TEBESSÜM
Bu dünyada renk, nakış, lezzet, ne varsa küsüm;
Gözümde son marifet, Azraile tebessüm...
TEBESSÜM
Bu dünyada renk, nakış, lezzet, ne varsa küsüm;
Gözümde son marifet, Azraile tebessüm...
Selamlar,
Vefatından önce tebessüm ederek "demek böyle ölünüyormuş..." diyen Üstad'ımızın, vefaatından 10 sene önce yazdığı bu şiirindeki hayaline eriştiği ortada...
Dünyevî zevklerin, hoşlukların bir gün mutlaka bizi terkedeceği gerçeği gün gibi ortada iken, ölüm ve ebediliğe açılan kapıdan girdikten sonra karşılaşacağımız zevkleri idrak edip onlara kavuşmak için çabalamak hepimizin ideali, hatta aksiyonu olmalı... Eğer bu bizlerin aksiyonu olursa, tıpkı Üstad gibi Azrail'e tebessüm etme fırsatı bulabiliriz. O kapıdan tebessümle girdiğimizde ebediyen tebessüm edeceğimiz gerçeğini de göz önünde bulundurursak, dünyadaki hiçbir kıymetle ifade edilemeyecek olan bu ödüle kavuşmak için yaşamımızı yeniden şekillendirmemiz gerekiyor. Üstad gibi...
Saygı ve selamlarımla
üstad ölümünde bir güzelliği olduğunu düşünmektedir.
ölüm gerçeği tatmaktır hayallerden vazgeçtiğinde.hayata inat gülümsemektir...ve sevmektir
Sürgüne gönderilmiş, asl-î vatanından ayrılmış biri için; her şey tatsız ve ne varsa elbet ruhsuzdur...
Ve bir gün gelip Baba Ocağı'na çağrıldığı gün davete icâbet; gönül hoşluğu ile olmuşsa, işte gerçek mutluluk olsa olsa ancak budur...
Rûhu şâd olsun...
evet üstad ölümdeki güzelliği görüyor ve ölümü bayram olarak nitelendiriyor. Bunu en güzel gösteren şiiri;
Ölüm ölene bayram, bayrama sevinmek de var
Oh ne güzel bayramda tahta ata binmek de var...
Ölümü bayram olarak görebilmek büyük bir meziyet olsa gerek, keşke hepimiz üstad gibi olabilsek...