Esselâm...
Sevgili Ali NFK kardeşim;
Daha önce de belirttiğim gibi, ben mevzuya tamamen eleştirisel yaklaştım. Benim, ne herhangi bir kimseyi yaptığından dolayı yermek, ne de bir din alimi gibi ahkâm kesmek gibi bir niyetim yoktur, olamaz da...
Hani biz, yani Büyük Doğucular, putlaştırılmaya, heykelleştirilmeye karşıyız ya, hani biz, yani Büyük Doğucular, kemalistlerin, bugün Atatürk' ü nasıl putlaştırdığını görüp de bu putperestlerden tiksiniyoruz ya, işte biz, yani Büyük Doğucular, en nefret ettiğimiz ve yanından dahi geçmeye korkacağımız çukurun içine, yine kendi ellerimizle yuvarlanıyoruz...
Merhum Necip Fazıl Kısakürek' in fikirlerini, şiirlerini, usta bir mimar edasıyla yazdığı cümleleri gıptayla okuyor, Allah' a, İslami davaya böyle bir aksiyon adamı kazandırdğı için dua ediyoruz. Üstadın karşısında olan herkese üstadı anlatmak boynumuzun borcu olsun. Lâkin... Evet, lâkin var...
Gelin, çok sevdiğimiz Necip Fazıl Kısakürek' i bir başka cepheden inceleyelim. Babıali isimli eserinde belirttiği gibi, '' Hakkı hak için iptal caizdir ''... Evet, hazret kelimesi saygı ifade eden bir kelime olabilir. Ama bu kelimenin, ismin sonunda mı, yoksa başında mı yazıldığı hiç önemli değildir...
Necip Fazıl, İslâmi davayı hayatı pahasına savunmuş, bir dava adamıdır. İnanıyorum ki Allah onun ruhunu cennetine kabul etmiştir. Fakat, ne olursa olsun, günahı olmayan, ancak ve ancak insani zaaf olarak her beşerde zuhur eden bir takım basit hataları mevcut olan peygamberlere kullanılan '' hazret '' ifadesinin '' Ben bu kapının, kölesinin, kulunun kölesiyim '' diyen Necip Fazıl' a kullanılmasından ötürü '' ar '' duyduğumu belirttim. ve eminim, yaşasaydı, bizi bir güzel paylar, o babacan sesiyle iyi de bir haşlardı...
Ali kardeşim, içinde hiçbir kötülüğün olmadığını biliyorum. Kızgınlığım sana değil, beni ham ve kaba softa olarak nitelendiren, halbuki bağnazlığın en büyüğünü yapan Yeniçeri38 mahlaslı üyeyedir. Benim için bir şey değişmez, ben yine '' hazret '' kelimesini kullanırım diyorsanız, o da sizin bileceğiniz iştir. Zaten günahın dibine kadar batmışız, '' hazret '' demişiz çok mu diyenler de olacaktır...
Günahın her türlüsünü işledik, hatta ben kendimi günah kervanında su bile taşımaya memur olamayan basit bir köle olarak görüyorum, ben bir hiçim... Farz edelim her rezilliği işledik... Şahsi olarak, günahın her türlüsüne battık. Ama, putlaştırmanın en küçüğüne bile olsa yaklaşmak, en rezil günahları işlemekten bile beter... Mezar taşında ismi bile yazmayan Necip Fazıl' ın mütevaziliği hepimize örnek olsun...
Allah muhafaza, yarın öbür gün aklıevvelin biri çıkar da, üstadın mezarını çevreleyen demir parmaklıklara '' çaput '' bağlamaya kalkarsa, işte o gün başımızı taşlara vururuz... Olmaz demeyin, burası Türkiye !
Saygılarımla...