Mithat Özkök'ün Mektubu:
Beyazıt, 7.2.1946
Saat: 21
Pek muhterem Üstadım,
Bu akşam, yavrunuz Ali'nin doğumunu büyük bir sevinçle öğrendim.
Çok muhterem Neslihan Hanımefendiyi ve içten duygularla bağlı olduğum siz Üstadımı sonsuz saygılarımla tebrik eder, yavrunuza Tanrıdan uzun, mesut ve şerefli bir ömür dilerim.
Mithat Özkök
Yeni Erkek Talebe Yurdu Müdürü
Sultan Abdülaziz'in Torunu Mahmut Şevket Efendi'nin Mektuplarından Satırlar:
Sultan Abdülaziz'in torunu Mahmut Şevket Efendi Hazretlerinin Fransa'dan yazdığı mektuplarında Üstaz, büyük mücahid Necip Fazıl beyefendi hakkındaki yazdığı satırlar aynen aşağıdadır.
4.8.968 tarihli mektubundan:
"Necip Fazıl'ın Sultan Vahidüddin için Bugün gazetesinde yazdıklarını dikkatle takip ediyorum. Maalesef gazete sıra numarasiyle muntazaman gelmediği için bazı eksik nüshaları var herhalde. Sizden rica edip eksikleri isteyeceğim, lütfedeceğinizden eminim. Şimdiye kadar kimsenin yazmağa cesaret edemediği şeyleri tarihimiz huzurunda yazıdığı için Necip Fazıl'a kalben müteşekkir ve minnettarım. Teşekkürlerini kendisine takdim etmek isterim. Ama bilmem ki, rahatsız eder miyim? Şimdiye kadar okuduklarım aliyyül-âlâ... Bakalım sonu nasıl gelecek?"
17.8.968 tarihli mektubundan:
"Necip Fazıl'ın Bugün gazetesinde Sultan Vahidüddin için tarih huzurunda yazıdığı hakikatlere hayranım. Kendisine minnet ve teşekkürlerimi ifadeye acizim. Maalesef bana gelmeyen bu gazetenin sayıları eksiktir. Bir kaç nüsha gelmedi."
28.11.968 tarihli metubundan:
"Lütfen gönderdiğiniz Sultan Vahidüddin hakkındaki kitap için size çok çok teşekkür ederim. Necip Fazıl'a dahi minnettarım. Lakin kendileri de muhakkak takdir ederler ki, çok eksikleri var. Çok temenni ederim ki bunları da o tamamlar. Ve büyük babam için de yazdıklarını tashih eder. O zat mert bir insandır. Bunu yapacağına ümitvârım."
Ahmed Dallı'nın Mektubu:
İstanbul, 16 Ocak 1970
Sayın Necip Fazıl Kısakürek,
Babıâli Caddesi Çatalçeşme Sokak
Aydınlık Han No: 2
Cağaloğlu İstanbul
Sağlık durumum yüzünden Ticaret Bakanlığından ayrılışım dolayısiyle izhar ettiğiniz hissiyata ve iyilik temennilerinize teşekkürler eder, bu yakın ve samimi ilginizin beni çok mütehassis ettiğini bilhassa belirtir saygı ve sevgilerimi tekrarlarım.
Ahmed Dallı
M. Şevket Eygi'nin Mektubu:
Hannover, 11 Mayıs 1970
Pek muhterem Üstadım Efendim,
Önce selam ve hürmetlerimi arzeder, Cenabı Hak'dan sıhhat, afiyet ve güzel günler dileyerek ellerinizden öperim.
Gurbet hayatının dağdağaları içinde size yazmakta geciktim; kabahatliyim. Ancak ümidim odur ki meşru mazeretim karşısında beni mazur görürsünüz.
Size karşı herhangi bir hürmetsizliğim katiyyen mevzuubahis olamaz. Küçük yaşımdan beri kıymetli yazılarınızı, Büyük Doğuları okuyarak yetişmiş bir kimsenin size ihtiram etmemesi küfran-ı nimet olur. Yukarıda da arzettiğim gibi, çeşitli gaileler ve sıkıntılar içinde mektup yazamadım, o kadar...
Gazete, buyurduğunuz gibi perişandır. Elimden birşey gelmiyor. Çünkü şu anda tam birbuçuk seneden beri gurbetteyim. Muhabere ile gazete idare edilemez. Allah'a çok şükürler olsun ki, hâlâ intişar ediyor...
Muhterem Üstadım. Gerçi bana biraz kırgınsınız... Fakat ben yine sizden bir istirhamda bulunacağım:
BUGÜN'e Mayıs'ın 29 unda başlamak üzere iyi kötü bir hamle yaptırtmak istiyorum. Vaktiyle bendenize bahs etmiştiniz: ADNAN MENDERES'in hayatı hakkında bir tefrika yazmayı... Şayet uygun görürseniz ve bize böyle bir tefrika lütfederseniz, idaresizlikten hayli okuyucu kaybeden ve mali durumu iyice sarsılan gazetemize büyük bir yardımda bulunmuş ve bendenizi minnettar kılmış olursunuz.
Mektubumu size gazeteden Ahmed Hulusi Gürbüzol takdim edecektir. İşin mali vechesini görüşmeğe selahiyeti vardır.
Bilvesile tekrar arz-ı ihtiramat eylerim Üstadım Efendim.
Mehmet Şevket Eygi
Münir Derman'ın Mektubu:
21.9.75
Necib Bey,
Çok uzaklardan, mezarlıklardan, ihtiyarların oturduğu sapa yerlerden bir kırçiçeği safiyetiyle size sesleniyorum.
Sizi bundan 41 sene evvel Galatasarayın karşısında Senyuan denilen garip bir pastahane vardı, orada görmüştüm.
Başınızda bir bere vardı.
Garip ve yabancı olarak yalnız dışını gösteren bir genç olarak orada tesadüfen oturuyordum.
Bilmem neden size o zaman için acımıştım... Ve dua etmiştim, duam kabül oldu...
Abdülhakim Efendi'yi Eyüp'te ziyarette bu duayı kendisine söylemiştim, "oldu oğlum, bir gün inşaallah olur." demişlerdi.
Geçenlerde bir işçide Esselam isimli kitabınızı gördüm. Vasiyet kısmını okudum. Gözlerim doldu.
Benim 70 tane 70.000 benim vardır. Size ananızın sütü gibi 7 tanesini bağışladım, şimdiden sizin olsun...
Size akıl vermek hayalimden geçmez bile...
Yalnız şunu söylemekten kendimi dizginleyemedim. Dışınız ile görünen içinizi kimseye göstermeyin.
Namsız nişansız yaşadım, yaşıyorum.
...........................................
Bu küçük mektubu Abdülhakim Efendi'yi geçenlerde rüyada gördüm. Size bu sebeple yazmak arzusu duydum... Bizden hakkın selamı üzerinize olsun.
Münir Derman
Bekir Sıtkı Sezgin'in Mektubu:
Muhterem Efendim,
Cüretimi mazur görünüz. Milli kültür ve san'atimize hizmet aşkı ile giriştiğim bu teşebbüsün ilk mahsulünü zat-ı âlinize takdim ediyorum.
Selam ve hörmetlerimin kabulünü istirham ederim.
Bekir Sıtkı Sezgin
M. Gündüz Sevilgen'in Mektubu:
11 Mayıs 1978
Ankara
Muhterem Üstadım,
Uzun bir aradan sonra BÜYÜK DOĞU'ya tekrar kavuştuk. Allah sizden razı olsun. Mecmuayı adeta içer gibi okudum. Bilhassa İdeolocya Örgüsü gönlümüzdeki, fikrimizdeki duyduğumuz ve düşündüğümüz ve fakat ifade edemediğimizi en veciz şekli ile ifade ediyordu. İnşaallah bugün şahid olduklarımız giyotine konulacak kafanın son çırpınışlarıdır, öbür kafa ise esasen defnedecek eli beklemektedir.
Güçlü bir kadro ve doyurucu bir muhteva ile çıkan BÜYÜK DOĞU'muzun bu 16. devresinin uzun ömürlü olmasını cenab-ı haktan niyaz ediyoruz. Başta zat-ı âliniz olmak üzere diğer bütün kardeşlere, dost ve gönüldaşlara muvaffakiyetler diliyoruz. Münasip görürseniz değerlendirmek üzere acizane bir yazı gönderiyorum.
En kalbi bağlılık, selam ve hörmetle ellerinizi öperim, aziz üstadım.
M. Gündüz Sevilgen
T. Kutsi Makal'ın Mektubu:
27.7.1979
Sayın
Necip Fazıl Kısakürek
Büyük Şair ve Yazar
İstanbul
Muhterem Üstadımız,
28 Nisan'dan başlayarak "Orta Doğu " da günlük yazmanız bizi son derece mes'ut ve memnun etmiştir. Milletimizin iftihar ettiği değerli kaleminiz iki ayı aşkın zaman içinde gazetemizi değerlendirmiş ve şeref kazandırmıştır. Minnet ve şükranlarımızı arzederim.
İnşaallah şartlar elverdiğinde yeniden beraber olmak sevincini yaşayıp birlikte hizmet vereceğiz.
Sağlık ve başarı dileklerimle saygılar sunarım.
Tahir Kutsi Makal
Genel Yayın Müdürü
Süleyman Demirel'in Mektubu:
6 Ekim 1980
Gelibolu
Muhterem Efendim,
12 nolu rapor ile iki adet Sabah gazetesi elime ulaştı. Çok teşekkür ederim.
Vatanın bu mübarek köşesinde, Cenab-ı Allah'tan millete ve memlekete yardımcı olmasını niyaz ederek, toprağı kanlar içinde kucaklamış kefensiz şühedanın aziz ruhlarına manevi huzurunda olmanın engin hissiyatı içerisindeyim.
Türkiye'ye sadakatle bağlı olanların doğru olan yolunda yürümeyi nasip ettiği için Allah'a şükürler olsun.
Mübarek kurban bayramınızı tebrik eder sevgi ve saygılar sunarım.
S. Demirel
Muzaffer Somay'ın Mektubu:
7.10.1982
Muhterem Necip Fazıl Kısakürek,
Türkiye Milli Kültür Vakfı'nın milli kültürümüze hizmet eden eserler için ihdas ettiği ve ilk baskıları 1981 yılında yapılmış eserlerin Kültür Komitesi başkanı sayın Prof. Dr. Salih Tuğ'un başkanlığında toplanan heyet tarafından yapılan değerlendirmesinde "İman ve İslam Atlası" adlı eseriniz fikir dalında Türkiye Milli Kültür Vakfı armağanına layık görülmüştür.
Sizi tebrik eder, başarılarınızın devamını diler, aşağıda belirtilen gün ve saatte armağan dağıtım töreninde bulunmanızı saygıyla rica ederiz.
Muzaffer Sonay
Genel Sekreter
İslam Çupi ve Namık Sevik'in Mektubu:
Üstadımıza...
İlgi ve yanıtlarınızla MİLLİYET'e şeref kazandırdınız...
Sevinçleri ile çileleri ile hapishanesi ile kalemdeki benzersiz ustalığı ile, Bâb-ı Âli'de ve Türk Edebiyatında aşılmaz ve erişilmez olmuş Üstadımıza, Türk sporuna bakış açısı sebebi ile duyduğumuz hayranlık ve saygıyı, bir kere daha tadmak mutluluğuna erdik...
Sağlıklı bir yaşam diler izninizle ellerinden öpmek isteriz...
İslam Çupi - Namık Sevik