"O çığlığını lütfen bir tüpe koy..."
Hiç unutmuyorum, bir keresinde bir delikanlı o tam konuşurken böyle nasıl coşmuşsa
"Allaaahhh!" diye bir bağırış, gencecik bir ses Üstad mikrofonun başında:
"Ey Genç!" dedi.
"O enerjini, o çığlığını lütfen bir tüpe koy, tıpasınıda iyice kapat zamanı geldiğinde açarsın."
(BİR ÇIĞIR ÖYKÜSÜ ŞULE YÜKSEL ŞENLER / Demet TEZCAN)
aahhh aahhhh nerde şimdi o gençlik...hala zamanını bekliyoruz...:)
Vakti ne zaman acaba? eline sağlık ...
işte bu!!! Nur içinde yatsın...
İnsanlar kimi zaman bu şekilde bi aşk ve şevkle hırs dolu olabilirler. Zaman zaman bizim de başımıza geldiği gibi. İşte bu hırsı harekete dökebilmek ve işte o hırsla birşeyler yapabilsek büyük iş olurdu herhalde. Bu cevap o kadar güzel ve konuya uygun ki zamanı geldiğinde o ateş içimizde bulunsa keşke...
Bizde çığıra çığıra ne ağlamak ne münacaat ne de ateşin bir dava ahlakı vardır. Bizde vakarla, efendiliğin ve dahi damarımızda her alyuvara sinmiş ideal alemin hasretini yavaş yavaş ama derinden hayata geçirme vardır. Şedid bir hal ile başlayan her ahvalin neticelenmesi de bir o kadar acele olur. Nitekiim kafamıza ağını ördüğümüz davamızın, kavgamızın saman alevi kabilinden değil de içten içe daire çizer gibi içimizden bizi istilasını ve bundan kaynaklanacak ruhi taşkınlığı aleme faş etmek vardır. Bunun zamanı gelecektir ve daha mühimi bir tepkiyi zamanında vermek elzem olduğundan susar, bekler ve de ilahi tecellileri bekleriz.
Mesela daha tasavvufi bir cihetten ele alacak olursak Hallac-ı Mansur'un tasavvufta ayrı bir boyut olan; "Ene-l Hakk!" Rabbim beni senden kurtar yahut kendilerine af dile, tövbe et dediklerinde "Kimden af dileyeyim?" elfazının derun manalarının avam kesiminde uyandırdığı ittibar havas ehli bildiği için içlerinden biri mealen şöyle der;
"Biz Allah'ın ilahi sırrını köşe bucak yaşar ve de saklayamaya çalışırken Mansur bizi aşikar etti."
Yani hem duyulan ilahi aşk, hem davaya duyulan iştiyak kesinlikle zahire malzeme teşkil etmemeli ve de samimi bir şekilde içten yaşanmalıdır. Gerisi Allah muhafaza riyakarlık olabilir. Her şeyin gizli olanı ve edep dahilinde olanı makbuldur.
İnşallah bu dava ahlakı ile ruhu dolup taşan ve de bir gün daha tahammül edemeyip kendini agoraya atan genç nesillere şahitlik edeceğiz! O gün tıpayı ağza basmanın değil semaları yarmanın vakti olacak!
Bekleyin, biz de bekliyoruz!
ebkem kardeşim güzel yazmış, bekliyoruz, bekliyoruz, bekliyoruz...
Allahu Teala o günleri görmeyi nasip eylesin...
pufff,,,,,,,
hafakan dudağını ısırır....
sigaradan derin alır dumanı...sormadan edemez kendine......
tıpkı onun dediği gibi.. neyim ben bu hal neyin nesi
,,,,,,,,,,,,,,,,
,,,,,,,,,,,
,,,,,,,,
,,,,,
,
bu işin neresindesin efendi?
_