yıllarımızı eğitime veriyoruz da eğitim bize ne veriyor?
ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar 16-17 senelik bir eğitim sürecimiz var. yıllarca türkçe okuruz,edebiyat okuruz,tarih okuruz(türk tarihi,selçuklu,osmanlı,islam tarihi,vs,...),coğrafya okuruz,... ancak bu okuduklarımızın hiçbirine,hiçbirinin ruhuna malik olamadan bu süre zarfını tamamlarız. dedim ya yıllarımızı eğitime veririz de eğitim bize ne verir? o kadar türkçe-edebiytat okudum ortaokul ve lisede ancak liseden mezun olduğumda üstadın sadece çile adlı şiir kitabını bilirdim onu da ismen ne aldım okudum ne de araştırdım. üniversite yıllarında kalmış olduğum ortamın güzellikleri sayesinde üstadla tanıştım. hazinelerin anahtarları ellerimdeydi. ilk olarak almış olduğum iki kitabı;bir adam yaratmak ve doğru yolun sapık kolları idi. bedir yayınevinden almıştım ki büyük doğu yayınevi bir ön caddede olmasına rağmen yerini bile bilmiyordum. bir adam yaratmak adlı kitabı bir gecede okudum. sonrasında ise büyükdoğu yayınevinden ve fuarlardaki stantlarından aldığım zaman en az 10 tane üstad kitabı(birkaç tane de hediye ilave) alaraktan fikre aç hücrelerimin açlığını giderdim. o kadar üstadı benimsedim ki ibdanın kapısından döndüm.(enteresan)
hülasa; içi boş bir eğitim sistemimiz var. osmanlıyı okuruz da osmanlının inceliklerinden haberimiz yoktur. savaşlar sebep ve sonuçları,antlaşma maddeleri,ıslahatlar, bu şekilde bir tarih eğitimimiz var.
bu açık nasıl kapanır bilemiyorum?
mesela içimizden kaç kişi ertuğrul gazinin ufuk sahibi bir adam olduğunu biliriz. o ertuğrul gazi ki, 2 kardeşi aşiretin büyük çoğunluğunu yanlarına alıp geldikeri topraklara geri döndüklerinde yanında kalan 400 çadırla denizi geçeceğiz diyerekten yoluna devam etmiştir. o ertuğrul gazi ki; sivas dolaylarında moğollarla-selçuklular arasındaki savaşta, silah arkadaşlarının moğolları destekleyelim fikrine muhalefet ederek; biz ki müslümanız, nasıl müslümana karşı müslüman olmayan cengiz askerinin yanında savaşırız, gerekirse bu yolda ölürüz ama selçuklunun yanında oluruz diyen adamdır. o ertuğrul gazi ki oğlu osman beye nasihat ederken, beni incit şeyh edebaliyi incitme,beni çiğne onu çiğneme diyerekten ilim adamının değerini,kıymetini oğluna öğretmiştir. ve bu devlet yöneticisi-ilim adamı birlikteliği osmanlıyı osmanlı yapan değerlerden olmuştur. işte osman gazi-şeyh edebali, işte yıldırım-mollar fenari,işte 2.murad-hacı bayramı veli, işte fatih-akşemseddin,hızır bey,ebul vefa, işte yavuz-zembilli ve ibni kemal,işte kanuni-ebusuud efendi,işte sultanahmet-aziz mahmud hüdayi,vs,....
daha neler ve neler...
bu vesileyle çalışma gerçekten yerinde ve isabetli. netice getirecek bir çalışma,emeği geçenlerden Allah razı olsun...