Necip Fazıl Kısakürek'in 1954'lü yıllarda çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının bir sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, "padişahlık propagandası yapmak " gibi saçma bir gerekçe ile derginin o sayısının toplatılmış ve kendisi de suçlanarak mahkemeye sevkedilmişti.
Necip Fazılın mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde:
-İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var Siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz?" diye cevap vermişti
kaynak : Kısakürek, N. Fazıl; Cinnet Mustatili, Büyük Doğu Yay., İst?1983, s.281
Evet..Tokat gibi bir cevap.
işte üstad!...
o armayı sökmeyi unutmuşlar herhalde..istanbul üniversitesinin büyük kapısındaki osmanlı tuğrasını söküp,yerine T.C. yazan zihniyet o armayı sökmeyi unutmuş olacak
İşte insanın her konuda bilgisi olmalı.Bunu öğrensem ne işe yarar dememeli.Eğer bilmeseydi o mükemmel karşılığı veremezdi...
çok dikkatli bir kere... ayrıntıyı yakalamış.. ve sonuç :)
Kalite Ayrıntıda gizli.......
üstadın nekadar hazır cevap olduğunun şamar halinde cevabı.....
o cevabı yiyen olmak istemezdim :rolleyes:
Efendim Tek kelime ile harika...Bu cevabı Adalet bakanlığının kapısına ibretlik lehva olarak asılması gerekli değilmi:D
ve ne yazık ki biz de Osmanlı armasının önünde hergün başımızı açıp girebiliyoruz ancak koskoca tıbbiye-i şahanenin binasına... :)
Yanılmıyosam Cinnet mustatilinde Şöyle Bi ifade Kullanır geri kalmışlığa dair O mubarek ağzından "Biz Müslümanlığımızın değil Tam Müslüman Olamayışımızın mahkumuyuz" Ayağa kalkıp alkışlamıştım bu cümleyi..
işte bu cevabı yakalamak harika alkışlanacak konuşma
Üstad meseleleri tetkik ederken günübirlik formüllere tenezzül etmiyor. Dünü, bugünü ve yarınını hakikat röntgenine tabii tutup, bizlere onların en saf ve çarpıcı tomografilerini sunuyor.
üstada da böyle güzel bir cevap yakışırdı zaten....!!!! ama anlayana :rolleyes:
ne olacak işte köy enstitütisinden mezun olmuştur şuursuz hakim. hakim olmuş ama kendine hakim olamamış. :)
çok büyüksün üstad cook...
Mükemmel,Üstand yüreğiyle konuşuyor...Her haliyle farklı muhterem kişilik
Pratik zeka...
gökte samanyolu benim olmalı.sonsuzluk gölünde inciler benim...
Cinnet mustatili'ni okumuştum ama burda bir kere daha görüp hayretlere daldım.
mrk ediyorum ; o karşıdaki zayıf insanın ne cevap verdiğini
Ne cevap verecek afallayıp kalmıştır heralde...
afalladığı doğruda mahkemedesin :D walla adam tabiri caizse ii "dumur" olmuş :) herhalde "Başka sorum yok sayın hakim" demiştir heheh
yapıştırmış tokatı :crying_anim:
"Osmanlı Arması" isimli nükteyi bir Üstad'ın ağzından dinleyelim:
"1954'de haftalık Büyük Doğu'yu çıkardık. Güya serbest devirdeyiz... Bir işleme koyduk kapağa... Yeşil bir işleme... Çarşıda turistlere satılan işlemelerden... Üstünde Osmanlı arması var.
«— Vay efendim; saltanatçı!» Diye kapattılar. Savcı benimle konuşurken: «— Aşağı kadar iner misiniz?» Dedim.
«— Bu ne demek?» Diye mukabele etti.
«— Efendim, dedim; müdafaa... Aşağı kadar ineceksiniz!..»
Ve gösterdim.
«— Bakın, dedim; kapıya!.. Hâlâ o arma duruyor. Kapınızın resmini koysaydık saltanatçılık mı etmiş olacaktık?..»
( "Hesaplaşma"dan)
Diyor ya Üstad; ''Ben herkesin düşünmemeye mahkum olduğu kadar düşünmeye mahkumum''...
ne azap, ne sitem.....
seni şimdi daha iyi anloyorum üstadım
gerçekten çok saçma bi sebep tutuklamak için iiyi bahane(!)
ne olacak işte köy enstitütisinden mezun olmuştur şuursuz hakim. hakim olmuş ama kendine hakim olamamış. :)
Hakimde bişey yok, davaları hakimler açmaz savcılar yada kişiler açar hakim doğru - yanlış olan nedir bunu muhakeme eder. neden sorusunu sormak zorundadır zaten.
Üstad birisine bir kelime bile söyleyecek olsa o kelimenin en etkili nasıl söylenebileceğini düşünüp bir kerede karşı tarafa aman bırakmadan söylüyor. birebir konuşmalarında dikkat, olaya hakim, gayet sakin ve özenle seçilmiş cümleler ve sonuç herkesce bilinen yeri.
şayet mahkemede yada savcıya "sizin binanızın üstünde de bu armadan var" deseydi (ki ben böyle derdim o anki heyecandan) bu kadar etkili olmazdı
işte bu mükemmel ötesi deha beni cezbediyor.
Bu olay ve Üstadın cevabı milletçe ne kadar traji komik bir durumda olduğumuzu göz önüne seriyor.Büyük milletin dünüyle bugünüyle ne halde olduğu tek başına bu olayla bile anlatılır.Hatta ciltler dolusu kitap bile bu saçma halimizi bu olay kadar net anlatamazdı.
Osmanlıya alerji güden mason beyinli insanları görmekten artık sıkıldım
Yerinde bi kapak cevap olmuş (af'edersiniz)