YAKINLIK
Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;
Anla ki, yok, Allah'tan başkasıyla yakınlık...
(1977)
YAKINLIK
Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;
Anla ki, yok, Allah'tan başkasıyla yakınlık...
(1977)
YAKINLIK
Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;
Anla ki, yok, Allah'tan başkasıyla yakınlık...
(1977)
bazen uzaklaşmak da yakınlaşmak değil midir?
bazen uzaklaşmak da yakınlaşmak değil midir?
Yakınlaşmak için mi uzaklaşmak ?
Yakınlaşmak için mi uzaklaşmak ?
bazen öyle olur ki en uzaktaki en yakındır.:rolleyes:
Yanımdaki Yemen'de. Yemen'deki yanımda...
Yanımdaki Yemen'de. Yemen'deki yanımda...
olmak ıstedıgı yerde mı? yoksa olması ıstenılen yerde mı ?..
olmak istenilen yerde .....
eger sevmenin acı cekecegini bilseydim
bende acı cekmemek içim sevmezdim
BAZEN ACI ÇEKMEK İÇİN DE OLSA SEVMELİ İNSAN...
BELKİ ACININ SONUNDA MUTLULUK VAAD EDER YARADAN...
BAZEN ACI ÇEKMEK İÇİN DE OLSA SEVMELİ İNSAN...BELKİ ACININ SONUNDA MUTLULUK VAAD EDER YARADAN...
umut...... ınsanı ıcın ıcın yer bıtırır.
ne ıcın acı cekmelı ınsan.....
ne ıcın savaşmalı........
ne ıcın sevmelı....... ne ıcın.nıcın.
UMUT.... aslında aşkın adıdır
AŞK......işte o umudun miladıdır....
Gün oluyor ki, en yakınlarına bile yabancılaşıyor insan, hatta kendine bile…
Bazen yanlış yaptığımız şeyler yüzünden en yakınlarımız-yakın bildiklerimiz- bile bizi affetmiyor, bize şefkat göstermiyor…
Ama şu fani dünyada bizi her halimizle kabul eden- biz O’na ne kadar uzak olursak olalım- bize kapılarını sonuna kadar ve her daim açan, bize karşı merhameti sonsuz olan yalnızca “Allah(c.c)”tır
Eğer O’nun sevgisinden mahrumsak, O’nu sevmekten uzaksak bizi hiçbir şey tatmin etmeyecektir şu fani âlemde.
Üstadın Aynadaki Yalan adlı eserinden bir bölüm:
…
--Boş konuşuyoruz, boş!.. Bütün bir ömür içinde söylediğimiz bir milyon kere bir milyon lâf, arayıp da bulamadığımız tek cümle için… Arayıp da bulamadığımız, arayıp da bulur gibi olduğumuz, bulur gibi olup da yine elden kaçırdığımız, elden kaçırıp da tekrar bulur gibi olduğumuz, tekrar bulur gibi olup da artık aramaya lüzum görmediğimiz tek cümle için... O cümle nedir, o cümle?.. Ben o cümleyi bilmiyorum… Fakat bütün mevcutlarla beraber, bütün cümlelerin, içinde eridiği ve yok olduğu tek bir kelime biliyorum. Her ân söyleyip de hiçbir ân hakikatine yaklaşamadığımız ve yaklaşamayacağımız tek kelime: “Allah”…
Ve:
--Gerisi boş, bomboş konuşmaktan, bir hastalıklı dırdırdan başka nedir ki?.. Keşke ben “Allah” kelimesinden başka, ağzından tek söz çıkmayan bir dilsiz olsaydım…
""Keşke ben "Allah" kelimesinden başka, ağzından tek söz bile çıkmayan bir dilsiz olsaydım""
Kalbi O'nun için çarpan kullarından olmak bile şerefken bizlere,O'nun uğrunda lal olmak bu nasıl bir aşktır.Üstad gerçek aşka erişmiş nicelerden birisiydi...
-Evet!... Doğruuuu!... diyenler çoğunluktadır elbet...
İman sahibi herkes (dilenenler hariç) bütün mahlukatın yok olacağından haberdardır...
Ve yalnız O'nun bâki olduğundan da....
Peki ya "doğru" dediğimiz (doğru)nun ne kadar doğrusundayız, böylesi bir yakınlığın ne denli uzağındayız...
Neyse!...
Hiç değilse tasdik edelim...
Ümid edilir ki; bundan da bir fayda görürüz yarın bir gün...
Rûhu şâd olsun...
eline sağlık güzel beyit
"Allahım; bizi, seni "Yakın" diye anarken senden uzaklaşanlardan etme! Senden uzaklaştığı korkusuyla çırpınırken sana yaklaşanlardan eyle!.. Ey vatanında, evinde, dostları, akrabası içinde garib olanlar; gerçek yakınınız Allah!.."
(HAC'dan Çizgiler, Renkler ve Sesler)