Üstad size ne kazandırdı ?

Başlatan: luchesse Tarih: 28.07.2005 13:15 Cevap: 44

LU
28.07.2005 13:15
#1

evet arkadaşlar eminim üstad hepimize çok şeyler katmıştır. İlk önce bana insanın sadece yeme içme yatma gibi eylemlerin dışında düşünmesini her şey hakkında her konu hakkında düşünmesi gerektigini kazandırmıştır. Tabi bu sadece bir tanesi dah çok şeyler katmıştır. Yeri geldiğinde diğerlerini de belirteceğim

AH
28.07.2005 15:06
#2

Bana seninde dediğin gibi düşünmeyi kazandırdı. Daha önce düşünmediğim, düşünmeye gerek bile görmediğim şeyler hakkında kafa yoruyorum artık.

 

En büyük katkısı ise zayıflayan bazı duygularımı eskisinden daha sağlam temeller üzerine oturttu. Allah ondan razı olsun...

NF
28.07.2005 21:57
#3

Selamlar,

 

Üstad bana

*Okuduğum tarihi yorumlama kabiliyetini,

*Efsanelerin gölgesinde değil, gerçeklerin aydınlığında geçmişi ve geleceği değerlendirmeyi,

*Nefs muhasebesini şekillendirmeyi,

*Aksiyonculuğun ve fikir çilesinin ne demek olduğunu,

*Bir insanın hemen hemen her konuda bilgiye sahip olup kaynaklık eserler verebileceğini,

*Samimi olmayı,

*Tam bir "ideolocya örgüsü"nü

 

öğretti, kazandırdı...

 

Saygı ve selamlarımla

RA
12.03.2006 20:40
#4

-dava adamı nasıl olur -

bunu öğretti

HS
13.03.2006 01:11
#5

Ustad'ın bana kazandırdığını yine onun kendi sözleriyle anlatmak istiyorum..

 

"Halka değil Hakk'a inanan bi gençlik"

 

O güne kadar,yaşadığım hayatın sınırlarını,ölçülerini,kurallarını çevremdeki insanlar koyuyordu,ama şimdi ise onlara karşı bir duruş, bir dünya görüşü kazandım ve en önemlisi artık bunları dile getirebiliyorum....

TA
14.03.2006 22:35
#6

Esselamü Aleyküm.

 

Değerli Arkadaşlar,

Üstad bana İmanımın nasıl olması gerektiğini öğretti,

koşulsuz teslimiyeti öğretti, Tasavvufu öğretti buraya

bir çok şey daha ilave edebilirim kısaca, ebedi dünyayı öğretti.

Düşünüyorum da; Üstad bana yaşam nedenini öğretti.

 

Üstad'dan en çok hoşuma giden şu dörtlüğü sizlere armağan ediyorum.

 

Ne hasta bekler sabahı

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan, bir günahı

Seni beklediğim kadar.

 

Selametle kalın arkadaşlar.......

BE
17.06.2006 16:19
#7

herşeyden önce bu siteyi kuran kıymetli kardeşlerime teşekkür ediyorum...devrimizde yaşanan fikir sefaletine inat Türk fikir hayatının yetiştirmiş olduğu en önemli ismlerden biri olan Necip Fazıl'ı tanıtmak kanaatimce çok büyük bir hizmettir.Üstadın bana kazandırmış olduğu çok şey olmasına rağmen kendimce en mühimi bana bir genç nasıl olur onu öğretmesi ve mukaddes davayı sahiplenmemi sağlamasıdır!Cenabı Hak ondan binlerce kez razı olsun....

SE
11.08.2006 01:02
#8

Her ortamda doğru bildiğini korkusuzca söyleme ,özgüven sahibi olma ,doğru sözü doğru yerde

 

söyleyebilme yeteneğini geliştirmek gibi güzel hasletler öğretmiştir.

CI
11.08.2006 10:57
#9

arkadaşların yazdıklarının yanı sıra bana "ben varım!"demeyi öğretti üstad...

Ü.
12.08.2006 11:31
#10

her şeye burnunun sokulmamasını öğretti..

MU
18.04.2007 16:50
#11

İçinde bulunduğum fikir bataklığından kurtulup, kir akan oluklardan, nur akan oluklara doğru yol almama vesile olmuştur. Ki bence işin temeli burada atılıyor. Ruh nereden besliyorsa kendini, her fikir ve davranış da ona göre bir şekil alıyor.

ME
10.07.2007 15:35
#12

üstad ban o kadar çok şey öğrettiki kelimelere sığdırmak mümkün değil fakat en önemlilerini söyleyeyim korkmakla korkmamak arasındaki ince çizgiyi öğrendim ateşin yakacağından korkmadan o büyük değere arttıkça artan saygının getirdiği korkuyu yaşamkla yaşamamanın arasındaki ince çizgiyi öğrendim boş bir şekilde senelece yaşamaktansa değerli bir anın önemini öğrendim değer verdiğin şeyler uğruna gerekirse herşeyden vazgeçebileceğimi ve bunun bana kazanç olarak geri dönebileceğini gördüm şiir yazarak daha çok düşünceyi daha az ifadeyle anlatmayı öğrendim ve tanıdıkça daha çok şeyler öğreneceğimi düşünüyorum

 

 

 

saygılarımla

NI
13.07.2007 23:52
#13

"genç adam at yorganı,sana haram uyuman" sözleriyle fişeklendiğimi söyleyebilirim.

 

bana tarih sevgisi kazandırdı,

yüce yaratıcımızı ve sevgilisini daha iyi tanıma ve daha güzel açılardan yorumlama fırsatı verdi.

hayata bakış açımı değştirdi.

kendimi fikren yapayalnız hissttiğimde bıraktığı eserlerle bana en candan arkadaş oldu.

sanatın şekilden öte içi dolu bir küp olduğunu anlattı ve kendi alanıma sevgimi,ilgimi arttırdı.(edebiyat)

geçmişle ilgili bir sürü bilgi öğretti ve bu sayede öyle bir bakış açısı kazandırdı ki şimdiyi bırak gelecek olayların da yorumlanması yönünde gerçekçi ve seviyeli olabilmeyı aşıladı.

kendi acziyetimi bana gösterdi ve ilk defa "keşke yaşasaydı" diyebildiğim bir insan oldu.

 

daha neler var ama çok uzayıp gidiyor sanki.hep diyorum "ALLAH ONDAN RAZI OLSUN."

GE
16.07.2007 14:36
#14

ben de varım demeyi öğretti.ama sadece söylemeyi değil yerinde ve zamanında söylemeyi de öğretti.hani insan büyüdüğünü hisseder ya işte bu duyguyu yaşamamı sağladı.her zaman farklı hissetmemi sağladı .kim bilir daha neler yaşatacak.bunu beklemek bile çok güzel :)

01.01.2008 15:31
#15

ÜSTAD görevini en güzel bir şekilde yaptı, O ALLAH DEDİ ALLAH DEDİ VE BİZLER ŞAHİDİZ ŞAHİDİZ ŞAHİDİZ...

 

BANA ŞİİR i sevdirdi ve ruh iklimimde önemli değişikliklere vesile oldu ALLAH (C.C) RAZI OLSUN...

 

 

ÜSTAD NECİP FAZIL KISAKÜREK UNUTULMAZ UNUTULAMAZ ...

PU
01.01.2008 15:47
#16

Bir insan olarak nasıl olmam gerektiği belliydi zaten,ama üstad bu gerekliliğin farkına varmama vesile oldu.Bir genç olarak kurduğum küçük,boş ve dolayısıyla gereksiz olan dünyama tıkılıp kalmamamı,kafa yormam,düşünmem gereken birçok konunun varlığından haberdar olmamı sağladı.Her anımın hesabını yaparak yaşamam gerektiği gerçeğini görmeme yardımcı oldu.Manevi anlamda onunla geçirdiğim zaman dilimlerinden sonra daha bir güçlü hissettim kendimi,daha bir konuşabilir,daha bir varlığını hissettirebilir...Bunlar ve bunlar gibi daha birçok şey...Bana kazandırdığı ve kazandıracağı her şey için Allah razı olsun...

IS
02.01.2008 02:17
#17

ne öğretmediki en başta peygamberi sahabiyi nasıl ve bi okadarda çok koşulsuz sevmeyi... ayrıca batılı hiç görmeyi daha neleri neleri kısaca fani hayattayken baki hayatı idrak etmeyi....

FI
02.08.2008 03:27
#18

en başta layıkıyla ALLAH'a kul ve O'na (s.a.v) ümmet nasıl olunur,bunu öğretti. okumayı,araştırmayı,kendi tarihimiz kadar diğer milletlerin de tarihini bilmeyi, düşmanımı iyi tanımayı, lafı gediğine koymayı, inandığım şeylerin peşinden sonuna kadar gitmeyi ve daha sayamadığım bir çok şeyi...

ahengi,sanatı,sözün güzelini...

DA
30.11.2008 15:46
#19

Bana; Allah ı düşünmeyi, bilmeyi, ibadetleri sevmeyi,şiiri, şairi anlamayı,imanımı nasıl dinsizler karşısında savunacağım ı öğretti ve eserleriyle öğretmeye devam ediyor RABBİM MEKANINI CENNET EYLESİN!!!

AK
30.11.2008 15:53
#20

Neler öğretmediki....??bü dünyayı okşamamayı okşamak yerine onu anlayıp kavramam gerektiğini öğretti...merak etmeyi sorgulamayı hesap sormam gerektiğini öğrettii...yokluğun VAR var ın yok olduğunu öğrettii...sonsuza varmanın tek meselem olması gerektiğini öğretti..ve daha neler nelerrr

DI
06.12.2008 13:31
#21

İmanla itaat arasındaki o ince çizgiyi gördürdü...

07.12.2008 15:23
#22

Hak- Batılı birbirinden ayırmak için çok hassas bir terazi kazandırdı. Dava duruşu nasıl olmalıdır? sorusunun cevabını kazandırdı. Eşya ve hadiseyi, masivayı değerlendirirken hep islam penceresinden ve Allahın muradından taraf bakmayı kazandırdı. Ufkumu inanılmaz derecede açtı.

Şimdi tersini düşünüyorum Üstad olmasaydı ne yapardım onun yerini kim kapatabilirdi.

RE
09.12.2008 13:42
#23

necip fazıl bana beni kazanırdı...

CA
09.12.2008 13:57
#24

Necip Fazıl Kısakürek, ahir zamanda Türkiye semalarında çakan işaret fişeğidir...

 

Evet, birçok dindar fikir adamı olabilir...

 

Ama bazısı menfaat düşkünü, bazısı sapık inançlıydı...

 

Mesela Muhammed Esed, Seyyid Kutup, Efgani... Hatta Bediüzzaman da...

 

Bu kadar curcuna içinde bir iman abidesi olarak karşımıza dikilir Üstad...

 

Pırıl bir inanç... Korkunç bir Ataklık...

 

Evet, onu okumak ve anlamak dileğiyle...

 

Fakat Üstadın öncelikli okunması gereken eserleri vardır, bir de sonra okunacak eserleri...

 

Mesela:

 

 

1-Dinimizi öğreniyoruz

 

2-Hz.Ali

 

3-Yeniçeri

 

4-Son Devrin Din Mazlumları

 

5-O ve Ben...

 

 

Daha da artırılabilir ama aklıma ilk gelenler bunlar. Belki bunlardan sonra Onu tanımak adına Kafa Kağıdı ve Babıali okunabilir.

 

Bu kitapları okumadan üstadı övmek, onu seviyorum, benimsiyorum demek kaytarmak olur...

 

Üstadın bazı kitapları da bence gereksiz...

 

Mesela tiyatroları...

 

Bazı güzel tiyatroları da var, Parmaksız Salih gibi ama saçma sapan tiyatroları da var.

 

Aşk, meşk ve para üzerine kurulu eserler. Sen Bana Ölümü Yendirdin gibi...

 

Tabii kimse kusursuz değildir, üstadın bu garipliklerini yetişdiği eğitim tarzına bağışlamak lazım.

 

Okumak dileğiyle...

 

Neyse, selametle...

VA
09.12.2008 16:03
#25

Muhammed Esed hakkında pek bilgim yok. Seyyid Kutup ve Efgani'nin sapık olduğunu biliyorum. Bediüzzaman'a sapık diyorsun. Sapıklıklarını söyle de bizde öğrenelim. Yalnız, bazı yanlışları varsa bunları sapıklık diye yutturmaya kalkışma sakın.

 

 

Dinimizi Öğreniyoruz değil kitabın ismi, '-Gençler İçin- Dininizi Öğreniniz'. Büyük Doğu'da çıkan bazı yazıları birkaç yıl önce derleyip kitap haline getirmişler. Bunun yerine 'İman ve İslâm Atlası' adlı eser ilk sıraya konulmalıydı. 'Dininiz Öğreniniz' isimli eserin, İman ve İslâm Atlası'nın yanında adı bile geçmez. ''İman ve İslâm Atlası'' isimli eser hakkında Üstad ne diyor:

 

Yandı kitap dağlarım, ne garip bir hâl oldu!

Sonunda bana kalan, yalnız ilmihâl oldu!

 

Hz. Ali'nin bazı yerleri 'Çöle İnen Nur'dan iktibas edilmiştir. Hz. Ali tabi harika bir eser lâkin, 'Çöle İnen Nur' dururken ikinci sıraya Hz. Ali'yi anlatan eser konulur mu? Üstad'tan istifade etmek gerekiyorsa 'Çöle İnen Nur' yabana atılamaz. Yabana atılamaz ne kelime, onsuz olmaz.

 

 

Tenkit ettiğin tiyatro eserlerini okumadım. O tiyatroları okuyan arkadaşlar varsa yorumlarını beklerim.

 

 

Can87 öyle bir mesaj yazmışsın ki, doğruları ve yanlışlarıyla insanı çok rahatsız eden bir mesaj. Lütfen mesajlarını itidalli yaz. Bilmediğin şeyleri çok bilmiş edasıyla yazma. <<Ya hayır söyle ya sus.>>

BU
09.12.2008 17:29
#26

Nitelik dedik, nicelik dedik, biz dedik vs. Lakin bakıyorum; sitenin üye profili gittikçe şekilden şekile giriyor. Kendisini alleme-i cihan görenler, Ahilikten/Erenlikten/Kalenderilikten vs ikide bir dem vurup, tasavvufi edebiyat merakı ve söz cümbüşünde bulunanlar, iki kelam etti diye; Üstad'ın yolundan/izinden gittiğini, iki Üstad eseri okudu diye derya deniz olduğunu sanan gafil ve sefil insan rolünü üstlenenleri görüyorum çoktandır.

 

Dini söze ve üsluba endeksleyip; öze, edebe, ruhiyete taarruz edenleri görüyorum birde. Burada, Üstad Necip Fazıl adına yapılmış bir sitede, üyelerinin ne olduğu veya ne yazdığı hemen hemen ayan beyan olan bir yerde, birisi kalkmış ve bir abide şahsiyete -haşa- sapık demiş. Hem de Bediüzzaman adını kullanarak. Nedir bu, ne değildir şimdi?

 

Ben cahilim, ben hiçim, ben hiç bir şeyim. Lakin küfrün ve köksüzlüğün karşısında tek başına durmuş, imanı ve iman hakikatlerini korkmadan dile getirmiş, sadece ilmihal bilgisi verilerek din anlatılmaz/yaşanılmaz eyleminde bulunarak; ruhi, sosyal, iktisadi, beşeri, tıbbi vs. konularda sayısız eserler yazmış ve bir gün bile olsa rahat yüzü görmemiş olan ''Asrın bilenine'' sapık diyen sapmış birisinin ruh halini ve ruh yapısını anlamak istiyorum.

 

Üstad Necip Fazıl'ı, risaleye bilmem kaç yıl hizmet etmiş sayan/gören, iman-küfür kıyaslamasını ve imanın neden üstün olduğunu gece gündüz anlatan, sadece yaşadığı toplumun değil; pek çok İslam ülkesinin de referans/otorite gördüğü ve adlettiği bir mübareğe -haşa- sapık diyen bir kişinin sapmışlığının gerekçesininin izahı yapılsın ya da site yönetiminin gerekli müdahaleyi yapmasını bekliyorum.

09.12.2008 18:36
#27

Bizzat üstadın islam mazlumu, kahramanı dediği ve "son devrin din mazlumları" eserinde genişçe yer verdiği bir mübareği sapık olarak gösterirken nasıl olurda üstadın sana kazandırdığı bir fikir olarak ifade edebilirsin arkadaşım? Niçin sapık olduğunu da bize açıklamak zorundasın sanırım.

AD
09.12.2008 19:57
#28

Belki de kazandıdığı en önemli vasıf;

İçimizden biri gibi görünen, dost taklidi yapan,dost maskesi takanları hemen ayırd edebilmek...

 

[siz Can87,

Bu yazdıklarınızdan Üstad'ı ne kadar anladığınız/ anlayamadığınız gün gibi aşikar...]

MU
09.12.2008 23:00
#29
Üstadın bazı kitapları da bence gereksiz...

 

Mesela tiyatroları...

 

Bazı güzel tiyatroları da var, Parmaksız Salih gibi ama saçma sapan tiyatroları da var.

 

Aşk, meşk ve para üzerine kurulu eserler. Sen Bana Ölümü Yendirdin gibi...

 

Tabii kimse kusursuz değildir, üstadın bu garipliklerini yetişdiği eğitim tarzına bağışlamak lazım.

 

Selamlar,

 

Üstadın, her biri İslam davasına ait bir meseleyi irdeleyen 15 tiyatro eserinden sadece birini gösterip, öncesinde de gereksiz kitapları arasında tiyatroları var demeniz haksızlık olmuş. Neden? Üstadın 15 adet tiyatro eserinden her birinde (tamamlanamayan 2 tiyatro eserini de katabiliriz) tiyatro sanatının İslam davası için nasıl kullanılacağını, insan, cemiyet, nefs, ruh, tarih muhasebesi ve bu mefhumların çerçevelediği mevzuların incelikli bir edebiyat ve fikriyat nakşıyla işlendiğini görmek mümkündür. Bir Adam Yaratmak piyesi varlık-yokluk, ölüm-ölüm ötesi, insan-Allah, yaratan- yaratılan ve ruha dayalı daha bir çok mücerret hususun ele alındığı, aynı zamanda da en üst kaliteden edebî kıymete sahip bir eserdir. Üstadın hiçbir eserinde, yazısında aşk, meşk, para üzerine kurulu basit ve kuru bir iskelet görmeyiz. Sen Bana Ölümü Yendirdin bir tiyatro eseri değil bir senaryo romandır. Senaryo romanları arasında benim de hoşuma gitmeyen bazı kısımlar vardır ama sebep genel olarak konu değil, konuda geçen bazı hadiselerin çerçeveleniş şeklidir. Aşk, meşk, para demişsiniz, Üstadın eserlerindeki aşk, sevgi gibi duyguların işlenişinde, günümüzde bu mefhumların düşürüldüğü derekede bir yapıya rastlanmaz, rastlanamaz. Bir Üstad okuru olarak bunları müşahede edebileceğinizi düşünüyorum. Üstadda sevgi mevzuu istisnasız olarak bakıştan, zahirden, dıştan, menfaatten müşahhastan değil; ruhtan, derin hislerden, fikrî yönlerden, fedakârlıktan, mücerretten müteşekkil bir mahiyet taşır. Aynadaki Yalan isimli romanında da görmek mümkündür bunları, tiyatrolarında da, senaryo romanlarında da.

 

Para isimli tiyatro eserinin üzerine eğildiği ve derin bir tahlile tabi tuttuğu meseleler Üstadın para üzerine kurulu olan en önemli eseridir ve para üzerine yazılmış, paranın insana nefsi, süfli ve ruhi cephelerden neden menfi bir çatı kurduğunu tahlil eden sosyolojik ve psikolojik kıymetler taşıyan bir eserdir. Para meselesinin irdelendiği diğer kitaplarında da gene bu eserinde belirttiği fikirlerden mürekkep bir çerçeve görmek mümkündür (Mesela Siyah Pelerinli Adam) Diğer tiyatro eserleri de tek tek incelense hiç birinde gariplik denecek bir noktaya rastlanamaz. O eserler fikrin edebiyat ile yoğrularak İslam davasını derk etme yolunda yazılmıştır ve hem Türk, hem de Dünya edebiyat ve fikriyat dairesi için hazine çapında kitaplardır. Senaryo romanları için bazı noktalarda size katıldığımı söylemiştim. Lakin o senaryolarda da kitaplık çapta gereksiz diyeceğimiz bir durum yoktur.

 

Üstadın bazı kitapları için gereksiz.. 'mesela tiyatroları' deyişinizin sonrasında kafalarda oluşabilecek istifhamları cevaplandırmak adına bunları yazdım, ki bence bu lafzınızla başta da zikrettiğim gibi tiyatrolara haksızlık etmişsiniz. Güzel tiyatroları var deyip sadece Parmaksız Salih’i tekellüm ettikten sonra geriye kalan 14 tiyatronun neden gereksiz olduğunu da açıklamalıydınız mesela bu iddianızın akabinde. Beğenmeme hakkınız elbette ki vardır, okursunuz, üslubunu, mevzuunu veya başka şeyleri beğenmezsiniz kitapların. Ama neden saçma olduklarını da izah etmenizi bekler insanlar. Aşk, meşk ve para üzerine kurulu eserler demeniz de yetersiz olur çünkü aşk, meşk ve para mevzuları kendi içlerinde gereksiz ve basit konular değil, işleniş şekilleri ve çıktıkları kafanın bağlı olduğu hakikate göre bir yazarın kaleminde şekil kazanan meselelerdir. Üstadda da bu mevzuların ne durumda olduklarını belirttik.

 

Saygılarımla

ME
09.01.2009 18:51
#30

İslamın kıymetini anlamamı sağladı Üstad. Ne büyük bir hazineye malik olduğumuzun, Allah'ın insana vereceği en büyük nimetin İslamla şereflenmek olduğunun şuuruna varmamı sağladı ve İslam'a göre yaşamanın da en büyük saadet olduğunu gösterdi, ruhumu yeniden kazandırdı (her nimet Allahtan gelmektedir ki bu da Allahın büyük bir lütfuydu) ve ne olduysa her şey bundan sonra oldu...

FI
23.04.2009 00:07
#31

derin düşünmeyi,meseleleri yorumlayabilmeyi,alakasız gibi görünen parçalardan bütün oluşturabilmeyi,tarihimizde birçok sahte kahraman ve bu sahte kahramanlar yüzünden iftiraya uğramış kahramanlar olduğunu,yakın tarihimizde abdulhamid han gibi bir deha yetişmiş olduğunu.

 

asıl meselenin "olmak yada olmamak" değil "ne olmak ve ne olmamak"oluduğunu,derin ve çukur arsında yer ve gök arasındaki kadar fark olduğunu,ve bir şeyleri elde etmek için birşeyleri feda etmek değil TEK BİR ŞEYE feda olmak gerektiğini,hak yolunun en köpeğinin bile küfrün kahramanından çok daha üstün olduğunu öğretti,ve bir fikrin insana ne kadar çok acı verebileceğini öğretti

ON
23.04.2009 00:14
#32

Üstad beynimi yıkadı. Kirli düşüncelerden uzaklaştırdı. Bana: ''senin de beynini yıkamışlar'' diyen kirli beyinleri karşımda gördüğümde bendeki temiz beyinin verdiği mutluluk tarif edilemez :)

TU
23.04.2009 12:55
#33

Hakiki iç burkuntusu nasıldır.

Hakiki mümin nasıl olunur.

bunları kazandırdı.

TU
23.04.2009 13:57
#34
Üstad beynimi yıkadı. Kirli düşüncelerden uzaklaştırdı. Bana: ''senin de beynini yıkamışlar'' diyen kirli beyinleri karşımda gördüğümde bendeki temiz beyinin verdiği mutluluk tarif edilemez :)

 

Beynini yıkamak tabiri benim de üzerinde düşündüğüm bir kavram.

Bunu uyunca evet yıkandı pırıl pırıl oldu adeta ozonlandı diyorum.

Ya acaba bu tabiri olumsuz manada kullananlar "beynin yıkamışlar" değil de "beynini yıkmışlar" mı demek istiyorlar :)

ON
24.04.2009 01:47
#35
Beynini yıkamak tabiri benim de üzerinde düşündüğüm bir kavram.

Bunu uyunca evet yıkandı pırıl pırıl oldu adeta ozonlandı diyorum.

Ya acaba bu tabiri olumsuz manada kullananlar "beynin yıkamışlar" değil de "beynini yıkmışlar" mı demek istiyorlar :)

Tam emin değilim, duyduğum kadarıyla İhsan Kalkavan ile bir söyleşi yapmışlar:

Bay X: İhsan Bey sizinde beyninizi yıkamışlar.

İ.K. : Bu benim beynimin yıkanmış hali. Sizinki de yıkanmamış hali. Ben kendi haimden memnunum. Siz de kendi halinizden...

Duyduğum kadarıyla böyle bir söyleşi geçmiş aralarında. Yanlışım varsa düzeltin lütfen.

YU
24.04.2009 16:00
#36

üstadım bana yaşamaya değer hayatın yolunun haritasını kazandırdı daha ne olsun....

FU
25.04.2009 00:32
#37

şiir yazma cesaretini... en basitinden

NU
03.05.2009 15:50
#38

Çile'siz insanın olmaması gerektiği, Çile'nin ne yönde olması gerektiğini kısacası Fikir cilesi edinmeyi.

Müslümanlar olarak daha cok calısmayı,bilmeyi

ham kaba softa Müslüman olmamayı! Allahsız bir müslümanlık yasamamayı

İçi boş ruhu pörsük yasamamayı,Gencliğin yasla ilgisi olmadığını

en nihayetinde Hayattaki amacımı,gayretimi,bilgimi Üstadımdan öğrendim

Allah c.c razı olsun.Her okuduğumuz satırıyla bize her anlam katan siiriyle Mevla sevaplarına sevap eklesin.Amel defteri kıyamete kadar hep iyiliklerle dolsun.

KU
15.07.2009 02:31
#39

Üstad bana,

Duruşla hayata meydan okumayı öğretti...

TU
15.07.2009 09:08
#40

Eskiden "popüler" bir başka deyişle ehl-i dünya'nın kitaplarını okurken içim o kadar sıkılırdı ki.

Neredeyse okuduğum 10 kitaptan 9'undan sıkılırdım ama başladığım için bitirmeye çalışırdım.

Onda bir güzel bir kitap bulunca da sevinirdim.

Ama o da ahiretime faydasız olduğu gibi dünyama da çok faydalı değil idi.

Şimdi ise öyle kıymetli kitaplar okuyorum ki Efendi Hazretleri'nin Sohbet vb. kitaplarına, Üstad'ın kitaplarına Ahmet Mahmut Ünlü kitaplarına, Mahmut Esad Coşan kitaplarına istidadım var. Ve "ah bir boş vakit bulsam da kitaplarımla başbaşa kalsam" diyorum.

 

İşte Üstad'ın kitapları bana askerde birhayli yavaşlayan okuma alışkanlığımın tekrar canlanması durumunu kazandırdı. O ve Ben'i okuduktan sonra, Allah Dostları'nın sohbetlerinde ve ilim meclislerinde bulunmalıyım diye düşündüm. Ve adeta su gibi olup insanı da bir ağaç misali yetiştiren sohbetler ve ilimlerle meşgul olmalıyım kanaatini kazandırdı. Allah Aziz Üstad'dan razı olsun. Mekanını cennet, makamını pür nur eylesin. Amin.

_M
15.07.2009 09:47
#41

'Demek böyle ölünürmüş! ..'

'Hayatım, başından beri muazzam birşeyi bulmanın cereyanı içinde akıyordu. Şu veya bu miskin vesilenin hassasiyeti içinde birini arıyordum. BİRİNİ...

O, kim mi?

Allahın Sevgilisi...

Sonsuzluk ikliminin batmayan güneşi ve ebedîlik sarayının paslanmaz tâcı...

Tek dâva O'nu bulmakta, bulduracak olanı bulmaktaydı.

Binbir istikamette seke seke, sağa sola büküle büküle, renkten renge bulana bulana, hiçbir şeyden habersiz ve insandaki bedava emniyet ve bedahat saadeti karşısında şaşkın, hep o BİR etrafında helezonlar çizen bir hayat...

Benim hayatım budur!

 

 

 

 

 

Bir Allah dostuna varmadan, Allah rasulüne ulaşılamaz gerçeği...Necip Fazıl bir insana bunu vermeli bence... Bir insana verebileceği en önemli şey böyle bir ihtiyaç duygusudur. Zaten tasavvuf ehli bir zatı tasavvuf ehlinden başkası hakiki manada anlayamaz...

IB
15.07.2009 10:42
#42

Bana beni kazandırdı...

 

 

Dahası, neyim ben diye boşlulta asılı olan ruhuma, kullukta kulların yaratıcısını bulma sanatından bahsetti...

 

mukaddes davanın ölümsüz silahşörlüğünü anlattı

DE
16.07.2009 15:06
#43

üstadım bana şiir okumasını ve yorumlamasını öğretti..ben üstadımla lise yılarımda tanıştım...ALLAH RAZI OLSUN ÜSTADIMDAN VE ONUN YOLUNDA İLERLEYEN KARDEŞLERİMDEN...

BY
18.11.2011 14:31
#44

Fikirde çile, fikirde öfke, fikirde halisiyet, fikretmede mükemmelliyet gibi kaidelerle örgülü kendine münhasır üslubiyle hangi aşamalardan geçilerek nefste, ruhta ve sırda kemale erişileceğini öğretmiştir. Tatbikinin mümkünlüğü ise kabiliyetimiz nispetindedir.