Esselamü Aleyküm.
Değerli Arkadaşlarım, ne yazık ki, unutulan veya unuturulan o kadar çok yazarımız, düşünürümüz, felsefecimiz kısacası bizden olupta bizlerin bile haberi olmadığı nice değerli insanlar geçti ki şu fani dünyadan bu vesile ile Cümlesinin Ruhuna El Fatiha....... İşte bunlardan biri
NURETTİN TOPÇU:
Nurettin Topçu, isyan ahlakına dayalı hürriyet anlayışı ve bu anlayışın temel doktrini hareket felsefesi ile mesuliyetini müdrik gençliğin bir filozof aradığında karşısına çıkan orijinal bir Türk düşünürüdür. Eğer Türk düşünce tarihinden bahsedilecek olursak, onun en başında gelenlerden biri de hiç şüphesiz Nurettin Topçu’dur. Şaşadan, debdebeden, gösterişten uzak yaşadı ve hiçbir zaman kalabalıklara güvenmedi. Fikriyatını kendine bir ikbal sağlamak için yansıtmadı.1909’da İstanbul’da doğan Nurettin Topçu, Erzurumlu Topçuzâde Ahmet Efendi’nin oğludur. Annesi Fatma Hanım ise Eğinli’dir. Çok eski ve köklü bir kültür muhiti bulunan Eğin’in Nurettin Topçu’nun ruh dünyasında önemli bir yeri vardır. İstanbul’da büyüyen Topçu, hep ana yurduna olan hasretle yaşamıştır.Türkiye’de başlayacak olan zor günler Topçu’nun düşüncesinde olumlu yankı bırakır. Bu arada henüz ilkokulda okuduğu yıllarda yabancı okullara tavır alan Nurettin Topçu, Vefa İdadîsi’ni (ortaokul) birincilikle bitirdikten sonra İstanbul Lisesi’ne kaydolur. Burada felsefeye merak saran Topçu, daha iyi bir eğitim için Avrupa’ya gitmek gerektiğine inanır; bunun için de burs için girişimde bulunur, kazanarak Fransa’ya gider. Burada Maurice Blondel, Remzi Oğuz Arık ve Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ile tanışır. Bu üç fikir ve bilim adamının Topçu’nun fikriyatının şekillenmesinde önemli rolleri vardır. Ünlü Fransız filozofu Blondel’in hareket felsefesi Topçu’nun da Türkiye’de çıkardığı derginin adı olacaktır.Üniversite tahsilini tamamlayan Topçu, Sorboune’da doktora yapmaya başlar. Bu üniversitedeki ilk doktora programını tamamlamış Türk öğrenci Topçu’dur. Bunun için yapılan törenlerde ne istediği sorulunca o, okulun gönderine Türk bayrağının çekilmesini istemiştir. Vatanına ve milletine ziyadesiyle bağlı olan Topçu, Fransa’dan Türkiye’ye gelince Galatasaray Lisesi’nde Felsefe öğretmeni olarak göreve başlar. Daha ilk öğretmenliğinde eğitim sistemimizdeki temel bozukluk hocayı harcayacaktır. Adam kayırmacılık, hatırı sayılan bir öğrenciye aşırı müsamaha, diğer öğretmenlerden beklendiği gibi Topçu’dan da beklenir. Bu duruma müsbet yaklaşmayan Topçu Hoca, İzmir’e sürülür. Sürgün haberi en mutlu anında kendine haber verilir.
Topçu, İzmir’de öğretmenliğinin dördüncü yılında dergi çıkarmaya başlar. Derginin adı Hareket’tir. 1939’da yayınlanan dergi ile Nurettin Topçu, artık resmî çevrelerin sürekli izlediği, sorguladığı mahfil ve kalem olacaktır.
Artık mimlenmiş bir öğretmen olan Topçu, ne yazık ki, Türkiye’ye verebileceği çok zengin fikirlerini dar bir çevrede tutmak zorunda kalmıştır. İzmir’den Denizli’ye sürgün edilmiştir..
Nurettin Topçu, hareket felsefesini ve Anadolucu fikirlerini işlediği Hareket Dergisi’ni fasılalarla 1939-1947, 1947-1949, 1952-1953 yılları arasında; 1966 yılından itibaren de düzenli olarak vefatına kadar çıkarmıştır. Milliyetçiler Derneği’nde aktif cemiyetçilik yapan, 1961’de AP’nin kuruluşunda aktif rol alan ve Konya’dan milletvekili adayı olan Topçu, 1966’dan itibaren fazla geniş olmayan bir kadro ile Hareket Dergisi’ne ağırlık vermiş ve ömrünün sonuna kadar Anadolucu bu genç kadro ile mütevazı bir mahfil oluşturmuştur.Her türlü gösterişten ve alayişten uzak, nümayişi sevmeyen, hem Batı’yı, hem de milletini, Anadolu’yu tanıyan Nurettin Topçu,1974’te yaş haddinden emekliye ayrıldı. Emekliliğinden bir müddet sonra rahatsızlandı. Geçici sanılan bu hâl, yaşlılığın ve tıbbın ileri sürdüğü bahanelerle birlikte, emekli olduktan sekiz ay sonra bu büyük idealist muallim Nurettin Topçu vefat etti.Allah Rahmet Eylesin.. Selametle....