Huzur ve istikrarı hedef alan karanlık güçler bu sefer Ankara’da sahne aldı. Trabzon rahip öldürülmesi olayı ile başlayan, Nevruz’da provokatif amaçlı eylemler düzenleyen karanlık güçler dün de kendisine hedef olarak Danıştay’ı seçti. Provokatör amaçlı alçakça eylemde Danıştay 2. Dairesi’ne toplantı halinde iken yapılan silahlı saldırı sonucu 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetti. Saldırıda, 2. Daire Başkanı Mustafa Birden, üyeler Ayfer Özdemir ve Ayla Gönenç ile 2. Daire Tetkik Hakimi Ahmet Çobanoğlu yaralandı. Silahlı saldırgan ise olaydan hemen sonra binadan kaçmaya çalışırken yakalandı. Avukat olan saldırgan Alparslan Arslan, İstanbul Barosu’na kayıtlı.
Saldırı saat 09.45’te
Olay, dün sabah Danıştay İkinci Dairesi’ndeki Müzakere Salonu’ndaki heyet görüşmeleri sırasında saat 09.45’te meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Birden, üyeler Ayla Gönenç, Mustafa Yücel Özbilgin, Ayfer Özdemir ve Kamuran Erbuğa’dan oluşan beş kişilik heyet, sabah 09.30 sıralarında gündemindeki dosyaları görüşmek üzere Danıştay ek binasının 5. katında toplandı. Tetkik hakimi Ahmet Çobanoğlu da dosyalarını anlatmak üzere toplantıya katıldı.
Saldırganın saat 09.45 sıralarında müzakere salonuna girerek Glock marka silahla ateş açtığı ve üyelerden Erbuğa’nın kendisini yere atarak saldırıdan kurtulduğu öğrenildi. Erbuğa’nın daha sonra saldırıyı Danıştay Başkanlığı’na bildirdiği belirtildi. Saldırıyla birlikte Müzakere Salonu kan gölüne döndü. Yaralılar acil olarak Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Üye Erbuğa, saldırıdan sonra ‘’Saldırganın ateş ettiğini hatırlıyorum, başka bir şey söylediyse de ben duymadım, kendimi yere attım’’ diye konuştu.
Başkan uyarmıştı
Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu geçtiğimiz hafta Danıştay’ın 138’inci kuruluş yıl dönümünü nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, kimi kararlara karşı duyulan memnuniyetsizliğin, eleştiri ve yorum sınırlarını aştığını söylemiş ve karara katılan yargı mensuplarının kişisel bilgi ve fotoğraflarına gazete sayfalarında yer verilmek suretiyle ‘yıpratma, hatta hedef gösterme’ girişimine dönüştürüldüğü uyarısında bulunmuştu.
> Hakim Özbilgin kurtarılamadı
Hastaneye kaldırılan 5 Danıştay üyesinden durumu ağır olan Özbilgin tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralıların durumuna ilişkin bilgi veren Hacettepe Hastanesi Genel Direktörü Uğur Erdener, mide ve dalağından yaralanan Başkan Mustafa Birden’in operasyona alındığını, Özbilgin’in ise başına isabet eden kurşun sebebiyle hayati tehlikesinin sürdüğünü açıkladı. Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tunçalp Özgen ise biraz sonra acı haberi verdi ve Özbilgin’in vefat ettiğini bildirdi. Özgen, ‘’Değerli hakim Mustafa Yücel Özbilgin’i kaybettik. Ailesine, Danıştaya, ülkemize başsağlığı diliyorum. Başka söyleyebileceğim maalesef bir şey yok’’ dedi. Özgen, Başkan Mustafa Birden ve üyeler Ayla Gönenç, Ayfer Özdemir ile 2. Daire Tetkik Hakimi Ahmet Çobanoğlu’nun durumlarının ise iyi olduğunu, hayati tehlikelerinin bulunmadığını açıkladı.
1999’dan beri Danıştay’da
1942 yılında Akçaabat’ta doğan Özbilgin. Tokat’ın Zile ilçesi nüfusuna kayıtlı. Özbilgin, Yozgat Lisesi’ni bitirdikten sonra öğrenimine devam ettiği Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1965 yılında mezun oldu. Taşova Kaymakam vekilliği, Havsa, Ardahan, Kahta ve Bozova kaymakamlıkları, mülkiye müfettişliği, Adıyaman valiliği görevlerinde bulunan Özbilgin, altı ay süreyle kaldığı İngiltere’de ‘Yerel Yönetimler Denetimi’ konulu ayrıntılı bir rapor hazırlamıştı. Cumhurbaşkanı tarafından 30 Eylül 1999 tarihinde Danıştay üyeliğine seçilen Özbilgin, bir süre Danıştay Genel Sekreteri olarak da görev yaptı. Son olarak Danıştay İkinci Dairesi üyeliği görevinde bulunan Özbilgin, evli ve iki çocuk babasıydı.
> Bir gün önce keşif yapmış
Danıştay 2. Daire Bakanı ve üyelerine yönelik silahlı saldırıyı gerçekleştiren avukat Alparslan Arslan’ın üzerinde Glock marka silah bulundu. Olay yerinde 5 adet mermi kovanı bulunduğu öğrenildi. Saldırganın avukatlık kimliğini kullanarak binaya kolayca girdiği ve eylemi gerçekleştirdiği sanılıyor. Arslan’ın bu saldırıyı özel bir şekilde planladığı ve bir gün önceden gelerek keşif yaptığı belirlendi.
Saldırıyı gerçekleştiren avukatın bir gün önceden İkinci Daire Başkanının makamının katına çıkarak başkanı sorduğu, başkanın yerinde olmaması üzerine oradan ayrıldığı belirlendi. Ardından arabasını Kocatepe Kapalı Otoparkı’na getiren avukat Arslan’ın, sabah saatlerinde Danıştay’a tekrar geldiği öğrenildi. Arabasını Necati Bey Caddesi üzerindeki kaldırıma park eden avukatın 5. katta bulunan İkinci Daire’ye gittiği öğrenildi. Avukat olduğu için üstü aranmayan avukatın, düzgün giyimli, tıraşlı, kravatlı ve kahverengi takım elbise giydiği tespit edildi. 5. kata çıkan avukatın müzakere salonunu basarak, başkan ve üyelere rastgele ateş ettiği belirlendi. Olayın duyulması üzerine binanın sivil savunma ekiplerine haber verildiği, avukatın ana çıkışa uzak mesafede bir yerde 2 polis memuru ve bir sivil memur tarafından kıstırılarak yakalandığı öğrenildi. Avukatın, yakalama sırasında, kendisini yakalamaya çalışanlara da bir el ateş ettiği ve slogan attığı öğrenildi. Avukatın arabasında yapılan aramada, gazete kupürleri, içinde avukatlık ve davalar ile ilgili belgelerin bulunduğu bir çanta ve Kocatepe Oto Parkı bileti bulundu.
Araçta ikinci bir silah
Araç, burada detaylı bir aramadan geçirildi. Yapılan arama sonucu, araçta 14 milimetre çapında bir silah daha bulundu. Bu arada avukat Arslan’ın üzerinde özel bir televizyon kanalına ait kartvizitin bulunduğu bildirildi. Arslan’ın üzerinden ayrıca Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği’nin üyelik kartı çıktığı ileri sürüldü. Son günlerde sürekli gündemde olan Danıştay İkinci Daire’nin özel korunduğu belirlendi. Daire Başkanı’na özel koruma verildiği de tespit edildi. Ancak müzakere sırasında yanında özel korumasının bulunmadığı öğrenildi.
Saldırgan sorguda
Gözaltında tutulduğu Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden Terörle Mücadele Şubesi’ne getirilen saldırganın 1977 Bingöl Kiğı doğumlu olduğu ‘’Alparslan Arslan’’ adına düzenlenmiş avukat kimliği çıktı. Olayla ilgili soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hamza Keleş, yürütüyor. Arslan, yapılan ilk sorgulama sonrasında, sağlık kontrolü için Ankara Adliyesi’ndeki Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Burada yaklaşık 1 saat süreyle sağlık kontrolünden geçirilen Arslan, daha sonra Numune Hastanesi’ne götürüldü. Burada da sağlık kontrolünden geçirilen Arslan, daha sonra, tekrar Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Burada sorgulanan Arslan’ın ‘’Olayı münferit olarak gerçekleştirdiğini ve herhangi bir örgütle bağlantısı olmadığını ısrarla vurguladığı’’ kaydedildi.
> 5 yıllık avukat
Danıştay 2. Dairesi’ne silahlı saldırı düzenleyen Alparslan Arslan’ın, 2001 yılında avukatlığa başladığı öğrenildi. 1998 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra stajını tamamlayan Arslan, 2001 yılında İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak Üsküdar ilçesinde avukatlığa başladı. Kayıtlarda Arslan’ın Elazığ Kovancılar Lisesi’nden mezun olduğu bilgisini verdiği öğrenildi.
Gürüz'den Açıklamalar
Kemal Gürüz: Başörtülüler Sokakta Bile Dolaşmasın
Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) eski Başkanı Kemal Gürüz, başörtülü öğrencilerin sokakta bile gezmesine taraftar olmadığını söyleyerek Arabistan’a gitmelerini istedi. Üniversitelerde başörtülü okunması halinde vahye dayalı bir hukuk sisteminin devreye gireceğini iddia eden Gürüz, bu yüzden hiçbirine fırsat verilmemesi gerektiğini öne sürdü.
Kemal Gürüz, "Bunların üniversiteye girmesi ne anlama geliyor biliyor musunuz? İnsanlara vahye dayalı bir hukuk anlayışı ve sistemiyle insan aklı ve pozitif hukuk sistemi arasında bir tercih yaptırmak istiyorlar. Böyle bir tercih hakkı tanımanız olabilir mi? Buna izin verilebilirse cumhuriyete en büyük ihaneti yapmış olursunuz. Onun için bu, cumhuriyetin sonu anlamına geliyor. Hiç kimse bundan geri dönemez, olay bitmiştir. Hiç kimse türban meselesini çözerim diye ortaya çıkmamalıdır, çıkanlara da fırsat verilmemelidir. Bu işin artık bitirilmesi lazım. Ben sokakta dolaşmalarına da taraftar değilim, Arabistan’a gitsinler." dedi.
Gürüz, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) öğrencilere, "Küresel Bilgi Ekonomisinde Yüksek Öğretim ve Yabancı Uyruklu Öğrenciler" konulu bir seminer verdi. YÖK eski Başkanı, Danıştay üyelerine yapılan saldırıları kınarken sorumlu olarak dindar kesimi gösterdi. Türbanın özgürlük olarak algılanmaması gerektiğini iddia eden Gürüz, "Türbanı özgürlük olarak görmek kadar büyük gaflet olamaz. Bu, cumhuriyetin bütünlüğünü bozmak anlamına gelir. Sokakta dahi türbanla dolaşılmasına karşıyım. Bunlar çok ciddi konular." şelinde konuştu.
YÖK başkanlığı sırasında kendisine başörtüsü konusunda devamlı saldırıldığını söyleyen Kemal Gürüz, "Görev yaptığım dönemlerde bana, ’Efendim, bu kızlara yazık günah değil mi? Başı bağlı girsin.’ dediler. Kardeşim, ortada devletin hukuk yollarıyla verdiği bir karar var. Sanki başını açsa herkes üstüne saldıracak. Bunların kesinlikle girmemesi lazım." dedi.
Danıştay üyelerine yapılan saldırıya karşı sessiz kalınmaması gerektiğini belirten Kemal Gürüz, şunları söyledi: "Danıştay’a yapılan saldırı bir şeyin sebebi değil, sonucudur. Bir bataklığın sonucudur. Çeşitli eylem, söylem ve hareketleriyle bu bataklığı ortaya çıkardılar. Türkiye bunları aşacak. Bunları hoş görünmek için yağcılık yapanlar ve susanlar da en az onlar kadar suçludur."
İşte , son bir kaç haftadır Ülkemizde piyasa dalgalanması ile başlayan fırtına, Danıştay üyelerine saldırı ve gürüz'ün açıklaması ile devam etti. Daha da devam edecek gibi gözüküyor...