esselamün aleyküm...
Atsızcılar hakkında BDG kardeşim bir önceki mesajda güzel bir açıklama yapmış.Ben bunun üzerine yorum yapmak yerine Atsızcıların sitesinden bir bildiriyi sizlere sunmak istiyorum...lütfen başından sonuna kadar okuyunuz..zira bu yazı,onların ne olduğunu,ne derece İslam ve Osmanlı düşmanı olduklarını açıklamay kafidir..
Selam ve dua ile...
İSLAM FAŞİZMİ VE TÜRKLÜK
Dinci adamda; vicdan, insanlık ve iyi niyet olmaz. Bu tip Müslüman geçinen soysuzlar dinlerinin doğası gereği vahşidirler, barbardırlar, saldırgandırlar; hurafe ve ilkellik savunucusudurlar. Dini siyasete alet ederler, siyaseti ve demokrasiyi de, İslam faşizmini hayata geçirmek için bir araç olarak görürler.
İslam faşistleri, ??Elit? laik kesimin çıkarlarına dokunduk, ?mamalarını kestik? onun için bizden rahatsızlar? diyerek, İslamcı zulme kılıf uydurmaktalar ve bu zulme karşı direnen iyi insanlara da çamur ve iftira atmaktadırlar.
Ulan! Cumhuriyet mitinglerine katılan insanlar veya bizler de mi elit kesimiz? Esas halk biziz; siz ise İslamcı sömürücü elitlersiniz.
Sizler, yani dini kullanarak Türklüğün tüm değerlerine zarar veren ve küfreden İslamcı faşistler, Tolon ve Eruygur Paşalara iftira atıp tutuklayınca, aklınız sıra Atatürk'ün ordusundan intikam mı aldığınızı sanıyorsunuz? Peki, hiç devran döner ve gün gelir de bu zulmü yaptığımız insanlar da; yarın bizim şeyhlerimizi, hacılarımızı, hocalarımızı, "ulema"larımızı minarelerin arasına mahya yaparlar diye tarihe bir bakıp hiç mi ders almaz ve düşünmezsiniz?
Sizin dininiz İslam ise bizim ki de kinimizdir. Hani Çingiz Kağan'ın veya Hülagü'nün da dini olan kin vardı ya, hatırlar mısınız? Hani aşığı olduğunuz soysuz Arapların kanlarını oluk oluk akıtarak nehirleri kızıla boyayan ve Arap kafataslarından kuleler diken ulu Türk kağanlarını? Hani meczup atalarınızın kuyruk acılarını giderebilmek amacıyla yazdıkları şiirlerde ilendikleri ulu Türk kağanlarını, hatırlarsınız değil mi?
Tarih tekerrürden ibaretse, günü gelecek torunlarınız, "Ah! meğerse Atatürk çok iyi bir insanmış, cahil ve hain babalarım, dedelerim o yüce insana ihanet etmişler, bu yüzden de Tanrı bizi cezalandırmak için yeni Çingiz'leri, Hülagü'leri göndermiş." diye kemiklerinize ilenecekler.
Din, din, din.. Yeter ulan! Din, din diyerek kalkınmış ve gelişmiş tek bir uygar ülke mi var? Osmanlı vardı diyeceksiniz.. Yahu, Osmanlı'yı yücelten din değil, istismar ettiği Türk kanından aldığı güçtü. Bu güç de, ancak 300 yıl boyunca etkisini gösterdi. Zaman ve yüzyıllar geçtikçe de İslam Türk'ün tüm hasletlerini yok etti ve son 300 yılda ise sizin gibi melezlere ve devşirmelere kalan Osmanlı can çekişerek eriyip bitti. Türklük öğütücüsü Osmanlı'nın tarih sahnesindeki ilkellik, karanlık ve kötülük rolü de, Vahdettin'in Hristiyan İngilizler'in kucağına oturmasıyla son bulmuş oldu.
Türk'ün son ve gerçek Başbuğu Atatürk, Osmanlı adındaki devşirme ve Türklük düşmanı Araplaşmış devleti tarih sahnesinden sildikten sonra, Anadolu'daki gezileri sırasında Türklüğünü unutmuş olan insanımıza:
"Senin milletin nedir?" diye sorarmış.
Aldığı yanıt da: "Paşam elhamdülillah Müslüman?ım" olurmuş.
Başbuğ da: "Tamam sen Müslümansın ama o senin dinin, bir de, mensubu olduğun bir millet var, ben onu soruyorum" dermiş.
Bu sefer de: "Paşam, biz Osmanlıyız" yanıtını alırmış.
Başbuğ bu sefer de" "Tamam Osmanlı Devleti'nin bir vatandaşıydınız ama, Ermeni, Ermeni olduğunu; Rum, Rum olduğunu, Arnavut da, Arnavut olduğunu biliyor. Sizin de mensubu olduğunuz büyük bir millet var, siz de milletinizi bilmelisiniz. Siz, Türk'sünüz, siz Türk'sünüz, siz Türk'sünüz!" diye diye, ümmetçilik anlayışı içerisinde öz benliğini yitirmiş olan insanımızın beynine "Türk" olduklarını kazımış.
Böylelikle, "Türk" kimliği unutturulan yüce ulus, Başbuğu sayesinde "Türk" olduğunu yeniden hatırlamış oldu.
Biz Türkçüleri en çok kızdıran traji-komik konulardan biri de, Türk milliyetçisi geçinen ve fakat özde Osmanlıcı ve Hilafet özlemcisi olan kesimin Başbuğ (!) dedikleri kişinin babasına bile "Türk" olduğunu hatırlatan gerçek Türk Başbuğunu sözde sevmeleri veya Başbuğ (!) dedikleri kişiden daha az sevmeleridir. Bu kesim, Atatürk?ü sevdiğini söyler, ama yalnızca söyler. Uygulamada Atatürk?ün yaptığı hiçbir devrimi veya koyduğu hiçbir ilkeyi savunmaz. Laiklik konusu buna örnektir. Siz hiç, Laikliği savunan bir ülkücü gördünüz mü? Göremezsiniz. Çünkü, ?Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz; şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.? Yani, kişinin gerçek düşüncesini, aklını ve eserini sözlerine bakarak değil, ancak yaptığı işe bakarak görebilirsiniz.
Biz, yani "Türkiye Türklerindir" sözünü ilke edinmiş ülkenin gerçek sahipleri olan Türk soylular, kiracı konumunda olan devşirmelerin "Türklüğün, Atatürkçülüğün, Irkçılığın, milliyetçiliğin veya ulusalcılığın" düşmanı olmalarının nedeninin, tarihten gelen aşağılık komplekslerinden, ezikliklerinden ve kuyruk acılarından kaynaklandığını çok iyi bilmekteyiz. Kiracılar, kahyalar veya kapıcılar rahat olsunlar, günü geldiğinde Türkiye adlı büyük malikanenin sahipleri, o acıyan kuyruklarını bir operasyonla kökünden söküp koparınca kuyruk acılarından kurtulacaklardır. Gelgelelim, Türk kanı taşıyıp da, mensup olduğu millete bilerek veya bilmeyerek ihanet eden hain veya mankurt Türkler'i tarih asla affetmeyecek ve gelecek kuşaklar onları lanetle anacaklardır..
Ant olsun ki, "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olmayacak!"
Bunu dost, düşman hatta dağlar görecekler. Son gülen, Fethullah Gülen değil, Atatürk çocukları olacak!
Çünkü bizdeki inanç ve iman, üstün genlerimizden gelmektedir, onlarınki gibi Arap hurafelerinden değil!
7 Temmuz 2008 www.atsızcılar.com