Linkteki kıymetli eser'in 21. dakikasının ortalarında başlayan ve hem ses (ki kalitesi tartışılabilir ama bize göre tesir edici bir üslub) hem fon hepsinden de öte hemen hemen her hecesi ile insanın ortasına ortasına işleyen bir ezgi!...
İnternette biraz araştırma yaptık ama seslendirilen ezgiyi müstakil olarak bulamadık... Varsa bir şekilde bulunması yok ise bir başka şekilde ezginin geçtiği sürenin eserin içinden alınarak insanların istifadesine sunulması hoş olur... Ehline selam ile duyurulur...
Gitti, su yollarını kıvrım kıvrım bilenler,
Bir ot yığını kaldı; kökünden kesilenler...
Bize kalan aziz borç, asırlık zamanlardan;
Tarihi temizlemek sahte kahramanlardan...
Her fikir, her inanış, tek mevsimlik vesselâm;
Zaman ve mekan üstü biricik rejim, İslâm...
Oluş sırrı o nurdan heykelin eteğinde,
Ve ölümsüzlük balı şeriat peteğinde...
Namaz sancıma ilaç, yanık yerime merhem
Onsuz ebedi hayat benim olsa istemem...
Doğan güneşler her gün aynı da her gün yeni;
Ezelden ebededek, işte İslâm düzeni!...
Ey genç adam bu düstur sana emanet olsun;
Ötelerden habersiz nizama lanet olsun...
Ey genç adam, yolumu adım adım bilirsin,
Erken gel beni evde bulamayabilirsin!...
Beste: Emin Atalay