Takvimdeki Deniz
Hasreti denizlerin,
Denizler kadar derin.
Ve o kadar bucaksız.
Ta karşımda, yapraksız
Kullanılmış bir takvim.
Üzerinde bir resim;
Azgın, sonsuz bir deniz.
Kaygısız, düşüncesiz,
Çalkanıyor boşlukta.
Resimdeyse bir nokta;
Yana yatmış bir gemi,
Kaybettiği âlemi
Arıyor deryalarda.
Bu resim rüyalarda
Gibi aklımı çeldi,
Bana sahici geldi.
Geçtim kendi kendimden,
Yüzüme o resimden,
Köpükler vurdu sandım.
Duymuş gibi tıkandım,
Ciğerimde bir yosun.
Artık beni kim tutsun?
Denizler oldu tasam,
Yakar onu bulmazsam,
Beni bu hasret, dedim
Varırım elbet dedim.
Bir ömür geze geze,
Takvimdeki denize.
Ne var bana ne oldu
Odama nasıl doldu
Birden bire bu meltem?
Ve dalgalandı perdem,
Havalandı kağıtlar.
Odamda kıyamet var!
Ah yolculuk, yolculuk
Ne kadar baygın, soluk
O gün bizde betbeniz
Ve ne titrek kalbimiz.
Ve eşyamız ne küskün.
Yola çıktığımız gün
Bir sıraya dizilmiş
Gözyaşlarını silmiş,
Bakarlar sinsi sinsi
Niçin o anda hepsi
Bir kuş gibi hafifler
Arkandan geleyim der
Niçin o güne kadar
Dilsiz duran ne kadar
Eşya varsa dirilir
Yolumuza serpilir
Ufak böcekler gibi
Gezer onların kalbi
Üstünde döşemenin
Gizli bir didişmenin
Saati çalar o an
Birden bakar ki insan
Herşey karmakarışık.
Ayırmak olmaz artık
Bir kalbi bir taraktan
Ve kalb ağlayaraktan
Çekilir geri geri
Terkeder bu mahşeri.
Bu mahşerin içinden
O gün ben de geçtim, ben;
Nem varsa, evim, anam,
Çocukluğum, hatıram,
Ve ne sevdalar serde
Bıraktım gerilerde
Kaçar gibi yangından.
Rüzgarların ardından
Baktım da süzgün süzgün
Kurşun yükünü gönlün
Tüy gibi hafiflettim.
Denize hicret ettim.
bir arkadaşın yorumu : "şiir kelimeleri belli sırayla belli bir kaideyle bir araya getirmek değil belki bununla birlikte hakikati arama davasıdır. Necip Fazıl bu şiirinde hakikati bize olduğu gibi gösterir. hasret, deniz ve derinlik sembollerinden bir takvim (zaman) , bir resim(varoluş) ve bir gemi (arayış) ile ifade ettiklerinde insanın 65 yıla yakın süren ortalam ömründe yaşadığı dünyevi manayı sözlere nakşettiğini görürüz."
bir arkadaşın yorumu : "şiir kelimeleri belli sırayla belli bir kaideyle bir araya getirmek değil belki bununla birlikte hakikati arama davasıdır. Necip Fazıl bu şiirinde hakikati bize olduğu gibi gösterir. hasret, deniz ve derinlik sembollerinden bir takvim (zaman) , bir resim(varoluş) ve bir gemi (arayış) ile ifade ettiklerinde insanın 65 yıla yakın süren ortalam ömründe yaşadığı dünyevi manayı sözlere nakşettiğini görürüz."
Şiir yorumlayacak deneyimde olmadığımı bildiğim halde haddimi aşarak söylediklerinize katılmıyorum.
Necip Fazıl gerçekten büyük bir üstat, Takvimdeki Deniz'de en sevdiğim şiirlerinden birisidir.
Ben, bu şiirde zaman, varoluş arayış gibi bir ayrım görmüyorum.
Gerçekten uzaklaşıp bir hayale dalış, Anıları yâd ediş hissediyorum.
"Ayırmak olmaz artık Bir kalbi bir taraktan" mısralarına bitiyorum,
Sanki Alice Harikalar Diyarında tadı bırakıyo bende.
Anılar! Hatırlamaya mahkum olduğun sürece, içindeki iyilik ateşi sönmez.
Üstad ı yeterince okumadığı kanaatindeyim o şahsın.Ben de öyle bir mana çıkaramadım.
Takvimdeki Deniz adlı şiirini çok severim Üstad'ın.Kendimi bilmeme sebep olan en önemli şahslardan biridir Üstadım.
vesselam
Yanılmıyorsam, Nazım hikmet; yazmak istediğim tek şiir "takvimdeki deniz" demiş.
ARkadaşın yorumuna bende katılıyorum.. burada takvim ZAMAN ,resim VARLIK , gemide ARAYIŞTIR..