Rasim Özdenören'in Üstadın kişiliği üzerine yazdığı bir yazının Üstadın yüz çizgilerini ele alarak kişiliğine doğru inen, müşahhastan mücerrete, suretten sirete giden bir bölümü:
Necip Fazıl'ın kişiliğini anlamaya yaklaşırken önce onun yüzüne bakmalı. Bu yüzde, ilk göze çarpan şey muhteşem bir alındır. Denebilir ki yüzü, kaşlarıyla iki parçaya ayrılmıştır ve bu parçanın yarıdan çoğunu alnı, öbür parçayı da yüzünün geri kalanı oluşturmaktadır.
Bu genel dikkatten sonra bu yüzde görülen şey onun karmaşıklığıdır. Bu yüz, çizgilerle, çukurlarla alabora olmuştur. Burun deliklerinin üstünden yanaklarının altına doğru iki derin çizgi iner, yanakları sayısız çizgilerin kesiştiği bir alandır, alnı kaşlarından başlayarak kat kat derinlemesine çizgilerle yükselir. Ben, onun bir resminde, tabiî duruşu halinde alnında tam onbir çizgi saydım. Yüzündeki bu kadar çok çizgiye rağmen şaşılacak şey şudur: bu yüz, porsumuş ve buruşuk değildir. Tersine, cevval, enerjik fakat aynı zamanda mustarip ve aristokrat bir ifadeyi barındırmaktadır.
Yüzünün her çizgisi, özellikle de sol gözünün kenarı sürekli biçimde kıpırdar. İnce dudaklarını zaman zaman oradaki mevhum bir şeyi kovmak istercesine ve sanki güçlükle yapıyormuşçasına sağa veya sola doğru kaydırır. Bu tikler, ondaki ukdelerin habercisi mevkiindedir. Tiklerle sürekli kıpırdayan bu yüzde, yanaklarının pembeliğini, gözlerinin ışıklarını görebilmek için sanıyorum ayrıca dikkat etmek gerekecektir. Ortaya yakın boyunu ve ufak tefek vücudunu da onun büyük başı perdelemekte ve bu büyük baş o ufak tefek vücuda heybetli bir manzara vermektedir. Nihayet konuştuğu zaman gür, tok ve yüksek tonlu sesi bu heybet manzarasını tamamlar. Bu ses, kendine güvenen ve karşısındakine güven telkin eden bir insanın sesidir. İstanbul şivesiyle zarif ve tonuyla hükmedici..
Bu yüz, insanda bir yücelik duygusu uyandırır ve saygı telkin eder. Bu yüzle, bakışlarla gerçekleştirilen ilk temasınızda sizi malayanilikten uzaklaştıran bir vekar vardır.
(Rasim Özdenören - Kişiliği Üzerine Notlar, Mavera Dergisi Üstad Özel Sayısı, 1983)

