SUAT AK
BÜYÜK DOĞU CEMİYETİ
(28 HAZİRAN 1949-26 MAYIS 1951)
‘Büyük Doğu 4 sahifelik küçük gazete şeklinde 4 üncü devresini yürütürken yaptığımız ateşli bir ilanla dava ve ideal arkadaşlarımızı Büyük Doğu Cemiyetini kurmaya davet ettik ve kadromuza girecekleri ‘gönüldaş’ diye isimlendirdik. Başta Kayseri, Tavşanlı ve Malatya, Anadolu’nun her tarafından bağlılık ve Umumi Merkeze katılma sesleri yağmaya başladı. Kaleme aldığımız ve o zamanki ve sonraki Büyük Doğu’larda neşrettiğimiz ve daha ileride ihtilal dedikleri hareketten sonra ‘B.D Fikir Kulübü’ tüzüğüne çekirdek teşkil eden Ana Nizamname, belirttiği ruhî şekil ve tarihi kıymet bakımından bir gün Türk fikir ve politika hayatını ve Tanzimat’tan beri sahte oluşlar boyunca gelişimizi kaleme alacak haysiyetli kalemler zuhur edecek olursa elbette ele alınacaktır. O bakımdan, kendi eserimiz üzerinde kıymet hükmü koymayı geleceğin nesillerine ısmarlar ve yalnız şu kadarını belirtmek isteriz ki, tecellisi ve dış âleme nakşı kanunla yasak edilmiş bir ruhun ustalıkla peçelenmesi ve Müslümanları kanunen yasak olmayan bir insan, cemiyet ve dünya görüşü etrafında toplamaya davet etmesi noktasından, bu nizamnameden daha başarılısı gösterilemez. Bütün kıymet nazariyededir ve eğer bir rüyamızdaki heykeli yontabilmek için gereken tunç ve mermer kütlelerini bulamadıksa, yarın onu bulacak olanlar bizim planımıza, çekicimize ve keskimize göre eserlerini verebilirler.’ N.F.K
1) KURULUŞ TARİHİ
Büyük Doğu Cemiyeti, resmi olarak 28 Haziran 1949 Salı günü kuruldu.
2)BÜYÜK DOĞU CEMİYETİ
ANA NİZAMNAMESİ
BİRİNCİ FASIL
İSİM VE ŞEKİL
1-Siyasi, harsî ve ahlakî Büyük Doğu Cemiyeti kurulmuştur.
Merkezi İstanbul’dur.
Şimdilik hiçbir yerde şubesi yoktur.
Cemiyet dilediği zaman ve mekânda, vatanın her tarafında şube açmak hakkını mahfuz tutar.
2-Cemiyet evvela bir çekirdek halinde teşekkül edecektir. Hedef ruhunu bütün vatan ağacına aşılamak için başlangıçta sadece fikri ve harsi sahada faaliyet göstermektedir. Buna rağmen bütün hak ve imtiyazlarıyla siyasi bir partinin kanun çerçevesinde malik bulunduğu iş ve aksiyon yolunu da, dilediği zaman ve mekânda faydalanmak üzere elde tutar.
İKİNCİ FASIL
GÂYE VE DÂVA
3-Gaye, belli başlı bir ruh tamamlığına, ruhun ahlakta ve dünya görüşünde ana dayanağına bağlı Türk ferdini yetiştirmek, erginleştirmek ve kadrolaştırmaktır.
Gaye, başkaca, şöyle hülasa olunabilir.
Garp dünyasının müspet bilgilerden ibaret madde ve akıl yoluyla maddeyi istismar zaferini, tam bir şahsiyet ve ehliyette Doğuya mal edip, Doğunun aslî ve ruh vahidine eklemek, böylece Doğunun eksiğini Batıda ve Batının eksiğini Doğuda giderici üstün bir cemiyet mefkûresine bağlamaktır… ‘Büyük Doğu’ adını işte bu temel ölçüden alan mefkurevi terkibin fışkıracağı ana diyar olarak da, Türkiye’yi örnekleştirmek…
4-kütüphanelik mikyasta bütün bir ideolocya örgüsün dalı olan bu dünya görüşünün, teker teker yine kitaplık çapta fikir inşaları belirten dokuz kutuplu bir inanış sistemi vardır:
Ruhçuluk
Ahlâkçılık
Milliyetçilik
Cemiyetçilik
Şahsiyetçilik
Keyfiyetçilik
Nizamcılık
Müdahalecilik
Sermaye ve mülkiyette tedbircilik
5-Cemiyetin sadece birer mevzu başlığı ağzıyla bildirilen bu davalarına karşılık, düşmanlığını da ifadelendirmek zorunda olduğu on bir tane aks-i davası vardır:
Her türlü Allahsızlık…
Her türlü ahlaki kayıtsızlık…
Bütün derece ve istihaleriyle materyalist ve komünistlik…
Kozmopolitik…
Başıboş fertçilik…
Teftiş ve murakabesiz taklitçilik…
Fikir ve ilimde posacılık ve kışırcılık…
Sahte ve köksüz inkılâpçılık…
Züppe garp hayranlığı…
Bütün ahlak dışı tecellileriyle eyyam güderlik ve içtimai adaletsizlik…
6-Büyük Doğu mefkûresinin gözünde ölü mefhumlar simsarlığı eden beylik klişe ezbercisi ve orta malı umde cambazı bir zamane tipi vardır. İşte bu tipin mücerret seciyesinden tiksinen Büyük Doğu ruhu, kendi farikasını ortaya koymak için, şu noktayı, bilhassa ve tekrar tekrar ölçüleştirmelidir.
Büyük Doğu gaye ve davalarının en kısa mevzu başlıkları halinde gösterilen esaslar, her biri kitaplık cehtler temsil etmiş, etmekte ve edecek olan ölçü manzumelerinin isimlerinden ibaret olup, bütün bu esasların düğümlendiği aslî nokta da, milli tefekkür ve tahassüs mihrakıdır.
ÜÇÜNCÜ FASIL
VASITA VE USÜL
7-Büyük Doğu Cemiyeti, gayesine varmak için, kanun hükümlerine tam uygunlukla, iki vasıta ve usûl kabul eder:
A: Maddi iş aksiyona kapalı, sadece fikri, siyasi, harsî ve ahlaki tebliğ ve telkin vasıtalarına açık, mana ve nazariye hedefi…
Bu hedefe giden yollar:
İhtiyaca göre birçok neşir organı kurmak… Mecmualar, broşürler, beyannameler, kitaplar ve her sahada her türlü eserler yayınlamak… Güzel sanatlardan nihaî derecede faydalanmak… Konferanslar, münazaralar, toplantılar, temsiller, müsamereler, şenlikler tertiplemek.
B: Kanun çerçevesinde madde ve ameliye hedefi…
Bu hedefe giden yollar:
Davanın olgunlaştığı ve kadrolaştığı kanaati doğduktan sonra seçimlere girmek, millet temsilciliği etrafındaki siyasi mücadeleye atılmak ve yalnız bu usûlle iktidarı elde etmeye çalışmak.
DÖRDÜNCÜ FASIL
VASIF VE ŞART
8-Büyük Doğu Cemiyeti kadrosuna girecek insan için gereken şartlar, umumî ve hususî olarak iki kısımdır:
Umumî şartlar:
A- Milli tefekkür ve tahassüs mihrakına pazarlıksız bağlı olacak…
B- Büyük Doğu Mefkûresini, bütün davaları ve aks-i davalarıyla kayıtsız ve şartsız benimseyecek…
C- Erkek olacak…
D- Yirmi iki yaşına doldurmuş bulunacak…
E- Milli Ahlak telakkimizin ölçüleri içinde kötü kişi olmayacak…
Hususî şartlar:
F- Ruhî ve bedenî, kötü ve çirkin illetlerden uzaklık…
G- Hamle, fedakârlık, vecd ve heyecan seciyesi…
H- Belli başlı bir duygu ve düşünce istidadı…
İ- Her bakımdan üstün ahlak…
Umumî ve hususî, birbirinden ayrılmaz ve müsamaha kabul etmez olan bu şartlar üzerinde takdir hakkı cemiyetin umumi idare heyetine aittir.
9-Yukarıdaki maddenin umumi şartlarındaki vasıflarına malik bulunanlar, cemiyet merkezine başvurarak, ‘Büyük Doğu Cemiyeti’nin gaye ve şartlarını kabul ettiklerine ve azası olmak istediklerine dair matbu teklif ve taahhüt varakasını doldururlar ve azadan iki şahsın her türlü kefalet belirtici takdimi altında umumi reisliğe verirler. Umumi reislik de bu müracaatı umumi idare heyetinden geçirip kabul veya red eder.
10-Her aza, zenginlik ve fakirlik derecesi ne olursa olsun cemiyete her ay yalnız on lira aidat vermeyi kabul edecek ve bu vecibeyi mukaddesatına ve şahsi namusuna bağlı, ihmal ve tehir kabul etmez bir mükellefiyet sayacaktır.
Aidat, ayda on 5107 ve senede yüz yirmi liradan fazla veya eksik olamaz.
Aylık aidatın sabit mükellefiyetinden başka, servet ve iktidar ehlinin Cemiyete yapacağı her maddi yardım, teberrû ve hibedir.
11-Merkeze uzak yerlerdeki cemiyet azası, aylık aidatlarını, o yere şube açılıncaya kadar, her aybaşı posta havalesi ile ‘Büyük Doğu Cemiyeti Umumî Reisliği’ adresine göndereceklerdir.
12-Her ayın ilk haftası sonuna kadar aidatı gelmeyen azaya merkezden matbu bit hatırlatma kartı gönderilir. Bu kartın, adresini buluşundan itibaren bir hafta içinde gelmeyen aidatın sahibi, gayeye ve gaye ahlakına arka çevirmiş sayılır ve Cemiyetten çıkarılır.
13-Büyük Doğu Cemiyetinde fahri aza yoktur. Azalık bakımından her fert, öteki ile aynı derecede olmak üzere Cemiyetin aslî azasıdır.
BEŞİNCİ FASIL
TEŞKİLAT VE SELÂHİYET
14-Büyük Doğu Cemiyetinin teşkilat ve selâhiyet basamakları şöyledir:
A: Büyük Divan
B: Umumî Reislik
C: Umumî İdare Heyeti
D: Merkez Umumî Heyeti
E: Şubeler Umumî Heyeti
F: Şubeler İdare Heyeti
G: Umumî Haysiyet ve İnzibat Meclisi
H: Şube Haysiyet ve İnzibat Meclisleri
İ: Muvakkat Mümessillikleri
(Devamı gelecek inşallah..)