PUT
Yetişmez en hakir çobanın idrakine;
Yirminci asır putu, taptıkları makine.
(1974)
PUT
Yetişmez en hakir çobanın idrakine;
Yirminci asır putu, taptıkları makine.
(1974)
onlarca asır evvelde bu putlar tapılan heykeller değil miydi? ... Şimdi heykel yerine makine...
üstad yine mükemmel söylemiş... Hiç farkı yok hakikaten de günümüz makinalarının (hatta makine adı altında daha birçok şeyin) yüzyıllar öncesinin putlarıyla. Düşünmemeyi, konuşmamayı, öğrenmemeyi, hatırlamamayı -ve daha başka yapmamız gerekipte yapmadıgımız şeyleri- anlamlandıramadığımız taktirde, günümüz putlarının, hiç de bizlere farkettirmeden beynimizden kazıması mümkündür. Ne mutlu bugünde yaşayıpta putların kafalarını uçurabilene, ne mutlu bugünün fırtınalarında dolaşıpta ASR-I SAADET ın şemsiyesi ile korunabilene...
acizane düşüncem
ileri denen medeniyetlerin son ürünü olan teknolojik şeylerin yaratmakla eş deger görülüp yüce duyguların hiçe sayılmasından duydugu rahatsızlıgını dile getirmiş.
Evet...Marifet o putları kıra kıra hakka yürümek...
gönlümüzü o yüce sultanın mekanına dönüştürmek....
Manevi hicretin hem talibi hem sevdalısı olmak...