Anasayfa / Etiket Arşivi: necip (sayfa 4)

Etiket Arşivi: necip

Efendi Hazretlerinden Bir Üniversiteliye Cevap

BİR ÜNİVERSİTELİYE CEVAP Abdülhakîm efendinin, İstanbulda, Sultân Selîm Câmi-i şerîfi bahçesindeki, (Medrese-tül-mütehassısîn)de tesavvuf müderrisi [Yani, ilâhiyyât fakültesinde, tesavvuf kürsüsü, ordinaryüs profesörü] iken, bir üniversitelinin süâline karşı, yazmış olduğu mektûbu, kelimelerini sadeleştirerek, aşağıya yazıyoruz: Bütün kuvvetinizle, Allahü teâlânın kudreti sahasından dışarı çıkabilirseniz, çıkınız! Fakat, çıkamazsınız. Bu sahanın dışı, adem diyârıdır. O adem [yani yokluk] diyârı da, Onun kudreti içindedir. Bir sırası ... Devamını Oku »

Hûş Der Dem / Nakşî Istılahlarından – Efendi Hazretleri’nin Tasavvuf Bahçeleri Kitabından

HÛŞ DER DEM Sâlikin, her nefesini şuur halinde ve uyanık olarak alması… İnsanın nefesleri “he” sesi ile girip çıkıyor… Bu “he”, “hüviyet”in, “he”sine işarettir. Demek ki, insan, her nefeste zikredicidir; ancak bunun mânâsı ve şuurundan gafil olduğu için bu zikirden sayılmaz ve zikrin faydasını temin etmez. Böylesi zikir, uykudaki konuşmaya benzer. Uyuyanın, uykusunda konuştukları, nasıl, mânâsını düşünmekten uzak olduğu için, ... Devamını Oku »

Tasavvuf Nedir? – Manası Ve Başlangıcı / Efendi Hazretleri’nin Tasavvuf Bahçeleri Kitabından

Aşağıdaki metin, Esseyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri tarafından kaleme alınan ve üstad tarafından sadeleştirilen, Tasavvuf Bahçeleri isimli eserin giriş kısmıdır ve tasavvufun kelime manası, terim anlamı ve doğuşu hakkında aydınlatıcı malumat ihtiva etmektedir. BAŞLANGIÇ Zahir ilimlerinin, mevzu genişliği itibariyle tasavvuf ilmine nisbeti, bir damlanın bir deryaya kıyası gibi olduğu, bazı tasavvuf büyüklerinin açıkladıkları hususlardandır. Zira, tasavvufun mevzuu, yerinde de bahs ve ... Devamını Oku »

Gerçek Alim-SEYYİD ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİ

SEYYİD ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİ GERÇEK ALİM… Osmanlı’nın bize bıraktığı en büyük manevi ve kudsi miraslardan… Zahir ve batın ilimlerinde kamil ve dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mahir büyük bir alimi ve ruh bilgilerinin mütehassısıdır. 1865’de (H.1281) Van vilayetinin Başkale şehrinde doğdu. 1943’de (H.1362) Ankara’da vefat etti. Kabirleri Ankara yakınındaki Bağlum’dadır. Babası Seyyid Mustafa Efendi ve bütün dedeleri, zamanlarının alim ve fadılları ... Devamını Oku »

Üstad Ve Efendi Hazretleri

Büyük bir buhran geçirdiği ve Abdülhakim Arvasi Hazretleri ile tanıştığı yıl olan 1934’ün adeta Necip Fazıl’ın hayatının birden bire bütünüyle değiştiği bir milat olarak kabul edilir. Kanaatimce bu değişimden (1934) sonrasına vurgu yapılması, Necip Fazıl hakkında pek çok önemli gerçeğin gölgede kalmasına sebep olmuştur. Ne yazık ki Necip Fazıl hakkında yazılanların ekserisi bu eksendedir. Romain Rolland, Tolstoy’un hayatını anlattığı eserinin ... Devamını Oku »

Manzur-u Nazar_ı Piran_ı Kiram…”gözlemler”

Talebelerinden Hafız Hüseyin Efendi anlatır: Tahsilimi İstanbul’da yaptım. Arabi ve Farisi’yi iyi bilirdim. Her toplulukta söz sahibiydim. Bir gün beni Abdülhakim Arvasi hazretlerine götürdüler. Maksadım orada da söz sahibi olmaktı. Kendisine çok yakın bir sandalyeye oturdum. Sohbete başladı. Hemen sonra sandalyede oturmaktan haya edip, yere indim. Sohbette, hiç bilmediğim, duymadığım şeyleri anlatıyordu. Yakınında yere oturmaktan da haya edip biraz geri ... Devamını Oku »

Cin Hakkında Bilgi

CİN HAKKINDA BİLGİ Aşağıdaki yazı, Osmânlı pâdişâhlarının otuzaltıncısı, sonuncusu, sultân Muhammed Vahîdeddîn hân “rahmetullahi teâlâ aleyh” zemânında, medresetülmütehassısînde tesavvuf müderrisi olan seyyid Abdülhakîm efendinin “rahmetullahi aleyh” (Keşkül) ismindeki kitâbından alındı. Keşkül basılmamışdır. Cin var mı, diye soranlara, acele cevâb vermek îcâb eder. Çünki, Cinnin var olmasında şübhe etmek, pek tehlükelidir. Cevâb olarak, islâm âlimlerinin sağlam kitâblarından çıkardığım, aşağıdaki bilgileri, dikkatle ... Devamını Oku »

Üstad’ın Efendi Hazretlerine Hasreti

Efendim! Benim Efendim! Benim, güzellerin güzeli Efendim! Vaktiyle: «keşke bu kadar zeki olmasaydın!» buyurduğun adamın beynini, zerre zerre kıskaca alıp atom gibi çatlattıkları bu hengâmede, eminim ki, her dem beraberimde, her ân baş ucumdasın… Kaç milyon baba ve kaç milyon anne, senin milyarda birin eder? Sen benim böyle bir şeyimsin! Babamla anneme Allah’ın bana tattırdığı varlık şevkine vesile oldukları için ... Devamını Oku »

Efendi Hazretlerinin Vasıyetnâmeleri

Seyyid Abdülhakîm efendinin vasıyetnâmeleri: Hüvelmuvaffık Evlâdım ve ekâribim ve sevdiğim ve sevenlere hitâben yazıyorum. Ömrüm hitâma karîbdir. Benden sonra bâis-i abes ve güft olsun. Beni halk, bigayr-ı ilm, paralı ve zengin biliyor. Halbuki hakikat bu değildir. Zaten izhâr-ı fakr etmeyen böyle zann olunur. Benim Karamürsel fabrikasında beş hisseden başka bir şeyim yokdur. Benim ne refikam Bedriye’de, ne de sâhib-i serim ... Devamını Oku »

Efendi Hazretlerinin İstanbul’a Hicretleri(Kendi Ağızlarından)

İstanbul’a gelişleri hususunda da Sefine-i Evliyâ’ya verdikleri beyân-ı âlilerinde buyuruyorlar ki: “1335/1919 Nisan ayında İstanbul’a geldim. İstanbul’a gelişimin sebeblerini tafsilâtlı şekilde bildirmek isterim. Tâ ki, o zaman çok küçük yaşta olan ve nereden nasıl geldiklerini bilmeyen âile yakınlarımıza ve onların çocuklarına bu bilgiler tarafımdan yâdigâr kalsın. Şöyle ki: Vatanımız bulunan Başkale kasabası, bir zamanlar derebeyleri idâresindeydi. Nihâyet Hakkâri vilâyetinin ve ... Devamını Oku »

image_pdfimage_print
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates