Üstad'dan Erbakan'a Mektup

Başlatan: matrix Tarih: 26.08.2005 23:55 Cevap: 168

MA
26.08.2005 23:55
#1

Necmeddin Bey;

 

İslâm'da hak ihtar 3 ise size aziz gaye uğrunda en aşağı 300 kere baş vurmuş olan fikir babanız mevkiindeki bu adama, en son, Adalet Bakanı Müftüoğlu'nun evindeki nihaî toplantıdan sonra takındığınız daimî ve cibillî "boş verme" tavrından, artık bu dâvayı kurtarmak değil, harcama yolunda olduğunuza inanıyor; ve dâvanın gerçek kurtuluşunu, onu yanlış ve kötü temsil edenlerden kurtulmakta buluyorum.

 

Umumî efkâr karşısına çıkmadan bu kısa mektubumu, veda mahiyetinde size göndermeyi fikir namusu gereği bilir ve herşeyi Hakkın takdirine havale ederim.

 

Necip Fazıl

 

 

 

alıntıdır

NF
28.08.2005 22:14
#2

Selamlar,

 

Öncelikle konunun "Paylaşım Merkezi"nden bu bölüme taşındığını belirteyim...

 

Üstad'ı gerçek manasıyla tanıtmak konusunda çok önemli bir sorunla karşı karşıyayız. Sağcı kesimde, hemen hemen herkes Üstad'ı sever, lâkin Üstad deryasından kendi ağız tatlarına uyan damlayı seçerler. Deryayı, bir bütün olarak değil, sadece o damlasıyla severler. Bu da Üstad'ın gerçek manasıyla tanınamamasında, onun büyüklüğünün kavranamamasında çok önemli bir etkisi var.

 

Bunun yanında, Üstad'ı sever gibi görünüp bunu sadece lafta bırakanlar da bu davaya çok büyük zararlar vermiştir. Lâfta "İdeolocya Örgüsü bizim parti tüzüğümüzdür" diyenlerin icraatte yaptıkları ve sergiledikleri Üstad düşmanlığı Üstad'ı da çileden çıkarmış olacak ki, Üstad, bu tip insanlardan birisine yukarıda okuduğunuz mektubu göndermiş...

 

Lâfı uzatmanın bir mânâsı yok, Üstad'ın mektubu herşeyi açıklıyor zaten...

 

Saygı ve selamlarımla

MA
29.08.2005 23:34
#3

ben özal a gönderdigi mektubuda okudum ve tekrar tekrar sahidim ki üstad gercek bir mana ve hal insanıdır.olayları kestirmedeki zekası ileri görüslülügü söylenecek tek sey ÜSTAD BÜYÜKSÜN.

NF
30.08.2005 12:07
#4

Selamlar,

 

Üstad zaten ileri görüşlülüğüyle ün yapmış birisidir. Düşmanları bile onun bu özelliğini kabul etmek durumunda kalmışlardır. Bir kısım yazarlar, II. dünya savaşı öncesi, savaşın çıkmayacağını ileri sürerken Üstad savaşın çıkacağını bir gazetede beyan etmiş ve bir süre sonra da II. Dünya Savaşı patlak vermiştir. Ayrıca, çok çarpıcı bir örnek daha verelim, Kement // Okumak için tıklayın

 

Genelde büyük fikir adamlarının düşünceleri kendi çağını aydınlatır. Zaman geçtikçe bu fikirler tabii olarak geçerliliğini kaybeder ve bir düşünüş tarzı, bir yol gösterici, bir çözüm geliştirme yöntemi olarak değerlerini korurlar. Bu düşüncelerin ortaya atıcısını büyük kılan budur.

 

Lâkin Üstad'a baktığımızda, onun onlarca yıl evvel yazdıklarının hâlâ uygulanabilir olduğunu ve hâlâ onlara ihtiyaç duyduğumuzu görüyoruz.

 

Bizim ufkumuzu açan, olayları kavrama ve yorumlama kabiliyetimizi geliştiren, tüm bunların yanında devrinde attığı fikirlerle çağımızın sorunlarına ışık tutan Üstad'ımızdan Allah razı olsun...

 

Saygı ve selamlarımla

GA
16.01.2006 20:39
#5

Selam ile başlayayım,

internette gezerken üstad ile ilgili böyle yazılara sık rastlıyorum,aslında yazı çok uzun o yüzden zamana yayarak vereyim dedim.Birden uzun bir yazı karşınıza çıkınca okumayı erteleyebilirsiniz çünkü.Neyse lafı uzatmıyayım ve okumanızı tavsiye ederek başlayayım.

.............................................

 

Millî Selâmet Partisi meselesi aydın müslümanlar katında bir hâiledir. Zira mutlaka kat'î zafere götürülmesi, böyle olmadıkça hiçbir tavize yanaştırılmaması gereken bir hareketin iflâsa vardırılmış olması teşebbüsünden ibaret kalmıştır. Ve yine zira, o, hareket şekliyle, bizim iman banknotumuzun sahtesi olmuştur. Küfür bizim manevî naktimizi kıymetten düşürmek için elinden geleni yapmaya, parasını değerlendirmeye bakar; fakat taklide yeltenmez. Bizimkinde hilâl onunkinde istavroz vardır. Ama Millî Selâmet Partisi'nin amblemi, şekilde ve yaftada hilâl olduğu halde esasta ve iş ölçüsünde hilâlin hakkını vermekten çok uzaktır. Karşılıksız paralar gibi... İslâmî kıymetlerin eşya ve hâdiselere bakış zaviyesini bozucu ve Şehadet Kelimesinden başka bir şey bilmeyen, bildiğinin de ürpertisini çekmeyen gafilleri kandırıcıdır.

 

Gerçek iman ve itikatlılarına toz konduramam. Onları dışlarından mümin görür ve içlerinden de böyle oldukları kanaatiyle kalblerini Allah'a havale ederim. Fakat bu kalblerin aşk, vecd, hikmet, irfan ve hamle sermayesi olarak hiçbir nasibe mâlik bulunmadıklarını bir laboratuar katiyetiyle iddia edebilirim. Bu teşhis onun masum müslümanlar tabanına değil, güdücüler tavanına aittir ve bu güdücülerin âdi kır çiçekleri halinde şekillendirdiği buketin ortasında, her mesuliyeti nefsinde cemeden, mağrur ve mütehakkim br gül vardır. Prof. Dr. Gen. Başkan ve sırasına göre imkân buldukça da Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Necmeddin Erbakan...

 

 

İŞİN HİKÂYESİ

 

Ben bu zatı 1965'lerde Büyük Doğu'nun 12. Devresinde tanıdım. İstanbul'da, Gedikpaşa'da, Kayseri Hanındaki, etrafımızı saran ayakkabıcıların deri ve çiriş kokulu havasına bürülü, mütevazi yazıhanemize geldi ve bizimle bir iftar yemeği yedi. Profesördü, kürsüsünde müstesna bir teknik ehliyet olduğu söyleniyordu. Bir de "Gümüş motor" diye isimlendirilen, Türkiye'de ilk defa motor imâlini hedef tutucu bir teşebbüsün öncüsü olduğu fakat bu teşebbüsün akâmete uğratıldığı (akâmet sıfatını çok hafif olarak kullanıyor ve asıl sıfatı dosyamızda yazılı olan bu işin şimdilik bahsini açmak istemiyorum) rivayet olunuyordu. Hakkında, satıh üstü, toplu hüküm şuydu:

Müslüman, milliyetçi, namazında, dâvamıza bağlı bizden bir insan...

 

Güzel yüzlü, vakur edâlı, kelimelerini dikkatle aramak gayretinde, her karşı çıkışa mütehammil ve soğukkanlı görünüşlü, hislerini belli etmeyici ve çehresinde herhangi bir teessür ve tehassüs çizgisi taşımayan bir insan...

 

Kendisine Büyük Doğu yazı ailesine katılmasını teklif ettim, verdiği cevaptan muhitindeki masonların gözüne fazla çarpmak istemediği ve çekindiği intibâını aldım. Gençlerimizden, talebesi, Fakültesinden iyi derecede mezun Bahri Zengin'i (şimdi Makine - Kimya Umum Müdür Muâvini) yanına asistan olarak almasını istedim; ve yine ilk cevabına benzer bir çekingenlik mukabelesine şahit oldum. Daha ilk temasta belliydi ki, bu zat, kendi öz nefsi içinde gizlenmiş her türlü cesaret, samimiyet ve heyecan seciyesine yabancı, üzerinde dikkatle ve şüphe gözüyle durulması gereken bir kişiydi. Dâvamız yolunda şahsiyle vâdettiği fayda çapında zarar ve tehlike de belirtebilirdi.

Ara yerde Odalar Birliği mâceraları (o da ayrıca hazin bir mevzû) ve nihayet balıklama şeklinde politikaya atılış...

 

Konya'dan bağımsız olarak seçilmek üzere adaylığını koymuştur. Konya'nın büyük meydanlarından birinde bir toplantı tertiplemiş, benim de bu toplantıda kendisini desteklemem istenmişti, Henüz bu kapalı kutunun muhtevası sıhhatle malûmumuz bulunmadığı halde bu destekleme teklifini hiçbir parti hasisliği belirtmeyen ve Meclise Büyük Doğu'dan yana bir görüntü vâdeden zâtı desteklemek borçtu. Borcumuzu edâ ettik. Konya'ya gittik; bizi karşılayanlar arasında onu bulamadık ve binlerce Konyalı'ya, şahıslar üzerinde hiçbir taahhüt ve kefaletimiz olmaksızın, Meclise ne ruh kıvâmında adamlar sürmek gerektiği üzerinde bir hitabe verdik. Meydan alkıştan inledi; bizi tâkiben Hoca kürsüye çıktı ve saydığımız kurtarıcılık vasıflarının tam da sahibi edasiyle, raftan bir top kumaş indirilip tezgâh üzerinde açılırcasına desenlerini müşterilere arzetti. Konuşmasında ne bir aşk, ne bir his, ne bir düşünce ve derinliğine görüş... Tam bir simsar ve tezgâhtar ağzı... Toplantı sonunda ona eller uzandı. O da ellere uzandı; ve kafaların üzerinde önceden peylenmiş bir katıra binercesine, gayet rahat ve pişkin, yerleşti. Bana da aynı muameleyi göstermek isteyen elleri nefretle ittim ve adeta hakaret edercesine bana el uzatmamalarını ihtar ettim. Hoca Kisrâ'ların tahtaravanına benzeyen, kafalardan kurulu sedir üzerinde mes'ut, uçup gitti. Yanımdaki Mustafa Yazgan'a "gördün mü manzarayı?" demekten kendimi alamadım. Daha evvel Mustafa Yazgan'a Hoca'nın bazı kibirli ve kendisini tepeden görücü hallerine bakıp toplantıda bulunmak istemediğimi, hemen dönmek arzusunda olduğumu söylemiş ve şu cevabı almıştım:

- Siz dönerseniz ben de sizi tâkip ederim.

- Sen kal!

- Ben sizin bir parçanızım, nasıl kalırım!

- Madem ki, parçamsın, ben rica ediyorum, kal!

Tam o sırada tören başlamış ve gençler bizi kürsü seti üzerine çekip çıkarmışlardı. Böylece ben ve Mustafa Yazgan bir "oldu-bitti" karşısında kalmış ve konuşmaya mecbur olmuştuk.

 

İşte daha işin başındaki müşahede ve intibalarım!

Hoca Konya'dan mebus seçildi. Mecliste Adalet Partisi uyuşmazlıklarından bir iki kafadar buldu ve bu partinin asla rayını döşeyemediği o devrede Demokratik Parti kopuşu sırasında kendisi de partisini kurdu: Millî Nizam Partisi...

 

........................................

TU
17.01.2006 12:37
#6

Selam size, ve sizlere.

Bu anlattığınız olayı harfi harfine duydum yada okudum. Artık yaşlanıyormuyum nedir bilinmez ama sanki sizide tanıyor gibiyim.

Ellerinize sağlık

GA
17.01.2006 19:33
#7

Tekrar herkese selam olsun diyelim ve kaldığımız yerden bu yazıya devam edelim ,inşallah hepimiz hissemizi alırız.

.......................................................

Lâf arasında tespit etmeyi unutmayayım ki, o zaman Adalet Partisinden kopuşlar benim eserim olmuş, hâdise Sadettin Bilgiç ve merhum Prof. Osman Tûran'ın evinde uzun sohbetler ve muhasebeler neticesinde meydana gelmiş, Adalet Partisi'nin 1960 gece baskını sonrasında cevap veremediği millî ıstırap ve inkisarın dâvası, yepyeni bir ideolocya temeline dayalı olarak bunlardan beklenmişti.

 

Partiyi kurdular; fakat A.P.'den devşirip temsil etmeleri gereken mânayı bayraklandıramadılar, bir (Apandis - lâhika) halinde kaldılar ve kör bağırsak gibi çürüyüp gittiler... Bugün de Halk Partisi'nin hileli kefesinde 1 gramlık ağırlıklarını değerlendirmeye kalkmak derecesine düştüler...

 

.........................................................

 

Millî Nizam... Hoca'nın yüzü gibi, ne güzel isim! Fakat "Dilber" adını taşıyan bir kadının güzelliği nasıl ismiyle kaim değilse, vaad ile gerçek arasında o kadar mesafe... "Millî Selâmet" ismi için de aynı şey söylenebilir.

 

Millî Nizam ölçüsüz ve endâzesiz gitti. Hükûmette pay aldıktan sonra şeriat ruhuna aykırı olarak ileride yapacakları affedilmez gaflara mukabil o günlerde mukaddes kelimeyi, "Şeriat" kelimesini dilinden düşürmedi. Halbuki bu dâvanın kal'ayı zaptedebilmesi için Tekfur sarayını basan bahâdırlar gibi mutlaka bir (kamuflaj)a bir (makyaj) oyununa ihtiyaç vardı. Anlamadılar; sonradan görüleceği üzere Şeriati hükûmet sürme hırsına göre eğip bükecek olan liderlerinin peşinde, boyuna açık vererek ve boy hedefi göstererek yürüdüler.

 

Ankara'nın en büyük sinemalarından birinde tertipledikleri açılış törenlerinde, konuşmacılar arasına beni de kattılar. Büyük bir gençliğin katıldığı bu törende yine şahıslarına karşı bir taahhüt ve kefalet sahibi olmaksızın, özlediğimiz parti ve güdücülerin şartları üzerinde konuştum; ama onların vesilesiyle konuştuğuma göre bu Partiye ümit bağlanabileceğini teşvikten geri kalmamış oldum. Henüz salâhlarından ümit kesmeye uzaktım ve sadece ihtiyatlı olmaya bakıyordum.

 

Nihayet endâzesizlikleri yüzünden "Millî Nizam Partisi" kapatıldı. Kararın çıkmak üzere bulunduğu sabahın gecesinde Hocayla telefon konuşmamız:

- Son derece ölçüsüz ve hesapsız gidiyorsunuz! Partiyi kapatacaklar...

- Asla kapatamazlar, yarın görürsünüz!

-Asıl siz yarın kapatıldığınızı görürsünüz!

Ve kapatıldılar...

 

............................

(Bu arada tutak ben sizi hatırlayamadım ,herhalde size öyle gelmiş olacak.)

GA
20.01.2006 19:53
#8

Selamun Aleyküm tüm site sakinlerine:).Bir kaç gün aradan sonra artık yavaş yavaş konunyu bağlayıp başka konulara el uzatalım diye serim ve düğümden sonra çözümü sizlere sunalım.

Bütün facia "Millî Selâmet" devresinden sonra koptu. Bu devre ve bu devrenin içinde elde ettikleri 50 millet temsilciliği ve hükûmet ortaklığı, içyüzlerinin olanca karhalariyle meydana çıkmasına vesile oldu.

 

Evvelâ "Millî Gazete" isimli bir organ kurdular. Ben henüz ümidimi ve doğrultulmaları ihtimalini yitirmemiş olduğum için, bana hiçbir şey sorulmadan ve tecrübelerimden faydalanmaya yanaşılmadan kurulan bu gazeteye yardım etmekten ve onu içinden ıslah etmeye çalışmaktan geri kalamazdım. Gazetenin başında, Hasan Aksay (benim sonradan yakıştırdığım isimle Hasan Yoksay) isimli, Adalet Partisinden müdevver, her ân gülümsemeli ve cana yakın bakışlı biri vardı. Muhakkak ki, içli bir mü'min olan, fakat işlere hâkimiyet zekâsından tamamiyle mahrum bulunan bu zâtın gazeteden yana anlayışı, bir atın kaç ayaklı olduğunu ve bu ayakların nelere yaradığını bilmeden yarış antrenörlüğüne getirilen bir insandan farksızdı. Oluşunun tek sırrı da, Erbakan'ın mahvet ve benlik mizacına asla çaparız teşkil etmeyen, ona uymaktan başka usul tanımayan, sadece yuğurulduğu parmaklara tâbi balmumu adam örneği olmasından geliyordu.

Bu noktaya dikkat!.. Bu Partinin en büyük felâketi, liderinin, etrafında halkaladığı işte bu balmumu adamlardan gelmektedir. Tavırlarıyla sadece Erbakan'ın mes'uliyetini ifade edici bu adamlar, Partilerinde, nefs muhasebesi, vicdan murâkabesi diye bir hava yaşatmayan tipin despot gururuna piyonluk etmektedir. Millî Selâmet Partisi mebusları arasında kimbilir nasıl bir ıstırapla susan ve bir zamanlar Bakanlık makamında da bulunan birkaç fert müstesna, Necmeddin Erbakan'a yakından (fon) teşkil edici iş ve söz sahipleri hep bu balmumu adam soyundandır. (Lântern majik) dedikleri öyle bir sihirli fener ki, ampulü Erbakan, beyaz perdesi de bunlar...

...................................

 

Evet; Hasan Aksay'ın çekmecelerini taşıracak kadar çizip verdiğim plânlara rağmen gazete, gazete olamadı ve cephemize musallat hazin hamakat ve atâletin neticesi halinde aceze basınımıza bir halka daha eklendi.

 

Bu gazetede kendilerini tenbih ve tahrik yolunda neler yazmadım, neler; ne çığlıklar koparmadım, ne çığlıklar!.. Hiçbiri sökmedi. Hattâ parti menfaati uğrunda din ve şeriat inceliklerine kıyılmaya kadar gidildi. 1973 seçimleri arefesinde müslümanlık iddiasında bir hizbin tenkidini yapan bir yazımı, Hasan Aksay, şu mûcip sebeple neşrettiremedi:

- Seçimlere gidiyoruz! Hiçbir tarafı darıltmayalım!

Cevap verdim:

- Demek siz, rey devşirmek için, bazı sapıkları darıltmaktansa yolunda gittiğinizi iddia ettiğiniz şeriati darıltmaya razısınız!

Din bağlılıkları da bu seviyede...

 

................................................

 

1973 seçimlerinde beklenmedik bir netice... Mecliste 50 kişilik bir köprübaşı... Şartlara göre muazzam bir tecelli... İşte Millî Selâmet Partisi'nin artık tam bir oluş safhasına girmesi için Allah'ın meccânen nasip ettiği ve liyakatsiz ayaklar altına çektiği atlama tahtası... Ne ince bir imtihan ve ne mânalı bir ihtar:

- Bundan sonra ya ol, ya öl!.. Olman için hiçbir ehliyet ve gayret sahibi olmadığın halde, Hak, sana, yalanını hazırladığın ebedî doğrunun ilk semeresini bahşediyor. Bakalım, olabilecek, olmanın çilesine ve usûlüne yanaşabilecek misin?"

 

 

................................................

Şimdiyedek gösterdiğimiz gibi, neler yapılması gerekirken yapılmadığını ve neler yapılmaması icâp ederken yapıldığını 3 maddede hülâsa edebiliriz:

 

1 - Aslâ hükûmete girilmeyecek, daima muhalefet safında kalınacak ve bütün icraata karşı "işte bu felâketler bizim idealimizin iş başında bulunmamasından doğuyor!" mânası muhafaza edilecek ve her şey İslâmın (anti tez)i olmakla suçlanıp, büyük ideal, aks-i dâva yolundan kuvvetlendirilecekti. Bunun için Mecliste kurulan 50 kişilik köprübaşı icra meydanına kapalı bir hisar halinde tutulacak, toprak üstü ve altı yollardan bu dâvanın gençliği ve zinde kuvvetleriyle haşrü neşr olunacak, bunlar yetiştirilecek, geliştirilecek, köy köy, kent kent, meydan meydan, minber minber, kürsü kürsü, çalışılacak, millet nazarında bütün hükûmet tecrübeleri iflâsa uğratıldıktan sonra bir hamlede Meclis ekseriyetinin sağlanması stratejisine bağlanılacaktı. Başlıca sır bu nokadaydı ve bu sır çiğnendi.

2 - Maiyette hükûmet olmaya râzı olduktan sonra da, birdenbire rahata kavuşup "bak, onlardan daha iyi idare ederiz!" kabilinden miskin ve cüce verimler aramak yerine, yapının temelinden değişmesi politikası üzerinden gidilecek ve patlak verme noktasına kadar cesaretle "ulvî ve ebedî esasların yolu" tutulacaktı. Patlak noktasında ise mukabele "ey millet, gördün mü, bu memlekette demokrasi var mıymış, yok muymuş?" cevabından ibaret kalacak, her şey göze alınacak veya her felâketin hükûmete girmekten geldiği veya gelebileceği düşünülerek, girdikten sonra bile punduna getirip çıkış geçidi açık bulundurulacaktı.

 

Bu nâzik sevk ve idare dehası yerine CHP sancağını taşıyan bir gemide "ben makineyi daha iyi işletirim, ben dümeni daha iyi tutarım, ben düdüğün ipini daha hünerli çekerim!" gibilerden mevziî ustalıklara iltifat edilmiş; dâvanın, sancağı indirmek ve geminin omurgasını değiştirmek olduğu unutulmuştur. Üstelik bu mevziî hünerlerde de yaya kalınmış ve ne din işlerine memur Devlet Bakanlığında, ne iç nizamın muhafızı İç işleri makamında, ne de iktisadî bünye nâzım ve murâkıbı Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarında zerrece şahsiyet gösterilebilmiştir. Bir sürü rüşvet ve menfaat masalı ise bir yana... Âdiliklerin bu derecesi önünde fikir yürütmeye tenezzül gösteremeyiz.

3 - Çıkarıla çıkarıla ortaya (diyalektik) adına bir "Millî Görüş" uydurmasiyle bir "Büyük Türkiye" efsanesi, madde zaferi olarak da "Ağır Sanayi" yalanı çıkarılmış; ve incileri kayıp istiridye kabukları gibi bu içleri boş sloganların gerektirdiği fikir çilesinden hiçbir iz gösterilememiştir.

 

Hangi millî görüş?.. Çar Rusya'sı müjiği hangi millî görüşteydi ve bugün onun torunu hangi millî görüştedir? Bu efendiler bilmiyorlar mı ki, efendilerinin ana nizamname diye öne sürdüğü bizim "İdeolocya Örgüsü" eserimizde Meclisimin duvarında "Egemenlik ulusundur" yaftası değil, "Hâkimiyet Hakkındır" levhası vardır? Küçük Türkiye'nin korunmasını gerektiren bugünkü dünya şartları muvacehesindeyse "Büyük Türkiye"den bahsetmek, uyanık sayılmaktan farksızdır ve doktorluk bir mevzudur.

Ağır sanayi bahsini bütün bir cilt tutacak yazılar ve konferanslarla ilmî ve fikrî vâhidlerine bağlamış bulunuyor ve burada tekrarına hacet görmüyorum. Türkiye'de bundan 39 yıl önce "makineyi yapan makine içeride yapılmadıkça dışarıdan getirilecek makine o ülkeyi sömürür ve bir verim âleti değil, kötürüm vezninden götürüm vasıtası olur!" ölçüsünü ilk defa ortaya atan ben,şimdi de diyorum ki, işte bugünkü iktisadî iflasımızın baş müsebbibi, "îmal dehası - teknik bilgi - mâden -makineyi yapan makine- işine göre göre makine" unsurlarından ibaret çemberi bir türlü kavuşturamamak ve o yüzden dengemizi alt-üst etmek olmuştur.

 

Çocuğu büyütmek için başından ve topuklarından çekmeye benzeyen bir davranış, belirttiği hamakat ve cehalet yönünden İslâmî bir kalkınmaya mâl edilemez, olsa olsa küfür, hayâl ve gururuna yakıştırılabilir. Çocuk yavaş yavaş büyüyecek ve Allah'ın tâyin ettiği kıvamlara ere ere olacak, oluşacaktır.

 

......................................................

Bu işin tek çıkar yolu, bu zatı ve etrafına halkaladığı balmumu adamlar kadrosunu bir baştan öbür başa tasfiye etmek ve bu felâket hengâmesinde nasılsa vücut bulmasına göz yumdukları Millî Selâmet Partisini "mâ vuzuha leh - liyakat noktası"na oturtmaktır.

Umumî kongrelerinde mi olur, nasıl olur, bilemeyiz, bu mes'ut günü bekliyor ve yüce İslâm anlayış ve stratejisinin ruhlara sinmeye başlayacağı gün, saflarında neferlik vazifesini üzerimize alacağımızı ilân ediyoruz. Hakkın bize bu dünyada ihsan ettiği makamı -asıl makam ötelerde- Allah diyen bir çöpçünün pâyesinden üstün olmasa bile Meclis âzalığından ve hükûmet idareciliğinden çok yüksek gören ve o türü oluşlarla arasındaki bütün köprüleri yıkmış olan biz, böylece yerimizi ve yönümüzü tespit ediyor ve taahhüdümüzü perçinliyoruz:

- Millî Selâmet Partisi'ni balmumu adamlar ve merkezlerindeki nefsaniyet heykelinden temizleyiniz, neferlerinizin ayağındaki postal olalım!

 

 

..........................................................

KU
20.03.2006 19:00
#9

ERBAKAN'ın partisi için Üstad "İman banknotumuzun sahtesi" ifadesini kullanmıştır...

GA
21.03.2006 08:08
#10

Partinin tamamı için bunu söylemek yanlış olur,sonuçta ordaki insanlar muhafazakar kesimden iyi amaçlarla başladılar işe hatta Erbakan dahi öyleydi,sonradan bozuldu maalesef .Bazı hatalar yaptı ,zamansız ve gereksiz açıklamalar yaptı .Adeta Türkiye'de halifeliğe oynadı yapılan hatların bedeli çok ağır oldu,daha başka meselelerde de yanlışları oldu ve işte bu günlere gelindi,hayırlısı olsun ne diyelim.Ölen oldü kalan sağlar bizimdir...

LA
19.04.2006 10:14
#11

S.A

 

Üstad, hakikaten istediklerini diğerleri gibi lisan-ı hal ile değil şiir diliyle

arz etmekte.

Mektubunda kimseyi incitmeden uyarmak istemiş...

Zaten hayatı boyunca ne kadar kırıcı olmuş ki

GA
19.04.2006 11:08
#12

Selamunaleyküm,benzer konu daha önce tarafımdan açılmış olduğundan burda derlenmiştir...

27.07.2007 19:59
#13

İŞTE! BÜTÜN DEHŞETİYLE HAM YOBAZ, KABA SOFTA YADA HAİN . HER TESPİTİN MUAZZAM ÜSTAT. BUNLAR ARABAYI 1997 DE DEVİRDİLERDE ARKASINDA DİK DURAMADILAR. DURANINDA CESARETİNİ KIRDILAR. ALIN SİZE "ADİL DÜZEN"(SOSYALİST SLOGAN GİBİ)

TA
01.08.2007 23:40
#14

PARTİNİN TAVANINI ÜSTAT EN GÜZEL ÖLÇÜYLE ANLATMIŞ. ONUN NERDEYSE 30 YIL ÖNCE DEDİKLERİ SON ON YILDA DAHA NET GÖRÜLMÜŞTÜR. AEO

AB
02.08.2007 14:58
#15

selam aleykum

 

konuyla alakalı olarak bu yazıyı eklemek istedim.

 

 

 

 

 

BİR VESİKA

 

Bu zâtın dâva ahlâkı ve peşine taktığı avanesi bakımından ne olduğunu, şimdiye kadar gizli tuttuğum şu vesikadan anlayınız:

Sene 1969... Büyük Doğu'nun 14. Devresi... Malûm zat evimize kadar geliyor ve Ağustos sıcağında bahçemizin gölgelik bir yerinde koltuğa kurulup, o zamanlar alâkası bulunduğu "Odalar Birliği" hakkında, Büyük Doğu sayfalarında yayınlanması dileğiyle (istirhamiyle demek daha doğru olur) bir röportaj yazdırıyor.

Röportajın hedef tuttuğu şahıslar arasında Bedii Faik de vardır. Bedii Faik, sözcü olarak Erbakan'ı, yayınlayıcı olarak da beni dâva ediyor.

 

Hakkımda milyonluk bir alacak takibi yapılsa İcra dairesine kadar gidip bunun asılsız olduğunu bildirmeyi zahmet sayacak derecede tiksinti duyguları içinde yüzen ben, duruşmayla asla alâkalanmıyor ve mahkemeye ayak basmıyorum. Erbakan ise kendini şöyle müdafaa ediyor:

- Ben Büyük Doğu'ya böyle bir mülâkat vermedim! Lâflarımı Necip Fazıl uydurmuş olsa gerek...

Ve iki yalancı şahit tedarik ediyor:

Balmumu adamlarından Hüsamettin Akmumcu ve Hüseyin Abbas...

Bir şey olduğuna değil de, olmadığına, yani "nefy"e şehadet eden bu yalancılar, taşıdıkları kukla adam sıfatını, din yolunda çalışan ve kendilerine feyz verdiği kabul edilen bir adamı yalan şehadete mahkûm ettirip Efendilerini bu işten sıyırmak gibi bir fazahate kadar düşüyorlar.

 

Bense şu kadar lira nakdî cezaya çarptırılıyorum; ve hayretler içinde görüyorum ki, Bedii Faik mahiyetinde dâvamıza tam aykırı bir insan bu parayı tahsil etmiyor; yani asalette Erbakan'a taş çıkarıyor.

 

Yalancılık derecesinin, hem de Hak yolunda mücadele edenleri mahkûm ettirmek ve bu yolda İslâm Kanunlarının en büyük suçu yalancılık cinayetini işlemek gibi, bu efsanevî rütbesi önünde Lider Hazretlerine yakışacak sıfatı müslümanlar biçsin...

Mahut yalancı şahitlik âletleri, bir müddet sonra, Erbakan'dan ve Parti'den kopunca bana şu mâzereti beyan ettiler:

- Ne yapalım; bizi kandırdı. Bizim böyle şahitlik etmemiz için kendisine sizin talimat verdiğinizi söyledi;

"Üstad böyle istiyor!" dedi!..

Hâdise üzerine o zamanlar Konya Milletvekili ve şimdi Büyük Doğu'cu zanlısı olduğu için açıklar livası Reşat Aksoy'un yazıhanesinde beni görmeye gelen Erbakan'ın her zamanki yüzsüz tebessümüyle bana uzattığı elini reddediyor ve diyorum ki;

- Siz, kendi dâvanızın en büyük cürüm saydığı yalancılığı ve yalancı şahitliği, hem de Allah yolunda gittiğiniz bir insana karşı irtikap edebiliyorsunuz!

Haysiyeti bir paralık olmasın diye bu vesikayı şimdiye kadar sakladım fakat artık ortaya dökülmesini din borcu bilerek ifşa mevkiinde kaldım. Buna rağmen de o gün, bugün, kendisini ıslah yolunda çalışmaktan geri kalmadım.

 

 

alıntı:www.necipfazil.com

SA
02.08.2007 16:52
#16

Abdulhamid kardeşimin yazısı ve gardenya nın mükemmel yazı dizisi "mukaddes dava" nın nasıl harcandığını gösteriyor.Ucuzculuk ve pragmatizm...Metod ve itikad nerde ? Sıfır...

 

Bunlara nısbet eden mezhepsiz bir site bile var. Ağızlarını açıp da "bizim fikriyatımız ehli sünnet ve tasavvuf eksenlidir" ( iskenderpaşa muhibleri ya) diyemiyorlar. Oylar kaçarsa hesabı...Ondan sonra da aralarına bir sürü itikadı bozuk ehli bidat adam giriyor...

 

şunu bir kontrol ediniz : mgorusportal

ME
02.08.2007 17:07
#17

Bu konuyla alakalı konu linki aşağıda verilmiştir. Dileyen bakabilir.

Saygılarımla.

 

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?showtopic=2380

ZI
05.08.2007 19:24
#18

insanlar mevki makm koltuk için neleri kullanmış neleri harcamış hepsini üstad sayesinde daha net görüyoruz.hiç utanmadan islamiyeti bile hedeflerine ulaşmak için kullanan bu insanlar gerçek hesap gününde nasıl hesap verecekler acaba.

HI
06.08.2007 03:32
#19

ŞİMDİ TÜM ARKADAŞLARA ÖNEMLİ DUYURULUR BUNLARIDA BİLMENİZDE FAYDA VAR!!!İNŞAALLAH DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİZDE AZ DA OLSA ETKİSİ OLUR

1)SAYIN ERBAKAN BU SİYASET İŞİNE BİR ALLAH DOSTUNUN EMRİ İLE GİRMİŞTİR İTAAT ETMİŞTİR TARTIŞILAMAZ

2)BENDE OLAYLARIN İÇİNDE OLAN BİR KİŞİ OLARAK ÖNEMLE VURGULUYORUM SALT DOĞRUYU ANCAK ALLAH BİLİR BİZ SADECE KURALLAR ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİRİZ BİR İNSAN HATA YAPABİLİR BU ERBAKANDA OLABİLİR NECİP FAZIL KISAKÜREKTE BENİM GÖZÜMDE İKİSİDE DEĞERLİDİR

3)BUGUNUN CERCEVESİNDE BAKARSANIZ OLAYLARA ERBAKANIN VATANA HİZMETLERİ GÖZDEN KAÇMAYACAK KADAR FAZLADIR VE KENAN EVREN BİLE SORULAN SORU ÜZERİNE EKONOMİ BOZULDUYSA ERBAKANA VERİN HALLEDER AMA FAZLA TUTMAYIN ONUN AMAÇLARI ARASINDA İRTİCADA VARDIR DEMİŞTİR DİĞER İCRAATLARI SORAN ARKADAŞLARA ZEVKLE SAHİFELERCE ANLATABİLİRİM

4)ŞU DEVİRDE BAHSETTİĞİMİZ HAK-BATIL SAVAŞINI ANLATAN KAÇ SİYASETÇİ VARDIR Kİ HERKES TEK HAK-BATIL DİYEN SİYASETÇİYE YÜKLENİYOR VE AŞAĞILAMAYA ÇALIŞIYOR. HAKKIN YANINDA OLMAYAN UNUTMAYIN BATILDIR

5)ARKADAŞLAR BU KONUYU UZUN UZADIYA HERKESLE TARTIŞIRIM KUSURA BAKMAYIN AÇIKTAN SÖYLÜYORUM TÜM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMEDE SÖYLEYECEĞİM DAİMA BÖLÜCÜ OLMAYIN

HI
06.08.2007 03:40
#20

ŞU DEVİRDE ALLAH RIZASI İÇİN BİRİSİ SÖYLESİN HAK-BATIL DİYEN KAÇ SİYASETÇİ VARDA SİZ TOPYEKUN ERBAKANI ELEŞTİRİYORSUNUZ ARKADAŞLAR.NECİP FAZIL'IN MİLLİ GÖRÜŞ DAVASINA KARŞI OLDUĞUNU BİLMEME RAĞMEN BEN NECİP FAZILIN ANLAŞILMASI İÇİN ELİMDEN GELEN GAYRETİ SARFEDECEĞİME SÖZLER VERİRKEN BİR MİLLİ GÖRÜŞ ERİ OLARAK ,SİZ EDEPSİZLİĞE VARAN SÖZLER SARF ETMİŞSİNİZ.BU MUDUR YANİ İNANCIMIZIN GEREĞİ BİZ KABUL EDİP ELEŞTİRİLERİ EKSİKLERİMİZİ DÜZELTMEYE ÇALIŞIRKEN BÇLÜCÜLÜK NEDENDİR NİYE TARAFSIZ SADECE HAK ÇERÇEVESİNDEN BAKAMIYORUZ.BEN BİR ERBAKAN HAYRANI OLARAK ASLA ERBAKANIN PENCERESİNDEN BAKMADIM OLAYLAR SADECE VE SADECE PEYGAMBER VE ALLAH PENCERESİNDEN BAKIYORUM.... VARMI KONUSMASININ SONUNDA ZAFER YAKINDIR VE ZAFER İNANANLARINDIR DİYEN BİR BAŞKA SİYASETÇİ...İSTEYEN ARKADAŞLARA UZUN UZADIYA CEVAPLAR VEREBİLİRİM DAHA DETAYLI NEDEN ERBAKANI SAVUNDUĞUMA DAİR. SELAM VE SAYGILARIMLA

AB
06.08.2007 17:50
#21

selam aleykum

 

hikmetarif24 kardeşimiz erbakanın siyasete bir Allah dostunun tavsiyesiyle girdiğini ve itaat ettiğini sölemiş.kime itaat etmiş ilk önce bu sorunun cevabını vererek başlıyabilirsin.

hadi diyelimki o Allah dostuna itaat etmiş peki ya üstad haşa Allah düşmanımıydı ki, babasının yaşındaki bu adama itaat etmeyi pek aklına getirmemiş.hatta onunlada kalmayıp üstad hakkında iftira ve yalancı şahit tutmak suretiyle üstada en ağır hakareti etmiş ve kendini bedii faikten daha aşağı seviyelere çekmiş.

 

3.soruda demişsinki kenan evrenın iltifatlarına mazhar olmuş. yüzbin tane kenan evrenın iltifatına mazhar olmakmi iyi yoksa üstadın, artık seni bir hiç saymasımı? bunu sen cevapla.bizim cevabımız bellidir.

 

4.soruyu sorarken sanırım 20 gün öncesini unutup sormuşsun.ben bu devirde kimsenin erbakana yüklenip eleştirdiğini,aşağladığını hiç görmedim.bilakis erbakan ve avanesi kendi benlik ve hırsları yüzünden kendilerinden kopmuş olan insanlara en ağır hakaretleri etmiş ve kinlerini açıkça sergilemişlerdir.bununlada kalmayıp hakk'ın en büyük düşmanları olan tuncay özkan ve yadaşlarıyla bir olmayı hatta kanaltürke çıkıp bu hakk düşmanı avanenin savunduğu düşünceleri savunmuştur.bu bile bir insanın seviyesini ölçmek için başlı başına yeten bir sebeptir.

 

Erbakanın siyaset anlayışında dik durmak yoktur yumruğunu sıkmak yoktur.sen istediğin kadar dindarlıktan dem vur ağzın dünyanın en güzel kelimelerini kullansın hiç önemli değil.hani derler ya ''ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz''diye işte bu en güzel kıstastır.

eğer 1997 de adam gibi tavır sergilemeyi becerebilseydi bugün düştüğü bu rezil duruma düşmezdi.içlerinden ,zulme karşı eğilmeyelim hükümetin yıkılması pahasına bu kararı imzalamıyalım diyenlere verdiği cevap ibret vericidir.''hadi ordan devlet yünetmek çocuk oyuncağı değildir burda kabadaylığa yer yok''deyip kendi ipini çekmiştir.açıkçası ben üstadı okumaya başlamadan önce bile erbakan benim için bitmişti.

 

üstadı okumaya başladıktan sonra ve onun hakkında yazdıklarını gördükten sonra üstadın bu can alıcı tesbitini ve ileri görüşlülüğü karşısında,demek üstad böyle olunurmuş...demekten başka söz bulamadım.

 

bide bölücü olmıyalım demişsin.bundan kastın sanırım erbakanıda benimsemek ve kabul etmek diye anladım.herkes kendi düşüncesinde özgürdür isteyen erbakanı sever istemeyen sevmez veya üstadı isteyen sever istemeyen sevmez kimseye illa herkesi seveceksin diyemeyiz.birini sevip birini sevmemek bölücülük taşımaz bunuda belirteyim.öyle olsaydı erbakana da ,üstadı sevmediği için bölücülük yaftasını yapıştırırdık.ama kimse erbakana bölücülük ithamında bulunmadı.

 

son bir not:seçimden önce tv.de erbakanın konuşmasını dinliyordum.çocuklarımıza değerli sanat ve fikir adamlarımızı öğretecez diyordu ve öğreteceği kişileri sayıyordu.m.akif,yahya kemal..bi kaç kişi daha saydı ama üstadı hiç anmadı.bu bile üstada verdiği değerin bir ölçüsüdür .

HI
07.08.2007 05:22
#22

HEMEN CEVAPLARI VEREYİM

1)EMİR ALDIĞI ALLAH DOSTU M.ZAHİT KOTKU HAZRETLERİDİR

2)KENAN EVREN İLTİFAT DEĞİL İTİRAF ETMİŞTİR VE DİN DÜŞMANIDIR İLTİFATINADA İTİRAFINADA HAK DAVANIN İHTİYACI YOKTUR BİZİM KAYGIMIZ ALLAH KATIDRI

3)BEN NECİP FAZILIN ANLATTIKLARINA BAKTIM VE KİŞİSEL BİR TAVIR GÖRDÜM VE AÇIKCA SOYLEYEBILIRIM KATILMIYORUM DESTEKLEMİYORUM

4)TARİHTEN BİR OLAY HATIRLATAYIM SULTAN ABDULHAMIT HAN'I TAHTTAN İNDİRMEYE CALISAN YENİLİKÇİ!! DİYE KENDİLERİNİ NİTELENDİREN JONTURK HAREKETINE SAID NURSI HAZRETLERI MEHMET AKIF ELMALILI HAMDI DESTEK VERMİŞTİR VE GÖRMÜŞTÜR Kİ YENİLİKÇİLER AVRUPANIN BİR OYUNUDUR VE PİŞMAN OLMUŞ DESTEKLERINI CEKMİŞLERDİR KUL HATA YAPAR Kİ BUNU EN ACIK SOYLEYENDE YINE NECIP FAZILDIR

5)BEN BELGELERLE KONUSURUM VE AÇIĞIMDIR.İNCELERSENIZ 54.HUKUMET DONEMINI YIKILMA SEBEBINI TEK VE ACIK SEBEP SUDUR KI HALK YETERINCE DESTEGI VEREMEMİŞTİR HAK DAVA MILLI GORUSE YAPILAN OYUNA DUSURULMUSTUR!!!

6)BU YENİLİKÇİLİK OYUNU BUGUNUN OYUNU OLMAYIP VERDIGIM ORNEKTEDE ACIK OLMAK UZERE TARIHIN TEKERRURUDUR.

VE EN ONEMLİSİ İŞİ TERBİYESİZLİK BOYUTUNA GETIRMEYIN HAKARETLERE GIRISMEYIN O INSAN BIZE SUNU DEMİŞTİR SİZİN GİBİLER İÇİN "BİZİM ÖNDERİMİZ KLAVUZUMUZ PEYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED SAV.DİR.SİZE BİZE DAVAMIZA YANLIŞLARLA VE ALDATMACALARLA HAKARETLE YAKLASANLARA PEYGAMBERIN TAVRINI SERGILEYIN.NEDİR O TAVIR:TAİFTEKİ TASLANMA OLAYINDAN SONRAKI SU SOZ"BILMIYORLAR BILSELERDI BOYLE YAPMAZLARDI"

7)ERBAKANDA ALLAH YOLUNDA NECİP FAZILDA BEN KABUL EDIYORUM.ARALARINDAKI BU ANLAŞMAZLIK VE PROBLEMDE KIM HAKLI HERKESIN BI DUSUNCESI OLABILIR SAYGI DUYMAK LAZIM.AMA UNUTMAYIN KI ALLAHU TEALA AYETDE NE BUYURUYOR"SIZIN HAYIR BILDIKLERINIZDE ŞER ŞER BİLDİKLERİNİZDE HAYIR VARDIR.SİZ BİLEMESSİNİZ BİZ BİLİRİZ"BU BAKIS ACISIYLA BİZ BİR AYRIMCILIGA GITMEMELI VE HAYRI DA SERRIDE BILMEDIGIMIZ NOKTADA TARAFSIZ KALMALIYIZ.BAKACAKSAKDA TABIKI ALLAHIN KANUNLARI CERCEVESINDE BAKMALIYIZ!!!

BEN HERŞEYİ KONUŞMAYA HAZIRIM HİÇ DE CEKINMEM SİZİN BU TAVIRLARINIZ NE BENI NECIP FAZILDAN SOGUTABILIR NEDE NECMETTIN ERBAKANDAN

VE ŞUNU UNUTMAYIN BUGUN DUNYADA BİRÇOK MUSLUMAN ERBAKANI MÜSLÜMANLARIN SİYASI LIDERI GORUYOR VE ŞUNU SÖYLÜYOR BIR ARAP KARDEŞİM"NASIL OLUYORDA ARABİSTANDA VE BIRCOK ULKEDE HALKIN YARISINDAN FAZLASI ERBAKANI DESTEKLERKEN SİZİN ÜLKENİZDE MÜSLÜMANLARIN LİDERİ ÜLKEDE ERBAKAN DESTEKLENMİYOR!!!".BİZİM CEVABIMIZ "OYUNUN ASLI BURDA OYNANIYOR KARDEŞ ORDA SİZİN İRADENİZ SERBEST BURAYA GÖRE BURDA MİLLETİN GÖZÜNE ÖYLE ŞEYLER SOKULUYOR Kİ MİLLET GÖREMİYOR"MİLLETİN GÖZÜNE SOKULAN ŞEYLER AÇIK!!!VE SİZDE BUNLARA DÜŞÜYORSUNUZ.BEN TÜRKİYEDEKİ MÜSLÜMANLARA DUA EDİYORUM ALLAH HEPİMİZİ AHİR ZAMAN OYUNLARINDAN KORUSUN....

SAYGI VE HÖRMETLERİMLE...

HI
07.08.2007 05:30
#23

BİRŞEY DAHA EKLEYEYİM CEVAPSIZ SORU KALMASIN

HİÇ DÜŞÜNMÜYORMUSUNUZ BU ERBAKAN EN SERT ELEŞTİRİYİ YAPARKEN AKP YE NİYE HİÇBİR BASIN BAHSETMİYOR VE NİYE RECEP TAYYİP ÇIKIPTA CEVAP VERMİYOR BİR SOZUNE BİLE.BEN SOYLEYEYIM GAZTELER BİŞE YAZSA ERBAKAN DESTEK KAZANACAK.TAYYIP BEY CEVAP VERSE OY KAYBEDECEK ÇÜNKÜ MİLLET ARADAKİ FARKI ANLAYACAK VE ERBAKANIN YAPTIKLARINI ANLAMAN İÇİN SANA BİR TAVSİYE SOKAGA CIK VE ONUNE GELEN HERHANGI 3 5 KİŞİYE ERBAKAN DONEMI NASILDI AMCA TEYZE DİYE SOR NE DİYECEKLER!!!!

BİR BAŞKA KONUDA DİK DURUS YOKTUR DEMİŞSİN! DİK DURUS NE OLURSA OLSUN YERINDE DOGRULARINDA DURMAKTIR ABD İSTEMİYO BOYLE OLMAZ DEYIPDE ILIMLI İSLAMA GECMELİYİZ DEMEK DEĞİLDİR

USTADA VERDIGI DEGERE GELINCE VERMEK YADA VERMEMEK ONUN KİŞİSEL TERCİHİDİR SENİN DEDİĞİN GİBİ SEVER YADA SEVMEZ DEGER VERİR YADA VERMEZ DİMİ USTAD PEYGAMBERMİ HAŞA OLMAZSA OLMAZ MI!!!

AMA NECİP FAZIL SADE SİZİN GİBİ DUSUNENLERIN DEGI BENIM GIBI DUSUNENLERINDE SİZE TAVSİYEM AKAİDİNİZE DİKKAT EDİNİZ ALLAH KORUSUN NEREYE GİDECEĞİNİZ BELLİ OLMAZ

AR
07.08.2007 11:54
#24

üstadın hocam için yazdıklarını okudum ama ısrarla söyleyebilirimki o günden bugüne değişen okadar çok şey varki en azından ortam değişmiştir dik durmaktan bahsedilen yazıyı dikkatli okur ve milli görüşün söylemlerini hocamın ilk çıktığı günden beri söylediklerini hatırlarsanız 38 yıldır değişmeyen sözlerdir erkamın evinde değiliz islam yeni yeni şekillenmeye başlamadı dolayısıyla dikkat edilecek söylemleri yumuşatacak gizlilik içinde devam ettireceğimiz bi hal söz konusu bile değildir. doğru doğrudur ve heryerde söylenir ahireti bekleyecek değillerdi kaldıki açıkça söyledi ama Allah kalplere hidayet vermedikçe görüyoruzki yinede anlaşılamıyo, yada yanlış yerlere çekiliyo üstadın büyük doğu projesi yada üstadın kendisi islama karşıt insanlar değillerdi ama bugün üstada sahip çıkan insanları görüyoruz ki t.c kanunlarını Allahın kanunlarının üzerinde sayıyolar üstad sağ olsaydı bunlarada tenezzül edip aynı yerde adının anılmasını istemezdi diye düşünüyorum yazdıklarından çıkardığım budur o islama bukadar tavizsiz sarılırken bugün üstada sarılanlar, arkasına saklananlar, onun adı altına gizlenenler islama nerde ne hizmetler etmişlerdir yayınlanmayan bi yazıdan bahsediliyo yazının içeriği nedir net olmadığı için ne milli gazeteyi neden hasan aksayı savunacak değilim ama milli gazetenin şu zamanlardaki yazılarına bakarsanız hiçde kimse gücenmesin diye yazılmayan yazılardan oluşmuyo geçmişi geçmişte bırakın hatalar insanlar içindir önemli olan bu hataları kabullenip bunlardan vazgeçebilmektir ve bazen insanlar islama ters düşmeyen ama o günün şartlarında doğru olan kararlar alıp uygulayabilirler demek istediğimi belki anlamazsınız diye açıyorum o günün şartlarında evet eleştirmiştir tıpkı mehmet akifin zamanında abdülhamite yazdığı ve sonra ittihat ve terakkinin gerçek yüzünü gördüğünde eskiyi fesheden şiiri gibi bu örnekler çoğaltılabilir üstadda bu zamanda olsaydı ozamandan bugüne değişen olaylarda milli görüşün neler yaptığını nasıl tepki verdiğini nasıl dik durduğunu görürdü ve eski yazısının o günün şartların yazılmış olduğunu belirterek arkasında durur ama bu zamanda islama sahip çıkan başka siyasi oluşum olmadığını görür ve milli görüşü desteklerdi. Eleştirilen insanların bi davaya zarar verdiğini düşünüyosa insanlar ordan kaçarak yeni bi oluşum oluşturmak yerine içlerinde bulunarak onlarla mücadele etmeyi tercih etselerdi daha çok yol katetmiş olurduk islam adına.

 

Ayrıca hoca bi konuşmasında herkesi saydı ama üstadı saymadı diyen arkadaşa cevap olsun diye yazıyorum Üstad Necip Fazıl'ın Dava için kim var denildiğinde sağına soluna bakmadan ben varım diyebilenindir dava biz bunu milli görüş davasının özüne oturtmuş insanlarız davamız tek ama ne yazıkki yollarımız ayrı bigün biyerde birleşicek bunada inanıyoruz biz üstadı görmezden gelmiyoruz onun gibi görmezden gelmediğimiz birçok insan var ama siz çarpıtmak isterseniz o insanların arasında sayılmayan daha nice önemli insan vardı onlarıda kullanıp aleyhimize konuşabilirisiniz hatta boş durmayıp onları sevenleri de kışkırtabilirsiniz.

 

bu site üstadı daha iyi anlatmak için kurulmuş belli ama bence bu tür yazılar üstadı anlatmaya değil bazı kesimleride ondan soğutmaya yarar milli görüşe sevdalı insanları erbakandan uzaklaştıramazsınız ama milli görüşe yeni girmiş hocamı seven gençleri necip fazılı anlamaktan uzaklaştırabilirsiniz tam terside olabilir ve ikiside vebal almaya sebeptir çünkü ikiside islam adına tepki koyan insanlardır ve aksini ağızlarından duymadıkça başka türlü düşünmeye hakkımız yok.

AB
07.08.2007 13:27
#25

selam aleykum

 

öncelikle hırsızlığı bütün halk tarafından sabit ''CEM UZAN''dan bile fazla oy alamayan bu adamı utanmadan çıkıp savunuyorsunuz ya size hala şaşıyorum.ve utanmadan üstadın bu adam hakkındaki tesbitlerini tekrar eden arkadaşlara ''terbiyesiz'' yaftasını yapıştırmaktan geri kalmamışsınız.onu aynen size iade ederiz.

 

erbakanın bu durumunuda komik bir bahaneye sığdırmışsınız.''ANLŞILMAMAK''...hade ordan anlaşılmıyormuş.medya ve benzeri güçler durmadan başka güçleri empoze ederek halkın gözüne sokuyormuş güya, bak sen..buna sen inanıyormusun medya ve tsk halkın gözüne en çok kimi sokuyordu ne oldu?siz hangi ülkede yaşıyorsunuz söylediklerinize inanıyomusunz.

 

size sorarım ''ÜSTAD''ın hangi eleştirisi kendi çıkar ve menfaatleri uğruna yapmış.''ÜSTAD'' o eleştirileri yaparken erbakandan hangi menfaatleri beklemiş ya da erbakan ''ÜSTAD''ın hangi çıkarlarını engellemişte ''ÜSTAD''o eleştirileri yapma gereği hissetmiş.siz bunları söylerken terbiye sınırlarını çoktan ihlal etmiş ve ''HAK''dava uğrundaki zerre tavizsiz olan bu adama en ağır hakaretleri yapmış olmuyormusunuz.sonra bizim en iyi bildiğimiz şeyi yani erbakanın olaylara verdiği tepkiyi bir hadis-i şerifle örneklemeye çalışmışsın.''PEYGAMBER''efendimiz (s.a.v)taifte ayakkabıları kanla doluncaya kadar taşlanmış,''CEBRAİL''in,emir ver şu dağları başlarına geçireyim demesine rağmen,onlar bilmiyorlar,bilseler böyla yapmazlar demiştir ''EFENDİMİZ''.peki ya erbakanın tavrı ne olmuştur?kendisinden haklı olarak kopan tertemiz insanlara en ağır hakaretleri etmekten geri kalmamış.hatta ısrarla söylüyorum tuncay özkan adlı o insan müsveddesiyle kanaltürke çıkıp aynı fikirleri paylaşmıştır.bu halk enayi değil olup bitenleri ve bunlara cevap vermeyi en güzel şekilde bilir.1994-95 te en yüksek oy verdiği bu adamlara 99'dan sonra adeta gömmüştür.sebebini biliyorsunuz heralde bilmiyorsanız bidaha anlatayım.hani ordu nun dayatmasıyla imzalamak zorunda kaldıkları bi karar vardı ya hatırlayınız...erbakanın siyaset anlayışı demirelle parelellik gösterir.bunlar zoru gördüğünde birisi paltosunu diğeride şapkasını alıp gider.sonra ortam durulmaya başladığında bakarsın ki bu adamlar gene gelmiş ama atı alan üsküdarı çoktan geçmiş.

 

size tavsiyem,üstadı topyekün kendine şiar edinmiş bu insanların arasında gelipte erbakan ve avanesini savunmayın. isterseniz ağzınızla kartal yakalayın fikrimiz değişmez.umarım bu konuyu daha fazla uzatmazsınız.

AR
07.08.2007 14:50
#26

evet uzatmaya gerek yok yazılanları nereye çekebileceğinizi gayet net gösteriyosunuz ama şunuda bilin ki eleştirilen kişi değil İCRAATTIR ve sizlerin başlattığı bi konuya sessiz kalmamızı beklemiyosunuz dimi. ayrıca belgelerle sabittirki hoca o belgeyi imzalamamıştır istediğiniz yere başvurun belgeye ulaşabilirsiniz istiyosanız mailde atabiliriz yok diyosanız aratırsanız o belgeyi bulucaksınız (kartel medyası hariç malum yıllardır beyninizi yıkadı artık yıkacayacak bişileri kalmamıştır herhalde döne döne hala aynı şeyleri temcit pilavı gibi ısıtıp koyduklarına göre) konuyu mektuptan siyasi bi hale bizler getirmediğimiz için rahatlıkla konuşabiliyoruz. gaye islamsa seferden sorumluyuz zaferden değil bu yüzden kimseyle kıyas kabul etmeyiz.

 

size cevap veriyoruz yada en azından kendi adıma cevap veriyorum çünkü üstad erbakan hakkında ne düşünürse düşünsün geçmişte kalmış düşüncelerdir beni hiç bağlamaz ben onun düşüncelerinide benimsiyosam yazdıklarında davamı yansıtan sözler buluyosam sizin bu forumda onu tanımaya çalışan diğer insanlarında varlığını gözeterek yazdıklarınıza dikkat etmeniz gerekir bu mektup evet var yazılmış ama yorum yapmak neden bu size mi kalmış bırakın koyun siteye anlamak isteyen istediğini anlasın siz erbakan için o mektubu savunur nitelikte yazılar yazarken biz sessiz kalamayız bizim davamız hak dava ve kim laf ederse usulünce cevabını alacaktır.

sizin fikrilerinize uymaan yada bu mektubu savunmayan cevaplar almak istemiyosanız adminlerinize iletin üye kayıt formuna bi madde daha eklesinler milli görüşçüler üye olamaz diye en azından tebdirinizi alınki biz yanlışlıkla falan üye olursak cevap vermemize engel olun

 

 

selam ve dua ile

07.08.2007 14:50
#27
Millî Selâmet Partisi'ni balmumu adamlar ve merkezlerindeki nefsaniyet heykelinden temizleyiniz, neferlerinizin ayağındaki postal olalım! www.necipfazil.com

 

 

Öncelikle şu hususu açıklayalım. Üstad, hikmetarif24 kardeşin dediği gibi milli görüş düşmanı değildir. Yukarıdaki alıntıda da alenen görüldüğü üzre bu tarz bir söylem tamamen bir safsatadan ibaret olmaktan öteye varamaz.

 

Erbakan'ın nasıl bir şahsiyete sahip olduğu, davamıza ne denli bağlı olduğu, yaptıkları- yapmadıkları- yapamadıkları bedihidir, belgelerle sabittir. Üstadımızın Erbakan hakkındaki teşhis ve tespitlerinin doğruluğu son 10 küsür yılda masum halk tarafından tamamen anlaşılmıştır. Davamıza verdiği zarar-yarar dengesi muşahhaslaştırılsa ve eşit kollu terazide tartılsa yarar kefesinin boşluğu anlaşılır.

 

Şahsiyeti hakkında çok fazla çözümleme işine girişmek aldığımız terbiyeye ve etik değerlerimize ters düşeceğinden bu işe şimdilik kalkışmıyoruz.

 

Erbakan ve üstad arasında geçen olayları "salt dogruyu yalnız Allah bilir... Herkes hata yapar.vs" diyerek geçiştirmenizi Erbakan'a olan yüksek dozda hayranlığınıza veriyorum. Çünkü Erbakan'ın genel manada yaptıklarını tasvip etme, onama, sadece böyle bir taassupun eseri sayılabilir.

 

Üstad'ın yazılarından yalnızca kişisel bir tavır algılayabilmek yalnızca sizlere münhasır bir davranış şeklidir. Bu hususta aşağıya alıntılayacagım yazı dikkatlice okunmalıdır.

 

Hikmet kardeş günümüzde hak ve batıl diyen kaç tane siyasetçi var deyü sual etmişler. Önemli olan hak ve batılı icraatler vasıtası ile haykırabilmektir. Lafla peynir gemisi yürümüyor zahir.

 

Dinimizi, şahsi hırsları gereği tekeline alıp bir sömürü işine girişen de, son zamanlarda ehli küffarla omuz omuza verende nadide şahsiyettir. Ne yani kafirle birlikte olmak mı hak, yoksa kafirin karşısında olmak mı batıl!

 

Sokağa çıksam ve 3-5 kişiye sorsam Erbakan'ın icraatlerini, emin olununuz hiçbiri erbakan lehinde konuşmaz. Eğer rastgele seçilmiş 5 kişiden sadece 2 kişi Erbakan hakkında olumlu düşünse seçimlerden en az %30 oy alması gerekirdi. Seçim sonuçları herkesin malumu. Siyasete girmeyelim.

 

Akaid konusunda haklısınız. Velakin,salt doğruları yalnız Allah bilir dediğinizde de çok haklı idiniz. Sizlerde dikkat edin bu hususta.

 

Kenan Evren'in Erbakan hakkında söyledikleri ve bildikleri, Erbakan'ın dava samimiyetinin en açık göstergesidir. Zira sessiz atın çiftesi pektir.

 

Erbakandan hazzetmemek, O'nu savunmamak neden bölücülük gibi saçma ve gelişigüzel bir yafta ile yaftalanmaya sebebiyet verir, anlamak mümkün değil. Yani o zaman şöyle ki, terör örgütü Erbakan'ı, namı diğer hocayı, sevse bölücü değil, hocayı sevmeyen herkes bölücü gibi (p=0 imkansız olay önermesi gibi) bir yargıya da varılması namümkün olmaz.

 

Bizler olaylara tamamen tarafsızlık tarafından bakarız.Haklının ve Hakkın yanında oluruz.

Lakin siz olaylara bir Erbakan tutkunu, fanatiği olarak nasıl olur da onun penceresinden bakmazsınız şaşılacak şey dogrusu. O vakit sizin hayranlığınızı ya da tarafsızlığınızı bir hekime kontrol ettirmeniz gerekir. Olayları nasıl analiz ettiğinizi gördük. Üstad-Erbakan arasındaki geçen olaylarda hangi pencereyi kullandığınızı da gördük. Bravo nasıl da üstadı haksız çıkardınız...!

 

 

Siyasete girmek istemem ama şuraya bir-iki şey sıkıştıralım.Erbakan'ın siyasi taktiğinin sonucu hezimet oldu. Her türlü yalan-dolan

iftira ve bilimum kılıfları mübah gören siyaset anlayışı artık sökmüyor.

 

İthamlara karşılık vermemenin, ithamı kabul etmek olduğu anlayışı ezik grup psikolojisinden ibarettir. Kaale alınmamak kötü bir his olsa gerektir. Yanlış anlaşılmasın kimseyi savunmuyorum. :rolleyes:

 

Olayları farklı istikametlere yöneltmekte de pek başarılı sayılmazsınız. Tarihi benzetmeler başarısız olmuş. Üstünde daha fazla çalışın.

 

Hem diyordunuz ki efendim işte olayların iç yüzünü bilemeyiz tarafsız olmak lazım, hem de taraflardan birini haklı ilan edebiliyorsunuz. Bu nasıl bir tezattır!

 

 

Arkadaşın birisi doğru doğrudur ve heryerde söylenir demiş. Evet doğru doğrudur.Lakin sen her doğruyu her yerde söylersen nihayetin feci olur.

Siz, ölümüne sayılı günler kalmış bir hastaya dahi doğruyu söylersiniz. Nasılsa doğru herzaman söylenir.Devam edin...

Yer, zaman ve durum üçlüsü bu konudaki lüzumu kati kıstaslardır.

 

İslama ters düşmeyen, o günün şiarlarına binaen kararların alınacağı söylenmiş. Neymiş o kararlar???

Yalancılık mı, yalancı şahitlik mi, yoksa zaten islam olan davamızda gösterilen samimiyetsizlik mi???

 

 

Sitemizin kuruluş amacını söylemenizdeki fuzuliliği siz de hissetmişsinizdir heralde. Buraya gelen herkes - farklı emeller için gelenler hariç- sitemizin amacını bilirler. Tavizsiz olduğumuz, doğruyu savunup yanlışı haykırdığımız, grupları kendimize çekmek için yalakalık yapma acziyetine düşmediğimiz ve düşmeyeceğimiz bilinir.

 

 

 

Velhasıl-ı kelam üstüne bindiğiniz dalın çürük olduğuna aldırış etmeksizin tepinmenize bir mana veremiyor, hikmetarif24 ve yeni getirdiği arda nickli kardeşlerime saygılarımı sunuyorum...

ME
07.08.2007 14:52
#28

Konunun, fazla uzamış ve daha da uzamaya meyilli olması ve siyasi muhteva içermesi gerekçeleri ile kapatılmasına karar verilmiştir. Tarafları sükunete davet ediyor, konuyla ilgili farklı başlık açmamalarını rica ediyorum.

 

Saygılarımla...

BD
04.12.2008 20:43
#29

Üzerinden bir buçuk yıla yakın bir süre geçmesinden dolayı ve kapatılmasına sebebiyet veren tartışmaların bir daha tekrarlanmayacağını umut ederek konuyu açmış bulunuyoruz. Amacımız bu konuya dair olan fikirleri daha da olgunlaştırabilmektir. Fikir dolu yaklaşımlar sergilemek şartıyla konuya devam edilebilir.

HE
14.02.2009 03:41
#30
selam aleykum

kardes ne necıp üstad olabılırsın onu kollamaya nede erbakan olabılırsın elestırmeye kaldıkı azıcık mantıgınız varsa anlarsınız donen dolapları eger yok anlıyamıyorsanız necıp fazıl uzerınden erbakan hocaya laf yetıstırıp ıftıra atma ustadında kemıklerını sızlatma allah ustadın da mekanını cennet eylesın ınsaallah

hikmetarif24 kardeşimiz erbakanın siyasete bir Allah dostunun tavsiyesiyle girdiğini ve itaat ettiğini sölemiş.kime itaat etmiş ilk önce bu sorunun cevabını vererek başlıyabilirsin.

hadi diyelimki o Allah dostuna itaat etmiş peki ya üstad haşa Allah düşmanımıydı ki, babasının yaşındaki bu adama itaat etmeyi pek aklına getirmemiş.hatta onunlada kalmayıp üstad hakkında iftira ve yalancı şahit tutmak suretiyle üstada en ağır hakareti etmiş ve kendini bedii faikten daha aşağı seviyelere çekmiş.

 

3.soruda demişsinki kenan evrenın iltifatlarına mazhar olmuş. yüzbin tane kenan evrenın iltifatına mazhar olmakmi iyi yoksa üstadın, artık seni bir hiç saymasımı? bunu sen cevapla.bizim cevabımız bellidir.

 

4.soruyu sorarken sanırım 20 gün öncesini unutup sormuşsun.ben bu devirde kimsenin erbakana yüklenip eleştirdiğini,aşağladığını hiç görmedim.bilakis erbakan ve avanesi kendi benlik ve hırsları yüzünden kendilerinden kopmuş olan insanlara en ağır hakaretleri etmiş ve kinlerini açıkça sergilemişlerdir.bununlada kalmayıp hakk'ın en büyük düşmanları olan tuncay özkan ve yadaşlarıyla bir olmayı hatta kanaltürke çıkıp bu hakk düşmanı avanenin savunduğu düşünceleri savunmuştur.bu bile bir insanın seviyesini ölçmek için başlı başına yeten bir sebeptir.

 

Erbakanın siyaset anlayışında dik durmak yoktur yumruğunu sıkmak yoktur.sen istediğin kadar dindarlıktan dem vur ağzın dünyanın en güzel kelimelerini kullansın hiç önemli değil.hani derler ya ''ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz''diye işte bu en güzel kıstastır.

eğer 1997 de adam gibi tavır sergilemeyi becerebilseydi bugün düştüğü bu rezil duruma düşmezdi.içlerinden ,zulme karşı eğilmeyelim hükümetin yıkılması pahasına bu kararı imzalamıyalım diyenlere verdiği cevap ibret vericidir.''hadi ordan devlet yünetmek çocuk oyuncağı değildir burda kabadaylığa yer yok''deyip kendi ipini çekmiştir.açıkçası ben üstadı okumaya başlamadan önce bile erbakan benim için bitmişti.

 

üstadı okumaya başladıktan sonra ve onun hakkında yazdıklarını gördükten sonra üstadın bu can alıcı tesbitini ve ileri görüşlülüğü karşısında,demek üstad böyle olunurmuş...demekten başka söz bulamadım.

 

bide bölücü olmıyalım demişsin.bundan kastın sanırım erbakanıda benimsemek ve kabul etmek diye anladım.herkes kendi düşüncesinde özgürdür isteyen erbakanı sever istemeyen sevmez veya üstadı isteyen sever istemeyen sevmez kimseye illa herkesi seveceksin diyemeyiz.birini sevip birini sevmemek bölücülük taşımaz bunuda belirteyim.öyle olsaydı erbakana da ,üstadı sevmediği için bölücülük yaftasını yapıştırırdık.ama kimse erbakana bölücülük ithamında bulunmadı.

 

son bir not:seçimden önce tv.de erbakanın konuşmasını dinliyordum.çocuklarımıza değerli sanat ve fikir adamlarımızı öğretecez diyordu ve öğreteceği kişileri sayıyordu.m.akif,yahya kemal..bi kaç kişi daha saydı ama üstadı hiç anmadı.bu bile üstada verdiği değerin bir ölçüsüdür .

14.02.2009 04:06
#31

s a

erbekan konusunda sızınle aynı fıkırlerı paylasamıycam ama sanırım bır eksık bılgı var sende arkadasım erbakan sıyasete merhum MEHMET ZAHİT KOTKU ra hazretlerının tavsıyesı uzerıne gırmıstırkı bu da merhum hoca efendı hazretlerının bır kerametıdır şöylekı erbakandaki enanıyetı gormus ve onu kıbarca postniştten uzaklastırmıstır. ama hoca efendı hazretlerı yerıne merhum MAHMUT ESAT COSAN ra hazretlerıne bırakınca da asıl yuzunu gosterıb esat hocaya (fesat hoca?) demıs ve ıskender pasa cemaatınde bır bolunmeye yol acmıstır hatırlatırım

NE
14.02.2009 18:08
#32

Erbakan'ın dışa bağımlılıktan kurtulma çabaları takdir edilmelidir, ama şunu çok kesin net söyleyebiliriz ki gerçekten kişilik sorunları olan biridir.

Mehmet Zahid Kotku'ya (r.a.) bağlıdır ama yine hep kendi bildiğini okumuştur; M.Esad Coşanı ise kırmış, incitmiştir. Yurt dışında onun faaliyetlerini engellemeye çalışmış, İslam dergisi gibi müslüman camianın yüzakı bir dergiye aboneliği engellemiştir. Hocaefendi yurtdışında toplanan paraların hesabını sorduğunda da yine bir tatsız tutum takınılmıştır. Ama yine şunu kaydetmek zorundayız ki M. Esad Coşan merhum, Erbakan'ı ilerleyen yıllarda affettmiştir.

 

Erbakan 'tasavvufi ahlak'tan biraz daha fazla nasiplenebilseydi, ülkemiz için pek çok şey çok daha güzel olabilirdi.

SE
24.05.2009 21:24
#33

Selamünaleyküm.

Maalesef, tartışmalardan şu sonuç çıkıyor:

1. Demokrasi, kendi içinde demokrat olmayan, olamayan, olamadıktan sonra bir idildir, hayaldir, boşa kürektir.

2. Bir büyük doğu davası ile bir milli görüş davası nefsaniyeti değil, meselenin Allah ve Resulü davası olduğunu unutturarak nefsaniyetlerin üste çıkması bir adım bile yol alamadığımızın acıklı bir görüntüsüdür.

3. Ömrünü bu davaya adamış üstadı küçümsercesine bu hareketin önderi olmaya talip olmak acınasıdır, nitekim acınası hale düşmüşlerdir.

4. İslam davasında "size siyasete girin, meydanı boş bırakmayın" denildi diye bu davanın sahipliğinin tapusu bendedir diyemez hiç kimse! Ve "bu işi beceremediniz, çekilin" denildiğinde de, çekilemeyecek kadar antidemokratsa bu oluşumlar, onların ne ümmete ne kendilerine hayrı dokunur.

5. Bu sahte demokrasya üzerinde artık kamuflajlı dava olamayacağının da sonuçlarıdır bunlar, hala ibret almayanlar varsa, bu karanlık dönemdeki perişan hale bir baksın: Ortalığı cehalet götürüyor. Bir modernist islamcılık ve teknolojik bağımlılık sapıklığı her yanı sarmış. Büyük yekpare bir islami hareket yok. Bunun gerçekleşeceğeine dair bir sevinçli hareket yok. Nasıl yapmalı? selam, dua sizlerle olsun.

FU
24.05.2009 22:57
#34

merak ettim acaba şiirin üstadının ,Üstad Bediüzzaman Said nursi(r.a.) ye hitaben mektubu veya bir yorumu varmıdır varsa aydınlatırsanız sevinirim...selametle

YA
24.05.2009 23:03
#35
merak ettim acaba şiirin üstadının ,Üstad Bediüzzaman Said nursi(r.a.) ye hitaben mektubu veya bir yorumu varmıdır varsa aydınlatırsanız sevinirim...selametle

Selamun Aleyküm...

 

 

1 — «Sözler», «Mektubat», «Lem'alar», «Şualar» diye dört büyük kısımdan teşekkül eden ve 130 Parça hâlinde bütünlesen Nur Risalesi, bu büyük ve son derece tesirli eser, Kur'an sırlarına dayalı bir İslamî hikmet manzumesidir ve bu ölçüyle ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. Ona Kur’an tefsiri denilemez. Kur’andan mülhem denilebilir.

 

2 — Nurculuk asla bir tarikat veya mezheb değildir ve ruhanî terbiye yoluyla zevkini şeriat ve Hakikatten almış muhterem bir zâtın etrafındaki vecd ve bağlılık halkasından ibarettir.

 

3 — Said Nursî Hazretleri, kisbî olanaktan ziyade veh-bî bir ilim ve dehâ çapında bir zekâ ile nimetlendirilmis kemâlli bir insan ve nihaî çapta muhterem ve muhteşem bir mücahid olup,Sürdüğü hayata nispetle bir hâl ve ruhanî makam sahibi olması muhakkak bulunmakla beraber,Asıl kıymeti tefekkürî sahada aranması gereken halis bir Müslüman ve örneklik şerefte bir Mazlumdur.

 

(Necip Fazıl Kısakürek Son Devrin Din Mazlumları s.255)

 

Selametle...

BA
24.05.2009 23:06
#36

Selamun Aleyküm öncelikle ;

 

Şimdi değerli gönüldostlar Üstad Bir mektup yazmış yazmasınada lehciler ve alehciler hemen kendilerine nema kapmaya başlamış neredeyse üstad bizim partiyi severdi anlamlarına varacak kadar (anlayana) Üstad evet bir mektup yazmış yalnız şunu belirtmek isterimki ben illam ERBAKAN HOCA yı savunmak amaçlı demiyorum ama Türkiyem öyle dönemlerde öyle zamanlardan geçtiki ağzını tek kapamayan sözünü direk dilinden çıkaran üstadımız olmuştur olduğundan ömrü dört duvar arasında geçmiştir Erbakan hocaya gelirsek o bir siyasetçi idi ve nitekimde dava adamıydı bir görüş lideri idi ve o dönemlerde Allah diyeni içeri alır hale getirmişlerdi. nitekim kominizim içten içe içimizi kemirirken bir siyasi partinin ayakta kalması içinde her doğru heryerde söylenmez ilkesi mutlak önemli bir unsur idi ki Erbakan hocada direk sözünün eri oda ne çektiyse dilinden çekti fikir adamları hep dilinden çekmiştir. ama siyaset yapıyorsan bazı şeyleri yutmak mecburiyetinde kalabiliyorsun. bunda kimse nemalanmasına hayıflanmasına gerek yok üstada sözüm olmadı olamazda ama bu konuyu niye bukadar uzattınız onu anlamış değilim ÜSTAD BU ÜLKEYE FİKİRLERİYLE HİZMET ETMİŞTİR BU GENÇLİĞE! ONUN TABİRİYLE SAKARYA GENÇLİĞİNE.

ama üstad bir mektup yazdı diyede ne Milli görüşün bu ülkeye hizmetini nede ERBAKAN HOCAYI burada yargılama yada asma kesmeye kimsenin hakkı yok. ÜSTAD OLSUN ERBAKAN HOCA OLSUN DAVA ADAMIYDILAR.

 

Bu arada bugün üstadın kabrini ziyaret ettim Allah Nur içinde yatırsın Üstadımızı bizede inşallah mahşerde Şefaatçi olur (amin.)

 

Aziz Ruhuna EL FATİHA

 

selam, dua ve muhabbetle ..

FU
24.05.2009 23:06
#37

teşekkür ederim öğrenmiş oldum...

YU
06.06.2009 11:38
#38

üstadın bir deniz feneri olduğunu fark edemeyen nesiller , günümüzde olduğu gibi kayalıklara bindiriverirler .... saygılarımla

YB
17.06.2009 02:53
#39

ben acikcasi burada yazilanlara pek inanmiyorum necif fazil kisakürek böyle söylelediklerine onun dünya görüsü ile erbakanin arasinda fazla fark yok o ayasofya icin ne söylemisse aynisini islam alemindeki hatalari nasil görmüs ise aynisini erbakanda söylüyor burada yazilanlar yanlis onun agzindan söylenmis gibi buraya yazmak kisa kisa yaziyorum uzun olmasin sikilmayin demek bana göre demogoji yapiyorsunuz burada bakiyorum cok arkadasimiz ayni yola gidiyor onun koltuk sevdalisi oldugunu söylüyorsunuz 80 küsür yasina gelmis derdi islam ve islam devletlerinin tüm müslüman alemi ve dünya düzeninin yeniden kurulusu yani yeniden osmanli sizlerin agizlarindan yahudu mason lions rotaryam terörist israil devleti yazmak cesaret ister o herzaman söylemisdir dünyada tek bir insan var suan amerikanin planlarini bilen erbakandir islam devletlerinihep uyariyor bakin iranda on gün kaldi sizler ne biliyorsunuz ne calismalari yaptigini amerikadan korkmamalarini cesaretli olmalari ve amerikanin planlarini anlatti dahasi var bu insan icin bu kadar dusmanlik yapmayin siz devlet bahcelinin kim oldugunu esas arastirin en yakin yegenlerini annesini babasini arasdirin bir müslüman niye evlenmez onu arasdirin ayni fethullah gülen gibi bu insanlar neden evlenmezler köyleri soylari belli olmasin diye yahudiler kendi kendileri ile evlenirler baska soydan gelenle evlenmezler evlenirlerse soylari cikar meydana bak kardeslerim birakalim kendi kendimizle ugrasmayi bak yahudi israilde hamile kadinlari diyarbakirda dogurtuyor neden biz bu gibi derin mevzular ile ugrasa cagimiza bizi birbirimize düsürüyorlar bu ince konulari bilmiyelim diye neden bankalar yabancilara satildi esasen bu bankalarin sahibi arka planda kiliselerdir bunu tabiki bilmiyorsunuzdur gap elden gitti simdi sira karadenizde orada findik zamani sikisan kredi cekiyor göruyoruz findikcinin halinisikisan findikci kredi cekmek icin arazilerinin tapularini bankaya vermek zorunda ödüye meyince araziler elden gidiyor sonra biriktidigi arazileri yabanci yani yunanlilarin aldiklari bankalar yunanlilara satacaklar ilerde gelelim ic anadolu ciftcinin hali belli bilincli yapilan ciftcinin isini bitiriyorlar disari bahimli yani israile bahimli hale getiriyorlar dedimya findikci bitiyor neden cünkü hamburgda borsasi yahudinin elinde daha ne yazayim bu insan bunlari ülkesi icin söylüyor mücadele ediyor sizler neler uyduruyorsunuz gercekden sizler vicdani rahatmi bilmeden uyduruk seyler atiyorsunuz gunaha giriyorsunuz hemde bunu necip fazil kisakürek söylemis gibi sizleri allaha havale adiyorum allah iftiradan korusun bizleri!!!!!!!!!!!!!!! :) :(

AL
17.06.2009 11:58
#40

Ne İslamı kardeşim. Hangi Ehli Sünnet aklı gidip humeyni katırı ahmedinecadla görüşür? Hangi sıfatla? Bende seninle uzun uzun yorulmaya vaktim yok ama Üstadın Şerbakandan sonra geldiği izlenimini vermeye çalıştığını hissettim. Eğer bir İslam davası söz konusuysa Üstad bu işin fikir babasıdır ve o tabi olmaz ona tabi olunuz. Şerbakanda ne derece tabi ise o derece sevilir. Kendisi Zahit Kotku Hazretlerine bağlıydı. Ne diye Esad Coşan Efendiyle kavga etti. Bir değil iki değil. Nice budalalıkları var.

Siyasetçi Hz. Ömer efendimize ne derece yakınsa devlet yönetiminde ne derece Sahabeyi örnek alırsa o derece muteberdir. Yoksa orta malı müslüman siyasetçi kolay iş!

Mücadele falan filan inter milan :( yok kardeşim ne mücadelesi.

Bak ben sana İslam için savaşan bir grubun yaptıklarını söyliyeyim. Mücadeleyi nasıl gördüğüne bağlı olarak...

Dünya da bir grup türedi ki İslam için türbe yıkıyor, İslam için canlı bomba yetiştiriyor, İslam için Osmanlı kalelerini mahvedip hotel yapıyor, İslam için Ashaba saldırıyor vs vs vs vs...

Hasılı kardeşim mücadele tanımını yapmadan Şerbakan mücadele etmiştir diyemezsin. Tanım ise Büyük Doğudur ve gerisi yalandır.

Ancak sen orta malı siyasetle ve demirbaşlarıyla meşkul olabilirsin. Bizde bir 200 sene daha bekleriz.

ON
17.06.2009 12:11
#41

Yakın tarihimizin büyük insanı Mahmud Es'ad Coşan Hoca Efendi; ''nasıl tevfik fikret sol kesimin bayrağı ise Üstad Necip Fazıl' da bizim bayrağımızdır. Gençler, Üstad'ın bütün şiirlerini bilmeli ve tam manasıyla idrak etmelidir''. demiştir. Bundan dolayı Üstadı tartışmaya gerek yok...

Üstad olaylara ve kişilere olan tepkisini açıkça kişilerin yüzüne söylemiştir ya da o şahısların duyabilecekleri şekilde dile getirmiştir. Bizim dikkat etmemiz gereken nokta burasıdır. Yoksa söylediklerimiz gıybete girebilir diye düşünmekteyim...

Saygılar...

YB
17.06.2009 21:21
#42
Ne İslamı kardeşim. Hangi Ehli Sünnet aklı gidip humeyni katırı ahmedinecadla görüşür? Hangi sıfatla? Bende seninle uzun uzun yorulmaya vaktim yok ama Üstadın Şerbakandan sonra geldiği izlenimini vermeye çalıştığını hissettim. Eğer bir İslam davası söz konusuysa Üstad bu işin fikir babasıdır ve o tabi olmaz ona tabi olunuz. Şerbakanda ne derece tabi ise o derece sevilir. Kendisi Zahit Kotku Hazretlerine bağlıydı. Ne diye Esad Coşan Efendiyle kavga etti. Bir değil iki değil. Nice budalalıkları var.

Siyasetçi Hz. Ömer efendimize ne derece yakınsa devlet yönetiminde ne derece Sahabeyi örnek alırsa o derece muteberdir. Yoksa orta malı müslüman siyasetçi kolay iş!

Mücadele falan filan inter milan :( yok kardeşim ne mücadelesi.

Bak ben sana İslam için savaşan bir grubun yaptıklarını söyliyeyim. Mücadeleyi nasıl gördüğüne bağlı olarak...

Dünya da bir grup türedi ki İslam için türbe yıkıyor, İslam için canlı bomba yetiştiriyor, İslam için Osmanlı kalelerini mahvedip hotel yapıyor, İslam için Ashaba saldırıyor vs vs vs vs...

Hasılı kardeşim mücadele tanımını yapmadan Şerbakan mücadele etmiştir diyemezsin. Tanım ise Büyük Doğudur ve gerisi yalandır.

Ancak sen orta malı siyasetle ve demirbaşlarıyla meşkul olabilirsin. Bizde bir 200 sene daha bekleriz.

 

 

ALi NFK önce seni kiniyorum terbiyesizlik yapma burada bana kötü yazilar yazdirma serbakan kelimesini eynen sana iade ediyorum sen fitneci ve serefsizlik yapma yazdigin yazilari iyi oku senin kimseye hakaret etme hakkin yok evet irak ahmedinejad devletin basinda halki secmis sana ne oluyor secilen sevilen insanlara hakaret edemezsin sen bu yazinla ben yazimda hakaret etmedim üstadimiza sen kimsin merak ettim dogrusu tr gelmis ajanlardansin galiba kendini necipfazil sevdalisi gösterenlerdensin sen ozaman üstad sizin gibi olmadigini biliyorum ondan alman gerekenleri almamissin sen kafasini kuma soymus deve kusunu taniyormusun tanimiyorsan aynaya bak tanimis olursun kim olursa olsun bu ölen ecevit olur deniz baykal olur bahceli olur alevi dedeleri olur erbakan olur devlet icin calismaya calisan kisilerdir sen neden fethullah güleni görmezsin düsüncen aynen beraner galiba fethullah ile ondan erbakan düsmanligin onlar sevmez o bu devletin icine giren ilk ajan degil cok var kardes uyan artik kumdan kafani cikarda dünyaya bir bak sen tahmin ediyorum israilin filistini vurdugu icin sevinenlerdensin durum onu gösteriyor

AL
17.06.2009 22:22
#43

Sen Türkçe biliyor musun? Cümlelerin gösteriyor ki Türkçe ile uzaktan yakından alakan yok. Irak ne kadar sever ahmedineJadı bilemem ancak onu başkan seçen İran halkı :( Maskemide düşürdün. Herhalde NFK-Fan beni ajanlıktan ötürü siteden atar :( Ama şu filistin meselesi için ayrıca gülmem lazım. Neyse kardeşim ben bir Büyük Doğucu olarak Erabakan'dan hiçbir fayda görmedim varsa buyurn anlatın. Hepsini bir kenara koysak Zahit Kotku'ya -ki ne derece bağlı şüpheli- ve onun evladı sevgilisi öğrencisine terbiyesizlik etmiş olmasından sebep affetmem ve sevmem mümkün değil. Ben olaylara CHPli gözüyle bakmıyorum Ehl-i Sünnet gözüyle bakıyorum. Bu konuda eleştirilerini ise beklerim ve teşekkür de ederim. :)

Hadi selametle...

YA
17.06.2009 23:25
#44
neden fethullah güleni görmezsin düsüncen aynen beraner galiba fethullah ile ondan erbakan düsmanligin onlar sevmez o bu devletin icine giren ilk ajan degil cok var kardes uyan artik kumdan kafani cikarda dünyaya bir bak sen tahmin ediyorum israilin filistini vurdugu icin sevinenlerdensin durum onu gösteriyor

Fethullahçı ya da Nurcu değilim birader de merak ettim Fethullah Gülen nereden Ajan oluyor sorması ayıp merak ettim.Fakiri bu konuda bilgilendirirsiniz İnşallah.

AL
17.06.2009 23:27
#45

:( aaa ben bana Fetullahçı dediğini kaçırdım. Onun ajanlığını bilemeyecem de benim Futullah - çı olmam söz konusu bile değil. Eğer öyle olsaydı onun rozetiyle gezerdim :)

YB
17.06.2009 23:32
#46

sen buzamana kadar erbakani tanimamissin bundan sonra sana anlatsam ne faydasi var beynin kalbin muhurlenmis senin kac yasindasin bilmem ama yaptiklarini simdi ögrenmek istiyorsan acarsin youtubeyi girersin orada arama yaparsin koskoca israil biliyorda sen niye bilmiyorsun 28 subat ergenekon bu devlet icinde devletidemi bilmiyorsun basa getirmemek icin calisiyorlar medya ile birlikte neden basa getirmiyorlar veya 1 sene hükümed oldu ne yapti kisa zamanda havuz sistemi D8-ler isciye memura findikciya 4 dolar verdi ozaman bu siyasette yaptiklari ya islami basörtüsü imamhatim okullarin durumu ortada kat sayisi din dersi okullarda serbest olmasi daha neyazayim en azindan amerikaya tavri israile söyledikleri bunlaridami görmüyorsun benim amacim bir insani methetmek degil ama bir bu millete hizmetleri olan insana bu sekilde yazilar yazman beni kizdirmisdir eski dönemlerinde fabrikalar yani zirai donatim kimin eseri seker fabrikalari daha ne yazayim islami durusu belli kimin icin calisiyor bu millet icin ne ne yazyiorsun ya havadan sudan tanimak istemeyince isine gelmeyince istedigini yazarsin bak ben kisilere hakaret etmeden yazmaya calisiyorum sana ondan dolayi cevap yazmayi kendimi borc bilirim sen önce kisileri kötülüyecegine önce EGLi SÜNNET nedir onu ögren kul hakkini ne yapacaksin serbakan derken islama göre kisiler bu sekilde isim takmak günah sen egli sünnet kim sen kim hadi git oradan sahtekar seni sen cidi birisi olsaydin samimi birisi olsa idin öyle kelimeler yazmazdin türkcem benim cok iyidir senin türkcen belli kardes sen kendi türkceni oku yazdigindan anlamadim bazi kelimeler anlasilir degil

YB
18.06.2009 00:10
#47
Fethullahçı ya da Nurcu değilim birader de merak ettim Fethullah Gülen nereden Ajan oluyor sorması ayıp merak ettim.Fakiri bu konuda bilgilendirirsiniz İnşallah.

 

ilk önce sunu sormak isterim ingiliz ajani hamplerin hayati diye bir kitap var okudunmu veya duydunmu bu kitabi okumamissan arastir ulasmaya calis okunmasi gereken bir kitap o zaman dönen dolaplari daha iyi anliyabilirsin sana bir adres verecegim bu adresde merak ettiklerin var videolari seyret siteyi iyi incele bak bilmen gereken neler var gülen ile ilgili neden ülkemize gelemiyor ve islami bir cemaatin lideri göya islama göre bir erkek evlenmesi gerekmiyormu bu kisi neden evlenmemisdir o kitapda yaziyor sebepleri adam romada ölmek istiyor ah allah nasip etsede ben peygamberimizin yaninda medinede o ülkede o mekanlarda ölsem ölsek dimi kardes aradaki fark neyse kafani karisdirmayayim adresi asagiya veriyorum

 

 

link

 

//edit

HA
18.06.2009 00:17
#48

Konu saptı yine, madem öyle ben de şunu ekleyeyim. Es'ad Coşan merhum ne kadar kırgın olursa olsun, Pakistandan gelen bir heyete Erbakan için 'Bizim tekkemizden yetişmiştir.' diyerek bağışlayıcı bir tutum sergilemiştir.

 

(Babam Dr. Yusuf Bosnalı, bu şekilde anlatıyor.)

YB
18.06.2009 00:22
#49
sen buzamana kadar erbakani tanimamissin bundan sonra sana anlatsam ne faydasi var beynin kalbin muhurlenmis senin kac yasindasin bilmem ama yaptiklarini simdi ögrenmek istiyorsan acarsin youtubeyi girersin orada arama yaparsin koskoca israil biliyorda sen niye bilmiyorsun 28 subat ergenekon bu devlet icinde devletidemi bilmiyorsun basa getirmemek icin calisiyorlar medya ile birlikte neden basa getirmiyorlar veya 1 sene hükümed oldu ne yapti kisa zamanda havuz sistemi D8-ler isciye memura findikciya 4 dolar verdi ozaman bu siyasette yaptiklari ya islami basörtüsü imamhatim okullarin durumu ortada kat sayisi din dersi okullarda serbest olmasi daha neyazayim en azindan amerikaya tavri israile söyledikleri bunlaridami görmüyorsun benim amacim bir insani methetmek degil ama bir bu millete hizmetleri olan insana bu sekilde yazilar yazman beni kizdirmisdir eski dönemlerinde fabrikalar yani zirai donatim kimin eseri seker fabrikalari daha ne yazayim islami durusu belli kimin icin calisiyor bu millet icin ne ne yazyiorsun ya havadan sudan tanimak istemeyince isine gelmeyince istedigini yazarsin bak ben kisilere hakaret etmeden yazmaya calisiyorum sana ondan dolayi cevap yazmayi kendimi borc bilirim sen önce kisileri kötülüyecegine önce EHL-i SÜNNET nedir onu ögren kul hakkini ne yapacaksin serbakan derken islama göre kisiler bu sekilde isim takmak günah sen ehl-i sünnet kim sen kim hadi git oradan sahtekar seni sen cidi birisi olsaydin samimi birisi olsa idin öyle kelimeler yazmazdin türkcem benim cok iyidir senin türkcen belli kardes sen kendi türkceni oku yazdigindan anlamadim bazi kelimeler anlasilir degil
ON
18.06.2009 00:23
#50
sen buzamana kadar erbakani tanimamissin bundan sonra sana anlatsam ne faydasi var beynin kalbin muhurlenmis senin kac yasindasin bilmem ama yaptiklarini simdi ögrenmek istiyorsan acarsin youtubeyi girersin orada arama yaparsin koskoca israil biliyorda sen niye bilmiyorsun 28 subat ergenekon bu devlet icinde devletidemi bilmiyorsun basa getirmemek icin calisiyorlar medya ile birlikte neden basa getirmiyorlar veya 1 sene hükümed oldu ne yapti kisa zamanda havuz sistemi D8-ler isciye memura findikciya 4 dolar verdi ozaman bu siyasette yaptiklari ya islami basörtüsü imamhatim okullarin durumu ortada kat sayisi din dersi okullarda serbest olmasi daha neyazayim en azindan amerikaya tavri israile söyledikleri bunlaridami görmüyorsun benim amacim bir insani methetmek degil ama bir bu millete hizmetleri olan insana bu sekilde yazilar yazman beni kizdirmisdir eski dönemlerinde fabrikalar yani zirai donatim kimin eseri seker fabrikalari daha ne yazayim islami durusu belli kimin icin calisiyor bu millet icin ne ne yazyiorsun ya havadan sudan tanimak istemeyince isine gelmeyince istedigini yazarsin bak ben kisilere hakaret etmeden yazmaya calisiyorum sana ondan dolayi cevap yazmayi kendimi borc bilirim sen önce kisileri kötülüyecegine önce EGLi SÜNNET nedir onu ögren kul hakkini ne yapacaksin serbakan derken islama göre kisiler bu sekilde isim takmak günah sen egli sünnet kim sen kim hadi git oradan sahtekar seni sen cidi birisi olsaydin samimi birisi olsa idin öyle kelimeler yazmazdin türkcem benim cok iyidir senin türkcen belli kardes sen kendi türkceni oku yazdigindan anlamadim bazi kelimeler anlasilir degil

 

Siz bu zamana kadar sadece Erbakan'ı tanımışsınız, o'nu da yanlış tanımışsınız. Yanlış anlama Erbakan kötüdür demiyorum iyidir diyemeyeceğim gibi... Erbakanı tanımayanın kalbi mi mühürleniyor? Bu ne saçma bir sonuç. Fethullah Gülen Hoca hakkında atıp tutuyorsun. Peki Fethullah Gülen Hocayı nekadar tanıyorsun? Çok iyi tanıyorsan Erbakanı, Fethullah Gülen Hocayı anlat bilelim de nasiplenelim. Bilmiyosanız insanlar üzerinde atıp tutmayın. Böyle saçmasapan tartışmalara girmeyelim. Seviyeyi düşürmeyin. Birbirinize hakaret edecekseniz özel mesajlarla kozlarınızı paylaşın. Umarım yazım bu saçma tartışmaya bir son nokta niteliği taşır....

Saygılar...

YA
18.06.2009 00:24
#51
ilk önce sunu sormak isterim ingiliz ajani hamplerin hayati diye bir kitap var okudunmu veya duydunmu bu kitabi okumamissan arastir ulasmaya calis okunmasi gereken bir kitap o zaman dönen dolaplari daha iyi anliyabilirsin sana bir adres verecegim bu adresde merak ettiklerin var videolari seyret siteyi iyi incele bak bilmen gereken neler var gülen ile ilgili neden ülkemize gelemiyor ve islami bir cemaatin lideri göya islama göre bir erkek evlenmesi gerekmiyormu bu kisi neden evlenmemisdir o kitapda yaziyor sebepleri adam romada ölmek istiyor ah allah nasip etsede ben peygamberimizin yaninda medinede o ülkede o mekanlarda ölsem ölsek dimi kardes aradaki fark neyse kafani karisdirmayayim adresi asagiya veriyorum

 

 

link

 

//edit

Atsızcı faşistler hazırlıyor o videoları.Doğruları anlatsa da izlemem.Ayrıca sen bildiklerinle değil duyduklarınla konuşuyorsun.Yabancı olduğum cümleler değil,Fethullah Gülen ajandır,ufodur vs...

Kim kimi karalamıyor bu devirde?Erdoğan Mason,Gül Sabetayist,O Misyoner,Bu Tapınakçı,Şu Dönme...

Ben bu cümlelerin arkasını daha göremedim,İftiralar dolu lakin müşahhas bir delil?Yok...

 

(Üstüne basa basa söylüyorum belli konularda saygı duymaktan ve cemaatini iyi tanımaktan başka hiçbir bağım alakam yoktur mezkur Hoca ile.)

YB
18.06.2009 00:30
#52
Konu saptı yine, madem öyle ben de şunu ekleyeyim. Es'ad Coşan merhum ne kadar kırgın olursa olsun, Pakistandan gelen bir heyete Erbakan için 'Bizim tekkemizden yetişmiştir.' diyerek bağışlayıcı bir tutum sergilemiştir.

 

(Babam Dr. Yusuf Bosnalı, bu şekilde anlatıyor.)

 

eyvallah kardesim bukadar yazindan dolayi tesekkür ederim allah razi olsun

kalp kirmak isimiz olmamali bizler bir birimize muhtaciz intiyacimiz var birlige beraberlige bu kavga niye niye

selametle kalin

YB
18.06.2009 00:35
#53
Atsızcı faşistler hazırlıyor o videoları.Doğruları anlatsa da izlemem.Ayrıca sen bildiklerinle değil duyduklarınla konuşuyorsun.Yabancı olduğum cümleler değil,Fethullah Gülen ajandır,ufodur vs...

Kim kimi karalamıyor bu devirde?Erdoğan Mason,Gül Sabetayist,O Misyoner,Bu Tapınakçı,Şu Dönme...

Ben bu cümlelerin arkasını daha göremedim,İftiralar dolu lakin müşahhas bir delil?Yok...

 

(Üstüne basa basa söylüyorum belli konularda saygı duymaktan ve cemaatini iyi tanımaktan başka hiçbir bağım alakam yoktur mezkur Hoca ile.)

 

 

ben bizzat erbakan dan duydum fethullah gülen ile ilgili güzel mesajlar vermisdir mesela biz günde bes vakit beraberiz kelimesini söylemisdir ?

erbakan bu kelimeyi söylemis esasen anlamli bir cümle anliyana

YA
18.06.2009 00:49
#54

Burada şunu belirtmeyi de bir borç bilirim,şayet 'Erbakan' olmasa idi Türkiye'de Siyaset CHP ve Tekelindeki solcu partilerin elinde oyuncak olurdu.

Bakın bakalım Milli Nizam,Milli Selamet dönemlerinde İslami Kesim'i (Lanet bir tabir ama kullanmam da şart) temsil edebilecek başka bir parti var mıydı?

Türk Siyasi Tarihinde Terakkiperver Fırka'dan beri İslami bir parti gelmiş mi Erbakan'ın partileri dışında iyi inceleyin.(Demokrat Parti mi?CHP keşke kalsayadı...)

Milli Görüş'ün attığı tohumlarıda küçümsemeyiniz.Dava kardeşlerimiz o tohumdan yetişmiş nesildir.Ve o nesil küçümsenmeyecek bir nesildir, şuan o nesilden insanlar Türkiye'yi yönetiyorlar.O nesil olmasa idi varın halimizi düşünün.(Ak Parti'yi eleştirebilirsiniz ama alternatifinin olmadığının da farkındasınız değil mi?)

Velhasılı kelam yiğidi öldür hakkını yeme misali Zat-ı Muhteremin hakkını vermemiz de bir borçdur,elzemdir.

18.06.2009 01:09
#55

Farkında mısınız, zamanında Necip Fazıl'ı nasıl suçladıklarını?..

Süper Mü...

O Amerikancı...

Şimdi soruyorum size: Bir sitede okuduk 'Necip Fazıl Amerikancı' diye... E o zaman hadi inanalım. Yahu bu kadar basit mi?

İlhan Selcuk'u bilirsiniz... Bu adam mukaddes kitabımızdan Ayetler okur ve hatta günümüz şartlarına göre bazı ahkam ayetlerini de eler kendi kafasına göre. Siz hiç bunların kitaplarından, mesela Fetullah Gülen'i okudunuz mu? Tavsiye etmem... Hani FG'ni eleştirenlerin fikri alt yapısı oralarda saklı da... Böylelikle adamlar bize düşman verirler. Hani tam Yahudi taktiği... Ha bu taktiğin bir de strateji boyutu var.

Bakın, hani bir dine bağlıysanız ve bu din İslam'sa, aynı zamanda üniter bir yapıya bağlı kalarak, kuru bir milliyetçilik üzerine fikri yapınızı kuramazsınız. Ulusçuluk ayağına yatarak eleştirilen bu cemaatın elbetteki yanlışları olabilir. Erbakan'ın da olabilir... Tam bu noktada demek istediğim, hakikati bulup ortaya çıkarmadıktan sonra, bu cemaatlara yapılan eleştiriler işte bu ulusalcı yapının ekmeğine yağ sürer. Böylelikle yaptığınız eleştiriler, bu ulusalcıların kitaplarında aynıyla vaki olur.

Bu arada, Yavuzlenk kardeşim gibi Fetullah cemaatinden değilim. Peşinen söyleyeyim.

AL
18.06.2009 22:04
#56

Üzülüyorum Yavuz Ağabey daha bugün kanal 24'te bu konu anlatıldı hemde şahitlerince. Üstad Her kesimce bastırılmaya çalışılmıştır ve eğer İslami bir davadan söz ediliyorsa Türkiyede yalnızca Üstadın eseridir. Bu da son sözümdür. Vesselem...

18.06.2009 22:25
#57

Ali NFK kardeşim, Üstad Demokrat Parti zamanında da bastırılmaya çalışılmış. Ama yine de bir ümit kapısı bırakmış Demokrat Patiye. Olur ya, hakikati görebilirler diye... Yani, ihtiyatlı olmuş her zaman. Yoksa Üstad'ın hapis yattığı yıllar, Demokrat Parti zamanında daha çoktur.

Mesela ben Ak Partiye karşı umutluyum ama, onlardan memnun değilim. Bunun gibi...

ON
19.06.2009 02:50
#58
Mesela ben Ak Partiye karşı umutluyum ama, onlardan memnun değilim.

Mükemmel açıklama. İnşallah umutlarımız memnuniyete dönüşür...

YB
19.06.2009 21:59
#59
Mükemmel açıklama. İnşallah umutlarımız memnuniyete dönüşür...

 

 

umutlu ve mutlu olmak insanin bekledigi özledigi seyler dir ama

 

Ak partiden daha ne bekliyorsunuz gercekten umudunuz varmi

ben inanmiyorum cünkü arkalarinda ........................ bunlar var ülkemizi digerleri gibi satip duruyor umutlar tükendi tek kurtulus numan kurtulmus (hak gelecek batil zail olacak ) iyi düsünün

YA
19.06.2009 22:14
#60
Üzülüyorum Yavuz Ağabey daha bugün kanal 24'te bu konu anlatıldı hemde şahitlerince. Üstad Her kesimce bastırılmaya çalışılmıştır ve eğer İslami bir davadan söz ediliyorsa Türkiyede yalnızca Üstadın eseridir. Bu da son sözümdür. Vesselem...

Kardeşim Fikri saha başkadır,Siyasi saha başkadır.Üstad Siyasi sahaya inmemiştir ki.Ben Erbakan İslami Dava'nın kurucusu,yücelticisi demedim lakin Siyasete İslamiyeti sokan Erbakandır.Bu yadsınamaz bir gerçektir.

Selametle...

YB
19.06.2009 22:24
#61

biz necip fazil kisaküreki seviyoruz sizleride seviyoruz neden siz bizleri sevmiyorsunuz ben size asagidaki adresde yazilanlari okursaniz sevdigimiz insana nekadar deger verdigimizi görürsünüz site adresi veriyorum editlenmezse iyi olur reklam icin degil necip fazil kisakürek ile ilgili yazilarimiz degerli büyügümüzü nasil sevdigimizin kanitidir

 

 

http://www.milligorus-forum.com/portal/nec...l+K%FDsak%FCrek

AL
19.06.2009 22:49
#62

''Milli Görüş'' bir şarkı,

Notası yok bir mızıka.

Hele nuhun gemisi?

Tek kürekli filika...

Hız verdin iktidarda

Para dolabı çarka.

Uzaksın halisliğe,

Her türlü istihkaka!

İslam'a uzak adam;

Uzak vecde ve aşka!

Dini hafife satmak,

Ne dert istersin başka?

Küfre verdiğin taviz,

Küfürlük bir vesika.

 

Ya sen ey din lüpçüsü

Yeter bunca sabıka!

İslam davası dedik;

Sen çıktın çıka çıka!

Rezil ettin davayı

Mağribe ve Meşrika.

İşin gücün kelamın

Üfürükçüden muska.

Batıl dersin hep batıl;

O sensin filhakika!

Ağır sanayi, evet.

Ama zümrüdüanka.

Keşfin ''Büyük Türkiye''

Haykırışın ''Evraka''!

ÖFKE VE HİCİV - 1980

 

Al sana Üstad Necip Fazıl'dan (R.Aleyh) ''milli görüşe'' hediye...

 

Siz kimsiniz yahu! Milli görüş nedir? Notasız şarkı olur mu? Oluyormuş!

Siteyi çok gezdim, tartışamaları da çok iyi biliyorum.

İslamdan zerre anlamayan tipler krallık kurmuş orada. Vahim olan ise İslam Adına olduğu.

Hertürlü sapık kol geziyor. Az daha sinirlerime hakim olup dayansaydım eminim Abdülhakim Arvasi Hazretlerine küfreden de çıkacaktı. Her türlü mezhepsiz eşşek, reformist budala İslam savaşçısı... Yazık çoook yazık!

 

ÜSTAD'INIZI TANIYIN!

 

Müslüman Türke hakettiği fikir şerefini veren bu adamı tanıyın!

Onun gösterdiği siyasi-ilmi-edebi-dini ölçüye ters düşeni def edin!

Ama öyle olursa eminim SP yüzde 2 de olan oyunu yüzde 0,2 ye düşürür.

 

Üstadım! Sana adam lazım! Küfür bile seni bu adamlar kadar yormadı! Allah senden razı olsun Sevgilim!

 

Cenazemde olmasin celengim top arabam.

Tabutumu tasisin dört tam inanmis adam!

 

Vesselam... Vesselam...

BA
19.06.2009 23:19
#63
''Milli Görüş'' bir şarkı,

Notası yok bir mızıka.

Hele nuhun gemisi?

Tek kürekli filika...

Hız verdin iktidarda

Para dolabı çarka.

Uzaksın halisliğe,

Her türlü istihkaka!

İslam'a uzak adam;

Uzak vecde ve aşka!

Dini hafife satmak,

Ne dert istersin başka?

Küfre verdiğin taviz,

Küfürlük bir vesika.

 

Ya sen ey din lüpçüsü

Yeter bunca sabıka!

İslam davası dedik;

Sen çıktın çıka çıka!

Rezil ettin davayı

Mağribe ve Meşrika.

İşin gücün kelamın

Üfürükçüden muska.

Batıl dersin hep batıl;

O sensin filhakika!

Ağır sanayi, evet.

Ama zümrüdüanka.

Keşfin ''Büyük Türkiye''

Haykırışın ''Evraka''!

ÖFKE VE HİCİV - 1980

 

Al sana Üstad Necip Fazıl'dan (R.Aleyh) ''milli görüşe'' hediye...

 

Siz kimsiniz yahu! Milli görüş nedir? Notasız şarkı olur mu? Oluyormuş!

Siteyi çok gezdim, tartışamaları da çok iyi biliyorum.

İslamdan zerre anlamayan tipler krallık kurmuş orada. Vahim olan ise İslam Adına olduğu.

Hertürlü sapık kol geziyor. Az daha sinirlerime hakim olup dayansaydım eminim Abdülhakim Arvasi Hazretlerine küfreden de çıkacaktı. Her türlü mezhepsiz eşşek, reformist budala İslam savaşçısı... Yazık çoook yazık!

 

ÜSTAD'INIZI TANIYIN!

 

Müslüman Türke hakettiği fikir şerefini veren bu adamı tanıyın!

Onun gösterdiği siyasi-ilmi-edebi-dini ölçüye ters düşeni def edin!

Ama öyle olursa eminim SP yüzde 2 de olan oyunu yüzde 0,2 ye düşürür.

 

Üstadım! Sana adam lazım! Küfür bile seni bu adamlar kadar yormadı! Allah senden razı olsun Sevgilim!

 

Cenazemde olmasin celengim top arabam.

Tabutumu tasisin dört tam inanmis adam!

 

Vesselam... Vesselam...

 

NE BU HİDDET BU CELAL! ANLAYAMADIM ? ÜSTAD ERBAKANA MEKTUPDA YAZMIŞ MİLLİ GÖRÜŞE ŞİİRDE LAKİN NE ERBAKAN HOCANIN NEDE MİLLİ GÖRÜŞÜN BU ÜLKEYE VE GENÇLERİNE YAPTIĞI İŞLERİ KİMSE GÖZ ARDI EDEMEZ.

 

"ÜSTAD DİLİNİN ERİYDİ. ERBAKAN HOCA İŞİNİN ERİ" (SİYASET ARENASINDA HELE HELE TÜRKİYE O DÖNEMLERDE BU ERGENEKONCULAR VE SOSYALİSTLER İYİDEN İYİYE ÜLKEYİ YUTTUĞU BİR ZAMANLAR POLİTİKA YAPMAKTAN BAŞKA ÇARESİ YOKTU) KİMSE BURADA BUKADAR UZUN DİLLİ OLMASIN LÜTFEN. BENDE MİLLİ GÖRÜŞÇÜYÜM AMA AYNI ZAMANDA ÜSTAD HAYRANIYIM !!!

 

BURADA KİŞİLERİN GÖRÜŞLERİNE SAYGI GÖSTERMELİSİNİZ ELEŞTİRİ YAPACAKSANIZDA DAHA SEVİYELİ VE DOZUNDA YAPMALISINIZ. SANKİ HAÇLI BİRLİĞİNE SALDIRIYOR YAAA ..

YB
19.06.2009 23:27
#64
''Milli Görüş'' bir şarkı,

Notası yok bir mızıka.

Hele nuhun gemisi?

Tek kürekli filika...

Hız verdin iktidarda

Para dolabı çarka.

Uzaksın halisliğe,

Her türlü istihkaka!

İslam'a uzak adam;

Uzak vecde ve aşka!

Dini hafife satmak,

Ne dert istersin başka?

Küfre verdiğin taviz,

Küfürlük bir vesika.

 

Ya sen ey din lüpçüsü

Yeter bunca sabıka!

İslam davası dedik;

Sen çıktın çıka çıka!

Rezil ettin davayı

Mağribe ve Meşrika.

İşin gücün kelamın

Üfürükçüden muska.

Batıl dersin hep batıl;

O sensin filhakika!

Ağır sanayi, evet.

Ama zümrüdüanka.

Keşfin ''Büyük Türkiye''

Haykırışın ''Evraka''!

ÖFKE VE HİCİV - 1980

 

Al sana Üstad Necip Fazıl'dan (R.Aleyh) ''milli görüşe'' hediye...

 

Siz kimsiniz yahu! Milli görüş nedir? Notasız şarkı olur mu? Oluyormuş!

Siteyi çok gezdim, tartışamaları da çok iyi biliyorum.

İslamdan zerre anlamayan tipler krallık kurmuş orada. Vahim olan ise İslam Adına olduğu.

Hertürlü sapık kol geziyor. Az daha sinirlerime hakim olup dayansaydım eminim Abdülhakim Arvasi Hazretlerine küfreden de çıkacaktı. Her türlü mezhepsiz eşşek, reformist budala İslam savaşçısı... Yazık çoook yazık!

 

ÜSTAD'INIZI TANIYIN!

 

Müslüman Türke hakettiği fikir şerefini veren bu adamı tanıyın!

Onun gösterdiği siyasi-ilmi-edebi-dini ölçüye ters düşeni def edin!

Ama öyle olursa eminim SP yüzde 2 de olan oyunu yüzde 0,2 ye düşürür.

 

Üstadım! Sana adam lazım! Küfür bile seni bu adamlar kadar yormadı! Allah senden razı olsun Sevgilim!

 

Cenazemde olmasin celengim top arabam.

Tabutumu tasisin dört tam inanmis adam!

 

Vesselam... Vesselam...

 

 

elimde gül anlamadin

dilimde din kavramadin

kalbinde anahtar

mühürlenmis izi kalmis

yine anlamadin

sokakta köpekler gezer

kimini seversin oksarsin

sevildigini anlar oyun ister

kimi köpekler vardir

agzindan salyalar akar

sen bu köpekleri seversin

cünkü senin agzindanda ayni salyalar akar

bu kudurmak niye sev sevdigini ama

baskasini inciltmeden

 

 

sana ne yazayim azima yakismiyor bu cümleler sana yeter ama bunu necip fazil kisakürek yazmadi ben sana yazdim bir insan ancak senin kadar alcalir senin gibi insanlari allah kahri perisna etsin seni allaha havale ediyorum ..............................................?

AL
19.06.2009 23:28
#65

Üstad hayranı olmak ne demek dostum? Bu ne ifade eder? Ne önemi var!

 

Adamın biri çalmış kapıyı. Üstad açmış: Sen kimsin? Üstadım Seni görmeye geldim. Sevgili ''iyi gördün artık''der çat diye yüzüne kapar kapıyı. Size de öyle yapmak mı lazım? Ne zaman KAFAMIZI TIRNAKLARIMIZLA YERİNDEN SÖKÜP İKİ DİZ KAPAĞIMIZA YERLEŞTİRECEĞİZ? Ne zaman kimin nerde duracağını anlayacağız?

 

Üstad'dan sağ sap, Büyük Doğu orda. Kime sorsan söyler!

 

Soruyorum neymiş bu Milli Görüş?

 

Yoksa Hz. Ademden bu yana gelen İman-Küfür savaşının adımı :(

 

Yapma kardeşim, söz konusu Büyük Doğu ise Sevgilimin kendi değimiyle Necip Fazıl bi HİÇTİR!

Büyük Doğu nerde ona bakmak lazım. Üstad Hakkın rahmetine kavuşana kadar herkes Büyük Doğucu... Şimdi?

Sorma gitsin.

AL
19.06.2009 23:29
#66

Hoop birader Üstad'a ne diyeceksin? Onu da söyle!

BA
19.06.2009 23:39
#67
Üstad hayranı olmak ne demek dostum? Bu ne ifade eder? Ne önemi var!

 

Adamın biri çalmış kapıyı. Üstad açmış: Sen kimsin? Üstadım Seni görmeye geldim. Sevgili ''iyi gördün artık''der çat diye yüzüne kapar kapıyı. Size de öyle yapmak mı lazım? Ne zaman KAFAMIZI TIRNAKLARIMIZLA YERİNDEN SÖKÜP İKİ DİZ KAPAĞIMIZA YERLEŞTİRECEĞİZ? Ne zaman kimin nerde duracağını anlayacağız?

 

Üstad'dan sağ sap, Büyük Doğu orda. Kime sorsan söyler!

 

Soruyorum neymiş bu Milli Görüş?

 

Yoksa Hz. Ademden bu yana gelen İman-Küfür savaşının adımı :(

 

Yapma kardeşim, söz konusu Büyük Doğu ise Sevgilimin kendi değimiyle Necip Fazıl bi HİÇTİR!

Büyük Doğu nerde ona bakmak lazım. Üstad Hakkın rahmetine kavuşana kadar herkes Büyük Doğucu... Şimdi?

Sorma gitsin.

 

BAK BUGÜN ŞU TÜRKİYEM KARANLIKDAN YAVAŞ YAVAŞ AYDINLIĞA ÇIKIYORSA İŞTE BUNUN TEMELİNİ ATAN MİLLİ GÖRÜŞTÜR.

 

KONUYU SAPTIRMANIN ANLAMI YOK .

ŞİMDİ BEN MİLLİ GÖRÜŞÇÜYÜM DİYE ÜSTADIN FİKİRLERİNİ SİLİP ATAYIMMI YADA ÜSTADCIYIM DİYE MİLLİ GÖRÜŞ FİKİRLERİNİ ATAYIMMI YAPMAYIN ARKADAŞLAR BUDAVA BU KADAR BASİT DEĞİLDİR.!

 

ÜSTAD BU DAVANIN FİKİR ADAMIYDI

ERBAKAN HOCA (MİLLİ GÖRÜŞ) İSE SİYASET ADAMIYDI

 

BUNU ÇÖZMEK GEREK BUNU ÇÖZECEK KADARDA BİLGİNİZ OLDUĞUNA İNANIYORUM AMA BU TAVRINIZ NEDEN BÖYLE BUNUDA KAVRAYAMIYORUM ? (ÜSTADA ENDEKSLEMENİN İSE HİÇMİ HİÇ ANLAMI YOK ) ÜSTAD ÜZERİNDEN REKLAM YAPIYORSUNUZ GİBİME GELDİ ..

AL
19.06.2009 23:42
#68

Neyse kardeşim bu başlıkta son mesajım. Reklamlarımla beraber çekip gidiyorum :(

Haydi selametle...

Bela okuyan yabancıya da hakkımı helal ediyorum. Yeter ki Türkçe öğrensin.

Vesselam...

 

(Bu arada ben yokken sorulara cevap veren de olur herhalde...)

YB
19.06.2009 23:46
#69

Hadi diyelimki Necip Fazıl o dönem Erbakan'ı anlayamadı. Ama adam düşünmezmi NFK, Erbakan'a haketmediği laflar dolayısıyla aynı karşılığı göstermediği gibi hep iyi davranmıştır. Bu da basit düşünmenin değil İslam davasının gerçek savunucusu olmanın gereğidir. Fakat NFK'nın varisleri neden böyle bir tutum içine girip, yanlışlığı zamanla anlaşılmış bu ifadeleri dillendirirler? Milli Görüşle ne alıp veremedikleri var? Acaba onlarda "iktidarda yağlı kaymak var bize de bişey düşermi diyerekten haydi Milli Görüşe hücum!" mu demişler? İnşallah öyle değildir.

 

veya şöylede düşünelim NFK söylediklerinde haklı olduğunu varsayalım peki Erbakan Hoca ve dolayısıyla onun şahsında Milligörüş hareketine bu ithamları yapan bir insanın yapması gereken daha radikal bir İslami harekette yer alması değilmiydi fakat NFK ne yapmıştır mason demirel ve ırkçı şovenist nihal atsızla aynı çatı altında yer almıştır!!! onun bu şekilde bir hareket yapması ve sonrasında dost sohbetlerinde Erbakan Hoca hakkında yazdıklarından pişman olduğunu söylemesi bir şeyi ortaya çıkarıyor oda rahmetli üstad NFK nın bir zamanlar çok büyük yanlışlara düştüğünü!

__________________

AL
19.06.2009 23:50
#70

Hadi diyelimki Necip Fazıl o dönem Erbakan'ı anlayamadı.

 

Bu da basit düşünmenin değil İslam davasının gerçek savunucusu olmanın gereğidir.

 

NFK söylediklerinde haklı olduğunu varsayalım

 

NFK ne yapmıştır mason demirel ve ırkçı şovenist nihal atsızla aynı çatı altında yer almıştır!!!

 

NFK nın bir zamanlar çok büyük yanlışlara düştüğünü!

 

Bak bunun için cinayet işleyebilirim :)

En güzel türküyü bir kurşun söyler Mona Görüş :(

Nasıl gideyim ben? Fan abinin beni kovması lazım.

AL
19.06.2009 23:54
#71

Erbakan Hoca hakkında yazdıklarından pişman olduğunu söylemesi

 

:) :( nerde? Rapor 4'te mi?

YB
19.06.2009 23:55
#72

Evet maleseftirki dönemin İslam aksiyoneri NFK, Demirel gibi bir masonun iç yüzünü kavrayamamış, kavrayamadığı gibi Demirelin siyasi dalaveralarına kapılıp sapla samanı karıştırmıştır. Keşke pişmanlık duyduğunu yazılı kayıtlara da geçirseydi. En azından Namık Kemalin Abdülhamid Hana yaptığı yanlışlardan dolayı pişmanlık duyduğunu söyleyebilseydi.

YB
19.06.2009 23:56
#73

Şimdi! Büyük Doğu Yayınları’na birtakım sorularımız olacak:

Necip Fazıl ve Erbakan’la ilgili yayınlamış olduğunuz sayfada amacınız nedir?

 

Bu yazılardan Necmettin ERBAKAN leke dahi almayacağına göre, amacınız Necip Fazıl’ın bir zaafını ortaya koymak mı?

 

Yoksa Necip Fazıl’ın, tamamı –aşikar olarak- abartılı ve nefsi bir arzunun eseri bu cümlelerle, -Muhammed KUTUP, Fethi YEKEN ve daha birçok İslam bilgininin övgüyle söz ettiği, hatta sevmeyenlerin bile yeri geldiğinde hakkını teslim ettiği- Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’ın hakkında hak etmediği ithamlarda bulunarak, düşmüş olduğu hatayı, gün yüzüne mi çıkarmak?

 

Büyük Doğu Yayınları’nın yayımlamış olduğu kitapların büyük bir bölümü Milli Görüşçüler tarafından satın alınmaktadır. Buna mukabil, Milli Görüş liderine ve camiasına bir -ihanet edercesine- yayında bulunmak nasıl bir ruh halinin eseridir?

 

Sınırlı sayıda ve yüksek fiyattan kitapları olan yayınevinizin satışları yetersiz geldi de, reytinge mi ihtiyaç duymaktasınız?MarmaraHaber [Nokta] Net

19.06.2009 23:57
#74
Hadi diyelimki Necip Fazıl o dönem Erbakan'ı anlayamadı. Ama adam düşünmezmi NFK, Erbakan'a haketmediği laflar dolayısıyla aynı karşılığı göstermediği gibi hep iyi davranmıştır. Bu da basit düşünmenin değil İslam davasının gerçek savunucusu olmanın gereğidir. Fakat NFK'nın varisleri neden böyle bir tutum içine girip, yanlışlığı zamanla anlaşılmış bu ifadeleri dillendirirler? Milli Görüşle ne alıp veremedikleri var? Acaba onlarda "iktidarda yağlı kaymak var bize de bişey düşermi diyerekten haydi Milli Görüşe hücum!" mu demişler? İnşallah öyle değildir.

 

veya şöylede düşünelim NFK söylediklerinde haklı olduğunu varsayalım peki Erbakan Hoca ve dolayısıyla onun şahsında Milligörüş hareketine bu ithamları yapan bir insanın yapması gereken daha radikal bir İslami harekette yer alması değilmiydi fakat NFK ne yapmıştır mason demirel ve ırkçı şovenist nihal atsızla aynı çatı altında yer almıştır!!! onun bu şekilde bir hareket yapması ve sonrasında dost sohbetlerinde Erbakan Hoca hakkında yazdıklarından pişman olduğunu söylemesi bir şeyi ortaya çıkarıyor oda rahmetli üstad NFK nın bir zamanlar çok büyük yanlışlara düştüğünü!

__________________

 

Yok, yok Ali NFK haklı...

Büyüklerim anlatırdı, Erbakan'ın ilk yıllarında yahu derlermiş, bu adam keramet gösteriyormuş. Aynı anda bir kaç yerde görüldüğü oluyormuş. Ben bunu bizzat büyüklerimden dinledim. Yalam değil, hilaf heç değil...

Hani işi yanlış aramaya dökersek, dilimiz hiç durmaz. Şu dost sohbetleri de ne alem...

Milli Görüş'ü bir kenara alarak, şu kardeşime selenmek istiyorum: Kuzum dünyanın merkezi neresi?

YA
19.06.2009 23:59
#75
Erbakan Hoca ve dolayısıyla onun şahsında Milligörüş hareketine bu ithamları yapan bir insanın yapması gereken daha radikal bir İslami harekette yer alması değilmiydi fakat NFK ne yapmıştır mason demirel ve ırkçı şovenist nihal atsızla aynı çatı altında yer almıştır!!!

Bak bak bak...

Radikal İslami hareket...Üstad ne yapıyordu kardeşim? Bence sen Radikal İslami Hareket nedir onu bilmiyorsun.

Bir tarafı savunacağım derken diğer tarafı yermek.Böyle bir hataya düşme/yin.

Erbakan,eğer Üstad'ın tek başına tohumlarını ektiği Büyük Doğu Gençliği olmasaydı Milli Görüşü kurabilir miydi,Üstad'ın çabaları olmasaydı başarılı olabilir miydi,orasını sen düşün.

Yanlış konuşuyorsun.Hacet yok.

Mason ve Allahsızın teki ile Üstad'ı aynı çatı altına koyabilmek,ağaca takılı bir iğneye arşınlar ötesinden iplik atıp geçirebilmekten daha da zor.

Yazık.

YA
20.06.2009 00:20
#76
Şimdi! Büyük Doğu Yayınları?na birtakım sorularımız olacak:

Necip Fazıl ve Erbakan?la ilgili yayınlamış olduğunuz sayfada amacınız nedir?

 

Bu yazılardan Necmettin ERBAKAN leke dahi almayacağına göre, amacınız Necip Fazıl?ın bir zaafını ortaya koymak mı?

 

Yoksa Necip Fazıl?ın, tamamı ?aşikar olarak- abartılı ve nefsi bir arzunun eseri bu cümlelerle, -Muhammed KUTUP, Fethi YEKEN ve daha birçok İslam bilgininin övgüyle söz ettiği, hatta sevmeyenlerin bile yeri geldiğinde hakkını teslim ettiği- Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN?ın hakkında hak etmediği ithamlarda bulunarak, düşmüş olduğu hatayı, gün yüzüne mi çıkarmak?

 

Büyük Doğu Yayınları?nın yayımlamış olduğu kitapların büyük bir bölümü Milli Görüşçüler tarafından satın alınmaktadır. Buna mukabil, Milli Görüş liderine ve camiasına bir -ihanet edercesine- yayında bulunmak nasıl bir ruh halinin eseridir?

 

Sınırlı sayıda ve yüksek fiyattan kitapları olan yayınevinizin satışları yetersiz geldi de, reytinge mi ihtiyaç duymaktasınız?MarmaraHaber [Nokta] Net

Biliyorsan konuş alim sansınlar,bilmiyorsan sus Adam sansınlar.

YB
20.06.2009 00:23
#77

yazik dogru yazmissin

 

insanlar hata yapabilir hatadan dönmek erdemlikdir N.F.K sag olsaydi siz bu yazilari yazabilirmiydiniz birileri reytin ogruna yapiyor BIRILERI!!!!! onlar kendilerini biliyor bana göre bukadar alcalir insanlar buradaki tüm kisilere degil onlar kendilerini bilirler N.F.K sizden sizlerden ben daha cok sevdigimi saydigimi söyliye bilrimbakin bizlere ABDULHAMID HANI birileri bizlere hain diye tanitti yanlis tanitildigi ve bu ülke icin islam icin yaptiklarini simdi daha iyi anliyoruz bunu niye söylüyorum bizim tanidigimiz N.F.k sizin buralarda alcakca yazdiginiz yazilari tasvip etmezdi bu kadar alcalmazdi ve sizler zaten yazamazdiniz benim gözümde ve aklimda benim ÜSTADIM N.F.K saygi ile aniyorum burada reyting icin saygiyi asan kelimeler hala yazan Ali nfk yi kiniyorum fazla fanatiklik zararlidir ben erbakanci degilim sizin anlamak istemedigini isinize gelmiyen isler basardigi icin seviyor sayiyorum yazsamda odun kafalilar burada cok anlamak istemiyorlar

AL
20.06.2009 00:26
#78

Eminim sakarya Üstaddan nefret etmeye başlamıştır.

Halbuki kitaplarını alıp okusa anlayacak neyin ne olduğunu.

 

Ben kendimden bir misal vereyim ve bu vallahi son sözüm olsun :D

 

Ben Hüseyin Hilmi Işık'ı çok çok severim. Sen belki bilmezsin de Üstad la aynı dergahta yetişmiş olmalarına rağmen çok ağır şekilde kavga etmişlerdir. Ama ben Hüseyin Hilmi Efendiyi Üstad sayesinde tanıdım ve gördüm ki bu zat ne diyorsa Üstad tıpa tıp aynısını söylüyor. Nasıl söylemesin, Velileri aynı. Hüseyin Hilmi Efendiyi de sevdim ama Üstada olan aşkım hiç azalmadı. İki muhteremin de kitapları Müslüman Türk ve ümmet için çok çok çok değerli. Hasılı kardeşim, siyaset hiç bir işimize yaramadı ve görüyorum ki sana da yaramayacak. Veli oğlunu bir siyasetçi için terk etme. Kardeşim, laga lugayı bırak. Gerçekten al Üstadın -pahalı- kitaplarını oku. Sonra gel milli görüşün muhasebesini yap.

 

İDDİA EDİYORUM, EHLİ SÜNNET VEL CEMAAT dışı tek birşey göster kellemi verecem!

 

Selamun Aleyküm.

YB
20.06.2009 00:35
#79

ALEYKÜM SELAM

 

Büyük Doğu Yayınları reyting icin acilan konu nereler geldi gördük

alacakmisim bir kitap dogu yayinlarindan bu saatten sonra bedava verseniz okumam vaktimide bosuna harcamam yalan dolanlarla dolu kitaplari sizler okuyun ben size bir tavsiyede bulunayim sizler tr desiniz bulursunuz eskidir ama bu kitap ingiliz ajani hamplerin hayatini okuyun ben okudum olsada bende size bedava versem veya tr olsam size inanin hediye ederdim birakin bos isleri üstadimiza zarar veriyorsunuz ve ben ve benim gibiler onu sevecektir ve bizler onu kalbimizde yasatiyoruzsiz cebinizdeki paraya cikariniza bakarsiniz ancak büyük dogu yayincilik ALLAH islah etsin sizleri

YA
20.06.2009 00:47
#80
vaktimide bosuna harcamam yalan dolanlarla dolu kitaplari sizler okuyun

Behey Münafık!!!Hem bunu dersin.Hem de Üstadım diye laf üretirsin.Nesin sen?

YB
20.06.2009 01:03
#81

münafik sensin ...........

benim onun kitaplarini okumuyacagim anlamina gelmez bundan sonraki kitaplarinida yayin kurulusu önemli benim icin büyük dogu yayinlari cikaracaklari kitaplar cöpe NFK ben okurum ama sizin yayinlarinizi degil bir baska yayin kurulusu olabilir yazin cok cirkin ve küstagca size bu yakisir zaten allaha ve ebedi dunyaya göc ettiginde bana hesabini vereceksin bu kelimenden dolayi hakkimi helal etmiyorum hocalara sor tabi buderece islami bilgin varmi yok demekki bu yaziyi yaziyorsun benim yazdiklarimi tam oku seni buderece inciltecek kelime yazdimmi aynen iade ediyorum seni allah bildigi gibi yapsin seni akil hastalarindan farkli görmüyorum cunku tanimadigin bir kisiye nasil münafik dersin benim icin sen sokakta dilencilik yapan ayyas sarhos gezen insanlardan daha asagidasin onlar böyle kötü kelimeler söylemezler yeter artik

BA
20.06.2009 01:04
#82

ybsakarya54 öncelikle üslübunu hiçmi hiç beğenmedim bunu bilesin. "pireye kızıp yorganda yakmanın manası yok" diyor ve bi kaç cümle kuracam acizane konuyla alakalı musadenizle.

 

Şimdi Üstad zamanında Erbakan hocaya böyle bir mektup yazdı bakınız bugünde Erbakan hoca "RTE" ye neler neler söylüyor ama gıg bile demiyor o gün nasıl Erbakan hoca nfk üstadımıza laf demediyse

 

arkadaşlar öncelikle şunu bilmeliyizki bizim dinimiz siyaset dinidir (attığımız adıma kadar dinimiz bizi yönlendirir. (erbakan hoca nasıl olurda siyasetle dini ayrı tutsun. bizde iki başlılık yokki biryanda papalar bir yanda krallar yönetimi himayesine almaya calışsın!) yönetim şeklide bellidir Şeriat alternatifi asla yok muadili olmayan tek din tek yönetim şekli bizim dinimizdir.

 

Üstadımız Fikir çilesi çok çekti ölürken dahi hale ertelenmiş hapis cezası vardı dilini iyi kullanırdı Allah yolunda hep kullandı hep insanlara ne iş yaparsanız yapın Allah'ı bulun o işinizde bunu anlatmaya çalıştı .

 

nitekim Erbakan hocayada böyle bir mektup yazdı lakin üstadımız siyasetin dışında olduğu için belki o arenayı sezemediğinden böyle bir mektup yazma ihtiyacı duydu .nasıl bugün aynısını erbakan hocamız rte ye yapıyorsa.

velhasıl arkadaşlar bir mektupla bu islam davası ölmez bir mektuplada bukadar kişinin kalbi (ve özellikle özellikle ybsakarya54 sana diyorumki inan üslübun çok kaba ve sert bence düzelt melisin) kırılmaz..

 

dün üstad nfk vardı sonra erbakan hoca oldu (milli görüş) bugün rte ve fetullah hoca var sonuçta hepsi aynı davanın yolcusu. ama nabza göre şerbet vermekten başkada birşey gelmiyor ellerinden bizde biliriz ülkeyi bir anda refaha ve insanları kulla kulluk zilletinden çekip sadece Allah (c.c.) Kulluk izzetine kavuşturalım lakin herşey ortada herşey zamanla yavaş yavaş onlar nasıl osmanlıyı çökerttiyse onların taktiğiyle bizde davamızı en iyi şekilde yürüteceğiz inşallah (amin)

 

 

üstad ne diyor bakınız ..

 

 

tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.

 

ve yine Üstad!

 

Kırılır da bir gün tüm dişliler

Döner şanlı şanlı çarkımız bizim

Gökten bir el yaşlı gözleri siler

Şenlenir evimiz barkımız bizim

Yokuşlar kaybolur çıkarız düze

Kavuşuruz sonu gelmez gündüze

Sapan taşların yanında füze

Başka alemlerle farkımız bizim

 

Kurtulur dil tarih ahlak ve iman

Görürler nasılmış neymiş kahraman

Yer ve gök su vermem dediği zaman

Her tarlayı sular arkımız bizim

 

Gideriz nur yolu izde gideriz

Taş bağırda sular dizde gideriz

Bir gün akşam olur bizde gideriz

Kalır dudaklarda ŞARKIMIZ bizim...

 

 

başka söze hacet varmı?

şarkımızın (davamızın) adı İSLAM gerisi boş ..

 

muhabbetle ..

YA
20.06.2009 01:13
#83

Birader belki benim ahmaklığım ama ben senin yazılarını anlayamıyorum.Kelimelerin, şefi olmayan bir operadaki enstürmanlar gibi karışık bir vaziyette.Ve o şefsiz enstürmanların çıkardığı gürültü gibi manadan yoksun.Ne derdini anlatibiliyorsun,ne de birşey anlayabiliyorsun.

Bana sorarsan amacın münakaşa mevzuu yaratmak.Öyle zıt ikilemlerdesin ki anlayamıyorum.

BDY sanki kitabı tahrif ediyor,değiştiriyor.Kitap aynı kitap.Üstadın kurucusu olduğu yayınevi o,okumayacaksan hiç okuma.

Üstadın kitaplarına yalan dolan dolu kitaplar diyebilen birisiyle münakaşa etmeyi de yersiz,gereksiz buluyorum.Seni çok bildiğine inandığın Üstad'ı okumaya ve anlamaya davet ediyor ve en yakın zamanda bir imla klavuzu ve sözlük ile Türkçe çalışmanı ısrarla tavsiye ediyorum.

Benim sana diyecek başka sözüm de yoktur.

ON
20.06.2009 01:18
#84
Birader belki benim ahmaklığım ama ben senin yazılarını anlayamıyorum.Kelimelerin, şefi olmayan bir operadaki enstürmanlar gibi karışık bir vaziyette.Ve o şefsiz enstürmanların çıkardığı gürültü gibi manadan yoksun.Ne derdini anlatibiliyorsun,ne de birşey anlayabiliyorsun.

Bana sorarsan amacın münakaşa mevzuu yaratmak.Öyle zıt ikilemlerdesin ki anlayamıyorum.

BDY sanki kitabı tahrif ediyor,değiştiriyor.Kitap aynı kitap.Üstadın kurucusu olduğu yayınevi o,okumayacaksan hiç okuma.

Üstadın kitaplarına yalan dolan dolu kitaplar diyebilen birisiyle münakaşa etmeyi de yersiz,gereksiz buluyorum.Seni çok bildiğine inandığın Üstad'ı okumaya ve anlamaya davet ediyor ve en yakın zamanda bir imla klavuzu ve sözlük ile Türkçe çalışmanı ısrarla tavsiye ediyorum.

Benim sana diyecek başka sözüm de yoktur.

Katılıyorum...

Ama benim diyecek bir sözüm var: Boş konuşma...

YB
20.06.2009 01:26
#85

yavuzlenk

 

gercekten bende seni anliyamiyorum yukariya yazdigin münafik kelimesi icin helal lesmiyor yazdigin yaziya bak

benim türkcem gayet iyi isine gelmeyince anlamiya bilirsin

 

BARON

kardes güzel yazmisin ama bana yazilan kötü yazilara sadece cevap veriyorum bir iki arkadas var beni biraz incittiler kalbim kirildi benim yazilarim onlara cevap

BA
20.06.2009 01:30
#86
Evet maleseftirki dönemin İslam aksiyoneri NFK, Demirel gibi bir masonun iç yüzünü kavrayamamış, kavrayamadığı gibi Demirelin siyasi dalaveralarına kapılıp sapla samanı karıştırmıştır. Keşke pişmanlık duyduğunu yazılı kayıtlara da geçirseydi. En azından Namık Kemalin Abdülhamid Hana yaptığı yanlışlardan dolayı pişmanlık duyduğunu söyleyebilseydi.

 

şimdi bu bir kanıtır diye ortaya atmıyorum lakin siz bi gözden geçiriniz isterseniz. Üstad Demireli anlamışmı, anlamamışmı? yoksa çözmüşmü, çözememişmi ?

 

Süleymanname

Sen gül diyarının yapma gülüsün!

Aynı yapmacıkla Çoban Sülü’sün!

Yoktur izlediğin bir dava yolu;

Bir bu yan, bir şu yan, büküntülüsün!

Türk’e zıt sermaye merkezlerinden,

Bir zikzaklı yolda hep, güdülüsün!

Milli yekparelik gelmez işine;

Bu yüzden parçalı, bölüntülüsün 1

Ve devlete mason biraderlerin

Tam da maslahata denk ödülüsün!

Ne sır sendeki bedava oluş!

Problemler içinde en müşkülüsün!

Fikir dağlar boyu kocaman kitap;

Sen de o kocaman kitabın bir virgülüsün!

Böyleyken ustasın gözbağcılıkta;

Cüceler sirkinin baş Herkülüsün!

Gözyaşı ve çığlık vatanında sen,

Hüzün bahçesinin şen bülbülüsün!

Büzülmüş susarken mahzun hakikat,

Davuldan ziyade gümbürtülüsün!

Teokratik rejim olmaz deyip de,

Peşinden müslüman görüntülüsün!

Kolera, vergiler, zamlar, enflasyon;

Bir felaketsin ki, binbir türlüsün!

Gelirsiz giderli bütçelerinle,

Her yıl, milyar milyar köpürtülüsün!

Okka okka vicdan satıl alırsın;

Topuzu altından oy baskülüsün!

Bir gökdelen sanır seni gören göz;

Bilmez ki, temelden çöküntülüsün!

Büyük Kongre, dikiş tutturduğun yer;

Meclise gelince söküntülüsün!

Bağlısın hak bilmez yeminlilere;

Hakkı bilenlerden çözüntülüsün!

Üçbuçuk mebusa kaldı diye fark,

Kimbilir, ne kadar üzüntülüsün!

Millet gökten adam dilensin, dursun!

Ümit fakirinin keşkülüsün!

Kuzum, senin neren Anadolludur?

Türk’ e Amerikan püskürtülüsün!

Farkın şu ki, eski Başbakanlardan,

Sen o belaların son püskülüsün!

 

( 1971 ) Necip Fazıl Kısakürek

 

 

 

 

BARON

kardes güzel yazmisin ama bana yazilan kötü yazilara sadece cevap veriyorum bir iki arkadas var beni biraz incittiler kalbim kirildi benim yazilarim onlara cevap

 

Evet sende haklısın diğer arkadaşlarda senin üzerine sanırım fazla geldiler. bence bir birinizden özürdilemeniz en hayırlısı dır düşüncesindeyim.

 

ybsakarya54, yavuzlenk ve ALİ NFK gadam en doğrusuda bu değilmi sizce ?

 

eğer ben birinizin kalbini kırdıysam özürdiliyorum hakkınızı helal ediniz benden yana helal olsun diyor ve hayırlı geceler diliyorum ..

 

Selamun Aleyküm

YB
20.06.2009 01:55
#87

bende birisinin kalbini kirdiysam özürdilerim özürdilemek erdemlikdir ama yazilarimiza dikkat etmemiz gerek ben milli görüscü olabirim veya hosuma giden bir görüs olabilir bundan dolayi sevilmiyorsam ben sizi seviyorum kardeslerim kizmazsiniz bana insaallah sizi sevdigime

 

NOT ben almanyada oldugum icin cümlelerde yanlislik olabilir kusuruma bakmayin

AK
20.06.2009 07:01
#88

Allah-u Teala bize eşya ve hadiselerin hakikatini olduğu gibi göstersin..amin

20.06.2009 08:41
#89

''N.F.K sizden sizlerden ben daha cok sevdigimi saydigimi söyliye bilrimbakin bizlere''

Biz üç erkek kardeşiz. Bir kardeşimle Trabzonspor'u sevdiğimizi söyleyince, en küçüğümüz haykırmıştı: Siz sevmeyin Trabzon'u, ben sevecem onu...

Hani kardeşim insan sevdiğini dövermiş... Sen de hem dövüyorsun, hem seviyorsun, he...

Üstad Demirel'le aynı saftaymış... Yahu üstad'a göre bu adam mason... Demirel de mason olmadığını ıspat için mason locasından bir belge almış. Bu adam mason değil diye... Üstad bu, demiş ki; asıl şimdi mason olduğunu kanıtladın. Ya... İşte Üstad böyle aynı safta oluyor. Ne de olsa ağaç kavağa çıktı. Artık ne dersen de, ne fark eder. Hamsi kavağa çıktı...

MU
20.06.2009 17:50
#90

Selamlar,

Müslüman bir fikir ve dava adamı olan Üstad, ruh kökümüzü bize teslim etme, Türkiyenin yekûnunu ihata eden marazları temizleme, en kısığından bir umut gösterme cehdinde olan politikacıları siyaset arenasında arenasında yönlendirmeye, onlara İslam davasında bir yol çizmeye, yeri geldiğinde fikir vermeye, yeri geldiğinde gördüğü hatalar karşısında en keskin tenkidleri yapmaya kendini adamıştır. Ne uğruna? İslam davası uğruna. Üstad bu milletin tarih muhasebesini, tarihteki ölümcül hataları göstererek yapan ehemmiyeti haiz bir fikir adamı olarak elbette ki ülkenin selameti açısından, kendi tabiriyle, cerrahın iyileştirmek için hastayı teşrih masasına yatırıp neşteri kullanmaktan çekinmemesi gibi, devleti yönetme makamında olan kişileri uyarmıştır, eleştirmiştir, karşılarına geçip bizzat hitap etmiştir.

 

Bu başlıkta değinmemiz gereken nokta şu ki, Üstad sayın Erbakanı her yönden ülkenin sorunlarını didikleyerek bu sorunların çözülmesi için elzem olan fikir örgüsünden sonra asıl önemli olan icraat sahasına başı dik ve yumruğunu masaya vurmuş olarak görmek istiyor ve onu bu doğrultuda yönlendirmek istiyordu. Üstad, merhum Menderese de aynı mayayı tutturmaya çalışmış, bunun için çok büyük bir savaş vermiştir. Benim Gözümde Menderes isimli eserde Üstad, ülkenin iç ve dış sorunları için hükümetin nasıl bir politika belirlemesi ve içimizdeki mukaddesat düşmanlarına, manevi soygunculara karşı nasıl bir şahlanış sergilenmesinin gerekliliğini, bu yapılmadığı takdirde Menderesin nasıl harcanacağını, asırlık çöküşümüzün faturasının asıl müsebbipler yerine Menderese kesileceğini en derin tahlillerle göstermiştir, göstermekle kalmayarak bunları Menderes'e de defaatle bildirmiştir. Neticede Menderes, Üstadın aydınlatmak için tuttuğu ışıktan bir çok sebepten (kendi şahsiyet hamuru, çevresini saran kir ordusu vs) dolayı faydalanamamış, başbakanlığı esnasında kendisini destekleyen ve en önemlisi dost acı söyler kabilinden kendisini doğruya yönlendiren bir Üstaddan hakkıyla yararlanamamıştır. 1960ta yoğurttan bir hükümete mukavvadan bir hançer saplanmıştır. Menderes döneminin tahlilini ve merhum Menderesin hatalarını, kitabı okuduğunuzda net olarak göreceksiniz. Şimdi aynı mesele, Üstad ve diğer siyasetçiler için de geçerlidir. Üstadın bir siyasetçiyi tenkid etmesi de, desteklemesi de bâtıldan hakka geçiş yapacak olan bir zeminin kurulmasını ve ruh kökümüzden kazınıp atılması için çabalanan maneviyatımızın baş köşeye oturtulması içindi. Üstadın siyasetçiler ile olan iletişimlerinde bu noktayı göz önünde bulundurmalıyız. İnsanlar bir siyasetçiyi sevebilirler, onu destekleyebilirler lakin bu, o siyasetçinin hatalarını görmezden gelmeye sebep olmamalı. Eğriye eğri doğruya doğru diyerek bizi yönetmek için başa geçen bir devlet adamının da muhasebesini yapmalıyız. Üstadın bilhassa Rapor serilerinde sayın Erbakana yönelttiği tenkidleri görebiliriz. Mesela burada Rapor7den mevzuumuzla ilgili bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Üstadın sayın Erbakanı keskin bir şekilde tenkid etmesinin ana hattını görmek açısından faydalı olacaktır.

 

MSPDEN NE İSTİYORUM?

 

Bana sorsalar:

Şu MSP'den ne istiyorsun? Cevap versem:

Ne mi istiyorum? Ondan yolunu bozduğu, yönünü saptırdığı ve öğütlerini dinlemediği babanın hakkını istiyorum! Onu bunun için yerden yere vuruyorum!

1973'de 50 parlamenterle Meclise girdiği zaman ona şöyle hitap etmiştim:

Hak size büyük bir zafer nasip etti. Devrimizin fesadı önünde bu neticeyi asla tahmin edemezdim. Şimdi size gayet nazik, kıldan ince ve kılıçtan keskince bir (strateji) düşüyor: Meclis'te gayet sağlam bir hisar kurmak, asla ve kat'â hiçbir hükümete katılmamak, memleket hükümetsiz kalırsa diye bir tasaya düşmemek, «biz yokken ne yapıyor idiyseniz yine onu yapın!» demeye getirmek, memlekette zuhura gelecek bütün kötülükleri (antitez) olarak göstermek ve sizin dünya görüşünüz iktidarda olmadığı için meydana geldiği şeklinde yorumlamak, halk ve gençlik üzerinde çalışmak, dâvanızı gönüllere gergef gibi işlemek ve bütün eski rejimleri çürüğe çıkartmak, kesiksiz ve aralıksız bir vecd, aşk ve heyecan potansiyelini muhafaza etmek... Particilik ve hükûmetçilik esnaflığı dışında bunu yapabilir misiniz? Yaparsanız yaşar ve yaşatır, yapamazsanız ölür ve öldürürsünüz!

Yapmadılar, yapamadılar; her şeyi pestenkerani bir esnaflığa döktüler; ve gittiler, küfür ve dalâletin değişmez simgesi parti isimli bir puthaneye yamandılar. Onunla ortaklaşa hükümet kurdular ve onu kendi bünyelerinde eritemeyince onun bünyesinde harcandılar. İslâm idealini bitpazarı eşyasına döndürdüler, ucuzlaştırdılar, akamete sapladılar ve 1977 seçimlerinde hapı yuttular.

Baş suçları budur ve ondan sonrakiler saymakla bitmez dalâlet yüzüğünün ana taşı etrafında kırıntı taşlardan ibarettir.

Ben MSP'den ne mi istiyorum?

Ulvî gayemizin hakkını istiyorum; Bu hakkı çiğneyen hırs ve kibir adamının, balmumundan hempasiyle birlikte tasfiyesini ve içlerindeki müspet örneklerin kıyam etmesini istiyorum! O zaman görürler, önlerinden ve arkalarından nasıl yol alacağımızı...

20.06.2009 19:23
#91

Mevzuuyu biraz farklı bir yönden değerlendirelim.

Hukuku arkasından dolananların izlediği politikaların farkında mısınız?

Mevzuyu bir kalıba dökelim ve soralım: Aydın Doğan'ın devlete karşı hile-i şiriyeleri malum, o halde bu adam bu hileleri kendisi mi yapıyor? Hukukçuları, ekonomistleri, köşe kadıları ve sayamadığım pek çoğuyla birlikte yasaların, yönetmeliklerin açıklarını arayıp buluyorlar ve bu gediklerin üzerine politikalrını geliştiriyorlar. Yani ilim adamı dediğimiz bu nasipsizler, ilimlerini böylesi işlerde kullanıyorlar.

Şimdi tekrar soralim: Anayasa Mahkemesi, Yök, HSYK, SPDK ve daha niceleri gibi özerk kurumların oluşmasında hangi hukuki verilerden yararlanıldı? Evrensel insan hakları denilerek gerçekleştirilen bir rejimle ne amaçlandı da, meclisin önüne bir düzüne set kuruldu? Ben bu bizim meclisi neye benzetiyorum, biliyor musunuz? Çoşkulu bir şekilde akmak isteyen suyun önüne çekilmiş kalenin arkasında kokuşmaya bırakılmış durgun su kütlesine... Yahu bir düşünsenize, Anayasa Mahkemesinin yapısı oluşturulurken, meclisin seçtiği tek bir üye bile düşünülmemiş. Peki bu sistemi bize yükleyen şahısların yargılanması gerekmiyor mu?

Siz biliyor musunuz? Bu ülkenin Başbakanı katıldığı Milli güvenlik Kurulu toplantısında, toplantının başkanlığını yaptığı halde ve Demokrasiye göre o toplantıdaki herkesin başbakana hesap verebilir durumda olması gerekirken, başbakanın bir karara şerh koymasına rağmen, şehr koyduğu kararın altına imzasını koymak zorunda kaldı. Yani ülkenin gidişatını belirleyecek kararların altında millet temsilcisinin imzası var ama, kararda bir etkisi yok milletin. Peki kimin etkisi var? Atanmışların, brokrasinin, elit tabakanın... Halbuki burada çıkan kararların hilafına bir politika izleyemez meclis; kırmızı kitap orada yazıldı, hadi bakalım çık o çizgiden...

 

Erbakan Tansu çiller ile hükümete geldiğinde, bu atanmışlar, elit tabaka Erbakanın önüne bir yönetmelik taslağı koydular. Taslakta Ülkede olağanüstü bir durum olursa kriz masası oluşturulacak ve bu masada krize ani müdahale edilecek. Sel felaketi, deprem gibi doğal afetler sıralandıktan sonra, arada bir yere ''ülkede karışıklık çıktığında'' gibi bir ifade şıkştırıldı. Yani bu sayılanlar olursa kriz masası oluşturulacak. ''Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği'' çıkarıldı ve belki farkına varılamadan bu yönetmeliğin altına hükemet imzasını attı. İşte bu yönetmelik bahane edilerek Batı Çalışma Grubu diye bir yapılanmaya gidildi 28 Şubat döneminde. Bu yönetmeliği göre oluşturulan kurulun toplanma merkezi ise MGK genel sekreterliği idi.

 

İşte efendim...

 

Üstad, işte o hırsızlardan daha zekiydi ve dolanacakları yerleri çok iyi kestiriyordu.

Üstad, çok kıvrak bir zekaya sahipti ve böylesi mevzularda hem Adnan menderes'e hem de Erbakan'a gözden kaçan noktaları gösteriyordu.

 

Dua ile kalın...

YB
21.06.2009 23:48
#92
Selamlar,

Müslüman bir fikir ve dava adamı olan Üstad, ruh kökümüzü bize teslim etme, Türkiye�nin yekûnunu ihata eden marazları temizleme, en kısığından bir umut gösterme cehdinde olan politikacıları siyaset arenasında arenasında yönlendirmeye, onlara İslam davasında bir yol çizmeye, yeri geldiğinde fikir vermeye, yeri geldiğinde gördüğü hatalar karşısında en keskin tenkidleri yapmaya kendini adamıştır. Ne uğruna? İslam davası uğruna. Üstad bu milletin tarih muhasebesini, tarihteki ölümcül hataları göstererek yapan ehemmiyeti haiz bir fikir adamı olarak elbette ki ülkenin selameti açısından, kendi tabiriyle, cerrahın iyileştirmek için hastayı teşrih masasına yatırıp neşteri kullanmaktan çekinmemesi gibi, devleti yönetme makamında olan kişileri uyarmıştır, eleştirmiştir, karşılarına geçip bizzat hitap etmiştir.

 

Bu başlıkta değinmemiz gereken nokta şu ki, Üstad sayın Erbakan�ı her yönden ülkenin sorunlarını didikleyerek bu sorunların çözülmesi için elzem olan fikir örgüsünden sonra asıl önemli olan icraat sahasına başı dik ve yumruğunu masaya vurmuş olarak görmek istiyor ve onu bu doğrultuda yönlendirmek istiyordu. Üstad, merhum Menderes�e de aynı mayayı tutturmaya çalışmış, bunun için çok büyük bir savaş vermiştir. Benim Gözümde Menderes isimli eserde Üstad, ülkenin iç ve dış sorunları için hükümetin nasıl bir politika belirlemesi ve içimizdeki mukaddesat düşmanlarına, manevi soygunculara karşı nasıl bir şahlanış sergilenmesinin gerekliliğini, bu yapılmadığı takdirde Menderes�in nasıl harcanacağını, asırlık çöküşümüzün faturasının asıl müsebbipler yerine Menderes�e kesileceğini en derin tahlillerle göstermiştir, göstermekle kalmayarak bunları Menderes'e de defaatle bildirmiştir. Neticede Menderes, Üstadın aydınlatmak için tuttuğu ışıktan bir çok sebepten (kendi şahsiyet hamuru, çevresini saran kir ordusu vs) dolayı faydalanamamış, başbakanlığı esnasında kendisini destekleyen ve en önemlisi dost acı söyler kabilinden kendisini doğruya yönlendiren bir Üstaddan hakkıyla yararlanamamıştır. 1960�ta yoğurttan bir hükümete mukavvadan bir hançer saplanmıştır. Menderes döneminin tahlilini ve merhum Menderes�in hatalarını, kitabı okuduğunuzda net olarak göreceksiniz. Şimdi aynı mesele, Üstad ve diğer siyasetçiler için de geçerlidir. Üstad�ın bir siyasetçiyi tenkid etmesi de, desteklemesi de bâtıldan hakka geçiş yapacak olan bir zeminin kurulmasını ve ruh kökümüzden kazınıp atılması için çabalanan maneviyatımızın baş köşeye oturtulması içindi. Üstadın siyasetçiler ile olan iletişimlerinde bu noktayı göz önünde bulundurmalıyız. İnsanlar bir siyasetçiyi sevebilirler, onu destekleyebilirler lakin bu, o siyasetçinin hatalarını görmezden gelmeye sebep olmamalı. Eğriye eğri doğruya doğru diyerek bizi yönetmek için başa geçen bir devlet adamının da muhasebesini yapmalıyız. Üstadın bilhassa Rapor serilerinde sayın Erbakan�a yönelttiği tenkidleri görebiliriz. Mesela burada Rapor7�den mevzuumuzla ilgili bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Üstad�ın sayın Erbakan�ı keskin bir şekilde tenkid etmesinin ana hattını görmek açısından faydalı olacaktır.

 

MSP�DEN NE İSTİYORUM?

 

Bana sorsalar:

� Şu MSP'den ne istiyorsun? Cevap versem:

� Ne mi istiyorum? Ondan yolunu bozduğu, yönünü saptırdığı ve öğütlerini dinlemediği babanın hakkını istiyorum! Onu bunun için yerden yere vuruyorum!

1973'de 50 parlamenterle Meclise girdiği zaman ona şöyle hitap etmiştim:

� Hak size büyük bir zafer nasip etti. Devrimizin fesadı önünde bu neticeyi asla tahmin edemezdim. Şimdi size gayet nazik, kıldan ince ve kılıçtan keskince bir (strateji) düşüyor: Meclis'te gayet sağlam bir hisar kurmak, asla ve kat'â hiçbir hükümete katılmamak, memleket hükümetsiz kalırsa diye bir tasaya düşmemek, «biz yokken ne yapıyor idiyseniz yine onu yapın!» demeye getirmek, memlekette zuhura gelecek bütün kötülükleri (antitez) olarak göstermek ve sizin dünya görüşünüz iktidarda olmadığı için meydana geldiği şeklinde yorumlamak, halk ve gençlik üzerinde çalışmak, dâvanızı gönüllere gergef gibi işlemek ve bütün eski rejimleri çürüğe çıkartmak, kesiksiz ve aralıksız bir vecd, aşk ve heyecan potansiyelini muhafaza etmek... Particilik ve hükûmetçilik esnaflığı dışında bunu yapabilir misiniz? Yaparsanız yaşar ve yaşatır, yapamazsanız ölür ve öldürürsünüz!

Yapmadılar, yapamadılar; her şeyi pestenkerani bir esnaflığa döktüler; ve gittiler, küfür ve dalâletin değişmez simgesi parti isimli bir puthaneye yamandılar. Onunla ortaklaşa hükümet kurdular ve onu kendi bünyelerinde eritemeyince onun bünyesinde harcandılar. İslâm idealini bitpazarı eşyasına döndürdüler, ucuzlaştırdılar, akamete sapladılar ve 1977 seçimlerinde hapı yuttular.

Baş suçları budur ve ondan sonrakiler saymakla bitmez dalâlet yüzüğünün ana taşı etrafında kırıntı taşlardan ibarettir.

Ben MSP'den ne mi istiyorum?

Ulvî gayemizin hakkını istiyorum; Bu hakkı çiğneyen hırs ve kibir adamının, balmumundan hempasiyle birlikte tasfiyesini ve içlerindeki müspet örneklerin kıyam etmesini istiyorum! O zaman görürler, önlerinden ve arkalarından nasıl yol alacağımızı...

 

 

 

öyle bos seyler yazmissin ki bu yazilanlara benden baska yazi yazan olmamis bende yazmiyacaktim ama okadar dünyamizda yapilacak isler var iken 1900 lü yillara gitmek bize size ne kazandiriyor bir düsün arkadasim simdi hep birlikte olup ne yapmamiz gerek bizi sucu bucu diye bölmüsler bulunürsen bizi cabuk yutarlar kalabalik birlik beraberlik icinde olursak bize kimse dayanamaz bak osmanli önümüzde bir örnek simdi kimin parasi gücü varsa borazan elinde amerika niye gclü biz müslüman devletler ve cemaat topluluklar kaca bölünmüs zaman birlik zamani filistine israil sardirdi diye ya allah bismillah e gerisi angarya dimi arkadaslar pretosta ediyoruz 1gün 24 saat bitti mi hayir ölünceye kadar kiyamete kadar hak batil mücadelesi sürecektir akilli olmak gerek bizleri birileri kullaniyor kullandirmiyalim hak ve batili ayirmak bu yolda gidenlere destek vermek gerek akil akildan üstündür ama bos akil para etmez degeri yoktur bir profesör digeri iyi hatip akil ver mücadele ayni safa gelmezsen seni kimse dinlemez ayni i düsünceler ayni hareket etmek gerek zaman uyanmak zamanidir o bu demis oda unu dinlememis fikrini söylemismis faydalanmamis bos dünyada yasiyanlar gibi olmiyalim bu topraklar bizim dimi düsman gelse biz nasil hareket edecegiz hep birlikte sagcisi solcusu futbolcusu savasacagiz ülkemiz icin bizi bölmek isteyenlere firsat vermiyelim bunlar bize oyun yapiyorlar!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

ON
22.06.2009 00:22
#93

Dostum yanlış anlama ama yazılanları idrak edemiyorsun. 1900'lü yıllara dönmenin ne faydası var diyorsun da hadiseyi kavrayabilmek için özüne inmek gerekir. Tabiki geçmiş geçmişte kaldı önümüze bakacağız ama tarihten dersler çıkararak adımlarımızı dikkatli atacağız. Mevzuu tarihi önem taşımakta olduğu için tabiki insanlar farklı yorumlar getirebilir ki reyhan arkadaşımın söylediklerine bende katılıyorum. Belliki Erbakan sempatizanısın ve yazılan yorumların senin fikir ekseninde dönmesini istemektesin. Ama herkes aynı fikirlere sahip olmak zorunda değil benim seninle aynı fikirde olmadığım gibi... Birbirimize ve farklı düşüncelere biraz daha saygılı olmalıyız. Unutma ki geçmişinden ders çıkaramayan toplumlar gelecekte aynı hataları yapmaya mahkumdur.

YB
22.06.2009 02:42
#94
öyle bos seyler yazmissin ki bu yazilanlara benden baska yazi yazan olmamis bende yazmiyacaktim ama okadar dünyamizda yapilacak isler var iken 1900 lü yillara gitmek bize size ne kazandiriyor bir düsün arkadasim simdi hep birlikte olup ne yapmamiz gerek bizi sucu bucu diye bölmüsler bulunürsen bizi cabuk yutarlar kalabalik birlik beraberlik icinde olursak bize kimse dayanamaz bak osmanli önümüzde bir örnek simdi kimin parasi gücü varsa borazan elinde amerika niye gclü biz müslüman devletler ve cemaat topluluklar kaca bölünmüs zaman birlik zamani filistine israil sardirdi diye ya allah bismillah e gerisi angarya dimi arkadaslar pretosta ediyoruz 1gün 24 saat bitti mi hayir ölünceye kadar kiyamete kadar hak batil mücadelesi sürecektir akilli olmak gerek bizleri birileri kullaniyor kullandirmiyalim hak ve batili ayirmak bu yolda gidenlere destek vermek gerek akil akildan üstündür ama bos akil para etmez degeri yoktur bir profesör digeri iyi hatip akil ver mücadele ayni safa gelmezsen seni kimse dinlemez ayni i düsünceler ayni hareket etmek gerek zaman uyanmak zamanidir o bu demis oda unu dinlememis fikrini söylemismis faydalanmamis bos dünyada yasiyanlar gibi olmiyalim bu topraklar bizim dimi düsman gelse biz nasil hareket edecegiz hep birlikte sagcisi solcusu futbolcusu savasacagiz ülkemiz icin bizi bölmek isteyenlere firsat vermiyelim bunlar bize oyun yapiyorlar!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

1 veya 2 cümlenin cevabini aldim ama diger kelimelere cevap alamadik simdilik hoscakalin iyi geceler

BU
22.06.2009 10:48
#95

Yazmadım, yazmayı da mantıklı bulmadım kendi açımdan. Üstad'ın, yıllar evvel siyaset sahnesine yeni yeni çıkan muhafazakâr/İslami tabanlı bir siyasetçiye yazdığı mektubun bu kadar çok dallandırılıp budaklandırılacağını tahmin etmemiştim aslında.

 

Gerekli görmüştür ve bir Müslüman olarak ihtar/tavsiye içeren birazda öfkeyle bir şeyler demiştir Üstad. Meselenin özüde sözüde budur. Bundan tarafları, daha da değişik taraflara çekmenin ve değerlendirmenin hiç bir anlamı ve faydası yoktur.

 

Üstad'ın bu mektubu devrin şartlarına ve kırılganlığına göre yerinde, doğru ve takdire şayandır. Bundan şüphemiz yok. Zaten bunuda tartışmıyoruz sanırım.

 

Neyse, benim demek istediğim husus şu (birazda konu dışına çıkarak):

 

Tıpkı Abdülhamit Han gibi, yıllar geçtikçe anlaşılacak doğru ve yanlışlar. Kimin aslında ne olduğu ve ne olmadığı zamanla gün yüzüne çıkacak. Belkide pek çok iyi ve kötü yer değiştirecek tarih sayfalarında, zihinlerimizde.

 

İşte ben, Erbakan Hoca'yı bu sebeble değerli ve önemli br şahsiyet olarak görüyorum. Pek çok insanın ben bu adama asla oy vermem deyip, şimdilerde ''bu adam haklıymış, biz yanılmışız'' dediklerini duyuyorum.

 

Faizsiz sistem, D-8, Havuz proğramı vs. Anlaşılmadı ve kulak verilmedi Hoca'ya. Hoca ki, içerden ve bilhassa dışardan muazzam tertiplere, plan ve projelere maruz kalmış birisi.

 

Şapkasını alıp gitmeyen, alttan almayan ve son noktaya kadar direnen bir insan. Bu bir hakikattir. Birileri dik durmadı falan demiş Hoca ve ekibi için, o birileri dik durmayı mahalle kavgalarında kıytırıktan restleşme sanıyor, ya da parlayıp sönen flaş her halde. Diklikten ve dik durmadan ne anlıyoruz acaba?

 

Polemiği sevmem ve yapana da uymam. Bu ülkenin gördüğü ve belkide göreceği nadir siyasetçilerden birisidir Hoca. Bunu sağdan da, soldan da, ortadan da pek çok kişi tasdik etmiştir.

 

Velhasıl, Erbakan Hoca bu ülkeye hizmet vermiş ve veren pek çok kişiye de vesile olmuştur.

 

(Bunları, Erbakan Hoca'nın partisine oy vermeyen, parti binasına bir defa bile girmeyen birisi olarak yazdığımı da belirteyim)

...

YB
24.06.2009 01:28
#96
Yazmadım, yazmayı da mantıklı bulmadım kendi açımdan. Üstad'ın, yıllar evvel siyaset sahnesine yeni yeni çıkan muhafazakâr/İslami tabanlı bir siyasetçiye yazdığı mektubun bu kadar çok dallandırılıp budaklandırılacağını tahmin etmemiştim aslında.

 

Gerekli görmüştür ve bir Müslüman olarak ihtar/tavsiye içeren birazda öfkeyle bir şeyler demiştir Üstad. Meselenin özüde sözüde budur. Bundan tarafları, daha da değişik taraflara çekmenin ve değerlendirmenin hiç bir anlamı ve faydası yoktur.

 

Üstad'ın bu mektubu devrin şartlarına ve kırılganlığına göre yerinde, doğru ve takdire şayandır. Bundan şüphemiz yok. Zaten bunuda tartışmıyoruz sanırım.

 

Neyse, benim demek istediğim husus şu (birazda konu dışına çıkarak):

 

Tıpkı Abdülhamit Han gibi, yıllar geçtikçe anlaşılacak doğru ve yanlışlar. Kimin aslında ne olduğu ve ne olmadığı zamanla gün yüzüne çıkacak. Belkide pek çok iyi ve kötü yer değiştirecek tarih sayfalarında, zihinlerimizde.

 

İşte ben, Erbakan Hoca'yı bu sebeble değerli ve önemli br şahsiyet olarak görüyorum. Pek çok insanın ben bu adama asla oy vermem deyip, şimdilerde ''bu adam haklıymış, biz yanılmışız'' dediklerini duyuyorum.

 

Faizsiz sistem, D-8, Havuz proğramı vs. Anlaşılmadı ve kulak verilmedi Hoca'ya. Hoca ki, içerden ve bilhassa dışardan muazzam tertiplere, plan ve projelere maruz kalmış birisi.

 

Şapkasını alıp gitmeyen, alttan almayan ve son noktaya kadar direnen bir insan. Bu bir hakikattir. Birileri dik durmadı falan demiş Hoca ve ekibi için, o birileri dik durmayı mahalle kavgalarında kıytırıktan restleşme sanıyor, ya da parlayıp sönen flaş her halde. Diklikten ve dik durmadan ne anlıyoruz acaba?

 

Polemiği sevmem ve yapana da uymam. Bu ülkenin gördüğü ve belkide göreceği nadir siyasetçilerden birisidir Hoca. Bunu sağdan da, soldan da, ortadan da pek çok kişi tasdik etmiştir.

 

Velhasıl, Erbakan Hoca bu ülkeye hizmet vermiş ve veren pek çok kişiye de vesile olmuştur.

 

(Bunları, Erbakan Hoca'nın partisine oy vermeyen, parti binasına bir defa bile girmeyen birisi olarak yazdığımı da belirteyim)

burada beklenen bir yazi idi sizi tebrik ederim tesekkürler

NU
28.07.2009 16:01
#97

Üstad, Erbakan'a Chp ile yaptığı ortaklık sebebiyle "MSP Büyük Doğu idealinin düşük çocuğudur" demiş. Bu ortaklık asla tasvip edilemez,ancak Erbakanın uygulamaya koyduğu,koymak isteği projeler, imkan dahilinde desteklenebilir.

RA
08.08.2009 08:27
#98
Yazmadım, yazmayı da mantıklı bulmadım kendi açımdan. Üstad'ın, yıllar evvel siyaset sahnesine yeni yeni çıkan muhafazakâr/İslami tabanlı bir siyasetçiye yazdığı mektubun bu kadar çok dallandırılıp budaklandırılacağını tahmin etmemiştim aslında.

 

Gerekli görmüştür ve bir Müslüman olarak ihtar/tavsiye içeren birazda öfkeyle bir şeyler demiştir Üstad. Meselenin özüde sözüde budur. Bundan tarafları, daha da değişik taraflara çekmenin ve değerlendirmenin hiç bir anlamı ve faydası yoktur.

 

Üstad'ın bu mektubu devrin şartlarına ve kırılganlığına göre yerinde, doğru ve takdire şayandır. Bundan şüphemiz yok. Zaten bunuda tartışmıyoruz sanırım.

 

Neyse, benim demek istediğim husus şu (birazda konu dışına çıkarak):

 

Tıpkı Abdülhamit Han gibi, yıllar geçtikçe anlaşılacak doğru ve yanlışlar. Kimin aslında ne olduğu ve ne olmadığı zamanla gün yüzüne çıkacak. Belkide pek çok iyi ve kötü yer değiştirecek tarih sayfalarında, zihinlerimizde.

 

İşte ben, Erbakan Hoca'yı bu sebeble değerli ve önemli br şahsiyet olarak görüyorum. Pek çok insanın ben bu adama asla oy vermem deyip, şimdilerde ''bu adam haklıymış, biz yanılmışız'' dediklerini duyuyorum.

 

Faizsiz sistem, D-8, Havuz proğramı vs. Anlaşılmadı ve kulak verilmedi Hoca'ya. Hoca ki, içerden ve bilhassa dışardan muazzam tertiplere, plan ve projelere maruz kalmış birisi.

 

Şapkasını alıp gitmeyen, alttan almayan ve son noktaya kadar direnen bir insan. Bu bir hakikattir. Birileri dik durmadı falan demiş Hoca ve ekibi için, o birileri dik durmayı mahalle kavgalarında kıytırıktan restleşme sanıyor, ya da parlayıp sönen flaş her halde. Diklikten ve dik durmadan ne anlıyoruz acaba?

 

Polemiği sevmem ve yapana da uymam. Bu ülkenin gördüğü ve belkide göreceği nadir siyasetçilerden birisidir Hoca. Bunu sağdan da, soldan da, ortadan da pek çok kişi tasdik etmiştir.

 

Velhasıl, Erbakan Hoca bu ülkeye hizmet vermiş ve veren pek çok kişiye de vesile olmuştur.

 

(Bunları, Erbakan Hoca'nın partisine oy vermeyen, parti binasına bir defa bile girmeyen birisi olarak yazdığımı da belirteyim)

 

Erbakan Hoca'nın partisine oy vermeyen biri olarak, bunca -bence ağır ithamlar-ın yer aldığı yazılara bakarak çok takdir ettim ,sağolun diyeyim.

 

Neden illa Necip Fazıl mı Erbakan mı diye bir çerçevede konu ilerlemiş anlayabilmişte değilim. Dönemin şartlarında yapılan bazı hatalar nedeniyle Üstad, yapılanları onaylamadığını belirtecek mahiyette Erbakan'a bunları söylemiştir, elbetteki bazı noktalarda haklılığıda vardır. Ama gel gelelim, bu mektupu dallandırıp budaklandırıp Erbakan'ın ortaya koyduğu davayıda basite indirgeyip harcamakta ne kadar yerinde bir tutumdur,orasınıda bilemiyorum.

 

Üstad'ın fikri planda ve ayrıca aksiyon noktasında yaptıkları elbetteki müthiştir ! Ama siyaset sahasında Erbakan Hocamın yaptıklarınıda asla küçümseyemezsiniz. Erbakan siyasete dahil olmasaydı, ortalık sol kesimin oyun sahası haline dönüşecekti, bugün her ne kadar iktidar kendisi farklı bir çizgideyiz naraları atsada Erbakan Hocamın ortaya koyduğu görüşün kaynağından feyz almaktadır, ve ayakta durabilmesin tek nedenide bu görüşle olan münasebetlerinden gelmektedir.

 

Ben hem Üstad'ı okurum benimserim,Büyük Doğu fikrinede müptela birisiyim , diğer yandanda Erbakan'ın siyaset görüşünüde sonuna kadar bağlıyım.

 

Vesselam.

NU
08.08.2009 15:17
#99

Chp ile yapılan ortaklık zamanında bir çok müslümanın hapisten çıktığını da biliyoruz,bunlardan biri Kadir Mısıroğludur. O zamanın sartları içinde olması gereken bir durumdu diye acıklarlar,ne kadar katılırız bilmiyorum ancak göz ardı edemeyiz ki Agd üniversiteler kolunda şu an hala devam etmekte olan Üstad Necip Fazıl okumaları vardır,hangi kurum kendisine bu denli eleştiride bulunan birine böyle sahip çıkar? Ben çok araştırdım,başka Üstad okumaları bulamadım,çünkü sadece erkek öğrencilere veriyorlarmış

Takdir ettim...

IB
09.09.2009 10:32
#100

Erbakan hayranı bir kardeşim vardı..

 

Kendisi ile hatta Erbakan hakkında yazılan bir kitap siparişi vermiştik..

 

Benim üstada olan hayranlığımı bilirdi.. Sık sık üstaddan bahsederdim ona.. ve bu mektup gündemimize düştü.. tabi içine büyük kurt yuvası ile..

 

Gel zaman git zaman derinleşti. ve sipariş verdiğimiz kitapçıda dostuma Rapor 2 3 4 5 6dan Erbakan la ilgili yazılan yazıları okuyup ve sindirmesi için bir kaç vakadan bahsettim..

 

Sonunda sipariş verdiğimiz kitabı iptal edip yolumuza devam ettik...........

VE
10.09.2009 01:37
#101
Chp ile yapılan ortaklık zamanında bir çok müslümanın hapisten çıktığını da biliyoruz,bunlardan biri Kadir Mısıroğludur. O zamanın sartları içinde olması gereken bir durumdu diye acıklarlar,ne kadar katılırız bilmiyorum ancak göz ardı edemeyiz ki Agd üniversiteler kolunda şu an hala devam etmekte olan Üstad Necip Fazıl okumaları vardır,hangi kurum kendisine bu denli eleştiride bulunan birine böyle sahip çıkar? Ben çok araştırdım,başka Üstad okumaları bulamadım,çünkü sadece erkek öğrencilere veriyorlarmış

Takdir ettim...

 

Aynen katılıyorum. "AGD" gençliği üstadın izini sürmektedir. ki Erbakan Hoca dahi üstada büyük saygı duymaktadır. dava için küslük, kırgınlık yapacak zihniyet taşımamaktadır. Erbakan Hoca taşısa idi "AGD" sahip çıkmazdı ben "MGV" döneminden çok iyibilirim.

 

Üstad kızmış ve mektup yazmış kimse bundan nemalanmasın büyükler söyler uyarır. küçükler dikkate alır, almasada cevap vermez bu edepten gelir. tıpkı bugün Erbakan Hocamızın "RTE" ye yaptıkları gibi . "RTE" cevap dahi vermiyor! onu dikkate almadığındanmı? asla Saygısından. bence bu mektuba fazla takılmayınız.

 

Muhabbetle ..

SE
10.09.2009 04:48
#102
Aynen katılıyorum. "AGD" gençliği üstadın izini sürmektedir. ki Erbakan Hoca dahi üstada büyük saygı duymaktadır. dava için küslük, kırgınlık yapacak zihniyet taşımamaktadır. Erbakan Hoca taşısa idi "AGD" sahip çıkmazdı ben "MGV" döneminden çok iyibilirim.

 

Üstad kızmış ve mektup yazmış kimse bundan nemalanmasın büyükler söyler uyarır. küçükler dikkate alır, almasada cevap vermez bu edepten gelir. tıpkı bugün Erbakan Hocamızın "RTE" ye yaptıkları gibi . "RTE" cevap dahi vermiyor! onu dikkate almadığındanmı? asla Saygısından. bence bu mektuba fazla takılmayınız.

 

Muhabbetle ..

herşey güzel de şu cevap vermeme mevzuuna takıldım ben.şimdi erbakan saygısından cevap vermiyor yani.yani küçük cevap vermeye kalkarsa edepsizlik yapmış olur. anlayabilmişmiyim?

söyleyin öyle devam edeyim.

IB
10.09.2009 09:50
#103

Raporların birinde gözüme çartpı..

 

Erbakan bu ihtarları çevresindekilere şöyle anlatıyor..

 

Necip Fazıl istiyor ki dizinin dibinden ayrılmayalım.. Her işi O'na soralım..

 

Böyle kapalı bir idrak.. Şöyle bir benzetme yakışı kalacaktır..

 

Sel suyun götürdüğü bir yağmurda, tek şemsiyeli adam yanınıza geliyor yardım için. Siz şemsiyenin altında sırf ben olayım, insanlar sadece bende şemsiye olduğunu görsün diye o adamı itiyorsunuz..

 

Böyle bir enaniyet karşısında üstad; ne yapalım evladımız diyor.. atamıyor.. kendisine iftira atılmasına rağmen

SE
12.09.2009 01:51
#104

erbakan savunucuları sualime cevap vermedi.neden? çünkü erbakanın bahsettiğimiz şeyi yaptığını biliyorlar.eğer bu sitede akpye saldırmaya devam ederlerse bizde aynı şeyi mg için yaparız.eğer bu tartışmalar sonunda birilerinin banlanması gerekirse onların kim olması gerektiğini hepimiz biliyoruz.biz uyarımızı yaptık.

 

bu ihtarımız sebebi particilik değil her durum ve koşulda hakkı savunma, hakkın sözcüsü olma yeminimizdir.

AL
12.09.2009 01:59
#105

Parti'yi aşıp fikre gelelim... ''O partiyi sövme bu parti senden daha iyi'' gibi sözler bana abes geliyor. Bizim çıtamız Ashab olduğuna göre ''Günümüz Koşulları''ndan ötürü çıtamızı aşağıya çekmeyelim; tırmanmaya bakalım!.. Tırmanamayıp tırmanıyor numerosu yapanların maskelerini de yırtalım!..

 

Üstad Hazretlerinin de belirttiği ölçüyü tekrar hatırlatayım:

 

Tek istikamet, Kabe;

Ve, tek örnek, Sahabe!..

 

Durum böyleyken, R'yi N'yle veya X'le kıyaslayacağımıza hem R'yi hem N'yi hem de X'leri Sahabelerle karşılaştıralım ve devlet-cemiyet-birey nizamında, tuttukları yol ne derece Ashab'a yakınsa o derece sevelim.

 

Gerisi boş!..

Vesselam...

NU
12.09.2009 03:34
#106

Herhangi bir parti propagandası yapmak için yazmadım. Kaldı ki sözlerimi bahsi geçen kişinin partisine oy vermeyen biri olarak söyledim. Erbakanın hataları olmuştur, ancak tamamıyla silmemek gerekir. IMFden para almama fikri muazzam mesela.

AL
12.09.2009 04:06
#107
Herhangi bir parti propagandası yapmak için yazmadım. Kaldı ki sözlerimi bahsi geçen kişinin partisine oy vermeyen biri olarak söyledim. Erbakanın hataları olmuştur, ancak tamamıyla silmemek gerekir. IMFden para almama fikri muazzam mesela.

 

Sevgili Gönüldaş Nurulhak, ben sizin yazınıza yorum yapmadım. Farkettiyseniz yazımda herhangi bir alıntınız yok. Gene de bu yanlış anlaşılmadan ötürü özür dilerim. Hakkınızı helal ediniz.

Selamun Aleyküm...

RA
12.09.2009 07:29
#108

Erbakan'ın yaptıklarını bu kadar küçümsemek gerçekten çok mantıksız geliyor bana. Ülkeyi ımf'ye bel bağlama gayretinde olanlara karşı durduk, bizi kukla vaziyetine düşürmekten başka gayesi olmayan avrupa birliğine karşı D-8 İslam birliği oluşturuldu... vesaire vesaire, neyse şunu belirteyim ki böyle bir forumda, forumun mahiyeti bellidir, bu tür konuları kapak yapıp parti propogandasına dönüştürmek zaten gereksiz, niyetim bu değil. Ama rahatsız oluyorum işte, söylemeden edemiyorum, yoksa daha derin konuları buraya açıpta ayrım çıkarmanın kimseye bir faydası yok,,

vesselam .

IB
12.09.2009 10:56
#109

Bazı kardeşlerimizin de beyanında bulunduğu üzere parti propagandacılığı gibi ucuz meselelerden kendimizi münezzeh kılarız.

 

Yine üstadın dediği gibi yaptığı iyi işler fenalığını örtemiyor bizlere keşke iyi iş yapmaya kalkıpta daha fazla zarar vermeseydin dedirttiriyor..

 

Ulvi dava enaniyet kabul etmez ve yapanla birlikte davayı da helaka sürükler........

KV
12.09.2009 13:14
#110

Üstad Necip Fazıl dünya çapında bir adamdı...şimdi bazıları bu cümleyi görünce diyeceklerki gene abartılı cümleler geliyor...evet bazı insanlar hakkında böyle şeyler yapılmıştır(erbakan gibi)...ama işte Üstad'ın farkı malesef bu noktadaki bazı insanlar haketmediği yerlerde,haketmediği övgüleri alırken,Üstad gene kimse tarafından eleştirilemezken hiç kimse tarafından tam manasıyla kavranamamıştır...Erbakan meselesi de böyle...Üstadın beklentileri çok yüksekti...Üstad bu işin aşk,fikir,aksiyon...herşeyinde kilit adamdı ve davayı,dinimizi herşeyi en ince mahrem noktalarına kadar kavramıştı...Erbakan için zeki derler belki gerçekten öyle ama o Üstadı anlamamıştır...kulaklarıyla dinlemiştir..Erbakan dediğimiz adam Üstadın en fazla bir kuklası olabilirdi ki,onu bile olmamadı...bu olayı böyle görmek lazım...Üstad'ın samimiyeti ortadır..eğer gerçekten Erbakan İslam adına birşeyler yapıyor olsaydı...doğru şeyler yapıyor olsaydı...Üstad bunu görmezden gelmez böyle sırtını dönmezdi...Erbakan özelliği olmayan sıradan bir insandı...onun önemi bu yolda olan ilk partinin başına geçmiş olmasıydı...onun yerine başkası da geçmiş olabilirdi...ama malesefki bizde olaylar gözle görüldüğü için Erbakan bu davanın herşeyi gibi anlaşılmıştır..bu işler birazda kalbe kamış meseleler...vesselam...

VE
21.09.2009 16:58
#111
Erbakan'ın yaptıklarını bu kadar küçümsemek gerçekten çok mantıksız geliyor bana. Ülkeyi ımf'ye bel bağlama gayretinde olanlara karşı durduk, bizi kukla vaziyetine düşürmekten başka gayesi olmayan avrupa birliğine karşı D-8 İslam birliği oluşturuldu... vesaire vesaire, neyse şunu belirteyim ki böyle bir forumda, forumun mahiyeti bellidir, bu tür konuları kapak yapıp parti propogandasına dönüştürmek zaten gereksiz, niyetim bu değil. Ama rahatsız oluyorum işte, söylemeden edemiyorum, yoksa daha derin konuları buraya açıpta ayrım çıkarmanın kimseye bir faydası yok,,

vesselam .

 

Aynen katılıyorum ..

SE
21.09.2009 17:38
#112
QUOTE(rabia BDG @ Sep 12 2009, 07:29 AM) *

Erbakan'ın yaptıklarını bu kadar küçümsemek gerçekten çok mantıksız geliyor bana. Ülkeyi ımf'ye bel bağlama gayretinde olanlara karşı durduk, bizi kukla vaziyetine düşürmekten başka gayesi olmayan avrupa birliğine karşı D-8 İslam birliği oluşturuldu... vesaire vesaire, neyse şunu belirteyim ki böyle bir forumda, forumun mahiyeti bellidir, bu tür konuları kapak yapıp parti propogandasına dönüştürmek zaten gereksiz, niyetim bu değil. Ama rahatsız oluyorum işte, söylemeden edemiyorum, yoksa daha derin konuları buraya açıpta ayrım çıkarmanın kimseye bir faydası yok,,

vesselam .

 

gerçekten çok komik.bunu yazan şahıs bu mesajından bi kaç gün sonra başka bir partiye saldırmakta kusur görmeyecek şahsiyette birisidir.

o şahısa soruyorum madem böyle ayrım neyim çıkarmanın faydası yoktu siz niye yaptınız.sizin sevdiğiniz şahısa denilince ayrım çıkarmanın faydası yok diyorsunuz başkasına denilirken diyenlere katılmakta bir mahzur görmüyorsunuz.tebrikler.

 

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?sh...=9965&st=18

RA
22.09.2009 09:41
#113
gerçekten çok komik.bunu yazan şahıs bu mesajından bi kaç gün sonra başka bir partiye saldırmakta kusur görmeyecek şahsiyette birisidir.

o şahısa soruyorum madem böyle ayrım neyim çıkarmanın faydası yoktu siz niye yaptınız.sizin sevdiğiniz şahısa denilince ayrım çıkarmanın faydası yok diyorsunuz başkasına denilirken diyenlere katılmakta bir mahzur görmüyorsunuz.tebrikler.

 

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?sh...=9965&st=18

 

 

Orda düşüncemi ifade ettim ben, kabullenmediğim bir vaziyet ortadaysa neden bunu ifade etmeyeyim. Parti noktasında rahatsızlıklarım vardır belki, bunları es geçtim.. kürt açılımını hata görüyorum, ne yani bir yanlış var, biz partiye göre mi tavır alıcaz icraate göre mi ? Siz forumun bu konuları dile getiren- akp ile ilgili her köşesinde siyaset kokuyorsunuz. hemen ortaya çıkıyorsunuz, bu beni rahatsız etmezken, benim kürt açılımını doğru bulmadığım halde; şu veya bu parti niye ifade etmemeyim anlamış değilim.

SE
22.09.2009 14:15
#114

eğer siz forumda istediğiniz siyasetçinin eleştirilmesine karşıysanız, ve buna kendi sevdiğiniz siyasetçi eleştirildiiği için karşı çıktığınızı değil de forumun maiyeti sebebiyle ve parti propogandasına karşı çıktığınız için karşı çıktığınızı iddia ederseniz bu forumda hiçbir siyasetçiyi eleştiremezsiniz.

 

 

siyaset kokma meselesine gelince: hakikati gizlemeye çalışanların, çifte standart uygulayıp bunun yanlış olmadığını iddia edenlerin, onun bunun hakkında atıp tutanların karşısında olmak, oyunlarını ortaya dökmek siyaset kokmaksa evet siyaset kokuyorum.ve bununla gurur duyuyorum.

 

ama siz bu iddianızı siyasetle ilgili her tartışmaya katılmam nedeniyle değil de sizin çifte standardınızı ortaya çıkarmam ve sizin karşınızda olmam sebebiyle söylediğiniz için topuğunuzdan saçınıza kadar riya kokuyorsunuz.

RA
22.09.2009 14:57
#115
eğer siz forumda istediğiniz siyasetçinin eleştirilmesine karşıysanız, ve buna kendi sevdiğiniz siyasetçi eleştirildiiği için karşı çıktığınızı değil de forumun maiyeti sebebiyle ve parti propogandasına karşı çıktığınız için karşı çıktığınızı iddia ederseniz bu forumda hiçbir siyasetçiyi eleştiremezsiniz.

 

 

siyaset kokma meselesine gelince: hakikati gizlemeye çalışanların, çifte standart uygulayıp bunun yanlış olmadığını iddia edenlerin, onun bunun hakkında atıp tutanların karşısında olmak, oyunlarını ortaya dökmek siyaset kokmaksa evet siyaset kokuyorum.ve bununla gurur duyuyorum.

 

ama siz bu iddianızı siyasetle ilgili her tartışmaya katılmam nedeniyle değil de sizin çifte standardınızı ortaya çıkarmam ve sizin karşınızda olmam sebebiyle söylediğiniz için topuğunuzdan saçınıza kadar riya kokuyorsunuz.

 

 

ben orda partiyi eleştirmek yerine, direk kürt açılımına karşı olduğumu dile getirdim. yoksa iktidarın rahatsız olduğum tüm icraatlerinden bahsedebileceğim bir çok tartışma köşesi olmuştur, bir göz atarsanız ismimi pek göremezsiniz o köşelerde. çifte standart felan uyguladığım yok benim, bu nasıl bir bakış açısıdır ,neye göre riyakar olduğuma karar verme cüreti gösteriyorsunuz ; siz bu daralmış açıyla pek ilerleyemezsiniz.

SE
22.09.2009 15:11
#116

artık sıkmaya başladın sende.neye göre olduğunu söyledim.anlayamadıysan bir daha oku.senin yerine bahsedenler vardı sen sadece destek olmak istedin.ve kendince oldun da.bide eleştirmek yerine kürt açılımına karşı olduğunu dile getirmişsin.bu sözün bana demirelin "bana mi,lliyetçiler de adam öldürtüyor dedirtemezsiniz" sözünü hatırlattı.neyse şimdi sizin eleştirmeyip kürt açılımına karşı olduğunuzu beyan ettiğiniz mesajınızı inceleyelim.

 

Önce demokratik açılım denildi... şimdi Kürt açılımı. Ben kürt sorunu diye birşeyin olmadığını, sadece sorunlu Kürt olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle açılımı ortaya koymanın, bin takla atılarak kabul ettirilmeye çalışılan kürt sorununu(!)da kabul ettiğinin bir göstergesidir. Çözüm sürecinde karşı tarafın muhatap alınmasını istediği kişi bellidir ki baştan beri bunu ifade ediyorlar, o nedenle ince bir vaziyetin eşiğindeyiz. Tedirgin olmamak elde değil, Allah sonumuzu hayr etsin ne diyeyim.

Ayrıca şu bop işide, öyle köşeye sıkıştırılıp, geçilecek bir konu değil... Bop'un eş başkanlığı vesaire,, off.. iktidara kilitlenip yanlışları doğru görmeye başlamak kadar tehlikeli bir durum yok... vesselam.

aslında sadece önemli yerleri işaretleyecektim ama bi baktım her harf bana bir kanıt sağlıyor topyekün işaretledim.

neyse incelemekten vazgeçtim.zaten herşey ortada.

RA
22.09.2009 16:26
#117
artık sıkmaya başladın sende.neye göre olduğunu söyledim.anlayamadıysan bir daha oku.senin yerine bahsedenler vardı sen sadece destek olmak istedin.ve kendince oldun da.bide eleştirmek yerine kürt açılımına karşı olduğunu dile getirmişsin.bu sözün bana demirelin "bana mi,lliyetçiler de adam öldürtüyor dedirtemezsiniz" sözünü hatırlattı.neyse şimdi sizin eleştirmeyip kürt açılımına karşı olduğunuzu beyan ettiğiniz mesajınızı inceleyelim.

 

 

aslında sadece önemli yerleri işaretleyecektim ama bi baktım her harf bana bir kanıt sağlıyor topyekün işaretledim.

neyse incelemekten vazgeçtim.zaten herşey ortada.

 

O konuda benden önce yazılanları öyle detaylı bir incelemeye tabi tutmadım, o nedenle kimseye destek gayretinde olmadım. Sıkıntıya girmenize gerek yok, ne düşünürseniz düşünün, beni bağlamaz. Sözlerim,yorumlarım ortada... Anlayan anlar zaten, şikayetimiz kimedir neyedir... Daha fazla uzatmayı ve açıklamayı gereksiz görüyorum.

TU
28.09.2009 18:17
#118

erbakana.gif

 

El yazısı ve asaleti...

YU
28.09.2009 21:00
#119

ustad muhru vurduktan sonra gerisi onemsizdir efendim.... ustad bi insana haybeye bu kadar ihtar verir mi vermez.... yaptiklariyla yapmadiklariyla herseyiyle hesabini ilahi huzurda verecektir sirtinda ustadin son posta muhruyle.... uyarilmistir gereginin yapilmasi icin ilahi huzurdadir....

SI
05.10.2009 20:58
#120
ŞU DEVİRDE ALLAH RIZASI İÇİN BİRİSİ SÖYLESİN HAK-BATIL DİYEN KAÇ SİYASETÇİ VARDA SİZ TOPYEKUN ERBAKANI ELEŞTİRİYORSUNUZ ARKADAŞLAR.NECİP FAZIL'IN MİLLİ GÖRÜŞ DAVASINA KARŞI OLDUĞUNU BİLMEME RAĞMEN BEN NECİP FAZILIN ANLAŞILMASI İÇİN ELİMDEN GELEN GAYRETİ SARFEDECEĞİME SÖZLER VERİRKEN BİR MİLLİ GÖRÜŞ ERİ OLARAK ,SİZ EDEPSİZLİĞE VARAN SÖZLER SARF ETMİŞSİNİZ.BU MUDUR YANİ İNANCIMIZIN GEREĞİ BİZ KABUL EDİP ELEŞTİRİLERİ EKSİKLERİMİZİ DÜZELTMEYE ÇALIŞIRKEN BÇLÜCÜLÜK NEDENDİR NİYE TARAFSIZ SADECE HAK ÇERÇEVESİNDEN BAKAMIYORUZ.BEN BİR ERBAKAN HAYRANI OLARAK ASLA ERBAKANIN PENCERESİNDEN BAKMADIM OLAYLAR SADECE VE SADECE PEYGAMBER VE ALLAH PENCERESİNDEN BAKIYORUM.... VARMI KONUSMASININ SONUNDA ZAFER YAKINDIR VE ZAFER İNANANLARINDIR DİYEN BİR BAŞKA SİYASETÇİ...İSTEYEN ARKADAŞLARA UZUN UZADIYA CEVAPLAR VEREBİLİRİM DAHA DETAYLI NEDEN ERBAKANI SAVUNDUĞUMA DAİR. SELAM VE SAYGILARIMLA

selamün aleyküm kardeşim ,bütünlüğü sağlama noktasında sana katılıyorum.Aynı yolun yolcularıyız ,saflarımız da aynı.Lakin sen bizim gibi iyi niyetli insanların düşüncelerinden çok Üstadın Erbakan Hoca ya olan yaklaşım açısını yakalamayı denesen. :-) Bizleri boşver,o kadirşinas büyüklere bakıver.Allah yar ve yardımcınız olsun mümin kardeşim

MU
11.10.2009 20:56
#121

Milli görüş=Milli göremeyiş

NU
15.10.2009 14:26
#122

Üstadın davası konusunda olanca hassasiyet sergilediğini biliyoruz

Üstad benim içinde keskin kılıçtır, amma velakin unutmayalım ki o da nihayetinde bir insandır, ve yanılma payı mecvuttur.

Üstad Chp ile yapılan ortaklığı kabul edemediği için, bu kadar ağır eleştiride bulunmuş.

Peki şu an iktidar da olan parti de, chp tabanından kimse yok mudur, ya da solcu?

Politika böyle bir iştir.

YA
15.10.2009 20:08
#123

Konuyu okuyamadım. Yorum için de fırsatım yok ama göz atınca birşeyler söyleyip öyle geçeceğim. Erbakan kendisini som altın zanneden ama sadece altınkaplama biri. Aslında "ağır sanayii hamlesi" gibi önemli bir görüşü benimsediği için o kısmına birşey demiyorum. Adamın bunu 30-40 yıl önceden ülke programına konulması için çabalaması takdirlik birşey. (Erbakan Almanyada kaldığı için bu fikri ordan almıştır sanırım. Biliyorsunuz Almanya 1930larda ağır sanayiye girişiyor. Zaten 2. dünya savaşına da gücüne dayanarak başlatıyor. İşte Necmeddin efendi de Almanyada kalınca ve mühendis de olunca bu düşünceyi iyice benimsiyor.) Ama onun dışında kendisi bir halta yaramaz. Bir insan ancak bu kadar nefsini 1 numaralı göstermek ister. Zahit kotku hoca buna diyor, partiden çekil diye, çekilmiyor. Esad Coşan hoca diyor kendie çeki düzen ver diye, vermiyor. Üstad böyle olmaz diyor, olmayanı yapıyor. Neticede ne oldu? Kendisinden kendi gibiler çıktı ve hiçbiri şimdi kendisini sallamıyor, takmıyor. Kendisi ise onlara "cehennemdedir onlar" diye yafta atıyor teselli için. Fakat görüldüğü gibi Tayyip Erdoğan'dan(başbakanımız) Abdullah Gül(cumhurbaşkanımız)'e kadar içinden çıkan birçok şahsiyet artık milli görüşü Necmeddin efendinin koltuk şehveti yüzünden bırakmıştır. E olacağı bu. Artık Necmeddin efendiye ve avanelerine yol yoktur. Şimdi onlardan çıkma ama onları kabul etmeme çizgisindeki evlatçıklarında sıra... :)

MU
15.10.2009 22:31
#124

M.Esad Coşan hocam anlatıyor:M.zahit kotku hocaefendi,erbakan hocaya birisini yollamış demiş ki :''necmiye söyleyin parti başkanlığını bıraksın'' Ama tahmin ettiğiniz gibi yazanelin de dediği gibi koltuk belası ve kendini bi halt sanmadan dolayı bırakmıyor.Beyler herşey ortada Üstadımız,hoca için ''davayı harcıyorsun''ifadesi kullanmış.M.Zahit Kotku ve M.Esad Coşan hocaefendilerin fikri de ortada...daha kimi savunuyorsunuz siz? peeh

NU
20.10.2009 13:48
#125

Esad Hocam ve Mehmed Zahid Koktu hocam benim için, çok değerlidirler, ancak

bunu neden söylediklerini de sorgulamak gerek? Ben bu konuda bilgi sahibi değilim, tahminlerim ise, siyasetten uzak durmak gerektiğini vurgulamak için olabilir.

Hocalarıma saygısızlık atfetmek için yazmıyorum ama mecbur bıraktınız, Esad Çoşan r.a'ın bir zamanlar Süleyman Demirel'i desteklediğini biliyoruz. Peki buna ne dersiniz? Süleyman gibi bir masonla ne işleri olabilir ki? belli ki, Esad hocamızda insan olmanın getirdiği zaafiyetle yanlış kişiyi bir süre desteklemiştir. Yineliyorum ki Erbakana oy veren biri değilim, savunmak için sarfetmiyorum bu sözleri.

Yani insanlar hata yapabilir. Erbakanında hataları vardr. Bediüzzamn hz.leri "mümin kardeşlerinizin hatalarına bakıp, onları tümden karalamayın zira hatasız kul yoktur" der.

Dikkat çekmek istediğim husus ise tam burası idi...

MU
20.10.2009 16:03
#126

nurulhak kardeşim, Üstad'ın başmakalelerim kitabını okumadığın belli.eğer okusaydın,Üstadın da bir zaman demireli desteklediğini görürdün :) şu siyasete bulaşmama meselesi de doğru değil çünkü m.zahit hocaefendi,necmiye başka bir siyasetçi göndermiş yerine geçmesi için.yani necmiye söyle görevi bıraksın sana versin anlamında.keşke tarayıcım olsa da esad coşanın o yazısını burada paylaşsam.Koskoca Üstad mı yanılacak,Koskoca evliya m.zahit kotku mu yanıılacak,esad hocam mı yanılacak.tesadüfe bak ki hepsi ortak paydada,erbakanın liyakatsizliği noktasında yanılıyorlar.Allah Allah ne hikmetse.

NU
20.10.2009 19:50
#127

Kardeşim Üstadın bir zamanlar Demirel'i desteklediğini zaten biliyorum. İnsanların yanılabiliceğini hatırlatmak istedim. Saygısızlık değil amacım asla, belirttiğim ismi geçen iki mübarek insanı ve Üstadı çok seviyorum. Bununla birlikte Erbakan'a karşı bir gönül bağlılığım olmadığı halde, tamamıyla karalamanın doğru olmadığını söylüyorum. Güzel projeleri vardı,değerlendirilmesi gereken.

BZ
21.10.2009 13:04
#128

Kıymetli Üstad , Abdülhakim Efendi Hazretlerinden aldığı büyük firaseti ile Erbakan denilen din bezirganının kimlere hizmet ettiğini görmüş ve kumaşının kalitesini işaret etmiştir.Anlayabilenlere ne mutlu.

IB
08.11.2009 16:57
#129
Kıymetli Üstad , Abdülhakim Efendi Hazretlerinden aldığı büyük firaseti ile Erbakan denilen din bezirganının kimlere hizmet ettiğini görmüş ve kumaşının kalitesini işaret etmiştir.Anlayabilenlere ne mutlu.

Çok çirkin bir ithaf..

 

Bakınız bizlerde şöyle bir takıntı var. Hayran olduğumuz zatın asla ( - ) yönlerini göremiyoruz. Bunda, o zatı, kafa gözü ile değil de gönül gözü ile görmemizin payı büyük..

 

Lakin üstadın da ölçüsüdür bu. Birey ve cemiyet kendini hesaba çekme makamına yükselerise kemale erer. Üstad'ın bazı konularda yanılgıları dahi nimet yönünde ki bize O'nu İnsan olarak görmemizi sağlamakta..

 

Efendim, yeri geldiğinde sahabe dahi Allah resulüne bir konuda görmedikleri bir tavırla karşılaştıklarında," Ey Allah'ın Resulü, bu Allah'ın emri mi yoksa sen mi uygun gördün?" diyerek kendi müçtehitliklerine nefes alma şansı tanıyorlardı.. Bu derin bir mevzu, yorumcuların buraya takılmasını istemem... Lakin, sorgulama mevzuusunda, beşere verilen ehliyeti görmeniz açısından yazmak istedim...

 

İmdi.. Üstad, 1938 yılında malum şahsın ölümünde, O'nu göklere çıkaracak kadar överken, yıllar sonra mukim mütalasını sergilemiştir.. Yine de bu durum, "Bozkurt" adlı eseri kaleme almak isteğine engel olmamıştır..

Erbakan meselesinde;

Üstad, meclise seçilecek vekilleri dahi kendisi belirlemek istemiş.. lakin mütefekkirin hitap kesimi topluluklardır.. Erbakan ise meclise girecek vekilleri hakkı olarak, siyasetçi gözü ile seçmek istemiştir..

 

Erbakancı değlim, Üstad karşıtı hiç değilim..

 

Lakin, üstad her konuda görüşleri iktibas edilecek bir "veli"de değildir..

Kendisinden üstün kimseyi görmezdi, lakin kendisinden üstün insanları hep küstürmüştü.. Ömer Nasuhi Bilmen'in dahi kalbi O'na karşı buruktu..

 

Kendisini münafıklığa varana kadar her türlü çirkin ithaflara maruz bıraktığı Erbakan'ın örgütlediği gençlik ise, ne gariptir ki Üstad'ı yaşatan güruh olmuştur. Onun şiirlerine yine o gençlik sahip çıkmıştır.

 

Bugün Maniviyatçı Türk Gençliği'nin mihengi büyük ölçüde, Erbakan'ın çevresinde örgütlenen gençliktir...

 

Ve yine, Erbakan'daki müthiş enaniyeti hepimiz görürüz, bu yüzden Üstad'ı haklı görürüz. lakin Üstad'ında parmak ısırtacak kadar enaniyeti mevcut değil midir???

 

İmdi, Üstad büyük adamdır, O'na yakışıyordu.. gibi gönül gözünün, sevgilinin eksi'lerini izalesine kalkışmayınız...

 

Dİyeceğim şudur ki; Üstad Allah lafzını semaya çıkarmıştır lakin Erbakan'ın hizmetleri de yabana atılamaz......

 

 

 

Büyük Doğu'nun heyetinde, Hangi fikirlere hizmet ettiği gün gibi aşikar adamlarda mevcut değil mi idi???

IB
08.11.2009 18:51
#130

Konu içerisinde birden fazla yazım var..

 

Ve ne hazindir ki, son yazıma kadar sizler gibi düşünürken, son yazımda Rabia BDG ile aynı kanıya vardığımı sizlere belirtmek isterim ki; sonradan hadi oradan dönek demeyesiniz...

 

Necmeddin Erbakan hakkında fikirlerim evvelden nötr iken, Rapor serisi ve sizlerin mütalası sonrası ( - ) yöne yüz tutmaya başladı..

 

Sonrasında bir Müslüman'ın yapması gereken her iki tarafı da dinlemektir düsturu ile, Saadet Partsininin İl Komisyon Üyesi'ni buldum. (Ki bu Abi ile tanışmama vesile, telefonumun ekranında duran Üstad fotoğrafı idi.) Kendisinden, üstad hakkında görüşlerini aldım.. Esas amacım, Erbakan Efendi'yi ziyaretti. Bunun içinde çok uğraştım, kısmet olmadı. İl Komisyonu ile yetindim..

 

 

Sizlerin huzurunda, gıyaben, Necmeddin Erbakan'dan özür diliyor ve helallik istiyorum...

 

Tıpkı Hz. Ali Hz. Muaviye olayında üstadın deyimi gibi.....

 

Üstad haklı sayılabilirdi, Lakin Necmeddin ERbakan Hoca'da büsbütün haksız değildi....

 

Üstad'ın kendisine, O'nunda üstada, bizim nazarımızda "yanlış"ları olmuştur.. Bİz bu durumdan kendimizi münezzeh kılarız.....

AD
08.11.2009 18:56
#131

Üstad'ın, eksi yönleri elbette var ve olmalı da.

Alemler Rasûl'ünü (Sallallahu Aleyhi ves'sellem) hariç tutmak kaydı ile Gencebay Orhan'ın dediği gibi "Hatasız Kul Olmaz"; nebiler haricinde de günahsız kul olmaz.

Her alim, veli, İslâm Kahramanı vs.hata işleyebileceği gibi, elbette günah da işleyebilir.

Üstad'ı bu kriterden mahrum bırakmak, "had" meselesine en büyük riayetsizlik olur.

 

Lakin, Erbakan mevzuunda, "hak" meselesi mevcut bulunduğundan, Üstad'ın haklı olduğu kanaati (bizce) daha ağır basmaktadır.

MGV'li Gençliğin, "Üstad, evine dön!" çağrısına, "Üstad sizin evinizdir!" cevabı, en keskin ifadeyi anlatmıştır. Bunun için, Üstad'a "ev-öz" nazarı ile bakmak gerekir. Mademki ortada bir dava var, mademki bu davanın da her numunesinin şeklini çizen bir inisiyatif var; öyle ise bu inisiyatif, "meşveret etmek ve meşveretin isabeti koşulu" ile sonuna kadar söz sahibi olmalıdır.

Nitekim, Alemler Rasûl'ü (Sallallahu Aleyhi ves'sellem), meşveret ederken dahi, ashabının (radıyallahu ecmain) ictihatına önem gösterse de "Uhud Savaşı'nda olduğu üzere", Allah'ın izni ile, en doğruyu göstermesine ve bilmesine rağmen, ictihat ya da meşveret konusunda, görüş çoğunluğuna, istemeyerek uymuştur. "Hudeybiye Antlaşması'nda" ise görüş ortaklığının çoğunluğuna nazar etmemiştir. Bilindiği üzere, her iki olayda da haklı çıkmıştır ve çıkacaktır da. Meşveret ya da ictihad, "Beni Kurayza Gazvesi'nde", Hz. Sa'd bin Muaz'ın (radyallahu anh), doğru hükmü gibi isabetli olmalıdır.

Belki Üstad'a, -kendimi hariç tutarım- bu mevzuu için, meşveret ölçüsünde katılınamayabilir. Lakin, asla ve kat'a "Üstad'ın bir bildiği vardır, bu yüzden Üstad'dır." şüphesinden de ayrı düşmemek gerekir.

En azından bir "acaba mı?" sorusu sorulmalıdır.

 

 

Vekiller, siyasetçi gözü ile mi, halk gözü ile mi, veli ya da mütefekkir gözü ile mi seçilmeli konusunda, acizane görüşüm, "hak gözü" ile seçilmesinden yanadır. İşte burada "hak gözü ile" yani adalet ile, "mütefekkir mi yoksa siyasetçi mi" daha isabetli görür, bunu idrak etmek lazım. Mütefekkirin ve siyasetçinin ölçüleri ise bellidir.

Bir velinin, her konuda görüşleri olacak diye bir şey de söz konusu değildir. Konu "her"likten çıkıp, İslâm çerçevesinde "asliyet ve önem" kazandığı vakit, velinin ölçüsü zaten devreye girer. Üstad'da, Allahû Alem, ölçüsünü bu idrak üzerine kullanmıştır.

 

"Müjdecim, kurtarıcım, Efendim, Peygamberim,

Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim."

Beyitindeki gibi işte bu idraktır ki, Üstad'a, İslâm'ı "en keskin" ve "lakaytlık kabul etmez cihette" savunma makamını layık görmüştür. Üstad'ın İslâm idrakında, lakaytlığa, laubaliliğe, tembelliğe ya da bu ahvale meydan verecek her türlü ahkama, tefekküre ve eğriliğe, katiyetle yer yoktur.

Bu uğurda, Üstad'ın idrakı, teşbihen, "İslâm kırılmasın da dost, düşman, "hak eden ne var ise", kim kırılırsa kırılsın" mizacını güder. Bu mizaç, Hazreti Ömer (radyallahu anh) ve Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri (kaddesallahu sirruh) mizacının bir nevi aynası cihetindedir. Yine bu mizaç, "Kibirliye kibretmek sadakadır" Hadis-i Şerif'i ölçüsünde, Allah için sevmek ve Allah için buğzetmek kabilinde, enaniyeti, kişiye, yere ve zamana göre tayin eder.

Yoksa,

"Sonsuzluk Kervanı, peşinizde ben,

Üç ayakla seken topal köğeğim.

Bastığınız yeri taş taş öpeyim..."

 

ya da

"Ellerime uzanan dudakları tepeyim,

Allah diyen, gel seni ayağından öpeyim."

diyen birisinden, parmak ıssırtacak bir enaniyet beklenemez.

 

 

Cübbeli Ahmet Hoca'nın söylediği gibi, "Üstad, Ehl-i Sünnet'in kalesidir.".

Bu sözün esrarını, en sığ manasından, en derin ve geniş manasına kadar, açınız, açabildiğiniz kadar.

VE
08.11.2009 20:22
#132
Kıymetli Üstad , Abdülhakim Efendi Hazretlerinden aldığı büyük firaseti ile Erbakan denilen din bezirganının kimlere hizmet ettiğini görmüş ve kumaşının kalitesini işaret etmiştir.Anlayabilenlere ne mutlu.

 

Pek Muhterem Erbakan Hocamıza böyle bir ithamla "Erbakan denilen din bezirganının" yanaştığın için sana şu soruyu sormak isterim!

 

Hangi davanın hizmetkarı yada kölesisin?

 

Sen varya kölede olamazsın; çünkü onların birgün hür olma ihtimalleri vardır. Sen asıldanda asıl ahmaksın!

 

Terbiyesiz adam Arvasi Hz.leri ve Üstadımızı ağzına alarak burada bu çirkin sözü sana yedirirmiyim hiç ahmak seni ..

 

Bu sözleri sana ta manevi gücümün kudretince söylediğimi ifade ediyorum!.

YA
08.11.2009 23:33
#133

Erbakan hakkında kötü konuşmak da cahillikdir.Üstad'ın yaptıklarına eyvallah da,Erbakan'a gelince neden hoşt?

Bu ülkede siyasete İslamiyet'i sokan adamdır kendisi.Kenan Evren bile bu ülke bir adam yetiştirdi,o da dinci çıktı (Erbakan) derken,sizler nasıl Erbakan'ı kötülersiniz şaşırıyorum.

Şuan Siyasi olarak desteklemeyin ama açın bir bakın neler yaptı bu adam.Üniversitede sınıf atlayan,Panzer tankını sanayi devi Almanya'ya proje halinde satan bu adam olmasa neler olmazdı?

Bol keseden konuşmak kolay,Erbakan hain,Erbakan şöyle,böyle...

Sebep?

Üstad kızmış ona,bir bildiği vardır.

De haydi git işine,akşam akşam yine sinir katsayılarım yükseldi.

(bziya sana diyorum üstüne alınabilirsin gönül rahatlığıyla.)

Hadi Selametle.

SE
09.11.2009 00:09
#134

doğru çok haklısın arkadaşım.düşünelim bu herif olmasaydı neler olmazdı

 

eğer o dâhi olmasaydı kimse üç beş oy için imam hatipler arka bahçemizdir deyip imam hatiplere zulum çığırı açmazdı.

 

o kenan evren darbeyi yapmaz ve üstadın vatan haini değil büyük vatan dostu vahidüddin isimli eseri sebebiyle hapse atılması için çalışmalara girişmezdi.

 

veya orda burda fikirsiz, şahsiyetsiz bir şekilde, sırf oy için islam islam diye bağıran biri olmaz ve islamın üzerindeki basıklar artmazdı.

 

siz onun bağırmalarına aşık olmayı bırakın da bir düşünün, menderes doğru düzgün islamdan bahsetmediği halde ona ölene kadar ümitle bakmış ve iyi şeyler söylemiş üstadımız niye heryerde islam, şeriat naraları atan erbakanı davayı harcamakla suçlamıştı.

YA
09.11.2009 00:15
#135

İlimsiz fikir sahibi olmanın apaçık delili.

Şuraya giriyoruz ki iki kelam edelim diye,hevesimizi de aldın bak.

BE
09.11.2009 00:22
#136
Behey Münafık!!!Hem bunu dersin.Hem de Üstadım diye laf üretirsin.Nesin sen?

 

 

Birkaç sayfa önce gördüğüm ''Münafık'' kelimesini hangi nassa dayanarak söylediğinizi merak ediyorum. Siz kimsiniz ki ferde bu gibi ithamda bulunuyorsunuz?! Tamam konu ne kadar tartışma konusu olsada bunu söyleyemezsiniz. Bunu söylerken siz kendinizi hangi safta hissettiniz?! Allah'u Âlem...Dini konularda biraz daha hassasiyet lütfen (!)

 

Kişilere ve olaya tek taraftan değil, objektif olarak bakmalısınız. Herkes olaya kendi safından, düşüncesinden, önceleri neden yazıldığını bile tam manası ile idrak edemediğiniz bir yazı için tartışıyorsunuz. Bu yetmiyor ulemayı da bu işe ortak ediyorsunuz. Ne düşünce ve ne hakla(!) Yapmayınız.

 

Akl-ı Selim olarak olaylara bakınız. Hanginiz savundugu düşüncenin zıt tarafı ile görüştü? (ibniss dışında ki kendisini takdir ettiğimi de belirtmek isterim.)

Bir İmam-Hatip mezunu olarak ve tarihini irdeleyen bireyi olarakta diyorum ki: ''O sözü Mesut YILMAZ söylemiştir.'' (!)

Selametle,vesselam...

RA
09.11.2009 10:01
#137
Kıymetli Üstad , Abdülhakim Efendi Hazretlerinden aldığı büyük firaseti ile Erbakan denilen din bezirganının kimlere hizmet ettiğini görmüş ve kumaşının kalitesini işaret etmiştir.Anlayabilenlere ne mutlu.

 

 

Yazmak istemedim, ama fikri noktada hiç bir keyfiyet göstermeyip, samandan ibaret olan ve sınırları zorlayan bu ifadelere bir iki şey söylemedende geçemeyeceğim. Erbakan Hoca kimlere hizmet ediyormuş, yakıştırmaya çalıştığınız hizmeti bunca genç anlayamadı, bir siz mi anladınız ahkâm kesme cüreti gösteriyorsunuz ! Bir siz mi doğrusunuz ! Sözlere bile eziyet ediyorsun efendi !.. Bir nebze sükût edin.

 

Üstad'ın sözlerini öne çıkarıp kimse Erbakan Hoca'nın icraatlerini,bitmez tükenmez gayretini, Hakk çizgisindeki hassasiyetini baltalayamaz.

Hele ortaya koyduğu "görüş"ü kendi basit kelamlarıyla basitmiş gibi gösteremez.Üstad dâvası için muvazaa kabul etmeyip, çile çekmeye talip olmuş, "iman"ın nasıl "aksiyon"a dönüşebileceğini bizlere göstermiştir, ama en nihâyetinde insandır , bir kula kutsallık atfetmek, o ne dediyse kabulumdür diyerek bir noktaya kilitlenmekte neyin nesi anlayabilmiş değilim. Erbakan Hoca'da hatasızdır demiyorum, elbetteki hataları vardır, ama burda yazılan ağır ithamların muhatabı olamaz.

 

Ve net bir şekilde düşüncem şudur ki, Erbakan Hoca'nın görüşüne bağlı olan gençler ,Üstad'ı anlamaya namzet kimselerdir, ve Üstad'ın ortaya koyduğu muazzam fikri sürdürecek olanlarda bu gençlikten yetişecektir bi iznillâh. Ben o görüşün içinde olan birisi olarak bunu söylüyorum.

 

O nedenle lütfen hakkı hak sahibine iade etmeyi öğreniniz.

 

vesselam

IB
09.11.2009 14:50
#138

Densizlik etmeyiniz efendiler!!!!

 

Madem ki tek amacı oy idi ve bunun için Allah-İslam diyordu; şuan ne için uğraşıyor peki. Görüşünü benimseyen partisi bile kendinden sonra kaç kez "baş" değiştirdi...

 

Biraz da olsa el insaf....

 

 

Madem Erbakan din bezirganı idi; Üstad'la Serdengeçti arasındaki vukuu bulan hadiselere göz gezdiriniz...

 

Serdengeçti'nin "Üstan ben senin gibi ahlak vergisi kesmiyorum" sözünü şaka yollu dahi olsa bile ne için kurduğunu düşününüz...

 

Hoş, üstad Menderes döenimde dahi hapis yatmıştır; lakin o dönemde de devletten epey nemalanmıştır..

 

Serdengeçti'nin masasına bıraktığı mor bankanotları hatırlayınız...

 

Siz öyle bir softalıkla konuşuyorsunuz ki; Üstadın, sünnet-i seniyye tamamen ters bir hadisesini dahi, "yahu adama yakışıyor be" diyerek göklere çıkarıyorsunuz...(Burada üstadı eleştirecek konumda değilde, afakınızı genişletmek, fikir hassanızı esnek hale sokabilmek için bahsini açmış bulundum.)

 

 

Emin olunuz, sizlere duymadığınız bir şahıstan yahut hadiseden bahis açılsa; hemen Üstad'ın bir eserini karıştırır, onun hakkında bir söz söylemiş ise fikir sahibi olur; aksi vukuu ise susarsınız..

 

Bu hadise aslında çok hoştur; lakin Allah'a, Resulüne ve onun kamil varislerine yapılırsa hoştur...

 

Üstad fikir adamıdır; belki de milletin yetiştirdiği en büyüklerinden; lakin bu "yanılmaz" manasına da gelmez...

 

Bundan sonra dikkat etmenizi önemle ricada bulunmak görevimi her daim yapmaktan geri kalmayacağımı bildirmek isterim..

IB
09.11.2009 16:40
#139
Cübbeli Ahmet Hoca'nın söylediği gibi, "Üstad, Ehl-i Sünnet'in kalesidir.".

Bu sözün esrarını, en sığ manasından, en derin ve geniş manasına kadar, açınız, açabildiğiniz kadar.

 

Efendim her cümlenize "amennah" diyelim. Lakin Üstad'da bir x-ray cihazı vardı, şahısları ondan geçirirdi, sen tamamsın sen eksiksin derdi, gibi bir anlayışı bırakmamız gerekmiyor mu?

 

Üstadın nazarında Erbakan, söz dinlemez, enaniyet heykeli, İslam'ı harcayandı; belki de Erbakan'ında görüşleri vardı.. O zaviyeye niçin kafamızı uzatmıyoruz..

 

Üstad, her işi kendisine danışılmasını isteyen, eteklerinden ayrılmayalım diye çabalayan'dı.. Bakınız bu iki görüşe bizler hiç bir şekilde burnumuzu da fikrimizi de sokamayız..

 

Ama Erbakan'ın bir röportaj meselesinde, Üstad'ı uğrattığı zararı, O'na karşı yalanını düşünüp hmmm diyebiliriz.. Ama karşı tarafı dinlemeden hüküm kesemeyiz..

 

Kafa gözü ile gördüğünüz Erbakan'ın bir hareketini sünnet-i seniyyeye uygun görmeseniz; hemen işte bu adam İslam bankanotunun sahtesi, İslam'ı harcayan adam dersiniz; Lakin üstadın; varacağı makam neresi olursa olsun; sahibi kim olursa olsun; zili kapı açılana kadar çalıp; içeridekini belki de sinir hummasına sokma hareketini; tebessüm ile karşılayıp "Üstad ya" dersiniz...

 

Lütfen, dikkat oklarımızı bütünüyle bu noktaya çekiniz.. İki tarafında fikrini almadan mütalaa sahibi olmayın..

 

Kaybeden siz olursunuz...

BA
09.11.2009 18:23
#140

Erbakan bu fakirin gözünde 80 mücadelesi sonucunda Türk Milliyetçisi ve Muhafazakar bir kabukla çevrelenen

Muhafazakarlığı-İslamcılığı İslam hakimiyetini istemeyi, Arap yarımadasının Yeşil Solcuları Seyyid Kutub vb. gibilerden aldığı karpuz söylemlerle "Türküm" dmekten korkan, fitnenin a'lâsını yapan, İslâmî kelimeleri slogan bilen, apaçık solculuk yapan bir gürûha çeviren kişidir.

Üstadın ne kadar haklı olduğunu ağzından onlarca Mezhepsiz-Yeşil Solcu-Fitnebaz Millî(!) Görüşçüyü gördükçe anlıyorum.

O Erbakan ki "Eûzu billahi Mineş Şeytani ves Siyâseti" diyen bir zâtın talebelerini dahi siyasete bulaştırmış, tamâmen dünyâdan soyutlanma okulu olan tasavvufa mensubları milletvekili yapmıştır.

(Kimse tasavvufta devrim yapmağa kalkıpta yok efendim hem dünya hem ahret vs. muhabbetlerine girmesin.Ehli İslâmında öyle rasyonel dünyâcı bir dîn olmadığını, dünyâyı bırakmağı hedeflediğini bilir.)

IB
09.11.2009 22:58
#141
Erbakan bu fakirin gözünde

 

 

Her daim, her meselede, her hassanla fakir kalmaya devam et, ey fakir!

VE
09.11.2009 23:41
#142

Değerli Erbakan Hocamıza en başından, en sonuna kadar kişiliksiz ve mesnetsiz konuşanlar bu sözlerim size.

 

siz varya çakma müslümanın tam odak noktası oluyorsunuz. sizler camii'de kalsın iman diyen küfür yobazlarısınız! bugün erbakan hocayı adeta şeytan taşlar gibi taşlayanlar sözlerim size!

 

Bugün İslam aksiyon kazanmışsa ve bugün İslam azcık Camii'den çıkmışsa ve bugün şu satırları şurada rahat yazabiliyorsak bilinizki bunun temelleri taaa Üstad Necip Fazıl ve Erbakan Hocamız sayesinde ehemmiyet kazanmıştır. sizler kimsiniz bilmiyorum sanıyorumki erbakan hocayı taşlayanlar olsa olsanız ülkücüler yani turancılar yani kavmiyetçiler sizlersiniz.!

 

Milli görüş gençliği bu ülke evladının manevi dünyasına ışık saçmıştır. birisi demiş defalarca baş değişti sen komedi makinasımısın yoksa şaklabanmı efendi!

 

Kaç yıldır parti kapanıp açılmıştır kaç yıldır yılmadan bu İslam sancağını bu ülkede yürüten tek siyasi partidir.

 

size soruyorum mhp etiketi ve üç hilal damgasından başka kuruluşunuzdan bu güne bu millete bu gençliğe ne bıraktınız..

 

durun hemen söyleyeyim ülkü ocaklarınızı evet eroinman, gaspçı, hapçı, kopuğu o çatının altında bir bardak çay ile ana babasına göstermediği saygıyı reis dediği kişiuye gösteren gençliği bıraktınız!

 

yada durun daha söyleyeyim Bir Türkeş birde bahçeli dayatmacı diktatörlüğünüz sayesinde daha bahçelinin önüne rakip çıkanları dahi hazmedemiyorsunuz.! sizler hem diktatör hem ırkçı faşist hemde islamı daha doğru düzgün kavramaktan yoksun itikadı bozuk çakma müslümanlarsınız!

 

 

size iki cümle ile sözümü noktalayacağım. bu tam sizin lugatınıza uygun kanısındayım!

 

İt ürür kervan yürür ......

 

Hadii oradan ...

(Erbakan Hocamız sizin gibilere defalarca yedirtmişti bu lafı. afiyet olsun koca midelerinize!)

 

BA
09.11.2009 23:50
#143

1.Ben Ülkücü değilim, Türk Milliyetçisiyim, TÜRKÇÜyüm.

2.Erbakan Hocan ne yaptı acaba her yanı Komunistler çevirmişken bay Türkçe Katleden?Sen herhalde dilini ve özünü inkâr edenlerdensin.Dilinin sonunda tek heceliler haric "d" harfinin bulunmadığını bu yüzden halkın "veliahT" dediğinden haberin vardır, ama "Efendim, elin tikisi "ok, bye, naptınz, mrbz" yazıyor, bizde "veliahD" yazacağız, biraz cooool pardon şahaneengiz olsun hesabı" diyenlerdensin sanırım.

Bu Türk yurdunu milliyetçiler size bırakmaz.Çanakkaleye en fazla asker gönderen Türk OCağıydı, sizin kafadakiler yüzünden PKK ele geçiyriyor devleti yine savaş çıkarsa yine en fazla kanını akıtan milliyetçiler olur.Komunistlere bırakmadığı gibi.N.Fazıl'ın vefat etmeden önce MHp'ye kayıtlı olduğunuda bilmiyorsun.Herhalde Erbakan hocanız bilmeyide yasaklamıştır.Ma'lum Evliya diye inanıyorsunuz ya.Maazallahu Teala çarpar marpar.

 

ibniss'e gelince;

Sen pek yazma arkadaş.Takma Adın beni tahrik ediyor :D

SE
10.11.2009 00:00
#144

cevap vermeyecektim.lakin bu mesajınıza doğru dürüst bir cevap verilmediğinden ve sizde yanlışlarınızı farketmediğinizden, hakikati göstermek gayesi ile cevap yazıyorum.

Hoş, üstad Menderes döenimde dahi hapis yatmıştır; lakin o dönemde de devletten epey nemalanmıştır

 

 

şimdi bu ne demek oluyor.bir kere sizin epey dediğiniz miktar nedir söyleyiniz.o dönemde diğer yayın kuruluşlarına verilen parayla bir kıyaslayınız ondan sonra epey sözünü kullanıp kullanmamayı düşününüz.

 

hem bu ne kadar saygısız bir ifadedir.sanki üstad o parayı cebine atıyormuş gibi.üstad menderes hakkındaki iyi sözleri bu para için mi söylemiştir.bu parayı aldığı için mi yoksa bu vesileyle menderesin davasına duyduğu saygıyı ve davasının muvaffak olmasını diledeğini fakat o anki konumu sebebiyle açıktan destek veremeyeceğini ima ettiğini farkettiği için mi söylemiştir.

 

işte düşünülmeden yazılmış bir başka cümle daha:

 

:"Serdengeçti'nin masasına bıraktığı mor bankanotları hatırlayınız..."

 

oooooooo abimiz neler diyor.üstad köşeyi dönmüşte haberimiz yokmuş. bu ne demek şimdi.nerden çıktı.üstadın bu paraların tamamını hatta fazladan olarak evindeki eşyaları satıp parasını, hatta ömrünü, davaya harcadığını bilmemeniz imkansızdır. o zaman bu sözü niye söylediniz.bizi densizlikle suçlamışsınız lakin aynı mesajda ömrünü ALLAH yolunda harcayan bir dava adamı hakkında atıp tutarak densizlik etmekten çekinmemişsiniz.üstüne üstlük bide bu edepsizliğinizi afakımızı genişletmek olarak maskesi altında servis etmişsiniz.

 

şimdide erbakan meselesine gelelim.

 

"

Madem ki tek amacı oy idi ve bunun için Allah-İslam diyordu; şuan ne için uğraşıyor peki. Görüşünü benimseyen partisi bile kendinden sonra kaç kez "baş" değiştirdi..."

 

 

bunu bilmek zorunda değiliz.zaten baş değiştirdi sözünüz kökten yanlış.zira baş değiştirme filan yok.erbakanın siyaset yasağı sebebiyle başta onun istediği talebeleri duruyor o kadar.

 

korkut özal'ın rivayetine göre erdoğan hapse girdikten sonra halkın onu bi nevi kahraman olarak görmeye başlamasından rahatsız olmuştu.

 

niyet okuma kabiliyetim yok ama bunu yorumlamayı size bırakıyorum.

 

üstadın yanılmayacağını iddia etmiyoruz.lakin birini önemli bir kusur görmedikçe davayı harcamakla suçlamayacak kadar hassasiyet sahibi olduğunu, şahsi meseleleri sebebiyle davayı zor durumlara sokmayacağını biliyoruz.

 

üstadın kusursuz olduğunu düşünmekle bizi suçlayan zihniyet şimdiye kadar erbakanın hangi kusurunu, hatasını, cümlenin sonuna "ama"lar eklemeden, savunmaya geçmeden kabul etti.önce bunu görelim sonra bizim üstad bağlılığımızı tartışırız.eğer ki mesele erbakanın kuyruğu olmakla üstadın izinden gitmek arasında seçim yapmaktan ibaretse elbetteki davaya ömrünü harcayan üstadımızın izinden gideriz.

 

 

iki tarafın fikrini almaya gelince, elhamdulillah biz iki tarafında fikrini alanlardanız.endişe etmeyin.sadece basit hesap cambazlıklarının ardında gizlenmeden açık ve net olarak hangi fikri seçtğimizi söyleyecek kadar fikir namusuna sahibiz.

IB
10.11.2009 00:08
#145
mesele erbakanın kuyruğu olmakla üstadın izinden gitmek arasında seçim yapmaktan ibaretse elbetteki davaya ömrünü harcayan üstadımızın izinden gideriz.

 

 

 

Ne komiksiniz..İki büyük insandan birinden bahsederken, müspet, birinden bahsederken menfi olduğunuzu yine gösterdiniz.. Hoş bunda ilk nazarda bir kötülük yok..

 

Kardeşim, Erbakan'ın gençliğinden daha çok kim sahip çıkmıştır Üstad'a. Kendisi; Çoğu demeçlerinde bile söze, Üstad'ı överek onun bir şiiri, sözü ile başlamıştır..

 

AGD'nin etkinliklerinde hep dövizlerde, panakrtlarda, üstad şiirleri vardır..

 

onlar, üstada bu kadar saygılı iken; sizler kim oluyorsunuz da bir başka büyüğe müsammaha gösteremiyorsunuz...

 

 

 

Unutmadan; AGD'de bir çok kitapta, İdeolacya Örgüsü'nü, Bİr çok Necip Fazıl isimli mukaddesatçı genci görürsünüz..

 

 

 

Sanırım, onca karalamaya rağmen; Erbakan'ın Üstad'ı kucaklamasını taşıdığı hilme yormaktan öteye gidemeyeceğim...

IB
10.11.2009 00:10
#146
ibniss'e gelince;Sen pek yazma arkadaş.Takma Adın beni tahrik ediyor

 

 

 

Gözlerini diktiğin noktaya dikkat et: )

VE
10.11.2009 00:27
#147
1.Ben Ülkücü değilim, Türk Milliyetçisiyim, TÜRKÇÜyüm.

2.Erbakan Hocan ne yaptı acaba her yanı Komunistler çevirmişken bay Türkçe Katleden?Sen herhalde dilini ve özünü inkâr edenlerdensin.Dilinin sonunda tek heceliler haric "d" harfinin bulunmadığını bu yüzden halkın "veliahT" dediğinden haberin vardır, ama "Efendim, elin tikisi "ok, bye, naptınz, mrbz" yazıyor, bizde "veliahD" yazacağız, biraz cooool pardon şahaneengiz olsun hesabı" diyenlerdensin sanırım.

Bu Türk yurdunu milliyetçiler size bırakmaz.Çanakkaleye en fazla asker gönderen Türk OCağıydı, sizin kafadakiler yüzünden PKK ele geçiyriyor devleti yine savaş çıkarsa yine en fazla kanını akıtan milliyetçiler olur.Komunistlere bırakmadığı gibi.N.Fazıl'ın vefat etmeden önce MHp'ye kayıtlı olduğunuda bilmiyorsun.Herhalde Erbakan hocanız bilmeyide yasaklamıştır.Ma'lum Evliya diye inanıyorsunuz ya.Maazallahu Teala çarpar marpar.

 

ibniss'e gelince;

Sen pek yazma arkadaş.Takma Adın beni tahrik ediyor :D

 

Çobansız sürüyü kurt kapar. aman dikkat ülkücü değilim diyorsun milliyetçi türküm diyorsun iyi güzelde bu nitelikler mhp çatısı altında mevcut yoksa sen kaçakmısın :D

 

Dilimin özüne şu cevabı vermek istiyorum iyi oku !

 

Hamid ve Hamit:

 

Latin harflerinin kabulüyle birlikte isminin "Hamit " diye yazılmasına müthiş tepki gösteren şair Abdülhak Hamid'in: "Ömrümün sonunda ismimin sonuna bir de' it' taktılar" dediğini Biliyor musunuz?

 

(Kısakürek, Necip Fazıl; 1001 Çerçeve, Toker Yay., İst/1968 )

Üstad Necip Fazıl'ı takip ettiğin için bunu örnek verdim. belki "r" vitesini burada çalıştırırsın ..

 

Çanakkale açıklamana gelince konuyu epeyce saptı ama şöyle izah edicem basitçe.

senin tek tabanca türkçülüğün o zaferi kazandırmadığını yoksa bilmiyormusun hala? Akif'e kulak ver yok kesmez diyorsan bence sen bi sus! ..

 

ha şunuda bi okursan belki beyin hücrelerin seni delaletten gerçeklere yönelmeni hedefler.

 

Nurdan Zülmete:

 

Batılı sömürgeci ülkeler tarafından vatanımızın dört bir yandan kuşatılarak Türk milletinin kaderinin tayininin söz konusu olduğu İstiklal Savaşı'nın o kan kokulu günlerinde :

"Her çehre bize yabancı,

Bari Sen bir parça acı. Süründürme altın tacı,

Bize yardım et Ya Rabbi!..."

diyerek Kabe'ye yönelip Rabbine yalvaran şair Kemaleddin Kamu'nun, savaş sonrası Cumhuriyet döneminde ise:

"Ne örümcek ne yosun

Ne mucize ne füsun Kabe Arab'ın olsun

Bize Çankaya yeter..."

dediğini Biliyor musunuz?

 

(Apuhan, Recep Şükrü; İhanetin Türküsü, Timaş, İst/1986 )

 

 

Evet biliyorum MHP ye kayıtlıydı hatta parti kimlik kartını ben taksim meydanında görmüştüm. oldumu ? güldürmekten vazgeç üstad erbakan hocaya destek vermişdir. lakin üstad tavizi sevmeyen bir mütefekkirdi nitekim insan sevdiğine kızar sevdiğiyle münakaşa eder. ha üstad son zamanlarında desteğini çekmişte olabilir. sorun yok o üstad ile erbakan hoca arasında. mektuba gelince.

 

Üstadım Erbakan hocama bu mektubu ve birkaçda söz söylemiş diye, ben Üstad'dan vazmı geçicem ki Hocamız vazmı geçmiş/geçtimi ki? yada üstad haksızdı, Hocamız haklıydı diyerek burada kendi kelimelerimle onlarımı tartışacam..

 

Bak kardeşim. Ben İslam Çatısı altında kim varsa onun yanındayım bunu iyi bil.

 

Evliya diye inandığımız yok. Allah diyenin ayağından öpüyoruz sağdece biz.

 

 

 

 

 

 

IB
10.11.2009 00:34
#148
Çobansız sürüyü kurt kapar. aman dikkat ülkücü değilim diyorsun milliyetçi türküm diyorsun iyi güzelde bu nitelikler mhp çatısı altında mevcut yoksa sen kaçakmısın :D

 

Dilimin özüne şu cevabı vermek istiyorum iyi oku !

 

Hamid ve Hamit:

 

Latin harflerinin kabulüyle birlikte isminin "Hamit " diye yazılmasına müthiş tepki gösteren şair Abdülhak Hamid'in: "Ömrümün sonunda ismimin sonuna bir de' it' taktılar" dediğini Biliyor musunuz?

 

(Kısakürek, Necip Fazıl; 1001 Çerçeve, Toker Yay., İst/1968 )

Üstad Necip Fazıl'ı takip ettiğin için bunu örnek verdim. belki "r" vitesini burada çalıştırırsın ..

 

Çanakkale açıklamana gelince konuyu epeyce saptı ama şöyle izah edicem basitçe.

senin tek tabanca türkçülüğün o zaferi kazandırmadığını yoksa bilmiyormusun hala? Akif'e kulak ver yok kesmez diyorsan bence sen bi sus! ..

 

ha şunuda bi okursan belki beyin hücrelerin seni delaletten gerçeklere yönelmeni hedefler.

 

Nurdan Zülmete:

 

Batılı sömürgeci ülkeler tarafından vatanımızın dört bir yandan kuşatılarak Türk milletinin kaderinin tayininin söz konusu olduğu İstiklal Savaşı'nın o kan kokulu günlerinde :

"Her çehre bize yabancı,

Bari Sen bir parça acı. Süründürme altın tacı,

Bize yardım et Ya Rabbi!..."

diyerek Kabe'ye yönelip Rabbine yalvaran şair Kemaleddin Kamu'nun, savaş sonrası Cumhuriyet döneminde ise:

"Ne örümcek ne yosun

Ne mucize ne füsun Kabe Arab'ın olsun

Bize Çankaya yeter..."

dediğini Biliyor musunuz?

 

(Apuhan, Recep Şükrü; İhanetin Türküsü, Timaş, İst/1986 )

 

 

Evet biliyorum MHP ye kayıtlıydı hatta parti kimlik kartını ben taksim meydanında görmüştüm. oldumu ? güldürmekten vazgeç üstad erbakan hocaya destek vermişdir. lakin üstad tavizi sevmeyen bir mütefekkirdi nitekim insan sevdiğine kızar sevdiğiyle münakaşa eder. ha üstad son zamanlarında desteğini çekmişte olabilir. sorun yok o üstad ile erbakan hoca arasında. mektuba gelince.

 

Üstadım Erbakan hocama bu mektubu ve birkaçda söz söylemiş diye, ben Üstad'dan vazmı geçicem ki Hocamız vazmı geçmiş/geçtimi ki? yada üstad haksızdı, Hocamız haklıydı diyerek burada kendi kelimelerimle onlarımı tartışacam..

 

Bak kardeşim. Ben İslam Çatısı altında kim varsa onun yanındayım bunu iyi bil.

 

Evliya diye inandığımız yok. Allah diyenin ayağından öpüyoruz sağdece biz.

 

 

 

 

 

 

 

İzninle bende buraya bir imza bırakmak istiyorum..

 

 

 

 

Bunlar sanki hedefe, rekabetle koşanlar gibi. Yanlarında bir ayak, yahut az önlerinde bir beden görünce hemen düşürmeye çalışıyorlar..

 

 

 

Lakin, dava hangi kapıdan gidilirse gidilsin İslam'dır. Sen benim fikrime göre hareket etmedin, sen davayı harcadın, gibi ifadeler bizim, fikir buutlarımızı aşar..

 

 

 

Tarikatta bile ilk emirler farklıdır. Tabduk Emre, Yunus Emre'ye 40 yıl odun taşıtmışken; Cüneyd-i Bağdadi hazretleri; Hallac-ı Mansur'a 2 sene tuvalet temizletmiştir.

 

 

 

Şimdi, ben 2 sene tuvalet temizledim, sen odun taşımışsın, sen pişmedin, yolun yanlış demek ne kadar yersizse; benim seçtiğim adamları meclise sokmadın, beni burada dinlemedin de; bence gereksizdir...

SE
10.11.2009 01:04
#149
Kardeşim, Erbakan'ın gençliğinden daha çok kim sahip çıkmıştır Üstad'a. Kendisi; Çoğu demeçlerinde bile söze, Üstad'ı överek onun bir şiiri, sözü ile başlamıştır..

 

AGD'nin etkinliklerinde hep dövizlerde, panakrtlarda, üstad şiirleri vardır..

 

onlar, üstada bu kadar saygılı iken; sizler kim oluyorsunuz da bir başka büyüğe müsammaha gösteremiyorsunuz...

 

 

 

Unutmadan; AGD'de bir çok kitapta, İdeolacya Örgüsü'nü, Bİr çok Necip Fazıl isimli mukaddesatçı genci görürsünüz..

 

 

 

Sanırım, onca karalamaya rağmen; Erbakan'ın Üstad'ı kucaklamasını taşıdığı hilme yormaktan öteye gidemeyeceğim...

 

 

ooo abimiz iki şiir görmesinin ona erbakanın üstadın kendisine yaptığı saygısızlığa(!) rağmen üstada ölümünden sonra gösterdiği saygıyı farketmetirmesi sebebiyle hayranmış.

 

 

madem üstadı kucaklıyordu niye bunu üstad hayattayken kucaklayamadı.madem üstada saygı duyuyordu onu benimsiyordu.niye eline bir gazete parçası geçince yazarlarını üstada saldırttı.

 

bahsettiğiniz şiirlerin yayımlanması, üstada övgüler filan yağdırmasının akla yatkın sadece iki sebebi olabilir.

 

birinci sebep üstad vefat ettikten sonra kıymetini anlaması ve saygısızlığından pişman olması.bu erbakan hakkındaki meselede üstadın haklı olduğunu kanıtlar.

 

ikinci sebep ise üstad ölünce onun adını kullanarak insanları etkilemek istemesi.bu ise onun ne kadar ruhsuz, şahsiyetsiz biri olduğunu gösterir.

 

iki seçenekte de üstad haklıdır.ve üstada müsbet erbakana menfi gözle bakmamız son derece doğrudur.

IB
10.11.2009 01:10
#150

Bir zamanlar kuracağı sitenin, moderatörlüğünü bana teklif eden birinin üslubu mu bu demekten kendimi alamıyorum..

 

Eğer öne sürdüğünüz ilk sebep doğru ise, saygı duyup, susmalı, pişman ve tövbekar bir Mümin'e hibbu-i fillah besleyip oturmalısınız.

 

 

 

yok ikinci sebebiniz doğru ise; Mümin olduğunu söyleyen kimseye su-i zan besleyemezsiniz; kendisi apaçık münafık olsa dahi; sözleri İslam-i ise yapacak bir şeyiniz kalmaz..

SE
10.11.2009 01:18
#151
1.Ben Ülkücü değilim, Türk Milliyetçisiyim, TÜRKÇÜyüm.

2.Erbakan Hocan ne yaptı acaba her yanı Komunistler çevirmişken bay Türkçe Katleden?Sen herhalde dilini ve özünü inkâr edenlerdensin.Dilinin sonunda tek heceliler haric "d" harfinin bulunmadığını bu yüzden halkın "veliahT" dediğinden haberin vardır, ama "Efendim, elin tikisi "ok, bye, naptınz, mrbz" yazıyor, bizde "veliahD" yazacağız, biraz cooool pardon şahaneengiz olsun hesabı" diyenlerdensin sanırım.

Bu Türk yurdunu milliyetçiler size bırakmaz.Çanakkaleye en fazla asker gönderen Türk OCağıydı, sizin kafadakiler yüzünden PKK ele geçiyriyor devleti yine savaş çıkarsa yine en fazla kanını akıtan milliyetçiler olur.Komunistlere bırakmadığı gibi.N.Fazıl'ın vefat etmeden önce MHp'ye kayıtlı olduğunuda bilmiyorsun.Herhalde Erbakan hocanız bilmeyide yasaklamıştır.Ma'lum Evliya diye inanıyorsunuz ya.Maazallahu Teala çarpar marpar.

 

ibniss'e gelince;

Sen pek yazma arkadaş.Takma Adın beni tahrik ediyor biggrin.gif

 

bu ne saçmalık.sevmediğim bir şahıs olmasına rağmen her durumda hakkı savunmak görevim sebebiyle sizin milli görüşçü arkadaşlara ettiğiniz iftira ve itikadi meselelerle alay etmeniz beni fevkalade sinirlendirdi.

 

evvela evliya değil veli denir.evliya velinin cemisidir.bari alay etçeğiniz şeyin ne olduğunu öğrenin.

ikinci olarak burda erbakana veli diyen yok.allah yolunda hizmet ettiğini düşlünenler var. ve o hizmet sebebiyle saygı duyuyorlar.

 

ayrıca allah çarpar falan diye alay etmenizle islamı hafife aldığınızı göstermiş oldunuz.sizin bildiğiniz anlamda çarpıp çarpmamak kararı ALLAH'a kalmıştır.lakin kesin olan birşey var ki ALLAH dostlarını hafife alanların imanını kurtararak son nefesini vermesinden şüphe edilir.zira ALLAH dostunu düşman edinmek ALLAH'ı düşman edinmektir.tevbe etmenizi tavsiye ederim.

 

 

mhp'ye kayıtlı olduğunu biz bilip bilmememizin bir önemi yok.lakin sizin üstadın particilik yapmayacağını partilere değil fikirleere değer verdiğini bilmemeniz büyük eksik.inanın vefatından sonra mhp'nin icraatlarını görse yerden yere vururdu.hele sizin bu mesajınızı görse idi size öyle bir cevap yazardı ki amerikadan japonyaya kadar suratınıza tükürmeyecek tek şahıs kalmazdı.

 

burada ciddi bir mesele tartışıyoruz. lütfen aradan çekilin.saçmalıklarınızı başka sitelerde başka kişilere kabul ettirmeye çalışın.

SE
10.11.2009 01:26
#152
Bir zamanlar kuracağı sitenin, moderatörlüğünü bana teklif eden birinin üslubu mu bu demekten kendimi alamıyorum..

 

Eğer öne sürdüğünüz ilk sebep doğru ise, saygı duyup, susmalı, pişman ve tövbekar bir Mümin'e hibbu-i fillah besleyip oturmalısınız.

 

 

 

yok ikinci sebebiniz doğru ise; Mümin olduğunu söyleyen kimseye su-i zan besleyemezsiniz; kendisi apaçık münafık olsa dahi; sözleri İslam-i ise yapacak bir şeyiniz kalmaz..

 

evvela o kuracağım site değil.zaten kurmuş bulunduğum bir siteydi.

 

ikinci olarak siz yazdıklarıma cevap vermek yerine o özel(!) mesajı duyurarak beni alt etmeye çalıştığınız için yenilgiyi kabul etmiş oldunuz.

 

lakin birşeyi unuttunuz ki o mesaj benim davamdaki samimiyetimi kanıtlamaktan başka işe yaramaz.zira o mesaja rağmen çekinmeden hakikat bildiğimi söyleyebiliyorsam, bu benim hatır gönül işi gözetmeden yalnızca ve yalnızca hakikate hizmet gayesi güttüğümü ve karşımdaki kim olursa olsun her durum ve koşulda hakkı söylemeyi dustur edindiğimi kanıtlar.

 

o özel(!) mesajı ifşa etmeniz de sizin ne kadar büyük bir emanet ehli(!) olduğunuzu gösterir.

 

sonraki yazdığınız iki şey de siz bu meselede üstadın haklı olduğu kabul etseydiniz gerekirdi.lakin siz üstadı da karalamaya çalışınca haklı olanı savunmak için bunu yazmak zorunda kaldık.hak için hakkı iptal caizdir.

ZA
10.11.2009 18:21
#153

Şu siyaset var ya, ah şu siyaset... Hani bu işe bulaştınmıydı eyfah ki, ne eyfah!..

Erbakan hükümete geldi... Her ne kadar Tansu hanımın DGM'lik kısmını atlasalar da, içranın başına geldiler... Canım bunun için mecliste oylama yaptırmak isteyen Refah, iş bu kadın kendisiyle hükümet kurmayı kabul edince kendi davasının aksine oy kullanmıştı... Mesela bunun gibi bir hata ise hükümetin ilk kurulduğu zamanlarda Erbakan hükümetinin imzaladığı bir belgeye adılan imzaydı. Yahu o belge yüzünden olacak BÇG kurulda ve 28 Şubat yaşandı.

 

Ama bunun yanında Erbakan'ın ülkeye hizmetlerini inkar edemeyiz tabi. Hemen G8 mesela... Ha birde zarar eden ve kar eden resmi kurumlların kazançlarını bir havuza topladı ve oradan zararları karşıladı. Canım, sırf bu yüzden olacak ki o dönem memur ve işçilerin maaşlarına yüzde yüze yakın zamlar gelmişti. Tabi bunun gibi pek çok şey sayılabilir. Hatalarında da öyle... Bana göre Tayyip Erdoğan Erbakan'dan daha etkili ve daha uyanık...

 

Üstad'ı ise çok hafif ve fikirsiz tabirlerle eleştiren arkadaşlara da diyebilirm ki, Necip Fazıl'ı benim de zaman zaman eleştirdiğim yönler vardır. Ama eleştiriken hakkını veremeyenlere derim ki, onun bir de zamanında yazılmış günlük siyasi yazılarını okumalarını tavsiye ederim. O zaman görecekler ki o yazılar politikanın dişlilerinde hırpalanmamış ve tamamen üst perdeden yazılmış yazılardır. Üstad'ın CHP ile muvazalığını sürdüren DP'yi eleştirmesi bu yüzdendi.

 

Burda sorulması gereken asıl soru şu olmalı: Acaba Hakikati kim farkında? Bana göre Üstad...

 

CHP'nin kurultayında ilkeler kabul edildi. Sonra bu ilkeler aynısıyla anayasaya girdi. Dolayısıyla diğer partilerin hepsi anayasaya bağlı kalmak zorunda olduklarından dolayı, ilkeler zihniyetinin etkisi altında kalırlar. Siyasete girenler bunu bilele bile girerler. Bu sistemde de hata yapma olasılığı yüksektir haliyle. Öyleki bazen Erbakan gibi MGK'daki kağıda imza atmak zorunda kalır. MHP'nin tabanına hiçbir sözüm yok ama tavanı öyle değil. Mesela CHP ile MHP arasındaki farkları sayın desem, ne kadar fark sayabilirsiniz? Çok az. Hani bu partileri geriye doğru takip eden, bir yerde birleştirir zaten. Bunların ikisinden birine tabi olsanız, sizi nereye götürür? Daha açık ifadeyle Menderes ve Özal birazcık olsun kırmızı kitap dışına taşınca gördünüz ne olduğunu. Şimdi de Tayyip yaşıyor bunları... Bizdeki anayasa sana insan haklarını tanır ama, malum ilkeleri aşmamak şartıyla... Erbakan ve Necip Fazıl bu işin farkındaydı ama, Necip Fazıl daha fazla. Erbakan'a da teşekkür edelim... Onun inancını sorgulamak bize düşmez.

 

Tayyip Necip Fazıl'ın önünde oturuyordu. Erbakan'ın da açtığı yoldan ilerledi. Tayyip'in fikri yapısında Üstad'ın izleri ve belki de teşkilat yapısında Erbakan'ın izleri vardır. Kavga değil, sevinmek lazım.

HA
10.11.2009 19:49
#154
Esad Hocam ve Mehmed Zahid Koktu hocam benim için, çok değerlidirler, ancak

bunu neden söylediklerini de sorgulamak gerek? Ben bu konuda bilgi sahibi değilim, tahminlerim ise, siyasetten uzak durmak gerektiğini vurgulamak için olabilir.

Hocalarıma saygısızlık atfetmek için yazmıyorum ama mecbur bıraktınız, Esad Çoşan r.a'ın bir zamanlar Süleyman Demirel'i desteklediğini biliyoruz. Peki buna ne dersiniz? Süleyman gibi bir masonla ne işleri olabilir ki? belli ki, Esad hocamızda insan olmanın getirdiği zaafiyetle yanlış kişiyi bir süre desteklemiştir

 

Ben bilmiyorum kardeşim ne zaman desteklemiş ? Özal'ı destekledi derseniz tamam anlarım, Muhsin Yazıcıoğlunu destekledi derseniz itiraz etmem, hatta ve hatta 28 şubat sonrası yükselen DSP'ye karşı 'kimsenin vatan sevgisi yüzünden suçlanamayacağını' söylemekle MHPyi destekledi derseniz bunu da anlarım, ama Demireli ne zaman desteklemiş ? Benim mi bilgim eksik acaba?

IB
10.11.2009 22:24
#155

Bakınız ben Üstad haksızdır, Erbakan haklıdır demediğim gibi tersini de söylemiyorum. Kemalistlerin elindeki ATatürk gibi yaptınız adamı..

 

 

 

Bİr kaç yazı öncesinde belirttiğim gibi, sünnet-i seniyyeye uymama ölçüsünü, Erbakan'ı baz alarak görseniz, işte iki yüzlü dersiniz. Fakat iş Üstad'a gelince; "Üstad be" demekten kendinizi alamıyorsunuz..

 

 

Ara sıra kafa gözü ile bakıp, kendinizi muhasebe etmeyi öğreniniz...

 

Üstad'ı karalama kampanyasını da nereden çıkardınız. Aynı tarihte başka başlıkta eklediğim yazı, gönülden Üstad'a bağlılığımı gözlerinizi fal taşı gibi açtıracak kadar desteklemektedir.. 

 

 

 

Siz, beni alt etmek gibi iptidai ve bayağı bir işe girişmişsiniz. Bundan sonrası, az evvelinde olduğu gibi münazaraya girmektedir ki, ben burada yokum. İncitti isem, Mümin olarak özür diliyor ve sana da Mümin olduğunu her fırsatta fiili ve sözlü olarak dile getiren bir zat hakkında su i zan beslememeni tavsiye ediyorum

ON
10.11.2009 22:39
#156

Insan hüsn-ü zanna memurdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir.

SE
10.11.2009 23:27
#157
Bakınız ben Üstad haksızdır, Erbakan haklıdır demediğim gibi tersini de söylemiyorum. Kemalistlerin elindeki ATatürk gibi yaptınız adamı..

 

kemalistlerin elinde atatürk yapmışız adamı.

 

acaba biz hareketlerini sebepleriyle birlikte araştırıp neden yaptığını anlayıp bu hareket ile ilgili hükmümüzü öyle mi koyuyoruz yoksa o yaptıysa doğrudur mu diyoruz.

 

 

bunu başkasına demiş olsaydınız belki bir miktar haklı olabilirdiniz.lakin benim gibi karşı çıktığı kişinin dahi yaptığı bir hareketi neden yapmış olabileceğini sorgulayan ve bir sonuca ulaştıktan sonra kıymet hükmü veren birisi hakkında söylediğiniz için hiçbir şekilde hiçbir yönden, hiçbir bakış açısından kabul edilemez bir söz söylemiş oldunuz.

 

Bİr kaç yazı öncesinde belirttiğim gibi, sünnet-i seniyyeye uymama ölçüsünü, Erbakan'ı baz alarak görseniz, işte iki yüzlü dersiniz. Fakat iş Üstad'a gelince; "Üstad be" demekten kendinizi alamıyorsunuz..

 

aynı iddialara cevap vermekten sıkıldım be abi.artık yazdıklarımı okumaya başlasan diyorum.

 

Üstad'ı karalama kampanyasını da nereden çıkardınız. Aynı tarihte başka başlıkta eklediğim yazı, gönülden Üstad'a bağlılığımı gözlerinizi fal taşı gibi açtıracak kadar desteklemektedir..

ALLAH zıtları birleştirmeye kadirdir.

 

sizde de üstad sevgisi ile üstad karşıtlığı birleşmiş olabilir.

 

ayrıca siz bize karşı delil olarak aksi yönde eklediğiniz bir yazıyı gösterebilirsiniz lakin biz de aynı şeyi tersinden yapıp o yazınıza karşı bu yazıyı delil olarak göstererek o yazıda samimi olmadığınızı iddia edebiliriz.

 

demekki bahsettiğiniz yazı bize karşı delil olamaz.

 

Ara sıra kafa gözü ile bakıp, kendinizi muhasebe etmeyi öğreniniz...

 

muhasebe yapmayı bilmediğimiz sizin iddianız.aynı şekilde bu iddiayı biz de size yöneltebiliriz.

 

Bİr kaç yazı öncesinde belirttiğim gibi, sünnet-i seniyyeye uymama ölçüsünü, Erbakan'ı baz alarak görseniz, işte iki yüzlü dersiniz. Fakat iş Üstad'a gelince; "Üstad be" demekten kendinizi alamıyorsunuz..

 

birkaç yazı öncesinde belirttiğim gibi bu tip ithamları bırakıp, bize şimdiye kadar hanginizin sözün sonuna "ama" getirmeden erbakanın herhangi bir hatasını, yanlışını kabul ettiğini söylermisiniz.

 

 

sizin burdan şikayetiniz bazılarının yanlışı üstadda görünce üstad be! dediği halde aynı şeyi erbakana yapmamasıysa zaten tartışacak birşeyimiz yok demektir.siz de endişelenmeyi bırakın artık burda bahsettiğiniz fikirsiz haşerelerden agd'de bol miktarda var.ne kadar lazmsa söyleyin forumlara dağılsınlar ardından erbakanın her hareketini( bu konuda yaptıkları gibi) savunsunlar.

 

Siz, beni alt etmek gibi iptidai ve bayağı bir işe girişmişsiniz. Bundan sonrası, az evvelinde olduğu gibi münazaraya girmektedir ki, ben burada yokum. İncitti isem, Mümin olarak özür diliyor ve sana da Mümin olduğunu her fırsatta fiili ve sözlü olarak dile getiren bir zat hakkında su i zan beslememeni tavsiye ediyorum

 

ooooooo abimiz güzel bir çıkış yapmaya niyetlenmiş ve tartışmaya son noktayı koymuş.konuyu o kadar dolanırdıktan, sonra attığım bir özel mesajı ifşa ederek altetmeğe çalıştıktan sonra bu hareketinin yenilmişlik belirtisi olduğunu kendisine söyleyince bizi altetmek gibi bayağı işlerle uğraşmamak için onuruyla tartışmadan çekilmiş.hepsi güzel de birşey kafama takıldı.burda altetme niyetine sahip olan bizi, fikirsizlikle, nefs muhasebesi yapmamakla, üstadın yanlışlarının bile doğru olduğunu iddia etmekle suçlayan ve hepsine cevap vermemiz üzerine tüm çareleri tükenince özel mesajı ifşa ederek bizi altetmeye çalışan abimiz mi yoksa bu şekilde bir davranışla bizi altetmeye çalışmanın işe yaramayacağını ve bu tür bir hareketin (daha ağır bir kelime kullanmamak için )yenilgiyi kabul etmek olacağını söyleyen ben mi?

IB
10.11.2009 23:37
#158

Bakın, bir özel mesajdır tutturdunuz.. Bİr sır olduğunu, siz söylediniz de ben mi saklamadım..

 

 

 

Ben size, son olarak; siz haklı bile olsanız; ileri sürdüğünüz iki sebepde de; size düşen payın; susup hüsn -ü zan etmek olduğunu kendiniz ele verdiniz..

 

Bunca kötü işin arasında bir iki tane iyi işi var sayıp; onlarla (size göre müvekkilimizi) aklamıyoruz. Ki yazdıklarımdan şu ana kadar; benim Erbakan'cı olduğuma müspet bir delil de bulamazsınız.

 

İthamınızla; AGD'de daha çok olan; karanlığınızda saklanan asalaklara; bir iki söz söylerken, siz "onların saklandığı karanlık, benim gölgem." diyerek şövalyecilik oynamaya kalktınız...

SE
10.11.2009 23:59
#159
Bakın, bir özel mesajdır tutturdunuz.. Bİr sır olduğunu, siz söylediniz de ben mi saklamadım..

 

 

 

Ben size, son olarak; siz haklı bile olsanız; ileri sürdüğünüz iki sebepde de; size düşen payın; susup hüsn -ü zan etmek olduğunu kendiniz ele verdiniz..

 

Bunca kötü işin arasında bir iki tane iyi işi var sayıp; onlarla (size göre müvekkilimizi) aklamıyoruz. Ki yazdıklarımdan şu ana kadar; benim Erbakan'cı olduğuma müspet bir delil de bulamazsınız.

 

İthamınızla; AGD'de daha çok olan; karanlığınızda saklanan asalaklara; bir iki söz söylerken, siz "onların saklandığı karanlık, benim gölgem." diyerek şövalyecilik oynamaya kalktınız...

 

 

 

ben sır olduğunu söylemedim.zaten sır da değildi.lakin siz böyle bir tartışmada beni altetmek için kullandığınıza göre sır olduğunu düşünüyordunuz.ve sır olduğunu düşündüğünüz birşeyi ifşa ettiniz.ifşa ederek demek istediniz ki" bu herife güven olmaz, bakın geçen gün bana ne diyordu şimdi ne diyor.".lakin bomba elinizde patlayınca konuyu geçiştirmeye çalıştınız.önemsizmiş gibi gösterdiniz.madem önemsizdi niye ilk başta önemsediniz.madem önemliydi niye sonradan geçiştirmeye çalıştınız.eğer önemsiz olduğunu sonraki mesajımda anladıysanız niye ithamınız sebebiyle bir özür olsun dilemediniz.madem mümin mümine suizan etmezdi niye o malarda bulundunuz.

 

sır değil dedim. zaten sır olmadığını konuyu okuyan pek çok arkadaş biliyordur. ben size yaptığım teklifi bu sitedeki pek çok arkadaşa yapmıştım. 20 küsür üyelik sitenin 6 admini vardı.diğer üyelerde zaten siteye girmiyordu.

 

iki sebeple de hüsn-ü zan etmeye gelince.orda kendimi elevermek gibi birşey yok.zira hala bahsettiğim kaşullar gerçekleşmiş değil.hala dürüst bir şekilde çıkıp erbakanın üstada karşı edepsizlik yaptığını kabul etmediniz.ayrıca bu hüsn-ü zannı üstada karşı besleyemediğiniz de tartışmaya başladığımız ilk mesajlardan anlaşılıyor.

 

İthamınızla; AGD'de daha çok olan; karanlığınızda saklanan asalaklara; bir iki söz söylerken, siz "onların saklandığı karanlık, benim gölgem." diyerek şövalyecilik oynamaya kalktınız...

 

bakalım ne kadar doğru bir söz.bahis mevzuu sözümü inceleyerek doğru olup olmadığına karar verelim.bu tür ithamlara kıymet verilemeyeceğini açıklamıştık.

 

sizin burdan şikayetiniz bazılarının yanlışı üstadda görünce üstad be! dediği halde aynı şeyi erbakana yapmamasıysa zaten tartışacak birşeyimiz yok demektir.siz de endişelenmeyi bırakın artık burda bahsettiğiniz fikirsiz haşerelerden agd'de bol miktarda var.ne kadar lazmsa söyleyin forumlara dağılsınlar ardından erbakanın her hareketini( bu konuda yaptıkları gibi) savunsunlar.

 

 

evvela dikkatinizi çekerim ki bazılarının diyorum.yani ben değilim.ayrıca aynı mesajın yukarı kısmında açıkladığım gibi bu ithamın bazılarına karşı bir miktar bulunsa bile bana karşı hiçbir haklılık payı olamaz.

 

ardından devam edelim.

 

dikkatinizi çektiyse bahis mevzuu hareketi yapan kişilere "fikirsiz haşere" diyorum.kendime fikirsiz haşere diyecek halim yok değil mi.

 

ama abimiz nasıl yaptıysa kavak ağacına bostan kuyusu deyip benim sözümü yamulta yamulta "onlar "ikirsiz olabilir ama fikirsizlerin en fikirsizi benim" kıvamına sokmayı başarmış.

IB
11.11.2009 00:06
#160

Yahu, bi tutturdun seni alt etmek, beni alt etmek.

 

Kendini, darbe komlosunu atlatmış hükümet gibi görüyorsun. Teklif mevzuunu dikkate alsa idim, sana müspet bir yanıt yollardım zaten. Anlamak istediğim; bu teklifi yapacak kadar sıcakken neden kanlı bıçaklı olma yolundasın. Ki bu ithamımın seni kıracağını düşünüp; istediğin gibi özelden bir özür yerine; aleni bir şekilde sana, tamam dedim. Bir Mümin olarak özür diliyorum dedim. 

 

Ama; sen zafer kazanmış komutan edası ile, feth ettiğin yere girer gibi okudun yazımı, işte seni alt ettim demeye kadar vardın. Ki, habire iktibaslar yapıp; benim çoktan aştığım mevzuulara sukut ettirmeye çalışıyorsun beni..

 

Anladım, ben pes diyene kadar, seninle böyle köpeğin kuyruğunu kovalaması gibi dönücez.. Mertçe, sui zan yapmayı bırakacağını söyle, bende elini gıyaben elini öptüğümü açıklayayım...

 

 

 

Sabahtan beri, kabuğuna cila atarak, posanı geldin, özün akacak. buna vesile olmak istemem.. Tekrar özür diliyorum..

 

Sen özrümü dilediğin şekilde, kendini tatmin yönünde kullan. Yeter ki bir Mümin'e sui zan etme.. Bak yalvarıyorum.. Bunun garantisini ver, seni üstad bile bellerim...

SE
11.11.2009 00:31
#161

siz o itham sebebiyle özür dilediğinizi belirtmemiştiniz.çünkü o yazıda o ithamda haksız olduğunuzu kabul ettiğinii gösteren tek bir kelime bile yok.üstüne üstlük o mesajınızda daha büyük hakaretler var.mesajınız bir özür mesajı değildi."seninle mi uğraşçam çek git işine" demek için yazılmıştı.

 

ikinci olarak ben sizden özür değil açıklama bekliyordum.siz yukardaki mesajınızda da açıklama yok.

 

bahsettiğiniz sebep yaptığınız şeye gerekçe olamaz.eğer gayeniz bu tavır değişikliğinin nedenini sormak olsaydı.pekala özel mesaj kullanabilirdiniz.

 

 

her mesajınızda bir kenardan bana çeşitli ithamlarda bulunuyor, bir taraftan hüsn-ü zandan bahsediyor, veya özür maskesine bürünüyorsunuz.ardından ben ithamlarınıza cevap verince siz bırakmak istiyormuşsunuz da

ben zorla tartışmayı uzatıyormuşum gibi görünüyor.

 

bu mesajınızda da beni üstünlük taslama hevesiyle ve su-i zanla suçladınız. mesajınızda beni mertçe su-i zan yapmamaya davet etmişsiniz.ben de sizi mertçe tartışmaya veya mertçe çekilmeye davet ediyorum.laf oyunlarına, hakaretlere, basit ithamlara bulaşmadan.

 

 

göremediyseniz mesajlarımızı okuyun.taaa kaç mesajdır sizin ithamlarınıza cevap vermekten başka birşey yapmıyorum.lakin siz hala beni itham edecek şeyler arıyor, altetme üstetme hevesiyle cevap yazdığımı iddia ediyor, üstüne üstlük bunları tartışmak istemediğinizi söylerken yapmayı başarıyorsunuz.

 

 

tavır değişikliğinin sebebine gelince: ilk mesajınızda üstadım hakkında düşünülmeden yazılmış sözlerin ardından bizi erbakan hakkında düşünmeden yazmakla suçlamanız ağırıma gitti.

anlaşılan sırf benim mesajlarımı değil kendi mesajlarınızı da okumuyorsunuz.

 

önceki mesajda beni davet ettiğiniz nefs muhasebesine şimdi ben sizi davet ediyorum.umulur ki hakikati farkedersiniz.

IB
11.11.2009 00:56
#162

Pc'nin azizliğine uğrayıp, tüm hararetimi kaybettim..

 

 

 

Bakın, kendinizi Üstadımızın avukatlığına bürüdünüz; lakin karşınızda üstad düşmanı yok. Hoş ben sizden hüsnü zanı kendime istemedim.

 

Derdim, sürekli kendinizi münezzeh kıldığınız fikirsizler iken, siz kendinizi ön plana çekip, bir iki zırvalayıp şimdi de açıklama bekliyorsunuz; ki size "Neyi?" diye sormak noktasına getirdiniz beni..

 

Evet size "Ne?" açıklayayım. Erbakan'ın müvekkili değilim. Şurada kendisinin vekilliğini yapmıyorum ve onu haklı gördüğümü müspet bir delille kanıtlayamazsınız bile.. 

 

Üstad'ın, kendisine sorulmadan, çıkarılan gazete için ilk kez karaladığı MSP ve taraftarları hakkında, bir savunmam oldu mu?

 

Her mütefekkirde olduğu kadar Üstad'da enaniyet vardı. İnkara kalkışamazsınız. Softalıktan kendinizi münezzeh kılın dedik. Ben zaten, iki tarafı da dinlerim sonra hüküm keserim dediniz. o halde, susun ve oturun. Madem muhattap kesimimize girmiyorsunuz, ne diye kendilerinden olmadığınızı sık sık dile getirdiğiniz fikirsizlerin müvekklillğini yapıyorsunuz??

VE
11.11.2009 01:03
#163

serdengeçtik gönüldaşım ibniss gadam hakkından resmen feraget etmiş sende artık bi büyüklük göstersende bitse şu kısasa kısasın(m)ız..

 

10 sayfa yazmışız herkez Üstadın yazmış olduğu 8 satırın peşine düşmüş! ne bu ya bukadarda taklitçi olmamak gerek! üstad hata yapamazmı yada erbakan hoca hata yapamazmı, birinden biri hatalı da olmayabilir. şartmı hata aramak? yada ikiside hatalı olabilir. hatasız kulmu var?

 

Üstadımız ilmi dehaydı Erbakan Hocamızda aşağı değildi.

unutmayalım üstad'ın mürşidi belli Hocamızın mürşidi belli. kim kime "beat" edecek azcık akıl tasarruflarınızı bu noktada geliştirseniz keşke!

 

Anadoluda bir deyim vardır "Sen zot, Ben zot, bu sığıra kim versin ot" anlamışsınızdır umarım ne anlatmak istediğimi.

 

ben bi "milli görüşçü" olarak söylüyorum Üstadım ve Hocam ikiside gönlümde yerdir. daha ötesi varmı ?

 

Lütfen Edeb Yahu ...

 

Sabr-i Sûkut .. La havle vele kuvvete illa billahi aliyyil azim ..

Son sözüm bu tartışma bitsin diye bende hakkımdan feraget ediyorum ve islam hakkı hariç tüm hakklarımı helal ediyorum şahet varsa ..

SE
11.11.2009 01:20
#164
Derdim, sürekli kendinizi münezzeh kıldığınız fikirsizler iken, siz kendinizi ön plana çekip, bir iki zırvalayıp şimdi de açıklama bekliyorsunuz; ki size "Neyi?" diye sormak noktasına getirdiniz beni..

 

bu sözünüz yukardaki mesajımı destekliyor.

 

 

Evet size "Ne?" açıklayayım. Erbakan'ın müvekkili değilim. Şurada kendisinin vekilliğini yapmıyorum ve onu haklı gördüğümü müspet bir delille kanıtlayamazsınız bile..

 

evvela ben sizden erbakanı açıklamanızı istemiyorum.bu tartışmadaki tavırlarınızın incelemesini yaptım ortaya koydum.tavırlarınızı açıklamanızı istiyorum.

 

 

erbakanı savunduğunuza kanıt getirmek zorunda değilim.lakin eğer kanıt getirmemi istiyorsanız size kanıt olarak:

 

üstadda da enaniyet olduğunu ve erbakanı sırf şahsi meseleler yüzünden davayı harcamakla suçladığını iddia etmenize karşılık aynı şeyi erbakan için düşünüp şahsi meseleleri için davayı heba edebileceğini söyleyemiyor olmanızı gösteririz.

 

Her mütefekkirde olduğu kadar Üstad'da enaniyet vardı. İnkara kalkışamazsınız. Softalıktan kendinizi münezzeh kılın dedik. Ben zaten, iki tarafı da dinlerim sonra hüküm keserim dediniz. o halde, susun ve oturun. Madem muhattap kesimimize girmiyorsunuz, ne diye kendilerinden olmadığınızı sık sık dile getirdiğiniz fikirsizlerin müvekklillğini yapıyorsunuz??

haklısınız.üstadda enaniyet vardı.erbakanda yoktu.üstad şahsi meseleler sebebiyledavayı harcayabilir, davaya hizmet etmiş kişileri karalayabilirdi erbakan şahsı için davayı harcayamazdı.

o fikirsizleri savunuyorum çünkü sizin bakış açınız daha sakat.ben en az zararlı olanları savunuyorum.bu uzun tartışmadan da anlaşılacağı üzere onlara hatalarını anlatmak size anlatmaktan daha kolay.

IB
11.11.2009 01:25
#165

Evet hadiseyi öyle yerlere getirdiniz ki; ilk yazılarımda sık sık dile getirdiğim Erbakan'ın hatalarını artık söyleyecek ne takat, ne de gerek kaldı. Size kanıt diyorum, mecbur değilim diyorsunuz ve ardından; getiremediğiniz kanıt olmadığı için beni potansiyel Erbakan softası yapıyorsunuz.. pes!!

IB
11.11.2009 01:29
#166
üstadda da enaniyet olduğunu ve erbakanı sırf şahsi meseleler yüzünden davayı harcamakla suçladığını iddia etmenize karşılık aynı şeyi erbakan için düşünüp şahsi meseleleri için davayı heba edebileceğini söyleyemiyor olmanızı gösteririz.

 

 

 

Dediğiniz gibi olsa idi, Erbakan bunu yaptı, şunu yaptı diyerek onu savunmam gerekmez mi idi?

 

Demek ki; o'nun da hatalarını görüyor ve zaten sitede sık sık tekrarlandığı için bahsini açmaya gerek duymuyor; yalnızca bahsi mevcut konuyu dile getirmeyerek bu fikrin karşıtı olmadığımı göstermiş bulunuyorum..

 

Sitede yapılmayan ise Üstad'ı insan olarak görmemek. Bunu irdelediğimiz için olmasın, sürekli Üstad'ın menfi yönlerini dile getirdiğimizden bizi potansiyel üstad düşmanı bellediniz..

 

 

 

Artık, sizin gibi kendimi anlatmak derdine düştüğümü görüyor ve ikimize birden acıyorum... ve Artık ne yazarsanız yazın, tek bir şey dahi söylemiyorum.. Varın kazandığınızı düşünün....

SE
11.11.2009 01:47
#167

anlaşıldı.

 

sizin görüşünüz şudur.

 

"üstad davaya çok hizmet etmiştir.ama enaniyeti sebebiyle davaya hizmet edenleri davayı harcamakla suçlayacak kadar hizmet ettiği davaya saygı duymaz.erbakanın yanlışları vardır.lakin dile getirilmeye değimez.davaya büyük bir hizmeti bulunmadığı halde davayı harcamaz.sonuç:üstad şahsını davanın önüne çıkarmıştı."

 

 

size ALLAH yolunda hizmet edenleri çaktırmadan karalama kampanyanızda başarılar dileriz.lakin unutmayın ki karşınızda biz varız.

 

Artık, sizin gibi kendimi anlatmak derdine düştüğümü görüyor ve ikimize birden acıyorum... ve Artık ne yazarsanız yazın, tek bir şey dahi söylemiyorum.. Varın kazandığınızı düşünün....

 

hoppalaaaaaa.2 saattir boş yere tartışırmışız.yine döndü dolaştı kaznmaya kaybetmeye geldi.

 

bu meseleyi yeterince açıkladığımı düşünüyor konuyu daha fazla uzatmaya gerek görmüyorum.

MU
11.11.2009 10:21
#168

Konunun, aynı kör düğüm etrafında dönmesi ve öncesinde bu mevzu ile ilgili farklı yorumların, farklı açılardan bakışların yeteri kadar sunulmuş olması hasebiyle başlık kilitlenmiştir. Sayın üyelerimizden ricamız şudur ki, bu nevi mevzuları karşılıklı atışma sahası yapmadan ve sükûneti muhafaza ederek fikirlerini beyan etmeleridir.

Saygılarımla.