Selamlar,
Abdülhamid'in dediği gibi, bu şiirde Üstad bir kadına teslim olmuş ve onu bir açıdan bakıldığında, Cihat'ın dediği gibi ilahi bir mevkiye yükseltmiş gibidir. Üstad'ın kabul ettiği şiirlerinde, kadının maddesine gösterilen kutsallaştırıcı bir sevgi sözkonusu değildir ve kadın, cinselliğiyle erkeği büyüleyen bir varlık olarak alınmaz. En basitinden, nisbeten maddî hususlar barındırıyor gibi duran Dönemeç ve meşhur Beklenen şiirleriyle bu şiiri karşılaştırarak reddedilme sebebi konusunda fikir sahibi olabilirsiniz. En sathî, fakat en temel ve doğru nokta olarak, İslamiyet hassasiyetine bağlayabiliriz bu durumu. Gerek Abdülhamid, gerek Gece Güneşi ve gerekse Cihat gerekenleri güzel bir şekilde ifade ettiği için bu meseleye bu kadar temas etmeyi kâfî görüyorum.
Şiir üstad tarafından yazılmıştır fakat ona ait değildir. Üstad, ilk üç şiir kitabında yer alan eserlerinin çoğunu reddetmiş ve bunların kendisine mal edilemeyeceğini defaatle yazmıştır. Şiiri başkasına aitmiş gibi göstermenize gerek yok elbet. Yalnızca sevdiğinizi söylediğiniz Üstad'ın manevi şahsına biraz saygılı olmak babında, şiirin üzerine fazla gitmemeli; şiiri paylaşmak durumunda kaldığınızda da, bu şiirin ona ait olmadığını, sözkonusu şiirin çöpe atılmış bir mal gibi ilk sahibinin aidiyetinden çıktığını ve reddedildiğini de göz önünde bulundurmalısınız. Tek cümleyle özetlersek; Üstad'ın yazdığı, fakat ona ait olmayan sahipsiz bir şiir...
İhanet mevzusuna gelelim: İfadenin yazılma sebebine bakarsanız Cihat'ın haksız olmadığını müşahede edebilirsiniz. Şiiri üstad'a mâl etmek hakikaten onun vasiyetine yapılmış bir ihanettir. "Neden?" diye sorarsanız, buyurun, Üstad'ın vasiyetini buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Özellikle 3. madde, meselenin özünü nefis bir şekilde ifade etmektedir. Bu vasiyet ortadayken, şiiri Üstad'a mal etmenin, onun vasiyetine yapılmış bir ihanet olduğunu söylememek mümkün değildir sanıyorum. Aynı şekilde, Üstad, bu eserleri kendisine aitmiş gibi gösterenler hakkında şöyle ağır bir nükte de yapmıştır: Çöplükleri Sadece Köpekler Kurcalar
Bir de, son olarak şunu belirtmek istiyorum ki, Üstad'ı sevmek ve benimsemek site kurucularının ve yöneticilerinin tekelinde değildir, fakat bu, belki de bir kötü niyet güdülmeden yapılan aleni ve galiz hataları (felix culpa) görmezden gelmemizi engelleyici bir durum değildir takdir edersiniz ki... Buradaki yetki sahibi arkadaşların neredeyse hepsi Üstad'ı bir bütün olarak tanımış, onun şahsiyetine saygı göstermeyi mecburi görmüş ve edebiyatının yanında görüşlerinden de istifade etmeyi şiar edinmiş insanlardır ve Üstad hakkında kayda değer malumata sahiplerdir. Elbette belli bir fikir etrafında bu siteyi oluşturanlar ve destekleyenler olarak görüşlerimizi savunacağız. Belli çizgiler esnetilmemek ve Üstad'ın hususiyetle nefret ettiği şeylerin üzerine gidilmemek kaydıyla (ki bu saygısızlık olur), herkes bu hakka sahiptir. Bu yorumunuzun, yazılma sebebi hakkında muhtemelen tam bir malumata sahip olmadığınız "ihanet" kelimesinin üzerinizde oluşturduğu reaksiyon ihtiyacına binaen ortaya çıktığına inanıyor ve bu yorum hasebiyle şahsınıza kırılmıyoruz.
Umarız ki, dilimiz döndüğünce birşeyleri anlatabilmişizdir.
Saygı ve selamlarımla