Mücadele Sırası Başörtüsüzlerde

Başlatan: Ab-ı hayat Tarih: 31.01.2008 21:31 Cevap: 15

AB
31.01.2008 21:31
#1

Mücadele sırası başörtüsüzlerde

Doksanlı yıllarda, Cem Özer’in programına Orhan Pamuk çıkmıştı. Arada giren görüntülerde, sokaktaki insana mikrofon tutulup Orhan Pamuk’u tanıyıp tanımadıkları soruluyordu.

 

Modern görünümlü, makyajlı genç kızlar genellikle tanımıyordu yazarı. Hatta “kim o, yeni bir popçu mu?” diye soran bile vardı (doksanlar popun altın yıllarıydı, malum). Hasbelkader adını duymuş olanlarsa en fazla birkaç kitabını hatırlıyorlardı.

O sırada görüntüye başörtülü bir kız geldi. Kız Orhan Pamuk’un romancı olduğunu söyledikten sonra Cevdet Bey ve Oğulları’ndan başlayıp eserleri tek tek saydı. Kitapları okumuş olduğu, yüzündeki ifadeden belliydi.

 

“İslamcı” gençler, bugünlere bu ciddiyetle geldiler. Neredeyse yetmişlerin sosyalist gençliğini hatırlatan kültürlü simalar halinde. Gençliğin geneli 12 Eylül sonrası cehaletinin pençesinde kıvranırken onlar zamanlarını okumak ve tartışmakla geçirdi. Bir kısmı şimdi AKP’de siyaset yapıyor ve kardeşlerinin “üniversiteye başörtüsüyle gitme özgürlüğünü” kazanmasını kutluyor.

 

 

 

Başörtüsü takmayanlar ne yapıyor peki?

 

Bir kısmı Bülent Ersoy’un tenasül hayatıyla ilgilenmekle meşgul... Bir tık daha bilinçli olanlarsa Fazıl Say’la hemfikir: Ülke şeriata gidiyor, “tiz vakitte” terk etmek lazım.

 

Bir şeyler yapılması gerektiğini düşünenlerse çeşit çeşit: Bazıları ordunun harekete geçmesini bekliyor. Hatta darbe bile fena fikir değil onlara göre.

 

Şuurlu bir azınlıksa sivil toplum örgütlerinin çatısı altında birleşerek laik ve demokratik kazanımlarını korumaktan yana. Tehdit altındaki yaşam tarzlarını sorguluyor, eksiklerini görüyor, çözüm arıyorlar.

 

Aslında Atatürk’ün kızlarının mücadele tecrübesi az: Sahip oldukları haklar onlara armağan edildi çünkü. Ama şimdi ilk defa o hakları korumak zorunda kalabileceklerini hissediyorlar. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kapısını çalıyorlar mesela.

 

 

 

Delikanlılar, son sözüm size! Şeriat endişesi duyarak ürperen kızlara ceketinizi vermenin zamanı gelmedi mi?

 

Tuna Kiremitçi

(Vatan Gazetesi,30.01.2008)

TR
31.01.2008 22:46
#2
Delikanlılar, son sözüm size! Şeriat endişesi duyarak ürperen kızlara ceketinizi vermenin zamanı gelmedi mi?

 

Tuna Kiremitçi

(Vatan Gazetesi,30.01.2008)

Allah seni bildiği gibi yapsın Tuna Kiremitçi, köşe yazısı yazarken bile şu iğrençliği yapabiliyorsun ya helal olsun sana. Sana uyuz olmakta ne kadar haklı olduğumu bir kere daha gösterdin, müteşekkirim şahsına. Şu kasıntı üslup var ya, hani o 'git kendini çok sevdirmeden' ismindeki eser demeye bin şahit kafi gelmez geyiğin üslubu... Böyle aptalca bir espriyle ve bön bir fikirle birleşti mi adamı çemkirtmeden durdurmuyor.

 

Fikirleriyle gereksiz, üslubuyla iğrenç adam...

 

Daha fazla baymadan, bir hayırsever vatandaş şunun elinden klavyesini çekebilir mi lütfen?

 

O ceketi senin kafana geçireceğim şimdi Tuna, hele dur sen orda, kıpraşma!..

 

Nüktedan Tuna... :D

AB
31.01.2008 23:12
#3

Bu adamın zat-ı şahanelerinden(!) ben de haz etmem. Lakin yazıdaki bazı bölümler hoşuma gitti, paylaşmak istedim :D

Görüntü kirliliği yaptıysak affola :D

TR
31.01.2008 23:52
#4

Estağfurullah estağfurullah. Yazının sonunda dikilmiş olan klasik Kiremitçi tüyünü görünce dayanamayıp patladım, kusura bakmayın. Yazıda söylediği şeyler hoşa gidecek tarzdan evet. Doğrudur. Rejim yanlısı güruhun tepeden inme haklar elde ettiğini söylemesi iyi olmuş mesela. İslamî cephenin boş durmayıp çalıştığı ve kendini geliştirdiği hususunda da kendisiyle hemfikrim... Bu hususta ufuk açanlardan birisi de Üstad'dır hiç şüphesiz. Neyse... Her zaman yaptığı iğrençliğe bir daha rastlayınca tepki gösterdim sadece, kusura bakmayın tekrar.

AB
31.01.2008 23:57
#5

Estağfurullah efendim, ne kusuru :D

 

Muhabbetle kalınız...

DI
01.02.2008 02:08
#6

efendim ben bu adamı ilk defa okudum ve ilk izlenimlerim, yazının ilk kısımlarında yazdıklarıyla beraber düşününce, bu yazının bir kara mizah olduğu. Bence etkili bir yazı olmuş ama tabi tekrar okudukça niyetinin malum iğrençlikte olduğunu düşünmüyor da değilim.

HA
01.02.2008 02:46
#7

Şimdi bu itlere ve kitlelere sorsalar 'benimde anannem, babaannem başörtülüydü, yok dedem hacıydı' felan safsatasını geveleyip duracaklar. nakaratlar hep aynı zaten. doğrusu şu'ki alelen din düşmanlığı yapıyorlar.kafalarınca hesapta yapıyorlar. şimdiki numaralarıda 222 imiş!

Yarabbim biz biliyoruzki seninde elbet hesabın vardır. sen adaletlilerin en adeletlisisin şüphesiz!

 

Oluş sırrı, o nurdan heykelin eteğinde;

Ve ölümsüzlük balı, şeriat peteğinde!..

 

...........................belhum edal' ler için Yaşasın esfel-i safilin.......................

SE
02.02.2008 13:55
#8

Başörtüsü olmayan ama davaya gönül vermiş nice insanlarımızda var, onları unutmamak lazım. En azından bir Nazlı Ilıcak'ın hizmeti inkar edilemez.

Yazı için teşekkürler...

AD
19.07.2008 10:37
#9

Bu yazının katılmadığım tarafı , bütün başörtüsüzleri saçma sapan şeylerle uğraşan, dinden uzak, hayatını boşa harcayan birer varlık olarak göstermesi.Ben de başörtü takmıyorum ama bu benim zamanımı magazin izleyerek geçiren, dünyadan bihaber ,en önemlisi de inançç ve değerlerinden biri olmam anlamına gelmiyor..Teesüflerimi bildiririm yani....

BA
19.07.2008 12:12
#10

Yazıda beyenilcek bikaç yer var ama geneline bakıldığında boş beleş bi yazı. trradomir kardeşim haklı son dakkada bi gol atmaya çalışmış.

Ayrıca şunuda belirteyim benim kız kardeşim ve teyzemde açıktır. ama teyzem üniversiteyi dereceyle bitirmiş birisidir. Sanmıyorum bütün başı açık olanların yazıda anlatıldığı gibi moronlaşmış olduğunu.

 

Saygılarmla...

SE
19.07.2008 13:06
#11

İsterse nemrut gibi insanlarca tanrı kabul edilmiş olsun manaca moronlar çok fazla...

((
19.07.2008 17:10
#12

---

19.07.2008 22:04
#13
Tiksindirici bir uslup ama Vakit'in imajına da yakışıyor hani... Bazen Vakit'in -bir çuval inciri berbat edici- lüzumsuz cesaretini ve takındığı toyca -hazıra konucu- tavırlarına nefretle baksam da; bir Karakaya'nın, bir Dilipak'ın batılın suratına akşettirdikleri okkalı lafları başka hiçbir yerde bulamayacağımı düşünüp, gazetenin bu imajını makul karşılıyorum çoğukez...

 

 

Berat kardeşim sanırım bir yanlış anlama olmuş ya da yanlış anlamaya müsait bir giriş paragrafı yazmışsınız. Giriş paragrafınız okunduğunda yazının Vakit'te yayınlanmış olduğu izlenimine kapılmamak elde değil. Bir el atarsanız bu noktaya iyi olur.

((
20.07.2008 12:07
#14

Çok özür dileyerek, yanlış anlaşılmanın benden kaynaklandığını belirtmek isterim. Ricam o ki moderötörler tarafından silinirse çok iyi olacak

ME
20.07.2008 18:37
#15

Yazının giriş paragrafına yönelik gerekli düzenlemeler yapılmıştır.