Örümcek Ağı

Başlatan: ToKSiN Tarih: 22.07.2005 20:45 Cevap: 6

TO
22.07.2005 20:45
#1

ÖRÜMCEK AĞI

 

 

Duvara, bir titiz örümcek gibi,

İnce dertlerimle işledim bir ağ.

Ruhum gün boyunca sönecek gibi,

Şimdiden ediyor hayata veda.

 

Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,

Kulağım, ruhumun kanat sesinde;

Eserim duvarın bir köşesinde;

Çıkamaz göğsümden başka bir seda...

 

S.A.

 

Üstadın yeni tanıştığım bir şiiri. Özellikle şu sıralar geleceğimi belirleme stresi içindeyim. Tam da beni anlatıyor...

 

Ruhum gün boyunca sönecek gibi,

Şimdiden ediyor hayata veda.

 

Geleceği belirlerken geleceğimizden olacağız bu gidişle :)

 

Selametle...

NF
15.03.2006 19:34
#2

Selamlar,

 

Üstadın ilk şiirlerinden. 1925'te yayınlanan ilk şiir kitabına verdiği isim.

 

Yine derinlik, yine kelimelerle oyun oynayan bir sanatkarın varlığının yoğun hissi...

 

Buhran halini anlatan güzel kıtalardan...

 

Saygı ve selamlarımla

ME
10.07.2007 10:39
#3

Örümcek Ağı



Duvara, bir titiz örümcek gibi,
İnce dertlerimle işledim bir ağ.
Ruhum gün doğunca sönecek gibi,
Şimdiden ediyor hayata veda.

Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,
Kulağım, ruhumun kanat sesinde;
Eserim duvarın bir köşesinde;
Çıkamaz göğsümden başka bir seda...

1922


1925 basım örümcek ağı kitabına ismini veren eser.Eserde bir çaresizlik bir umutsuzluk seziliyor ya içindeki fırtınanın dışa yansıması ya da ne aradığını bilemediğinde ortaya çıkan bir sonuç ......
fakat ne olursa olsun üstad muhteşem bir üslup , düşünce yoğunluğu ve kelimelerin kullanımı, hiçbir üstad şiiri birbirinden ayrılamaz çünkü herbirinin apayrı güzelliği var fakat bu şiir bana kelimelerin nekadar aciz olursa olsun eşsiz bir yetenekle bir araya gelip çok manalı bir hale gelebildiğini gösteriyor......

(Konu önceden verildiği için birleştirilmiştir./BDG)

NF
17.07.2007 16:34
#4

Selamlar,

 

"...Necip Fazıl da tamamen hece ölçüsüne sarıldı. Fakat onda, beklenen, klasikleşmiş, âdetâ çağrışımla gelen kafiye yerine, beklenmeyen ve şaşırtıcı cinsten bir kafiyeyle karşılaştılar. Ayrıca mısralarda sesi de ustalıkla kullanmasını bilen Necip Fazıl'a, çoktan sanatının ve şöhretin zirvesinde bulunan Ahmet Haşim bile "Çocuk, bu sesi nereden buldun sen?" diye üstatça takdirlerini söyler. Gerçekten bu şiirde ses, ilk mısralarda bir nefes sessizliğiyle başlayıp, son mısrada bir çığlık olmaktadır.

 

"Örümcek Ağı'nın daha ilk mısralarında insanın trajik varlığı dikkati çeker. Dış dünyada, ehemmiyetsiz görünen bir objeden (burada örümcek ağı) hareket eden mısra, birden bire bir derinlik kazanarak iç âleme yöneliyor. Sonraları Necip Fazıl'in Poetika'da "teşhisten tecride" doğru giden dil olarak anlattığı ifade budur. Şiirde örümcek ağını teşkil eden şey, dertlerdir. Üçüncü ve dördüncü mısralardaki müphem Ölüm duygusu bu trajik atmosferi tamamlar:

 

Ruhum, gün doğunca sönecek gibi

Şimdiden hayata ediyor veda

mısralarında gündüzün gerçeğinden kaçıp geceye sığınan ezelî mustaripler kafilesinin bir ferdiyle karşılaşırız. Bu motif, daha sonra Kaldırımlar'da:

 

Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta.

Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum

 

mısralarıyla bir daha gelecektir.

 

Orhan Okay, Portreler dizisi - Necip Fazıl Kısakürek, Şule Yayınları, 3.Baskı, s.33

 

Saygı ve selamlarımla

AK
07.11.2007 01:09
#5

GERÇEKTEN ÇOK HOŞ BİR ŞİİR.

BU ŞİİR'İ İLK DEFA ŞİMDİ BURDA OKUDUM.

PAYLAŞTIĞIN İÇİN SAĞOL.

HAYRANIM ÜSTAD'A.

ALLAHA EMANET OLUN.

FE
03.12.2018 11:37
#6

ince dertlerimle

yazar burada ince dert derken neyi kasediyor?