İhlas

Başlatan: trradomir Tarih: 30.12.2007 14:53 Cevap: 3

TR
30.12.2007 14:53
#1

İHLÂS

 

O hangi imamdır ki, sabah namazında mescidine kimsenin gelmediğini ve gelmeyeceğini bildiği halde yatağından kalkar, abdestini alır, mihraba geçer ve arkasında belki meleklerden bir ordu, namazını huşû içinde kılar?.. Olur da biri çıkar ve gelir diye bir kayd bile ihlâsa aykırıdır.

 

O hangi devlet reisidir ki, otoritesiyle nefsi arasına bir bölme çekebilmiştir ve halka hâkimiyet seviyesi yükseldikçe, Hakka mahkûmiyet derecesi artar?..

 

O hangi müslümandır ki, muhal farz, dünyada tek müslüman kalmasa, insan aklı fethedilmezi fethetse ve her şeyi boşa çıkarsa yine İslâmdan başka hiçbir şeye gerçeklik hakkı tanımaz?..

O hangi hakimdir ki, adına kaza icra ettiği ve kendisini tayin eden devlet büyüğüne, herhangi bir köylüden daha fazla itibâr göstermez; ve koca Fatih'e İstanbul Kadısı Hızır Beyin söylediği gibi:

 

"- Mu'rafa-i şer üzresin! Ayağa kalk!"

 

Diyebilir?..

O hangi bakkaldır ki, dükkânına gelip "bana 250 gram pirinç ver!" diyen bir âmâya, görmediği hakkı yanmasın diye 255 gram tartacak kadar vicdan belirdir?.

 

O hangi politikacıdır ki, gece, yatağında, o gün kaç yerde ve kaç yalan söylediğini nefsine soracak derecede rahatsızlık çeker; ve kendisinin iktidar mevkiine gelmemesi şartiyle dâvasını muzaffer kılmak için çalışır?..

 

(Çerçeve 5)

AB
01.02.2008 20:37
#2

İşte her şeyin özü: İhlâs…

 

Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyrulmuş:

 

"İnsanlar helâk oldu, âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu, ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu, ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar."

 

Her işimizde, her ibadetimizde hiçbir menfaat beklemeden, Allah rızası gözeten kullardan oluruz inşallah… Rabbi’m sırat-ı müstakimden ayırmasın. Muhabbetle…

BD
03.02.2008 19:20
#3

Baştan aşağı yepyeni bir inkılap çığırı açan inancımız her şeyi kuşatan ve herşeye hakim bir anlayışla aşkını paylaşacağı gönüllerde asıl dirilişi muştularken feza çapında dahi olsa inançsızlar silsilesi birleşip yek vucud olup hücumunu yapsa aşkını ve ihlasını kaybetmemiş, İslamın eskimez yeni olduğu manasına hakim bir çehre ile dimdik duracak dimağları bir fiske dahi etkileyemez. Ve bu namütenahi anlayışın en basit bir numunesi olarak bizlere çağlar ötesini müjdeleyen bir anlayış olarak duruyor. Her noktada bu anlayışın sahibi olabilmek dileği ile.