ÜSTAD'LA BİR BEKLEME ESNASINDA
27 Ocak 1977.
Saat : 20.30
Bir otel lobisinde.
Üstad Necip Fazıl Kısakürek'te görüşmeden notlar :
Üstad :
Konferans için tutulan yer küçük bir sinema salonuymuş, nasıl olacak?
Akif İnan :
Artık ayakta dinlerler efendim.
...........
Üstad :
Dinle şimdi, Mavera'yı beğeniyorum. Bu «beğenme» sözünün senin için ne ifade ettiğini anlıyorsun.
Evet Üstadım.
İçi ve dışıyla bir ciddiyet ve düzen belirtiyor. Rapor 3'te bahsedeceğim.
...........
Fiyatı fazla!
Dağıtımının sınırlı olması sebebiyle...
Üstad :
Sizin için umumi dağıtıcılarla konuşayım.
..........
Üstad :
Rapor 3 çıkıyor, tamam.
Çok sevindik.
..........
Tercümanda çıkacak eseri beğeneceksiniz.
.........
Üstad :
Kültür Bakanlığı Piyesleri tekrar basacak mı, tükenmiş.
Bizler bile edinemedik.
Niye az bastılar?
Galiba 7 bin basılmış. Piyes olduğu için fazla satış yapamaz sanılmış olmalı. Şimdi de şiirlerinizi bassalar.
........
«Sahte Kahramanlar» geldi mi Ankara'ya?
«Abdülhamid Han» da geldi.
Nasıl?
İyi gidiyor. Arkadaşlar vitrini bunlarla düzenlediler.
Kapakları Mehmet çiziyor. Dışarıdan da artık siparişler alıyor.
Nefis.
Bir şirkette çalışıyor Mehmet, iyi para alıyor.
Üstadım, Mehmet keşke bd Yayınlarının fiilen başına geçse.
Bunu söylemen iyi oldu. Ben de düşünüyorum, yapabilir.
Kaabiliyetli. Osman da yardım eder.
Ben de bütün vaktimi esere veririm.
........
Üstad :
80 cilt oldu.
.......
Keyfiyetinin ne olduğunu biliyorsunuz, geçin bunu, (Mehmet Soyak'a dönerek) işi kaba bir kemmiyet açısından bile ele alarak herkesten sormalısınız bunları, var mı başka biri!
......
Mavera kitap da yayınlayacak mı?
Evet.
Kendi kitaplarınızdan başka, bazı derleme ve sadeleştirmeler de yapabilirsiniz. (Devamla) : Mavera ismi de güzel.
«Mavera dede»den mülhem üstadım.
........
Üstad :
İbrahim Cehdi bey göçmüş, çok üzüldüm.
Sizin hocanız olan zat.
İlk tasavvuf kültürümü kendinden ve verdiği kitaplardan aldım. Bir fazıl, âlim ve edipti, deha idi. 102 yaşındaydı.
Allah rahmet eylesin.
Amin. Zaman, ömür, nasıl çabuk geçiyor.
«Onu yüz yıl sayın siz. Ömür 24 saat.»
Üstad :
Evet 24 saat. Vaktiyle haremime : «Hanım, hele şu harp bir bitsin.» demiştim. Geçende hatırlattım da : «Evet, bizim için daha bitmedi harp.» dedi.
........
Cinnet Mustatili çıkıyor. Önemli eserlerimdendir. Bu sahada Malraux, André Gide ve bir de Dostoyevski vardı.
.......
Üstad :
Rasim gelmedi. Matbaa işi bu, bir saatte biter dersin beş altı saatte bitmeyebilir bakarsın.
........
Yarın erkenden Bağlum'a gideceğiz.
........
Ali Biraderoğlu burada değil mi? Hafta sonlarında Kayseri'ye gider o. Bu hafta konferansı dinlemek için herhalde kalır burada.
Mutlaka.
.........
Üstad :
Sigaranı değiştirmişsin. Birinci, sonra Bafra içiyordun.
Sigaramın cinsinden hicap eden arkadaşlar vardı, başta Alaeddin.
Erkek sigaraydı onlar.
(Akif İnan - Mavera Dergisi, Üstad Özel Sayısı)