Medyaya dair tartışmalar yaşandığında, suçlanan tarafların genel refleksleri “Halk bunu istiyor.” şeklinde olur. Bu cümle çok işlevli bir dolgu malzemesi olarak, her eleştirinin karşısında kullanılabilir. Bunun altında “Gerçekte biz de memnun değiliz.” ifadesi de okunabilir. Aslında RTÜK hattına gelen şikayetler, halkın hiç de öyle istemediğini gösteriyor.
178 Alo RTÜK hattına ulaşan şikayetlerin sayısal dökümü yapıldığında, şikayet sayısının yıldan yıla katlanarak arttığı görülüyor. Bu artış bir açıdan bakıldığında medya için olumsuz bir gösterge, bir başka açıdan bakıldığındaysa seyircinin artan hassasiyetinin bir belirtisi.
Halkımız bazen “Türkiye nereye gidiyor?” ve “Neler oluyor bize?” sorusunun aşırı olumsuz olmasına, bazen de televizyon kanallarının hırsızları ekrana taşıyan haberlerinin, hırsızın nasıl hırsızlık yaptığının ayrıntısıyla gösterip, “hırsızlık okulu” gibi çalışmasına kafayı takıyor.
Şikâyetlerdeki toplumsal çelişki
Öte yandan vatandaş, “Orada Neler Oluyor”u, Televoleleri ve müstehcen yayınları RTÜK’e sık sık şikayet ediyor. Bununla birlikte bu tür programların izlenme raporlarında en çok seyredilenler listesinde, liderliği kimseye bırakmaması da, toplumsal bir çelişkinin altını çiziyor. Buna göre halkımız, etik açıdan doğru bulmadığı programları, belgesel ve kültür yayınlarına tercih ediyor. Yani bir yandan eleştirirken, bir yandan da bu eleştirdiği programları göz ucuyla takip etmekten de vazgeçemiyor.
Yapılan bu şikâyetler kişilerin en doğal hakkı; fakat bazen bildirilenler RTÜK’ü zor durumda bırakabiliyor, bazen de güldürüyor. Güldürürken de düşündürüyor.
Çocuk ve yetişkinlerden RTÜK 178 hattına gelen bazı şikayetler:
* Evlendirme programları nedeniyle “Annem kafayı yedi!”
* Sihirli Annem dizisi nedeniyle çocuğum bana “Baba ne zaman köpek olacaksın?” diye soruyor. (Bu dizi çocuklara kötü örnek olduğu gerekçesiyle en çok şikayet alan programlardan biri oldu)
* Annelerimiz bu yarışmaları izleyecek diye televizyon başından hiç kalkmıyorlar. Bizlere bir bardak süt bile vermiyorlar. Bu yayınları kaldırın, bize annelerimizi geri verin.
* Çocuğum artık sinir krizleri geçiriyor. Sihirli annem dizisindeki Çilek gibi davranmaya çalışıyor. İzletmediğim zamanlar da kriz geçiriyor. Ciddi anlamda sorun yaşıyor. Kaldırılması için yalvarıyorum.
* Çocuğu için endişelenen bir başka anne, çocuklara kötü örnek oluyor, çocuğum kanepeden uçmak isterken, kolunu kırdı. Ben bundan çok etkileniyorum. Sihir yapmaya çalışıyor beceremeyince, çok sinirleniyor.
* Bir Urfalı olarak “Olacak o kadar” eğlence programında çiğköftenin ayakla yoğrulmasına karşıyım.
* “Dikkat Şaka” programında köpeğe “Dadaş” ismi verildi. Bir Erzurumlu olarak, bu tür davranışlara karşıyım.
* İbrahim Tatlıses içki içiyor ve şişeyi denize atıyor. Gençlere ve çocuklara kötü örnek olan bu duruma engel olunmasını istiyorum. Denizler çöplük değildir.
* Sütaş ineğinin reklamlarda memeleri görülmesin. (Bu şikayet televizyon programlarında psikologlarca uzun süre tartışma konusu oldu)
* Türk parası lağıma düşmez. (Reklamlarda paranın sokağa düşmesi üzerine yapılan şikayet)
* “Mortgage” haberleri ev sahiplerini beklentiye, kiracıları ise bunalıma sokuyor.
* Yaşlı bir seyirci: “Ben bir kulağı duymayan yaşlı bir insanım. Program bittikten sonra reklamlar başlarken sesin birden bire artması tek kulağımı bile rahatsız ediyor. Kanalların bu konuda uyarılmasını istiyorum.”
* “Bir yumurta 125 bin lira. Vatandaş yumurta alamazken, ‘Şahane Pazar’da yumurta kırılmasını kınıyorum.”
Ailemizde huzur kalmadı
* Bu yarışmalar başladıktan sonra ailemizde birlik, düzen, huzur kalmadı. Eşimle her gün kavga ediyoruz. Psikolojimiz bozuldu resmen.
* Her kanalın verdiği hava durumu farklı, bunlara bir düzenleme getirilmesi gerekiyor.
* Kanal D’de yayınlanan “Çarkıfelek” yarışması için verilen numarayı düşüremiyorum. Haksız kazanç elde edildiğini düşünüyorum.
* Yaşlı bir kadın olarak İnterstar’ın beş gün boyunca kapatılmasını onaylamıyorum. Diziler olduğu için sürekli izlediğim bir kanal. Bırakın rahat rahat yaşayalım.
* Evlenenler, evlenemeyenler, boşananlar, dayak yiyenler, kavgalar, küfürler, hakaretler... Artık televizyona bakamaz olduk, radyo dinlemeye başladık.
* Analar, kızlar, oğullar birbirine girmiş vaziyette. Kavgalardan, küfürlerden bıktık, gına geldi artık.
Siz de beğendiğiniz ve şikayetçi olduğunuz programları 178 Alo RTÜK hattına bildirebilirsiniz.
Kaynak.Moral dergisi