Hüseyin Üzmez'e Komplo

Başlatan: mirasyedi1 Tarih: 26.04.2008 21:36 Cevap: 58

MI
26.04.2008 21:36
#1

Bu olay bana İFK haisesini hatırlattı.Aişe validemize yapılan iftira ne iğrençti.Bütün kalbimle inanıyorum ki hüseyin üzmez komploya kurban gitmiştir.Allah yardımcısı olsun

iki haber için tıklayın biri kartel medyasından diğeri haber7den

 

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=315499

 

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8792773.asp?m=1

AY
26.04.2008 22:41
#2

Cinsel İstismar İddiasıyla Tutuklanan Hüseyin Üzmez: "Bu Büyük Bir Komplodur"

 

Yazar Hüseyin Üzmez, 14 Yaşındaki B.ç İsimli Kıza Cinsel İstismarda Bulunduğu İddiasıyla Çıkartıldığı Adliyede Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi. Üzmez, Olayın Komplo Olduğunu Söyledi.

 

 

Yazar Hüseyin Üzmez, 14 yaşındaki B.Ç isimli kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla çıkartıldığı adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Üzmez, olayın komplo olduğunu söyledi.

Edinilen bilgiye göre, polis ekipleri Bursa'nın İnegöl İlçesinde yaşayan B.Ç. ve annesi Livaze Ç.'yi haklarındaki fuhuş ihbarı nedeniyle takibe aldı. İddiaya göre, dün akşam takip sırasında Hüseyin Üzmez'in evine girdikleri tespit edilen Livaze Ç. ile kızı B.Ç. evden çıkarken gözaltına alındı. Livaze Ç. ile kızının emniyetteki sorgularında, Hüseyin Üzmez'in kendilerine para yardımında bulunduğunu, kocasına da Mudanya'da iş bulmayı vaat ettiğini ayrıca Üzmez'in, B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunduğunu söylediği iddia edildi. Bunun üzerine Mudanya Hasanbey Mahallesi Kesikselvi Sokak üzerindeki evinde dün gece saat 23:30 sıralarında gözaltına alınan Hüseyin Üzmez'in ilk sorgusunda susma hakkını kullandığı belirtildi. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye çıkartılan Üzmez, küçük yaştaki kıza cinsel istismarda bulunmak anne Livaze Ç. ise kızının istismarına göz yummak iddiasıyla tutuklandı.

 

 

Yazar Hüseyin Üzmez, Bursa Emniyet Müdürlüğü'nden çıkartıldığı sırada gazetecilerin sorusu üzerine olayın komplo olduğunu belirterek, "Olayın ne olduğunu mahkeme bittiğinde göreceksiniz. Mahkeme sırasında konuşmak yanlış. Ondan sonra hesaplaşacağız merak etmeyin. Mahkemenin sonuna kadar bekleyeceksiniz. Bu büyük komplodur." dedi.

 

Şahıslar emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi

 

 

 

Sevgili din kardeşimiz,dava insanı Hüseyin Üzmez böylesine çirkin bir ithamla karşı karşıya.Gördüğümde içim titredi.Gözyaşlarımı zor tutuyorum.Ama iftiralar susturamayacak HAKK'ın sesini.Hak yerini bulacak.

AD
27.04.2008 00:20
#3

Tarihin her devrinde bu olmadı mı?

Üstadımıza da meşhur "kumarhane baskını olayı" ile iftira atılmadı mı?

Vahideddin Han'a "vatan haini" damgası vurulmadı mı?

Ulu Hakanımıza atılan iftiralar neydi peki?

Ya 4.Murad Han'a addedilen iğrenç iftiralar...

Ya da Mevlana Celaleddin-i Rumi Hz. ile Şems-i Tebrizi Hz.ne atılan iftira...

Hepsini geçelim, ya ümmetin Annesi Hz.Aişe (R.Anhüma) Annemize atılan iftiralar...

 

 

 

 

Sözün özü, karşı tarafta İlhan Selçuk isminde 80'lik koministe diyet olarak Hüseyin Üzmez'imizi seçtiler; misilleme bu kadar adice oldu işte...

 

Yazıklar olsun...

 

 

Sonuna kadar arkandayız Hüseyin Üzmez Abi... Bizi kimse yıldıramayacak...

RA
27.04.2008 00:57
#4

cok cok üzüldümm Mevlam yar ve yardımcısı olsun...

Rabbim bir an önce aydınlatsın bol bol dua edelim arkadaslar

cok agır bi imtihann..

bu ve bunun gibi insanlar ne yaparlarsa yapsınlar Rabbim vaadini yerine getircek ve nurunu tamamlayacak bunlar son çırpınışları tıpkı boynu kesilen kurbanlık koyun gibi

................................Hüseyin abi RABBİM seninle merak etme

fırsatçılara gün doğdu sabırlı olalım mevla görelim neyler neylerse güzel eyler.

ME
27.04.2008 02:30
#5

İlgili konular birleştirilmiştir.

 

 

Mütedeyyin bir şahsiyet olan Hüsayin Üzmez hakkında üfürülen kartel medyası menşeili bu karalama operasyonuna itibar etmemiz sözkonusu bile olamaz. Olayın adice hazırlanmış bir komplo olduğu aşikardır. Olayla ilgili Vakit gazetesinden yapılan açıklamayı aşağıya iktibas ediyorum.

 

 

 

 

 

 

......................

 

 

vakitgazetemizjb4.gif

 

Vakit Gazetesi bugün yayınlanacak olan sayısında Yazar Hüseyin Üzmez hakkında şu açıklamayla yer verdi:

Gazetemizin 78 yaşındaki yazarı Hüseyin Üzmez, maruz kaldığı çirkin komplo sonucu dün tutuklandı. Ailece görüşüp yardım ettiği bir ailenin kızının kandırılarak yazarımız aleyhine iftira ettirilmesi sonucu gözaltına alınan Üzmez, daha sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

 

Söz konusu kızın ailesinin, Üzmez aleyhine herhangi bir beyanda veya şikâyette bulunmadığı öğrenilirken, yazarımızın akrabaları da, çirkin bir komplo ile karşı karşıya kalındığını belirttiler. Kartel medyasının, evli ve iki çocuk babası olan Üzmez'in gözaltına alınma haberini hiçbir araştırma yapmadan sitelerine taşıması dikkat çekerken, sorumlu gazetecilikten ziyade sırf gazetemize ve mütedeyyin insanlara çamur atma çabasıyla hareket etmeleri tepkiyle karşılandı. Hüseyin Üzmez'in eşi Ayşe Üzmez de söz konusu iddiaları yalanlayarak, kandırılan kızın annesi L.Ç.'nin, Hüseyin Bey'e 'ağabey' diye hitap ettiğini, Hüseyin Bey'in bu aileye büyük yardımlarda bulunduğunu ve çirkin bir komploya maruz kaldıklarını söyledi. Üzmez, tutuklama kararından sonra cezaevine götürülürken, 'Bu büyük bir komplodur' dedi.

 

 

.........

MU
27.04.2008 06:53
#6

Kafir nereden saldıracağını iyi biliyor, Müslümanlar için hassasiyet ölçüsüne sahip mevzuların suç teşkil edecek şekilde bir Müslümana yaftalanması, Müslüman kimliğine sahip bir insanın Müslümanların gözünden düşürülmeye çalışılması gayesine yöneliktir. İftira atmak ne kadar da kolay, adıdeğmez kardeşimin dediği gibi dünya var olduğundan beri süregelen hak-bâtıl çatışması, bâtıl olanın Hak olana iftira atmasını da yanında getirmiştir. Bâtıl saldırırken, galip gelmeye çalışıken bile mert olamıyor, nâmertlik gibi menfi bir hususiyete bürünmekten çekinmiyor. Zaman ve mekan değişse de kafirin benimsediği taktik hep aynı. Kendi tabiatlarına uygun olan yöntem bu, bâtıl kafadan hak olan bir faaliyet çıkması muhaldir zaten. Allah kafirlerin oyununu tersine öyle bir çevirir ki, kuyu kazarken içine kendileri düşerler. Göreceğiz...

ŞE
27.04.2008 12:21
#7

Kendinden 50 yaş küçük biri ile evlenenden ben her şey beklerim. Bu haberi duyunca ben de çok üzüldüm. Hüseyin Üzmeze değil ama, sizlerin de belirttiği gibi batıl yine iş başında yine islama olan kinlerini kusmak için anlaşılan çok çalışmışlar, intikam peşinde koşan hain zihniyetler her zamanki gibi yemlerini de iyi seçmişler. İşte kartel medyanın eline geçen ve bunu da çok iyi değerlendireceğinden şüphe olmayan bir fırsat geçti.Bizim belki yaptığımız en büyük hatalardan biri biz islamiyeti savunmuyor kişileri müdafaa ediyoruz. Bu kişinin elbette böyle bir şey yapacağına bende inanmıyorum bir komploya gittiği açık ama buna zemin hazırlaması bu komplonun kendisine kurulmasında elbetteki hayatındaki çarpık yaşamın bir etkisi vardır. İslamiyet Allahın insanlara gönderdiği en son ve mükkemmel bir dindir. İslamiyeti yarı yamalak yaşayanların yaşantısıyla asla kıyaslanmayacak kusursuz bir dindir.Kartel medya bunu iyi anlamalı siz Allah'ın nurunu söndürmeye ne kadar çalışsanız ne kadar çaba harcasanız nafile, ancak İslamiyeti yaşadıklarını sanan ya da bunun edebiyatını yapanları sayfalarınıza taşıyarak bir kaç hafta reyting peşinde koşar durursunuz. Hak batıla daima üstün gelecektir. Bu değişmez bir kuraldır.

PU
27.04.2008 13:32
#8

Söz konusu kişinin Hüseyin Üzmez olması bu olayın kesinlikle komplo olduğu gerçeğini kabul etmem için yeterli değildir benim tarafımdan bakacak olursam.Aaa Hüseyin Üzmez canım kesinlikle yapmamıştır da diyemem,yapmıştır da diyemem,bir şeyler açıklığa kavuşmadığı sürece.Fakat tutuklanmaya kadar geçen süreç göz önüne alındığında ve karşı tarafın kimlerden oluştuğu incelendiğinde komplo olma ihtimalini yüksek tutmaktır akla uygun olan.Mantıken böyledir,ama tabi gönül Hüseyin Üzmez'i böyle bir olay neticesinde konuşmaya bile razı gelmemektedir.Bulunmak istenen gerçek aranacaktır muhakkak ve ortaya çıkacaktır...

SE
28.04.2008 12:32
#9

bildiğiniz gibi üzmez vakit gazetesinde yazıyor.vakit gazetesinden kesin bir yalanlama gelmedi diğer yazarlar olabilir diyorlar

abdurrahman dilipakın bu konudaki yazısı

http://www.habervaktim.com/yazaroku.php?id=3368

 

 

hasan karakayanın yorumu

http://www.habervaktim.com/yazaroku.php?id=3367

 

 

ali karahasanoğlunun yorumu

http://www.habervaktim.com/yazaroku.php?id=3366

 

 

 

yani üzmezin arkadaşları da kesin bir yalanlamada bulunamamışlar.hasan karakayanın yazısını okuyunca da üzmezin ilişkilerinden zaten rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor.örnek bir insandın neden hayatına dikkat etmedin diyor.

 

böyle bir olay ortaya çıkınca tabi ki vakit gaztesi direkt olarak hedef alınıyor.mecburen vakit de komplo,ergenekonun misillemesi falan demek zorunda kalıyor.

bana sorarsanız da kendisinden 50 yaş küçük biriyle evlenmiş biri,can pazarı adlı kitabında üniversiteli bir kıza aşkını anlatan bir kitap yazan,evinde değişik ilişkiler olan(yanılmıyorsam kadının ismi fadime şahin di) birinden herşey beklenebilir.fakat tabi ki inşaallah yalandır,iftiradır da hem gazetenin adı temize çıkar hem de müspet insanları üzecek gelişmeler yaşanmaz.fakat olay yalan olmayabilir ve çeşitli ihtimaller olabilir 1-gerçek olabilir(o zaman bu olayı solculara falan anlatamayız bir şey desek "sen 80 lik tecavüzcünün yazdığı gazeteyi mi okuyorsun diye dalga geçerler" 2-imam nikahı olabilir(bu da tam bir akılsızlıktır.gözönünde duran ve dini yaşamayı telkin eden birinin uçkuruna hakim olamaması tüm camiayı yakmış olur.ben bunu diyince bazıları derler ki dinimiz 4 e izin veriyor.öyle ama 1 i tavsiye de ediyor;2. kadını almak içinde karısının iznini almayı şart koşuyor.ayrıca bu devirde böyle birşey yapmak hedef olmamıza sebep olur ayrıca ayıptır 3- iftira olabilir(inşaallah öyledir)

 

 

 

üzmezin hakkında bazı bilgilere üstadın cinnet mustatili kitabından ulaşabilirsiniz.çünkü üstad üzmezin malatya suikastinden sonra hiçbir alakası olmamasına rağmen üzmezin yüzünden hapiste yatmıştır.üzmezle görüştürüldüğü zaman hakkındaki kanaaati de şudur: ön plana çıkmaya çalışan birisi! yani üstad da üzmez hakkında çok pozitif görüşlere sahip değil.

 

 

olayı tabi ki edeceğiz inşaallah iftiradır diyeceğiz ama üzmez kesinlikle böyle şey yapmaz demiyeceğiz çünkü o zaman islamı ve islam ahlakını savunmak değil körü körüne birine bağlı olamak olur, kişiyi savunmak olur islamı değil ayrıca üzmez bu zamana kadar çok iyi yaşamış da olsa imtihan dünyası bu şeytanın ne zaman çelme takacağı belli olmaz bu yüzden bu konu hakkında vakitin duruşunu takdir ettim.

 

 

bu arada yukardaki yazıların hepsine okumak istemeyebilirsiniz ama en azından hasan karakayanın yazısını okuyun.davamız kişilere bağlı değildir, kişileri değil peygamber ahlakını, kuranın kurallarını savunuyoruz, şu an olmasada yarın elbet bizim elbet bizimdir gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir

BU
28.04.2008 16:24
#10

Arkadaşlar bu meselenin hukuki olarak açığa çıkmasını beklemeden; yani itiraz hakkıdır, temyizdir, şudur budur neticesine varmadan kesin yargıyla konuşmamak lazım. Hepimiz öyle biliyor ve ümit ediyoruz ki Hüseyin Üzmez mütedeyyin bir kişidir ve duruşu bellidir. Evet İlhan Selçuk olayına misillemede olabilir, yeni senaryoda olabilir vs. Beklemek ve gelişmeleri takip etmek gerek derim.

ME
29.04.2008 18:12
#11

Vakit gazetesi yazarlarını okuduğumda olayı kesin olarak reddetmediklerini, olmuş olabileceğine ihtimal verdiklerini, Üzmez'in sürdüğü hayattan hoşnut olmadıklarını sezimledim. Üzmez'e yakın kişiliklerin yazdıklarının bu doğrultuda olması, yani olaya dair içlerinde şüphe beslemeleri, bizim de olaya şüphe ile yaklaşmamızı gerektirecek bir unsurdur. Dolayısı ile vak'a ile ilgili olarak o anki kati tutumumun yanlış olduğunun farkına vardım. Bize düşen, olayın üzerindeki buğular çekilmeden kesin açıklamalardan kaçınmak ve olaya şüphe ile bakmaktır. Haberin, kamuoyuna para bulunca gözleri büyüyen cocuk edası ile aksettirilmesi, haberin kaynağının belli olayları ve kişileri kendilerine maske edinerek Müslümanları ve İslam'ı karalamaya çabalayan işbirlikçi medya güruhundan çıkması bizim hadiseye bir "kumpas" olarak bakmamıza, en azından bir" kumpas" olarak ummamıza yeterlidir. Takınmamız gereken tutumum minvali bu yönde olmalıdır. Umulur ki vak'a adice hazırlanmış ve oynanmış bir komplo olsun. Aksi taktirde Üzmez'i üzmek boynumuzun borcu olur.

 

Benim şahsi fikrim olayın komplo olduğu yönünde. En azından büyük ölçüde abartıldığını düşünüyorum. Zaman bize hakikati gösterecektir.

 

Bu arada bazı arkadaşlar Hüseyin Üzmez'in kendinden 50 yaş küçük biriyle evlendiği gerekçesi ile bu tarz bir hadisenin gerçekleşmiş olabileceğini, hatta biraz daha aşırıya kaçarak kendinden 50 yaş küçük birisi ile evlendiği için Üzmez'den herşeyin beklenebileceğini söylemişler. Olay olmuş, olmamış veyahut farklı lanse edilmiş olabilir ama sırf bu sebeple kimse hakkında peşin hükümde bulunulamaz, kimse yaftalanamaz. Bu tarz bir yaklaşımın yanlış olduğunu, hatalı yargılara varmaya vesile olacağını, dinimize göre kendinden küçük ya da büyük biriyle evlenmekte (belli haller dışında) herhangi bir beis bulunmadığını da belirtmek isterim.

ŞE
29.04.2008 22:53
#12

Hüseyin Üzmezi hiç tanımazdım. Birgün tv de haberleri izlerken vakit gazetesi yazarı ve tecavüz olayını duydum islamcı yazar deniliyordu. Hemen kesin kartel medyanın komplosu diye düşündüm. Sonuçta tanımıyordum hemen nete girdim hakkında bilgi toplamak için, geçmişi karanlıktı bu adam yaptığı kötü şeyleri de Allah için yaptım diyiyordu. Öncelikle bir gazeteciyi öldürmek istemiş gazetecinin kim ve nasıl olduğu fark etmez sonuçta cana kasıt var sen kim oluyorsunda bir cinayet işlemeye kalkışıyor ve Allah için yaptığını iddia ediyorsun. Sonra 50 yaş kendisinden küçük biri ile evlenmek kusura bakmayın bu 10 veya 11 yaş değil aradaki fark felaket bir söz vardır davul bile dengi dengine çalar. Ve bu evlilik hakkında yaptığı yorumlar beni dehşete düşürdü. Daha da çok üzüldüm evet bu bir kompluydu ama hüseyin üzmeze değil islamiyete kurulan bir kompluydu.İslamiyeti karalamaya çalışanların her zamanki oyunları din maskesi altında yaşayan fadime ve müslümleri bulmak zor değil, onlardan çok var ama İslam bu değil, İslam nezihtir.İslamiyeti yaşayanların ne çevresinde ne sağında ne solunda kötülük olmaz islamı yaşayanlar bu tür iğrençliklere kalkışmaz. Ahlaksızlık ve kötülük islamiyeti hayattımızdan çıkardığımız zaman bizi bulur. Çok üzücü bir durum.

29.04.2008 23:50
#13

Efendim kusura bakmayın ama sadece kendinden 50 yaş küçük birisi ile evlendiği için Hüseyin Üzmez'i diri diri toprağa gömmek isteyen kişilerin boyutları ziyadesi ile farklı gibi. Ne yani adam kendinden 50 yaş küçük bir bayanla evlendiği için o adama potansiyel bir suçlu, kendisinden hertürlü iğrençliğin, adiliğin, pespayeliğin beklenebileceği bir insan olarak mı bakalım....! Kim verir ki bize bu hakkı. Yapmayın Allah aşkına...! Efendim fark ürkütücüymüş... Kime ne? Din izin verdikten sonra bunun hesabını sormak kime kalmış...!

 

Hüseyin Üzmez'in eksik tarafları, günahları yok mudur, hataları, yanlışları olmamış mıdır...?Elbette yanlışları da hataları da olmuştur elbette eksik tarafları da günahları da vardır ama kim ne derse desin Hüseyin Üzmez mütedeyyin bir şahsiyettir ve davasında samimidir. Davasında samimi olduğu için hiçbir yanlış yapamaz demiyorum. Şeytanın ve nefsinin oltasına takılmamıştır ya da takılmamış olamaz demiyorum. Davaya gönül vermiş insanların çok dikkatli olmaları gerektiği, aksi takdirde harici düşmanlardan daha fazla mensubu oldukları davaya zarar verecekleri ise bilinen bir hakikattir.

 

Ben bir müslüman olarak Hüseyin Üzmez'in söylediklerine inanıyorum. Hüseyin Üzmez bu vakanın bir komplo olduğunu ve gerçeğin dava neticesinde görüleceğini dile getirdi. Bilfiil adice bir suç işleyip, sonra da kameralar önünde pişkin pişkin yalan söyleyebilecek kadar kişiliksiz birisi değildir Hüseyiz Üzmez.

 

Şehit kardeşimin söylediklerini tam olarak anlamak da güçlük çektiğimi dile getireyim. Sanki Hüseyin Üzmez'in bu fiili işlediğine kesin kanaat getirmiş gibi konuşuyor. Bazı yerlerde olayın komplo olduğunu söylemeye kaşkışsa da mevzuya önyargılı yaklaşarak Hüseyin Üzmez'i ipe götürmüş bile. Bunu anlamak güç değil.

 

 

 

.....

29.04.2008 23:55
#14

Aşağıya olayla alakalı yazarların kalemlerinden dökülenleri iktibas ediyorum. Bilhassa şehit kardeşimin bu yazıları dikkatli bir biçimde okumasını tavsiye ediyorum.

 

 

EMİNE ŞENLİKOĞLU (Yazar): Hepimiz şoke olduk. Eğer öyle bir şey yaptıysa ona yazıklar olsun. Ama yapmadıysa da bu bir komploysa, komplo kuranları Allah kahretsin. Vakit yazarı denmesi acı bir şey. Hüseyin Üzmez'in ailesiyle görüştüm. Eşi "Böyle bir şey yok" diyor. Yaptıysa cezasını çeker. Haberlerde duyar duymaz Hüseyin abiyi aradım. "Bacım mahkemeyi bekle, söyleyeceğim bu kadar" dedi. Kız da 14 yaşında değilmiş. Hüseyin abinin tecavüze kalkışacağına inanamıyorum. Öyle bir şey yaptıysa da kesinlikle cinnet geçirmiş derim. Şu anda inanmıyorum. İlerde deliller ne gösterir bilemiyorum. Eşiyle arasındaki yaş farkında Hüseyin Üzmez'in suçu yok. Kendilerinden küçük kız alanlara, "Yaşlı bunaklar" demişimdir. Evlendiklerinde gidip, "Hüseyin abiyle kavga etmeye geldim" dedim. Eşi, "Emine abla onun hiç suçu yok. Kara sevdayla aşık oldum. Benimle evlenmezsen intihar ederim, dedim, evlendik" diye anlatmıştı olanları. Hüseyin abinin, namus konusunda bilinçli olarak yanlış yapacağı kanaatinde değilim. Ya bir cinnet geçirdi, ya bir hap içirdiler diye düşünüyorum. Yüzde 99 böyle bir şey yapmaz ama kalbini Allah bilir.

 

 

 

Toplumsal lince dönüşmesin

 

SİBEL ERASLAN (Vakit): Hüseyin Üzmez, büyükbaba... Üzgünüz, şaşkınız. İnanamıyorum böyle bir şey olduğuna. En kısa zamanda hak yerini bulacaktır. Komplo olduğunu düşünmek istiyorum. Hayata bağlanmak istiyoruz. Hepimiz üzerinde şok tesiri yapıyor. Asla düşünmüyorum böyle bir şey yapacağını. Çok ihtiyar ve hasta kendisi. Böyle bir ithamla acı çektiğini düşünüyorum. Eşiyle yaş farkı üzerinden yola çıkarak, birini potansiyel suçlu ilan etmek benim hukuk vicdanıma aykırı. 18 yaşından küçük biri üzerinden toplumsal lince dönüşmesi beni rencide ediyor.

 

 

 

Patetik bir ruh halinin tezahürü

 

ÖZLEM ALBAYRAK (Yeni Şafak): Eşiyle arasında 50 yıllık yaş farkı bulunması, genç kadınlara karşı cinsel zaafları bulunduğunu itiraf ettiği röportajları, kendi hikayesini yazdığı romanının içeriği, ?kıllanma? gerektiren cinsten veriler. Eğer bir komploysa bile bu, ateşine atılacak odunları kendi eliyle taşıdığını teslim edebiliriz. Eğer doğruysa pekala bu olay pedofilidir ve patetik bir ruh halinin tezahürüdür. Bir çocuğu istismar etmek benim vicdanımda suçtur. Türkiye?deki bir kesim, "Hz. Ayşe 9 yaşındayken Peygambere nikahlandı" rivayetiyle, "Anadolu?da dindar aileler kızlarını çocuk yaşta evlendiriyorlar" argümanını biraraya her getirdiğinde, aslında İslam?ın "pedofiliye gizli icazet verdiğini" düşünmüş, ama bunu dillendirecek cesareti asla bulamamıştı. Bu olay bu bilinçaltını açığa çıkardı. Artık erken evlendirilmenin İslam?dan değil gelenekten sadır olduğunu, Ayşe anamızın ise evlilik yaşının 9 değil, 17 ya da 25 olduğu yönünde muhtelif rivayetler olduğunu söylesek de faydasız.

 

 

 

Ergenekoncu tezgah

 

HASAN KARAKAYA (Vakit): Eğer yanlış yapan, çirkinlik yapan insan, bizim içimizden biri ise onu asla savunmaz, ona asla sahip çıkmayız. Bu konuda ölçümüz gayet açık. Ölçümüzü, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed koymuş. Bizler de, "İçimizden biri" dahi olsa, eğer hırsızlık yapmış, eğer sarkıntılık işlemiş, kısacası eğer "yanlış, yamuk ve iğrenç bir iş" yapmışsa, onu ne savunuruz, ne de ona sahip çıkarız. Ancak, olayın üzerindeki esrar perdesi henüz aralanmadığı için, ortada bir tezgah ve komplo olabileceği kuşkusu içindeyiz!... Aklımıza, "Ergenekon?cu tezgahlar" gelmiyor değil.

 

 

 

Olayın bugün çıkması komplo

 

ABDURRAHMAN DİLİPAK (Vakit): Zina, bizim inancımızda büyük günahtır. "Belki nikáh yapmıştır" denebilir, ama bu da örfe, yasalara aykırı, en azından yakışıksız bir durum. Ben bu işin bir komplo olmasını temenni ediyorum. Ahir ömrümde, bu yaşlı adamın, mahkemede söyleyeceklerini merakla bekliyorum. Bana sorarsanız, ister gerçek, ister iftira olsun, bu olayın, bugün bu şekilde ortaya çıkması bir komplodur.

 

 

 

Soruşturma gizli değil mi

 

İHSAN KARAHASANOĞLU (Vakit): Hüseyin beyin kendisi ile kısacık görüştüm. "Olay komplo" dedi. Yargılamayı biz yapmayacağız. Yargılamayı, mahkeme yapacak. Biz ise ileri sürülen iddiaların ciddiyetini, olabilirlik ihtimalini kendi açımızdan tartışacağız. Nasıl ki Ergenekon soruşturması ile ilgili biz değerlendirmelerimizi yaptıysak, onlar da (diğer gazeteler) Hüseyin Üzmez aleyhindeki iddialar üzerinde kendilerince değerlendirmeler yapabilirler. Ama karar versinler hazırlık soruşturmasında gizlilik var mıdır, yok mudur?

 

 

 

..........

ŞE
30.04.2008 00:06
#15

Farkında mısınız şimdi sizi konuşturanlar ellerini ovuşturuyor, Rakı sofrasında sizden bahsediyorlar,‘Çok iyi malzemeydi’ diyorlar,Duyuyor musunuz ?

 

Yaşayın,

Varolun,

Bravo size,

İyi ki varsınız,

Ne büyük adammışsınız,

Hay ağzınıza sağlık,

Belinize kuvvet,

Tam da zamanında,

Bu kadar olur,

Cuk diye oturur,

Ayarlasan denk gelmez,

Yoksa danışıklı dövüş mü ?

 

Kurtların puslu havada ava yattığı zaman,

Ülkenin en karışık olduğu an,

Birinizin 3 eşi varmış,

Nikaha falan gerek yokmuş,

Problemsiz yaşıyormuşsunuz,

Ne kadar da rahat konuşuyorsunuz,

‘Hürriyet’in dayanılmaz hafifliğine mi kapıldınız yoksa ?

Coştukça coşuyorsunuz,

Hızınızı alamıyorsunuz,

Millet umumhaneye gidiyormuş,

Siz işinizi evde görüyormuşsunuz,

3 eşinizin olması niçin yadırganıyormuş ?

Hakikaten büyük adammışsınız,

Helal olsun.

 

Nasıl da hedefi vurdunuz,

Hem de düğmeci basına manşet oldunuz,

Gazı aldınız mı kimse tutamadı sizi,

Ne güzel konuştunuz ama,

Bravo…

 

Farkında mısınız şimdi sizi konuşturanlar ellerini ovuşturuyor,

Rakı sofrasında sizden bahsediyorlar,

‘Çok iyi malzemeydi’ diyorlar,

Duyuyor musunuz ?

Duyamazsınız. Çünkü sizin aklınız başka yerde.

 

Ama ben duyuyorum,

Çünkü bu, eski bayat bir oyundur,

Egosu kabaranları böyle konuştururlar,

Böyle zarf atarlar,

Bugüne kadar sizin gibi kaç kişi yedi bu zarfı,

En kritik dönemlerde hem de.

 

 

Bir diğeri gelmiş 80’nine,

Torunundan küçük kıza tecavüzden gözaltında,

Aklıma Fadime Şahin-Müslüm Gündüz filmi geldi,

Hani 28 Şubat’ın unutulmaz hit’i,

O olaya da adı karışmıştı,

Yine zamanlama mükemmel,

Adrese teslim,

Üstelik bu kez başrolde.

 

Yaşayın siz,

Erkeksiniz ya.

Biriniz ‘3 eşim var’ diye kasım kasım kasılıyor,

Diğeriniz küçücük kızların peşinden koşuyor.

 

Birbirinizi tanır mısınız bilmem,

Ama aynı çarkı döndürdüğünüz kesin.

 

Helal olsun,

Büyük adammışsınız.

Sağlam erkekmişsiniz.

Yakışır ikinize de.

Yalnız ne olursunuz,

Ya uçkurunuzu tutun, ya da çenenizi.

Abdullah ABDULKADİROĞLU

ŞE
30.04.2008 00:36
#16

Mürid kardeş teşekkür ederim okudum Özlem Albayrakın bu konu hakkındaki yorumuna katılıyorum farz edelim öyle bir şey yapmadı ama madem İslam davasını savunuyorsun niye dikkatli konuşmuyorsun neden bazı gazetelere verdiğin demeçler bana göre iğrenç size göre ne onu bilmem. Yazarında dediği gibi "Eşiyle arasında 50 yıllık yaş farkı bulunması, genç kadınlara karşı cinsel zaafları bulunduğunu itiraf ettiği röportajları, kendi hikayesini yazdığı romanının içeriği, ?kıllanma? gerektiren cinsten veriler. Eğer bir komploysa bile bu, ateşine atılacak odunları kendi eliyle taşıdığını teslim edebiliriz." Kartel medya seçeçeği kurbanı iyi biliyor. Ben ne kadar suçlu bulmuşsam sizde aynı ölçüde beraat ettirmişsiniz. Siz sadece yazarın yazdığı yazılara göre fikrinizi şekillendiriyorsunuz ama somut olan şey bu kişi tuutuklandı ifadesi alındı ve tutuklandı tutuklanmayıp yargılansaydı ve karanlık bir geçmişi olmasaydı sizinle aynı fikirde olabilirdim. Artık dava sonunda beraatte etse suçluda bulunsa din düşmanları amacına ulaşmıştır. Kompo var ama islama kurulmak istenen bir komplo demek istediğim hüseyin üzmezde bir araç.

IS
30.04.2008 11:08
#17

arkadaşlar çok üzüldüm ne dicemi bilmiyorum sayın üzmezi severek takip ediyo ayrıca üstadla olan alakası nedeniyle bir başka seviyordum. bu şok etkisi yaptı yanlız bişey sorucam kendisinden 50 yaş küçük biriyle olan evliliği doğrumu bu konuda aydınlatırsanız sevinirim. bunun bi oyun olduğuna inanıyorum ...kafirler için yaşasın cehennem..

VA
30.04.2008 14:19
#18

Bekleyelim ve görelim.

RA
30.04.2008 16:21
#19
arkadaşlar çok üzüldüm ne dicemi bilmiyorum sayın üzmezi severek takip ediyo ayrıca üstadla olan alakası nedeniyle bir başka seviyordum. bu şok etkisi yaptı yanlız bişey sorucam kendisinden 50 yaş küçük biriyle olan evliliği doğrumu bu konuda aydınlatırsanız sevinirim. bunun bi oyun olduğuna inanıyorum ...kafirler için yaşasın cehennem..

 

....dogru ewet ama bu konuda emine şenilkoglunun yazdıklarını okumanı tawsiye ederim bak yukarıda yazıyo..

HA
01.05.2008 01:00
#20

Duyunca birden aklıma Allah rasülünün buyurduğu 'Fitne ateşi yakılmıştır ve kıyamete dek sürecektir' hadis i gelmişti. Tarzını benimsemediğim, samimiyetsiz bulduğum sivri kalem h. üzmezin ,böyle çirkin bir itham ile karşıkarsıya gelmesi tabiki acı ve üzücü.....bekleyip dinlemek gerekir . vakit gazetesi ve camiasıda malesef belirli zümrelerce zan altında.

şudurumda çok konuşmak dogru olmaz. Fazla traş cildi bozar!

SA
03.05.2008 13:57
#21

Hemen atıp tutmak yanlış olur, H.Üzmez de kim olduğu ortadadır..

 

Vakit gazetesi de H.Karakaya da ne Mal oldukları ortadadır, Av. A.Arslan hakkında yazılan çizilen ve AKP yi her Şehire gidip Övmeler yere Göğe sığdıramamları sonucudur...

 

Kutsal Adelet ; Ateşe Gidenin Hükmü kesinken , bile bile Ateşe gidenin arkasına Saf durma olayıdır..

 

H.Üzmez olsun V.s olsun Allah ve Rasulu ve İslam üzerinde Pazarlık Şartına ayak uyduranların düşürülecekleri Takdiri Ceza bu oluyor..

HA
04.05.2008 00:50
#22
Kutsal Adelet ; Ateşe Gidenin Hükmü kesinken , bile bile Ateşe gidenin arkasına Saf durma olayıdır..
bunu biraz açarmısınız arkadaşım

nedemek oluyor bu?

04.05.2008 14:50
#23
Mürid kardeş teşekkür ederim okudum Özlem Albayrakın bu konu hakkındaki yorumuna katılıyorum farz edelim öyle bir şey yapmadı ama madem İslam davasını savunuyorsun niye dikkatli konuşmuyorsun neden bazı gazetelere verdiğin demeçler bana göre iğrenç size göre ne onu bilmem. Yazarında dediği gibi "Eşiyle arasında 50 yıllık yaş farkı bulunması, genç kadınlara karşı cinsel zaafları bulunduğunu itiraf ettiği röportajları, kendi hikayesini yazdığı romanının içeriği, ?kıllanma? gerektiren cinsten veriler. Eğer bir komploysa bile bu, ateşine atılacak odunları kendi eliyle taşıdığını teslim edebiliriz." Kartel medya seçeçeği kurbanı iyi biliyor. Ben ne kadar suçlu bulmuşsam sizde aynı ölçüde beraat ettirmişsiniz. Siz sadece yazarın yazdığı yazılara göre fikrinizi şekillendiriyorsunuz ama somut olan şey bu kişi tuutuklandı ifadesi alındı ve tutuklandı tutuklanmayıp yargılansaydı ve karanlık bir geçmişi olmasaydı sizinle aynı fikirde olabilirdim. Artık dava sonunda beraatte etse suçluda bulunsa din düşmanları amacına ulaşmıştır. Kompo var ama islama kurulmak istenen bir komplo demek istediğim hüseyin üzmezde bir araç.

 

 

"Farzedelim öyle birşey yapmadı"...

Yani şehit kardeşim Hüseyin Üzmez'in bu adice suçu işlediğinden son derece emin. İçinde, bu olayın gerçekleşmediğine dair hiçbir kuşku taşımadığını görüyoruz. Hüsn-ü zan da bulunmanın ne demek olduğundan bihaber bu kardeşimiz, hasıl olmuş herhangi bir delil olmamasına rağmen nasıl olur da Hüseyin Üzmez'i aforoz eder, bunu hangi izanla, hangi gözle, hangi vicdanla yapar bilinmez. Gerçi kendisini bir sinekten ziyade gördüğümüz de söylenemez ama bir yanlışı göstermenin faziletini bildiğimizden üşenmeden yazıyoruz...

 

Kendisinin en büyük delili daha birkaç gün öncesinde oradan buradan? apardığı eğri-büğrü yazıların beyninde bina ettiği derme çatmadan ibarettir. Şehit kardeşim Hüseyin Üzmez'i ne görmüş ne de okumuştur. Üzmez hakkındaki yargılarının çürüklüğünü varın siz tahayyül edin.

 

Şehit, Özlem Albayrak'ın yazısına katıldığını beyan etmiş. Özlem Albayrak'ın yazısını da çok fazla dişe değer bulmadığımızı belirtelim. Özlem Albayrak en azından olayın gerçekleşmemiş olabileceğine dair şüphe taşıyor. Lakin Özlem Albayrak ile aynı fikirde olduğunu söyleyen şehit kardeşim bu olayla ilgili hiçbir şüphe taşımadığına göre kendisinin Yenişafak yazarı ile aynı fikirde olduğunu söylemek zor. Kendisinin böyle söylüyor oluşunun sebeb-i hikmeti bilinmez.

 

El tekrar-ı ahsen diyerek söyliyeyim ki ben Hüseyin Üzmez'in geçmişte işlediği fiilleri ne savunuyorum ne de bu fiillerle ilgileniyorum. Benim mevzum bu olaydır ve bu olay delillerle sabit değildir. Bildiğiniz gibi hukukta "masumluk karinesi" diye bir kavram vardır ki bu kavram gereği kişi, ne ile isnat edilirse edilsin isnat edildiği suça dair şaşmaz deliller elde edilmediği müddet masum kabul edilir. Dava devam ettiğine göre Hüseyin Üzmez'in suçu sabit değildir.

 

Bizim kimseyi beraat ettirdiğimiz filan yok. Biz sadece mevzuya şüpheyle yaklaştığımızı söyledik. Müslüman bir kimse hakkında hüsn-ü zan da bulunmanın güzel bir hal olduğunu bilmedeyiz.Hüseyin Üzmez'in geçmişte yaptığı yanlışların yahut yapmış olduğu evliliğin bu mevzuya delil teşkil etmeyeceğini söyledik. Bizim yazarın yazdığı yazılara göre bir fikr-i sabit oluşturduğumuz ise koskoca bir yalandan ibarettir. Biz mevzuya bakarak fikrimizi oluşturuyoruz. Normal şartlar altında kişinin kimliğine önem versek de bu olayda şuan için kişinin kimliğine baktığımız söylenemez. Ortada sadece bir iddia var ve ne müddei iddiasını ispatlamış ne de iddia red olunmuştur.

 

Kartel medya seçeceği kurbanı iyi biliyor demişsiniz. Bu fikre de iştirak ettiğimiz söylenemez. Zira Hüseyin Üzmez her ne kadar samimi biri olsa da ne muhafazakar kesim tarafından ne de diğer kesim tarafından her söylediği ile kaale alınan bir kişilik değildir. Dolayısı ile İslamiyet'e ve Müslümanlara zarar vermek için seçilecek birbaşka Müslüman yazar daha fazla infial uyandırabilirdi. Biz de biraz tüyo vermiş gibi olduk veled-i zinaya ama neyse. :)

 

Hülasanın hülasası, mevzuyu daha fazla kaşımanın gereği yoktur. Gerçek zuhur edene kadar konuşmamak da fayda vardır. Mevlam görelim neyler.......

 

 

Hafakan kardeşim sancaktardan mesajının bir cümlesini açmasını istemiş. Ben biraz daha ileriye giderek sancaktar kardeşimden mesajını apaçık hale getirmesini rica etsem saygısızlık yapmış olmam umarım. Bu mesajdan hiçbişey anlamadım desem yeridir.

ŞE
05.05.2008 00:26
#24

Gerçi kendisini bir sinekten ziyade gördüğümüz de söylenemez ama bir yanlışı göstermenin faziletini bildiğimizden üşenmeden yazıyoruz...

 

Forum adına konuşma yetkisine mi sahipsiniz acaba beni bir sinek olarak bile görmüyorsunuz size ancak şunu söyleyebilirim. Siz ne iseniz karşınızdakini öyle görürsünüz.

 

 

 

Hüseyin Üzmez aklanırsa ne yazacağım?

 

Geçtiğimiz hafta Milan’ın ünlü futbolcusu Ronaldo’nun çapkınlık hikayesi dünya basınında sadece bir gün haber oldu. Oysa o çapkınlık o kadar da haber değeri taşıyordu ki ama neredeyse haberi gören olmadı. Görülmeyen o haber şuydu; Ronaldo eğlenmek için gecenin geç saatlerinde otelden üç kadın istemiş ve odaya üç kadın yerine üç travesti gelmiş...

 

Durum karşısında neye uğradığını anlamayan Ronaldo, travestilere üstelik adam başı 400 Euro vermesine rağmen yakasını zor kurtarmış...

 

Evet, işte bizim medyamızın görmediği ve Hüseyin Üzmez’in çapkınlık/kimilerince sapkınlık hadisesinin olduğu günlerde yaşanan bir başka skandalın haberi böyleydi...

 

***

 

Diyeceksiniz ki “Ey Fatih Bayhan, sen de bu haberi görmeyerek Hüseyin Üzmez’e yüklenmedin mi?...

 

Adam hakkında hala mahkeme bir karar vermemişken sen adamı yargılayıp, infaz etmedin mi?

 

Nerede senin insanlık ve din anlayışın...Hatta hukuk anlayışın...”

 

Evet, ben de dünyaca ünlü Futbolcu Ronaldo’nun travestilerle alem haberini okudum ama dönüp de köşeme, ‘Komplo bunun neresinde Ronaldo” diye yazmadım... Çünkü zaten Ronaldo’da “Bana komplo kurdular” demedi...

 

Yazmaya ihtiyaçta duymadım...

 

Niye mi?

 

Hemen söyleyeyim...

 

Çünkü Ronaldo, ekranlara çıkıp, “İslamın kahraman eliyim” dememiştir...

 

Çünkü Ronaldo, ben Hazret-i Peygamberi örnek alıyorum diyerek masum ve saf dindar Anadolu insanının kalbine, duygularına oynamamıştır...

 

O nedenle benim için Ronaldo’nun kaçamaklarının, alem ve eğlence dünyasının olsa olsa ünlü birisi olduğu için haber değerinden başka bir anlamı yoktur...

 

***

 

Ama iş Hüseyin Üzmez veya onun gibi kendisini bir camiada önder ve rehber insan modeli gibi sunmaya çalışanların çapkınlık, hatta sapkınlık haberi söz konusu olursa bunun her yerde haber değeri vardır...

 

Çünkü ortada, söyledikleri ve inandıkları ile ters yaşayan bir “model insan” durumu vardır.

 

Çünkü ortada, Müslüman olduğunu söyleyen, ama başka şekilde hayat yaşayan bir adamın öyküsü vardır...

 

İşte benim durduğum yer tamda burasıdır...

 

Bir gazetecinin bakması gereken yerdir orası...

 

Kusuruma bakmayın, ama bazıları gibi, başkası halt yiyince “Vay namussuzlar” diyen, içerden birileri yapınca da, “bu kesin komplodur” diyerek kendini avutan birisi olamam...

 

Ortada bir halt yeme durumu varsa, o haltı yiyen kim olursa olsun yazarım...

 

Ayıplarım, lanetlerim... Çünkü, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır”....

 

***

 

Ama, bazı basın-yayın organlarının Üzmez olayını fırsat bilerek dindar kitlelerin tümüne yönelik bir linç kampanyası yürütmesine de sessiz kalamayız...

 

Evet, suçun şahsiliği vardır... Ve suç işlenmişse yargılanacak olan o şahıstır. Yok eğer şahıslardan ziyade onun ait olduğu dünya ve fikirlerini mahkum etmek gerekirse o zaman şu bilinmelidir ki bu yargılamayı yapanlar müebbet hapis kalacaktır...

 

Çünkü sizin içinde yaşadığınız camiada bu tür vakalar vaka-i adiyeden sayılmaktadır...

 

***

 

Efendim bir başka husus da “Mahkeme henüz bir karar vermedi” diyorlar... Doğrudur, mahkeme henüz bir karar vermemiştir. Ama vicdan terazisi bir karar vermiştir, halkın vicdanı hakkın vicdanıysa durum ortadadır...

 

Ama buna rağmen Hüseyin Üzmez çıkartıldığı mahkemede aklanırsa ben ne yazacağım?

 

Bazı okuyucularım yazının altına gönderdikleri yorumlarında ve maillerde bana bunu soruyorlar...

 

Bundan kolay ne olabilir...

 

Eğer mahkeme Üzmez’i aklarsa, ben de Üzmez’den ve olaya maruz kalan aileden özür dilemekten kaçınmam... Hatta yanlarına gider helallik isterim...

 

Ama görünen o dur ki durum hiç de öyle değildir...

 

Af dilemek ve özür beyan ederek helallik istemek Hüseyin Üzmez’e kalmıştır...

 

O, koca bir camiadan helallik istemelidir...

 

Not: Yine de ısrarla tepki koymak isteyen okurlarıma önerim şudur ki, “Ey okur, bunca sözlere, olanlara rağmen olaya inanmıyor ve eleştiri yapanları kınamaya çalışıyorsan Vakit yayın kurulunun açıklamasını yüksek sesle oku... Sana yetecektir de artacaktır bile...

 

Fatih BAYHAN

bayhanfatih@mynet.com

US
06.05.2008 22:02
#25

"Kınadıklarınızla kınanmadıkça ölmeyeceksiniz" diyor Peygamber Efendimiz.bence noktadır.

ES
07.05.2008 18:50
#26

esselam...

 

Çok değerli gönüldaşlarım son derece seviyeli-usturuplu bir teati çıkartmışlar ortaya..Allah razı olsun hepsinden..

İnşaAllah komplodur bu inşaAllah H.Üzmez'nde dediği gibi komplo çıkar bu olay..kim istemez ki komplo çıksın ve oyunlar tabi eğer varsa tepetaklak gelsin..ah keşke..

Evet mahkeme henüz başlamadı bile , yine evet ki bir insan suçu ispatlanana kadar yani bir mahkeme onu suçlu ilan edene yani mahkum edene kadar suçsuz kabül edilir ama yukarıda kardeşimin dediği gibi , vicdanlarda mahkumiyet tavan yaptı..vicdan terazisi Üzmezin aleyhinde dengeyi bozdu..bekliyelim tabi , bir ümit bekleyelim ama dikkat de edelim..yani sahiplenmeden bir bekleyiş olsun bu..yine çok önemli bir noktaya da işaret etmiş forum ehli ki ; evet Vakitçiler de savunucu değil bekleyici konumunda sabitlenmişler , yani bu da çok önemli ve bize de ayna olmalı..Şu görüşte çok önemli ; ''komplo da olsa Üzmez buna zemin hazırlamış , meydan , fırsat vermiş''..evt feraseti-basireti elden bırakmış..bu onun suçu , çok dikkat etmeliydi..ama o etmedi-etmemiş bu ayan..yazık oldu işte çok yazık..

11.05.2008 23:48
#27
Forum adına konuşma yetkisine mi sahipsiniz acaba beni bir sinek olarak bile görmüyorsunuz size ancak şunu söyleyebilirim. Siz ne iseniz karşınızdakini öyle görürsünüz.

 

 

Yazdığım onca şeye, mesnetsiz de olsa birkaç cevap vermeye çalışacağınızı sanmıştım. Hüsn-ü zan...

Fakat,ne yazık ki, sizin cümleleriniz basit firar cümleleri olmaktan öteye gidememiş ve beni ziyadesi ile müteessir kılmıştır. İnsan, muhatabında biraz olsun haysiyet arayamaz mı?

 

Neymiş efendim ben site adına konuşma yetkisine sahipmiy mişim. Ne münasebet. Ben kemmiyette sizden farksız, sıradan, kendi halinde, biraz asabi bir üyeyim. Eğer ki cümlelerimin sonuda arasıra kullandığım birinci çoğul kişi ekine istinaden bunu söylüyorsanız vay halinize. Yok eğer "sen kim oluyorsun ki beni bir sinek kadar bile görmüyorsun" tarzından bir çıkış ise bu, mesele yok. Veledvari bir çıkış ile dalaştan kaçmak deriz buna, geçer gideriz.

 

Siz ne iseniz karşınızdakini öyle görürmüşsünüzmüş. Pehh... Peh... Pehhh.. Şu dağları deldi geçti.

Edebiyat parçalamak için üfürülmüş bu deli saçması cümleyi söylemeden evvel peşin hükmünüzle yargıladığınız Hüseyin Üzmez'e ne ile ithamda bulunduğunuzu hatırlasaymışsınız keşke. Durun ben yardımcı olayım hatırlamanıza. Siz uğraşmayın. Size göre Hüseyin Üzmez; potansiyel bir sapık, azgın bir moruktur.

 

Kendinize haksızlık etmeyin efendim. Peşin hükmünüzün kurbanı olmayın. Bu nedir biliyor musunuz? Düşmana silah vermekten de öte... Savaşta intihar etmek gibi bişey. Allah muhafaza...

 

Suçlu şuracıkta duruken, mahkeme reisini tevkif etmek olur mu ???

SA
23.05.2008 18:17
#28

Arkadaşlar baya uzun süredir burdan tartışılıyor.

Kimisi komplo, kimisi değil, kimiside belli olmaz diyor.

 

Arkadaşlar , biliyoruzki sahabe bile olsak yolumuzdan dönme ihtimalimiz var( Bkz; Ebu Selebe). H.Üzmez inde böyle birsey yapma ihtimali bence vardir.

 

Yanlış anlamayın yapmıştır yada yapmamıştır demiyorum, ama hayatta birçok olmaz denen şeyin olma olasılığı oldugunu biliyoruz. Yargı bi karara varmadan yapmıştır demek H.Üzmeze yalanci demektir, yapmamıştır demekte o küçük kiza iftiraci demektir, her durumda biz zararlı çıkıyoruz :) . Kimse yaşlı bir adamin veyahut küçük bir kizin günahini almak istemez. Haksızmıyım?

ŞE
24.05.2008 00:27
#29

Ne kadar komik olduğunuzun farkında değilsiniz galiba. Hala gerçekleri göremeyecek kadar fanatik bir H.Üzmez hayranı iseniz size ne desek nafile... Haysiyetten dem vurmuşsunuz ama maalesef haysiyetten nasibinizi almamışsınız ne hazin bir şey. Peşin hükümden söz etmişsiniz anlaşılan peşin hükmün ne demek olduğunu bilmiyorsunuz. Dediğiniz kişi hapiste ve hala tutuklu cinayet işlese anlarız adamın biri geldi cinayeti işledi silahı götürdü h.Üzmezin eline tıkıştırdı ve suç masum birinin üzerine kaldı. Tabii adaletimiz topal olduğu için gerçek suçlunun bulunması bir hayli zaman alacaktır.Belki H.Üzmez masumdur bir iftiraya uğramıştır ya da biri çayına ilaç atmıştır tüh ben bunları nasıl düşünemedim. Allah aşkına kimdir bu H.Üzmez cinayete kalkışan, kendinden 50 yaş küçük biri ile evlenen, şehveti uğruna cehenneme bile gitmeyi göze alabileceğini ballandıra ballandıra gazetelere demeç veren biri... Eğer siz bütün bunlara rağmen sırf islami bir gazetede yazı yazdığı için savunuyorsanız ve hala masum olduğuna inanıp kendi kendinizi avutuyorsanız size diyecek bir sözüm yok.

HA
24.05.2008 22:58
#30

eyvallahbe, arkadaş-lar bir adam!! başka bir adamın hapse düşmesinden bukadar keyif alır görünebilir!

iyisimi buraya bir idam sehpası kuralım h. üzmezi asalım he ne dersiniz? nasıl olsa herşey ortada!

birilerininde içine dert olmaktan çıkar enazından

baksanıza fikir beyan etmekle nekadarda komik duruma düşüyormuşuz busayede!

SA
25.05.2008 23:36
#31
Ne kadar komik olduğunuzun farkında değilsiniz galiba

 

"sehit" arkadaşım bence "hafakan" kardeşim hakli olayi fazla abartiyosun gibime geliyo. sonuçta herkes kendi fikrini söylüyor burda. Herkesin fikride bir olcak diye bir sey yok

NE
26.05.2008 07:30
#32

kafamız bayağı bi karışmış anlaşılan, durun taktik ve strateji bilgimi konuşturarak bi' çözümleme yapayım...

 

öncelikle yüce islam adaleti nasıl işler ona bi göz atalım; biri hakkında bir suçlama gündeme gelirse, kolluk kuvveti, savcılık ya da yargı makamı dışındaki diğer müslümanlar zan ile ileri geri konuşamazlar; suç gerçekten vaki olsa bile kesin hüküm çıkmadan önce hüsnü zanda , inşallah asılsızdır temennisinde bulunmak islam ahlakına daha uygundur.

 

gelelim yargı sürecine; biri hakkında bir iddiada bulunan kişi iddiasını ispatlamak zorundadır, aksi halde kendisi yaptırıma maruz kalır. yani yok öyle birini suçlayıp, sonra da hadi kendini savun demek: ''beraatı zimmet asıldır.''

 

iddialar kanıtlarla desteklendi mi, işte o zaman başka hiç bir adalet sisteminde olmayan, görünüşte müsamahasız ama hakikatte çok merhametli bir ceza mekanizması devreye girer; o mekanizmaki hz. ömer'e öz oğlunu had cezasına tabi tutarken, 'baba ölüyorum' demesi karşısında, 'öl oğlum öl, yarın huzurda ''ya rab senin hükümlerin yerine gelsin diye canımı verdim.'' dersin.' dedirtir. yani bu dünyadaki ceza, ahirette azabdan kurtuluş vesilesidir.

 

ve çok hayati bir husus daha: insanları kanunlar yargılar, insanlar değil. bir müslüman bir hataya düştüğü zaman, gerçek merhamet olarak cezası uygulanır, diğer insanların onun hakkın atıp tutmaya hakkı yoktur, bu konuda efendimizin uyarısını hepimiz biliyoruz sanırım, islam ahlakında hataya düşen kardeş için allah'tan bağışlanma dilenir.

 

ama bütün bu esasların suçluyu haklı göstermekle, bu bizdendir sahiplenelim mantığıyla uzaktan yakından hiç bir alakası yoktur, suç varsa asla musamaha gösterilmeden ceza uygulanır, bu hem toplum için hem suçlu için rahmettir...

NE
26.05.2008 07:33
#33
Arkadaşlar baya uzun süredir burdan tartışılıyor.

Kimisi komplo, kimisi değil, kimiside belli olmaz diyor.

 

Arkadaşlar , biliyoruzki sahabe bile olsak yolumuzdan dönme ihtimalimiz var( Bkz; Ebu Selebe). H.Üzmez inde böyle birsey yapma ihtimali bence vardir.

 

Yanlış anlamayın yapmıştır yada yapmamıştır demiyorum, ama hayatta birçok olmaz denen şeyin olma olasılığı oldugunu biliyoruz. Yargı bi karara varmadan yapmıştır demek H.Üzmeze yalanci demektir, yapmamıştır demekte o küçük kiza iftiraci demektir, her durumda biz zararlı çıkıyoruz :) . Kimse yaşlı bir adamin veyahut küçük bir kizin günahini almak istemez. Haksızmıyım?

 

inşalah yapmamıştır demek, küçük kıza yalancı demek olmuyor; çünkü iddia makamında olduğu için iddiasını ispatlamakla yükümlüdür, ispatlayamadığı sürece iddia makamına kesinlikle inanılması gerekir diye bir durum yok, ve bu durum müddeiyi yalancılıkla suçlamak anlamına gelmiyor.

SA
26.05.2008 17:10
#34
inşalah yapmamıştır demek, küçük kıza yalancı demek olmuyor; çünkü iddia makamında olduğu için iddiasını ispatlamakla yükümlüdür, ispatlayamadığı sürece iddia makamına kesinlikle inanılması gerekir diye bir durum yok, ve bu durum müddeiyi yalancılıkla suçlamak anlamına gelmiyor.

 

 

inşallah yapmamıştır diyenlere söylemedim zaten. Belirttiğim gibi "yapmıştır yada yapmamıştır" diyenlere söyledim.

Konuya verilen bazı cevaplarda yazan-olaya şahit olmuş gibi yazılan- yazılaravermiş olduğum bir cevaptı.

Fakat yanlış anlaşıldı herhalde.

GE
01.06.2008 13:13
#35

forumdan uzak kaldığım süre zarfında en çok Hüseyin ÜZMEZ hakkında yazılanları merak etmiştim.tahmin ettiğim gibi yorumlar yazılmış. gereksiz tartışmalara girilmiş.

Hüseyin ÜZMEZ olayları çıkmadan yaklaşık bir iki ay önce 'Şu Bizimkiler' kitabını okumuştum Üzmez'in.okuyanlar bilir kitap Ahmet Emin YALMAN suikastı sonucu Necip Fazıl'ın, SEDENGEÇTİ'nin ve daha bir çoklarının Üzmez'le beraber aynı hapishanede bulunmalarını üzerine kurulmuş. kitapta Hüseyin ÜZMEZ penceresinden Üstad lar anlatılıyor.nükteler falan var.bu kitapta Üstad'ın Üzmez hakkındaki yorumları da yer alıyor. Üzmez in dediğine göre Üstad onu hiç sevmezmiş. Serdengeçti ye Üzmez için 'ondan uzak dur o şeytan' dermiş.Üzmez'in bulunduğu ortamlarda pek bulunmamaya çalışırmış.

tabi bundan ötürü Üzmez e düşman olmak gerekmiyor belki ama Üzmez in kendisi hakkında yaptığı yorumları da düşünürsek üzerinde durulmaması daha hayırlı birşey olurmuş gibi geliyor...

SA
01.06.2008 18:11
#36
Üzmez in dediğine göre Üstad onu hiç sevmezmiş. Serdengeçti ye Üzmez için 'ondan uzak dur o şeytan' dermiş.Üzmez'in bulunduğu ortamlarda pek bulunmamaya çalışırmış.

 

ben bunu bilmiyordum :unsure: paylaşımın için saolasin

EL
08.06.2008 22:47
#37
forumdan uzak kaldığım süre zarfında en çok Hüseyin ÜZMEZ hakkında yazılanları merak etmiştim.tahmin ettiğim gibi yorumlar yazılmış. gereksiz tartışmalara girilmiş.

Hüseyin ÜZMEZ olayları çıkmadan yaklaşık bir iki ay önce 'Şu Bizimkiler' kitabını okumuştum Üzmez'in.okuyanlar bilir kitap Ahmet Emin YALMAN suikastı sonucu Necip Fazıl'ın, SEDENGEÇTİ'nin ve daha bir çoklarının Üzmez'le beraber aynı hapishanede bulunmalarını üzerine kurulmuş. kitapta Hüseyin ÜZMEZ penceresinden Üstad lar anlatılıyor.nükteler falan var.bu kitapta Üstad'ın Üzmez hakkındaki yorumları da yer alıyor. Üzmez in dediğine göre Üstad onu hiç sevmezmiş. Serdengeçti ye Üzmez için 'ondan uzak dur o şeytan' dermiş.Üzmez'in bulunduğu ortamlarda pek bulunmamaya çalışırmış.

tabi bundan ötürü Üzmez e düşman olmak gerekmiyor belki ama Üzmez in kendisi hakkında yaptığı yorumları da düşünürsek üzerinde durulmaması daha hayırlı birşey olurmuş gibi geliyor...

kardesım ben bunu bılıyordum ok guzel bır konuya degınmıstın üzmezin bu tür olaya adının kkarısması fırsatını vermesı bıle buyuk suc ve hala haklanmadı vakıt gazetesı adına cok uzgunum paylsımın ıcın cok saol saygılar.........

NU
08.06.2008 23:03
#38

sevdiğim bir insandı..inanmak istemiyorum Allah biliyor ne de olsa...

24.06.2008 22:33
#39
Ne kadar komik olduğunuzun farkında değilsiniz galiba. Hala gerçekleri göremeyecek kadar fanatik bir H.Üzmez hayranı iseniz size ne desek nafile... Haysiyetten dem vurmuşsunuz ama maalesef haysiyetten nasibinizi almamışsınız ne hazin bir şey. Peşin hükümden söz etmişsiniz anlaşılan peşin hükmün ne demek olduğunu bilmiyorsunuz. Dediğiniz kişi hapiste ve hala tutuklu cinayet işlese anlarız adamın biri geldi cinayeti işledi silahı götürdü h.Üzmezin eline tıkıştırdı ve suç masum birinin üzerine kaldı. Tabii adaletimiz topal olduğu için gerçek suçlunun bulunması bir hayli zaman alacaktır.Belki H.Üzmez masumdur bir iftiraya uğramıştır ya da biri çayına ilaç atmıştır tüh ben bunları nasıl düşünemedim. Allah aşkına kimdir bu H.Üzmez cinayete kalkışan, kendinden 50 yaş küçük biri ile evlenen, şehveti uğruna cehenneme bile gitmeyi göze alabileceğini ballandıra ballandıra gazetelere demeç veren biri... Eğer siz bütün bunlara rağmen sırf islami bir gazetede yazı yazdığı için savunuyorsanız ve hala masum olduğuna inanıp kendi kendinizi avutuyorsanız size diyecek bir sözüm yok.

 

 

 

Tartışma psikolojisini iyi biliriz elhamdülillah. Yazmış bulunduğunuz; "Ne kadar komik oldugunuzun farkında değilsiniz galiba" şeklindeki cümle ve devamında gelişine-öylesine yazdığınız cümleler, aslında yediği yumruğun etkisi ile sağa-sola ve arkaya-öne yalpalayan cılız bir boksörün ruhi ve fiziki muvazenesini yitirmek sureti ile yumruğunu rakibinin kafasına vurduğunu sanarak başını taşlara vurması gibi rüsva bir haleti ruhiyenin mahsülleridir. Komiksem gül, hayret bişey... Güldün de ağzını tutan mı oldu.

 

 

Ne saçmalıyosun kardeşim. Kim gerçekleri göremeyecek kadar fanatik bir hüseyin üzmez fanatiğiymiş. Anlamak zor oluyor ise birçok kez daha bak istersen bundan evvelki iletilerime. Yazdıgım mesajlarımın hangi birinde hüseyin Üzmezi körü körüne savunmuşum, hangi birinde karartıya kurşun sıkmışım... Varsa bu ithamına gösterebileceğin bir delil buyur göster. Daha önce söylediklerimi tekrar söylüyorum; bu konu hakkında kesin bir yargıya varmaktan sakınırım fakat ortada sabit deliller bulunmadığı için ve müslüman bir kişinin söylediklerine de inanmak istediğim için (evet inanmak istiyorum) hüsn-ü zan da bulunmayı yeğliyorum. Ayıp mı bu, günah mı... Anlaşılmayacak bişey yok ortada.

 

Ondan sonra da "size ne desek nafile..." Tartışmayı bitirmeye çalışmanın en basit ve eskimiş yollarından biri...

 

Gerçekmiş.... Neyin gerçeği kardeşim. Sanki bütün herşey açıklığa kavuşmuş, Üzmez'in suçluluğu delillerle sabitlenmiş de biz tüm bunlara rağmen Üzmez'i gönül tahtına oturtuyor, baş tacı ediyormuşuz gibi...Sıkıntı var sıkıntı... Sezmek zor değil.

 

 

Delillerle alameti farikalarını gösterdiğim ithamlarıma karşılık olarak "sensin o" mahiyetinden cevaplar ile muhatap olacagımı bilseydim ,emin olun, kötü bile söylemezdim. Buradaki işleviniz, üzülerek belirtiyorum ki, kireci sökülmüş bir duvardan farksızdır. Emek bizden, düşünce bizden, dil bizden, diş bizden, ses bizden, ciğer bizden... bizden Allah bizden.

 

 

 

Biz peşin hükmün ne olduğunu iyi biliriz şehit kardeş. Sen dert etme, rahat ol.. Meselemize göre ve senin tersinden işleyen dimağına göre yapalım peşin hükmün tanımını:

*peşin hüküm ol haslettir ki; ortada kişinin bir suçu işlediğine dair şaşmaz deliller mevcut iken, mahut kişi hakkında iyi düşünmek ve o kişinin o suçu işlemediğini iddiaya kalkışmaktır. İşte size göre peşin hüküm... Ne kadar da doğru-dürüst. Eee ne demiş atalarımız: " Anasına bak, kızını al." :unsure: (mecazen)

 

Siz lafı dolandırıp dolandırıp, evirip-çevirip Hüseyin Üzmez'in kendinden 50 yaş küçük biri ile evlenmesine getirin ve sırf kendinden 50 yaş küçük biriyle evlendiği için onu suçlu görün sonra da peşin hükümlü olmadığınızı söyleyin. Sizin peşin hüküm tanımınıza göre doğru söylüyosunuz efendim. Kendiniz ile ne kadar övünseniz az gelir.

 

Sizi Türk marangozlarına emanet ediyorum efendim. Sağlıcakla kalınız...

ŞE
25.06.2008 01:11
#40

Mürid kardeş, bu konu ile alakalı son bir şey diyecem bir hadis ve bir ayet :"Kim haklı olduğu halde tartışmayı terkederse, onun için cennetin en yüce yerinde bir ev bina edilir. Haksız olduğu halde tartışmayı terkeden bir kimse için ise, cennetin orta yerinde bir ev bina edilir." Haklı olup olmadığımı demiyorum en iyisini Allah bilir.

 

 

 

"Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar; belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Hem birbirinizi ayıplamayın ve kötü lakaplarla atışmayın. İmandan sonra fasıklıkla adlanmak ne kötü isimdir! Kim de tövbe etmezse, iste onlar zalimlerin ta kendileridir. " (el-Hucurât, 49/11)

 

NOT:Bu forumdan üyeliğimin iptal edilmesini istiyorum. Verdiğim rahatsızlıktan ötürüde özür dilerim.

25.06.2008 16:13
#41
Mürid kardeş, bu konu ile alakalı son bir şey diyecem bir hadis ve bir ayet :"Kim haklı olduğu halde tartışmayı terkederse, onun için cennetin en yüce yerinde bir ev bina edilir. Haksız olduğu halde tartışmayı terkeden bir kimse için ise, cennetin orta yerinde bir ev bina edilir." Haklı olup olmadığımı demiyorum en iyisini Allah bilir.

 

 

 

"Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar; belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Hem birbirinizi ayıplamayın ve kötü lakaplarla atışmayın. İmandan sonra fasıklıkla adlanmak ne kötü isimdir! Kim de tövbe etmezse, iste onlar zalimlerin ta kendileridir. " (el-Hucurât, 49/11)

 

NOT:Bu forumdan üyeliğimin iptal edilmesini istiyorum. Verdiğim rahatsızlıktan ötürüde özür dilerim.

 

 

Kıl kadar izan sahibi bir insan, bu mevzuda kimin haklı, kimin haksız olduğunu anlayabilir. "Haklılık, haksızlık" tartışması içine girmeyeceğim şu saatten sonra. Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif mealleri karşısında boynumuz kıldan incedir. Fakat bu tavrınız ile daha evvelce hükmüne varıp da dillendirme cesaretine muvaffak olamadığım enaniyet hissinin bünyenizi istila ettiği mütaalası zihnimi büsbütün kaplamış oldu. Zira, bilhassa Hadis-i Şerif ve Ayet-i Kerime mealleri ile şahsımı aciz duruma düşürme isteği ve kendi nefisini tatmin etme hevesi sizin enaniyet hissi müptelası olduğunuzu göstermektedir ve tüm bunlar benim ziyadesi ile müteessif ve müteessir olmama vesile olmuştur.

 

 

Hadis-i Şerifin akabinde yazdığınız cümlenin ise ,indimde, en ufak bir hususiyeti yahut ehemmiyeti yoktur. Sizin anlatmak istediklerinizi biz anlamakda hiçbir zorluk çekmiyoruz efendim, gönlünüz ferah olsun.

 

Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif mealleri hakkında yorum yapabilecek yahut muhtevalarına dair görüş belirtecek mertebede olmadığımızı da söylemekte fayda görüyorum. Kaldı ki Hadis-i Şerif'in kimden nakil edildiği, kime hitaben , hangi koşullarda söylendiğine dair malümat eksiklikleri de mevcuttur. Hal böyle iken Peygamber-i Zişan'ın sözlerini kendi basit menfaatlerine muvazi bir şekilde mesnedi meşkûk yollar ile sunmanın fazileti ve doğruluğu da tartışılır. Ayrıca bu yollar mevzuya müdahil olmayan kişilerinde yanlış tavır takınmalarına sebebiyet verebilir. Kaş yapayım derken göz çıkartmamakta fayda vardır.

 

Ayet-i Kerime Meallerini ise direkt kopyalayıp-yapıştırmamakta, istisnai durumlar haricinde, fayda vardır. Bu gibi durumlarda da Tefsirlerden yararlanmak gerekmektedir.

 

Emin ol şehit kardeş, sende noksanlık gördüğüm bütün noktalarda bir sürü Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif meali bularak buraya kopyalayabilecek argümanım elimde mevcut fakat buna lüzum görmediğim gibi bunu hoş da bulmuyorum.

 

Tartışma esnasında doğru olmayan yahut aşırıya kaçan bazı ifadelerde bulunmuş olduğum doğru olabilir. Fakat mevzunun başından beri sizin sahip olduğunuz tutumunda savunulacak hiçbir yerinin,tutunulacak hiçbir dalının olmadığı aşikardır. Görüşlerimde ise haksız olduğumu düşünmemekte ısrarlıyım. Hadis-i Şerif ve Ayet-i Kerime meallerine yönelik ne bir savunmamın ne de bir söylemimin olmayacagını tekrar söylemekte fayda görüyorum. Keşke hislerinizi kendiniz dile getirmiş olsaydınız, keşke ne söyleyecekseniz kendiniz söyleseydiniz.

 

 

Forumdan ayrılmaya karar vermişsiniz ama bunu dile getirişinizdeki tuhaflığı da sezimlemek güç değil. Pekalâ özel mesajlar yolu ile bu isteğinizin neticelendirilmesinde muvaffak olabilirdiniz. Sanki müridi suçlu ilan eder gibi, sanki müridi sanık sandalyesine oturtur gibi... Bakın işte suçlu o, ben acizim, ben hakirim, ben haklıyım, hep o, hep o...Ben hiçbir sorumluluk kabul etmiyorum kardeşim bu hususta. Şehitin kararına saygılıyım fakat bu hususta en ufak bir etkimin olmadıgını düşünüyorum. Öyle pireye kızıp yorgan yakmak da neyin nesi...!

 

 

....

EH
05.07.2008 17:02
#42

Olay çok ciddi bi olay normal tecavüzlede değil sübyancılıkla itham olunuyor, bu konu hakkında konuşmak bile istemiyorum, Hakk bilir doğru mu yanlış mı....

AC
18.09.2008 14:40
#43

Üzmez'e zorla cola içirmişler!

 

Küçük yaştaki çocuğa cinsel istismardan yargılanan Hüseyin Üzmez mahkemeye çıktı. "Bana cola içirdiler" diyerek kendini savundu.

 

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisan'da düzenlenen operasyon kapsamında "çocuğun cinsel istismarı" suçundan tutuklanan 76 yaşındaki yazar Hüseyin Üzmez ve mağdur çocuğun annesi 36 yaşındaki Livaze Ç'nin yargılanmalarına başlandı.

 

Cezaevi aracında Bursa Adliyesi'ne gelen, takım elbise giyen Üzmez, fotoğrafını çeken basın mensuplarını elini sallayarak selamladı. Mahkemede daha önce verdiği ifadeleri kabul etmeyen Hüseyin Üzmez, "Allah'ın izniyle bu davadan beraat edeceğim" dedi. Mahkemede taraflar şikayetlerini geri çekti. Ancak Üzmez'in tahliye istemi mahkeme heyeti tarafından kabul edilmedi.

 

KÜÇÜK YAŞTAKİ KIZA CİNSEL İSTİSMARDAN SUÇLANIYOR

 

İlk kez hakim karşısına çıkacak olan Üzmez'e, `Küçük yaştaki kıza cinsel istismarda bulunup ruh sağlığını bozmak' suçlamasıyla 25 yıl, anne Livaze Ç.'ye ise `Kızını fuhuşa teşvik' suçundan 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

 

Bursa E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan sanıklar Hüseyin Üzmez ve Livaze Ç, iki ayrı cezaevi aracıyla adliye binasına getirildi. Hüseyin Üzmez, araçtan inişi sırasında gazetecilerin "Hüseyin bey" diye seslenmesi üzerine elleri kelepçeli olduğu halde jandarmaların arasından el sallayarak adliye binasına girdi.

 

KÜÇÜK KIZ PEDAGOG EŞLİĞİNDE GELDİ

 

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, her iki sanıkla

birlikte Livaze Ç'nin eşi Bekir Ç. ve mağdure B.Ç. de (14) hazır bulundu. Olayın ardından bir yurda yerleştirilen B.Ç'ye duruşmada bir pedagog eşlik etti.

 

KULAKLARIM DUYMUYOR HAKİM BEY

 

Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, kimlik tespiti yapıldığı sırada sorulan

sorulara yanıt vermeyen Hüseyin Üzmez'den, bulunduğu sanık kürsüsünden kendisine doğru biraz daha yaklaşmasını istedi.

 

Hüseyin Üzmez, bunun üzerine, "Kulaklarım hiç duymuyor hakim bey" dedi. Evli olduğunu ve iki çocuğu bulunduğunu belirten Üzmez, ne iş yaptığı önündeki soruyu, "Daha önce avukattım" diye yanıtladı. Üzmez, "Şimdi ne iş yapıyorsun?" sorusuna ise "Yazarım" yanıtını verdi.

 

AYLIK GELİRİM HERHALDE 1,500 YTL

 

Üzmez, aylık gelirinin sorulması üzerine de "Herhalde bin 500 YTL. 'Herhalde' diyorum, çünkü eşim alıyor" diye konuştu.

 

Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, Livaze Ç'nin de kimlik tespitinin

yapılmasından sonra, mağdurenin 15 yaşından küçük olması ve suçun genel ahlakın gerekli kıldığı hallerden oluşu nedeniyle bu duruşmaya özel gizlilik kararı verdi.

 

Kararın ardından mahkeme salonu sanıkların birinci derece yakınlarının

dışında boşaltıldı.

 

DAHA ÖNCEKİ İFADESİNİ REDDETTİ

 

Hüseyin Üzmez mahkemede verdiği ifadede, soruşturma aşamasında daha önce söylediklerini kabul etmedi. Üzerine atılan suçlamaları kabul etmeyen Üzmez, "Suçlamaları kabul etmiyorum. Mağdure İstanbul'da yanıma geldiği zaman da kendisini hiç bir zaman görmedim, cinsel istismarda bulunmadım. Ayrıca yine mağdureye yönelik Mudanya'da işlediğim iddia olunan cinsel istismar suçlamasını kabul etmiyorum. Ben mağdureyi ve ailesini tanıyorum. İnegöl'de buluşup lokantaya gitmiştim. Ben meşhur ve tanınmış bir kişi olduğumdan herkes beni tanır, selamlaşır. Sarılıp öper.

 

BANA KOLA İÇİRDİLER KÖTÜ OLDUM

 

Özdilek Alışveriş Merkezi'nde yemeğe gittiğimde, tanımadığım kişiler istememe rağmen bana kola içirdiler. Hatta yediğimiz yemeğin parasını da ödediler. Kolayı içtikten sonra benim midem bulandı. Rahatsızlandım. Daha sonra B.Ç, annesi Livaze ve ben Mudanya'ya gittik. Ben eve gelince ikisini lokantaya gönderdim. Saat 19.00'da yanlarına geleceğimi söyledim. B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunmadım" dedi.

 

B.Ç VE ANNESİ DE SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER

 

Mahkemede kızına cinsel istismarda bulundurmak suçundan yargılanan Livaze Ç. yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Hüseyin Üzmez'in İstanbul'daki evine kızıyla gittiklerini, Üzmez'in kızı ile yalnız kalmadığı gibi kızının bu konuda kendisine şikayet yapmadığını belirten Livaze Ç., yakalandıkları gün Üzmez'in Mudanya'daki evine gittiklerini, burada 20 dakika birlikte kaldıktan sonra, Üzmez'in kendilerini lokantaya gönderdiğini lokantada yanlarına gelince polis tarafından yakalandıklarını bildirdi.

 

KÜÇÜK KIZ DA SUÇLAMAYI GERİ ÇEKTİ

 

Bekir Ç.'nin Hüseyin Üzmez ve eşinden şikayetçi olmadığını, artık duruşmalara katılmak istemediğini söylediği yargılamada söz alan B.Ç., Hüseyin Üzmez'in cinsel istismarıyla karşılaşmadığını, annesinin suçsuz olduğunu söyledi. Annesiyle Üzmez'in İstanbul'daki evine gittiklerinde iddia edildiği gibi cinsel istismarla karşılaşmadığını belirten B.Ç.,"Daha önceki soruşturmalarda verdiğimi ifadeleri kabul etmiyorum. Sanıklardan şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum" şeklinde konuştu.

 

TAHLİYE TALEBİ KABUL EDİLMEDİ

 

B.Ç.'nin ifadesinden sonra söz alan Hüseyin Üzmez ise, "Bugün tarihi bir gün. Suçu işlemediğime inanan bütün dünya bu kararı bekliyor. Allah'ın izniyle davadan beraat edeceğim" dedi.

 

Yaklaşık 40 dakika süren yargılama, tanıkların dinlenmesi, eksik evrakların beklenmesi için 28 Ekim gününe ertelenirken, sanıkların tahliye talepleri ise kabul edilmedi.

 

OLAY

 

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisanda düzenlenen operasyonda, ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç'ye (14) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan Yazar Hüseyin Üzmez, Mudanya Asliye Ceza Mahkemesince tutuklanmıştı. B.Ç, annesi Livaze Ç'nin de tutuklandığı operasyonun ardından devlet tarafından koruma altına alınmış, Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki bir yurda yerleştirilmişti.

 

Internethaber.com

KI
18.09.2008 23:05
#44

Bu konu hakkında her kafadan bir ses çıkıyor. İnşALLAH en kısa zamanda gerçekler günyüzüne çıkar.

AC
29.10.2008 04:00
#45

Üzmez: Olay bir komploydu

Bursa'nın Mudanya ilçesinde ‘cinsel istismarda bulunma” iddiasıyla 6 ay önce gözaltına alınıp hapse konulan 76 yaşındaki yazar Hüseyin Üzmez, dün Adli Tıp'tan lehine gelen rapor sonrası tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

 

Hüseyin Üzmez ile cinsel istismara maruz kaldığı iddia edilen mağdurenin annesi Livaze Ç.'nin yargılandığı davanın ikinci duruşması, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Cinsel istismara uğradığı ileri sürülen B.Ç.'nin “beden ve ruh sağlığının bozulmadığı” yönündeki Adli Tıp Kurumu raporu mahkemeye ulaştı. Üzmez için tahliye kararı verilmesinde en büyük etken bu rapor oldu. Tutuklu sanıklar Üzmez ve Livaze Ç. ile Üzmez'in üç avukatının hazır bulunduğu duruşmada, Üzmez'in eşi Ayşe Üzmez ile akrabası olduğu bildirilen Şerif Aykız ve Mudanya'daki komşusu Ali Ersoy tanık olarak dinlendi.

 

Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumunca hazırlanan ve mahkemeye dün ulaşan "B.Ç'nin beden ve ruh sağlığının bozulmadığına oy birliği karar verilmiştir" ibaresinin yer aldığı rapor doğrultusunda "suç vasfının değiştiğini" dikkate alarak sanıkların tahliye taleplerini kabul etti.

 

26 Nisan 2008 tarihinden bu yana Bursa E Tipi Cezaevi'nde yatan Hüseyin Üzmez'in, tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. Üzmez hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen, yurtdışına çıkış yasağı konuldu. B.Ç'nin İnegöl Devlet Hastanesi'nde doğduğunun iddia edilmesi üzerine, mahkeme tarafından istenen rapor bulunamayınca mahkeme heyeti, tam yaşının teşhisi için tam teşekküllü devlet hastanesine sevkedilerek, kemik grafiklerinin incelenerek tam yaşının tespit edilmesine karar verdi. Üzmez ve Livaze Ç. işlemlerinin tamamlanmasının ardından akşam saatlerinde kaldıkları cezaevinden serbest bırakıldılar.

 

AVUKAT KAV: MÜVEKKİLİM SUÇSUZDUR

Hüseyin Üzmez'in avukatlarından Emir Ali Kav, adliye çıkışında basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede; “Müvekkilim suçsuzdur” dedi. Müvekkili hakkında atılı suça ilişkin hiçbir maddi kanıt bulunmadığını belirten Emir Ali Kav, “İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor da bu düşüncemizi teyit etmektedir. Toplanan delillere göre müvekkilimizin, beraat etmesi gerekirdi. Çünkü Yargıtay içtihatlarına göre yüksek bir ihtimale dayalı olsa dahi bir kişi hakkında mahkumiyet hükmünün tesis edilemeyeceği belirtilmiş bulunmaktadır” dedi. Bir gazetecinin adli raporun süratli geldiğini sorması üzerine ise, Üzmez'in avukatlarından Bayram Sabah ve Bülent Demir, medyanın Adli Tıp Kurumu gibi bir kurumu dahi zan altında bırakacak türden sorgulayıcı bir tarzda soru sormasını kınadıklarının altını çizdi.

 

MAĞDURENİN BABASI: MEDYA PARA TEKLİF ETTİ

Mağdurenin babası Bekir, Ç. ise yaptığı açıklamada medyanın kendisini çok rahatsız ettiğinin altını çizerek, “Medya beni çok rahatsız ediyor. Hatta bana istedikleri gibi konuşmam ve açıklama yapmam karşılığında maddi destekte bulunacaklarını belirttiler. Defalarca telefon hattımı değiştirmeme rağmen nereden buluyorlarsa bulup rahatsız ediyorlar. Bu haberlerden dolayı çalışamıyorum, aylardır işsizim ve evimi buradan taşıyacağım” şeklinde dert yandı.

Hüseyin Üzmez'in eşi Ayşe Üzmez de adliye çıkışında basın mensuplarının ısrarlı soruları karşısında mutlu olduğunu belirterek, “Eşimin suçsuz olduğundan emindim. Medya işi çarpıtıp, olduğunun dışında göstermeye çalıştı. Adalet yerini buldu. İnşallah beraat da edecek. Çok mutluyum” dedi. Adliyeye gelen Hüseyin Üzmez'in yakınları ise çıkan tahliye kararı sonrasında mutluluklarını gizleyemedi.

 

--------------------

‘ŞÖHRETLİ OLDUĞUM İÇİN BUNLAR BAŞIMA GELDİ'

Tahliye kararının ardından Mahkeme Başkanı Kadir Ünal'a teşekkür eden Üzmez, “Allah sizden razı olsun. Ben Türk adaletine güveniyorum. Ben şöhretli insan olduğum için bunlar başıma geldi. Hakkımda asılsız iddialar ortaya atıldı. Halbuki ben böyle bir şey yapmadım. Allah hepinizden razı olsun” dedi. Tahliye kararı üzerine sevinçten oturduğu sandalyeye yığılan Livaze Ç. ise, sevinç gözyaşları döktü. Livaze Ç.'yi koluna giren jandarmalar dışarı çıkardı. Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, Üzmez ve Livaze Ç.'ye seslenerek, “Ben sizi tahliye ettim ama bundan sonra mahkemelerinizi takip edin” dedi. Livaze Ç. ile duruşmaya gelen çocukları koridorda sarılarak hasret giderdi. Bu sırada duygusal anlar yaşandı.

 

Vakit

EH
29.10.2008 16:35
#46

Aslında dindar yazarlara şeyhlere hep cinsel ithamlar bulunuluyor, buda komplo oldugunun acık bir delilidir...

NE
29.10.2008 20:55
#47

ne diyeceğini uzun süre beklemiştim, ilk başta göz altına alınırken başını dik tutmasından tamam dedim; olay tamamen düzmece; hani üzmez nefsine mağluptur da, tutup böyle bir olay üzerine başını dik tutmaz...

 

ama bakıyoruz ki yapmadım demiyor, komplo diyor... komploysa da öyle atıp tutmakla olmaz, sarahatli bir açıklama getirmek zorunda, bu boynunun borcudur; ama yok... gitsin irana, birebir anlatsın, hükme de razı olsun...

.:
30.10.2008 14:47
#48

Bu olayda çamur at izi kalsın durumu söz konusu.

AC
31.10.2008 03:12
#49

Satılık medya organlarından duyduklarımız, gördüklerimiz, okuduklarımızla hüküm vermememiz gerektiğini düşünüyordum ki haklı çıktığımı düşünüyorum. Hüseyin Üzmez ve avukatının açık oturumdaki açıklamaları fatih altaylı denen köpeğin müdahalelerine rağmen şahsımı tatmin etti. Medyaya değil karalanan şahsın ve avukatının ağızlarından çıkana ve belgelere bakmak gerektiğini düşünüyorum.

AD
31.10.2008 18:11
#50

Canlı yayını bende izledim. Fatih Altaylı muhafazakar düşüncede olan konuklarına bu müdahaleri her zaman yapmaktadır. Hüseyin Üzmez konusuna gelirsek, yapmış olduğu açıklamalardan tatmin olmadığımı söylemek zorundayım.

BU
01.11.2008 20:43
#51

Bizlerin (inananların) hem Deniz Feneri e.V, hem de Hüseyin Üzmez olayından dersler çıkarması gerekiyor sanırım.

 

Yapmaz, etmez, olmaz gibi savunma mekanizmasını devreye sokmaktansa; daha dikkatli, daha titiz ve daha şeffaf olmalıyız. Eğer inanan insanlar olarak, şüpheye ve tereddüte yer vermek istemiyorsak, bu iki meseleden ciddi bir netice çıkarmalıyız derim.

 

Unutmayalım ki: Düşmanlarımızın gözü, kulağı, fikri ve zikri bizlerin üzerinde.

HA
01.11.2008 22:20
#52
Bizlerin (inananların) hem Deniz Feneri e.V, hem de Hüseyin Üzmez olayından dersler çıkarması gerekiyor sanırım.

 

Yapmaz, etmez, olmaz gibi savunma mekanizmasını devreye sokmaktansa; daha dikkatli, daha titiz ve daha şeffaf olmalıyız. Eğer inanan insanlar olarak, şüpheye ve tereddüte yer vermek istemiyorsak, bu iki meseleden ciddi bir netice çıkarmalıyız derim.

 

Unutmayalım ki: Düşmanlarımızın gözü, kulağı, fikri ve zikri bizlerin üzerinde.

...

 

Harfi harfine katılıyorum. Dikkatli olalım müminler!

ÖZ
01.11.2008 23:44
#53

Evet; başını mukaddes bir davaya adamış insan öyle bir siyasi tedbir dehasına sahip olacaktır ki, bir kapının önünden geçerken içerden ihtiyar bir kadının çıkıp 'oğlum, fenalaşıyorum, elimden tut!' diyerek onu içeriye çekebileceğini ve o evin de bir kerhane olabileceğini hesap etmeye kadar varacaktır. Yahut bir bankadan 100liralık havalesini çekerken bir müşterinin '1000 liramı çaldılar!' diye haykırması üzerine hemen oracıkta işe el koyan polisin 1000 lirayı onun cebinden çıkaracağına kadar hayalini işletecektir

 

Necip Fazıl Kısakürek

 

Yorumsuz...

20.11.2008 14:57
#54

Yapmıştır ya da yapmamıştır, doğrudur ya da yanlıştır, komplodur ya da değildir, iftiradır ya da gerçektir...

 

Hüseyin Üzmez zamanının heyecanlı gençlerindendi. İyi niyetli ama yanlış yöntemlerle bazı işlere kalkıştı ve bu yüzden Üstadımızın da aralarında olduğu masum insanlar çok sıkıntı çekti. Ahmet Emin Yalman olayından bahsediyorum. Hüseyin Üzmez bu adama suikast düzenlemiş fakat başarısız olmuş ve o zamanın Türkiyesi'nde irtica çığlıklarının ayyuka çıkmasına ve birçok masumun canının yanmasına sebebiyet vermiştir. Eğer bu suikast Ahmet Emin Yalman'ın ölümüyle sonuçlansaydı, başta Üstadımız olmak üzere o kadar masum insan ölüme dolaylı ya da dolaysız sebebiyet vermekten ömür boyu hapse düşecekti. Ne alakası var diyeceksiniz.

 

Bu adam televizyon programlarına çıktı. Birkaç defa izledim. Çeşitli konularda, söyledikleri hiç kaale alınmayacak insanlarla atıştı durdu. Sesini yükseltti, hakaretler etti, hakaretler gördü falan filan ama en önemlisi bu adam reyting kurbaı oldu ve bunu bizzat kendisi bilerek yaptı. Bilerek ve isteyerek kendini teelvizyon programlarında retyinge kurban verdi. Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez!

 

Gençliğindeki heyecanının hâlâ geçmemiş olmasına yorabiliriz bu durumu ama sırf bu huyu yüzünden bu adamdam pek hazzetmem. Mü'min, akıllı insandır ve akıllı insan aynı delikten yılana iki defa sokulmaz. Dediğim gibi komplodur ya da değildir bilemem ama bu adam hakkında söylenenlere her zaman şüpheli yaklaşmışımdır.

 

Ve son bir temenni, inşaallah komplodur çünkü yine masum insanlar yargısız infaza kurban gidiyor!

IZ
24.11.2008 12:17
#55
Evet; başını mukaddes bir davaya adamış insan öyle bir siyasi tedbir dehasına sahip olacaktır ki, bir kapının önünden geçerken içerden ihtiyar bir kadının çıkıp 'oğlum, fenalaşıyorum, elimden tut!' diyerek onu içeriye çekebileceğini ve o evin de bir kerhane olabileceğini hesap etmeye kadar varacaktır. Yahut bir bankadan 100liralık havalesini çekerken bir müşterinin '1000 liramı çaldılar!' diye haykırması üzerine hemen oracıkta işe el koyan polisin 1000 lirayı onun cebinden çıkaracağına kadar hayalini işletecektir

 

Necip Fazıl Kısakürek

 

Yorumsuz...

 

özkan kardeş mükemmel bir yazıydı ilk defa karşılaştım Üstadın bu yazıyla.tek kelimeyle mükemmeldi.Allah razı olsun.Üstad ne büyük fetanet,şimdi daha da iyi anlıyorum.

24.11.2008 15:18
#56

EVET UZUCU BIR DURUM..

AMA HUSEYIN UZMEZIN UYANIK OLARAK BU TUR IFTIRAYA MAHAL VERMEMESI GEREKIRDI.MU'MIN FERASETLI OLUR..

ALLAH HAKKIYLA BILENDIR BAKALIM NEYLER..

HICBIRSEY DE GIZLI KALACAK DEGIL.

MADEM ALLAH VAR GAM YOK !

 

 

VE KEFABILLAHI VEKILA..

16.10.2014 03:58
#57

Hüseyin Üzmezi hiç tanımazdım. Birgün tv de haberleri izlerken vakit gazetesi yazarı ve tecavüz olayını duydum islamcı yazar deniliyordu. Hemen kesin kartel medyanın komplosu diye düşündüm. Sonuçta tanımıyordum hemen nete girdim hakkında bilgi toplamak için, geçmişi karanlıktı bu adam yaptığı kötü şeyleri de Allah için yaptım diyiyordu. Öncelikle bir gazeteciyi öldürmek istemiş gazetecinin kim ve nasıl olduğu fark etmez sonuçta cana kasıt var sen kim oluyorsunda bir cinayet işlemeye kalkışıyor ve Allah için yaptığını iddia ediyorsun. Sonra 50 yaş kendisinden küçük biri ile evlenmek kusura bakmayın bu 10 veya 11 yaş değil aradaki fark felaket bir söz vardır davul bile dengi dengine çalar. Ve bu evlilik hakkında yaptığı yorumlar beni dehşete düşürdü. Daha da çok üzüldüm evet bu bir kompluydu ama hüseyin üzmeze değil islamiyete kurulan bir kompluydu.İslamiyeti karalamaya çalışanların her zamanki oyunları din maskesi altında yaşayan fadime ve müslümleri bulmak zor değil, onlardan çok var ama İslam bu değil, İslam nezihtir.İslamiyeti yaşayanların ne çevresinde ne sağında ne solunda kötülük olmaz islamı yaşayanlar bu tür iğrençliklere kalkışmaz. Ahlaksızlık ve kötülük islamiyeti hayattımızdan çıkardığımız zaman bizi bulur. Çok üzücü bir durum.

Yaş farkını öne sürerek yapılan evliliği kınamak; Peygamberimize de bir saygısızlıktır,hakarettir.Ayrıca,Allahın huzurunda evlenenlere laf edemezsin.Sonra da; Seni biriki kişi burada uyarınca da iki yırtıp bir dikmişsin. Bu yaptığın yakışık almaz şeylerdir. Bir daha sakın böyle yapma! Keşki yazını yıllar önce göreydim de ozaman yazaydım.

DI
17.10.2014 11:23
#58

vaayy hüseyin abi sessiz sedasız göç etmişşin darul bekaya. evlenmeden evvel bozmuştun zaten kendini ! evliliğin beni ilgilendirmez .

keskin kalem, dik, vakarlı duruşunu kaybetmiştin sen ... iyimser olmak adına yerli yersiz mavi boncuk dağıtırdın insanlara...

iyi konuşun derler gidenlerin ardından. sustum. Allah akıbetini iyi etsin.