Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink giriş

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Masal Oku

Masal oku

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink Panel

Alpha Fuel Pro

boostaro review

Brain Savior Review

NervEase

Nitric Boost

Nitric Boost Ultra

Yu sleep review

trimology review

alpha fuel pro

trimology review

deneme bonusu veren siteler

slot siteleri

marsbahis giriş telegram

marsbahis giriş

jojobet giriş

jojobet

pulibet

jojobet güncel giriş

pulibet

jojobet güncel giriş

meritking

betebet

Eros Maç Tv

İzmit Escort Bayan

Escort Antalya

Antalya Escort Bayan

Primebahis

Primebahis Giriş

sezarcasino

marsbahis giriş

marsbahis

dedektör

หวยออนไลน์

bets10 sorunsuz giriş

bets10 giriş

pusulabet

nerobet

Maltepe Escort

deneme bonusu

holiganbet

bets10 giriş

jojobet güncel giriş

jojobet

casibom giriş

nakitbahis

gorabet

kadıköy escort

güvenilir bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

slot siteleri

deneme bonusu veren siteler

Jojobet

Jojobet

betlivo

realbahis

realbahis

avrupabet

avrupabet

kareasbet

casibom

jojobet

slot siteleri

unblocked games

Earn money link shortener

porno

asyabahis

sekabet

padişahbet

hiltonbet

vdcasino giriş

dizipal

turkbet giris

grandpashabet

Kiralik bahis sayfaları

jojobet

giftcardmall/mygift

vdcasino

vdcasino

vdcasino giriş

casibom

Hacking Forum

deneme bonusu veren siteler

modabet

Kop Dağında Bir Dükkân

KOP DAĞINDA BİR DÜKKAN

Farz edin ki ben deli divane bir milyonerim. Kafamı okşayacak, bana hoş görünecek, en saçma bir fikir uğruna varımı yoğumu dökmekten çekinmem.

Anadolu’nun sessizlikte, ıssızlıkta, kimsesizlikte, cansızlıkta eşi olmayan bir yerini bulup orada bir dükkân açmak istiyorum. Issızlıkların arasından bir ormandan geçer gibi geçerek en koyu hiçliğin ve en dipsiz yokluğun yuva kurduğu noktayı arıyorum. Nihayet herhangi bir tarafta, meselâ Kop Dağı’nın tepesinde, üzerinden insan değil, çakal değil, kuş değil, bulut bile geçmeyen, üzerinde ağaç değil, çalı değil, ot değil, yosun bile bitmeyen, siyah, keskin, cılk, kabir azabı şeklinde donmuş korkunç bir kayalık buluyorum. Dükkânımı hemen oracıkta, masmavi gökle kapkara yer arasında kuruveriyorum.

Bu dükkânda ne satacağım biliyor musunuz?

On milyonluk şehirlerde bile sayısı on kişiye varmayan en şık, en mükemmel kadınlara mahsus ipekli çoraplar…

Bundan sonra yapacağım iş pek kolaydır. Plânını dünyanın en büyük mimarına yaptırdığım ve içini en usta mobilyecisine döşettiğim dükkânımda yan gelerek kıyamete kadar, Yecüc’le Mecüc’ün denizlerle dağları yutacağı güne kadar müşteri beklemek…

Sanat önü kalabalık bir çeşmedir. Kimi bu çeşmenin bilek kalınlığında dökülen kevseriyle avuçlarını doldurup içer, kimi dolu avuçlardan fışkıran damlacıklarla dilini ıslatır, kimi çeşmenin yalağındaki artık sulara başını gömer, kimi de bu artık suların toprak üzerinde akan ve ayaklar altında ezilen bulanık ve çamurlu yollarına yüzükoyun kapanır.

Aradaki eskilik ve yenilik, soyluluk ve piçlik, ciddilik ve gülünçlük farkıyla Homere’den Filorinalı Nazım’a kadar bu tılsımlı suya imrenmiş kaç kişi gelmişse bunların içinde suyu menbaından içebilmiş tek bir sanatkâr yoktur ki Kop Dağı’nda ipekli kadın çorabı satan zavallının azabından bir şeyler duymuş olmasın…

Acaba böyle kaç tane sanatkâr gelmiştir. Her hâlde dünyanın kıt’a bölümünden fazla değil…

Ey sanatkâr!

Arının balı damağımıza, ağacın yemişi midemize ve ipek böceğinin sihirli iplikleri derimize göre yapılmış değildir. Onlar bu eserleri iki üç çiçekle üç dört dut yaprağı buldukları, bir damla suyla bir zerre güneşi yakaladıkları her yerde, kendi kendilerine ve bizi düşünmeden verirler. Eğer damağımızda bala ve derimizde ipeğe karşı bir hassasiyet mekanizması olmasaydı arı, ipek böceği ve elma ağacı, Kop Dağı’nda birer dükkân açmaya gideceklerdi. Kim bilir damağımızda bala ve derimizde ipeğe karşı bir hassasiyet uyanıncaya kadar kaç bin sene bekledik.

Dudağa göre lezzet değil, lezzete göre dudak…

Sanatkâra muhatap olan herkes ve bu herkesin kurduğu her cemiyet, sanatkârı kendi kanunlarına ve seviyesine göre doğurduğu kadar sanatkârın da kanunlarına baş kesmeye ve seviyesine tırmanmaya mahkûmdur. Çünkü o fert hâlinde kendi remzinden başka bir şey değildir.

Kumaşını ilk rast geldiğin müşterinin şartlarına göre ördüğün ve onu oturduğun dağın karmakarışık yollarına tırmanmak zahmetinden kurtardığın gün, heykeltraşsan nalbanttan, ressamsan badanacıdan, şahsen “eskiler alayıma”dan farkın kalmayacaktır.

Sen daima Kop Dağı’nın tepesinde otur ve dükkânında o cinsten şeyler sat ki o eşyanın kıymeti, Paris’ten yola çıkıp Kop Dağı’nın tepesindeki cevheri aramanın zorluğuyla ölçülsün.

***

TDK’nın Hazırladığı, “Güzel Yazı Dizisi” ismine sahip serinin “Denemeler” başlıklı kitabından alınmıştır.

Share

You may also like...

1 Response

  1. alper dedi ki:

    bir yanıt yazın
    ben cevap yazmak istiyorum
    bu kelime yani yazı yani alfabe yani medeniyet yani uzar gider
    ismi üstaddan alan diyelim bir sayfanın kelime konusunda daha dikkatli olmasını isteriz bence sizde istersiniz
    biz bizim taraf üstadın tarafı böyle konularda hassas olmalıyız ki mesafe kaydedelim değil mi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.