası nedir acaba? bunları yürekten dile getirirseniz,eyvallah. Ancak biliyo musunuz ki bir tek markalarla değil, meyve,sebze,kuruyemiş ticaretinden haberiniz var mı?
Bunların hepsini geçelim,benim iletimde bahsi geçen mevzu sadece "giyim ve tesettür alanıyla" sınırlıdır ki, bunda da herhangi bir marka ismi vermedim. Siz nereden cıkardınız yukarıda yazdığınz markaları ima ettiğimi burasıda ayrı. Hani dedim ya hüsnü zan yapıyorum ve iletimi okumadınız varsayıyorum...
Çok haklısın. Ama Berat kardeş de haksız değil. Bırakın hükmü verilmiş konular üzerinde tartışmayı. İslam edebinin sınırları içinde kapanında nasıl kapanırsanız kapanın. Dediğim gibi; senin haklı olduğun ve o'nun haksız olmadığı öyle bir hat varki biz NFK üyeleri olarak bu hat üzerinde durmaya gayret etmeliyiz. Yoksa Üstadın da dediği gibi her fikir bir çift kelepçeden öteye geçemez...
Çok haklısın. Ama Berat kardeş de haksız değil. Bırakın hükmü verilmiş konular üzerinde tartışmayı. İslam edebinin sınırları içinde kapanında nasıl kapanırsanız kapanın. Dediğim gibi; senin haklı olduğun ve o'nun haksız olmadığı öyle bir hat varki biz NFK üyeleri olarak bu hat üzerinde durmaya gayret etmeliyiz. Yoksa Üstadın da dediği gibi her fikir bir çift kelepçeden öteye geçemez...
Ben bu markaları kullanmayı meşrulaştırmadım ki... Zaten tesettür konusunda bu markalar pekte gözde değil. Daha çok türk markaları önplanda,maddi durumu iyi olanların alabiliceği gibi,marka yazmaya gerek yok. Konuyu tamamen başka bir buuda taşımış berat. Her neyse anlayışlarınıza havale ediyorum.
Ben bu markaları kullanmayı meşrulaştırmadım ki...
Meşrulaştırmadığın açıkça belli oluyor. Burada haklısın.
Sanırım iletimi düzgün okumadınız. Yok diğer tahmini yapmak bile istemiyorumda... anlayış meselesine girmek istemiyorum. Şu an bana google'yi,microsoftu kullanmadığınızı söyleyin. Olabilir hani türk programlarını kullananlarda oluyo. Peki Bilgisayarınız markası nedir acaba? bunları yürekten dile getirirseniz,eyvallah. Ancak biliyo musunuz ki bir tek markalarla değil, meyve,sebze,kuruyemiş ticaretinden haberiniz var mı?
Efendim öncelikle, derdim konuyu "başka bir buuda taşımak" değildi. Ancak rahatsız etti ise rica ederim bunu açık açık söyleyiniz.
Önce benim sizi yanlış anladığımı, eleştrimin haksız olduğunu iddia ediyor, ardından da tutup eleştirime cevap veriyorsunuz.. Meşrulaştırmadığınızdan bahsediyorsunuz ancak gel gelelim ki bunu bir kenara koyup, benim hassasiyetim üzerinden kendinizi temize çekme çabasına giriyorsunuz.. Ee, ne demişler, en iyi savunma saldırmaktır!
Lütfen efendim, komik kaçıyor.. Samimiyetiniz(!) ifşa oluyor..
Benim domates tüketip tüketmediğime gelince.. Efendim benim hassasiyetim yahut umursamazlığım bir şeyin meşruluğunu-gayrımeşruluğunu hiçbir şekilde değiştiremez. Ayrıca dikkatinizi celbederim ki, birisi zaruret derecesinde mühim, diğeri ise lüks-zevk derecesinde lüzumsuz!
Bunların hepsini geçelim,benim iletimde bahsi geçen mevzu sadece "giyim ve tesettür alanıyla" sınırlıdır ki, bunda da herhangi bir marka ismi vermedim. Siz nereden cıkardınız yukarıda yazdığınz markaları ima ettiğimi burasıda ayrı. Hani dedim ya hüsnü zan yapıyorum ve iletimi okumadınız varsayıyorum...
Evet , nereden çıkardım acaba?..
Giyilen her neyse bunun ismi toplumdan topluma değişiklik arz edebilir,riayet edebildikten sonra türü,markası kimseyi ilgilendirmez. Herkes kendi sosyolojik ve psikolojik haline göre istediği markayı secebilir. Şu markalarla uğrasan siire bu sözlerimde.
Rica ederim şu şiiri doğru düzgün okuyunuz..
Modern Müslüman
Eşarbı vakkodan alınmış bone,
İnanması çok zor Allahım bu ne,
Altında pantolon modaymış gene,
Giyinmek manası örtünmek inan,
Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?!!!
...
He afedersiniz efendim, iletinizde daha önce konu içerisine konulan ve üzerinde tartılşılan şiir "şu markalarla uğraşan şiir" değilse, su-i zannımı af buyurunuz, mazur görünüz... Ben bu hitaba muhatap başka bir şiir göremedim de..
Rica ederim, benimkinden de geçtim, en azından kendi eleştrinizi doğru düzgün okuyunuz..
Yine forumda gereksiz yere bir yer işkali.. Ne diyelim efendim, yöneticiler bizi mazur görsünler inşallah..
Ortaokulda iken, yakın arkadaşım tesettürlü kadınları mektuba açık kadınları da kartpostala benzetirdi..
Bu da bi güzelleme idi.burada ki resimdeki fikirde fevkalade.
ama unutulan çok şey var.Biz insanlar hiç birşeyi izahla halledemediğimiz gibi izahsızda yapamıyoruz..
Günümüzde tesettürlülerin, açık kardeşlerimizden daha ziyade şimşekleri üzerlerine çektikleri bir gerçek ama iki tarafında hakkını yememek lazım, neden? çünkü bu işin önce nasıl bu hale gelindiğini araştırmak lazım.Türlü diziler, her reklamını dahi izlediğimde lanet ettiğim, o kahrolası diziler, magazin progamları, aile baskısı altında kalan genç kızları, açık yahut da kapalı farketmez, beynini karıştırmak adına ellerinden geleni yaptılar.Bu aile baskısı da üzerlerinne binince kardeşlerimizin yalnızlaşıp, ne nerede yapılır, artık kestiremeden bir yozlaşmaya sürüldüler, kimse kendisine hükmedez oldu ki ''İnsanın en büyük cihadı nefs ile olan cihattır'' hadisi, nefsinde bu payede ne kadar rol oynadığını göstermektedir.Ciddi manada ailelerin, evlatcıklarına karş ıda inancı tam olarak enjekte edememeleri iyiden iyiye neşter vurdu kanayan yaralara ve artık hiç birşeyi hiç bir ipin ucunu tutamamaktayız.Eğitim mutlak şart.
Burada verilen mesaj çok önemli ama keşke sebepler dahilinde bir nebze uyandırılma adına açıklamalar da yapılabilseydi.Hassas bir konu,gündeme gelmesi güzel.Allah hepimize akıl fikir kendini bilme ilmi versin.
Bu şiirdeki vakko isminde geçen marka sacece örnek,bir tek bu markayı elestirmek için ismi geçmemiştir herhalde. Lütfen sizin ifadenizle "saldırdığım" yok.
"birisi zaruret derecesinde mühim, diğeri ise lüks-zevk derecesinde lüzumsuz!" iyi söylemişsinizde ne demek istediğim hala anlaşılamamış, birkere bu markaların tesettür giyimiyle ilgilenmelerini saçma buluyorum hatta alay ediyorlarmış gibi geliyor,benim tesettürümden sanane?ben üretemiyor muyum diyesim geliyor. Yiyecek zaruri olabilir ben size böyle düsünüyorsanız domates yemeyin demiyorum, boykot edilesi mallar bu sekilde boykot edilemez,bildiklerimizden kacınsakta bilmeden tükettiklerimiz var demek istiyorum. siz ise hiç ismini bile yazmadğım markaları,sanki onları mesrulastırmısım gibi örnekleriyle tek tek sayıyorsunuz. Bu yaptğnz önyargıdan baska birşey değildir. O saydığınz markalardan hiç birini kullanmıyorum! Bunun çözümü ilişkileri tamamen kesmekle olacaktır ki bu da şu an için imkansız gözüküyor. Müslümanlığı bir kenara itip,türkiyenin çıkarlarını düşüneceklerdir ve ilişkileri kesmeyeceklerdir. Tİcari ilişkiler canlı olduğu müddetçe boykot imkansızlaşır. Gördüğünüz gibi konu çok farklı boyutlara gidiyor. Ben konunun sıhhati ve kilitlenmemesi için size cevap yazmayacağım.
Bu konuya yazılanları okuyunca üstadın, şu sözü aklıma geldi.''stadyumları dolduran insanlar gol yerine ol diye bağırsaydı herşey hallolurdu''. :)
Bakınız, bu markaları "tek tek sayarak", sizi bunları kullanıyor olmakla itham etmedim. Böyle bir niyetim yoktur.
Giyilen her neyse bunun ismi toplumdan topluma değişiklik arz edebilir,riayet edebildikten sonra türü,markası kimseyi ilgilendirmez. Herkes kendi sosyolojik ve psikolojik haline göre istediği markayı secebilir. Şu markalarla uğrasan siire bu sözlerimde.
Ancak bu şekilde bir yoruma rastlayınca ister istemez, insanların boykota karşı müstehzi edaları ve kahreden kayıtsızlıkları canlanıverdi gözlerimin önünde.
Sitemim yanlızca bu sözlere değildir. Sitemim topyekün bu anlayışadır. Bizler ne yazık ki, bu markaların bir numaralı tüketicisi mevkiindeyiz. Ve ney azık ki insanımız korkunç bir "nemelazımcılık" içerisinde..
Sizin söylemek istediğinizi anlıyorum. Boykotun, belki tam teşekkül gerçekleştirilmesinin imkansızlığını elbet hepimiz biliyoruz. Bunun hadleri, çerçevesi tartışılabilir, farklı bir mevzu.

Ancak Müslümanın; bu istihzayı görüyorken, her gün birbirine eklenen vahşetlere tanık oluyorken; en azından bu belli başlı birkaç markaya karşı vicdanında yüksek derecede bir reaksiyon hissetmeli değil midir?
Hele hele tesettür gibi hassas bir mevzuda böylesine bir hareket nasıl "kimseyi ilgilendirmez" efendim?
Hakkınızı helal ediniz, ama beni ilgilendiriyordu.
Ben kendimi güzel ifade edemedim sanırım,efendim tesettür konusunda"kimseyi ilgilendirmez" derken, belli başlı türk markalarını kastetmiştim ki, tesettür giyimde türk markaları önplandadır. Sizin bahsettiğiniz markalar,benimde içimi acıtan bir durum. Ticari ilişkiler kesilmedikçe,bilmeden kardeşlerimize kurşun sıkmaya devam ediyoruz. Ülkenin Başbakanıda "ticaretin yahudisi,hıristiyanı olmaz!" diyor. Birçok fitnenin ardında nasyonalizm çıkıyor. Ticari ilişkileri kesersek,şunlar olur diye saymaya başlıyorlar gerekçelerini. Rızk Allahtandır,aç kalmayız evelallah...
bu resim hakkında sadece şunu diyorum gerisi herkesin kendi görüşüne kalmış bi durumdur...
tesettürü hakkıyla taşıyamayan çok insan gördüm.
tesettürsüz ama hakkını nice sözler ve davranışlarla vereni gördüm...
Yıllardır millet olarak yapabildiğimiz tek şey eleştirmek tartışmak fakat işi icraata, pratiğe dökemiyoruz maalesef.
Evet Berat dostumun söyledikleri doğru ama şunu unutmayalım. Bir şeye hop diye kesip atamayız. Uygun koşullar şartlar sağlanmalı öncelikle. BGugün soyumuza ve dinimize saldırıda bulunan bir çok ülke malları inanılmaz derecede hayatımızı kuşatmış durumda. Bunları bir kere silip atmak mümkün değil. Önce hayatımızın olumsuz etkilenmemesi için , bir eksiklik ihsseetmememiz iiçin gerekli zemin hazırlanmalı. En basitinden bugün şu ortamda yazışmamızı yaptığımız bilgisayarlarımız... Belki de başta bu hakkında en sert olan Berat olmak üzere birçoğumuzun bilgisayarında İntel işlemci var.
Madem tepkisiz kalmak istemiyoruz Öyleyse bilgisayarlarımızı kullanmamamız gerek...
Kimse yanlış anlamasın o maalrı kullanmayı övmüyorum yahut teşvik etmiyorum sadece alternatifleri meydana getirilmedikçe bunları hayatımızdan silmenin zor oolacağından bahsediyorum.
Nurulhak kardeşim sizin içinse şunları söylemek istiyorum. Benim erkeklerin kadınlara bakması hakkında yazdılarımız ya anlamadınız ya da çarptırmak istiyorsunuz.
Ben özellikle de parantez içine alarak belirttim kendi adıma konuştuğumu.
Oldukça samimi ve gerçekçi oldum. AÇçık şekilde dikaktimi çeken tesettürlü bayalara baktığımı ifade ettim. Ve onlara bakmamın şehvet duygularından değil gönül meselesinden kaynaklandığını belirttim.
H abu size göre doğru olmayabilir. Saygıyla karşılıyorum ama ben bakıyorum. Bu da benim görüşüm. Kimseyi rahatsız da etmiyorum. Kaldı ki her ne kadar kendi adıma diye tekrarlayıp dursam da (bunu erkek arkadaşlar daha iyi anlayacaktır) bir çok erkek için de bu böyle.
Yine yanlış anlaşılması saçı kapalı yyahut saçı açık kadınlara bakılmasını meşrulaştırmıyorum sadece günlük hayatta hemen hepimizin çarşıda pazarda mahallede vs vs yaşadıkarımızı samimi bir şekjilde dile getiriyorum.
Ha yanlış mıdır elbette yanlış ve de net bir şekilde günahtır.
Fkat dediğim gibi kapalı bir bayana bakışla açık (daha doğrusu dekolte giyimli desek daha doğru olur) bir bayana bakmak arasındaki farkı da anlatmaya çalışıyorum.
Çarşaf konusundaysa ibniss dostuma katılmakta o0lduğumu ifade etmek istiyorum.
Selametle.
ilk önce gönülde olmalı , manevi olarak ,inanmalı çünkü mümin in maddiyatı maneviyatına bağlıdır
çarşaf gösteren kardeşim....
sahabe hanımları ki onlar da sahabeydi, ve validelerimizin hiç biri çarşaf giymemiştir.
çarşaf bidattır.. yani dinde olmayan bir şeyin dinde imiş gibi österilmesi.....
lakin adette bidat olduğu için günah sayılmaz... çünkü giyim tarzı müslümanın yaşadığı toplumun adetlerine bırakılmıştır...
şeriatın izin verdiği boyutta tabi..
hatta ikinci abdülhamit han.. çarşafı yasaklamıştır zamanında...
herhangi bir kıyafet ile, eel yüz ve ayaklar dışında vücudunu teşhir etmeycek bir şekilde örtmek tesettürdür..
ister etek, türban, ve bir (ne dendiğini bilemiyeceğim) bluz tarzında olsun, ister iki parça kıyafetle olsun...
Bu mesajı başkasından okusam normal karşılardım ama Kureyşi kardeşimde iğreti durdu. Başka bir konuda örtünme emri gelir gelmez sahabi hanımların kara kargalar gibi olduğu bahsinin müdafaa cephesinde yine aynı şahıs yokmuydu yanlış mı hatırlıyorum? Ne bidati çarşaf da sarık da cübbe de bildiğin Efendimiz zamanında giyilmiş örtüdür. Aksini söyleyen bidata düşmüş olur.