Büyük Doğu
Yeni yeni kurulmaya başlayan sağ düşünce ve aksiyonun gelenekleri de yeni yeni doğmaktadır. Yalnız burada, üzerinde önemle durulacak nokta, oluşan geleneklerin idealimize uygunluğunu gözden kaçırmamaya çalışmaktır. İnançsızlardan alınacak gelenekler, bizim için yıkıcı olabilir.
Bizim kuracağımız birinci gelenek, hakkı teslim geleneği olmalıdır. Şu veya bu sebeple hakkı teslim etmeyen insanlar, bu yolda başarıya varamazlar. Şeytan suret-i haktan görünerek ayağını kaydırır da farkına bile varmaz insan.
Şimdi, her şeyden önce şu hakkı teslim edelim ki, Büyük Doğu, düşünce, edebiyat ve aksiyon alanında İslam idealinin kurucusudur Türkiye'de, çağımızda. Ondan sonra doğan ve gelişen hareketler, doğrudan doğruya veya dolayısıyla ondan beslenmişler, ondan güç almışlardır.
Büyük Doğu'yu sadece bir dergi zannedenler aldanır. Büyük Doğu, bir mekteptir. Bir düşünce, edebiyat ve aksiyon akımıdır. Türk düşünce, edebiyat ve aksiyon hayatı İslam’dan kutuplar kadar uzaklaştığı bir günde doğmuş ve tam yirmi beş yıl, fikir, sanat ve aksiyonda sürekli olarak ağırlığını buyurmuş, bütün bir gençliğe ideal aşılamış kutlu bir ocaktır. Büyük Doğu'nun meşalesi, en sıkıntılı terör günlerinde bile sönmemiş, yanmış, gönüllere umut ve ışık vermiştir.
Sağ düşünce kurulurken, onu her türlü sapmadan, bidatten, dalaletten koruyan ehl-i sünnet yolundan kıl feda etmeden açık ve seçik bir şekilde dava yolunu ortaya koyan bir düşünce, inanç, aksiyon okulu olmuştur Büyük Doğu.
Eğer Büyük Doğu, sağ hareketin merkezinde düzenleyici rolünü yapmamış olsaydı, şimdi siz, Türkiye ne korkunç bir inanç ve iddia kargaşalığının, anarşisinin içinde kalmış olacaktı, bir düşününüz.
Büyük Doğu yepyeni bir nesil yetiştirdi. Hatta birçok kimseler onun ne kadar tesirinde olduğunun farkında bile değillerdir. Ama İslam idealini güden kaç kişi ve organ varsa, az veya çok, Büyük Doğu'nun tesirinde kalmıştır. Bu inkâr edilemez bir hakikattir.
Bizi büyüten, besleyen, her sıkıntılarımıza katlanan ana ve babalarımızın hakkını nasıl teslim zorundaysak, İslam idealini taşıyan genç nesillerin manevi alanda babası olan Büyük Doğu'nun hakkını unutmak büyük bir nankörlük olur, bilmeliyiz.
Ama bir gün incelenecek ve hakkı teslim edilecektir. Onu inceleyecek nesiller gelmeye başlamıştır. Hala bile, Büyük Doğu'nun fikir alanında getirdikleri henüz incelenmemiştir. Büyük Doğu hareketinde bir tomurcuk gibi potansiyel halde kalan öyle görüşler saklıdır ki, ilerde, uygun mevsim gelince, binlerce yemişi birden devşirecektir.
Türk Milletinin en kritik dönemlerinden biri olan bu son döneminde, Büyük Doğu'nun zuhuru, bir lütuf, bir mutluluk olmuştur.
Büyük Doğu'nun açtığı tarih dosyası, gelecek zamanlar için altınla tartılacak bir belgeler arşividir.
Büyük Doğu'nun bu yirmi beş yıllık çilesini de tek başına omuzlayan üstad Necip Fazıl Bey olmuştur. Hapisler, akıl almaz baskılar, tehditler, ithamlar, anlayışsızlıklar, maddi sıkıntılar içinde yılmadan bu emaneti günümüze kadar alın akıyla getirmiştir. Bu uğurda çiğnemediği ikbal olmamış, uğramadığı çile kalmamıştır. Ama Allah'ın lütfüyle bugün de, yine dimdik ve sapa sağlam ayakta duran Büyük Doğu idealini gönüllere işlemek için her türlü fedakarlığı göze almaktan çekinmeden, yolunda, başlangıçtaki aşk ve şevkle çalışmaktan bir an bile geri durmamaktadır.
Ne mutlu, kendini bir ideale adamış olanlara!
Sabah, 26 Mart 1968- Sezai Karakoç