BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar ?
Necip Fazıl Kısakürek
BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar ?
Necip Fazıl Kısakürek
Üstad bu şiiri bi bayana yazmıs galiba
sanal ortamda dolasan çile kitabında kadın bölümünde yer alıyordu ve şiirler şöyle devam ediyordu
BEKLENEN
BEKLEYEN
DÖNEMEÇ
GEL
VEDA
AYDINLIK
KADIN
KALAN
KADIN
KADIN
Paylasım için tesekkürler tarık_bin_ziyad
10- 11 yaşlarındayken felan olması gerekiyo, Televizyonda türk filmi oynuyor cüneyt arkın ve fatma girik. bi bahçedelerdi galiba, uzun bi ayrılıktan sonra barışma anı.....cüneyt arkın fatma giriği gördüğü anda bu şiirin ilk mısrasının gözlerinin içine bakarak söylüyordu, ve ardında ikinci mısrayı fatma girik aynı şekilde cüneyt arkına söylemişti ( düet hesabı :D ). yıllar sonra öğrendim üstadın enfes bir şiiri olduğunu....
kim derdiki o mükemmel dizelerin sahibine gün gelip hayran kalıcağımı.
Neredeyse her aşığın bildiği mükemmel şiir.
üstadın ezberlediğim ilk şiiri.daha yaşım küçükken ezberlemiştim inanılmaz hoşuma gitmişti.buradan arkadaşlara birşey sormak istiyorum.Bırak vehmimde gölgeni derken üstad ne demek istiyo anlatırsanız çok sevinirim.daha doğrusu vehmimde derken neyi kastediyo
Üstad'ın kaleminden çıkan her harf nehirleri coşturur,dağları devirir,insanı kendinden geçirir.Açılan başlıkla uygun düşeceğini düşündüğüm link Üstad'ın bu şiirine yazısaldan farklı bir boyut kazandıracağını umuyorum.
Keyfiyet sahasının mütehassısı olan Üstadın yazdıklarını, kemiyetin peşinden bile gidemeyecek kadar çukurda gezinenlerin yanlış anlaması, ters yönden anlaması, kendi tabiatlarına uygun olan şekilde anlaması olağandır. Burnu kenef kokusuna aşina olanın, gül kokusu karşısında feleği şaşar, beyni dumura uğrar ve bu kokuya itiraz eder. Çünkü onun kıymetini bilemez ve anlayamaz. Ruh dünyasının sınırları da fare deliği kadar dar olanların Üstadı anlamasını bekleyemeyiz. Üstadı yanlış anlayan tüm insanlar için, Allah; gözlerine feraset, ruhlarına letafet, dillerine selahiyet, gönüllerine ulviyet versin demekten başka diyeceğim yok.
Reyhan hanım çok güzel özetlemiş..
Bir kaç ilave yapacak olursak,
Yaşanılan gündelik şehvi dürtüleri, namütenahi bir cereyan olan aşk kılığında gösterip teselli bulmak kadar ahmakça ve nafile bir çaba olamaz..
Aşk ki, bekleyene bahşedilen ulvi bir nimet, ve beklemek ki; bekleyene verilen bu nimete mukabil, kendisinden alınan küçük bir kıymet..
Aşk oduyla yanan er bilir ki onu yakan, tılsımlı bir alevdir.Bu yakış onu tüketmez, büyütür..
Bu, suni yollardan yetiştirilmeyecek kadar, has toprağa ve has yağmura müptela bir çiçektir! Koklamayan ne bilsin !
Bırak vehmimde gölgeni derken üstad ne demek istiyo anlatırsanız çok sevinirim.daha doğrusu vehmimde derken neyi kastediyo
Selamlar,
Öncelikle şiirle ilgili densizce yapıldığı belirtilen yorumu okuyamadım, üyelik filan istiyor, malum, fakirde tembellik diz boyu. Fakat arkadaşların verdiği cevabın yeterli olduğundan eminim, bu hususta müsterihim.
Sualinize gelirsek... Üstad, hitap ettiği kişinin kendisiyle artık muhattap olmamasını ve o kişinin keyfiyetiyle ilgili fikrin, kişinin kendisinden bağımsız olarak, üstadın kendi kafasında oluştuğu şekilde kalmasını arzuluyor gibidir. Zira hitap edilen kişi artık mücerret bir mefhum olmuştur üstadın muhayyilesinde. Üstadın beklediği o kişinin kendisi değildir, o kişinin üstadın beyninde, ruhunda tetiklediği soyut bir sevdadır, belki de Allah aşkıdır bu. Fuzulî'de, Kays'el-Mecnun'da ifadesini gördüğümüz aşkın bir benzeridir sözkonusu olan. Hitap edilen, aşk duygusunu uyandırmış ve görevini tamamlamıştır. Kişi, bu hisleri tetikleyen kişiyi bir basamak olarak kullanarak daha mücerred olana, daha yüce olana, kendi hayalinin izin verdiği bir kıymetli varlığa aşık olmuştur. Mevzubahis kişiyle karşılaşıldığında işin tılsımı bozulabilir. Zira hislerin halisiyetini kaybederek şehvani eksene kayması vakii olabileceği gibi, muhayyilede tesis edilen "sevilen" imajınin oluşmasına öncülük eden kişiye tesadüf edildiğinde, kişinin aslında fikredilen gibi olmadığı neticesi acıyla müşahede edilebilir ki bu, o ana kadar taşınan aşk basamağı imajının okey taşlarından yapılmış bir kulenin aşağıya inişini andırır bir şekilde darmadağın olmasına vesile olur. Mücerret aşkı, aşk için aşkı, insanın basamak olduğu ilahi aşkı anlayan birisi anlatmaya gayret ettiğime vakıf olacaktır. Sürç-i lisan eylediysem, affetme büyüklüğünü gösterme fırsatına kavuştunuz demektir.
Saygı ve selamlarımla
Üstad bu şiiri nasıl yazmış kime yazmış çok merak ediyorum?
bundan 10 sene önce ortaokul şiir defterimde üstadın yazdığını bilmediğim halde ilk dörttlüğü yer alır....yıllar sonra çileyle tanışınca anladım olayı...gerçekten harika bir şiir
şiirlerinde kendi mükemmelini arayan necip fazıl kısakürek, kitaplarının yeni baskılarında sık sık sözcükleri ve kimi zaman dizelerin tümünü değiştirirdi. çile'de son halini vererek bastığı 1937 yılında yayınlanan bu şiirinin 2. dizesi, örümcek ağı adlı kitapta "ne kanlı şehidi mezar" olarak yer almaktadır.www.eksisozluk.comda rastladığım bir yazı dikkat çekici..üstadın bazı şiirleri değiştiriğini biliyoruz.lakin bu şiirde bu tarz bi değişliğe gittiğinden malumatım yoktu şahsen.
Benim de böyle bir malumatım yoktu şahsen... Elimde Örümcek Ağı'nın herhangi bir baskısı bulunmadığı için bir şey diyemiyorum fakat şiirin 1937 yılında kaleme alındığını göz önünde bulundurursak, '1925'te basılan Örümcek Ağı'nda bu şiirin ne işi var?' sorusunu gayriihtiyari sorarız di mi? Bal gibi de sorarız tabi. Alıntı yaptığınız sitede sık karşılaşılıyor böyle bilgi yanlışları ve kafa karışıklıklarıyla, hatta üfürüklerle... Şu bilgide bir tutarsızlık olduğu aşikar ama işin aslı astarı nedir bilemiyorum. Nete üstünkörü baktım şimdi, bu versiyonu bazıları saçma sapan sözlerle devam ettirmiş, 'ne mecnununu leyla' falan gibi mısralar var, bu devam eden kısım kesinlikle üstada ait değil de sadece bu mısra için bir açık kapı bırakıyorum.
üstad ne güzel söylemiş değilmi
NE ANLATIRSIN RENKLERİ İNCE İNCE KÖRE,KONUŞ İNSANLARA AKILLARINA GÖRE.
üstadın bu şiirini bir sözle özetlemek mi isterdiniz o söz bence yine necip fazıldır her mısrasını bir zırh gibi bürünmüş bir yiğittir o mısralarını kılıç gibi kullanır gün gelir bir ebu cehilin kafasını keser gün gelir bir ebu lehebi tarihe gömer...selametle kalın
başka hiçbir şair bilmiyorum ki iki kıtaya bu kadar anlam yükleyebilsin. günümüzde eline kalemi alanın aşk şiiri yazdığını söyleyerek saçmalamalrına karşın BEKLENEN sonsuza kadar onlara bir cevap olacaktır.
beklemek ne derin bir haldir ki bekleyen beklenene duyduğu özlem arttıkça aşk daha da derinleşir.derinleşir de belki hiç gelmesin der.çünkü o beklenene yüklenen anlamı karşılayamayacağı için hayallerinin yıkılmasını istemez.çünkü o yüklediği anlama aşık olmuştur.ne diyor üstad şiirin 2.kıtasında
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar ?
gelme artık neye yarar kısmı hakaret
yoklugunda buldum seni kısmı hakikat
gibi bi şiirdir bir insan böyle bir şeyi yazmanın akabinde hemen yakmalıdır
yoksa...
beklenen, her insanın içinde yara...
Ondan daha büyük yara ise beklenenin belirsizliği.
Evet içimde sonsuzluğa denk(en azından öyle hissediyorum) bir arzu var(gerçek manada aşkı kastediyorum ki,aşk tek bir şeyedir), fakat bu arzunun neye-kime olduğunu bulabilmiş değilim.
(Kalbimizdeki arzunun gerçek sahibi kadın değil eminim, kadın gerçek sahibine perde; o arzulanan Allah. .Fakat onu bulabildiğimi söylemenin yanlış olduğunu biliyorum. Allah'a inanıp onu sevmek başka, ona aşık olmak başka başka...)
Ayrıca üstadın "Bırak vehmimde gölgeni" mısrasının, bu belirsizlikle ilişkilendirildiğinde daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.
ben akdeniz üniversitesinde okuyorum. malum üniversite...
bizim üniversiteye geçen yıl can dündar geldiğinde ondan bir şiir okumasını istemişler; bu şiiri okumuş.
sonra hıncal uluç gelince ondan da bir şiir okumasını istemişler o da bu şiiri okumuş.
zülfü livaneli geldi. dedim şiir istediniz mi
yok dediler zaten ezberledik.
Ya cok mükemmel bi şiir ya... Cok merak ediyorum üstad bunu kime yazmıstır aceba. Bu ilk kıtasıyla ikinci kıtası sanki farklı zamanlarda yazılmıs gibi.amaaa mükemmel bi şiir.
aynı bu şiirdeki gibi herkes beklemiyormu her şeyi her kesi her zaman
neden hep bekleyen çekiyor acıyı nie paylaşmıyoruz
geçekten bu şiir çok güzel ,okuduğumda 6. sınıftaydım ama her yaşta çok etkileyici bir şiir
Üstadın ezberlediğim ilk şiiri .Ekleyenden Allah razıl olsun.
BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar ?
Necip Fazıl Kısakürek
Deli oluyorum bayılıyorum bu siirine....hayranlıkla tekrar tekrar okudummm :)
ÜSTAD ın duyduğum ilk şiirlerinden biridir bu şiir sadece bu şiir bile üstad'a hayran kalmaya yetmez mi zaten!
üstadın ilk ezberlediğim şiirlerindendir Allah böyle insanları başımızdan eksik etmesin inşallah yoksa şu dönemdeki gençliğin hali yaman
beklemek ancak böyle kelimelerle bu kafiye ile bukdar güzel anlatılabilirdi!
bunuda ancak ÜStad yapardı ve yapmısta!!
harika biri ...
BANA BU ŞİİRİ OKULDAN Bİ ARKADAŞIM ÖĞRETTİ ONA ÇOOK TEŞEKKÜR
o kadar güzel bir ifadesi var ki bu şiir de tekrar tekrar okuyorum heralde biribir şiir okumamı istese aklıma gelcek ilk şiir olurdu .... her zamnki gibi bekliyoruz birşeyleri
tanımlayacak söz yok bu şiiri. kesinlikle bambaşka bir şey. kesinlikle kusursuz bir anlatım ve yalnızca iki kıt'a ile anlatılabilen tonlarca düşünce. ilk kıt'a mükemmeliyetin timsâli iken, ikinci kıt'anın son cümlesi ise tek başına tüm şiire bedeldir.Adeta hançer olup da bekleyenin yüreğine saplanan üstad şiiri.
Mecaz i aşk müdavimleri.... üstadı sadece bu şiiriyle tanır!!!!
ve koskaca üstad ı bundan ibaret bilirler!!! ne büyük kayıp onlar için
imgeli bi şiir neden bahsettiğini tam belli etmiyor bence ama kendimce anladığım güzel bir şiir
Mecaz i aşk müdavimleri.... üstadı sadece bu şiiriyle tanır!!!!
ve koskaca üstad ı bundan ibaret bilirler!!! ne büyük kayıp onlar için
Haklısınız. Ancak Üstad'ı tanımak için güzel bir başlangıç.
Üstadın bir çok şiiri derin anlamlar gizli,üzerinde uzunca düşünülmesi gerekli fakat bu şiiri diğerlerine kıyasla daha aleni.
Bu sebeble ben Üstad'ı anlatmak istediğim arkadaşlarıma genelde bu ve bunun gibi şiirlerinden bahsetmekle başlıyorum,kısa sürede merak ediyorlar,diğer şiirlerinide öğrenmek,okumak istiyorlar.
Krizi fırsata dönüstürmek gibi bir durum sanırım
Haklısınız. Ancak Üstad'ı tanımak için güzel bir başlangıç.Üstadın bir çok şiiri derin anlamlar gizli,üzerinde uzunca düşünülmesi gerekli fakat bu şiiri diğerlerine kıyasla daha aleni.
Bu sebeble ben Üstad'ı anlatmak istediğim arkadaşlarıma genelde bu ve bunun gibi şiirlerinden bahsetmekle başlıyorum,kısa sürede merak ediyorlar,diğer şiirlerinide öğrenmek,okumak istiyorlar.
Krizi fırsata dönüstürmek gibi bir durum sanırım
)))hoş bir yaklaşım..
bende şiirlerinde çarpıcı sözleri slogan diye benimsetip oradan vuruyorum.. her yönüne bir kulp takmış üstad.. nereden tutarsan tut.. başarırsın.
BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar ?
Necip Fazıl Kısakürek
Ne beklenen gelir, ne de bekleyen beklemekten vazgeçer..Ama üstad gibi yokluğunda bulabilenler ayrı...
Ne beklenen gelir, ne de bekleyen beklemekten vazgeçer..Ama üstad gibi yokluğunda bulabilenler ayrı...
NECİP FAZIL IN OKUDUĞUM İLK ŞİİRİYDİ VE YİNE EZBERLEDİĞİM İLK ŞİİR.LİSE ÖNCESİNDE NECİP FAZIL I TANIMA İSTEĞİM BU ŞİİRLE BAŞLAMIŞTI.MUHTEŞEM BİR ŞİİR....
Ne beklenen gelir, ne de bekleyen beklemekten vazgeçer..Ama üstad gibi yokluğunda bulabilenler ayrı...
Çok güzel bir yorum. Bu sözün üstüne ne söylenebilir ki? :)
Ben de kime yazdığı konusunda epeyce düşünmüştüm bunu okuduktan sonra..
Üstadın en çok sevdiğim şiirlerinden biri....tek kelimeyle mükemmel çok derin anlamlar içeriyor..
Mükemmel bir şiir her okuduğumda aynı hazzı aldığım ender şiirlerden..teşekkürler..
Edebiyat bölümünde okuyan bir arkadaşım devamlı şiir analizi yaptıklarını söylemişti.bu şiirinde anlaizini kendisinin yaptığını ve şiirde bir hayat olduğunu söylemişti.Çok az şiirde bulunan bir özellik olduğunuda eklemişti tabi.Gerek sağ gerek sol her kesimin beğendiği ve ezberlediği bir şiir.Öyleki yazarının Üstad olduğunu bilmeden ezberleyenler bile var.İşte o kadar geniş bir zümreye hitap edebilecek büyük bir şiir.
bu müthiş şiirle alakalı bir sorum acaba üstad "yokluğunda buldum seni" derken tasavvufi bir vurgumu yapmış sanki kalp gözünden bahsediyomuş gibi düşündümde
Birinde hasret, birinde veda… İki zirvesi olan bir dağ gibi beklenen şiiri. İlk kıtadaki üç örnek de birbirinden hoş. Acı çeken bir zekanın kağıda olduğu gibi yansıması. Beklemek, hasret, veda… En önemlisi de bulmak… Bekleyerek, hasret çekerek, veda ederek bulmak… Veda ederek kavuşmak. “Beklenen” bana bunu anlattı.
o ne yazmışsa hoş geliyor kulağıma. insanı düşündüren o kelime yumağında kala kalıyorum
Bu şiiri ilk okuduğum zaman içimde tarif edemediğim bir duygu oluşmuştu... Şu an bile bu duyguyu tarif edemiyorum ve her okuduğumda o duyguyu yeniden hissediyorum...
Üstad'ın kendi sesinden: