Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Masal oku

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink Panel

retro bowl unblocked

fnaf unblocked 76

1v1.lol unblocked 76

unblocked games

fnaf

1v1.lol

new unblocked games

perabet

tulipbet

mislibet

pokerklas

jojobet giriş

marsbahis

tarafbet

casibom

vevobahis giriş

betturkey giriş

betturkey

pokerklas giriş

casibom giriş

pokerklas

padişahbet

tümbet

tümbet giriş

tümbet giriş

tümbet

betpark giriş

monobahis

interbahis

betixir

piabellacasino

güvenilir casino siteleri

jojobet güncel giriş

betturkey giriş

betturkey

ilbet

ilbet giriş

bets10

bets10 giriş

bets10

Milanobet

piabellacasino

casibom giriş

deneme bonusu

galabet

Pump.fun Volume Bot

bets10

bets10 giriş

tempobet

tempobet giriş

İkimisli

onwin

grandpashabet

holiganbet

sahabet

pusulabet

holiganbet

bahibom

marsbahis

extrabet

betsin

mp3juice download

daire temizliği

vdcasino

vdcasino

vdcasino

bets10 giriş

mobilbahis

iddaa bülteni

ataşehir escort

casibom

yatırımsız deneme bonusu

jojobet güncel giriş

jojobet giriş

jojobet güncel

jojobet giriş

jojobet güncel giriş

jojobet

artemisbet

mislibet

elitbahis giriş

grandpashabet giriş

Hacklink Panel

pusulabet

pusulabet

Hacklink Panel

Hacklink Panel

betpark

deneme bonusu veren siteler

Hacklink Panel

สล็อตเว็บตรง

grandpashabet

grandpashabet giriş

Hacklink Panel

Hacklink Panel

sahabet giriş

hiltonbet giriş

Hacklink Panel

Hacklink Panel

teosbet

vdcasino giriş

zirvebet

mislibet giriş

imajbet

jojobet

nerobet

jojobet giriş

artemisbet giriş

Meritking

goldenbahis

สล็อตเว็บตรง

padişahbet giriş

bets10

vevobahis

caddebet

jojobet

jojobet

holiganbet

dedebet

Vanobet Giriş

giftcardmall/mygift

trust score weak 3

jojobet giriş

pusulabet giriş

betoffice

tipobet

mislibet

jojobet adres

casibom

realbahis

ikimisli

queenbet

jojobet

tarafbet

sekabet giriş

imajbet

netbahis

sapanca bungalov

marsbahis giriş

meritking

deneme bonusu veren siteler

jojobet giriş

interbahis

realbahis

bahiscasino giriş

realbahis

agb99

interbahis giriş

betwoon

Hacking forum

trend hack methods

xslot

cratosroyalbet

deneme bonusu

betturkey

betturkey giriş

betturkey giriş

betturkey

betpas

1xbet giriş

sonbahis

holiganbet giriş

Kayseri Escort

restbet

dinamobet giriş

iqos

deneme bonusu

bets10

Bağlama Büyüsü

hackhaber

deneme bonusu veren siteler

bets10 giriş

grandpashabet

sezar casino

bets10 güncel giriş adresi

vaycasino

mariobet

madridbet

pokerklas

film izle

casibom

izmir escort

porno izle

caddebet, caddebet giriş

pokerklas, pokerklas giriş

monobahis, monobahis giriş

Antalya Escort

superbetin

superbetin giriş

süperbetin

meritking

meritking giriş

holiganbet

ilbet

ilbet giriş

holiganbet giriş

jojobet giriş

jojobet

onwin

monobahis

monobahis giriş

padişahbet

padişahbet

cratosroyalbet

ligobet giriş

alanya escort

ugwin288

tempobet

tempobet giriş

big bass bonanza

jojobet giriş

perabet

ilbet

deneme bonusu

casibom güncel giriş

sweet bonanza siteleri

Ankara escort

marsbahis

güvenilir bahis siteleri

dizipal

casino siteleri

vdcasino giriş

ngsbahis

locabet

casibom

piabet

caddebet, caddebet giriş

dizipal

koora live

bein match

google

meritking

piabet

piabet

marsbahis

betpark

betpark

betpark

betpark giriş

betpark giriş

betpark giriş

atlasbet

grandpashabet

deneme bonusu veren siteler

slot siteleri

deneme bonusu

casibom güncel giriş

casibom giriş

sweet bonanza

casibom

betflix giriş

betflix

betturkey

teosbet

pusulabet

jojobet

grandpashabet

grandpashabet

radissonbet

vdcasino giriş

vdcasino

Galabet

deneme bonusu

vdcasino giriş

holiganbet

ahmetkaya

ikimisli

queenbet

jojobet

holiganbet

madridbet

herabet

istanbul escort

Kurtköy Escort

sohbet hattı

jojobet

jojobet

jojobet

jojobet

casibom giriş

casibom

holiganbet

mavibet

meritking giriş

meritking

marsbahis

betsmove

betsmove

holiganbet

mavibet

holiganbet giriş

jojobet

goldenbahis

holiganbet

galabet

holiganbet

mislibet

casibom

galabet

matbet

elexbet

Hacklink panel

deneme bonusu veren siteler

galabet

betturkey

padişahbet

betgaranti

jojobet

google giir

jojobet

madridbet

Canlı Sohbet Hattı

realbahis

casibom giriş

royalbet

jojobet giriş

royalbet

casibom giriş

casibom giriş

casibom

merit

bahsegel

bahsegel giriş

bahsegel

bahsegel giriş

sonbahis giriş

betturkey

betturkey giriş

sahabet

meritking giriş

meritking

truvabet

betgaranti

betoffice

piabet

Bet365 Giriş

betturkey

betturkey giriş

unblocked games

jojobet

tümbet

openiv

deneme bonusu

deneme bonusu

deneme bonusu

casibom

casibom giriş

mislibet giriş

slot siteleri

ligobet giriş

hitbet

galabet

maritbet

betpark giriş

betpark

betpark

betpark güncel giriş

openiv

runtobet

runtobet giriş

esenyurt escort

1xbet

turkbet giris

streameast

openiv

jojobet

tipobet giriş

güvenilir sms onay

monobahis, monobahis giriş

betine

jojobet

Sohbet Hattı

terea sigara

betvole

betvole

betkolik

betkolik

betplay

betplay

aresbet

aresbet

alfabahis

alfabahis

gobahis

gobahis

livebahis

livebahis

atlasbet

atlasbet

ultrabet

ultrabet

marsbahis

marsbahis

marsbahis

marsbahis

marsbahis

coinbar

coinbar

elitcasino

elitcasino

bahisfair

bahisfair

gonebet

gonebet

betovis

betovis

golegol

goldenbahis

kıbrıs gece hayatı

pokerklas, pokerklas giriş

jestbahis, jestbahis giriş

deneme bonusu veren siteler

20. Asrın ‘Çile’ Harmanı: Üstad Necip Fâzıl Kısakürek

20. ASRIN “ÇİLE” HARMANI : ÜSTAD NECİP FÂZIL KISAKÜREK

Dr. Mehmet GÜNEŞ

O, Türkçe’yi emsâlsiz bir mahâretle kullanan, kelimeleri bir kuyumcu titizliliğiyle işleyip taçlandıran, infilâk hâlindeki yanardağlar gibi için için yanan, rûhu fırtınalı ummanlar gibi dalgalanan, engin muhayyilesiyle has şiirin şafağına dayanan ve “her mısraı bir şiir mecmuası” olan “Şâirler Sultânı”ydı… O, çölleşen fikir dünyamıza düşünceleriyle hayat veren, kandilleri sönmeye yüz tutmuş bir kubbenin rûhunu kalemiyle ateşleyen, kendimize ait mukaddes rüyâları görmemiz için “küllî bir tefekkür şuuru” oluşturmayı hedefleyen ve yeniden câmi merkezli bir medeniyet inşâ etmeyi gâye edinen eşsiz bir mütefekkirdi…

O, hem tasavvuf deryâsının derinliklerine dalan, hem de şâirliğin zirvesine ulaşan; mekânla zamanı, ezelle ebedi, idrâkle sezgiyi, akılla duyguyu, coşkuyla ritmi, biçimle ahengi birleştiren; fikrî yazılarında sanatkârlığını tebârüz ettiren, sanat eserlerinde de mütefekkirliğini terennüm eden müstesnâ bir edipti…

O, mücerredi müşahhas sembollerle ifâde eden anlatım biçimiyle nesri canlandıran, makâlelerini çarpıcı cümlelerle şâha kaldıran ve müthiş hitabetiyle kitleleri heyecanlandıran muazzam bir kalem ve kelâm ustasıydı…

O, maddede vârolan ihtişâmın sırrına eren, maddenin esrârında Allah(c.c.)’ın azâmetini gören, madde-ruh problemini iç âlemindeki coşkuyla bütünleştirip, zekâsının kıvraklığı sayesinde tadına doyulamayan muhteşem bir üslûpla dile getiren,

“Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış,
Mârifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.”

diyerek poetikasını en veciz bir biçimde ortaya koyan büyük bir sanatkârdı…

O, kendine has tarzı, büyülü anlatımı, estetik kaygıları, sembollere yüklediği mânâların modern yansımaları, zıtlıkların ahengini ortaya koymadaki ifâde gücünün erişilmezliği, metafizik derinliği, kelime zenginliği, fikrî ve felsefî alanlardaki düşünce bütünlüğüyle kendine has bir nesir dili inşâ eden mükemmel bir nâsirdi…

O, el attığı her alanda şahikalaşmış, üç hâneli rakamlarla ifâde edilen telif eserlere imza atmış, keyfiyette olduğu kadar kemiyette de Türk Edebiyat ve tefekkürünün yüzünü ağartmış; şiir, tiyatro, hikaye, din-tasavvuf, roman, polemik ve tefekkür sahalarında “kitaplık çapında” eserler vermiş bir velût yazardı…

O, karanlık devirleri aydınlatmış, kendini bütün varlığıyla inancına adamış, “Türk’ün ruh köküne bağlı” nesillerin yetişmesi için çıra gibi yanmış, beyinlere ve gönüllere ışık tutmuş, gençliğe istikâmet vermeyi başarmış, millî kalarak evrenseli yakalamış müthiş bir fikir ve aksiyon kasırgasıydı….

O, mağdurların, mâsumların, mazlumların safında yer aldı, çiğnenen mukaddesat ve unutturulmak istenen millî değerler için mücâdele verdi, her zaman zora tâlip oldu… İslâm’ı müdâfaadan aslâ geri durmadı, emniyet-mahkeme-cezaevi arasındaki baskılardan hiç çekinmedi, fikir kılıcını çekerek fildişi kuleleri tek başına yıkmaya çalıştı… Türk Milleti’nin akıl almaz bir zillet içinde boğulmasına karşı isyan etti; baş koyduğu yolda tatmadığı eziyet, görmediği cefâ, çekmediği çile kalmadı; dûçâr olduğu baskılar karşısında azâmetinden, asâletinden, cesâretinden, metânetinden ve izzetinden hiçbir zaman tâviz vermedi… O, mahcup tavırlı bir kitleye, zâlimler karşısında nasıl bir mağrur duruş sergilenmesi gerektiğini tebliğ ve temsil eden ser-âzâd bir kahramandı…

O, “Ha tüfeği olmayan asker, ha öfkesi olmayan fikir” “ diyerek fikirde aksiyon arayan, “aksiyon düşmanı fikir adamı, dişleri sökülmüş ve pençeleri törpülenmiş bir sirk aslanı kadar merhamet telkin edicidir” hükmünün “Çerçeve”sini çizen ve aksiyonerliğini hayata geçirirken;

“Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes
Ey kahpe rüzgâr artık nereden esersen es”

diyen büyük bir davâ adamıydı…

O, İslâm’ı yok sayan, millî değerlerimizi göz ardı eden zihniyete karşı “ ciddî, tutarlı ve seviyeli ilk hesaplaşmayı başlatan” korkusuz bir şâir ve mütefekkirdi…O’nun mısraları ilkbahar çiçeklerinin üzerine yağan rahmet misâli gönüllerimize damlarken, nesri de inkârın buz dağlarını bir ağustos güneşi gibi eritti ve “Tarihteki Yobazların” yobazlıklarını ispat etti…

O, herkesin kullandığı kelimelere hiç kimsenin tasavvur edemediği anlamlar yükleyerek çarpıcı nüanslar kazandıran, onlara yeni ufuklar açan, duyguları söylenebilme imkânlarının son haddiyle dile getiren, insan muhayyilesinin müntehâsını zorlayacak ifâdeleri terennüm eden muhteşem bir erbâb-ı kalemdi…

Bu yüzden O, isminin müterâdifi olan “Üstad” sıfatını kâmil mânâsıyla hak etmiş, hiç boşluk bırakmadan, hatta taşacak bir biçimde üstad kelimesinin içini bihakkın doldurmuş ve hatta, üstad sıfatı bile O’nu ifâde etmek için yetersiz kalmıştı…Çünkü üstad kelimesi, Hâşim’in ifâdesiyle, “ehliyetin son olgunluk mertebesi” olup “dâhînin bir derece aşağısıydı”… O, üstad kavramını aşan birisi, hakkıyla ifâde etmek gerekirse ‘Üstadların Dâhîsi’ydi…

Hülâsâ O; şiirde, nesirde, tefekkürde, hitâbette zirveyi tutan; edebiyatın bir çok sahasında, tiyatro, hikaye, roman, tarih, biyografi, inceleme, deneme, fıkra, makâle ve mizah dallarında, fikrî ve felsefî alanlarda, din ve tasavvuf mevzuunda mühim eserler veren; ilgi çekici bir hayatın, müstesnâ bir sanatın ve çaplı bir şahsiyetin sahibiydi…

O, şiirdeki tartışılmaz büyüklüğünün yanında; bir çok konuya derin vukûfiyeti olan bir muharrirdi…

O, “şiirdeki kudreti ve bir dâvâ adamı olarak samîmiyeti naif taraflarını setreden”; inandıkları ve yazdıkları ile yaşadıkları arasında “kendini arayan” bir insandı…

O; kâbiliyetinin, özelliklerinin, üstünlüklerinin ve dehâsının farkında olan ve bu konuda hiç de mütevâzılık göstermeyen, aksine mütehâkkim olan, kendini beğenen ve kendine güvenen bir insandı… Hayatı boyunca ruhundaki cezbesi hiç eksilmeyen, yüreğindeki coşkusu hiç durulmayan, hitabetindeki hükmedici üslûbu hiçbir şartta zevâl bulmayan, enerjisi hiç tükenmeyen, yazılarında ve özel hayatında da otoriter tavrından hiç taviz vermeyen güç bir adam, hükümranlığını her an hissettiren güçlü bir adam, yaşarken klasik olmuş müstesnâ bir adamdı …

O, inanılmaz medler ve cezirler yaşayan, buhranlar geçiren, fırtınalar atlatan, iç dünyasındaki hafakanları dağıtmak için fikir çilesiyle baş başa kalan nev’i şahsına münhasır bir yazardı…

O, insan ve toplumun içinde bulunduğu sıkıntıları, çatışmaları, psikolojik hâlleri, eşyâ ve tabiatın künhüne vâkıf olmak için yaşanan hafakanları, ölüm gerçeği karşısında kulun acziyetini, mustarip “ben”in yalnızlığını, “ben” içinde yaşanan çatışmaları, hesaplaşmaları ve çözüm yollarını gösteren bir tefekkür burcuydu…

O; katıksız bir îman şâiri, müstesnâ bir yazar, muhteşem bir sanatkâr, dâhî bir mütefekkir, muazzam bir hatip, gerçek bir münevver, yılmaz bir inanç ve dâvâ âbidesi, ideâlist bir aksiyoner, tâvizsiz bir “Büyük Doğucu” ve başlı başına bir “Mektep Adam”dı…

O, şiirde farklı bir çıkış yaparak çağımızın buhranlarını dile getiren, Yunus’un derûnî sesinin, Fuzûlî’nin yakıcı nefesinin, Nedim’in sevgisinin, Nef’i’nin öfkesinin, Nâbî’nin hikmetli söyleyişinin, Şeyh Galip’in İlâhî aşkının, Zîyâ Paşa’nın hicvinin, Abdulhak Hâmid’in metafizik ürpertisinin, Mehmet Âkif’in dînî duyarlılığının, Yahyâ Kemâl’in tarih şuurunun terkibini yapan ve “ “Anamızın ağzımızdaki ak sütü” olan güzel Türkçe’mizi çok efsûnkâr bir biçimde “hâlis şiir”le buluşturan ve bu yüzden de “Sultân-üş Şuarâ” unvânını her yönüyle hak eden dâhî bir îman şâiriydi. …

O, bütün şiirlerini hece vezniyle yazmış, millî veznimize kentli bir muhtevâ kazandırmış; modern şiir ölçüleriyle, insanın kâinattaki yerini, hayatın soylu acılarını, iç âlemin gizli duygu ve ihtiraslarını, ölüm ve ölüm ötesini, madde ve ruh problemlerini, ebedî dünyayı ve “Sonsuz’a varmayı” anlatmıştı…

O, şiirlerinde, “boşluğu ense kökünde” gezdiren insanın “kızılca kıyâmet” kopartarak “öz ağzından kafatasını kusmasını”, “kül ettiği can elmasını” terennüm ederken çok orijinal söz gruplarını ve sıra dışı benzetmeleri edebiyatımıza kazandırmıştı…

O, sürekli infilak hâlindeki bir yanardağdı…O, ufuklarımızdaki zifiri karanlığı fecr-i sâdıka çevirecek olan tek istikâmetin Kıble, bu menzile ulaşabilme vâsıtasının “Sonsuzluk Kervanı” ve tek gerçeğin “Mutlak Hakîkât” olduğunu dünyaya haykıran bir volkandı…

O, sadece şâirane hayallerin peşinde olan, depresif tiyatro densizlikleriyle vakit geçiren, sathî düşüncelerle zaman öldüren bir edip değildi…

O, öyle bir erbâb-ı kalemdi ki; kalemi sadece ufukları zorlamakla kalmaz, ufkumuzda olup da göz ardı edilenlerle birlikte, ufuk çizgimizin ardındakileri ve Mâverâ’dan gelen lâhutî esintileri de en lâtif ifâdelerle dile getirirdi…

O, bilip de farkında ol(a)madığımız güzellikleri, unutturulmak istenen bize ait değerleri, unutulmaz bir biçim ve çok etkili bir tarzda bizlere anlatırdı…

O, İslâm’ın özünü anlayan ve anlatan, yaratılış gâyesini idrâk edemeyen hiçbir muhâkemenin idrâksizliğin ötesine geçemeyeceğini bilen ve bildiren, İslâm’ın topyekûn bir hayat nizâmı olarak kabul edilmesi gerektiğini kavrayan ve kavratan, hayâtın ve ölümün murâkabesini eserleriyle en güzel bir biçimde yapan ve yaptıran, aksiyonsuz bir îmana düşüncelerinde aslâ yer vermeyen, nesillerin muhtaç olduğu fikir yoksulluğunu hayatı boyunca telafi etmeye çalışan ve bütün eserlerinde ”olağan”ın ötesine geçerek, “Aşkın” olanla, yâni “Müteâl” olanla irtibâtımızı sağlayan inanç âbidesi bir mütefekkirdi…

O, büyük kalabalıkları teshir edebilen mükemmel bir hatipti…O’nun gür sesi ve müthiş hitâbet gücü dinleyenleri büyüler, gönülleri dalgalandırır, konuya hâkimiyeti, felsefî derinliği ve millî yorumlarıyla muhataplarını etkiler, kısa sürede ruhlara nüfuz eder, meydanları aşka getirirdi..

O, tâvizsiz bir kişilikti…Yılmayan bir irâde, tükenmeyen bir enerji, eğilmeden dimdik ayakta duran kendinden emin bir insandı… Gerektiğinde noktasız, virgülsüz hitap etmiş, dur-durak bilmeden yazmış ve söylemiş, rakiplerini yıldırmış bir polemik erbâbıydı… O, taşı gediğine koyan bir nüktedandı…

O’nun hayatından hiç eksilmeyen “tefekkürün çile hâline gelmesi”, insanlığın yetiştirdiği çok büyük dâhîlere münhasır bir hâlettir… İşte bu hâlet-i rûhiye bütün ihtişâmıyla; Üstad’ın hayatında, sanatında, ve düşüncelerinde tezâhür etmiştir… O’nun çilesi, bedeninin çektiği ıstırapların çok ötesinde olan; ruhta, gönülde ve beyinde yaşanan “hafakanlar”, “burkuntular”, “zonklamalar”, “kanlı kıymıklar” ve “mukaddes azaplar”dır… Üstad’ın bedenen dûçâr olduğu sıkıntılar, mücâdele zorlukları, karşı karşıya kaldığı yokluklar, uğradığı haksızlıklar, cezaevinde çektiği çileler; tefekkür çilesine göre bir hiç mesâbesindedir…

O, “Allah, ıstırabını çektirmediği şeyin nîmetini vermez” dediği için devamlı çileye tâlip oldu, çile çekti, çileyi tâlim etti..

O, bastığı “Kaldırımlar”a, baktığı “Ayna”lara, duvarları yaralı “Otel Odaları”na, ölüm çanından daha acı bulduğu kampana seslerine, kesik çığlıklı trenlere, içinde korku dumanlarının kıvrıldığı bacalara, hülâsâ haricî âlemin her şeyine çile nazarıyla baktı, yağmurda bile “kanını boğan bir ipliğin “çilesini tasvîr etti.. O, çehresinde sayılamayacak kadar çok çile çizgisi olan, çektiği ruh ve fikir çilesini bütün eserlerine yansıtan, çileyi yaşayan, çile içine yeni bir “Çile” parantezi açan ve 79 yıllık çileli bir ömrün “Çile”sini “hayâl kanatları kan içinde” kalarak kaleme alan 20. ASRIN ÇİLE HARMANI’ydı…

O, “hor, öksüz ve büyük” olan bir dâvânın “mukaddes yüküne” bir ömür boyu “rütbe” ve “mal” beklemeden “hamal”lık yaptı…

O, “Öz yurdunda garip, öz vatanında parya” durumuna düşürülenlerin kısıl(a)mayan sesi oldu… O, solan ümitlerimizi yeşertti… Ulvî bir gâyeye yönelmenin mutluluğunu tattırdı bizlere… “Allah yolunun divânesi” olan “Anadolu” insanına; güvenilmesi gerekenle, yapılması icâp edeni anlatmak için:

“Yol O’nun, varlık O’nun, gerisi hep angarya;
Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk. Sakarya!..”

dizelerini haykırdı…

O, bizim her alandaki sancaktarımızdı…

O, çilesini çekmediği, bedelini ödemediği bir dâvânın dâvâcısı değildi…

O, “Vîrân olası hânede evlâd ü ıyâl var” demeyen, hânenin vîrân olmasına rızâ göstermeden umrâna imkan olmadığını bilen “bir inanmış insan”dı..

O, Allah demenin yasaklandığı, elifin bile dar ağacına çekilmek istendiği devirlerde mangal gibi yüreğiyle ortaya çıktı, her türlü tehlikeyi göze alarak sesini yükseltip küfre giden yolların yanlışlığını anlattı… Hayatının hiçbir döneminde zâlimlerin hiddetini çekmemek için kısık sesle yapılan duâların gizli âmincisi olmadı; “Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak” demenin ötesine geçip, zindanları umursamadan insanlığı kurtaracak tek yolun “İlâhî Nîzâm” olduğun en yüksek perdeden ve en gür biçimde haykıran yılmaz bir mücâhitti…

O, inancını yılmadan savunan bir insan olarak sayısız tâkibata uğramış, dokuz defa “Taşmedrese” görmüş, dört yıla yakın bir süre Yusufiyeli olmuş, inancının çilesini çekmeyi şeref bilmişti..Hiç recûliyyet eksikliği göstermemiş, hiç ümitsizliğe düşmemiş, yenilgiyi ve alt edilmeyi aslâ kabul etmemişti:

“Mehmet’im sevinin başlar yüksekte,
Ölsek de sevinin, eve dönsek de,
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte,
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir,
Gün doğmuş-gün batmış ebed bizimdir”

diye haykıran, zafere bütün kalbiyle inanan, her zaman ümitvâr olan bir yiğit insandı…

O, ömür boyu “Ölümsüz Gerçek” in peşinden yürüyen, “ağrıyan akıl dişi”nin ilacını arayan, “göklerin kamçısıyla yediği dayaklar” sebebiyle metafizik gerilimler yaşayan, suyun kaynağında susuzluk çeken bir mustaripti…

O; İslâm’ın nâmütenâhi ikliminde kendine gelmesiyle, Allah Resûlü’nün izinde doğru yolu bulmasıyla ve Abdülhakîm Arvâsî’nin rahlesinde irşâd olmasıyla “Mutlak Hakîkati” en güzel bir biçimde anlamış ve onun ruhlara sükûnet veren âsûde iklimine vâsıl olmuş bir bahtiyârdı……

O, Anadolu insanının derûnunda -küllenmiş olsa da- bütün saflığıyla yatan İslâm’ın ihyâ edilmesi gerektiğine inanan bir Müslümandı… O, “Yiğit, düştüğü yerden kalkar” “Yitik, kaybedildiği yerde aranır” diyen “hâlis bir Türk”tü…

O, “Dışı pırıl pırıl Türk, içi alev alev İslâm; içi dışına hâkim, dışı içine köle” diye târif ettiği gençliğin Anadolu’da yeniden ayağa kalkması ve medeniyet tasavvuru olan bir hareketin yeniden kendi “ruh köküne” sahip çıkması gerektiğine gönülden inanırdı…

O, Batılılaşma mâcerâmızı en güzel bir biçimde ve en basit ifâdelerle anlattı…

O, “Benim adım Bay Necip, babamınki Fâzıl Bey” dizesiyle ciltler dolusu bir kitabın anlatabileceği gerçeği; bu kadar yalın, bu kadar çarpıcı ve bu kadar hüküm verici bir şekilde bir mısrada ifâde etti… “Cebimizde unuttuğumuz evimizin anahtarını yâd ellerde arar olduk” diyerek çıkış yolumuzu tek cümlede özetledi… .. Bu günkü geldiğimiz noktayı, üç katlı bir ev sembolüyle, her katın durumunu bir nesle hasrederek târif etti, üç katta 80 yılın tahlîlini en çarpıcı bir biçimde ortaya koydu, sehl-i mümtenî tarzıyla bir mîzân çıkardı ve müthiş bir “Muhâsebe” yaptı…

İnsanoğlunun şu fânî dünyadaki sevinci de, çilesi de elbette gelip geçer, elbette bir gün biter; ama Üstad’ın altın işlemeli “Çile”si asırlar boyu yaşayacak, yeni nesillerin gönül sevincine, fikren istikâmet bulmasına ve “Türk’ün ruh kökünü” yeniden idrâk etmesine vesile olacaktır…

Bu sebeple “Meçhûller caddesinin bu kimsesiz seyyâhı”na kimsesiz olmadığını gösterelim… “Vasiyet”inin son cümlesinde: “Beni de Allah ve Resûl aşkının yanık bir örneği ve ardından bir takım sesler bırakmış divânesi olarak arada bir hatırlayınız!” diyen Üstadımıza olan vefâ borcumuzu ödeyelim ve O’na “Vasiyet”i mucibince hediyeler gönderelim… Üstad’ın “Yemeğim Fâtihâ, günde beş öğün” mısraından ilhâm alarak, O’nu hiç olmazsa “arada bir” yâd edelim ve “Fâtihâ”sız bırakmayalım… Cenâb-ı Hakk, Üstâdımıza ganî ganî rahmet eylesin, Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in şefaati O’nun üzerinden hiç eksilmesin; kabri nûr, rûhu şâd, mekânı Cennet olsun… Âmîn…

Share

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.