Ermeniye şirin görünmek için Akdamar’da şov yapan iktidar, Piyalepaşa Camii’nin bahçesine dozerle girdi
AB miğferimiz, kepçeler süngümüz...
Başbakan Tayyip Erdoğan’a ateş püsküren mahalle halkı, “Hapis yatmasına neden olan şiiri unutmuşa benziyor. Artık AB miğferi, kepçeler de süngüsü olmuş...” dediler.
Kilisenin tepesine haç dikecekler
İstanbul’da Kur’an kursu yıkan AKP iktidarı, Van’da onardığı kiliseyi önce müze olarak hizmete açtı. Ardından haç dikip, Ermenilerin ayin yapmalarına izin verecek...
Savaşa gelir gibi...
İstanbul Kasımpaşa’daki Piyalepaşa Camii bahçesinde bulunan Büyük Piyale Kuran Kursu ve Okul Talebelerine Yardım Derneği’ne sabah saatlerinde dozer ve kepçelerle gelen Beyoğlu Belediyesi ekipleri, 3 katlı binayı yıkmaya başladı.
Mahalleli isyan etti
Buna isyan eden mahalle sakinleri ve dernek görevlileri, yıkım ekiplerine karşı direnişe geçerek polisle çatıştı. Dernek Avukatı Suat Kaya, mahkemeden aldığı yürütmeyi durdurma kararını gösterererek yıkım çalışmalarını engellemeyi başardı.
Devletin temeli sarsılıyor
Diyarbakır’da AB fonlarıyla kurulan ve eyaletleşmenin ilk adımı olarak görülen
Bölge İstinaf Mahkemesi hukukçuları ayağa kaldırdı
Avrupa Birliği tarafından dayatılan ve ilkinin temeli Diyarbakır’da yine AB fonlarıyla atılan Bölge İstinaf Mahkemeleri hukukçular tarafından tepkiyle karşılanırken, Ankara ve Erzurm başta olmak üzere 9 ilde daha İstinaf Mahkemesi kurulacağı öğrenildi. Konuyu değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, gelişmeyi kaygı verici bulduğunu dile getirdi. Yaklaşık 6-7 aydır katıldığı konfe-ranslarda tehlikeye dikkat çekmeye çalıştığını söyleyen Kanadoğlu, Bölge İstinaf Mahkemelerinin görüntü itibariyle üniter yapıyı tehdit ettiğine ve eyaletler rejimine gönderme yaptığına dikkat çekti. Kanadoğlu, şöyle konuştu: “Böyle bir mahkeme kuruyorsunuz, Yargıtay’ın işlevini devrediyorsunuz. Ayrıca denetim altında bir denetim organı yaratılıyor. Yani o mahkeme-lerde görev yapan hakim ve savcıları Adalet Bakanının denetleyebileceği bir mekanizma getiriliyor. Bu mahkemelerden çıkan kararlar çok tartışılacak.”
Kanadoğlu, İstinaf Mahkemelerinden çıkan kararların, yerel etkilere daha açık olacağı uyarısı da yaptı.
Yargı birliği tehlikede
İstinaf Mahkemeleri’ne yönelik, Türkiye Barolar Birliği (TBB) de eleştiri getiriyor. TBB Başkanı Özdemir Özok, bu mahkemelerin, yargıda içtihat birliği olarak adlandırılan bütünlüğe zarar verme ihtimalinin yüksek olduğunun altını çiziyor. Özok, “Bölge İstinaf Mahkemeleri’nde, bil olayla ilgili bir mahkemede farklı, bir başka mahkemede farklı karar verilme olasılığı yüksek. Bu da yargıda içtihat birliği dediğimiz bütünlüğe zarar verir” dedi. Özok, ayrıca bu sistemin, yargıyı rahatlatmayacağı, tam tersine yargıyı tıkayacağı uyarısında bulundu.
Risk teşkil ediyor
Ankara Barosu eski Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz de, İstinaf Mahkemeleri sisteminin 1950’ye kadar uygulandığını ancak yeterli olmadığının görüldüğü için bu uygulamadan vazgeçildiğini kaydederek şu bilgileri verdi: “Adalet Bakanlığı, Yargıtay’ın yükünü hafifletme gerekçesini öne sürüyor. Bu noktada delillerin incelenmesini İstinaf Mahkemeleri yapacak, alınan kararın hukuka uygunluk denetimini ise Yargıtay yapacak. Ancak delillerin incelenmesi konusu, ceza davaları için son derece önemli bir konu. Bu noktada İstinaf Mahkemelerinin yerel etkiye açık olması, hukuken son derece önemli bir risk teşkil edecektir.”
Düzeni değiştirecekler!
Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Mustafa Erkal ise kurulmak istenen İstinaf Mahkemeleri’nin “Dünyaya yeniden şekil verme gayretleri var” sözleriyle değerlendirirken Anayasa’nın öngördüğü sisteminin devre dışı bırakılmak istendiğini söyledi. Erkal, “Yapay dini hareketler ve birtakım cemaatlerle inanç dünyamız üzerinde oynandığı gibi, üniter yapımız üzerinde de oyunlar oynanıyor” dedi.
31 Mart 2007 tarihli sayımızda, Diyarbakır’da Avrupa Birliği fonlarıyla Bölge İstinaf Mahkemesi binasının temelinin atıldığını duyurmuş ve bunun eyaletleşmeye giden ilk adım olduğunu belirtmiştik.
Yeni Çağ
Büyük Kulüp ve Acaristanbul yerlerinde kale gibi duruyor
Kur’an Kursu’na güçleri yetti
AKP iktidarı, milletin alın terini katarak yaptırdığı Kur’ân Kurslarını yıktırmakta bir an bile tereddüt etmediğini dün bir kez daha gösterdi.
Mahkeme kararına rağmen
Büyük Kulüp’ü ‘araç yok’ gerekçesiyle yıktırmayan, Acaristanbul’a yıkım kararı olmasına rağmen dokunamayan AKP iktidarı, açıldığı 1959 yılından bugüne talebe yetiştiren Kasımpaşa Büyük Piyale Kur’an Kursu’nu yürütmeyi durdurma kararına rağmen yerle bir etti.
Yıkım emri Başbakan’dan
Vatandaşların direnişine rağmen yıkılan Kurs için yıkım emrinin Başbakan Erdoğan’dan geldiği öğrenildi. Bir dönem Erdoğan’ın da kapısında nöbet tuttuğu kursun polis eşliğinde zor kullanılarak yıkılması, Başbakan’ın geçirdiği dönüşümün geldiği noktayı gözler önüne serdi.
Gaz bombalı yıkım
Polis ekipleri yıkımı engellemek isteyen vatandaşlara biber gazıyla müdahale etti. Gazdan etkilenen vatandaşlardan bazılarının kendilerini yere attığı gözlendi. Bu arada binanın pencerelerinden sarkan görevliler, yıkımın hukuksuz olduğunu yetkilere anlatmaya çalıştı.
Açıldığı 1959 yılından bugüne kadar aralıksız talebe yetiştiren Kasımpaşa Büyük Piyale Kur’an Kursu, İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararına rağmen yıkıldı. Büyük Kulüp Derneği’nin Kadıköy Fenerbahçe Körfezi’nde denize yaptırdığı kaçak inşaatına dokunmaya korkan AKP hükümeti ve belediyeleri, halkın kendi parasıyla yaptırdığı kurumları yıkma kararında bir an bile tereddüt etmiyor.
‘Gerekli araçlar’ Kur’an Kursu için
Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı dün yıkımı gerçekleştirebilmek için İstanbul’daki tüm yıkım faaliyetlerini durdurarak bu yıkıma odaklandı. Büyük Kulüp’ün kaçak inşaatı için ‘Gerekli araç’ yok bahanesine sığınan Büyükşehir Belediyesi, Kur’an Kursu’nun yıkımı için Genel Sekreter Yardımcısı Muammer Erol imzasıyla yapılan iç yazışmada birden fazla itfaiye aracı ambulans, kamyon, kaynak makinası, kepçe hazır edilmesi istedi.
Yazıda Anadolu ve Avrupa yakasındaki zabıta görevlilerine Anadolu yakası birimlerinden de takviye güç gönderilmesi talep edildi. Çevik kuvvet ve zabıta ekipleri eşliğinde Kasımpaşa’ya gelen yıkım ekipleri, önce Kur’an Kursu’nun içindeki eşyaları boşalttı. Buldozerler yıkıma başlamak üzereyken Avukat Suat Kaya, İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’nden aldıkları yürütmeyi durdurma kararını yıkım ekiplerine ulaştırdı. Ancak ekipler, ‘Biz karar marar anlamayız. Hesabınızı mahkemede sorarsınız’ diyerek tarihi kursu yerle bir etti.
Yıkım emri Erdoğan’dan
Bu arada, vatandaşların büyük direnişine ve Mahkeme kararına rağmen yıkılan tarihi Kur’an Kursu için yıkım emrinin Başbakan Recep Tayip Erdoğan’dan geldiği öğrenildi. Çocukluğunun geçtiği Kaptan Paşa Mahallesi’nde bulunan Kasımpaşa Büyük Piyale Paşa Kur’an Kursu’nun siyasete tarafsız kalması yüzünden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cephe aldığı ve yaşanan soğukluğun bugüne kadar giderilemediği öne sürüldü.
Kasımpaşa Büyük Piyale Kur’an Kursu dernek üyeleri ile yıkıma karşı çıkan yüzlerce vatandaş yıkımı engellemek için 24 saat kurs çevresinde nöbet tutarken 1959 yılından beri aralıksız faaliyette bulunan Kur’an Kur’sunun yerine gasılhane ve park yapılacağı gibi basit gerekçeyle yıkılmasına büyük tepki gösteriyor.
Öte yandan mahalle halkı Başbakan’ın yıktırdığı bu Kur’an Kursu’nda bir süre eğitim aldığını ifade ediyor.
Milli Gazete
Herşeyi 2010 için yapıyorlar
Hedef İslâmsız İstanbul
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, icraatlarını yerinde göstermek için gazetecilerle birlikte İstanbul’u gezdi.
Kasımpaşa’daki Büyük Piyale Kur’ân Kursu’nun yıkılacağını söyleyen Başkan Kadir Topbaş, şehre “Dinler Bahçesi” yapacaklarını belirtti.
Başkan bu sözleri söylerken, ekipleri Kur’ân Kursu’nu yıktı. 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacak İstanbul’daki İslâmî kimlik, bu tarihe kadar yok edilmeye çalışılıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 3 yıllık icraatlarını yerinde göstermek için gazetecileri üstü açık bir otobüs ile İstanbul turuna çıkardı. Sahilleri doldurarak oluşturulan yeşil alanları belediyenin icraatı olarak takdim edenTopbaş, Miniatürk’ün yanındaki alana Şanlıurfa ve Hatay’daki gibi “DinlerBahçesi” yapılacağını söyledi.
7 Tepe 7 Tünel projesinden sözederken bir gazetecinin “Şu sıralarda, Başbakan Erdoğan’ın babasının da yapımında hizmetleri bulunanBüyükpiyale Kur’ânKursu yıkılıyor. Ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Topbaş şu cevabı verdi: “Bu konuda Anıtlar Kurulu’nun yıkım kararı var. Cami etrafındaki müştemilat çevreyi çirkin gösteriyordu. Temizlemeye çalışıyoruz.”Öte yandan, İstanbul’da son dönemde artan İslâm eserleri tahribatı, 2010 yılında İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olmasına yönelik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Bu tarihe kadar, İslâmî kimliğin silinmesine çalışılıyor.
Milli Gazete