Yüksek tahsilinde bir genç tanıyorum;bana geldi ve üniversitede ,filan zümreyle kendi grubu arasında bir münazara yapılacağını,münazara mevzuunun dışarıya gönderilen işçiler olduğunu,bunun doğru ve faydalı mı,yanlış ve zararlı mı olduğunu münakaşa edileceğini,kendileri bu işi yanlış ve zararlı gördüklerini söyledi ve benden fikirde kuvvetlenmek için yardım istedi.
Böyle bir teklif karşısında ilk defa kalmıyordum.Niceleri benden,türlü münazara bahisleri etrafında tezlerini destekleyici fikirler istemişler ve bazı misallerde tezlerinin aksi de kendilerine yakın bir hak belirttiği halde,hasımlarını ilk dakikada tuşa getirmişlerdi.Bu defa ise,dışarıya işçi göndermeyi doğru ve faydalı bulan tarafın,paspasa çıkar çıkmaz ,üzerine el değmeden ,ayağı takılarak yere kapanması lazımdı.Bu ,o kadar savunulmaz bir tez ;ve benden yardım isteyen gencin iddiası herhangi bir yardımdan o derece de müstağni bir haktı.Gence evvela bir hususiliği bildirdim ve bir kaç bedahet çizgisinden başka her yardımı lüzumsuz bulduğumu söyledim;
-Gerisi size ait ...Eğer hasmınıza ağız açma imkanını verirseniz bir daha gözüme görünmeyin!
Genç ,şevk ve neşe dolu,peşin bir fatih tavriyle çıkıp gitti ve iki gün sonra birdenbire karşımda boy gösterdi:
-Münazarayı kaybettik!Dışarıya işçi göndermeyi doğru ve faydalı bulan taraf kazandı!
-Hayret! Demek terazide filin oturduğu kefeyi,sivrisinek havaya kaldırdı!
-Öyle oldu!
-Suç sizde mi bilmiyorum ama üzülmeyin ;daha fazla ihtimalle takdir edicilerde olabilir.Amerika'da bir gün Şarlo'ya benzeyenler müsabakası açılmış,müsabakaya bizzat ;Şarlo da girmiş ve sonuncu olmuş...
1964