Destan

Başlatan: luchesse Tarih: 25.07.2005 12:45 Cevap: 58

LU
25.07.2005 12:45
#1

DESTAN

 

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,

Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden,

 

Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;

Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!

Durum diye bir laf var, buyrunuz size durum;

Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodurum!

 

Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey,

Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey,

Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,

Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.

 

Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;

Evde cinayet, tramvay arabasında zina!

Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;

Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!

 

Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu:

Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!

Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,

Çatla Sodom - Gomore, patla Bizans ve Roma!

 

Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!

Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!

Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

 

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;

Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;

Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.

 

Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilâç;

Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilâç.

Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;

Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!

 

Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;

Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!

Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;

Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?

 

Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;

Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

 

Necip Fazıl (1947)

NF
26.07.2005 19:59
#2

Selamlar,

 

Üstad'ın beni en derinden etkileyen şiiridir bu. İçinde bulunduğumuz durum bundan güzel açıklanamazdı. Beni Üstad'a bağlayan eserlerindendir diyebilirim. Zaten, Üstad'ın, ikiliklerini saymazsak ezberlediğim ilk şiiridir. İnsanın içinden, Kolları makas gibi açıp haykırmak getirir.

 

Bence, Sakarya Türküsü ve Zindandan Mehmed'e mektup kadar önemli ve büyük bir şiirdir...

 

,Saygı ve selamlarımla

LU
27.07.2005 13:50
#3

NFK-Fan Kardeşimin dediği gibi DESTAN şiiri Bir SAkarya Türküsü Bir Zİndan'dan Mehmed'e şiileri kadar önemli bir şiirdir. Ben ilk başta kaldırımlar şiirini okumuştum çok hoşuma gitmişti Üstadın hayatını araştırdım ondan sonra adeta beni büyülemişti yaşamı ondan sonra her yönüyle Üstad'ı araştırmaya başladım. Şu içinde olduğumuz dönem içerisinde Üstad Gibi bir Şahsiyet olsaydı da bize yol gösterseydi gençliğimiz doğru yolu bulabilseydi.

 

Allah Onun Mekanını Cennet Etsin

AH
03.08.2005 17:39
#4

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,

Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden,

 

Üstad şiire başlarken uyarıcı ve lider olduğunu belli ediyor. Hiç bir zaman dünyayı toz pembe görmedi. Bununla beraber çözümlerin olduğuna inandı. Zaten en etkileyici şiirlerini böyle durumlarda ortaya çıkardı. Allah razı olsun...

AR
25.01.2006 13:40
#5
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;

Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

 

:) Nasıl ama bu mısralar? Benim en beğendiğim mısralardandır.

SH
16.01.2007 00:46
#6

Bu şiiri ilk kez 12 yaşında iken dinlemiştim evdeki kasetten . Benim dunyaya bakışımı belirlememde önemli saydığım harikulade mısralar...tekrar tekrar okuyorum ve dinliyorum

NE
16.01.2007 22:08
#7

insanı kendine getirio.. Allah o'ndan razı olsun!

HA
28.04.2007 00:32
#8

Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;

Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.

..

Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;

Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?

 

 

konuşursam gözyaşlarım beni boğacak biliyorum. konuşamıyorum!

KE
16.06.2008 14:42
#9

ah,küçük hokkabazlık ,sefil aynalı dolap;

bir şapka, bir eldiven ,bir maymun ve inkılap!

 

sahte kahramanların ,sahte inkılapları, sefillikleri bu kadar mükemmel anlatılabilir.Destan şiiri üstada aşık olmama vesile bir şiirdir.Allah razı olsun allah mekanını cennet etsin.Üstad gibisi zor gelir

HA
31.07.2008 23:51
#10

Tabularımı yıkan, korkularımı defeden, hakiki mümin olma yolumdaki ilk adımı atmama sebep şiir.

Bağıra bağıra sınıfta okudum şiir... Herkesin gözlerini yuvalarından fırlatacak şiir...

BA
01.08.2008 02:55
#11

Heyt be. Üstad işte. ALLAH razı olsun ondan İNŞALLAH.

HE
13.10.2008 22:14
#12

Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey,

Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey,

..................

Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;

Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

 

benim de en sevdiğim şiirlerinden biri... bir kültürün yok edilişini daha güzel hangi şiir ifade edebilirdi?

NU
16.10.2008 22:11
#13

arkadslar bu konuda fikirlerinizi alabilir miyim?banada bir arkadsım sordu kendimce cvp vermeye calıstım ...

ustad bu siirinde

durun kalabalıklar bu cadde cıkmaz sokak diye baslıyor ya bana söyle bi soru geldi

cadde mi cıkmaz sokak mı?ikisini aynı anda nasl kullanır edebiyata uygun mudr?dediler.bir de

haykırsam kollarımı makas gibi acarak mısrasındada makas tersten acılır nasl bir acıstan bahsediyor?denildi

ben de cadde mi cıkmaz sokak mı konusunda söyle bir yorum getirdim cadde kalabalık olur gösterislidr insanların mutlak uğradıkları yerdir cıkmaz sokağınsa yüzüne bile bakılmaz.simdi ustad burda aslnda bizim cadde olarak gördüüğümüzün cıkmaz sokak olduğunu fark etmemizi istiyor bizi uyarıyor nacizane o an aklıma bu geldi ne kadr doğru bilemiyorum diğer soruyuysa hala düsünmekteyim sizlerinde fikrinii alabilirsem memnun olucam...

MU
17.10.2008 13:42
#14

Selamlar,

 

 

“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak”

 

İnsanoğlu seçtiği istikamette ilerlerken, gittiği yolun doğruluğundan emindir. Kendisi her ne kadar bâtıl yolda ilerlediğinin farkında olmaksızın yolunun doğruluğuna kanaat getirmiş olsa da, bâtıl yolda ilerleyen insanın ulaşacağı yer, varacağı nokta hiçlikten başka bir şey değildir. Yani yürüdüğü cadde, çıkmaz sokağa varacaktır. Hangi cadde, insanı çıkmaz sokağa götürmektedir? Tabi ki, Üstadın bu şiirinde her yönden tenkidini, tahlilini yaptığı ve ferdden başlayıp cemiyete sirayet eden rezillikler caddesi, insanı çıkmaz bir sokağa götürmektedir. İnsanın hayat yolunda ilerlediği cadde bâtıl bir mahiyete sahipse, dünyanın sonuna yani caddenin sonuna ulaştığı vakit, bir çıkmaz sokakla karşılaşacaktır. Çıkmaz sokak, doğru yolda olup da hakikate ulaşanların aksine, bâtıl yolda olanların varacağı yerdir. İnsan çıkmaz sokakta ne yapabilir? Kim çıkmaz sokağa ulaşmayı kendine hedef olarak seçer? Tabi ki hiç kimse. Lakin, kalabalıkların içinde bulunduğu rezalet ve sefalet caddesinin varacağı yer sadece ve sadece çıkmaz sokaktır ve gaflet içindeki kalabalıklar bunun idrakinden yoksundur. ( Üstad şiirinde “Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey,” demektedir. İnsanları çıkmaz sokağa götüren cadde, işte bu her şeyi tutan, her şeye hakiki manasını veren İslam’dan kopma neticesinde zuhur etmiştir. İnsanın ruh kökü kopup gitmiştir ve ruh kökünden mahrum olan gafil kalabalık, çıkmaz sokağa varan bir cadde üzerinde yol almakta olduklarının farkında değildir)

 

Üstad insanlara, gaflet uykusuna dalmış olan kalabalıklara, yürüdükleri caddenin çıkmaz bir sokağa varacağını ihtar etmek, onları uyandırmak istiyor. Yürüdükleri, içinde bulundukları caddenin pisliklerini bir bir sayıyor şiirin ilerleyen mısralarında. Ki bu mülevvesler bizlerin de görmekten iğrendiği, varlığından rahatsız olduğu ve zuhur ediş sebeplerinin de İslamdan ayrı düşmekten kaynaklandığını bildiği durumlardır.

 

Yani hem cadde hem çıkmaz sokak mefhumlarının aynı anda kullanılmasında edebi zaviyeden hiçbir mahzur olmadığı gibi, durumu tasvir etmek için seçilen çok isabetli bir teşbih tablosu da karşımıza çıkmaktadır. Yaşadığımız şehirde her caddenin bir çok sokağa bağlı olduğu ve insanın ulaşmak istediği yere bir caddede ilerleyip ilgili sokağa saptıktan sonra ulaştığı gerçeği ile birlikte, sadece müşahhas âlemde değil, mücerret zeminde de insanoğlu doğru veya yanlış bir cadde üzerindedir ve o cadde üzerinden ya çıkmaz bir sokağa ulaşır yahut her güzelliğin yer aldığı bir varış noktasına erişir. Üstadın müşahhastan aldığı ve mücerreti betimlemek için seçtiği cadde-sokak ilişkisini bir harita üzerinde de görerek teşbihi daha iyi anlayabiliriz. Aşağıda görüldüğü gibi bir harita üzerinde de cadde ve sokak bir arada bulunmaktadır ve cadde, kendisine bağlı olan bir çıkmaz sokağa da götürmektedir insanları. Üstad, "Bu cadde çıkmaz sokak" derken, caddenin çıkmaz sokak olduğunu değil, bu caddenin insanları çıkmaz bir sokağa götürdüğünü söylemektedir. 'Bu caddenin sonu çıkmaz sokaktır', manasında bir cümledir o.

 

caddesokakln2.jpg

 

 

 

“Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:”

 

Bu mısradaki 'kolları makas gibi açma' teşbihi ise, makasın açılma şeklini değil, açıldıktan sonra makasın aldığı hâli benzetme unsuru olarak ele alıyor. Makası açtığımız zaman ortaya nasıl bir görüntü çıkar? Çaprazımsı ve dur ihtarı veren kolların görünümüne sahiptir makas. Yürüdüğü yolun çirkefliklerle dolu halini göremeyen şuursuz kalabalıklar karşısında Üstad, makasın çaprazvari kolları gibi kollarını açmak ve insanlara durun! diye haykırmak istiyor. Bir topluluk karşısında böyle bir ihtarda bulunacaksanız, eliniz kolunuz bağlı, asker duruşu gibi hazırol komutuna geçmiş bir şekilde değil, beden dilinizi de kullanarak insanlara tesir etmenin yolunu arasınız. Aymazlık denizinde yüzen kalabalıklara hem durun! diye haykırmak, hem de bu haykırışı beden dili ile destekleyici bir pozisyona getirmek lazımdır ki, kolları makas gibi açmak tam da duruma uygun olan pozisyondur. Aşağıda bir insan kollarını makas gibi açmakta ve durdurmak istediği kalabalığın önünde sadece lafını değil, beden dilini de kullanmaktadır. Kolların bu duruşunu 'makas gibi açmak' ifadesi kadar güzel anlatan, ve insanın bu pozisyondaki kollarını bir nesne üzerinden anlatmak için makas dışında seçilebilen bir başka müşahhas nesne var mıdır? Bir düşünelim..

(Not: Aşağıdaki fotoğraf, kol ve makas teşbihini görsel olarak da destekleyerek anlatmak için eklenmiştir, aşağıdaki insanın kollarını neden makas gibi açtığını bilmemekteyiz.)

 

destantw6.jpg

 

 

makasscheretw6.jpg

NU
17.10.2008 18:59
#15

Allah razı olsun cok gzel ifade etmissiniz cok acıklayıcı oldu zamanınızı ayrıdğınz icin tesekkr ediyorum yüreğinize vede klavyenize sağlık :)

MU
02.11.2008 16:10
#16

Üstâd...

ruhu şâd olsun...

müthiş dizeler...

Sultan'a yakışan türünden...

05.12.2008 20:21
#17

Üstadın beni en çok heycanlandıran şiirlerinden biri...

"Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;

Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?

 

Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;

Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!"

SA
21.06.2009 16:06
#18

Üstad Yazdığı eserlerde milyonlarca insanı mest ederken bu eserlerle bir nesilin hayat tarzına yön vermiştir.

IB
21.06.2009 16:18
#19
Durum diye bir laf var, buyrunuz size durum;

Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodurum!

 

Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey,

Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey,

Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,

Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.

 

sık sık farkındalığımın dışında dilime takılan en sevdiğim şiirinin en sevdiğim bölümleri..

YA
08.07.2009 19:30
#20

Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;

Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

 

 

Ruhun Şad olsun Üstad...

FU
08.07.2009 21:18
#21

Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

 

Şu iki satırda bile çok şey anlatılıyo yani şahsen ilk önce insanın aklına adaletsizlik haksızlık geliyo ama bi yandan ne biliym bi sınava giriyorsunuz aldığınız sonuçta bu sözle anlatılamazmı?Benim aklıma bu da geldi.Gerçi bunun yüzünden üstad deniyo üstada ya neyse

MU
08.07.2009 21:38
#22

''bir maymun ve inkılap!''

 

yazalım bu sözün üstüne kitap!

TU
11.08.2009 13:09
#23

Şaheser.Necip Fazıl klasiği.

AY
13.08.2009 13:16
#24

Üstadın bir fikir neferi olduğunu ve bir fikrin şiire nasıl yerleştirelebileceğini gayet açıkça görmekteyiz bu şiirde.. Ayrıca tariz nasıl olur, gönderme nasıl olur öğretmiş bize üstad..

DE
13.08.2009 17:37
#25

Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;

Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

ED
18.08.2009 20:29
#26

Üstad'ın yeni hayranlarından biriyim.Mükemmel bir edebiyatı olduğu muhakkak bir gerçek.Bazen karşı karşıya getiriliyor bazı şairlerle ama çok saçma.Kendisi gördüğüm en iyi şairlerdendir ve namı gibidir.(Şairlerin Sultanı)Bu şiire gelince.Bu şiirde haddini aşmıştır Üstad.Cezasını da çekmiştir.Yalnız anlamadığım bir gerçek bunu göremiyor mu millet? Yoksa görüpte inanıyor mu ne? Hatta görüpte bu vatan için neler yapıldığını hiçe sayıyor olsa gerek.

 

Kim ne derse desin , hatta yöneticiler ve üyeler kızabilir ama aleni olan şudur ki , Üstad da her kul gibi yanlışa düşmüş ve yapılanları 2 beyitle sansürlemiştir.Benim burada diyeceğim şudur ki ,

 

 

 

milyonlarca şiir duysam Üstad'ın ağzından , Denk midir alınan şevk savaşanlardan ve onların paşasından...

NU
24.11.2009 22:04
#27

Üstad haddi aşmamıştır, her söylediği "müstehak"tır.

Kul olarak, hataları vardır elbet, kimse Üstad'ı melek vasfıyla nitelendirmiyor.

Ancak bahsettiğiniz beyitler gayet yerindedir.

BE
07.12.2009 15:23
#28

Örnek almamız gereken yaşam felsefemiz ve bu yaşamdaki yanlışlıklara temas eden eşsiz mısralar...

YU
09.12.2009 18:53
#29
Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;

Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

 

Necip Fazıl (1947)

 

Harika....

KA
28.12.2009 02:11
#30
Üstad'ın yeni hayranlarından biriyim.Mükemmel bir edebiyatı olduğu muhakkak bir gerçek.Bazen karşı karşıya getiriliyor bazı şairlerle ama çok saçma.Kendisi gördüğüm en iyi şairlerdendir ve namı gibidir.(Şairlerin Sultanı)Bu şiire gelince.Bu şiirde haddini aşmıştır Üstad.Cezasını da çekmiştir.Yalnız anlamadığım bir gerçek bunu göremiyor mu millet? Yoksa görüpte inanıyor mu ne? Hatta görüpte bu vatan için neler yapıldığını hiçe sayıyor olsa gerek.

 

Kim ne derse desin , hatta yöneticiler ve üyeler kızabilir ama aleni olan şudur ki , Üstad da her kul gibi yanlışa düşmüş ve yapılanları 2 beyitle sansürlemiştir.Benim burada diyeceğim şudur ki ,

 

 

 

milyonlarca şiir duysam Üstad'ın ağzından , Denk midir alınan şevk savaşanlardan ve onların paşasından...

 

Gerçekler bazen böyle can acıtabilir. İnsan doğal olarak inanmak istemez tabi. Bence Üstad burda haddini falan aşmadı. Neden aşsın kı? Kukla gibi düşünmemek mi haddi aşmak? İnsanı yargılamak mı haddini aşmak?

Birde o zamanı düşün. "Allah" kelimesini kullanmak bile yasaklanmıştı bahsedilen zihniyet tarafından. İşte o zaman şunu düşünmek lazım, Üstadın deyimiyle "Bu hale getirilmek için mi kurtarıldık". Sana Üstadın Ayasofya hitabesini tamamıyla okuman veya dinlemeni tavsiye ederim.

 

 

Neyse. İnsanın bu şiiri bağıra bağıra okuyası geliyor küfrün karşısında. Mükemmel.

ED
03.01.2010 00:51
#31
Harika....

 

 

Gerçekler bazen böyle can acıtabilir. İnsan doğal olarak inanmak istemez tabi. Bence Üstad burda haddini falan aşmadı. Neden aşsın kı? Kukla gibi düşünmemek mi haddi aşmak? İnsanı yargılamak mı haddini aşmak?

Birde o zamanı düşün. "Allah" kelimesini kullanmak bile yasaklanmıştı bahsedilen zihniyet tarafından. İşte o zaman şunu düşünmek lazım, Üstadın deyimiyle "Bu hale getirilmek için mi kurtarıldık". Sana Üstadın Ayasofya hitabesini tamamıyla okuman veya dinlemeni tavsiye ederim.

 

 

Neyse. İnsanın bu şiiri bağıra bağıra okuyası geliyor küfrün karşısında. Mükemmel.

 

Size diyeek sözüm şunlar.Yargılama değidlir bu.Hakir görmek , aslı küfretmektir.Hatadır da bu.Bunu görmeyende küfrü tasdikler.Kimsenin bunu demeye hakkı yoktur.Bugun rahatca bu şiiri okuyabilecek ortam bulabilenler , düşünmelidir.TÜrkçe'yi hala kullanıp,bu şiirleri okuyabilenler düşünmelidir.Bugun bir Coni gibi konusabilirdiniz.Daha fazla konusmucam çünkü yakıştıramıyorum sizlere.Lütfen konuyu kapatalım.

IB
03.01.2010 12:14
#32
Bugun bir Coni gibi konusabilirdiniz

 

Ahlak yıkımına karşı ne zaman insaflı birisi ağzını açsa; ya bu cümle; yahut

baban kim onu bilmezdin
cümlesi.

 

Bizim sıkıntımız bu değil ki; bizim sıkıntımız; madde planında; şahlandıktan sonra(ki buda ayrı bir mevzuu; üstadın yasaklı kitabı her şeyi açıklayacaktır) tek sermayemiz olan; iman ve ahlak yönümüzü çökertmeleridir.

 

Ve şunu eklemekte isterim; bu devlet; İslam'dan taviz vermese idi kurulamazdı. Yani; babalarınızı seçen zat;(bunu birine söylemiştim. O olmasa baban belli olmazdı dediğinde; sizin oralarda babaları atanız mı seçiyor) buna muktedir olamazdı. İslam'dan taviz verdiği müddetçe dilediğini yapabildi. 

 

...................

SE
04.01.2010 01:26
#33
Size diyeek sözüm şunlar.Yargılama değidlir bu.Hakir görmek , aslı küfretmektir.Hatadır da bu.Bunu görmeyende küfrü tasdikler.Kimsenin bunu demeye hakkı yoktur.Bugun rahatca bu şiiri okuyabilecek ortam bulabilenler , düşünmelidir.TÜrkçe'yi hala kullanıp,bu şiirleri okuyabilenler düşünmelidir.Bugun bir Coni gibi konusabilirdiniz.Daha fazla konusmucam çünkü yakıştıramıyorum sizlere.Lütfen konuyu kapatalım.

 

 

hala bu ülkeyi malum zatın kurtardığını iddia edip ona tapanlar olduğunu görmek beni şaşırtıyor.

 

eğer şimdi bu mesajı yazabiliyorsanız, dinini korumak için silahların üzerine atılanlar sayesinde yazabiliyorsunuz.siz biraz düşünün dinini koruyabilmek için can verenler sayesinde kurtulan vatanı kendilerinin kurtardığını iddia edip basit siyasi başarılar için o milletiin dinine saldıranlar o vatanı kurtaran kahramanlar mıdır yoksa vatan hainlerimidir.

 

bugün coni gibi konuşabilirmişiz.galiba bu arkadaş ömrü boyunca evinden dışarı çıkmamış biri.yoksa bu şahıslar tarafından hazırlanan eğitim sisteminin nasıl türkçeyi katlettiğini görmemek imkansız.

YU
05.01.2010 14:51
#34
Size diyeek sözüm şunlar.Yargılama değidlir bu.Hakir görmek , aslı küfretmektir.Hatadır da bu.Bunu görmeyende küfrü tasdikler.Kimsenin bunu demeye hakkı yoktur.Bugun rahatca bu şiiri okuyabilecek ortam bulabilenler , düşünmelidir.TÜrkçe'yi hala kullanıp,bu şiirleri okuyabilenler düşünmelidir.Bugun bir Coni gibi konusabilirdiniz.Daha fazla konusmucam çünkü yakıştıramıyorum sizlere.Lütfen konuyu kapatalım.

Heyhat ki şuurdan nasiplenmemiş bazı arkadaşlarımız bir anda mahkeme kurmuş , yargılamış , kalemi kırmış , ve herşeyi temize havale ederek infazı tamamlamış ne denilir ki daha... Yürü be kim tutar seni...

AY
06.01.2010 17:00
#35
Size diyeek sözüm şunlar.Yargılama değidlir bu.Hakir görmek , aslı küfretmektir.Hatadır da bu.Bunu görmeyende küfrü tasdikler.Kimsenin bunu demeye hakkı yoktur.Bugun rahatca bu şiiri okuyabilecek ortam bulabilenler , düşünmelidir.TÜrkçe'yi hala kullanıp,bu şiirleri okuyabilenler düşünmelidir.Bugun bir Coni gibi konusabilirdiniz.Daha fazla konusmucam çünkü yakıştıramıyorum sizlere.Lütfen konuyu kapatalım.

Bugün Coni gibi konuşmuyoruz ama Coni gibi giyiniyor,Coni'nin dini günlerinde onlar gibi kutlama yapıyor,Coni'nin filmlerini seyrediyor,Coni'nin çıkardığı mallara onlardan önce biz saldırıyor kısacası Coni gibi konuşmuyoruz ama ona benzemek için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz.Çok güzel ya gerçekten ne kadar şükretsek azdır(!)

Üstadın ne kadar yüksek görüşlü olduğu bu tipleri görünce daha iyi anlaşılıyor.Ne demiş Üstadımız

 

Bülbüllere emir var!Lisan öğren vakvaktan

Bahset tarih ,balığın tırmandığı kavaktan

 

Balığın tırmandığı kavaktan bahsedenler hala var be Üstadım.....

MU
07.02.2010 01:05
#36

Hakim, kendine güvenen ve uyaran bir üslup. Çok sevdiğim bir şiir. Hele merhum üstadın kendi sesinden dinlerseniz.....

ED
12.02.2010 01:19
#37
Bugün Coni gibi konuşmuyoruz ama Coni gibi giyiniyor,Coni'nin dini günlerinde onlar gibi kutlama yapıyor,Coni'nin filmlerini seyrediyor,Coni'nin çıkardığı mallara onlardan önce biz saldırıyor kısacası Coni gibi konuşmuyoruz ama ona benzemek için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz.Çok güzel ya gerçekten ne kadar şükretsek azdır(!)

Üstadın ne kadar yüksek görüşlü olduğu bu tipleri görünce daha iyi anlaşılıyor.Ne demiş Üstadımız

 

Bülbüllere emir var!Lisan öğren vakvaktan

Bahset tarih ,balığın tırmandığı kavaktan

 

Balığın tırmandığı kavaktan bahsedenler hala var be Üstadım.....

 

 

Bugun konuştuğunuz , yazdığınız dili kime borclusunuz soruyorum sizlere.Tırmananları görmek güldürüyor beni.Siz ve sizin önder gördüğünüz ilerileri bağnazlığa giden yolda hep bayrak tuttunuz.Edebi yönden takdir ettiğim NFK'yı anlamadığınız belli.Tapmak'tan bahsediyorsunuz oysa ki sizler taparak edinmişsiniz görüşlerinizi.Ben her insanoğlunun yanlış veya hatalı olduğunu idrak edecek biriyim.Ama sizler o kadar nankörce konusuyorsunuz ki devletin kuruluşundan tutta , savaşlarına kadar hiç bir şey bilmiyor ve görmezden geliyorsunuz.M.Kemal Paşa'nın yaptığı her iyilik , yüzünüze gözünüze dursun.Vatan için yapılan en küçük bir hamle bile yeter ona duacı olmaya.Sizler asıl tapansınız o karanlık yola.Ve aydınlık size hiç rastlamayacak.Kaybolup gideceksiniz uçurumlarda.Allah aydınlatandır fakat ışığı alabilen kul'dur.Sizlerin değerlendirmesini Ona bırakıyorum ki en doğruyu bilen O'dur

Son sözüm şu olsun.NFK büyük bir sanatçı fakat hatalarını görmeyi biliniz.

AY
12.02.2010 01:36
#38
Bugun konuştuğunuz , yazdığınız dili kime borclusunuz soruyorum sizlere.Tırmananları görmek güldürüyor beni.Siz ve sizin önder gördüğünüz ilerileri bağnazlığa giden yolda hep bayrak tuttunuz.Edebi yönden takdir ettiğim NFK'yı anlamadığınız belli.Tapmak'tan bahsediyorsunuz oysa ki sizler taparak edinmişsiniz görüşlerinizi.Ben her insanoğlunun yanlış veya hatalı olduğunu idrak edecek biriyim.Ama sizler o kadar nankörce konusuyorsunuz ki devletin kuruluşundan tutta , savaşlarına kadar hiç bir şey bilmiyor ve görmezden geliyorsunuz.M.Kemal Paşa'nın yaptığı her iyilik , yüzünüze gözünüze dursun.Vatan için yapılan en küçük bir hamle bile yeter ona duacı olmaya.Sizler asıl tapansınız o karanlık yola.Ve aydınlık size hiç rastlamayacak.Kaybolup gideceksiniz uçurumlarda.Allah aydınlatandır fakat ışığı alabilen kul'dur.Sizlerin değerlendirmesini Ona bırakıyorum ki en doğruyu bilen O'dur

Son sözüm şu olsun.NFK büyük bir sanatçı fakat hatalarını görmeyi biliniz.

 

 

Bunu sünepe beyinlerinde; ne yapacağını kime hırlayacağını bilemeyip en sonunda kafalarında birer tanrı Atatürk objesi oluşturup en ufak bir eleştiride kudurmuşcasına karşı tarafa saldıran insanlardan birisi mi söylüyor.

Ciddiye almakta zorlanıyorum kusura bakmayın.

HA
12.02.2010 02:46
#39
Son sözüm şu olsun.NFK büyük bir sanatçı fakat hatalarını görmeyi biliniz.

göz vardır görene . yoksa köre ne!!

ucuz dalaşmalarınızdan vazgeçin arkadaşım . takiyye yapmanın manası yok!

MU
12.02.2010 08:00
#40
Bugun konuştuğunuz , yazdığınız dili kime borclusunuz soruyorum sizlere.Tırmananları görmek güldürüyor beni.Siz ve sizin önder gördüğünüz ilerileri bağnazlığa giden yolda hep bayrak tuttunuz.Edebi yönden takdir ettiğim NFK'yı anlamadığınız belli.Tapmak'tan bahsediyorsunuz oysa ki sizler taparak edinmişsiniz görüşlerinizi.Ben her insanoğlunun yanlış veya hatalı olduğunu idrak edecek biriyim.Ama sizler o kadar nankörce konusuyorsunuz ki devletin kuruluşundan tutta , savaşlarına kadar hiç bir şey bilmiyor ve görmezden geliyorsunuz.M.Kemal Paşa'nın yaptığı her iyilik , yüzünüze gözünüze dursun.Vatan için yapılan en küçük bir hamle bile yeter ona duacı olmaya.Sizler asıl tapansınız o karanlık yola.Ve aydınlık size hiç rastlamayacak.Kaybolup gideceksiniz uçurumlarda.Allah aydınlatandır fakat ışığı alabilen kul'dur.Sizlerin değerlendirmesini Ona bırakıyorum ki en doğruyu bilen O'dur

Son sözüm şu olsun.NFK büyük bir sanatçı fakat hatalarını görmeyi biliniz.

 

Üstad'ın Ayasofya konferansını okumanı/dinlemeni öneririm:

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?showtopic=3965

SE
03.04.2010 19:35
#41
Bugun konuştuğunuz , yazdığınız dili kime borclusunuz soruyorum sizlere.Tırmananları görmek güldürüyor beni.Siz ve sizin önder gördüğünüz ilerileri bağnazlığa giden yolda hep bayrak tuttunuz.Edebi yönden takdir ettiğim NFK'yı anlamadığınız belli.Tapmak'tan bahsediyorsunuz oysa ki sizler taparak edinmişsiniz görüşlerinizi.Ben her insanoğlunun yanlış veya hatalı olduğunu idrak edecek biriyim.Ama sizler o kadar nankörce konusuyorsunuz ki devletin kuruluşundan tutta , savaşlarına kadar hiç bir şey bilmiyor ve görmezden geliyorsunuz.M.Kemal Paşa'nın yaptığı her iyilik , yüzünüze gözünüze dursun.Vatan için yapılan en küçük bir hamle bile yeter ona duacı olmaya.Sizler asıl tapansınız o karanlık yola.Ve aydınlık size hiç rastlamayacak.Kaybolup gideceksiniz uçurumlarda.Allah aydınlatandır fakat ışığı alabilen kul'dur.Sizlerin değerlendirmesini Ona bırakıyorum ki en doğruyu bilen O'dur

Son sözüm şu olsun.NFK büyük bir sanatçı fakat hatalarını görmeyi biliniz.

 

galiba abimiz mondros ateşkes anlaşmasının ebedi şef( paşamız) in amirlerine haber vermeden filistin suriye cephesini terketmesi sonucu imzalandığını bilmiyor.

NA
11.04.2010 21:17
#42

Üstad "Destan" şiiri ile maalsef Cumhuriyetimizi kötülemektedir. Aynalı Dolap, Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’nı ilk kez 1 Temmuz 1927’de İstanbul’a geldiğinde kullandı ve 15 yıllık cumhurbaşkanlığı süresince aralıklarla olmak üzere yaklaşık 4 yıl İstanbul’da kaldı.

İstanbul’da bulunduğu süre içerisinde ana ikamet mekanı olarak Dolmabahçe Sarayı’nı tercih eden Atatürk, saraydaki ilk ikametinde Pembe Salon’u kullandı.

Osmanlı padişahları tarafından da özel yaşam alanı olarak yeğlenen Pembe Salon, Atatürk tarafından hem yatak odası hem de dinlenme alanı olarak tercih edildi.

Atatürk, Pembe Salon’dan banyoya geçiş için ise aynalı bir dolapla kamufle edilen özel bir kapıyı kullandı. Bu dolap, kapağı açıldığında içinden banyoya geçiş imkanı verecek şekilde düzenlenmiş. Aynalı dolabın tam karşısındaki duvarda da, bu dolabın bir benzeri yer alıyor. Buradaki dolap, diğeri gibi özel olarak bir geçişe imkan vermezken, saraydaki simetrinin bozulmaması için konulmuş.

Atatürk, hastalığı döneminde Dolmabahçe Sarayı’nda kaldığı tarihlerde de Pembe Salon’u bir süre yatak odası olarak kullandı. Ancak hastalığın ilerleyen döneminde Atatürk, bugün “Atatürk’ün Odası” olarak bilinen 71 numaralı odaya geçti.

Üstadın şiirde söz ettiği aynalı dolap bu aynalı dolaptır. "Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!" sözleriyle de Türk ınkılabını yermektedir. Kıyafet devrimi ile maymuna döndüğümüzü söyler. Inkılabın bu basit kılık kıyafetten ibaret olduğunu söyler.

Maalsef bu şiir Üstad adına bir şanssızlıktır.

SE
11.04.2010 23:21
#43

inkilapların iç yüzünü idrak edememek senin için büyük bir şanssızlık olmakla birlikte burada bize karşı üstadımızı kötülemen küstahlıktır.

 

 

yukardaki mesajın üstadımın sanattaki üstünlüğüne olan inancımı bir kat daha artırmış ve şaha kiş makalesindeki hikmeti hatırlatmıştır.

CI
12.04.2010 07:21
#44

Arkadaş ya sen üstadı hiç okumamışsın, ya da aklın sıra kelime oyunları yaparak kendince üstadı eleştiriyorsun. Hem üstad diyeceksin hem de aynalı dolabı talihsizlik mahsulüdür diye niteleyeceksin. Böyle bir zıtlık olur mu? Bilakis aynalı dolap nezlinde 'destan' şiiri cumhuriyete verilmiş en güzel cevaptır. Pardon yahu, ne cumhuriyeti, tek adam diktatörlüğü diyecektim.

KA
29.10.2010 11:28
#45

Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;

Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?

 

Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;

Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

 

 

NECİP MİLLETİN FAZIL ŞAİRİ...üstadım ve akıl hocam_x)

FO
30.10.2010 22:16
#46

Birileri zamanında Üstad için "Bir mısrası bir millete şeref vermeye yeter!.." demiş ya...

Her mısrası yaşıyor sanki. Kitaplarını okumadan şiirinde bir mana alıyor insan, ama bir kitabı bittikten sonra alakalı bir şiir okundumu o zaman anlıyor insan meselenin aslını.

Her mısrada ayrı alem var ama büyük bir uyum var.Bir galaksi içindeki ayrı bir hesapda dönen ama uyum içinde yıldızlar gibi...

Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;

Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!

AZ
31.10.2010 14:55
#47

Oooo nedir nedir, Cumhuriyet nedir?

Oooo nedir nedir, İnkilap nedir?

 

Cumhuriyetimizi kötülemek nedir yahu? E o zaman kötülediği bir şey varsa, savunduğu bir şey de var da, e peki nedir o, nedir?

El üstünde kaytırmaca sabun, nedir? Sabun...

 

Şimdi, cumhuriyetin önüne hangi sıfatı koyarsan, cumhuriyet o demektir... İşte bu cumhuriyetin önündeki sıfat varya, ha işte o kimin neye karşı olduğunu gösterir... Yahu bugün cumhuriyet ile yönetilip, demokrasisi olmayan ülkeler var... Ama mesela krallıkla yönetilip, demokrasisi olan ülkeler de var... İran bir cumhuriyetir mesela... Saddam cumhuriyeti var mesela... Hitler, Musuloni falan filen, bu adamların rejimi neydi? Acaba Türkiye cumhuriyetinin önünde nasıl bir sıfat vardır? Yahu hani bunun için devrimlere bakmak lazım... Kıyafet, harf devrimleri filan ya...

Yahu şimdi ben seni dövdüm ama, bir sor bakayım, niye?

Ben cumhuriyeti kötülüyorum ama, bir sor bakalım niye? Hangi cumhuriyet, benim yan gözle baktığım... Hani Allah kelimesinin yasaklandığı o günlerde, Üstad ima yolu ile ve enfes bir perdeleme ile söylemiş hakikatleri... Yahu bırakın da, bari bu kadar da olsun konuşsun Üstad, bu kadar olsun karşı çıksın şu boyacı şeyine batırılmış cumhuriyete canım, değil mi ama? Devrimlere karşıydı üstad, ne var bunda yahu, karşı olamaz mı yani? Devrimleri yeremez mi yani? Atıf hocanın idam sehpasına çıkmasının yolunu döşeyen inkilap hangisiydi acep? Cumhuriyet ve istiklal mahkemeleri... Nasıl ama...

 

İnkilaplar... Kıyafet devrimi ile maymuna döndüğümüz filan... Yahu lütfn o mısrayı okuyan böyle bir anlam mı çıkarır? Şapka, eldiven ve maymun başka şeyleri ima eder... Şu büyük larusları al da bir oku. Oradaki maymunlukları bir gör. O kitapların hangi felsefi akıma göre yazıldıklarını nerden bileceksin tabi canım, konuşuyorum işte... Zaten bu yüzden maymunu kavrayamadın... O zamanki eğitim sistemine bak yahu...O kıyafet devrimi ile maymuna benzemedik belki ama, her halde çok gülünç duruma düşdük... O dönemin resimlerine bak, gülersin... Gerçekten gülersin yahu... Şapka bilmem neyi ile Atıfcığımı asdık da, yahudiyi zengin ettik, yalan mı? Harf inkilapı desen tamamen milli ama, e o zaman A. Dilaçar kim yahu... Ha bak unutuyordum, şu hukuk devrimi de bir başka yani ha... Hani tercüme ile aldığımız bir medeni kanun ve büyük devrim... Şu hukuk bilmem ne kanunları devrimleri için bir lozan antlaşmasının maddelerini okumaz mısınız? Orada yazıyor, ülkemize 5 yıllığına gelen hukukcular var, hadi bakalım gel buradan yak...

 

Devrimler yapılırken halktan kime sorulmuş? Halktan onay mı alınmış? İnkilaplar için, işte tam benim istediklerim mi demiş halk? Şimdi böyle bir cumhuriyetin önüne hangi sıfatı koyalım? İşte oraya koyacağın sıfat, aslında Üstadın neye karşı olduğunu gösterir... Ezanların türkçe okunması, ayetlerin türkçe okunmasıda mı halka soruldu... Hani eleştirilmez bir cumhuriyetiz ya, hani Üstad yermiş ya... Hangi inkilap halka soruldu, hangisi? yahu numunelik olsun, bir tane gösterin, hangisi?

 

Bütün yapılan bu işler havadan önümüze düşmediler mi? Bu temelsiz inkilaplar var diye, hiçbir toplumsal değerlere yaslanmayan devrimler var diye kaç can alındı, bilmez misiniz? Yahu siz sosyal bilim de okumaz mısınız? Psikoloji bilimi, toplum bilimi nasıl bir şeydir, bunu olsun bilmez misiniz?

 

''Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.'' Ha işte, benim de aklıma burası takıldı, iyi mi? Acaba arkadaş ne der? Hadi bakalım, hadi bakalım???

BI
21.11.2010 02:06
#48

Necip Fazıl etkilendiğim şairlerin başında gelir; bu şiiri de severim ziyadesiyle, amma son iki mısrada Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerine bir karşı çıkma var. Bu benim aklımı karıştırıyor. Bakınız, Atatürk de Gazi'ydi ve Peygamber Efendimiz (s.a.v) Şehidler kadar Gazileri de hadis-i şerifleriyle övmüştür. Yapmayın, etmeyin; geri kafalı olmayın diyorum. Ve hatta eminim ki; Necip FAzıl burada Atatürk e değil de, başkalarını hicvetmiştir. Bunu maalesef Kısakürek sevenler yanlış anlıyor... Belki de biz yanlış anlıyor olabiliriz. Ben yine de Necip Fazıl'ın şiirlerini seveceğim...

SA
21.11.2010 03:49
#49

Utanç Videosu Hassaten videonun başına dikkat!

 

Efendim siz karıştırıyor olmayasınız, ne gazisi; o şehittir yahu!

 

Yapıyorum, ediyorum, geri kafalıyım! Ya siz?!

AZ
21.11.2010 12:57
#50

Necip Fazıl etkilendiğim şairlerin başında gelir; bu şiiri de severim ziyadesiyle, amma son iki mısrada Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerine bir karşı çıkma var. Bu benim aklımı karıştırıyor. Bakınız, Atatürk de Gazi'ydi ve Peygamber Efendimiz (s.a.v) Şehidler kadar Gazileri de hadis-i şerifleriyle övmüştür. Yapmayın, etmeyin; geri kafalı olmayın diyorum. Ve hatta eminim ki; Necip FAzıl burada Atatürk e değil de, başkalarını hicvetmiştir. Bunu maalesef Kısakürek sevenler yanlış anlıyor... Belki de biz yanlış anlıyor olabiliriz. Ben yine de Necip Fazıl'ın şiirlerini seveceğim...

 

M.K. Atatürk'ün devrimleri...

Devrimlere karşı çıkamazsın kardeşim... Hem buna kanunlar izin vermez... Şimdi ben devrimlere karşı çıkarsam, bu bizi yükümlü tutan kanunlarımız karşısında suçlu konumuna koyar... Mesela bu arkadaş, canım şu 'Bir Kreye Mahsus' birader, ben eminim ki başında bir foterle dolaşıyordur... Çünkü oda bir devrim, üstelik bu devrim yasası halen daha geçerli, iyi mi? Şimdi mesela eleştiremezsin devrimleri, hem fikirim; şapka giymeyiz ve ona da hemfikirim... Gördüğünüz gibi ben herşeye hem fikirm.

Yahu aklıma takıldıda, devrimler eleştirilemez, değil mi? 82 darbesini yapanlar anaysaya bir madde koydurdu: Türkçesi darbeyi eleştiremezsin... Aha o da ne!?!

Canım kardeşim, günümüze 19. yy akımlarıyla, devrimleriyle bakamazsın... O dönemin dünya konjektörünün sunduğu bir paketti o devrimler... Yani halka rağmen yapılan bir hareketti o devrimler. Dünya üzerinde Allah'ın kelamı ve Peygamber Efendimizin sünneti hariç eleştirilemez bir şey yoktur. Durmadan gelişen bir dünyada 19. yy'da ortaya atılan devrimlerle bir ülkenin...

Bak kardeşim, medeni hukuk devrimi var değil mi? Bunun için mesela Lozan Anlaşmasının maddelerini okudun mu? Hani gizli bir bilgi vermiyorum sana, Lozan maddelerini okudun mu diyorum, o kadar? hani o maddelerin birisinin ayrıntısında medeni kanun devriminin izlerine belki rastlarsın. Hem bu medeni kanun devrimi konusu açılmışken şunu da belitrmekde fayda var, Sivas kongresinin yapıldığı sıralarda Amerikan mandacılığını isteyen şahısların Amerikalılara gönderdiği bir mektup var mesela... Orada da ülkenin kanun yapısı biryerlere sipariş ediliyordu mandayı istiyenler tarafından... Şimdi kahraman diye bildiğimiz çoğu kimsenin bu mandacılık fikrinde imzaları vardır.

Erzurumda Karabakir'e gönderilen bir manda mektubu var mesela, bunun için karadenize demirliyen bir Amerikan gemisi var mesela...

Hani diyorsun ya kardeşim, gazilik filan... İslam dinine ait bir kavram... Hani laikliğe de aykırır ya, neyse... Dni kavramları işinize geldiği yerlerde kullanırsınız ama, iş medeni hukuka geldiğinde, dini kavramlar hayat dışına kaçar... Osmanlı'da bile, bazı çevrelein değimiyle o geri kafalıların döneminde hukuk kuralları tek metinden oluşmuyordu. Şeri mahkemeler yanında örfi mahkemeler vardı. Farklı dine mensup kişilerin kendilerine ait mahkeme safahatı vardı. Ama bizde tek metinle her kesimi yargılama işini gören bir hukuk devrimimiz var. Mesela buradaki miras hükümleri ile İslamın miras hükümleri nasıldır. Arda fark var mıdır? Bir Fıkıh kitabı ile yargılandığımız kanunlar aynı mıdır. Hükümler aynı mıdır? Yahu acaba kim geri kafalı olmaya layik?

Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;

 

''Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.

 

Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?

 

Bazı geriden gelen, yüzbin devir ilerde!

 

Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!

 

Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;

 

Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.

 

Mavalları bastırdı devrim isimli masal.

 

Yeni çirkine mahkûm, eskisi güzellerin;

 

Allah kuluna hâkim, kulları heykellerin!''

Şimdi şu yukardaki hiciv kime acep?

BI
21.11.2010 22:49
#51

Atatürk Gazi'dir. Bir müslüman olarak inanıyorum ki; Atatürk'ün Kur'anı Kerim'e hakareti de olamaz! Herhalde siz Balıkesir Zağnos Paşa Camii'nde Atatürk tarafından bizzat okunan hutbeden bihabersiniz. Niye haberiniz yok? Çünkü sizi Atatürk'ün icraatleri değil; kıldığı namaz ilgilendirir. Halbuki dinimizde zorla kimse namaz kılacak diye bir şey yoktur. Eminim ki ben dinimizi sizden daha iyi biliyorum. Peki siz namazınızı dört dörtlük kılabiliyor musunuz? Zannetmiyorum... Herkesin namazı kendine. Namazla her şey bitmiyor efendiler. Bırakın şimdi burada masal okumayı da; Atatürk'ün ve şehitlerimizin, gazilerimiz arkasından bir kere Fatiha okudunuz mu bana bunu söyleyin. Yanlış anlamayın ama; sizin gibi mantalitesinde problem olan; hoşgörüden yoksun insanları gördükçe; bu insanlarla nasıl aynı dinden olabilirim diye kendimden utanıyorum... Ama çok şükür ki; müslüman, Atatürkçü bir Türk genciyim. Ölene kadar da böyle kalacağım. Sizin gibi partici, fırkacı da değilim. Gidip de başkalarına yalakalık da yapmıyorum. 25 yıldır kendi inançlarımla yaşıyorum. Eğer başkalarını bir yerlerini yalasaydım şu anda işsiz, boş gezmezdim. Bu yüzden; sizin ideolojiniz size; benimkisi bana...

 

konumuz şiirdi; ben fikirlerimi söyleyince işlerine gelmeyenler hemen hopladı. Eee ne diyelim; biraz da İslam Dinimiz için hoplayın. Elin Hristiyanı bedava incil dağıtıyor; seni beni hristyan yapmak için. Siz de bedava kuranı kerim dağıtın. Sonra bir daha tartışırız sizinle. Hadi bakalım, görelim ben mi daha müslüman; sen mi daha müslüman. Yaşım 25 ama hepinizi kitap diye okurum ben. şiirlerimi okuyun; ondan sonra hakkımda karar kılın beyefendiler. Yolunuz açık olsun.

AZ
21.11.2010 23:34
#52

Atatürk Gazi'dir. Bir müslüman olarak inanıyorum ki; Atatürk'ün Kur'anı Kerim'e hakareti de olamaz! Herhalde siz Balıkesir Zağnos Paşa Camii'nde Atatürk tarafından bizzat okunan hutbeden bihabersiniz. Niye haberiniz yok? Çünkü sizi Atatürk'ün icraatleri değil; kıldığı namaz ilgilendirir. Halbuki dinimizde zorla kimse namaz kılacak diye bir şey yoktur. Eminim ki ben dinimizi sizden daha iyi biliyorum. Peki siz namazınızı dört dörtlük kılabiliyor musunuz? Zannetmiyorum... Herkesin namazı kendine. Namazla her şey bitmiyor efendiler. Bırakın şimdi burada masal okumayı da; Atatürk'ün ve şehitlerimizin, gazilerimiz arkasından bir kere Fatiha okudunuz mu bana bunu söyleyin. Yanlış anlamayın ama; sizin gibi mantalitesinde problem olan; hoşgörüden yoksun insanları gördükçe; bu insanlarla nasıl aynı dinden olabilirim diye kendimden utanıyorum... Ama çok şükür ki; müslüman, Atatürkçü bir Türk genciyim. Ölene kadar da böyle kalacağım. Sizin gibi partici, fırkacı da değilim. Gidip de başkalarına yalakalık da yapmıyorum. 25 yıldır kendi inançlarımla yaşıyorum. Eğer başkalarını bir yerlerini yalasaydım şu anda işsiz, boş gezmezdim. Bu yüzden; sizin ideolojiniz size; benimkisi bana...

 

konumuz şiirdi; ben fikirlerimi söyleyince işlerine gelmeyenler hemen hopladı. Eee ne diyelim; biraz da İslam Dinimiz için hoplayın. Elin Hristiyanı bedava incil dağıtıyor; seni beni hristyan yapmak için. Siz de bedava kuranı kerim dağıtın. Sonra bir daha tartışırız sizinle. Hadi bakalım, görelim ben mi daha müslüman; sen mi daha müslüman. Yaşım 25 ama hepinizi kitap diye okurum ben. şiirlerimi okuyun; ondan sonra hakkımda karar kılın beyefendiler. Yolunuz açık olsun.

 

Ah kardeşim, fikrin buraya kadar senin. Ah canım, dinin ve paranın kimde olduğu bilinmez... Ah kuzum, biz kimsenin namazına dil uzatmadık... Ah müslüman kardeşim, ideoloji deli gömleği...

Biz Atatürk'ün okuduğu hutbeyi de biliriz, TBBM'sinin nasıl açıldığını da... Mesela Atatürk'ün Erzurum kongresi kapanışında okuduğu o enfes dini metni de biliriz...

Namaz bir emirdir. Ama biz kimsenin namazına bir laf etmedik, bunu da nereden çıkardın...

Hani kimseye yarandığım yok da, varsa bir fikrin çık karşıma... Fikirlerimizi güreştirelim ama, sonra aynı safta kıbleye dönelim...

Olayı Atatürk'ün şahsına çekmeyip, olaya geniş bir pençereden bakıver kardeşim... Ben burada Atatürk eleştirisi değil bir dönemin eleştirisini yapıyorum... Zaten yazdıklarımdan da bunu çıkardırsın müslüman kardeşim...

Ben de şiir yazarım, sen de benim şiirlerimi oku o halde kardeşim...

Ha bir bizi kitap diye okurmuşsunuz, o halde bir şeyler de öğrenin de, boşa gitmesin... Şaka, şaka...

Hadi bakayım, oku beni kardeşim... Hadi ama, bekliyorum...

Ah kardeşim, senin dilin serbest ama, benimki kanun pençesinde... Ama ben sana böyle de yeterim...

Neyse, işsizmişsin... Ben de öyle...

KA
21.11.2010 23:51
#53

Necip Fazıl etkilendiğim şairlerin başında gelir;

 

Üstadımız şairler içerisinde etkileyenlerin başında gelir genel kanıda bu yöndedir, tabir yerinde ise okurlarını kuşatır kendi iklimine sürükler ve orada mükemmeli ve hakikati yaşatır bu nedenle tesirli olması kaçınılmazdır.

 

 

Yapmayın etmeyin geri kafalı olmayın.

 

Bu ikazı ve hakareti ben üzerime alıyorum evet geri kafalıyım o denli geri kafalıyım ki Üstadımızı layık-ı veçhile idrak edemedim esrarına künhüne vakıf olamadım itiraf ediyorum geri kafalıyım bu derdin devası yok.

 

devrimlerine bir karşı çıkma var.

 

Devrimlere karşı çıkılmayacağına dair ilahi bir hüküm mü var. Netice itibariyle devrim bir fikir ürünü değilmidir, fikirden mürekkep bir kanaat yada kurallar ve kaideler bütünü. Kime ait olursa olsun beşeri bir oluşuma, devrime, yasaya karşı çıkma eleştirme hakkına sahip değil miyiz, demokrasiyi savunan insanlar bu noktada neden müsamaha göstermezler yoksa işlerine geldikleri gibimi hareket ediyorlar. Allah'ın ve Resulünün buyrukları dışında her şeyi tenkit edebilirsiniz bunun adı devrim olur, inkılap olur çağdaşlık olur neyi münasip görürseniz görün ne olursa olsun İslam ile bağdaşmıyorsa her fert tepkisini öyle yada böyle ortaya koyabilir bu hakkı kimse kimseden alamaz kimse de bu hakkı kendisinde göremez.Bu gömlek bu bedene dar geliyor demek kadar doğal olan nedir. Bunu kusur olarak mı görmeliyiz..!

 

 

Üstadımız bu devrimleri tasvip etmedi.İnancı gereği İslam dışında hiç bir anlayışı, yaşantıyı, fikri, tezi kabul etmedi.Aklınızı karıştıran hususu izah etmeye çalışalım. Üstadımız devrimleri neden eleştiriyor .Üstad-ı alimiz Her fikir, her inanış, tek mevsimlik vesselâm; Zaman ve mekân üstü biricik rejim, İslâm… anlayışını şiar edinmişken, uğrunda heykeller dikilen,methiyeler dizilen, eleştirilemez ,dokunulamaz zat dinimiz, kur’anımız için gökten indirildiği zannedilen bir dogma diyerek inanç planınındaki değer yargılarını ortaya koyuyor, şimdi soruyorum Kur'an-ı Kerimi kabul etmeyen birisi Efendimizin (S.A.V) hadisindeki müjdeye mazhar olabilir mi?

 

Müteakiben o zat, biz, ilhamımızı gökten gaipten değil doğrudan doğruya hayattan alıyoruz diyerek inançsızlığı fersah fersah gerilerde bırakmıştır.Bir ülkenin kuruluş aşamasında işin başına asker getirirseniz her şeyi asker kafasıyla prensiplerle yönetmeye çalışır çünkü öyle yetişmiştir böyle olunca hezeyanlar manzumesine hazırlıklı olunuz.Evren dönemi.

 

Bunu maalesef Kısakürek sevenler yanlış anlıyor...

 

Üstadımızın doğumundan ölümüne, talebeliğinden hocalığına, şairliğinden, aksiyonerliğine nefes alışverişinden her hal ve hareketini, yaşamının bütün safhalarını irdeleyen, müspet yada menfi bütün hususları kılı kırk yararak kemal-i hassasiyetle ele alıp mütaala eden neredeyse cümle yapısından hareketle sözün üstada ait olup olmayacağını tespit vede tayin edecek noktaya gelmiş sevenlerin Üstadımız hakkında yanılıp yanılmayacağını takdirlerinize bırakıyorum.

 

Atatürk Gazi'dir. Bir müslüman olarak inanıyorum ki; Atatürk'ün Kur'anı Kerim'e hakareti de olamaz! Herhalde siz Balıkesir Zağnos Paşa Camii'nde Atatürk tarafından bizzat okunan hutbeden bihabersiniz. Niye haberiniz yok? Çünkü sizi Atatürk'ün icraatleri değil; kıldığı namaz ilgilendirir. Halbuki dinimizde zorla kimse namaz kılacak diye bir şey yoktur. Eminim ki ben dinimizi sizden daha iyi biliyorum. Peki siz namazınızı dört dörtlük kılabiliyor musunuz? Zannetmiyorum... Herkesin namazı kendine. Namazla her şey bitmiyor efendiler. Bırakın şimdi burada masal okumayı da; Atatürk'ün ve şehitlerimizin, gazilerimiz arkasından bir kere Fatiha okudunuz mu bana bunu söyleyin. Yanlış anlamayın ama; sizin gibi mantalitesinde problem olan; hoşgörüden yoksun insanları gördükçe; bu insanlarla nasıl aynı dinden olabilirim diye kendimden utanıyorum... Ama çok şükür ki; müslüman, Atatürkçü bir Türk genciyim. Ölene kadar da böyle kalacağım. Sizin gibi partici, fırkacı da değilim. Gidip de başkalarına yalakalık da yapmıyorum. 25 yıldır kendi inançlarımla yaşıyorum. Eğer başkalarını bir yerlerini yalasaydım şu anda işsiz, boş gezmezdim. Bu yüzden; sizin ideolojiniz size; benimkisi bana...

 

konumuz şiirdi; ben fikirlerimi söyleyince işlerine gelmeyenler hemen hopladı. Eee ne diyelim; biraz da İslam Dinimiz için hoplayın. Elin Hristiyanı bedava incil dağıtıyor; seni beni hristyan yapmak için. Siz de bedava kuranı kerim dağıtın. Sonra bir daha tartışırız sizinle. Hadi bakalım, görelim ben mi daha müslüman; sen mi daha müslüman. Yaşım 25 ama hepinizi kitap diye okurum ben. şiirlerimi okuyun; ondan sonra hakkımda karar kılın beyefendiler. Yolunuz açık olsun.

 

Bizim şahıslarla ilgili sorunumuz yok şahıslardan çok icraatlarla ilgileniyoruz.Kimsenin namazı bizi ilgilendirmez kılarsa kendine kılmazsa yine kendine benim bundan kazancım ne olabilirki en asgari kılıyorsa mutlu olurum. Kişi dilinin altında gizlidir şiirlerinizi okumazdan evvel yorumlarınızla nazarlarımızda gerekli intibayı uyandırdınız ancak sizden yine umutluyum .

Ufak bir tartışmada üslubunuz boyut değiştirdi kişiliğinizden ahlakınızdan hayanızdan ödün verdiniz aklı selim bir türk genci böylemi olmalıdır.Kimin daha iyi müslüman olduğu tartışılarak mı öğrenilir yoksa kişi iyi bir müslüman olduğunu davranışları ve yaşantısıylamı ortaya koyar, bunu ifade etmek bile abesle iştigal eder. Bizi kitap diye okuyacak birisinin bu yaklaşımını hangi kefeye koymamız gerekir biraz fevri hareket ediyorsunuz.

 

Bİrde konuyu mecraından saptırmayalım kimsenin kimseye dalkavukluk yaptığı yok bunu ispatlarsanız görüşlerinizi kayda değer bulabilriz madem akıllı türk genci ve müslümansınız biraz daha makul olun kardeşim görüş ayrılıkları olabilir ama hakarete ne luzüm var ben böyle düşünüyorum siz öyle deyin kafi .

 

Azizim Hüdayim'le işsizler kervanında birlikteyiz.

SA
22.11.2010 00:15
#54

Atatürk Gazi'dir. Bir müslüman olarak inanıyorum ki; Atatürk'ün Kur'anı Kerim'e hakareti de olamaz! Herhalde siz Balıkesir Zağnos Paşa Camii'nde Atatürk tarafından bizzat okunan hutbeden bihabersiniz. Niye haberiniz yok? Çünkü sizi Atatürk'ün icraatleri değil; kıldığı namaz ilgilendirir. Halbuki dinimizde zorla kimse namaz kılacak diye bir şey yoktur. Eminim ki ben dinimizi sizden daha iyi biliyorum. Peki siz namazınızı dört dörtlük kılabiliyor musunuz? Zannetmiyorum... Herkesin namazı kendine. Namazla her şey bitmiyor efendiler. Bırakın şimdi burada masal okumayı da; Atatürk'ün ve şehitlerimizin, gazilerimiz arkasından bir kere Fatiha okudunuz mu bana bunu söyleyin. Yanlış anlamayın ama; sizin gibi mantalitesinde problem olan; hoşgörüden yoksun insanları gördükçe; bu insanlarla nasıl aynı dinden olabilirim diye kendimden utanıyorum... Ama çok şükür ki; müslüman, Atatürkçü bir Türk genciyim. Ölene kadar da böyle kalacağım. Sizin gibi partici, fırkacı da değilim. Gidip de başkalarına yalakalık da yapmıyorum. 25 yıldır kendi inançlarımla yaşıyorum. Eğer başkalarını bir yerlerini yalasaydım şu anda işsiz, boş gezmezdim. Bu yüzden; sizin ideolojiniz size; benimkisi bana...

 

konumuz şiirdi; ben fikirlerimi söyleyince işlerine gelmeyenler hemen hopladı. Eee ne diyelim; biraz da İslam Dinimiz için hoplayın. Elin Hristiyanı bedava incil dağıtıyor; seni beni hristyan yapmak için. Siz de bedava kuranı kerim dağıtın. Sonra bir daha tartışırız sizinle. Hadi bakalım, görelim ben mi daha müslüman; sen mi daha müslüman. Yaşım 25 ama hepinizi kitap diye okurum ben. şiirlerimi okuyun; ondan sonra hakkımda karar kılın beyefendiler. Yolunuz açık olsun.

Siz savunduğunuz adamın ağzından çıkana da mı itimat etmiyorsunuz? Video, Atatürk, kelam bal gibi ortadadır. Hatta altına yazı da düşülmüş.Okumanız vardır umarım. Bize taassup isnat eden siz, asıl öğle köhnemiş bir şekilde saplanmışsınız ki duyduklarınızı da inkar ediyorsunuz. Sizin dediğiniz hutbeden ve de Atatürk'ün islamiyetle, peygamberimizle alakalı hoşnut sözlerden haberdarım. Söyleyin kim ayranım ekşi der. Hangisine itibar etmeli şimdi? Alim, ulemaları bir gecede dar ağacında sallandırdığına mı, bir gecede tüm osmanlıca eserleri yok edip dede ile torunu birbirine yabancı kılana mı, tamamiylr batı kafasına hayran olup, vatanını manda himayesine satacak kadar ucuz kahraman ruhuna mı? Ama şimdi bana Türk bağımsızlığına onun kadar ehemmiyet veren adam yoktur edebiyatı yapacaksınız. 25 yaşınızda olduğunuzu ve de bizi kitap gibi okuyacağını söyleyen pazarcı lisanınızın anladığım kadarıyla eremediklerinize vakıfız. Rica edriz okuyunuz, anlayınız öyle meydana çıkıp millete meydan okuyunuz! Aynen iade..

 

Kimin namaz kıldığı/kılmadığı, kadından/şaraptan beri gelmediği, masa başı kahramanı olması beni alakadar etmez. Başlangıçta kayda değer bulmuyorum bu bir. Bahsini edeceğim adamda meziyet olmalı. Yalnız benim galeyane geldiğim husus mukaddes kelime gazilik unvanın böyle ucuz harcanmasıydı. Sizin ki, bugün ölen teröristleri şehittir denmeye benzedi.

 

Belki dini sizin kadar bilmiyoruz ama aman hoşgörümüze laf etmeyin, bakın size tatlı tatlı yanıt veriyoruz, başkası olsa gözünün yaşına bakmayız, bakın şiirlerinizi de okuduk bu kadar vaveyla vermeyin yahu. Ben çok müşerrefim sizinle aynı dinden olduğuma utanmayın, gücenmeyin ne o bizi günah çıkaran, kutsal su serpiştiren rahip bozmalarından mı sandınız? Kimse kimsenin namazına yahut bînamazlığına laf etmedi, üstünlük takvadadır.

 

Siz belli ki Atina doğması mason beyne fena müptelasınız. Size bir gençliğe hitabeyi ezberden okusak, bir iki şakşakçı çıksa, dizdirsek methiyeleri şâd olacaksınız. Ama asıl o zaman bize itham ettiğiniz birilerine yaltaklanma olayı olurdu.

 

Efendim samimiyetinize inanıyorum, muazzam bir Türk kanına sahipsiniz, bu aşikar. Ama tek kanatlısınız. Ve bizler müslümanlığımızı yarıştırmayız. Meydan okumanız neye? Size Üstad'ın kitaplarından istifade etmenizi tavsiye ediyorum.

BI
21.01.2011 18:00
#55

Üstad'ın kitaplarını okuyunca Atatürk'ten nefret mi edeceğim yani? Siz böyle yazınca, bu anlaşılıyor. Eğer böyle düşünüyorsanız; hemen iade edeceğim kitapları. Bu kadar da olmaz yahu! Siz çığırdan çıkmışsınız iyice. Ben müslümanım ve Türk'üm. Atatürk’ü de, geçmişteki ecdadlarımı da birbirinden çok seviyorum. Kötü bir şey mi yaptık ha, kötü mü? Ali Kemaller gibi mandacı mı olsaydım ha? Türklüğümle, dinimle, hatta hepsini geçtim, insanlığımla şeref duyuyorum. Fazla uzatmaya, hariçten gazel okumaya, makamatlı musiki icrasına gerek yok; Atatürk olmasaydı, o güzelim bir avuç toprak (Mehmet Akif ERSOY’un dediği gibi, cennet olan vatanımız) bizim olmayacaktı. Bu da benim fikrim argadaş!

 

Acaba benim düşüncelerime saldıranları; Mustafa Kemal Atatürk'e –haşa- “mason, Atina dogması” diyen aklıevvelleri de benim gibi iki hafta siteden uzaklaştırabiliyor musunuz? Eğer bunu yap(a)mıyorsanız, kul hakkı yemiş oluyorsunuz; öteki tarafta Allah nasip ederse, görüşeceğiz...

 

Sizler Atatürk'ü o kadar karalıyorsunuz ki, sanki rahmetli en büyük –haşa- düşmanımızdı! Gerçekten siz ağlamayın, ben sizin yerinize gözyaşı dökerim. Hepimizin, Atalarımıza sahip çıkması gereken şu kaos ortamında, şu yaptığınıza bak be!

 

Bana açık konuşun, sizinle tartıştığım için siteden kovulan, mağdur olan, kötü olan ben oluyorum. Siz olmuyorsunuz. Niye? Atatürk’ü sevdim diye! Türklükten, Müslümanlıktan, birlik ve beraberlikten bahsettim diye! Anadolu insanı gibi, Aşık Veysel gibi, Aşık Mahzuni gibi, Maksut Feryadi gibi Cumhuriyetçi, Türk ve Müslüman olduğumuz için… Biz öyle site yöneticileri gibi, ana dilimiz Türkçe varken, imzamıza Fransızca şeyler (?!) yazmıyoruz. Git, git, git… Daha gerilere git. Ben Yunus’u da, Mete Han’ı da, Kürşad’ı da, Fatih Sultan Mehmed Han’ı da sizden iyi biliyoruz.

 

Biz, rol yapmıyoruz. Neysek, oyuz diyoruz. Bırakın yaftalamayı argadaş!

 

Neyse, ben her şeye rağmen, sizi seviyorum. Biz bu sevgiyi, çok şükür ki, ecdadımıza, yerin altındaki şühedaya ve Allah’a borçluyuz… Muhabbetle…

AZ
21.01.2011 18:55
#56

Ah canım...

Ya ben bu arkadaşı çok sevdim, atılırsam da bu arkadaş yüzünden atılalım.

Padişahları bir de onuncu yıl albümünden okumalı...

Yunus emre, Mevlana ve diğerlerini de aynı yerden okuyunuz efendim.

Aşık Veysel bir zamanlar Ankara Ulus'a giremiyordu yahu... Bir zamanlar dediğim vakit, malum vakitler...

Mehmet Akif'in cenazesi nasıl kalktı? Daha öncesinde Mısır'a niye gitti, turistlik için mi?

Bak Ata'mızı eleştirdim mi?

Hem neyime gerek, onun heykelini yıkan ineği bile karşı köye sürgüne gönderdiler...

Arkadaş, kontür bitti...

MA
22.01.2011 00:10
#57

Ceza alma sebebin, fikrin değil mesnetsiz iddalarına gelen cevaplardan sonra bozulan adabın...

Bunu pekala sende biliyorsun. O vakit ne diye demogoji yapıyorsun?

Sahi senin ne işin var burda? Derdin ne?

BI
22.01.2011 00:51
#58

Mesnetsiz iddia mı? Ne denir ki buna? Ayıp diyorum sadece, ayıp. Hoşgörülü olun azıcık yahu. Bana demogoji ayaklarını bırakın. Mehmet Akifle Mustafa Kemal'in birbirine düşman olamayacak kadar erdemli olduklarını da biliyorum. Sahi, siz kimi kandırıyorsunuz burada? Benim burada ne işim var demek ha! İyi, çok güzel oldu bu, tehdit de edildik. Benim derdim herkesi kucaklamak ve sizin gibi önyargılı olmamak. Söyle arkadaş, senin derdin ne imiş peki? Soru sormaya mı başlayalım işi gücü bırakıp?

 

Buna rağmen, gelin, ben sizi yine kucaklamayı da bilirim. Çünkü, sizde olmayan hoşgörü, bende ziyadesiyle mevcuttur. Buyurunuz, çay içmeye, dakika düşeriz senelik paydan. Aynı suyu içiyor ve ekmeği yiyoruz. Nankörlük etmenin bir alemi yok. Biz, geçmişi de biliyoruz, geleceğe nasıl bakılması gerektiğini de.

 

İyisi mi; bir şiir paylaşayım da; ortam hafiflesin. Haa, şunu da söyleyeyim; beni buna rağmen forumdan uzaklaştırırsanız (daha önce iki kez kovmuştunuz amiyane tabirle); gerçekten de üzülmem. Sadece, insan kazanmayı bilemediğiniz içi; sizin adınıza üzülürüm.

 

Vatanın Sevdası

 

Yetmiş beş yıl önce bu yiğit vatan,

İlanı aşk etti cumhuriyete…

Bu sevda uğrunda kan döküldü, kan!

Vatan göğüs gerdi bütün şiddete,

Çünkü sevdalıydı cumhuriyete…

 

Bu sevdaya kurşun atanlar oldu!

Sinsice pusuya yatanlar oldu!

Bu mukaddes aşkı satanlar oldu!

Vatan dayanmadı bu ihanete,

Açtı kollarını cumhuriyete…

 

Cumhuriyet dedi: sevdin mi beni?

Dedi: ölesiye sevmişim seni!

Elçi gönder gelsin dedi Ata’na

Ata da yönünü döndü millete,

Elçi gitmek için cumhuriyete…

 

Ata bir yön çizdi, yönler içinde!

Yola düştü, kara günler içinde!

Millet yaslı, vatan kanlar içinde!

Haykırdı elini uzattı Ata da;

Gel dedi gelini cumhuriyete…

 

Düğün hazırlığı oldu bu günler;

Şeytanlaştı cin fikirli beyinler!

Sahnelendi akıl almaz oyunlar!

Millet karşı koydu bu zihniyete;

Yürekten sarıldı cumhuriyete…

 

Vatan hür baş çıktı kanlı tuzaktan!

Gömlek giydi ay yıldızlı bayraktan!

Cumhuriyet gülümsedi uzaktan!

Gel de erişelim dedi vuslata;

Vatan gül uzattı cumhuriyete…

 

İşte o gün düğün dernek kuruldu!

Ak ellere, al kınalar sürüldü!

Cumhuriyet davulları vuruldu!

Ata önder oldu iki hasrete,

Vatan da kavuştu cumhuriyete…

 

Bu iki sevgili el ele verdi!

Adalet temelli bir yuva kurdu!

Bu sevda tarihe bir mühür vurdu!

Cihan şahit oldu şanlı kudrete;

Çünkü canlar verdik cumhuriyete…

 

Gelin çeyizini serdi vatana!

Haktan, adaletten, hukuktan yana!

Özgürlük getirdi yurtta insana!

Millet susamıştı bu hürriyete;

Kurbanlar kesildi cumhuriyete…

 

Geride bıraktık kara günleri!

Her geçen gün adım attık ileri!

Vatan çiçek oldu, biz olduk arı!

Ben değişmem bu vatanı cennete!

Bu vatan layıktır cumhuriyete…

 

Ben de bu ülkede bir vatandaşım!

Bütün halkı emmim, dayım, kardaşım!

Yetmiş dokuz bedenim var, bir başım!

Hiç kimse düşmesin yersiz gaflete!

Biz etten siperiz cumhuriyete…

 

Maksud’um der; izindeyiz Ata’nın!

Sözündeyiz yurda ışık tutanın!

Yılmaz bekçisiyiz biz bu vatanın!

Ben giderim, oğlum gelir nöbete!

Rüzgâr estirmeyiz cumhuriyete…

 

Âşık Maksut Feryâdi