Dünkü Üstad'ı anma programında, Mehmet Niyazi'den dinlediğim, Üstad ve nazım arasında geçen bir olayı, hafızamda kaldığı kadarı ile sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bir edebiyat toplantısı sırasında Nazım sahnede şiir okur ve akabinde oturan topluluk içinde bulunan Üstad'ı sahneye davet eder ve Üstad'a şöyle bir teklifte bulunur:
-Birtane ben kendi şiirimden okuyayım, bir tane de sen kendi şiirinden oku.
Üstad kendi şiirini okumayı pek doğru bulmadığını söyler ve Nazım'ı kendi silahı ile vurmanın tadını hissedercesine teklife teklif ile karşılık verir:
-Ben senin şiirinden bir tane okuyayım sen de benimkilerden bi tane oku
Nazım bu teklifi kabul eder ve başlar Üstad'ın 'Ölünün Odası' şiirini kendine has üslubu ile okumaya. Şiir biter salonda bir alkış patlar. Sıra Üstad'a gelmiştir. Üstad nazımın sonu 'in-çık, çık-in" şeklinde biten şiirini düz bir şekilde okur ve bitirir. Salonda derin sessizlik....
Üstad nükteyi patlatır, noktayı koyar;
-Bak nazım! Benim gibi adam senin şiirini okuyor da yine de bişey olmuyor.
mükemmel zeka böyle bir şey işte.
Selamlar,
Bu olaya üstad, Türkiye ve Komünizm başlıklı konferansında kısaca şöyle değiniyor:
"Nazım'la büyük mücadelelerim oldu. Nazım'a komünizmin doktrinleri gibi bütün şiirinin ve her şeyinin bir (prosede), reçete, böyle tertip, basit bir hile tertibinden ibaret olduğunu iddia ederdim. O da buna güya cevap verirdi. Bir gün bu bir tecrübe ile de sabit olur gibi oldu. İstanbul'da Alay Köşkünde Edebiyat Cemiyeti vardı. Onun, şiirlerini okuyuş tarzı müthiş hoşa gidiyordu. Her kelimeyi patlatarak, çatlatarak, çekerek, büzerek okurdu. Bense telkin şiiri yazdığımı kabul ettiğim için, ruhlara sinen bir tarzda okumayı severdim. Ona dedim ki; seninle bir tecrübe yapalım. Senin şiirlerinin çoğu, okunmasındaki sahtekârlıktan kıymet kazanıyor. Şimdi sen bir şiir okuyacaksın, ben bir şiir okuyacağım. Buna davet edildik. Gel sen benim şiirimi kendin gibi oku, ben de senin şiirini kendim gibi okuyayım!.. O çıktı, benim çocukluğumda yazdığım, «Ölünün Odasında» diye bir şiirimi kendine göre: «Birr odaaa, yerrrde birrr mum» diye, okudu. Şiirim alkışlandı buna rağmen bir şey kaybetmedi. Ben de çıktım onun bağırmak lâzım gelen şiirini: «İniyor kayık, çıkıyor kayık, iniyor kayık, çıkıyor kayık, in, çık, in, çık» diye okudum. Aptallaştı ve yüzüme baktı. Hokkabazlık hikâyesi..."
Saygı ve selamlarımla
Üstad Olmak Fark Gerektiriyor vede mübarek ağızdan dökülen her cümle farkı açarak ilerliyor. Büyük doğu bu yüzden çok büyüyor..
ya hayranım bu üstada ince zeka denen şey bu olsa gerek ... :)
İşte arkadaşlar uçsuz bucaksız bu deryadan ne çıkacağını kimse bilemiyor ve herkes şaşırıp kalıyor... Allah razı olsun...
zeka denen şey bu olsa gerek!
ben ondan bu zehir zembelek sözleri duyanlara acıyorum kimbilir nasıl bozulmuşlardır:)
ben ondan bu zehir zembelek sözleri duyanlara acıyorum kimbilir nasıl bozulmuşlardır:)
gerçekten yaa :D ama hakedenin hakkını avcuna vermek de her yiğidin harcı değil maşallah üstada...paylaşım için Allah razı olsun
her seferinde daha büyük hayretler içersinde kalıyorum ne denirki işte üstad.
ince zeka
Allah içimizde necip fazıl gibilerin yetişmesini nasib eylesin
ÇOK GÜZELDİ. PAYLAŞIM İÇİN SAOL:)
bu nasıl bir dimağmış be kardeş ...sonlara geldikçe acaba üstat yine nasıl bir cinlik yapmıştır diye düşünmekten kendimi alamadım ama süper oturtmuş lafı yaa bi insana da bukadar hezimet ağır olsa gerek acıyorum nazıma :D lafa bak
'benim gibi adam okuyorda yine bişey olmuyor ' alkışş :) :)
bu farkı her seferinde yeniden hissetmek
Üstada olan bağımlılığımı artırıyor resmen :D
Senin şiirlerinin çoğu, okunmasındaki sahtekârlıktan kıymet kazanıyor.
BU kelimeler ancak ustad farkiyla anlam kazanabilirdi. Ulkemizin evladlari insaallah asil cevherlerin asil kiymetlerin soylenis te degilde ustad gibi saglam durusta ustad gibi anlatista ustad gibi hazir cevapta oldugunu anlar ve anlayacaktir insaallah......
----------
''SUPHESIZ KI ZAFER BIZIMDIR''
çok güzel bir niükte üstad a da bu yakışır....yazanlara teşekkür ediyorum....
O an Nazım Hikmet'in yüzünü görmek isterdim :)....
gerçekten üstadın kıvrak zekası yine açık ara farkla önde :)
üstad diyorum başka söze ne hacet Allah mekanın cennet etsin (amin)
Dünkü Üstad'ı anma programında, Mehmet Niyazi'den dinlediğim, Üstad ve nazım arasında geçen bir olayı, hafızamda kaldığı kadarı ile sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bir edebiyat toplantısı sırasında Nazım sahnede şiir okur ve akabinde oturan topluluk içinde bulunan Üstad'ı sahneye davet eder ve Üstad'a şöyle bir teklifte bulunur:
-Birtane ben kendi şiirimden okuyayım, bir tane de sen kendi şiirinden oku.
Üstad kendi şiirini okumayı pek doğru bulmadığını söyler ve Nazım'ı kendi silahı ile vurmanın tadını hissedercesine teklife teklif ile karşılık verir:
-Ben senin şiirinden bir tane okuyayım sen de benimkilerden bi tane oku
Nazım bu teklifi kabul eder ve başlar Üstad'ın 'Ölünün Odası' şiirini kendine has üslubu ile okumaya. Şiir biter salonda bir alkış patlar. Sıra Üstad'a gelmiştir. Üstad nazımın sonu 'in-çık, çık-in" şeklinde biten şiirini düz bir şekilde okur ve bitirir. Salonda derin sessizlik....
Üstad nükteyi patlatır, noktayı koyar;
-Bak nazım! Benim gibi adam senin şiirini okuyor da yine de bişey olmuyor.
bu da yanlış bilgiler grubunda .üstad babıali isimli eserinde kendisi anlatıyor.bir edebiyat toplantısı filan değil.bir edebiyat derneği açılışında babıalinin bazı mensupları ile otururken bir aralık ayrı bir odaya çekiliyorlar ve bu nükte orada oluyor.ve oluş şeklide şöyle .üztad nazımın şiirlerinin edebi değeri olmadığı sadece okuyuşuyla insanların ilgisini çektiğini idda ediyor nazım karşı çıkıyor.üstadda diyor:ozaman ben senin bir şiirini okuyayım sende benim bir şiirimi oku seninkinin tüm etkileyiciliği giderken benim ki değerinden bir şey kaybetmeyecek.
ayrı odaya gidiyorlar.peşlerinde meraklılar.aynen aktarıyorum:
"nazım, kelimelerin lastiğini koparırcasına gererek okuyor:
bir odaaah,
yerrrde bir mummm.
perrrdeler indirilmişşş...
.................................
ve Genç şair,ondan,süklüm püklüm bir nesir diliyle birkaç mısra:
<<Ufuklardan ufuklara -ordu ordu- köpüklü mor dalgalar koşuyordu.>>
................................................................................
...............
hvada müthiş boşluk... Genç şairin şiiri her neyse ondan ibaret kaldığı halde Nazım'ınki sönüp gitmişti."
devamını merak eden kitabı okusun.
müthiş bir zeka hayran olunmıcak gibi değil