Daha önce forumda bu söz ile alakalı gerekli açıklama yapılmıştı: tıklayınız
Kitaplarının hiçbirisinde bu söz mevcut değil. Konferans ve sohbetlerinde de böyle bir söz sarfettiğine dair hiçbir vesika yok.
Ki üstadın bu sözü söylemiş olması imkansız gibidir. Bunun en bariz delili, üstadın muhterem eşi... Ve, evet örtü Allah'ın kati emridir, ancak üstadın günahkarı hakir görücü bir ifade kullanması düşünülemez. Bakınız "Çöle İnen Nur" eserinden, günah ve günahkar hususunda küçük bir anekdot:
...
Ham ve kaba softa, günahı hikmet cephesiyle görmeden şiddet cephesiyle ele alıp kalbleri tılsımamanın sanatından anlamaz, rahmete nazar etmez; üstelik günah uydurur, ibâdet kibri içinde kesip kavurur ve bütün bu ölçüleri dinden değil, kör nefsinden devşirir.
***
Bir velî şöyle dedi:
« -Hiçbir günah, günahsızlık gururundan, günahsızlık iddiasından daha büyük olamaz.»
Bir başkası da şöyle dedi:
« -Günahkâra kibir gözü ile bakmaktan ve günahkârı hakir görmekten büyük günah yoktur.»
Ve İslâm büyükleri şu ölçüyü şiirle heykelleştirdiler
«Günah ki, sahibine, nefsini hor görme ve Allah'a sığınma hissini verir;
Nefse izzet ve kibir veren ibâdetten daha hayırlıdır.»
....
Günahkarı hakir görüp, onu hafife almak ve bunu dillendirmek dahi, kalbimizdeki benlik, kibir, riya yaralarının bir göstergesidir. Zira bunda gizli bir, "Ben şu şu günahı işlemiyorum, sen işliyorsun" edası vardır.
Fakat bu eda ile, üstadın şahsiyeti taban tabana zıttır.
Yani müsterih olunuz, bu söz yüzde doksandokuz ihtimal ile üstada ait değil.
____
Anlaşılan o ki, bu soru gündeme gelmeye devam edecek. Ben de vaktizamanında bu söz ile karşılaştığımda pek şaşırmış, aslını öğrenmek için burada bir konu açmıştım. Neticesinde, üstada ait olmadığına kani oldum.
Ancak, 'bre provakatör' tepkisi sebebi ile, konunun silinmesini rica ettim. Gerçi, rumuzunuz ve sorunuz, provakatif bir ruh ihtiva etmiyor olsa da; forumumuzda bulunan sezgileri(!) kuvvetli biri tarafından 'provakasyon'la suçlanmanız işten bile değil, söylemiş olayım..