
Necip Fazıl'dan:
Efendim! Benim Efendim! Benim, guzellerin güzeli Efendim!..
Seni, Bağlum köyündeki, namsız, nişansız çukurunda, bembeyaz ve taptaze bir kefene bürülü, esmer ve pembecik teninin hic bir noktası tozlanmamış ve paslanmamış, derin gözlerin ebediyyete çevrili, Allah'ı zikrederken görüyorum.
Benim güzel Efendim!
Baş ucumdasın, biliyorum; ama ben ne yapayım ki dünya zindanı içinde, ayrıca beş hassemin zindanında kapalıyım ve seni göremiyorum.
Benim avuçlarımdan süzülen, işte o kaynaktan aldığım sudur;bu suyun eğer bulanık bir tarafı varsa nefsime, nurani özu de O'na aittir. Bugünün, yeşillikler ve pırıltılar içinde suyu arayan ceylan gençliği o pınara koşsun!