'Ne Kuran'da, ne de Sünnet'te Tasavvuf diye bir kavrama rastlamak mümkün değilken, Tasavvuf sanki İslam'ın bir parçasıymış gibi insanlara sunulmaya başlandı. Çok sonraları Hint, İran ve Yunan kültürü ile ve tercümelerle beraber tasavvuf kültürü oluşmuştur.'
:) gülsek mi ağlasak mı.. Kuran ve sünnete fihrist gibi bakan mezhepsiz reformistlerden çok şey beklemiyoruz elbet ama..
Habere yapılan bir yorum :
'Pazar günü yapılan bu konferansta inşallah salonda bulunan herkes Tasavvuf ve İslam ayrımını gereği gibi anlamışlardır.Yüzyıllardır uyutulan(anlatılan)tasavvufun İslamın özü olduğu masalını umarım salonda bulunan insanlar gerçeği tüm çıplaklığı ile görmüşlerdir.(Gerçi hala dinleyenler içinde bile uyanamayanlar olabilir.)İnsanlar nedense dinliyorlar gerçeği görüyorlar ama yinede dediğim dedik diyebiliyorlar.Ama ben insanlarımızı garipsemiyorum.Çünkü az bir zaman değil nerden bakarsan 11.asırdır İslam alemi Tasavvufu İslamın özü diye kanıksamışlar.Şimdi gerçeği(bize göre)duysalar bile eski birikimlerini hemen bir köşeye atmak gerçekten çok zor bir şeydir.Ama inşallah zamanla Tasavvuf belesından bu millet(ümmet)kurtulacaktır.Allahın izniyle bu gerçekleşecektir..'
Hasbinallah..
http://haksozhaber.net/news_detail.php?id=5889
Allah hidâyet versin. Ne diyelim..