Üstad Hakkında Yazılan Kitaplar

Başlatan: e_buyur Tarih: 31.01.2006 22:02 Cevap: 39

E_
31.01.2006 22:02
#1

Kitap Adı:

Kendi Sesinin Yankısı /Necip Fazıl Kısakürek

 

Yazar: Orhan Okay

Ufuk kitapları

 

 

445mb.jpg

 

"Asırladır, belki dört beş asırdır, içine hapsedildiğimiz manevî bir zindan var.. Son dört beş sarın hesabını, her an bu manevî zindan rejimi bir kat daha ağırlaşmış olarak, böyle bir hapis haline icra edebiliriz. Asırlardır zindandayız! Neyin? Hangi halin zindanıdır bu?.. Bir türlü hakikate ulaşamamanın, dünyanın en şaşaalı oluşundan sonra, o oluşun aşkını kaybetmenin, birtakım hayallere kapılmanın, yapamamanın, edememenin, erişememenin, üstelik erişmekten alıkonulmanın muazzam zindanı... Evet, üç dört asırdır, en kuvvetli karakteriyle 150 senedir, en bariz ifadesiyle de 50 yıldır, kısaca ve topluca, Tanzimat'tan bugüne kadar bir manevî zindan içindeyiz. Sanki gözlerimizi çıkarmışlar, yerine, uydurma bir dünyanın çizgileri nakışlı, takma gözler takmışlar... Bu zindanı açmanın, bu zindanın kapısını aralamanın tek çaresi; bize onu hediye eden, bir külah gibi giydiren sahte kahramanları anlamaktır." Necip Fazıl Kısakürek

 

 

 

Kitap Adı: Necip Fazıl Kısakürek

Yazar: Muzaffer UYGUNER

BİLGİ YAYINEVİ

 

459wi.jpg

 

 

Büyük Ozanlar / Büyük Yazarlar dizisinden 23. kitap. Bu dizideki kitaplar, yazınımıza değişik türlerde ürün vermiş pek çok ozanın, yazarın yaşamıyla sanatına ilişkin bilgileri, yapıtlarından seçmeleri içeriyor. Öncelikle öğretmen ve öğrenciler için birer kaynak olacak bu yapıtlar, bütün yazın meraklılarına da sesleniyor. Necip Fazıl'ın şiirlerinden (Çile, Serseri, Kaldırımlar, Otel Odaları, Ölüler, Yolculuk, Odalarım), oyunlarından (Tohum, Bir Adam Yaratmak, Para, Yunus Emre) düzyazı ve öykülerinden seçmeler sunuluyor kitapta.

 

 

 

Kitap Adı: Sohbetler 2/ Mehmed Âkif / Yahyâ Kemâl / Necip Fazıl Kısakürek

Yazar: Ahmet Kabaklı

TÜRK EDEBİYATI VAKFI

 

 

463yj.jpg

 

Mehmed Akif, İslâm-Türk ülküsüne bakışta ve onu (Yunus gibi) terennümde milletimize yön göstermiştir. Yahya Kemâl, Türk-Osmanlı tarihine, İslâm dinine ve her soydan Kahramanlara seçkin sanatkâr gözüyle, derinleme ve aydınca bakışın timsalidir... Necip Fazıl ise, çağdaş bunalımlı insanın İslâm ve tasavvufta kurtulma hasretiyle ümidini, Türkçe'nin son imkânları içre dile getirmiştir.

Her üçünün ülkülerine olan bağlılığımız ve sanatlarına olan tutkunluğumuz, Akif, Y. Kemâl ve N. Fâzıl'la sohbet yapmak hevesini bizde kuvvetlendirdi ve bu sohbetleri, içtenliği ölçüsünde güzelleştirdi.

 

 

 

Kitap Adı: Şu Bizimkiler

Yazar: Hüseyin Üzmez

TİMAŞ YAYINLARI

 

sude2.jpg

 

 

Görünüşte bizden pek farklı olmayan insanlar… Ama onlar gelecek nesillere ışık olabilmek ve onları çeşitli ideolojilerin her türlü tuzağından koruyabilmek için bütün şimşekleri, paratoner gibi üzerlerine çekmişler. İşte, fikir ve mücadele adamlarımızın bilinmeyen ilginç yönlerini, Hüseyin Üzmez'in akıcı uslubuyla, kimi zaman tebessüm ederek zevkle okuyacağınız bu eserde bulabileceksiniz.

NF
31.01.2006 23:44
#2

Selamlar,

 

Güzel bir çalışma olmuş, teşekkürler...

 

Eklemek istediğim bir kitap daha var benim.

 

Düşünce, Tarih ve Bir Coğrafya Tasarımı Olarak Büyük Doğu ve Necip Fazıl Kısakürek...

 

Hece dergisinin NFK yılı dolayısıyla çıkardığı bu kitapta, çoğu üstadla yüzyüze görüşmüş olan kalemlerin yorumlarını okuyabilirsniz. Detaylı ve oldukça kalın bir kitap. Zaman zaman mevzubahis kitaptan bazı yazıları foruma taşımayı düşünüyorum.

 

Saygı ve selamlarımla

TR
02.03.2007 19:48
#3

Şule yayınları'nın Portreler dizisinde yer alan ve Prof. Dr. M. Orhan OKAY hoca tarafından kaleme alınan bir kitap daha var üstadla ilgili. Kitabın adı Necip Fazıl Kısakürek, 3. baskısı 2003'te çıkmış bulunuyor kitabın.

nfk1mf6.jpg

 

Bunun dışında Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları'ndan çıkan ve rahmetli Ahmet Kabaklı'nın kaleme aldığı "Şairler Sultanı Necip Fazıl" isimli bir kitap daha mevcut, istifade edinilebilir...

92352ed5.jpg

MU
11.06.2007 20:03
#4

Kitap Adı: Sahnenin İki Yüzü Bir Adam Yaratmak İle Hamlet Karşılaştırması

Yazar: Derya Şenol

KARAKUTU YAYINLARI

 

untitledkp3.png

 

Direkt olarak Üstadın hayatını konu almasa da, bir eserini ve bu eserin dünya çapında kıymetli olan bir yazarın eseriyle karşılaştırılması, bir inceleme kitabı.

 

T.gif anzimat sonrasında kapılarını Batı edebiyatına açan Türk edebiyatı, İngiliz edebiyatının büyük ismi Shakespeare'le tanışır. Sonrasında onun hemen hemen bütün külliyatı Türkçe'ye kazandırılırken, oyunları da birçok tiyatroda sahnelenir. Bununla birlikte Shakespeare'in Türk sanatçı ve aydınları üzerinde de büyük etkisi olmuştur. Bu isimlerden biri de şair yazar Necip Fazıl Kısakürek'tir.

 

Bu zaman zarfında Doğu ve Batı ısrarla değişik iki dünya olarak algılanırken; Batı, "öteki"leştirdiği Doğu'dan ne kadar farklı olduğunu sürekli vurgulayarak kendini tanımlamaya ve değerini yüceltmeye çalışmıştır. Halbuki bugün "öteki"liğin kime göre olduğu sorgulanmakta, medeniyetler arasındaki mesafeler kısalırken benzeşmeler de artmaktadır.

 

Düşüncesi ve sanatıyla tasavvufa yönelen Necip Fazıl'ın Shakespeare'den etkilenmesinin bir sebebi; eserlerini verirken dönemin mistik doktrinlerine kayıtsız kalmayan Shakespeare'i kendine yakın bulmasıdır.

MU
18.07.2007 21:52
#5

Kitap Adı: Necip Fazıl Kısakürek Büyük Doğu Irmağı

Yazar: Ali Haydar Haksal

İNSAN YAYINLARI

Yayın Yılı : 2007

 

119397qg5.jpg

 

Üstat Necip Fazıl; düşünce hayatımızın önemli isimlerinden. Geçen yüzyılın en çok konuşulan ve tartışılan büyük şair ve düşünürü. Şiirde zirve; piyeste, hikâyede, denemede de. Bu zeki ve taşkın mizaç, el attığı her alanda başarılı. Birçok ilkin öncüsü. O bir dava insanı. Yüzü aşkın eser, binlerce konferansla yurdun her tarafını gezmiş bir çilekeş. Onun Büyük Doğu süreci ise başlı başına olaylar zinciri. Tam on beş defa açılıp kapanan ve hemen her dönemi hapislerle geçen, çeşitli dönemleri olan büyük bir mücadele örneği. Usta kalem Ali Haydar Haksal, Mehmed Âkif´ten sonra Üstat Necip Fazıl´ı bütün yönleriyle anlatıyor. Büyük Doğu dergileri, günlük gazetelerin tamamı taranarak farklı bir Necip Fazıl portresi ortaya koyuyor. Allah dediği için hapsi boylayan, dergisi ele geçirilen, yazıları yarım kalan, matbaası masonlar tarafından basılan, 1960 darbesinin sıcaklığında hapisten çıkar çıkmaz yeniden Büyük Doğu´yu çıkaran Üstat... Ali Haydar Haksal Necip Fazıl: Büyük Doğu Irmağı'nı anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.

(Arka Kapak)

NF
20.07.2007 15:03
#6

Selamlar,

 

Üstad hakkında yazılan kitaplara, şunları da ekleyelim:

 

A. Arif Bülendoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Şiiri, Sanatı, Aksiyonu, 1963

Hasan Çebi, Tiyatro Eserlerinde Madde ve Mânâda Necip Fazıl, 1981

Osman Selim Kocahanoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Hayatı-Sanatı-Çilesi, Hakkındaki Tüm Yazılar I, 1983

Bekir Oğuzbaşaran, Necip Fazıl'ın Şiiri, 1983

Mustafa Miyasoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, 1985

Kadir Mısıroğlu, Üstad Necip Fazıl'a Dair, 1993

 

Saygı ve selamlarımla

TR
21.07.2007 08:07
#7
A. Arif Bülendoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Şiiri, Sanatı, Aksiyonu, 1963

Burada, bu alıntıladığım kısımdaki kitabın Hilmi Oflaz'a ait olduğunu yazalım ki o başlığı daha önce görmeyen arkadaşlar da hadiseden haberdar olsun.

YA
28.07.2007 19:21
#8

Kitap Adı: Çiledeki İnsan Necip Fazıl

Yazar: İhsan Kurt

Yayınevi : Nobel Yayınevi 2. baskı,2000,176 sayfa

 

f432b67d480368b24542eecoa3.jpg

 

 

Açıklama: Necip Fazıl Kısakürek “Ahşap Konak” adındaki tiyatro eserinde, oyunun kahramanlarından olan Recai’ye; “Zaman diyor ki bana, önde olan sensin! Beni anlamak için kafa patlatandır önde olan. O sensin!” dedirtir. Elbette burada bir gerçeği de işaret etmek ister ki, bu gerçek aynı zamanda şairi anlamak için “kafa patlatmanın” gerektiğidir. İşte bu açıklama doğrultusunda Necip Fazıl’ı anlamaya çalışmak ve anlatabilmek için hazırlanmış bir eser oluşturulmaya çalışılmıştır. Çiledeki insan, Necip Fazıl’ın madde ve mana planında duydukları, yaşadıkları ve şiirinde duyurdukları değerlendirilmiş bir bakıma “Çiledeki insan Necip Fazıl”ın düşünce ve duygularından yansıyan, hayatında iz bırakan “Çile”lere işaret edilmiştir.

 

 

.............................................

 

 

 

"ÇİLEDEKİ İNSAN NECİP FAZIL''(*) ADLI KİTABIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 

Gıyasettin AYTAŞ

 

Gazi Üniversitesi

 

Yeni Türk Edebiyatı Doktora Öğrencisi

 

Necip Fazıl hakkında yapılan araştırma ve değerlendirmelerin büyük bir ekseriyeti, onun ölümünden sonra yayınlanmıştır. Bunların önemli bir çoğunluğu objektif olmanın yanında, üstadı tek cepheli olarak ele alan ve değerlendiren çalışmalardır. Aslında Necip Fazıl'ın dikkate alınması gereken, belki de en önemli yanı, onun hayatı boyunca çekmiş olduğu "Çile"sidir. Aynı zamanda şiir kitabının da adı olan çile, Nacip Fazıl'ı yoğuran, olgunlaştıran ve bu günkü kıy­metine ulaştıran en önemli unsurdur.

 

İhsan Kurt, değişik bir metot kullanarak Necip Fazıl'ın çilesini onun ken­di eserlerinden hareketle anlatarak, değişik bir çalışma metodu gerçekleştirmiş­tir. Kitabını on bir ana bölüme ayıran Kurt, her bölümde, Necip Fazıl görüş, dü­şünce ve felsefesini akıcı bir üslupla kaleme almıştır. İlk bölüme "Çiledeki İn­san" adını veren yazar burada Necip Fazıl'ın iki tür çileden “büyük dehaya sahip sanatkarların, velilerin tefekkür ummanına dalanların maddi ve manevi varlıklarını çepeçevre saran sonsuz ve deruni çile" (S. 1 ) yi tercih ettiğini, bu çi­lenin de "aslı ve asıl" çile olduğunu ifade eder. "Çiledeki İnsan" ilk korkularını çocukluk yıllarında yaşadığı konakta hissetmiştir. Yazar, Necip Fazıl'ın çektiği bu. korkuları, bir yabancı düşünürün şu sözüyle açıklar : "Hiç korkmamış bir ­kahramanın, hiç sevmemiş insan elbette yoktur." Necip Fazıl bu iki unsuru en olgun şekilde görmek mümkündür.

 

"Çiledeki İnsan'ın asıl çilesi, kendisini saran aşırı vehimler ve korkuların sonucunda bir kapı aramaya yönelmesi. ve sonunda da böyle bir kapının açılmasıyla başlar. İhsan. Kurt, bu durumu şöyle ifade eder :

 

"Yıl 1934 ve Necip Fazıl Sathi ve Yalan "Çile" olan günlük sıkıntılarından asli çileye girer. Artık "O" dediği Abdülhakim Arvasi'yi tanımış ve kapısı ona açılmıştır. İşte bundan sonra Necip Fazıl, gerçekten ÇİLEDEKİ İNSAN olmuştur." (S.11)

 

Necip Fazıl'ı "kendini bulmaya memur bir yaratık' olarak tasvir eden İhsan Kurt, onun insana bakış tarzını şu satırlarla ifade eder

 

"Necip Fazıl insanı kesinlikle felsefe konusu olarak değil, İslâm'ın güzlüğü ile bakarak yansıtmış. Onu ruhtan ziyade nefsi ile cebelleşen, nefsi ile iniş ve çıkışlar yapan, ameli ile "Eşref-i Mahlukat” veya "Belhüm Edal'' kimliğine bü­rünmüş bir çerçeve içinde işlemiştir. (S.25)

 

Necip Fazıl'ın "Ben"den anladığının aslında gurur derecesinde olmadığını ifade eden İhsan Kurt, "Necip Fazıl, hep ben derken kendini övmekte, büyük­lük taslamamaktadır" (S. 37) demektedir. "Nefs"i çeşitli yönleriyle ele alan Kurt bu noktada Necip Fazıl'ın Nefs konusundaki çeşitli eserlerinde ele aldığı düşün­celeri değerlendirir. Buna misal olmak üzere, üstadın şu mısralarına kitabında yer vermiştir :

 

Cinnet, şüphe, korku benim eserim;

 

Sıcak kalbinizde gizlidir yerim.

 

Bir kurdum ki, sizi hep diş diş yerim.

 

Ve gezerim her gün elbisenizde... (s. 46)

 

Her büyük sanatkarın, bedeni çilesinin yanında, "Tefekkür ve Fikir Çilesi" de vardır. Bu durum, Necip Fazıl'da daha açık bir şekilde hissedilmektedir. İhsan Kurt'a göre "Necip Fazıl, Esseyid Abslülhakim Arvasi Hazretlerini tanıdık­tan sonra bütün hayatının yanı sıra fikir coğrafyasının da sınırları dalga dalga genişlemiş, tefekkür onun bırakmadığı değil bırakamadığı, onu çepeçevre ku­şatan asli çilenin özü olmuştur." (S. 57)

 

"Akıldan büyük nimet, zekâdan da ağır yük tanımıyorum'' diyen Necip Fazıl'ın "Akıl ve bilgi'' kavramları hakkındaki kavrayış ve bakış tarzını İhsan Kurt, gene üstadın çeşitli eserlerinden hareketle açıklar.

 

Bir insanı bütün boyutlarıyla anlamak ve anlatmak, onun hayat anlayışını, fikir dünyası bütün boyutlarıyla saran atmosferi anlamakla mümkün olur. Hele bu şahsiyet Necip Fazıl olursa böyle bir yolun ağırlığı, zorluğu ve çetrefilliği kendiliğinden anlaşılacaktır.

 

İhsan Kurt'un yaptığı bu çalışmanın diğer bölümlerinde Necip Fazıl'ın "'Yanlızlık", "Dünya Görüşü ve Dünyaya Bakışı", "Cemiyet ve Ahlâk Anlayı­şı'', "Günlük Hayata Bakış Tarzı" ayrı ayrı ele alınmış ve değerlendirilmiştir.

 

Yazar, eserinin son bölümüne, "Çetin Geçit; Ölüm" adını vermiştir. Bu bölümde, Necip Fazıl'ın ölüme karşı tavrı ve onun ölümden ne anladığını ifade ederken şu mısralardan faydalanır:

 

Ölenler yeniden doğarmış; gerçek!

 

Tabut değildir bu, bir tahta kundak

 

Bu ağır hediye kime gidecek,

 

Çakılır çakılmaz üstüne kapar? (s. 133)

 

Her ölümlü gibi Necip Fazıl da ölümü tatmış ve arkasında fikirlerini takib edecek, eserlerini okuyacak büyük bir kitle bırakmıştır. bununla kendini ebedi­leştiren sanatçı, kendisinden sonra gelenlere rehber olmuştur.

 

Denebilir ki İhsan Kurt, Necip Fazıl'ın "Çile"sini kendi özünde hissetmeye başlamış, bundan dolayıdır ki böyle bir eseri kaleme almıştır. Baskıdaki hatalar, anlatımdaki üslup farklılıkları ve bazen görülen tekrar anlatımlar bir kenara; bu eserin ilgilileri tarafından Necip Fazıl'ı değişik bir üslup ve anlayışla kavramak için incelemesi ve okunması gereken bir eser.

 

(*) İhsan Kurt, Çiledeki İnsan Necip Fazıl, .Ankara 1991

 

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Dergisi, Sayı: 29, Temmuz-Ağustos 1991

 

////(added by mehmet)/////

....................................................

HA
29.07.2007 00:16
#9

Büyük iş/üstadı anlatabilmeye çalışmak!

oldukça cesaretli büyüklerimizmiş demekki bu işe soyunanlar. Umarım hakkını verebilirler

teşekkürler paylaşımlarınıza

NF
15.08.2007 08:13
#10

Selamlar,

 

Mustafa Özdamar tarafından kaleme alınan, Kırk Kandil yayınları arasında çıkan ve Üstad Necip Fazıl ismini taşıyan bir eser daha mevcut. Yayın yılı 1997 olan bu kitap 224 ssayfadan oluşuyor. Eseri, kitapalemi.com gibi online kitap mağazalarından da temin edebilirsiniz. Hatıra ağırlıklı olması, kitabın ayrı bir hususiyeti...

 

Saygı ve selamlarımla

SE
15.08.2007 16:46
#11

Evet! NFK FAN 'IN BAHSETTİĞİ KİTAP (MUSTAFA ÖZDAMAR'A AİT) ŞU AN BENİM ELİMDE VAR.SULTANAHMET KİTAP FUARINDAN TEMİN ETMİŞTİM.GERÇEKTEN DE ÇOK ZEVKLİ VE HAKİKATLİ BİR ESER. :rolleyes:

TU
16.08.2007 13:53
#12

Kendi Kaleminden Necip Fazıl

 

Necip Fazıl Kısakürek'i kendi ağzından dinlemek çok kimseye nasip olmamıştır. Orhan Okay, "Necip Fazıl Kısakürek/ Kendi Sesinin Yankısı" kitabı ile üstadı kendi ağzından dinlemek isteyenlere bir fırsat veriyor. Necip Fazıl'ın eserlerinden, biyografisini çıkarma amacı güden Okay, hayranlıklarımızı bir tarafa bırakarak, Necip Fazıl'ın Türk kültürüne, insanımıza neleri miras bıraktığını daha tarafsız bir gözle takip etmemiz gerektiğini söylüyor. Okay, çalışmayı yaparken Necip Fazıl'ın çok yönlü çalışmaları nedeniyle zorlandığını ifade ediyor. Sekiz bölümden oluşan kitap, Üstad'ın kısa bir biyografisi ile başlıyor. Hemen arkasından Üstad "Ben Buyum" diyerek karşılıyor okuyucuları. Kendini asyacı (kopya Avrupacılığına zıd), Aşırı milliyetçi- Anadolucu, ruhçu, maveracı (softaya zıd, dinsize zıd), şahsiyetçi- keyfiyetçi (başıboş ferd haklarına zıd, standard ölçülere zıd), mülkiyette tahdidci (Büyük ferdi sermayeciliğe zıd), sanat, fikir ve ilimde tedridci- safiyetci (köksüz ve kabataslak teşhis sistemlerine zıd), kafa ve ruh mümtaziyeti bakımından sınıfçı (antidemokrat), (tek görüş etrafında müdahaleci (antiliberal) özetle antikominist, antifaşist, antiliberal olarak tanımlayan Üstad, sonrasında kendi ağzından hayatını anlattığı bir söyleşi ile çıkıyor karşımıza. Metafizik Sancı, Medeniyetler Tragedyası, Derin Tarih, Toplumla Hesaplaşma, Ayağa Kalk Sakarya, Ahlak, Din ve Tasavvuf ve Kültür, Sanat, Edebiyat başlıkları altında toplanan yazıları Üstad'ı kendi kaleminden tanımamıza yardımcı oluyor.

 

Kaynak*

NF
16.08.2007 15:03
#13

Selamlar,

 

"...Okay, hayranlıklarımızı bir tarafa bırakarak, Necip Fazıl'ın Türk kültürüne, insanımıza neleri miras bıraktığını daha tarafsız bir gözle takip etmemiz gerektiğini söylüyor."

 

Kitapla ilgili tanıtım yazısını okurken bu cümleye dikkatim takıldı. Kısaca temas etmeden geçersem huzursuz olurum.

 

Henüz birkaç gün önce açmış olduğum Tarafsız isimli konuda, Üstadın aynı ismi taşıyan bir makalesini paylaşmıştım. Sayın Okay'ın bu ifadesinin sitemize taşınması tam da bu hadisenin üzerine geldi, hoş bir tevafuk oldu.

 

Bir insana bakış açımızda hayranlık da olabilir, nefret de olabilir; bazı insanların bazı yönlerini kendimize yakın bulup bu yönlerini takdirle karşılarken bazı hususiyetlerini de şiddetle tenkit edebiliriz. Bazı insanlar hakkında ise müsbet veya menfi, herhangi bir kanaate sahip olmayabiliriz. Bu bakış açısının, kişiyle ilgili kâfî malumata ulaştıktan sonra meydana gelmesi evla olandır. Yani kulaktan dolma malumatla, doğruluğu hakkında sağlam bir kanaat uyandırmayan ve mesnedi bilinmeyen şayialar ile bir insana hayranlık duymak yahut buğzetmek, makbul değildir. Çevremize baktığımızda, bu davranışın malesef büyük bir insan topluluğu tarafından temsil edildiğini görebiliriz. İnsanın bu bakış açısıyla doğruyu bulma şansı kadar, yanılma riski de mevcuttur ve böyle insanların her halukarda doğruyu bulamadığını müşahede etmek bizi de müteessir kılmaktadır.

 

Fakat, hayranlık yahut antipati duyulan kişiye dair yeterli bilgimiz varsa ve bu bilgiler, bizim anlayışımız gereği bu kişiye karşı hissettiklerimizi doğurur veya haklı çıkarır keyfiyetteyse, hayran olmanın yahut nefret duymanın nasıl bir zararı olabilir? Bir insan benim ölçülerime göre hayran olunmaya değerse, Sayın Okay'ın bu yaklaşımını kendime şiar edinerek "Yok efendim, olur mu öyle şey, bu adam her ne kadar benim nazarımda hayran olunmayı hak eden bir insansa da ben ona hayran olmayacağım, hayranlığımı bastıracağım, yok sayacağım!" mı demeliyim? Böyle bir şeyin mantığı olabilir mi? Haksızlık değil midir bu? Bu mücerret tespitin ardından müşahhastaki misale dönersek, ben zaten yaptıklarından dolayı hayran olduğum üstadın yaptıklarını, bu yapılanlara hayran olmadan nasıl ele alabilirim?

 

Eğer ilmî bir bakış açısıyla hayran olduğumuz kişiyi incelememiz gerekiyorsa - ki Okay'ın kullandığı belirtilen ifade daha geniş bir mana içeriyor, yani yalnızca ilmî tetkiklerde bulunacak araştırmacıları hedef tutmuyor -, hayranlığımız, o kişiyi tahlil ederken karşılaştığımız mevzuları ön yargıyla değerlendirmemizi sağlamamalıdır, amenna. Fakat ilmî bir nazarla bu tahlilleri yapıyorsak, ön kabullerimizden bağımsız olarak, kişinin yaptığı takdire ve hayranlık uyandırmaya şayan işleri de fikir namusu gereği ört-bas etmeden açığa çıkarmak ve bir hükme varmak boyun borcumuz olur.

 

Velhasıl, mevzubahis ifadeyi ilk bakışta anlaşıldığı şekliyle kaale alınamaz bir saçmalık olarak gördüğümü beyan ediyor ve Okay hocanın aslında fikirsizce hayranlık duyanları eleştirdiğine inanmak istediğimi vurgulayarak mesajımı toparlıyorum. Aslında burada özellikle "hayranlık" ifadesi vurgulanırken "nefret" vurgusunun yapılmaması Okay'ın yeterince tarafsız olmadığı izlenimini uyandırdı bizde. Fakat kendisini tanıyor ve onun değerli bir ilim adamı olduğunu biliyoruz. Bu cümlesine de hüsn-i zan ile yaklaşıyoruz.

 

Saygı ve selamlarımla

II
14.10.2007 22:25
#14

Kitap Adı: Necip Fazil'la Basbasa

Yazar: S.Mirzabeyoglu

 

 

 

Takdim

 

Bu eser kendi fikir keyfiyetinden ayrı olarak, kendisinden geçit bulan “KÜLTÜR DAVAMIZ-I” isimli esere nisbet edilirse, Cumhuriyet sonrası KAVRUK NESİLLERİN ilk ciddi fikir sesi ve ilk çileli nefs murakabesine temel olmak bakımından, Cumhuriyet öncesini sonrasıyla pürüzsüz bir İslâmî çizgide birleştiren tarihî bir dönüm noktasının işaret taşıdır. Kültür Davamız, Estetik ve Ahlâk, Damlaya Damlaya Göl Oldu isimli eserlerin ve daha neler ve nelerin ipuçları bu eserde.

 

Değerlendirenlerin liyakatlerinin sözkonusu olduğu ve ahbab çavuşluk ilişkileri içinde küçük nefesli eserlerin mikrofona bağlandığı sağlı sollu derinliksiz değerlendirme ve ödüller yanında, bir gün hakikatin ölçüleriyle konuşulacağı umudu ve herşeyin şerefinin ilklere ait olduğunu belirten Hadisi hatırlatarak, BÜYÜK DOĞU mimarının “KÜLTÜR DAVAMIZ” hakkındaki hükmünü işaretlemek bize yeter:

 

-“Bize AĞUŞUNU açmış. TAKDİRKÂRIYIM!..”

 

- “Bu kitap, Cumhuriyet sonrası kavruk nesillerin İLK CİDDİ FİKİR SESİ ve İLK ÇİLELİ NEFS MURAKABESİ eseridir.”

 

-“FİKİR ÇİLESİ haysiyetinin MÜSTESNA GENCİ Salih Mirzabeyoğlu’na!..”

 

Daha neler ve neler! Hikayesi “Müjdelerin Müjdesi” isimli eserimizde; orada görülür...

 

Bunları kim söylüyor? NECİP FAZIL KISAKÜREK...

 

O halde değerlendirmeleriyle, anlaşılmış olmamızın ötesinde, bizi “Sevindirecek” kimse olmadığını da söylemek durumundayız. Kendi keleşlik ve samimiyetsizliklerinin itirafı halinde yan bakışlıların gözümüze nasıl göründüğünü düşünün!.. Hele, arka arkaya eser basıyor olmamızdan olsa gerek; “seneler senesi biriktirdiklerini basıyorlar” cinsinden karalamalara yeltenen sümüklülerin halini!..

 

Hemen belirtelim ki, madalyanın altınını alanın teneke madalya dağıtıcılarıyla “şahsi” meselesi de olamaz. Bunu açıkça belirtmemizin gayesi de, bize karşı gösterilen ilgi, tepki veya suskunluk tarafımızdan mânâlandırılırken, bu davranışımız doğrudan doğruya BÜYÜK DOĞU fikir mihrakına nisbetledir. Esnaf takımı anlamalı...

 

Muhatabımız ihlâstan tekerleme gibi bahseden nasipsiz kıskançlar değil, gerçek sahibleri. Onlarla BİRİZ biz; onlar bizden biz onlardan... BİZ, gerçek BÜYÜK DOĞUCULAR!..

 

BİZ:

 

“Olsa da olur olmasa da

Gününün şafağına yatanlar

Pek anlayamazlar bizi!”

Oluş ve olamayışları da buradan anlayın!..

 

1982

 

BİRKAÇ SÖZ

Eserin ilk baskısı üzerinden şu kadar sene geçip, aynı usûl üzerinde senelerce ifâdeli verimlerin de katılışıyla zenginleşmiş olarak ikinci baskı... İkinci baskının bu kadar gecikmesindeki hikmet, demek ki kifayet ve tamamlık şartının olgunlaşmasını beklemekmiş!..

 

Umumiyetle bilinmeyen ve adabına mâlik olunmayan bir hususiyettir ki, bir mütefekkirin yanına eğlenmek ve zevk duymak için değil, kurtaran ızdırabı yüklenmek için gidilir; zevk bu zevk olursa ne âlâ!... Bu “âlâ”dan payımın ne olduğunu, eserin başlığındaki mânâya denk İbda kütüphanesi söylesin!..

 

Lâf değil, hakikat hâlinde, pek genç yaşımda ruhumun idrak ettiğini, seneler boyu açık hava ve güneşe hasret şartlarda kelâmla zarfladım; ve zamanın tecelli zarureti olan hadiseler serisinin vesileleri üzerinde eserimi örgüleştirdim... Demem o ki, Necip Fazıl’ın yanına gidip gelmek gövdeyi taşımaksa, gittim ve geldim... Eğer bir ruh ve keyfiyet davası ise, ne gittim ve ne de geldim; dirsek temasının ne öncesi ve ne de sonrasında, ondan hiç ayrı omadım ki!.. Öyleyse, tamamlık ve kifayet davası, bu esere mahsus!..

 

Necip Fazıl’la başbaşa... En has ve hususi ve yalnız ona ait mânâsıyla, ömrümün memuriyet ve mesuliyet bileti!..

 

 

 

Fragmanlar

 

— “Umutları, hayalleri, başarıları, kaygıları ve sevgileriyle, görülen ve hissedilenin ötesinde, sonsuz kıvrımları ve bütün yönleriyle kuşatan oluşumu içinde, insanı aramak, anlamak ve bilmek… Seçilen bir mevzuun dış alakalarını tesbit edebilmek için başvurulan “insan” unsurunu işaretlemek değil, “insan”dan hareketle her oluşumda insanî unsuru görmek ve göstermek davası; insanı eserlerinde incelemek ve onu sayılar ve mesafeler boyunca bölmek değil, “insan”a nisbetle eserleri incelemek ve tezahürler boyunca açılışlarını görmek…” (s.85)

 

— “(…) Görüyorsun; makineyi yapan ve birbirini doğuran makineler manzumesini yapmak bir yana, ondan önce gerekli olanın “kafa” olduğunu… İşin başı, ne yaparsan yap, önce “hadiseye yanaşan insan şuuru” meselesinde. İşin alt yapısı bu… Öyleyse netice: BİR TOPLUM KENDİ İDEOLOJİSİNİ ÜRETEBİLDİĞİ ÖLÇÜDE kendi teknolojisini üretebilir…” (s.118)

 

— “(…) Mevzu içinde mevzu konuşarak geçişler yapıyoruz; tâ ki her şeyin her şeyle alâkası görülsün ve her sahada som görünüşün çizgileri belirsin… Nasıl ki Mimar Sinan Süleymaniye’yi yaparken, temelini her ağırlığı çekecek surette yapmış ve zayıf bir temel üstüne birtakım görüntü hileleriyle büyük görünen kof bir kubbe oturtmayı düşünmemişse, biz de mevzularımızda sağlam bir temel üzerine inşâ etmenin çetinliğine erelim, bunu gösterelim… Eser, yapmak istenilen değil, yapılandır!..” (s.152)

YU
19.11.2007 01:42
#15

HÜSEYİN ÜZMEZ'İN ŞU BİZİMKİLER KİTABI GERÇEKTEN MUHTEŞEM BİR HAVADA YAZILMIŞ BİR ESERDİR.OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM.

MU
15.06.2008 16:48
#16

Kitap Adı: Necip Fazıl Tenkitler, Polemikler, Kavgalar

Yazar: Murat Ertaş

Yayınevi: Birey Yayınları

Yayın Yılı: Mayıs 2008

 

nffys9.jpg

 

 

"Necip Fazıl, Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden... Şair tiyatro yazarı ve gazeteci... Onun yaşadıkları, fikirleri, tenkit ve polemikleri meşhur Babıali'nin adeta bir güncesi...

 

Türkiye'nin modernleşme sürecinde sanatçı, aydın ve edebiyatçıların yaşadığı çelişkiler, tartışmalar, konuşmalar, heyecanlar birer edebi değer kazanmış Babıali'de... Necip Fazıl, tüm bu tartışmaların orta yerinde duran önemli şahsiyetlerinden biridir.

 

Bu kitapta; Necip Fazıl'ın Abdülhak Hamit Tarhan, Abdullah Cevdet, Abidin Dino, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Haşim, Ahmet Mithat Efendi, Arif Nihat Asya, Burunsuz Tevfik, Hamdullah Suphi, Hilmi Ziya Ülken, İsmail Hami Danişmend, Kemalettin Kamu, Mehmet Akif Ersoy, Muhsin Ertuğrul, Münevver Ayaşlı, Namık Kemal, Nihal Atsız, Nurettin Topcu; Peyami Safa, Nurullah Ataç, Sait Faik, Tevfik Fikre, Yahya Kemal, Nazım Hikmet, Ziya Gökalp... gibi isimlerle ilgili görüşlerini ve bazılarıyla girdiği polemikleri bulacaksınız."

*Kaynak

FI
03.08.2008 02:08
#17

(SANAT VE AKSİYON İÇİNDE BİR PORTRE DENEMESİ..- Mustafa Özer)

 

Sanat ve aksiyon içinde bir portre denemesi, kitabın adı bu. Deneme adı fazla okuyucu için deneme, makale, ibaresi fazladan bir ad.

 

Gerçekten de kitap, sanat ve aksiyon içinde bir portre çiziyor. Necip Fazıl Kısakürekin ruh iklimlerinde gezdiği gibi oda onun iklimlerinde dolaşıyor.

 

Herkes gittikçe olgunlaşırken yazar, NFKnın ilk günden olgunluğa eriştiğini keşfediyor. Onu anlatmaktan çok ondan sızan sesi duymaya çalışıyor. Istırabın,çilenin ayrıcalıklı yapısı belirtilirken onun hayatından da bölümler sunuluyor. Bu yönü ile kısa da olsa bir bibliyografya türüne örnek verilebilecek türdendir. Onun yaşamında geçmişte yaşadığı olayların izleri kalmış gibi görünse bile bu dehanın ıstırabının ve bir o kadar da dinamik yapısının, kendisinin istidadından başka bir şey olmadığını belirtiyor.

 

Sanat ve deha böylece daha bir aydınlığa çıkmış olmaktadır. Ve o dehaya çok şey borçluyuz diyerek Türkçe konuşan her insanda bir iz ve hakkı olduğunu söylüyor.( Sh.17) Kitapta,sanata da yeni anlamlar yüklendiği gözlenmekte Sanat, duygunun anlayışlara kendisini ifadesi şeklindeki bir tanımla yeni bir maceraya çıkarılmış olur. denilmektedir.

 

Sanatı tek kelime ile İnsanda başka bir volkanik hal oluşdur. diye tarif ederken (sh.19) bu düşüncesini NFKnın Aynalar, geceye şiir, gece yarısı şiirleri ile destekliyor.

 

Yaşamak basit ifadesi içerisinde bir hak olmak yerine ıstırabın hem kaynağı, hem sonucu olmaktadır. (Sh.27) Onun ıstırabını yine onun bir beyti ile desteklerken Istırabımı anlamayanların yüzüne tükürmek istiyorum. Çilesiz suratlara tüküresim geliyor. İfadelerine yer veriyor.

 

1940 dan önce ve sonraki hayatını anlatırken de onun hayatındaki düşüş ve yükselişleri belirtirken özellikle 1940 dan sonraki hayatı için onun bu yaşamı birilerini rahatsız etmiş ki o andan itibaren onu yokluğa mahkum ediyorlar,diyor. Sh.30

 

Buraya kadar anlatılanların içinde yazarın NFK yı anlatırken onunla bütünleştiği ve bir çok cümle ve düşüncenin iç içe geçtiği belirgin olarak görülüyor. Onda bütünleştiği açıkca ortaya çıkan yazar bunu söylemese de hissediliyor. Ve onu tanıtırken yine onun yazıları ile cevap veriyor. Çerçeve yazılarında, tiyatro eserlerine kadar bölüm bölüm kısa da olsa kitabına alması onun tanımak için güzel bir yol. Okuyucuya yol gösterirken onun düşüncelerine nasıl ulaşılacağının yolunu da gösteriyor.

 

Hey gidi hikmetine kurban olduğum Allahım renkler ve çizgiler değişiyor, fakat asılları yerli yerinde kalıyor. Çerçeve 4. ciltten alınan bu yazı ile adeta değişimin dinamizmini de içinde saklıyor.

 

Onu yazıları ile anlamaya çalışan yazar NFKnın ruh tahlillerinde daha etkin bir rol biçiyor.

 

Sh. 67 den sonra onun kısa hayatının anlatıldığı bölümden sonra kitap özetlerini ve onun hakkında yazılan yazıların derlendiği bir bölüm oluşturularak bir arşiv oluşturulup bilgilerin kaybolmamasına çaba sarf ediyor.

 

Tanrıkulundan Dinlediklerim, Konferanslar- ki o başka bir alem- Sahte Kahramanlar, Kafa Kağıdı adlı eserlerinden örnekler sunuluyor.

 

Son bölümde ise onun hakkında yazılan diğer yazarların yazılarından örnekler veriyor. (Ne yazık ki bu kitap yazıldığında Taha Akyolun yazısı Milliyette çıkmamıştı. Yazmış olsaydı onun da bir kalemlik işi olurdu bu kitapta

Üstad, Necip Fazıl Kısakürekin vefatından sonra kasıtlı bir şekilde onun sanatını ön plana çıkaran insanların bulunduğu bir ülkede o, onun hem sanatını, hem de inancını-ideolocyasını ön plana çıkarıyor. Sanatçı sanatı ile bütünleşir ve yaşam biçimi olurken bir meslek sahibinin mesleği onun yaşam biçimi olmaz hiçbir zaman. Sadece para kazanmak için çaba gösterilen bir iş olarak kalır. Gazetecilikte bunlardan biridir. O da bir meslek olup sanatla buluşması Kaf dağı kadar uzaktır.

 

Bir çok eseri bulunan NFKnın kısa da olsa eserlerini yaşamını sanatını inancını M.Özerden okumak isteyen alsın okusun. Bir edebiyat tarihine ek cilt olabilecek bir çalışma. Basım yılı 1997 Kayseri.

MU
29.08.2008 13:04
#18

Kitap Adı: Üç Büyük Mustarip

Yazar: Ergun Göze

Yayınevi: Boğaziçi Yayınları

 

 

gozefj3.png

 

 

İnsanlık adına tam bir vahşet olan iman ve maneviyat düşmanlığının ayyuka çıktığı bir devrin gözlemcisi, tenkidcisi ve bizzat yaşayıcısı olan ve cemiyetinin içinde bulunduğu hastalık çağındaki ruh ve fikir tembelliğini tersine irca ettirmek isteyen bu üç kalemin içinde bizim için en önemli olanı elbete ki Üstad Necip Fazıl Kısakürek’tir. Ergun Göze, Peyami Safa ve Cemil Meriç için de Üstad sıfatını kullanmakla birlikte, her birinin kendi içinde teşekkül eden fikri yapının birbirleriyle paralel giden ve karşıt olan dünyalarını da bir nevi ortaya koymuş oluyor bu kitapla. Üç büyük mustarip olarak adlandırdığı bu üç kalemin içinde Necip Fazıl’ın diğer ikisinden fikir, sanat ve aksiyon cihetiyle nasıl sıyrılıp ayrı bir muhite yerleştiğini ve hakiki manada bir cemiyetin ruhunu imar edecek sistemin Üstad tarafından sunulduğunu daha iyi görmeyi sağlama vasfına da sahip. Peyami Safa ve Necip Fazıl ile birebir görüşme, halleşme imkanına kavuşmuş ve Cemil Meriç'le de yakından denilebilecek dostluğu olan Ergun Göze’nin inceleme-hatıra türündeki eserinde, her üç kalem ve kelam adamının kurdukları dünyaları, kendi çaplarında çektikleri çileleri, birbirleri hakkında beyan ettikleri fikirleri, aydın, kadın, sağ-sol, tasavvuf, devrim gibi mefhumlar çerçevesindeki mülahazalarına da yer verilmiştir. Üstad dışındaki diğer iki kalemden, cins kafalardan tüten muhasebelerin tadını almakla birlikte, içine düştükleri hatalara da şahit olmaktayız. Üç kafaya da bir çok farklı cihetten ayna tutan kitap, Üstad'ı da ele aldığı için 'Üstad hakkında yazılan kitaplar' vasfını üzerinde taşımakta.

IL
29.08.2008 19:27
#19

Kıymetli bir çalışmaya benziyor.Türk fikir hayatının üç büyük mustaribini konu edinmesi, kitabın keyfiyetine dair işaretler veriyor.Üç nev'i şahsına münhasır insan, üçü de -yine üstadın tabiriyle- 'cins kafa'...Peyami Safa vehimlerin virtüözü, Cemil Meriç helezonların...E Üstad zaten malum.Yalnız bir hakikat var; Üstad'a nasip olan birçok nimet diğerlerine nasip olmamış.Yani Esseyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri'ni tanımak nimeti, bu üç isim içinden sadece Üstad'a nasip olmuş.Bu nokta dikkat çekici.

VA
31.08.2008 07:31
#20

tdu12ma8.gif

 

Kahramanmaraş'ın köklü bir ailesinden gelen Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in büyükbabası mahkeme reisliğinden emeklidir ve Çemberlitaş'taki konağı, şairin çocukluğunun geçtiği, hayatında önemli bir yer işgal eden yerdir. Bu konak doğrudan Necip Fazıl'ın şiirinin de ilham kaynağı olmuştur. Anne, sevgili, şehir, hafakanlar, tarih çoğu zaman bu konak etrafında dönen motiflerdir.

Necip Fazıl, ilk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten(1924) sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde okudu. Fransa'daki fikir ve sanat ortamı ile bohem ilişkiler, şairin hayatında önemli değişiklikler yapar.

 

Yazar: Lütfü ŞEHSUVAROĞLU

 

ALTERNATİF YAYINLARI

 

Kitabı temin edebileceğiniz adresi de veriyim: http://www.alternatifyayin.com.tr/

 

Ayıca: http://www.kitapyurdu.com/kitap/113777/nec...ilkisakurek.htm

NU
18.10.2008 19:36
#21

Kitap Adı: Ben Terkisinde Necip Fazıl Metin Çözümleri

Yazar: Prof. Dr. Mustafa Durak

Yayınevi: Multilingual Yabancı Dil Yayınları

 

 

getimagev2fa0.jpg

 

 

Mustafa Durak, bu çalışmasında Necip Fazıl'ın 'Ben', 'Kaldırımlar', 'Çile', 'Sakarya Türküsü' şiirleri ile 'Babıali' adlı özyaşam öykü kitabını mercek altına alıyor. Anlamlandırmaya ve yorumlamaya girişiyor. Şiirleri akıcı, ritmik varlığından anlatım ve anlam varlığına yöneliyor. Necip Fazıl'ın anlam evrenini elden geldiğince geniş bir açıdan görmeye çalışırken, pek çok imgeyi, sözcüğü, deyişi mantık süzgecinden geçirmeyi deniyor. Okuru metinler üzerinde düşünmeye, farklı anlamlandırma ve yorumların olabildiğine açıyor. 'Babıali' incelemesinde ise Necip Fazıl'ın çelişkilerini sergiliyor. M. Durak'ın ortaya koyduğu kitabın, durumu itibariyle bir şerh ve aynı zamanda 'teşrih', amacı itibariyle de okuru nesnel okumaya yaklaştırma denemesi olduğu söylenebilir.

MU
04.02.2009 00:34
#22

Kitap Adı: Bütün Yönleriyle Necip Fâzıl

Yayınevi: Türkiye Yazarlar Birliği

 

Necip Fazıl Kısakürek'in vefatının onuncu yılı münasabetiyle 22-28 Mayıs 1993'te Türkiye Yazarlar Birliği'nin düzenlediği "On Yıl Sonra Necip Fazıl" toplantısının metinlerinden oluşmaktadır. Başta, kitabın ortak yayıncısı Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakiltesi'nin dekanı Necmeddin Tozlu'nun sunuş yazısı ile TYB Başkanı D. Mehmet Doğan'ın on Yıl sonra Necip Fazıl toplantısını açış konuşması yer almaktadır.

 

Kitabın bölümleri ve metinler:

 

Birinci bölüm:

 

Necip Fazıl'ın Şiiri

Şiir İçin Tehlikeli Bir Şair/Mehmet Can Doğan

Necip Fazıl'ın Şiiri/Mustafa Miyasoğlu

Necip Fazıl'ın Şiirinde Sonsuzluk Kavramı/Ömer Say

Necip Fazıl Kısakürek'in Sanatı/Ahmet Alperen

Necip Fazıl'ın Şiiri Konusunda Yapılanlar ve Yapılması Gerekenler/Bekir Oğuzbaşaran

 

İkinci bölüm:

 

 

Necip Fazıl'ın Hikaye ve Romanları

Necip Fazıl Öyküsünün Türk Öykücülüğü içindeki Yeri/Ömer Lekesiz

Necip Fazıl'ın Roman ve Hikayelerinde Kadın/Sevinç Çokum

Hikayede Sembol/İsmail Kıllıoğlu

 

Üçüncü Bölüm:

 

 

Tiyatro ve Sinemada Necip Fazıl

Necip Fazıl ve Sinema/Muhsin Mete

Tiyatro ve Sinemada Necip Fazıl/Abdurrahman Şen

"Bir Adam Yaratmak"ın yeniden Sahnelenmesi Münasebetiyle Necip Fazıl Tiyatrosu/D. Mehmet Doğan

 

Dördüncü Bölüm:

 

 

Necip Fazıl'ın Fikir Hayatımızdaki Yeri

Ölümünün Onuncu Yılında Üstad Necip Fazıl'ın Dini Eserlerine Bakış/Ali Nar

Necip Fazıl'ın Fikir Özellikleri/Rasim Özdenören

Necip Fazıl ve Farklı tarafları/Lütfi Şehsüvaroğlu

Necip Fazıl Kısakürek'te Eğitim Düşüncesi Üzerine/Necmeddin Tozlu

Necip Fazıl'da Fikir ve Pratik/Zübeyir Yetik

Necip Fazıl ve Pollitika/Necmeddin Türinay

 

Beşinci Bölüm:

 

 

Necip Fazıl'ın Basın Hayatı ve Davaları

Gazeteci Necip Fazıl/M.Cemal Çiftçigüzeli

Necip Fazıl'ın Davaları/Şükrü Karatepe

Necip Fazıl/Hüseyin Üzmez

Sanat ve Edebiyat Dergisi Olarak Büyük Doğu/M. Orhan Okay

 

Ek: Necip Fazıl (kazakça ve Özbekçe)

 

Yazarlar Birliği Yayınları: 15

Toplantı Metinleri Dizisi: 2

 

*Kaynak

MU
21.04.2009 20:13
#23

Kitap Adı: Necip Fazıl Adnan Menderes İlişkisi

Yazar: Alâattin Karaca

Yayınevi: Lotus Yayınları

 

kkdlotus001.jpg

 

"Bu yapıtta ilk kez yayımladığımız belge ve mektuplarda, şairin Büyük Doğu'yu çıkarmak için verdiği mücadeleyi, karşılaştığı engelleri, dergi/gazete hakkında tutulan raporları, yasaklama, kapatma kararlarını, hapis günlerini, aldığı yardımları, yerinde duramayan hiperaktif kişiliğini, dünyaya üstten bakan benini bulmak mümkün… Evet, bütün bunları görmek mümkün mektuplarda.

 

Böylece şair Necip Fazıl'ın, bir başka yönünü; dava adamı kimliğini daha yakından tanıyor, siyasal mücadelesine tanık oluyoruz. Onun CHP ye bakışını; CHP'nin ona bakışını, davasını, Adnan Menderes'e ve Demokrat Parti'ye ilişkin değerlendirmelerini, dönemin kimi bürokratlarına ilişkin düşüncelerini…

 

Mektuplar bir başka açıdan da dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in Necip Fazıl'la ve basınla olan ilişkilerine ışık tutuyor. Yakın tarihin, ama çoğu henüz karanlıkta kalmış, örtülü bir tarihin perdelerini aralıyoruz.

 

Zayıf bir ışık süzülebiliyor ancak tarihin bu karanlık odasına… Süzülüyor ve yalnızca birkaç tozlu sayfanın üstüne düşüyor. Görünen ve okunabilen birkaç sayfa."

 

*Kaynak

ON
21.04.2009 23:25
#24
HÜSEYİN ÜZMEZ'İN ŞU BİZİMKİLER KİTABI GERÇEKTEN MUHTEŞEM BİR HAVADA YAZILMIŞ BİR ESERDİR.OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM.

Hüseyin Üzmez kendini büyük dava adamlarına yakın göstermeye çalışarak, Üstadların üzerinden prim yapmaya ve şirin görünmeye çalışıyor...

TU
30.07.2009 00:03
#25

96943.jpg

 

Hüzün, insanî bir duygudur ve bize aittir. Üzüntü, keder, gariplik, burukluk karşılamıyor bu sözü. Melâl diye ifade edildi, ama tutmadı. Hüznü bize çok yakıştıran şairler, mısralarında bu duyguyu en ince ve zarif şekilde kaleme alıp yüreklere hitap ettiler. Kültürümüzde hüzün, çok geniş bir şekilde işlendi. Ninnilerimizde, manilerimizde, türkülerimizde ve şarkılarımızda hüzün hâkimdir.

 

Edebiyatımızda da hüzün en yaygın temalardandır. Ayrılık, gurbet ve ölüm konuları işlenirken hüznümüz anlatılmıştır. “Edebiyatımızda Hüzün” Türk edebiyatının son 200 yıllık geçmişindeki hüzün haritasını ortaya koyuyor. Erken ölen şair ve yazarlar, çocuklarını ve yakınlarını kaybeden edebiyatçılar türlü hastalık ve çeşitli sıkıntılarla mücadele eden yazı erbabı, bu kitapta önümüze çıkıyor.

TU
30.07.2009 11:25
#26
Selamlar,

 

Mustafa Özdamar tarafından kaleme alınan, Kırk Kandil yayınları arasında çıkan ve Üstad Necip Fazıl ismini taşıyan bir eser daha mevcut. Yayın yılı 1997 olan bu kitap 224 ssayfadan oluşuyor. Eseri, kitapalemi.com gibi online kitap mağazalarından da temin edebilirsiniz. Hatıra ağırlıklı olması, kitabın ayrı bir hususiyeti...

 

Saygı ve selamlarımla

 

Mustafa Özdamar'ın, son asrın ve geçmiş asırların büyükleri hakkında yazdığı kitaplar meşhurdur.

Çok sayıda büyük insanın biyografilerini telif etmiştir.

Örneğin, Aziz Mahmud Hüdayi, Niyazi Mısri, Mahmud Sami Ramazanoğlu, Süleyman Hilmi Tunahan, Gönenli Mehmed Efendi, N.F.Kısakürek ve daha hatırlayamadığım bir çok büyük hakkında eserleri mevcut...

ZA
01.03.2010 18:46
#27

Suat Ak'ın yeni çıkan kitabı...

Necip Fazıl'ın siyasi fikirlerini anlatıyor...

 

Kitaptan bazı bölümler: Büyük Doğu Cemiyeti, Malatya suikastı, Menderes Dönemi, 1960 ihtilali, Hapishane Günleri, Fikir kulübü, Konferansa çağrı, Büyük Doğu Dengeleri... (Kaynak: Vakit...)

 

---

Ekleme//reyhan

 

Sistem Karşısında Gerçek Muhalefet

 

resim_362143869.jpg

 

Suat Ak

 

Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu

 

Mücadele süreci içinde her ne kadar belli bir strateji ve taktik içinde yürümüş olsa da, ideolojik kimliğiyle görünmeye başladığı andan itibaren rejime hâkim güçler ve zıt çevreler tarafından bertaraf edilmesi gereken bir adam olarak telakki edilmiş olan Necip Fazılın siyasî biyografisi, yakın geçmişimizin belli kıymet hükümleri zaviyesinden tahlili yanında, bir fikir adamının, düşünceleri sebebiyle yaşamak zorunda bırakıldığı ıstıraplı günlerin hikâyesini de içermektedir.

Kaynak: http://www.rasyo.info/necip.html

MU
10.12.2010 20:55
#28

Kitap Adı: Necip Fazıl ve Tiyatro

Yazar: Mustafa Fırat Gül

KÖMEN YAYINLARI

Yayın Yılı : 2010

172 sayfa

 

nftem.jpg

 

****

 

Kitap Adı: Necip Fazıl'ın Poetikası

Yazar: Dr. Ali İhsan Kolcu

SALKIMSÖĞÜT YAYINLARI

Yayın Yılı : 2009

93 sayfa

 

210268b.jpg

 

Necip Fazıl, yakın dönem edebiyatımızda sanatı üzerine düşünen ve düşündüklerini çeşitli disiplinler altında ifade eden şairlerimizden biridir. 

Necip Fazıl'ın sanat yolculuğu çeşitli aşamalardan, sanatsal ve düşünsel kırılmalardan sonra tekemmül etmiştir. Bu bakımdan sonradan kaleme aldığı Şiir ve Sanat adlı Poetikası şairin son devrede benimsediği dünya ve sanat görüşünü yansıtır. 

Bu çalışmada şairin şiir ve genel anlamda da sanat üzerine ortaya koyduğu görüşleri çözümlemeye tabi tutulmuştur.

SE
29.01.2011 17:22
#29

Üstadın hakkımda yazılmış tek ve en güzel kitap dediği Necip Fazılla Başbaşa neden yok burda Salih Mirzabeyoğlunun yazmış olduğu eser?

01.05.2011 15:46
#30

Meyveli Ağaç

Necip Fazıl'a ve Sanatına Yöneltilen Eleştiriler

 

Kurtuba Yayınevi

 

Selma Günaydın

 

Bir şairi, yazarı, düşünürü tanımanın en iyi yollarından biri de hakkındaki eleştirilere vakıf olmaktan geçer. Bu açıdan Nceip Fazıl'a yöneltilen eleştirileri topluca değerlendirmek onu anlamanın da anahtarı olacaktır. Eleştirilmek Necip Fazıl için "meyveli ağaç" pozisyonunun kaçınılmaz bir sonucudur. Şiir, hikaye, tiyatro, roman, deneme-fıkra gibi edebi türlerin hemen hepsinde kalem oynatmış bulunan Necip Fazıl, bu alanlarda olumlu veya olumsuz bolca eleştiri almıştır.

 

Selma Günaydın'ın Necip Fazıl'ın eserlerinde eleştiriyi inceleyerek başlayan çalışması, kişiliğine, düşüncesine, sanatına (şairliği, hikayeciliği, oyun yazarlığı) ve gazateciliğineyöneltilen eleştirileri derli toplu bir biçimde okuyucuya sunuyor. Necip Fazıl'ın sağlığında bu eleştirilerden bir kısmına verdiği cevapları, kendisine yöneltilen eleştirilerle bir araya getiriyor.

 

Okuyucu bu çalışmada eleştirilen Necip Fazıl'ı bulacak ve onun etrafında sanat ve düşünce dünyamızın ahvalini ölçme fırsatını yakalayacaktır.

02.05.2011 13:31
#31

Üstadın hakkımda yazılmış tek ve en güzel kitap dediği Necip Fazılla Başbaşa neden yok burda Salih Mirzabeyoğlunun yazmış olduğu eser?

 

Üstad'ın böyle bir söz söylediğinin bir kesinliği yok, bence bu istihbarat kanalıyla o kitabın başına yazılmış...

 

Böylelikle Necip Fazıl fikriyatının otomatik olarak devam ettiricisi ibda olmuştur. Necip Fazılı; her dediği, her yaptığı doğrudur mantığı ile mürşit kabul etmişler ve yanlış işlere bulaşmışlardır. Necip Fazıl mürşit değildir. Bu ince kavrayışla olaylar değerlendirilmeli...

ME
02.01.2012 19:27
#32

edebiyat-hitabet-soylesi-roportaj-necip-fazil-la-basbasa20111202183954.jpg

Bu kitabı maalesef bulamadım arkadaşlar. Bana yardım edebilecek var mı acaba? Okuldan bir hocamız bu kitabı istedi ve ben hiçbiryerde bulamıyorum. Arkadaşım geçen hafta www.kitapra.com sitesinden aldı ama şu anda sitede baskısı tükendi yazıyor. www.kitapyurdu.com ve diğerlerinde de durum aynı galiba. Beyoğlu'na gitsem bulabilir miyim acaba?

02.01.2012 19:44
#33

edebiyat-hitabet-soylesi-roportaj-necip-fazil-la-basbasa20111202183954.jpg

Bu kitabı maalesef bulamadım arkadaşlar. Bana yardım edebilecek var mı acaba? Okuldan bir hocamız bu kitabı istedi ve ben hiçbiryerde bulamıyorum. Arkadaşım geçen hafta www.kitapra.com sitesinden aldı ama şu anda sitede baskısı tükendi yazıyor. www.kitapyurdu.com ve diğerlerinde de durum aynı galiba. Beyoğlu'na gitsem bulabilir miyim acaba?

 

 

okuldan bir hocanın bu kitabı istemiş olması tuhaf? övünmek gibi olmasın ama elimde mevcuttur bu kitap. öğrencilik yıllarımın birinde, bir ramazan akşamı, sultanahmet kitap fuarında bir grup arkadaşla gezerken, içlerinden birisi heyecanlı bir şekilde yanıma gelerek, bak ne buldum diyerekten, bu kitabı bana uzatmıştı ve ben de almıştım...

 

ağır kitaptır her bünye kaldırmaz...

 

cağaloğlunda bedir yayınevine git, orada bulma ihtimalin var...

MU
03.01.2012 13:09
#34

NECİP FAZIL KISAKÜREK

ÜSTAD

Yazar Özkan Taşar tarafından henüz piyasaya sürülmüş. Geçen gazetede okudum. Mavi Lale yayınlarından 6.32 tl, 262 sayfa.

 

Damat ibrahim Paşa bir gün şair Nedime: "Dünyanın en büyük cihangiri, kahramanı kimdir?" diye sormuş. Nedim de karşılık olarak: "Kim en çok gönül fethetmişse, en büyük cihangir odur, Paşam." demiş.

 

Farklı görüşlerde milyonlarca insanın gönlünü fetheden; yazdığı muazzam şiirlerle yediden 3etmişe herkesin hafızasmda ve kalbinde yer edinen Üstad Necip Fazıla gönül vermişlere ithaf olunur.

edebiyat-roman-yerli-ustad20111122182144.jpg

YA
01.09.2012 13:02
#35

Kitap Adı: Aynı Göğün Uzak Yıldızları

Yazar: Sıddık Akbayır

Yayın evi:Asur Yayınları

 

 

 

 

aynigogunuzakyildizlar1.jpg

 

Efsanenin yalnızlığı' , neden büyük şairlere özgü ortak kader olur ?

Neden , Nâzım Hikmet'in ve Necip Fazıl'ın hayatları , şiilerinin önüne geçer ; neden , serüvenlerinde 'tek' ve 'yalnız' kalırlar ?

Türk Düşünce hayatına yön veren , iki köklü ve farklı akım olan Marksizme ve İslâmi düşünceye bağlanışları bu iki büyük şairimizi bir yanda 'bayrak'laştırırken , öte yanda neden , 'doğru anlaşılamamak' gibi bir kaderde buluşturur ?

 

 

************

 

 

Kitap Adı: Ordusunu Arayan Kumandan

Yazar: Lütfü Şahsuvaroğlu

 

 

158355.th.jpg

 

 

 

 

Necip Fazıl Kısakürek, yani üstad yani "Büyük Doğu" kurucusu, müşiri, başyazarı yani "Büyük Doğu" cemiyeti töre ağası yani "Büyük Doğu" ordusunun kumandanı; Cumhuriyetle yaşıt olan sanat, fikir ve cemiyet hayatında çıkardığı dergiler, kurduğu cemiyetler ve etkilediği siyasetler göz önüne alındığında Türk düşünce tarihi, Türk siyaset tarihi, Türk edebiyat tarihi içinde vazgeçilmez bir konuma sahiptir. Onun 1976-1983 tarihleri arasındaki hayatında ben de vardım. "Büyük Doğu"nun son dönemecinde ve "Rapor"ların tamamında... Onunla Türk gençliğini bütünleştirecek, özellikle ülkücüler ve akıncılar mahfillerini "Büyük Doğu" yani tarihî olan hakiki büyük birliğe kalbedecektik. "Ordusunu Arayan Kumandan" olarak Necip Fazıl sanatkâr deruniliği ile siyaset yaratan kurmaylığını buluşturup Türk'ün ruh köküne dayanan yeni bir inkılap peşindeydi. Fakat ya orduları onu anlamadı yahut o, ordulara kumanda edemedi...

YA
01.09.2012 14:36
#36

Kitap Adı: Necip Fazıl'ın Şiirinde Ölüm Senfonisi

Yazar: Ekrem Sağıroğlu

Yayın evi: Esra Yayınları

 

 

 

getimagev3o.jpg

 

 

*******************

Kitap Adı: Necip Fazıl Armağanı

Yazar: Mustafa Miyasoğlu

 

 

konakyayinlarimustafami.jpg

 

Sosyal, siyasal ve estetik görüşleriyle bütün Türkiye'ye malolan eserleriyle Necip Fazıl'ın, imanlı, kültürlü ve şahsiyetli nesillerin yetişmesinde büyük bir yeri vardır. Yaşadığı dönemde çok etkili olmuştur.

Tarihî kimliğimizden yola çıkan kültür ve sanat eserlerine ihtiyaç duyulduğu bir dönemde, Necip Fazıl gibi bir zevk, seviye, incelik ve iman şuuru ortaya koymuş ve şahsiyetimize ait her türlü değeri temsil etmiş bir şair ve mütefekkiri iyi anlamak zorundayız. Böyle bir gayreti göze almayan insanın, ne bu toplumda, ne de başka bir ülkede itibar göreceğini, kayda değer bir eser ortaya koyabileceğini sanmıyoruz

 

*******************

Kitap Adı: Necip Milletin Fazıl Şairi

Yazar: Murat Kaya

Yayın evi:Gonca Yayınları

 

 

goncayayinlarimuratkaya.jpg

 

On iki yaşımda iken hastanede annemi ziyarete gitmiştim. Annem bana, yanında yatan veremli bir kızın şiirlerini gösterdi ve,

-Senin şair olmanı ne kadar isterdim, dedi.

Ben o anda hastane odasının penceresinden savrulan kara ve uluyan rüzgâra bakarak içimden kararımı verdim: Şair olacağım!

YA
07.01.2013 20:03
#37

Mağrur Öfke: Necip Fazıl

Metin Önal Mengüşoğlu

   Ocak 2013

 

Kendisiyle hayli hatırası bulunan birisi sıfatıyla Metin Önal Mengüşoğlu, bu zihin açıcı çalışmasında Büyük Doğu idealinin kurucusu, öncüsü, üstadı olan Necip Fazıl'la tanışmasından başlayarak onun şiirine, düşünce dünyasına, öfkesine, siyasi mücadelesine ve Müslümanlık anlayışına odaklanıyor.

 

Çile, İdeolocya Örgüsü, O ve Ben, Bir Adam Yaratmak, Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu gibi ünlü, ama aslında okundukça keşfedilen yapıtlarını yorumluyor. Yeni bakışlar, anlayış akrabalıkları ve uzaklıkları üzerinden Üstadı nasıl anlayabileceğimizi gösteriyor. Düşüncenin, edebiyatın ve elbette kavganın ne olduğunu ve ne olmadığını bu metinlerden yola çıkarak kendi üslubuyla sorgularken eğri tutulan adalet terazisini de sorgulatıyor.</p>

YA
02.07.2013 12:08
#38

nfkjpg_h352.jpg

 

 

Üstad Necip Fazıl Kısakürek hem edebiyat hem de düşünce hayatımızda son yüzyılın en önemli kilometre taşlarından biridir. Şair ve yazarlığı her düşünceden insan tarafından en üst seviyeye oturtulmuştur. Kendi neslinin ve sonraki nesillerin fikir ve düşünce dünyasının istikamet üzere olmasında katkısı çok büyüktür. Üstad Necip Fazıl, zorluklarla geçen hayatında doğru düşüncelerinden taviz vermemiş ve bu uğurda hayatının son günlerine kadar türlü eziyetlerle karşılaşmıştır.

 

 

 

 

Kaynak Yayınları tarafından yayımlanan ve Hakkı Karatekeli imzasını taşıyan 'NECİP FAZIL KISAKÜREK' isimli kitap, şairin hayatıyla ilgili pek bilinmeyen, hem kendi eserlerinde hem de onunla ilgili yapılan araştırmalarda dağınık halde ele alınan önemli hatıra ve detayları bir araya getirmeyi başarmış.

 

KISAKÜREK'in hayatını çocukluğundan başlayarak kronolojik bir düzen içinde dönemin olayları ile birlikte derleyen bu kitap, Necip Fazıl Kısakürek'le ilgili bugüne kadar yapılmış araştırmalar arasında dikkat çeken önemli bir biyografik eser.

 

Kitabın adı: Necip Fazıl Kısakürek,

Yazarı: Hakkı Karatekeli,

Yayınevi: Kaynak Yayınları,

Sayfa sayısı: 197 sayfa

 

 

 

 

FA
29.12.2018 01:24
#39

Edebi hayatından öncesini de konu alan bi kitap arıyorum önerileriniz var mi ?