KANLI Y├ťZYILDA B─░R KAR┼×I DURU┼×

 

Yirminci y├╝zy─▒la bakt─▒─č─▒nda ne g├Âr├╝r insan? Eski zaman putlar─▒ndan ├žok daha etkin bir putun, paran─▒n, her zamankinden daha g├╝├žl├╝ oldu─ču; kan s─▒cakl─▒─č─▒ duymadan rahat edemeyen ellerde, yanl─▒┼č ellerde geli┼čen bilimin toplu insan k─▒y─▒mlar─▒na neden oldu─ču; s├Âm├╝r├╝n├╝n ortak bir tepkiyle kar┼č─▒lanaca─č─▒ yerde y├╝z binlerce kilometrelik bir ko┼ču yar─▒┼č─▒ gibi co┼čkuyla seyredildi─či; rol model olarak yamyamlar─▒n al─▒nd─▒─č─▒ ancak yap─▒lan caniliklerle onlar─▒n bile mumla aran─▒r oldu─ču; a├žlar─▒n daha ├ž─▒plak, daha hasta, daha zay─▒f, daha ├╝mitsiz ya┼čarken, onlar─▒n o zay─▒f s─▒rtlar─▒na basarak kazan├ž sa─člayan kibar beyefendilerin daha etli, daha k├╝rkl├╝, daha g├Âbekli g├Âr├╝nd├╝─č├╝ yirminci y├╝zy─▒la bakt─▒─č─▒nda ne g├Âr├╝r insan? Haks─▒zl─▒─č─▒n, zulm├╝n ve a├žg├Âzl├╝l├╝─č├╝n ┼či┼čerek patlama noktas─▒na geldi─či, d├╝r├╝stl├╝─č├╝n kilo kayb─▒ndan eriyip gitti─či bir zaman olan o y├╝zy─▒l; bir kere bak─▒nca bir daha bakmak imkans─▒z olan ancak tekrar tekrar bak─▒lmas─▒ gereken bir cinnet ortam─▒ olarak orada duruyor.

 

Ortada binlerce y─▒ld─▒r yap─▒m─▒ devam eden bir canavar var. Her bir organ─▒ farkl─▒ zamanlarda yerine oturtulmu┼č bu korkun├ž varl─▒─ča yirminci asr─▒n hediyesi ak─▒l oldu. Bu ruhtan yoksun s├Âzde ak─▒l, her d├╝─č├╝m├╝n yaln─▒z onunla ├ž├Âz├╝lece─či vehmini ta┼č─▒yan zeki fakat kafas─▒z insanlar marifetiyle, canavar─▒ y├╝r├╝rken ko┼čan, mide buland─▒r─▒rken zehirleyen, ─▒s─▒r─▒rken ├Âld├╝ren bir hale getirdi. B├╝y├╝k geli┼čme, b├╝y├╝k ilerleme kaydeden bu y├╝zy─▒l, mutlu sofralar─▒ndan, evlerinden, ailelerinden edilen, korkun├ž bir ┼čekilde ├Âl├╝me itilen insanlar─▒n mezarlar─▒yla doldu. Canavar daha ├Ânce insan hayat─▒n─▒ hi├ž bu kadar de─čersiz k─▒lmam─▒┼čt─▒. Be┼č as─▒r kadar ├Ânce bir Avrupal─▒, ko┼čarak ka├žmaya ├žal─▒┼čan ├╝├ž ya┼člar─▒nda bir Amerikan yerlisini t├╝fe─čiyle vururken de, yirminci y├╝zy─▒lda yine bir Avrupal─▒, binlerce insan─▒ ├Âld├╝rmek i├žin att─▒─č─▒ atom bombas─▒n─▒ ta┼č─▒yan u├ža─ča annesinin ad─▒n─▒ verirken de ayn─▒ akl─▒n, ayn─▒ korkun├ž akl─▒n neler yapabilece─či, ne t├╝r y─▒k─▒mlara neden olabilece─čini g├Âsteriyordu. ─░nan├žs─▒zl─▒k ├ža─č─▒yd─▒ bu. G├Âklerden ├žekinmiyor, ba┼č─▒bo┼č b─▒rak─▒ld─▒─č─▒n─▒ zannediyor, diledi─či halt─▒ i┼člemekte serbest oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yordu insan. Hakikate inanmamak ya da onu g├Ârmezden gelmek, haks─▒zl─▒k yaparken kendini mazur g├Âsterecek sebeplerden biri oluyordu. Sanki bir daha dirilmeyecek, ├Âl├╝m her ┼čeyin sonu olacakm─▒┼č gibi; ├Âld├╝rmekten de, haks─▒zl─▒k yapmaktan da, ├žalmaktan da, her t├╝rl├╝ pisli─če bula┼čmaktan da kendini alam─▒yordu insan.

 

Kanl─▒ yirminci as─▒rda a┼ča─č─▒ yukar─▒ seksen y─▒l ├Âm├╝r s├╝ren ├ťstad Necip Faz─▒l bu cinnetin birebir tan─▒─č─▒ olarak hem onun ├žilesini ├žekmi┼č, hem sorunu oldu─ču gibi g├Âstermi┼č, hem de ondan kurtulman─▒n tek ├žaresini hayat─▒ boyunca s├Âylemekten geri durmam─▒┼čt─▒r. Bir ┼čiirinde otuz ya┼č─▒na kadar g├Âky├╝z├╝nden habersiz u├žurtma u├žurdu─čunu s├Âyleyerek belli bir zamana kadar d├╝nyay─▒ ba┼čtan sona saran bu b├╝y├╝k yang─▒ndan uzak durdu─čunu da a├ž─▒klar bir anlamda. Bu, gen├žli─činde fikir sanc─▒s─▒ ├žekmi┼č de─čildir anlam─▒ ta┼č─▒maz. Yine bir ├žile vard─▒r fakat bu yerine oturmu┼č, yolunu bulmu┼č bir ├žileden uzakt─▒r. Daha ├žok bo┼člukta savrulan, kurtulu┼ču bohem denilen bir hayatta arayan bir sanc─▒ gibidir o. Otuz ya┼č─▒na geldi─činde saat ├žalar, bulan─▒k sular ├žekilir, tozlar esen tatl─▒ bir r├╝zgarla kaybolur. Bir alim, bir b├╝y├╝k insan buna vesile olur. ─░nanc─▒n sars─▒lmaz bir sa─člaml─▒─ča kavu┼čmas─▒yla sorular da oldu─ču yerden daha uza─ča uzan─▒r bir hale gelir. Neden? Ni├žin? Nas─▒l? Sorularla birlikte sorunlar─▒n da b├╝y├╝mesi, geni┼člemesi ka├ž─▒n─▒lmazd─▒r. Buna ra─čmen d├╝nyan─▒n, ger├žek hayat─▒n sadece bir g├Âlgesi olabilece─či ger├že─či dev sorunlar─▒n a┼č─▒lmaz olmad─▒─č─▒n─▒n da bir g├Âstergesidir. Neler olmaktad─▒r? Daha ├Ânemlisi neden b├Âyle olmaktad─▒r? Bu, sorunu oldu─ču gibi g├Ârme, te┼čhisi koyma devridir. As─▒l sorun da burada ba┼člar belki. ÔÇťAnlamak yok ├žocu─čum, anlar gibi olmak var. Ak─▒l i├žin son tav─▒r, sa├žlar─▒n─▒ yolmak varÔÇŁ dizeleriyle ├ťstad buna m─▒ i┼čaret etmi┼čtir acaba? ─░nsan i├žin sorunu i┼čaret etmek kolay; onu kavrayabilmek, dahas─▒ onunla ya┼čayabilmek neredeyse imkans─▒z gibidir. Ger├žekler kar┼č─▒s─▒nda ├ž─▒ld─▒rmamak i├žin anlar gibi yapmak tek ├žaredir. Bundan sonra ├žare d├Ânemi gelir. Kurtulu┼čun ├žaresiÔÇŽ U├žurumdan d├╝┼čmekte olan insanl─▒─č─▒ tekrar d├╝zl├╝─če kavu┼čturacak, ya┼čanmaya de─čer hayat─▒ ke┼čfettirecek, kaybedilen g├╝zellikleri yeniden bulduracak, art─▒k pek bir ├Ânemi kalmayan insan hayat─▒n─▒ her ┼čeyden ├╝st├╝n tutacak, can vermi┼č olan adaleti tekrar diriltecek bir kurtulu┼čÔÇŽ B├╝t├╝n de─čerlerin tepetaklak oldu─ču, her ┼čeyin iflas etti─či bu ihtiyar d├╝nyada insan neye g├╝venebilir? ├ç├╝r├╝meden, de─čerini hi├ž yitirmeden, eskimeden hangi ┼čey ayakta durabilir? Ay─▒rt etmeden t├╝m insanl─▒─č─▒ kucaklayacak, iyile┼čtirecek el hangi g├Âvdededir? Bu y├╝kselen bulan─▒k sulardan, bu tufandan insan─▒ hangi gemi kurtarabilir?

 

├ťstad, insano─člunun sadece inanarak, taviz vermeden inanarak kurtulu┼ča erece─čini bizzat kendi ya┼čant─▒s─▒ ve eserleriyle g├╝├žl├╝ bir ┼čekilde s├Âylemekten y─▒lmam─▒┼čt─▒r. Bu inan├ž, ─░slam inanc─▒d─▒r. Y├╝zlerce y─▒ld─▒r b├╝y├╝yen, sonunda patlayan, ┼čimdi de daha b├╝y├╝k patlamalara neden olabilecek sorunlar hep onun varl─▒─č─▒n─▒n g├Ârmezden gelinmesi, sesinin k─▒s─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒lmas─▒, kenara itilmek istenmesi y├╝z├╝nden olmu┼čtur. Tek ├žare ondad─▒r. Fakat o inanmayanlarca karalanm─▒┼č, inananlarca da umursanmam─▒┼č ya da hakk─▒yla bilinmemi┼čtir. Bu tarihi hatay─▒, bu b├╝y├╝k haks─▒zl─▒─č─▒; yazd─▒─č─▒ eserler, verdi─či konferanslarla oldu─ču gibi g├Âstermi┼čtir ├ťstad. ─░slamÔÇÖ─▒ t├╝m y├Ânleriyle anlatmaya ├žal─▒┼čm─▒┼č, onu kalemiyle savunan ordunun etkin bir neferi olmu┼čtur. ─░nsanl─▒─č─▒ kurtulu┼ča erdirecek yegane ├žarenin OÔÇÖnda oldu─čunu ├Âmr├╝n├╝n sonuna kadar y├╝ksek sesle dile getirmi┼čtir.

 

├ťstadÔÇÖ─▒n eserleri cinnetin ta kendisi olan yirminci y├╝zy─▒la bir tepkidir ancak sadece o y├╝zy─▒lla s─▒n─▒rl─▒ de─čildir. Ya┼čad─▒─č─▒ d├Ânemdeki olaylar─▒n i├žy├╝z├╝n├╝ tarihle ve gelecekle birle┼čtirmi┼č, sorunu b├╝t├╝n bir halde g├Âstermek istemi┼č, bununla orant─▒l─▒ olarak topyekun bir ├ž├Âz├╝m sunmu┼čtur.

 

Tarih Boyunca B├╝y├╝k Mazlumlar isimli eserinde iki bin y─▒ldan fazla bir zaman i├žinde zulme u─črayan insanlar─▒ ve topluluklar─▒ inan├ž ayr─▒m─▒ g├Âzetmeksizin sadece mazlum s─▒fatlar─▒yla g├Âstermi┼č; adaletsizli─čin, h─▒rs─▒n, g├╝c├╝ k├Ât├╝ye kullanman─▒n nelere mal olaca─č─▒n─▒ belirtmi┼č; hakikati savundu─ču, iftiraya u─črad─▒─č─▒ ya da sadece g├╝├žs├╝z ve masum oldu─ču i├žin ├Âld├╝r├╝len ve haks─▒zl─▒─ča u─črayan nice mazlumu bu vah┼čet ├ža─č─▒nda vicdan─▒n en berrak sesiyle anm─▒┼čt─▒r.

 

─░kinci d├╝nya sava┼č─▒ y─▒llar─▒nda yazd─▒─č─▒ Para oyunuyla bu putun d├╝nyay─▒ al├žakl─▒kla d├Ând├╝rd├╝─č├╝n├╝, onu kazanma h─▒rs─▒n─▒n insano─člunu canavarla┼čt─▒rd─▒─č─▒n─▒ sergilemi┼č; kahraman─▒na cenneti anlatt─▒r─▒rken ona ÔÇťparan─▒n ge├žmedi─či yerÔÇŁ dedirtmi┼čtir. Oyunda, bu d├╝nyada b├Âyle bir cennet kurulamaz m─▒ sorusunun yan─▒t─▒ da haz─▒rd─▒r : ÔÇťYalanc─▒ ├ži├žeklerle bah├že yap─▒labilirse, bu d├╝nyada da b├Âyle bir cennet kurulabilir.ÔÇŁ

 

├ťstadÔÇÖ─▒n Reis Bey oyunu haks─▒zl─▒─ča, adaletsizli─če, itip kakmaya, yok etmeye batm─▒┼č bu d├╝nyaya merhameti, ac─▒may─▒, herkesin insan gibi ya┼čamas─▒na olanak sa─člayacak kar┼č─▒l─▒kl─▒ sayg─▒ ve sevgiyi anlatmaya ├žal─▒┼č─▒r. Pi┼čmanl─▒kla gelen bir kurtulu┼čtur bu. Onun bir yan─▒ da herkesin birbirini affetmesinden ve su├žu kar┼č─▒s─▒ndakinden ├Ânce kendisinde g├Ârmesinden ge├žer.

 

─░lk eserlerinden olan ve Mara┼čÔÇÖ─▒n i┼čgali s─▒ras─▒nda ge├žen TohumÔÇÖda ruhun g├╝c├╝n├╝ olabildi─čince g├Âstermi┼č, bunu da okunduktan y─▒llar sonra bile o ilk taze haliyle hat─▒rlanacak efsane bir karakterle, Ferhat BeyÔÇÖle yapm─▒┼čt─▒r. Ferhat Bey t─▒pk─▒ eserin ismi gibidir. Her yeri ele ge├žiren maddeye kar┼č─▒ verilen m├╝cadelede, en imkans─▒z anda bile so─čukkanl─▒ bir umudu asla yitirmemede onun karakteri hat─▒rlan─▒r.┬á ─░nsan─▒n y├╝re─činde y─▒llar i├žinde geli┼čir Ferhat Bey. O bazen bir d├╝┼č├╝n├╝rd├╝r, bazen bir fikrin kendisidir, bazen de AnadoluÔÇÖdur. T─▒pk─▒ ├ťstad gibi…

 

Hasan Serin